89 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 89
Article Yapı Denetim Görevini Kötüye Kullanma Suçu(2023) Köprülü, Timuçin2001 yılında yürürlüğe giren 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun’la, aslında idarenin sorumluluğunda bir faaliyet olan yapı denetiminin belli durumlarda yapı denetim kuruluşlarınca yerine getirilmesi düzenlenmiştir. İlgili Kanun’un amacı can ve mal güvenliğini teminen, imar plânına, fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara uygun kaliteli yapı yapılması için proje ve yapı denetimini sağlamak ve yapı denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. Ceza hükümlerini içeren Kanun’un 9. maddesinde ise yapı denetim kuruluşunun icrai veya ihmali davranışla yeni iş almaktan men cezası uygulanmasını gerektiren fiiller nedeniyle görevini kötüye kullanan ortaklarının, yöneticilerinin, mimar ve mühendislerinin, yapı müteahhidinin, şantiye şefinin, proje müellifi gerçek kişilerle laboratuvar görevlilerinin cezalandırılacağı belirtilmektedir. Son şeklini alana kadar birkaç değişikliğe uğramış olan 9. madde son hâliyle suçun maddi unsurları bakımından uygulamada sorunlar çıkarabilecek niteliktedir. Ayrıca düzenlemenin bir kısmının Anayasa’ya uygunluğu da tartışmalıdırArticle ANONİM ŞİRKETLERDE BORÇLANMA YASAĞINA AYKIRILIK TEŞKİL EDEN FİİLLERİN CEZAÎ SONUÇLARI*(2014) Hızır, Serdar; Merki, DuyguAnonim şirketlerde borçlanma yasağı (TTK m. 358, 395/2), 6102 sayılı(yeni) Türk Ticaret Kanununun öngördüğü önemli yeniliklerden biridir.Yasağa ilişkin düzenlemeleri ihlâl eden fiiller için TTK m. 562de özel bircezaî yaptırım hükme bağlanmıştır. Fakat bu düzenlemeleri doğrudan ihlâletmemesine rağmen hukuka aykırı olarak değerlendirilebilecek borçlanmaişlemlerinin de güveni kötüye kullanma suçuna (TCK m. 155) nedenolabileceği, Kanun koyucu tarafından açıkça ifade edilmiştir. İşte buçalışmada, TTK m. 562de öngörülen cezai yaptırım ile güveni kötüyekullanma suçu, anonim şirkete borçlanma yasağına aykırılık teşkil edenfiiller çerçevesinde ve çeşitli açılardan ele alınacaktır.Article Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejimi(2014) Yılmaz, Kumru KılıçoğluTürk Medenî Kanunumuz, eşler arasındaki yasal mal rejimini düzenlemiş; ancak bu rejime tabi olunmasını zorunluluk haline getirmeyip, eşlerin dilerlerse, başkaca bir mal rejimi de seçebilmesi amacıyla, seçimlik mal rejimlerine de yer vermiştir.Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi de, kaynak kanunumuz olan İsviçre Medeni Kanunundan farklı olarak, bizim hukuk sistemimizde kabul edilen seçimlik bir rejim türü olarak karşımıza çıkmaktadır.TMK m.244'te tanımlaması yapılan bu rejimin, edinilmiş mallara katılma rejimiyle benzer yanlarının varlığına rağmen; özellikle tasfiye aşamasında farklılıklar karşımıza çıkmaktadır. Çalışmamızda, öncelikle paylaşmalı mal ayrılığının tanımı yapılmış olup; bir sonraki bölümde, diğer mal rejimi türleriyle aralarındaki farklar kısaca belirtilmiş; son olarak da TMK m. 244-255 düzenlemeleri ele alınarak tartışılmıştır.Article EŞLERİN PAYLI MÜLKİYETLERİ(2014) Kılıçoğlu, Kumru YılmazTaşınır ya da taşınmaz bir eşya üzerinde, hak sahibine kullanma, yararlanma ve tasarruf etme yetkisi veren, mülkiyet hakkı, hak sahibinin sayısına göre tek başına mülkiyet ve birlikte mülkiyet olmak üzere ikiye ayrılırken; birlikte mülkiyet de kendi içinde, elbirliği halinde mülkiyet ve paylı mülkiyet olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Paylı mülkiyet, TMK md.688de birden çok kimsenin, maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belirli paylarla malik olduğunu şeklinde düzenlenmiş olup, devamı maddelerde, hak sahibinin hak ve borçları düzenlenmiştir. Konumuz ise, eşler arasında paylı mülkiyet olup; yasal önalım hakkından farklı olan yasal alım hakkı düzenlemesine yol açan bu kavram ile, eşlerin bir eşya üzerindeki paylı mülkiyetlerinin koşulları belirlenmekte, hakkın kullanılma sınırlarının çizilmektedir.Article Ab Yargısının Geleceğine İlişkin Reform Önerileri(2013) Arsava, Ayşe FüsunAB yargısında Avrupa Tek Senedi ile başlayan, Maastricht anlaşması ile yoğunluk Kazanan reform çalışmaları AB yargısını yeni talepleri karşılamaya itmiştir. Nice Anlaşması kimi önemli reformlarla bu duruma uyum sağlamıştır. Lizbon Sözleşmesi de reform yolunda adımlar atmaya devam etmiştir. Mahkemeye başvuru hakkı hukuk devletinin en önemli gereklerinden biridir. Davaların Temel Haklar Şart’ının 47.madde 2.fıkrasında öngörüldüğü üzere etkin hukuki himayenin temini için makul bir süre içinde ele alınıp, karara bağlanması gerekmektedir. AB Anlaşmasının 19.madde 1.fıkrası Lizbon Sözleşmesi ile kapsam kazanmıştır. 1.fıkranın 2.bölümünde ise Avrupa hakları himaye sisteminde ilk kez önemli bir pozitif bir hukuk düzenlemesi yapılmıştır. Buna göre üye devlet mahkemelerinin AB’de etkin hukuki himaye için primer bir sorumluluğu bulunmaktadır. Her iki fıkra birarada ele alındığında AB Adalet Divanı’nın görevini ulusal mahkemelerle birarada yerine getireceği, bunun ortak bir görev olduğu yaklaşımının kabul edildiği ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle Birlik yargısı ve geleceği düşünüldüğünde ulusal mahkemelerin Avrupa mahkemeleri olarak özel bir sorumluluğunun bulunduğu görülmektedir. Ulusal mahkemeler AB hakları himaye sisteminin parçasıdır. Ulusal mahkemelerin kendi arasında ve Divan’la olan diyaloglarının desteklenmesi gerekmektedir. AB Divanı’nın reformu onun Birliğin hakları himaye sistemindeki özerk rolü ve üye devlet mahkemelerinin ortak sorumluluğu dikkate alınmaksızın gerçekleştirilemez. Avrupa Hukukunun ulusal hukuk yaşamında anlamının önem kazanması Birlik Mahkemelerinin yükünün artmasına yol açmaktadır. Makale bu çerçevede AB yargısında yapılması düşünülen reform önerilerine ışık tutmaktadır.Article Temel Hakların Alman Anayasa Hukuku Örneğinde Avrupa İnsan Hakları Konvansiyonu ve Avrupa Birliği İlişkisi Çerçevesinde Yorumu(2011) Arsava, Ayşe FüsunTemel haklar günümüzde ulusal, anayasal seviyelerin dışında bölgesel ve evrensel seviyelerde de temin edilmektedir. Çalışma konusu olan makalede temel hakların bölgesel olarak temini örneğini veren Avrupa Birliği (AB) ve Avrupa İnsan Hakları Konvansiyonu (AİHK) ile temel hakları kapsamlı olarak temin eden, bu nedenle de AB’nin temel hak düzenlemelerine örnek oluşturan Alman Anayasası’nın düzenlemeleri arasındaki ilişki ele alınmaktadır.Article Evlilik Birliğinin Korunması(2015) Kılıçoğlu, Kumru YılmazEvlilik birliği, ulusal ve uluslararası alanda korunmakta olup; bu koruma evlilik devam ederken söz konusu olabileceği gibi, evlilik sona erdikten sonra da gündeme gelebilir. Evlilik birliği içerisinde, birlikten doğan yükümlülüklerini yerine getirmeyen eşin varlığı halinde; bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla, diğer eş, hakimden, duruma müdahale etmesini talep edebilecektir. Bu müdahale, maddi yararlara yönelik bir müdahale de olabilir. Burada, evlilik devam etmekte olup; sadece yükümlülük ihlali söz konusudur. Eşin, evliliği sona erdirme gibi bir amacı ve iste- ği yoktur. Bunun dışında; evlilik sona erse bile, mağduriyet yaşayabilecek eşin korunması gerekliliği kabul edilmiştir. Bu amaçla, Türk Medeni Kanununda, evliliğin sona ermesine rağmen, eşi ve çocukları koruyan düzenlemeler mevcuttur.Article DENETİME AHLAK FELSEFESİ PENCERESİNDEN BİR BAKIŞ, ETİK DEĞERLER VE FAYDACILIK ÇATIŞMASI ÜZERİNE BİR İNCELEME(2018) Marşap, Beyhan; Elitaş, Bilge Leyli; Yanık, Zeki; Altınay, Ayşenur T.Kavramsal olarak etik ve ahlak farklı biçimde tanımlanmakla birlikte çoğu zamanuygulamada benzer anlamlarda kullanılabilmektedir. Oysa, iyi-kötü, doğru-yanlış gibinitelemeler bireysel anlamda ele alındığında ahlak; grup/topluluk açısından ele alındığında iseetik olarak algılanmaktadır. Ahlak kavramı kişinin toplumdaki ilişkilerini düzenleyen ve diniboyutları da olan bir disiplini ifade etmektedir. Etik kavramı ise kişilerin toplum ve çalışmahayatı içindeki davranış tarzlarını inceleyen, bu davranışları düzenleyen bir disiplindir veahlak felsefesi olarak da adlandırılmaktadır. Etiğin odağındaki temel konu, bütün davranış veeylemlerin özünün araştırılmasıdır. Bireyin eylemlerini ahlaki açıdan değerli ya da değersizkılanın ne olduğu sorusu etik tartışmaların temelini oluşturmaktadır. Bireylerin mensupoldukları oluşumlar ortak etik değerler belirlemeye yönelmektedir. Aynı mesleği yürütenkişilerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan meslek örgütleri veya birlikler de bu oluşumlardanbiridir. Bu çalışmada, son yıllarda yaşanan finansal skandallar ile gündemdeki yeri daha da önemli hale gelen denetim mesleğinde etik değerlerin algılanışı ve faydacılık davranışı ileilişkisi ele alınacaktırArticle Kamu Hizmetlerinde Biçimsel Ölçütte Çözülme ve Anayasa’nın 128. Maddesinin I. Fıkr Ası(2013) Sever, Dilşad Çiğdemİdare hukukunun temel kavramı sayılabilecek kamu hizmetlerinde önemli bir dönüşüm yaşanmaktadır. Bu dönüşümün birinci görünümü kamu hizmetlerinde daralma yaşanması, ikincisi ise kamu hizmetlerinin özel kişiler eliyle ve özel hukukla görülmeye başlanmasıdır. Bu bağlamda, hangi hizmetlerin kamu hizmeti olmaktan çıkarılamayacağı ya da özel hukukla gördürülemeyeceği günümüzde kamu hizmeti ve hatta genel olarak kamu hukuku bakımından en önemli tartışmalardan biri- dir. Bu tartışmanın kilit noktası ise Anayasanın 128. Maddesinin birinci fıkrası hükmü ve bu hükmün Anayasa Mahkemesi tarafından yorumlanmasıdır. Genel idare esaslarına göre yürütülmesi gereken kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin kapsamının ne olduğu kamu hizmetlerinin biçimsel ölçütünü de belirlemektedir. Bu nedenle çalışmada maddenin anlamı ve Anayasa Mahkemesinin konuyla ilgili kararlarındaki yaklaşımı değerlendirilmiştir.Article Protection of Human Rights by International Court of Justice(2015) Arsava, Ayşe FüsunDe facto unlimited authority of International Court of Justice as judiciary of UNthat is entrusted with peaceful resolution of disputes between states and issue opin- ions requested from UN bodies or institutions and acceptance of human rights vio- lations as violation of international law authorize International Court of Justice onhuman rights area. However this situation does not substitute International Court ofJustice for universal or regional specialized human rights courts. This article sets light to discussions within this framework and particularly caselaw of International Court of Justice and European Court of Human Rights on humanrights violations.

