35 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 35
Article Türk Ekonomisinin Dış Ticaret Yapısı ve Ekonomik Büyüme(2012) Topbaş, NeslihanBu çalışmada, ihracat ve ithalat yönlü büyüme hipotezleri çerçevesinde, 1998-2011 Haziram döneminde, Türkiye'nin GSYİH'sının büyüme dinamiğine ihracat ve ithalatın katkısı araştırılmıştır. Elde edilen bulgulara göre; ithalatın gerek tek başına ve gerekse ihracat ile birlikte GSYİH'nın artışına sebep olduğu tespit edilmiştir. Türk ekonomisinin ithalata dayalı ihracat yapısı doğrulanarak ihracatın ithalata sebep olduğu ortaya konulmuştur. Ayrıca, ihracat ve GSYİH'daki artışın birlikte de ithalatta artışa sebep olduğu tespit edilmiştir.Article Ab Yargısının Geleceğine İlişkin Reform Önerileri(2013) Arsava, Ayşe FüsunAB yargısında Avrupa Tek Senedi ile başlayan, Maastricht anlaşması ile yoğunluk Kazanan reform çalışmaları AB yargısını yeni talepleri karşılamaya itmiştir. Nice Anlaşması kimi önemli reformlarla bu duruma uyum sağlamıştır. Lizbon Sözleşmesi de reform yolunda adımlar atmaya devam etmiştir. Mahkemeye başvuru hakkı hukuk devletinin en önemli gereklerinden biridir. Davaların Temel Haklar Şart’ının 47.madde 2.fıkrasında öngörüldüğü üzere etkin hukuki himayenin temini için makul bir süre içinde ele alınıp, karara bağlanması gerekmektedir. AB Anlaşmasının 19.madde 1.fıkrası Lizbon Sözleşmesi ile kapsam kazanmıştır. 1.fıkranın 2.bölümünde ise Avrupa hakları himaye sisteminde ilk kez önemli bir pozitif bir hukuk düzenlemesi yapılmıştır. Buna göre üye devlet mahkemelerinin AB’de etkin hukuki himaye için primer bir sorumluluğu bulunmaktadır. Her iki fıkra birarada ele alındığında AB Adalet Divanı’nın görevini ulusal mahkemelerle birarada yerine getireceği, bunun ortak bir görev olduğu yaklaşımının kabul edildiği ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle Birlik yargısı ve geleceği düşünüldüğünde ulusal mahkemelerin Avrupa mahkemeleri olarak özel bir sorumluluğunun bulunduğu görülmektedir. Ulusal mahkemeler AB hakları himaye sisteminin parçasıdır. Ulusal mahkemelerin kendi arasında ve Divan’la olan diyaloglarının desteklenmesi gerekmektedir. AB Divanı’nın reformu onun Birliğin hakları himaye sistemindeki özerk rolü ve üye devlet mahkemelerinin ortak sorumluluğu dikkate alınmaksızın gerçekleştirilemez. Avrupa Hukukunun ulusal hukuk yaşamında anlamının önem kazanması Birlik Mahkemelerinin yükünün artmasına yol açmaktadır. Makale bu çerçevede AB yargısında yapılması düşünülen reform önerilerine ışık tutmaktadır.Article Küresel Polis Devleti: “Askerileşmiş Birikim” ve “Finansallaşma” Çağında Küresel Kapitalizm Kuramını Yeniden Düşünmek(2023) Şenalp, M . Gürsan; Şenalp, Esra ŞengörWilliam I. Robinson, 1980’lerin sonlarından bu yana çok sayıda akademik/politik eser vermiş üretken bir Marksist kuramcı. Bilimsel çalışmaları, küreselleşme sürecinin zirveye ulaştığı 90’lı yıllarda daha fazla tanınır hale geldi. Bu dönemde dünya çok boyutlu krizlerle uğraşmak zorunda kalacaktı. Elinizdeki makale Robinson’un Küresel Kapitalizm Teorisi ile ilgilenmekte; bunu da yazarın Küresel Polis Devleti (Ayrıntı, 2022) adlı kitabıyla diyalog içerisinde yapmaktadır. Bu kitap sadece yazarın geliştirdiği teorik modeli tam olarak tasvir etmekle kalmıyor, aynı zamanda 2008 küresel mali krizinin ardından sürekli derinleşen çok boyutlu “insanlık krizine” de odaklanıyor. Günümüzü karakterize eden askerileşmiş birikim ve yağmacı finansallaşma gibi olgular ışığında Robinson’un bu kitapta neler söylediğine geçmeden önce yazarın teorik modelinin gelişimine kısaca göz atmak istiyoruz.Article Separating the Biased Perceptions From Lack of Knowledge on Entrepreneurship Through a Diagnostic Instrument: Ledi(2018) Kalaycı, Elif; Çiğdemoğlu, CeyhanStudents of entrepreneurship either have ‘biased perceptions’ and/or they lackknowledge. The literature states that biased perceptions can have lasting effect evenafter the training (von Graevenitz, et.al, 2010). Lack of knowledge hinders the decisionmaking of nascent entrepreneurs when they rely on personal opinions or pastexperiences as heuristics derived from small samples or non-random samples. Currentlyentrepreneurship education is not designed to address the impact of biased perceptionsand lack of knowledge. There is a need to separate biased perceptions from ‘lack ofknowledge’ so that entrepreneurship training could be implemented on a more tailoredmanner. It is the goal of this paper to devise such an instrument in the lean start upcontext which is a widely used model of entrepreneurship training. The proposedinstrument is tested on a convenience-based sample composed of 212 people.Employment of a three-tiered instrument in this context is a first of its kind. Knowledgeor lack of knowledge is checked in the first tier, relevant reasoning is assessed in thesecond and certainty is evaluated in the third tier.Article Kurumsallaşma Sürecinde Retorik Stratejilerinin Rolü: Türkiye'de Sigortacılık Sektörünün Kurumsallaşması Üzerine Niteliksel Bir Analiz(2015) Gökoğlu, Mustafa; Kırkbeşoğlu, Erdem; Tuzlukaya, ŞuleBu çalışmanın amacı, retorik stratejilerinin kurumsallaşma sürecindeki rolünü ve etkinliğini sınamaktır. Retorik stratejileri belirli sosyal olguların toplum içerisinde kurumsallaşması açısından bir süreklilik sergilemekte ve Pathos, Logos ve Ethos şeklinde sınıflandırılmaktadır (Aristotle, 1991). Bu açıdan bakıldığında toplumun önemli kesimlerini temsil eden kurumsal aktörler kullandıkları söylem yoluyla etkili metinler üretmekte ve savundukları sosyal olgulara dair düşüncelerin yayılımını sağlamaktadırlar. Çalışmada kurumsallaşmanın hangi retoriksel stratejiler eşliğinde gerçekleştiğini sınamak adına sigorta endüstrisi araştırma kapsamına alınmıştır. Farklı bağlamlarda farklı retoriklerin daha baskın olabileceği düşüncesine uygun olarak, çalışma sonucu ortaya konan bulgular, Türkiye'de sigortacılık sektöründeki kurumsallaşma sürecinin Pathos, Ethos ve Logos stratejileri şeklinde ardışık bir sıralamayı izlediğine işaret etmiştirArticle Do R&d Expenditures Matter for Labor Productivity in Oecd Countries? an Unresolved Question(2013) Erdil, Erkan; Cılasun, Seyit Mümin; Eruygur, AyşegülÇalışmanın amacı, 22 OECD ülkesi için 1991 2003 dönemi verilerinikullanarak araştırma geliştirme harcamaları ile işgücü verimliliği arasındakiilişkiyi panel veri yöntemleri kullanarak incelemektir. Bu amaçla, fiziki sermeye, bilgi sermayesi, beşeri sermaye ve emekten oluşan bir Cobb-Douglas tipi üretimfonksiyonu tahmin edilmiştir. Bu değişkenlere ilave olarak dış ticaret hacmi veARGE yayılımı kontrol değişkenlerinin eklendiği tahmin sonuçlarına göreişgücü verimliliği ile ARGE arasında pozitif bir uzun dönem esnekliği vardır. Busonuç, işgücü ve sermaye yoğunluğu değişkenlerinin dışarıda bırakıldığıalternatif bir model için de geçerlidir. Dışa açıklığı yansıtan dış ticaret hacmideğişkeni de bu modelde istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur.Article The effect of ınflatıon uncertaınty on prıce components: The case of Turkey(2014) Samut, Pınar KayaBu çalışmada, enflasyon belirsizliği ile fiyatlar genel düzeyini oluşturan fiyat alt kalemleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Enflasyon belirsizliğine, fiyatlar genel seviyesindeki hangi alt kalemlerin neden olduğunun ve belirsizliğin hangi alt kalemlerin fiyatlarını daha çok etkilediğinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. 2003:01-2011:09 dönemi Türkiye ekonomisinin incelendiği çalışmada, enflasyon belirsizliği, enflasyon sürecinin koşullu varyansı olarak tanımlanarak elde edilmiştir. Enflasyon süreci sadece kendi geçmiş değerlerinin bir fonksiyonu olarak değil, para arzı (money supply), sanayi üretim endeksi(industrial production index), döviz kuru (exchange rate) ve faiz oranı (interest rate) değişkenlerinden oluşan bir bilgi kümesine bağlı olarak kestirilmiştir. Granger causality testi, Impulse Response ve Variance Decompositions Analysis kullanılarak fiyat alt kalemleri ile enflasyon belirsizliği arasındaki ilişkiler araştırılmıştır. Bulgulara göre, enflasyon belirsizliğinin, fiyatlar genel seviyesini oluşturan fiyat alt kalemleri üzerindeki etkisi ve benzer şekilde fiyatlar genel seviyesini oluşturan fiyat alt kalemlerinin de enflasyon belirsizliğine etkisi farklılık göstermektedir.Article Tüketicinin Sosyal İlişki Ağının Promosyonlu Ürünleri Satın Alma Kararına Etkileri: Gima ve Yimpaş Gıda Reyonu Örneği(2002) Ceylan, Nildağ BaşakGünümüzde gıda işletmeleri tüketiciye yönelik satış geliştirme faaliyetlerine ağırlık vermektedirler. Bunu yaparken de daha ziyade ekonomik ve psikolojik faktörleri gözönünde bulundurmaktadırlar. Ancak sosyal bir varlık olan birey bu ürünlerden hangisini satın alacağına karar verirken içinde yer aldığı sosyal ilişki ağını oluşturan aile, akraba, arkadaş, v.b.lerden de etkilenmektedir. Bu çalışmada satın alma kararında, sosyal ilişkiler ağının, kişinin promosyonlu ürünleri satın alma kararına olan etkisini ölçmek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Gima ve Yimpaş gıda reyonunda 384 tüketiciye anket uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, tüketicinin promosyonlu ürünleri satın alma kararında sosyal ilişkiler ağını oluşturan anne, baba, kardeş, yakın arkadaş, iş arkadaşı, akraba, reyon görevlilerinden etkilendiği anlaşılmıştır. Ayrıca yaş, eğitim, cinsiyet, hane geliri, medeni durum, meslek faktörlerinin promosyonlu ürünleri satın alma kararında etkili olup olmadıkları incelenmiş ve sonuçta meslek dışındaki tüm faktörlerin tüketicinin satın alma kararını etkilediği ortaya çıkmıştır.Article IFRS 16: KİRALAMALAR STANDARDININGETİRDİKLERİ, İLK UYGULAMA VE DÖNEM SONU DÖNÜŞTÜRME ÇALIŞMALARI(2018) Kaval, HasanBütün dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de IFRS 16 Kiralamalar Standardı01.01.2019 da yürürlüğe girmektedir. Bu standart daha önceki IAS 17 Kiralamaİşlemleri Standardının yerine geçmek üzere yayınlanmıştır. Ayrıca bugünekadar var olan kiracının muhasebesine ilişkin anlayışı (paradigma) köktenyıkmakta, bambaşka bir anlayış getirmektedir. Şimdiye kadar bilanço dışındatutulan kiralama işlemleri bilançoya alınmakta, diğer taraftan Kar ZararTablosu ve Nakit Akış Tablosunda Kira Giderleri ortadan kalkmakta ve aynırakam faiz ve amortisman isimleri ile raporlanmaktadır. Bu yönüyle oldukçailginç ve yeni bir standart olarak kendisini göstermektedir. Bu nedenle bustandardın uygulamaya başlanmadan önce normal koşullarda nasıl uygulanacağı,ilk uygulamaya geçişin nasıl olacağı, kiralama işlemlerinde bir değişiklikolduğu zaman bunun finansal tablolara etkisinin nasıl olacağı bu yazınınkonusunu oluşturmaktadır.Article An Analysis of Academic Performance: Could Family Income and Medium of Instruction Be Determinants?(2013) Cılasun, Seyit MüminÖğrencilerin üniversitedeki akademik performansları üzerine oldukça eskiye dayanan yoğun bir literatür bulunmaktadır. Ancak gelişmekte olan ülkelere baktığımızda bu alanda yapılmış yeterli sayıda çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmada Atılım Üniversitesindeki işletme bölümü öğrencilerinin CGPAlerini belirleyen faktörler, özellikle de ailenin gelir düzeyi ve eğitim dili incelenmiştir. Birinci sınıftaki öğrencilere anketler uygulanarak, öğrencilerin ailelerinin eğitim durumu ve gelir düzeyi, cinsiyetleri, yaşları, üniversite giriş puanları, lise mezuniyet notları ve bölümleri (Türkçe İşletme mi yoksa İngilizce İşletme mi) hakkında bilgi edinilmiştir. Anketlerden elde edilen verilerle oluşturulan model tahmin edilmiş ve şu sonuçlara ulaşılmıştır: Ailenin gelir düzeyinin akademik performans üzerinde negatif bir etkisi varken, üniversite giriş puanı başarıyı olumlu yönde etkilemektedir. Öte yandan, eğitim dilinin akademik performans üzerinde bir etkisi olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

