6 results
Search Results
Now showing 1 - 6 of 6
Article Jinekolojik Kanserle İlişkili Pelvik Taban Disfonksiyonlarında Güncel Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Yaklaşımlarının Etkileri(2025) Celenay, Seyda Toprak; Bengüboz, Fatma BüşraJinekolojik kanserler, kadın üreme organlarında ortaya çıkan malign tümörlerden kaynaklanan kanser tipleridir. Tedavisinde sıklıkla cerrahi tedavi, pelvik radyoterapi ve/veya kemoterapiyi içeren multimodal yaklaşımlar kullanılmaktadır. Bu tedavi yaklaşımları pelvik yapılarda anatomik, fizyolojik, nöromüsküler ve vasküler hasara neden olabilmektedir. Bu yapılarda meydana gelen fonksiyonel bozukluklar ve pelvik taban disfonksiyonları üzerinde ucuz, kolay ve yan etkileri az olan tedavi yaklaşımlarının belirlenmesi oldukça önemlidir. Bu kapsamda bu derlemede jinekolojik kanserle ilişkili pelvik taban disfonksiyonlarında güncel fizyoterapi ve rehabilitasyon yaklaşımlarının etkilerini incelemek amaçlandı. Çeşitli veri tabanlarında literatür taraması yapıldı. Çalışmada “jinekolojik kanser” ile, “pelvik taban”, “pelvik taban disfonksiyonu”, “pelvik taban egzersizleri”, “stabilizasyon egzersizleri”, “solunum egzersizleri”, “aerobik egzersizler”, “manuel tedavi”, “elektroterapi” anahtar kelimeleri kullanılarak Pubmed/MEDLINE, EBSCO, Google Scholar ve DergiPark veri tabanlarında makaleler taranmıştır. Toplam 11 makale analiz edilmiştir. Çalışmalarda egzersiz eğitimi türüne göre en çok tercih edilen pelvik taban kas eğitimi ve stabilizasyon egzersizleriydi. Çalışmalarda elektroterapi ve manuel teknikler de tercih edilmesine rağmen çalışma sayıları kısıtlıydı. Sonuç olarak büyük örneklemlerde ve jinekolojik kansere bağlı görülebilecek farklı pelvik taban disfonksiyonlarında kullanılan çeşitli fizyoterapi ve rehabilitasyon yaklaşımlarının etkilerinin araştırılacağı ileriki çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.Research Project Ayna Nöronların İrdelenmesi ve Robotik Ayna Terapisi Sisteminin Geliştirilmesi(2017) Arıkan, Kutluk Bilge; Cengiz, Bülent; Zinnuroğlu, Murat; Turgut, Ali EmreGünlük yasam aktivitelerinde elin ve ince kavrama hareketinin önemi büyüktür. Inme sonrası fonksiyon geri kazanımı en zor olan uzuv eldir. El rehabilitasyon robotları üzerine yogun çalısmalar sürmektedir. Proje kapsamında hazırlanan videoları islev kaybı veya güçsüzlügü olan ele takip ettiren özgün bir robotik sistem gelistirilmistir. Robotik sistemin tasarımında ince kavrama hareketine odaklanılmıstır. Bu amaca uygun olarak harici iskelet formunda mekanizma tasarlanmıstır. Ayna nöronların motor ögrenmedeki rolleri EEG ve TMS kayıtları ve detaylı analizler esliginde incelenmistir. Robotik sistemde kuvvet ve pozisyon denetimi gerçeklestirilmistir.Review Kafa Travmasında Rehabilitasyon(2020) Bulduk, Erkut; Ercan, SerdarTravmatik beyin hasarı (TBH), 21. yüzyılda dünya genelinde önemini devam ettiren global bir sağlık sorunudur. Hastanın ve ailesininyaşamını ciddi bir şekilde etkileyen, birden fazla tıbbi, bilişsel, davranışsal, ekonomik ve sosyal sonuçlara yol açan TBH’da ilkhedef hasarın önlenmesidir. Hasar geliştikten sonra etkisini sınırlandırmak, fonksiyonel iyileşmeyi hızlandırmak ve artırmak içinmultidisipliner nörorehabilitasyon çok önemlidir. Kafa travması ile ilişkili çok sayıda tıbbi, bilişsel ve davranışsal sorunlar dikkatledeğerlendirilmeli ve topluma yeniden entegrasyon olasılığını artırmak için her bireye özel tedavi planlanması çok önemlidir. Sonuçolarak nörorehabilitasyon sürekli olarak gelişen bir alandır. Beynin iyileşme yeteneği hakkında daha fazla bilgi edindikçe, yeniterapötik müdahaleler ve rehabilitasyon teorileri ortaya çıkacaktır.Review Yutma ve Kognitif Fonksiyonların İlişkisi(2024) Begen, Sena Nur; Arslan, Selen SerelKognitif fonksiyonlar; bilgi edinme, saklama ve kullanmayı sağlayan önemli beyin işlevlerindendir. Tüm vücut fonksiyonları gibi yutma fonksiyonunun düzenlenmesi ve ayarlanmasında kognitif fonksiyonlar önemli rol almaktadır. Bu sayede birey, besin ve çevreye ait özellikler algılanıp yordanmakta ve değişen koşullara uyum sağlanarak yutma güvenli şekilde gerçekleştirilmektedir. Özellikle görsel algılama, oryantasyon, dikkat, hafıza ve yürütücü işlevleri içeren temel kognitif fonksiyonlar etkin ve güvenli yutma için gereklidir. Yutma fonksiyonu yutma öncesi faz, oral hazırlık, farengeal ve özofageal faz olarak incelenmektedir. Yutma öncesi faz ve oral hazırlık fazında kognitif fonksiyonlara daha fazla ihtiyaç duyulmakla birlikte tüm yutma sürecinde farklı düzeylerde kognitif fonksiyona ihtiyaç olmaktadır. Kognitif bozuklukların yutma bozukluğu ile ilişkisi kognitif fonksiyonların etkilendiği; Alzheimer, demans ve inme gibi durumlarda açıkça görülmektedir. Kognitif fonksiyonlar ile yutma fonksiyonu ilişkisini inceleyen daha fazla çalışmaya ve bu çalışmalar doğrultusunda yutma bozukluğu rehabilitasyonunda yeni yaklaşımlara ihtiyaç bulunmaktadır.Review Yutma Rehabilitasyonunda Servikal Bölgeye Yönelik Egzersiz Yaklaşımları(2021) Begen, Sena Nur; Arslan, Selen SerelYutma bozukluğu hem bireyi, hem de aile ve/veya bakım verenietkileyen, ciddi komplikasyonlara sebep olabilen ve bütüncül yaklaşımgerektiren bir problemdir. Havayoluna besin aspirasyonu önemli birdurumdur. Havayolu korumasında görevli parametrelerden biri yeterlihyolaringeal hareketin sağlanmasıdır. Yutma esnasında subrahiyoidkasların kontraksiyonu ile hiyoid kemik ve larinks yukarıya çekilir,epiglothun kapanması ile birlikte havayolu koruması sağlanır. Suprahiyoid kaslardaki yetersizlik durumunda hyolaringeal elevasyon azalmakta, yutma sonrası faringeal kalıntı artmakta, yutma sırası vesonrasında aspirasyon izlenebilmektedir. Bu nedenle yutma rehabilitasyonunda suprahiyoid kas aktivasyonunu artırmayı amaçlayan birçokegzersiz yaklaşımı bulunmaktadır. Bu egzersiz yaklaşımlarının çoğuservikal bölgeye yönelik egzersizlerden oluşmaktadır. Servikal bölgeyeyönelik geliştirilen ilk egzersiz Shaker egzersizidir. Geliştirilen ilk egzersizin yutma fonksiyonu üzerindeki olumlu etkilerinden yola çıkarakservikal bölgeyi içine alan birçok egzersiz yaklaşımı geliştirilmiş vefarklı hastalık gruplarında etkinlikleri değerlendirilmiştir. Örnek olarak modifiye Shaker egzersizi, dirence karşı “chin tuck” egzersizi, alından verilen dirence karşı “chin tuck” egzersizi, çene açma egzersizleri,göğüs kafesine doğru dirençli çene açma egzersizi, Theraband egzersizleri, baş ekstansiyondayken yutma egzersizi, proprioseptif nöromusküler fasilitasyon ve servikal izometrik egzersizler sayılabilir.Hastanın durumuna göre egzersiz yaklaşımlarının birbirlerine avantajveya dezavantajları olabilmektedir. Rehabilitasyonda önemli olan bireye özel egzersiz programı oluşturmaktır. Yutma rehabilitasyonu değerlendirmesinde elde edilen bulgular ışığında hastanın durumu gözönünde bulundurulmalı ve egzersiz seçimi gerçekleştirilmelidir. Herhasta fiziksel, kişisel ve çevresel faktörlerle beraber ele alınmalı ve ihtiyaçları belirlenerek bireysel tedavi yaklaşımları tercih edilmelidir.Article Türkiye’de Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Alanında, Öğrenci, Akademisyen ve Klinisyen Bakış Açısıyla Kanıta Dayalı Uygulamanın Yeri: Pilot Çalışma(Turkey Assoc Physiotherapists, 2025) Akınoğlu, Bihter; Bengüboz, Fatma Büşra; Arıkan, ZeynepAmaç: Kanıta dayalı uygulama (KDU), yüksek kaliteli klinik araştırmalara ve uygulamalara dayanan bir yöntemdir. Dünya Fizyoterapi Konfederasyonu’na göre KDU eğitimi fizyoterapi uygulama önerilerinin başında gelmelidir. Çalışmamızın amacı Türkiye’de fizyoterapi ve rehabilitasyon alanında, öğrenci, akademisyen ve klinisyen bakış açısıyla KDU’nun yerini ve önündeki engelleri araştırmaktır. Yöntem: Çalışma pilot çalışma olarak planlanmıştır. Çalışma süresince ulaşılabilecek bütün fizyoterapi ve rehabilitasyon alanında olan öğrenci, akademisyen ve klinisyenler ile çalışma gerçekleştirilmiştir. Değerlendirmede 28 sorudan oluşan “KDU Ölçeği” ve çalışmacılar tarafından hazırlanan KDU konusundaki görüşler, bilgi seviyesi, önündeki engellerin sorgulandığı bir form kullanılmıştır. Çalışma verileri web tabanlı bir form oluşturularak toplanmıştır. Bulgular: Çalışmamız 44 öğrenci, 22 akademisyen ve 31 klinisyen olmak üzere toplam 97 kişi ile gerçekleştirilmiştir. KDU’yu engelleyen faktörler cevaplarında “Order (tedavide hekim talimatı) almak” öğrencilerde %51,06, akademisyenlerde ve %31,57 klinisyenlerde %33,33 oranla ilk engel olarak belirtilmiştir. KDU ölçeği toplam puanları üç grup arasında karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı farklar olduğu tespit edilmiştir (p=0,000). Sonuç: Çalışmamızın sonuçlarına bakıldığında farklı alanlarda bulunan fizyoterapistlerin KDU bilgi ve tutumlarının farklılıklar gösterdiği fakat ortak olarak Türkiye’de fizyoterapi ve rehabilitasyon alanında, öğrencilerin, klinisyenlerin ve akademisyenlerin KDU zorlaştırıcılarının başında “Order almak” faktörünün olduğu görülmüştür.


