Search Results

Now showing 1 - 10 of 75
  • Master Thesis
    Elektronik Reçete Uygulamasının Hekim ve Eczacı Açısından Değerlendirilmesi
    (2016) Topbaş, Ümit; Tuzlukaya, Şule
    Bilgi ve İletişim Teknolojileri günümüzde hızlı bir gelişim süreci içerisindedir. Diğer sektörlerde olduğu gibi Sağlık sektörü de bilgi teknolojilerinde ki bu gelişmeden olumlu yönde etkilenmektedir. Sağlık hizmeti sunan kuruluşlar karmaşık yapıda olup, sunulan hizmeti niteliğinden dolayı bilgi sistemlerine daha çok ihtiyaç duyan kuruluşlardır. Sağlık hizmet sunucuları teknoloji - emek yoğun ve karmaşık olarak sunulan sağlık hizmetlerinin yönetilebilirliğini kolaylaştırmak için kendi bünyelerinde Hastane Bilgi Yönetim Sistemlerini(HBYS) kullanmaktadırlar. HBYS'ler kullanıldıkları hastanelerin niteliğine cevap verecek şekilde zaman içinde gelişimini sürekli olarak sürdürmektedirler. Hastane bilgi yönetim sistemlerinin bilgi teknolojilerine paralel olarak hızlı gelişmesi ve hastanelerin bu sistemleri aktif olarak kullanıyor olması E-Sağlık uygulamalarının geliştirilmesine ve uygulanabilir olmasına zemin hazırlamıştır. Elektronik Reçete uygulaması Sosyal Güvenlik Kurumun geliştirmiş olduğu bir E-Sağlık uygulaması olup, sağlık hizmet sunucuları bu E-Sağlık uygulamasını kendi HBYS'leri vasıtasıyla entegre olarak kullanmaktadırlar. Buradan hareketle birinci bölümde Hastane Bilgi Yönetim Sistemleri ve E-Sağlık uygulamalarından bahsedilmiştir. İkinci bölümde ise E-Reçete uygulamasının içerisinde yer aldığı MEDULA sistemi ve E-Reçete uygulamasının genel yapısı ve işleyişine yer verilmiştir. E-Reçete uygulaması MEDULA hastane uygulamasında yer alan tüm hekimleri ve Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşmeli tüm eczaneleri sürece dâhil ettiği için kapsamı oldukça geniş ve en aktif kullanılan E-Sağlık uygulamalarından birisidir. Bundan dolayı Tez çalışmamda E-Reçete Uygulaması Hekim ve Eczacı açısından ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Uygulamanın sağlık hizmet sunucularına sağladığı kolaylıklar ve uygulamada yaşanan problemler alan araştırması kısmında ele alınmıştır. Alan araştırmasında betimleme tekniği kullanılmış olup, uygulama her açıdan incelenip analiz yapıldıktan sonra mülakat soruları hazırlanarak bir hekim ve bir eczacı ile mülakat çalışması yapılmıştır. Hekim açısından değerlendirilme kısmında uygulamanın reçete tanzim sürecine olumlu ve olumsuz etkileri ele alınmış, matbu reçeteye göre kıyaslamalar yapılmıştır. E-Reçete uygulamasında tüm işlemlerin Hastane bilgi sistemi üzerinden yapılıyor olmasının hekimlere neler getirdiği konusunun üzerinde durulmuştur. Bilgi sistemine bağlı olunmasının hekimleri rahatız ediyor olması ancak burada esas problemi reçete tanzim sürecinde sistemden kaynaklanan teknik problemler, sistemde yaşanan kesintiler oluşturmaktadır. Yani hasta bakım ve reçete tanzim sürecinde bilgi sistemlerinde yaşanan kesinti ve teknik problemler hekimleri rahatsız etmektedir. Uygulamanın hekimlere sağlamış olduğu kolaylıklar ise detaylı şekilde alan araştırma kısmında verilmiştir. Eczacı açısından değerlendirilme kısmında uygulamanın reçete karşılama ve eczane iç süreçlerine etkisi değerlendirilmiştir. Matbu reçetede yaşanan tüm problemlerin ortadan kalkması ve reçeteye ilişkin tüm verinin sisteme otomatik olarak geliyor olması eczaneler için büyük kolaylık oluşturmuştur. Kısmen de olsa bilgi sistemine bağlılığın getirdiği olumsuz durumlar yaşansa da eczacı açısından değerlendirmede önemli ölçüde memnuniyet ve hizmet sunumuna olumlu katkı söz konusudur. Anahtar Sözcükler E-Reçete, MEDULA, Hekim, Eczacı
  • Master Thesis
    Sağlık Sektöründe Tedarik Zinciri Yönetimi, Satın Alma Uygulamaları, Cihaz ve Malzeme Lojistiği Üzerine Örnek Bir Uygulama: Siemens Healthcare Sağlık A.ş. Örneği
    (2020) Gedik, Oğuzhan; Turguttopbaş, Pınar Neslihan
    Tüm sektörlerde olduğu gibi sağlık sektöründe de gelişen teknoloji, artan rekabet işletmeleri kusursuz olmaları yönünde zorlamaktadır denilebilir. Tedarik zinciri yönetimi kapsamında satın alma uygulamaları ve lojistik kavramları da sektörlerin önemle üzerinde durması gereken konulardandır. Bu çalışmada tedarik zinciri yönetimi, satın alma uygulamaları ve lojistik, Siemens Healthineers Örneği ile değerlendirilmiştir. Bu araştırmanın evrenini Siemens Healthineers çalışanları, örneklemini ise mülakatlara seçilen 13 Siemens Healthineers çalışanı oluşturmaktadır. Mülakatlara 2020 yılının Mart ayında başlanmış yine aynı yılın Haziran ayında bitirilmiştir. Çalışmada yarı yapılandırılmış mülakat formu oluşturulmuştur. Araştırmada 13 kişi ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Geçerli anket sayısı 12 olarak belirlenmiştir. Araştırmada gerekli veriler yüz yüze mülakatlar ile elde edilmiştir. Mülakat yapılacak kişilere olasılıksız yöntemle ulaşılmıştır. Gerçekleştirilen görüşmelerden elde edilen veriler betimsel-yorumlayıcı analiz yöntemi ile değerlendirilmiştir. Olasılıklı (rastgele) yöntem kullanılmış olsa idi, konu ile ilgili bilgi sahibi katılımcılara ulaşma ihtimali düşük kalacaktı. Oysa olasılıksız yöntem kullanarak, Siemens Healthineers' da çalışan, konu ile ilgili bilgi sahibi olan kişilere ulaşma olanağı elde edilmiştir. Katılımcılardan alınan cevaplar ve literatür taraması sonucu tedarik zinciri yönetimi, satın alma uygulamaları ve lojistik kavramlarının önemini ortaya çıkarmıştır. Bilimsel yaklaşımları yönetim süreçlerinde uygulayan şirketlerin rekabet edebilirliğinin yüksek olduğu, müşteri ve çalışan memnuniyetinin arttığı, tedarik zinciri yönetimin tüm süreçlere etkili olduğu görülmektedir.
  • Master Thesis
    Sağlık Sektöründe Hizmet Konumlandırması: Ankara İlinde Kamu Hastanesi Uygulama Örneği
    (2012) Cantürk, Özlem; Seval, Halil
    Dünyada sağlık hizmetlerinde pazarlama faaliyetleri 1970'li yıllarda önem kazanmaya başlamıştır. İlk kez Trout tarafından 1972 yılında ortaya atılan ve pazarlama stratejilerinin temelini oluşturan konumlandırma kavramı ürün yada hizmetin rakiplerine üstünlük sağlayacak şekilde farklı bir yönüyle tüketicilerin zihninde yer alması şeklinde tanımlanabilir.Bu çalışma; sağlık işletmelerinin konumlandırma faaliyetleri sonucunda, hastaların sağlık hizmeti alırken; sağlık kuruluşunu tercih etme kriterlerinin saptanması, hastaların sağlık kuruluşunu değiştirme kriterlerinin belirlenmesi ve sağlık kuruluşunun markalaşma süreçlerinin değerlendirilerek markanın önemi ile ilişkisinin tanımlamayı hedeflemektedir.Toplam 13 sorudan oluşan ankette ana soruların altında sıralanan alt soru sayıları ile toplam 48 soru mevcuttur. Sorular 5'li likert ve çoktan seçmeli sorulardan oluşmaktadır.Ankete katılan 100 denekten 48 tanesi kadın, 52 tanesi erkektir. Ankete katılan 100 deneğin 27 tanesi 20 yaş ve altı, 34 tanesi 21-40 yaş arası, 22 tanesi 41-60 yaş arası, 17 kişi ise 61 yaş ve üzeri insanlardır. Diğer bir deyişle deneklerin %27si 20 yaş ve altı gurupta,%34ü 21-40 yaş gurubunda,%22si 41-60 yaş gurubunda,%17si ise 61 ve üzeri yaş gurubunda yer almaktadır.Marka olmayı hedefleyen bir sağlık kuruluşu öncelikli olarak; kalite politikalarını, hastanenin amaçlarını, hedef kitlesini ve hastanenin vermek istediği mesajlarını belirlemek zorundadır.Sonuç olarak, hastaların markalaşma süreçleriyle ilgili ifadelere katılım düzeylerine baktığımızda; Hastanenin marka olması, Hastanenin iç dekorasyonu, genel fiziki görünümü, odaların konforu, Hastanenin temiz ve hijyenik olması, Uzman kadronun eğitim bilgi ve tecrübeleri, hastanede kullanılan cihazların ileri teknolojik donanıma sahip olması kriterlerinin önemli olduğu düşünülmektedir.Anahtar kelimeler: sağlık hizmetleri, hizmet konumlandırması, sağlık hizmetlerinde pazarlama
  • Master Thesis
    Bireylerin Hastane Seçiminde Hastanenin Tanınırlığı ve Kurumsal Marka İmajı Tercihleri Analizi
    (2016) Sunal, İlknur; Bircan, İsmail
    Ülkemizde sağlık hizmetlerinin çeşitliliği, artan hastane sayısı ve hastanelerin birer işletme olduğundan yola çıkılarak, hastanelerin kurumsal marka imajı oluşturmak için gerçekleştirdiği faaliyetlerin, bireylerin hastane seçiminde ne kadar etkili olduğu, var olan ya da yeni kurulacak hastanelere fikir oluşturması, toplum sağlığının korunması amacıyla bu araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın ilk bölümünde marka kavramına, marka değeri unsurlarına ve marka çeşitlerine yer verilmiş, teknolojinin kurumsal marka imajı üzerindeki etkisi anlatılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde Türkiye'deki sağlık sektörünün tarihçesi ve gelişimi anlatılmış, özel sağlık sektörünün önemi ve sağlık hizmeti pazarlaması konuları incelenmiştir. Araştırmanın üçüncü bölümünde alan araştırması yapılmıştır. Alan araştırmasında Ankara ili Keçiören ilçesinde bulunan iki kamu iki özel hastanenin polikliniklerine başvuran bireyle anket uygulanmıştır. Uygulanan anketler SPPS 16.0 programı ileölçülebilir verilere dönüştürülerek, çalışmaya bilimsel dayanak sağlanmıştır. Çalışmanın sonucunda bireylerin demografik ve sosyal değişkenlerine göre; internet ve sosyal medyadan tedavi olacakları hastane ile ilgili bilgi alma durumu artmaktadır.hastanelere ulaşımın kolay olması tüm bireylerin hastane tercihlerini etkilemektedir. Hastanelerin fiziki şartlarının ve çevre düzenlemesinin doğru yapılandırılmış olması, doktorun alanında uzman olması, hastanenin randevu saatlerine uygun davranması, hastanenin tanınır olması, hastanenin yeni teknolojiyi takip etmesi, hastane isminin kolay söylenebilir olması, uluslararsı kalite belgelerinin olması, hastanenin SGK ile ve markalaşmış, marka değeri taşıyan kuruluşlarla anlaşmasının olması, hastanenin sponsorluk faliyetleri gerçekleştirmesi, çalışanların güler yüzlü olması hasta ve hasta yakınlarına tutarlı bilgiler vermesi bireylerin hastane tercihlerini etkilemektedir.
  • Master Thesis
    Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisinde Hasta-personel İletişiminin Hasta Memnuniyetine Etkisi
    (2014) Koçak, Nihal; Tengilimoğlu, Dilaver; Tengilimoğlu, Dilaver; Tengilimoğlu, Dilaver; Business; Business
    Birbirlerine ortamlarındaki nesneler, olaylar ve olgularla ilgili değişmeleri haber veren, bunlarla ilgili bilgileri birbirine aktaran, aynı olgular, nesneler, sorunlar karşısında benzer yaşam deneyimlerinden kaynaklanan, benzer duygular taşıyıp bunları birbirine ifade eden insanların oluşturduğu toplulukta ya da toplum yaşamı içinde gerçekleştirilen tutum, yargı, düşünce, duygu bildirişimine iletişim denir. İletişim, insan hayatının önemli bir parçasıdır. İletişim sürecini anlayabilmek için çeşitli iletişim modelleri oluşturulmaya çalışılmaktadır. Çeşitli iletişim araçları da bu süreçte kullanılabilir. Öte yandan, hekim ve diğer sağlık çalışanları yoğun iş temposunun yanı sıra iletişim araçlarını ve iletişim yöntemlerini kullanarak geniş çerçevede birçok değişik insanla iletişim içinde olmak ihtiyacındadır. Hekim ve diğer sağlık çalışanlarının en çok iletişimde bulunmak zorunda olduğu insanlar hastalar ve hasta yakınlarıdır. Dolayısıyla hekim, diğer sağlık çalışanları ve hastalar bazı iletişim becerilerini kazanmış olmalıdırlar. Bu çalışmanın amacı, Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine başvuran hastaların demografik karakterlerini ortaya çıkarmak, hasta – personel iletişimini etkileyen faktörleri ve hasta personel iletişiminin memnuniyete etkisini belirlemektir. Bu çalışmaya Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine başvuran 18 yaşından büyük 400 hasta alınmıştır. İletişim kurulabilen hastaların demografik bilgileri ve personelle iletişimleri hakkında bilgi toplandı. Acil serviste kim tarafından karşılandığı, doktor ve hemşirelerin iletişim becerileri ve davranışları, acil serviste tetkik ve tedavi sürerken hastalığı ve yapılan tetkikler için bilgi verilmesi ile tetkikler için bekleme süresi hakkındaki iletişimin memnuniyete etkisi ve acil serviste gördüğü tüm bakım ile ilgili memnuniyeti hususlarında hastaya sorular soruldu. İstatistiksel analiz, SSPS 20,0 istatistiksel yazılım programı kullanılarak yapıldı. Sonuç olarak, hasta personel iletişimini en fazla etkileyen faktörün hemşire ve doktor davranışı olduğu tespit edilmiştir. Hasta – personel iletişimini etkileyen bir diğer önemli faktör ise, tetkik ve tedavi sürerken hastalara işlemler hakkında bilgi verme durumu olarak tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Acil servis, hasta-personel iletişimi, hasta memnuniyeti.
  • Master Thesis
    Sağlık Kurumlarında İletişimin Hasta Memnuniyeti Üzerine Etkileri (ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Örneği)
    (2016) Oktay, Elif Yeşilyurt; Bircan, İsmail
    İletişim, kişinin birbirini anlaması, birbirini kendisine anlatabilmesidir. İletişimin amacı ise, insanın kendi kendine gideremeyeceği ihtiyaçlarını, çözemeyeceği problemlerini ve gerçekleştiremeyeceği eylemlerini yapabilmesi için ikinci bir kişiden yardım talebidir. İnsan hayatını doğrudan ilgilendiren ve etkileyen hizmetlerin sunulduğu sağlık kurumlarında iletişimin önemi daha da artmaktadır. Sağlık kurumlarında hizmet kalitesini değerlendirmede kullanılan en önemli ölçütlerden biri hasta memnuniyetidir. Sağlığa önem veren bireylerin sayılarındaki artış beraberinde kaliteli bakım alma isteği ve sağlık kuruluşları arasında daha seçici davranmayı getirmiştir. Buna bağlı olarak sağlık kuruluşları arasında rekabet artmıştır. Sağlık kuruluşundan memnun kalan bir hasta tekrar bir sağlık hizmeti alması gerektiğinde aynı kuruma başvuracağı gibi, çevresindekilere de bu kurumla ilgili yönlendirici tanıtım yaparak hastaneye başvuruları artıracaktır. Tatmin olmayan hasta ise kurumla ilgili olumsuz tanıtım yaparak müşteri kaybına neden olduğu gibi işletmenin büyümesine de engel olacaktır. Bu çalışma Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi' nde yatarak hizmet alan hastalar ile sınırlandırılmıştır. Hastanelerin yatarak tedavi görülen servislerinde toplam 250 kişi üzerinde basit rastgele örnekleme yöntemi uygulanmıştır.Çalışmada, sağlık kurumlarında iletişime bağlı hasta memnuniyetinin ne durumda olduğu belirlenmeye çalışılmış ve sorunlar saptanarak önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: İletişim, Sağlık Kurumlarında İletişim, Hasta Memnuniyeti
  • Master Thesis
    Günübirlik çocuk cerrahi hasta annelerinde kaygı düzeyinin belirlenmesi: Ankara Çocuk Sağlığı Hastalıkları Hematoloji Onkoloji Eğitim Araştırma Hastanesi örneği
    (2016) Ulutürk, Mehmet; Törüner, Ali Mete
    Çalışmanın birinci bölümünde günübirlik cerrahi kavramı, çocuk cerrahisindeki tarihçesi, yararları, uygulandığı durumlar ve aşamaları hakkında bilgi verilmiştir.İkinci bölümde kaygı kavramı, tarihçesi, türleri, belirtileri, sürdüren etkenler ve bozukluğunun belirtileri hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde araştırmanın amacı, yöntemi, evren ve örneklemi, kapsam ve sınırlılıkları, demografik bulgular, hipotez ve farklılıkları, bilgilendirilmiş/bilgilendirilmemiş günübirlik cerrahi çocuk hasta annelerinin kaygı düzeyini belirleyip birbiriyle karşılaştırılması, sonuç ve önerilerden bahsedilmiştir. Bu tez çalışmasındaki amaç, günübirlik cerrahi uygulanacak çocuk annelerinin, uygulanacak cerrahi işlemi öncesi kaygı düzeyini değerlendirmek ve bu değerlendirmeyi yaparken de günübirlik cerrahi vakayı planlayan cerrah, anestezi hekimi ve cerrahi klinik hemşiresi tarafından bilgilendirilmiş anne ve bilgilendirilmeyen anne olarak iki gruba ayrılmış olan anne kaygı düzeylerini belirleyip karşılaştırmaktır. Araştırma verileri nicel araştırma yöntemlerinden, anket tekniği ile toplanmıştır. Ankette, toplam 53 soru bulunmaktadır. Bunların 20 tanesi STAI FORM TX – I(Durum kaygı ölçeği), 20 tanesi STAI FORM TX – 2(Sürekli kaygı ölçeği) ve 13 tanesi de demografik durum bilgilerine aittir. Bu araştırma, Ankara ili Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hematoloji Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesinde günübirlik cerrahi uygulanan, anketi eksiksiz ve uygun olarak dolduran 200 çocuğun annesiyle yapılmıştır. Anket çalışmasında, araştırma örneklemi için basit rastgele örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Bu araştırma 06/07/2015 - 19/11/2015 tarihleri arasında, çocuk cerrahi polikliniğinde ya da çocuk acil servisinde, cerrah tarafından değerlendirilerek 'Günübirlik cerrahi ameliyat olabilir.' tanısı konulan ve ailesinin günübirlik cerrahi uygulamasına onay verdiği 'Günübirlik Cerrahi Çocuk Hasta Annelerinde Kaygı Düzeyinin Değerlendirilmesi Anketi'ni cevaplamayı kabul eden anneler üzerinde yapılmıştır. Anketlerden elde ettiğimiz verilerin analizi için, SPSS 17,0( Statistical Package for the Social Sciences) ve Microsoft Office Excell programı kullanmıştır. Araştırmanın analizinden elde edilen sonuçları, Ankara ili Çocuk Sağlığı Hastalıkları Hematoloji Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çocuğu günübirlik cerrahi ameliyatı olan günübirlik cerrahi çocuk hasta anneleri üzerinde genelleyebilsek de Ankara il sınırları içinde bulunan diğer hastanelerde günübirlik cerrahi ameliyat olan çocuk hasta anneleri üzerinde genelleme yapılması doğru değildir.
  • Master Thesis
    Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri Çalışanlarının Tükenmişlik ve İş Doyumu Düzeylerinin Bazı Değişkenler Açısından İncelenmesi
    (2010) Demir, Sibel; Ünver, Özkan
    Tükenmişlik, profesyonellerin işleri gereği karşılaştıkları kişilere karşı duyarsızlaşmaları, duygusal yönden kendilerini tükenmiş hissetmeleri ve kişisel başarı ve yeterlilik duygularının azalması şeklinde ortaya çıkar. Amaç: Bu çalışmada Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri çalışanlarında tükenmişlik ve iş doyumunun etki ve sonuçları araştırılmıştır. Yöntem: Araştırmanın yığını Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi hastaneleri doktor, hemşire ve idari personelden oluşan çalışanlardır. Çalışma, uygun tesadüfi örneklem yöntemlerinden birisi ile oluşturulan örneklem üzerinden 340 kişide yapılmıştır. Anket çalışmasında İş Doyum Ölçeği, Maslach Tükenmişlik Ölçeği ve bazı kişisel ve demografik özellikleri ölçmeye yönelik Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Maslach Tükenmişlik Ölçeği'nin alt boyutlarından ve Minnesota İş Doyum Ölçeğinden elde edilen puanların aritmetik ortalaması ve standart sapması hesaplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tek yönlü varyans analizi uygulanmıştır. Bulgular: Cinsiyet, yaş, medeni durum, meslek, ekonomik açıdan tatmin durumu ve meslekte çalışma süreleri değişkenlerine göre çalışanların, duygusal tükenme, duyarsızlaşma, kişisel başarı duygusunda azalma alt ölçeklerinden aldıkları puanlarla iş doyumu düzeylerinden aldıkları puanların istatistiksel açıdan anlamlı bir fark görülmemiştir. Eğitim durumu değişkenine bağlı olarak duygusal tükenme, duyarsızlaşma düzeyleri arasında anlamlı farklılık görülmüş, kişisel başarı duygusunda azalma ve iş doyumu düzeyleri arasında anlamlı bir fark görülmemiştir. Çalışma saatleri değişkenine göre, duygusal tükenme düzeyleri arasında anlamlı farklılık görülmemiş, duyarsızlaşma düzeyleri arasında anlamlı farklılık görülmüş, kişisel başarı duygusunda azalma ve iş doyumu düzeyleri arasında anlamlı bir fark görülmemiştir.
  • Master Thesis
    Sağlık İşletmeleri Personelinin İşe Yabancılaşma Düzeyi: Van İli Örneği
    (2014) Gürsoy, Fadile; Songür, Neşe
    Bu araştırmada sağlık işletmelerindeki personelin işe yabancılaşma düzeyinin alt boyutları olan; güçsüzlük, yalıtılmışlık, normsuzluk, kendine yabancılaşma ile yaş, cinsiyet, meslek, medeni durum, eğitim, kurum, hastane büyüklüğü, kıdem değişkeleri arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığı araştırılmıştır. Çalışmanın evrenini 2014 yılı Van il merkezinde görev alan sağlık çalışanları oluşmaktadır. Araştırmada veriler anket yöntemi ile toplanmış olup kamu hastaneleri, özel hastaneler ve tıp fakültesi hastanesine uygulanmıştır. Anket formu iki bölümden oluşturulmuştur. İlk bölüm çalışanların demografik özellikleri (yaş, medeni durum, eğitim, meslek, cinsiyet,kıdem) oluşmakla birlikte, ikinci bölüm araştırmacı tarafından geliştirilen işe yabancılaşmanın dört alt boyutu olan güçsüzlük, yalıtılmışlık, normsuzluk ve kendine yabancılaşma durumlarını yansıtan 36 sorudan oluşturulmuştur. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesi için (SPSS) yöntemi kullanılmıştır. Frekanslar bulunarak aritmetik ortalama, yüzde gibi istatistiksel işlemlere geçilmiştir. Ortalamalar arasındaki farkın belirlenmesi için ise t-testi, Anova, ve Fisher LSD testi uygulanmıştır. Araştırmanın sonucuna göre; işe yabancılaşma ile hastane büyüklüğü, kurum, yaş, kıdem, değişkenleri arasında anlamlı bir fark bulunmakla birlikte, işe yabancılaşma ile eğitim, meslek, medeni durum, ve cinsiyet değişkenleri arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Ayrıca araştırmada elde edilen bulgulara göre; sağlık çalışanlarının işe yabancılaşma algılarının en yüksek olduğu boyutlar sırası ile kendine yabancılaşma ve normsuzluk olarak bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: Yabancılaşma, İşe yabancılaşma, Sağlık çalışanlarının işe yabancılaşması, İşe yabancılaşmanın boyutları, Van ili örneği.
  • Master Thesis
    Hastanelerde Hizmet Faaliyetlerine Dayalı Hekim Planlaması ve Tahsisi
    (2010) Kaçak, Hakan; Kavuncubaşı, Şahin
    Dünya sağlık sistemleri ciddi bir değişim baskısı altındadır. Gelişmekte olan ülkeler temel sağlık hizmetlerini sunmak ve enfeksiyon hastalıkları ile mücadele etmeye çalışmaktadır. Gelişmiş ülkeler ise genişleyen sağlık sektörünü kontrol altına alma çabası içerisindedir. Ayrıca gelişmiş ülkelerde yaşlanan nüfusun artması nedeni ile gelişmekte olan ülkelerin yaşadığı enfeksiyon hastalıkları probleminin yerini kronik hastalıklar almaktadır. Dünya üzerindeki bu hastalık yükü sağlık insangücü ihtiyacını da körüklemektedir (artırmaktadır). Ayrıca bütçe kısıtları ve sağlık hizmet harcamalarındaki sürekli artışlar sınırlı kaynakların akılcı kullanımını bir zorunluluk haline getirmiştir.Üretim faktörlerinden biri olan insan kaynağı, sağlık gibi emek yoğun faaliyet gösteren sektörlerde en önemli üretim faktörüdür. İnsan kaynağı olmaksızın sağlık kurumları açmanın, tıbbi ekipmanlar sağlamanın çok fazla anlamı olmayacaktır. Bunlar arasındaki en iyi hizmet karmasının sağlanması ve en etkili şekilde hizmet sunulması gerekmektedir. Bu sebeplerden dolayı insan kaynağı planlaması bir örgüt ya da sağlık sisteminin en önemli bileşenlerinden biridir. İnsan kaynağı planlaması dinamik bir süreçtir ve stratejik bir bakış açısıyla değerlendirilmelidir. İç ve dış çevre etkenleri izlenmeksizin sadece standart rakamlar yada oran analizleri ile insangücü dağılımını sağlamak kaynak kullanımındaki etkinliği azaltmaktadır.Bu araştırmada klasik sağlık insangücü planlama yöntemlerinin dışına çıkılmış ve kıyas (örnek edinme - benchmarking) yöntemi kullanılarak sağlık insangücü planlaması yapılmaya çalışılmıştır. Çalışmada insangücü diğer hizmet girdileri ile birlikte değerlendirilmiş ve çıktıları üretmek için katlanılan işyükleri göz önünde bulundurularak insan kaynağı planlaması yapılmıştır.