Search Results

Now showing 1 - 8 of 8
  • Article
    COVID-19 GÜNLERİNDE İDARE HUKUKU: SALGINLA MÜCADELEDE KOLLUK YETKİLERİ ÜZERİNE BİR İNCELEME
    (2020) Sever, Dilşad
    Aralık 2019’da ilk olarak Çin’de tespit edilen ve Mart ayıitibarıyla tüm dünyayı saran bir pandemi halini alan COVID-19’la mücadelede kullanılacak hukuki araçların kapsam ve özellikleri hemen herülkede tartışma konusu olmuştur. Tehlikeli bulaşıcı hastalık nedeniyleolağanüstü hal ilan edilmesi mümkün olduğu gibi, olağan dönemlerde degenel sağlığın korunması için kullanılacak özel idari kolluk yetkilerigündeme gelir. Türkiye’de COVID-19 ile mücadelede kullanılan temelmevzuat 1930 yılında kabul edilen Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ve 1949tarihli İl İdaresi Kanunu’nun bir maddesidir. Bu normlar salgınla mücadele bakımından yeterli değildir. Bu kanunların uygulanmasını sağlamaküzere çıkarılan genelgeler sonucunda getirilen sınırlandırmaların önemlibir kısmı kanunilik koşulunu sağlayacak nitelikte olmadığı gibi, “yetkilimakamlar” konusunda da önemli sorunlar vardır. Salgınlarla mücadelededaha katılımcı ve şeffaf karar alma süreçleri ile siyasi amaçlara göre değil, bilimsel veriler doğrultusunda karar alınabilmesini sağlayacak mekanizmaların geliştirilmesi salgınla mücadelede son d
  • Article
    Vatandaşların Akılcı İlaç Kullanımı, Bilgi ve Tutum Değerlendirmesi: Ankara İli Metropol İlçeler Örneği
    (2017) Barutçu, İ. Abdurrahman; Tengilimoğlu, Dilaver; Naldöken, Ümit
    İlaç tüketimi her geçen yıl önemli oranda artmaktadır. Bu artışta nüfus artışının önemi olduğu kadar küreselleşen dünyada artan stresin de önemli bir payı vardır. Akılcı ilaç kullanımı, bir yandan hastalığın tedavi yöntemine doğru katkının sağlanması anlamına gelirken bir yanda da bireysel ve ülke ekonomisine katkı sağlamak anlamına gelmektedir. Gereksiz yere bekletilerek son kullanma tarihleri geçirilen ilaçlar ile tedavi sonrası artan ilaçların çöpe atılması, ülke ekonomisi açısından önemli düzeyde bir kayıp yaşanmasına yol açmaktadır. Bu noktada yapılan araştırmanın temel amacı, vatandaşların akıllı ilaç kullanımına yönelik bilgi tutumlarının değerlendirilmesidir. Bu amaçla Ankara ilinin Metropol ilçelerde yaşayan ve kolayda örneklem yöntemi ile seçilen 400 kişi ile yapılan ile anket sonucu veri toplama işlemi yapılmıştır. Toplanan veriler SPSS programı ile analiz edilmiş, analizler sonucunda insanların akılcı ilaç kullanımı konusunda önemli eksikliklerinin olduğu, azımsanmayacak bir oranda insanın kendi başına veya yakın çevresinden aldığı tavsiyelerle ilaç kullandığı, hastalandıklarında çoğunlukla öncelikle aile hekimlerine başvurdukları, doktorlara reçeteye ilaç ekletme eğiliminde oldukları sonuçlarına ulaşılmıştır
  • Review
    Covıd-19 Sürecinde Sağlık Sistemlerinin Zorlukların Üstesinden Gelebilme Kapasitesinin Geliştirilmesi ve Hemşireler ile Diğer Sağlık Profesyonellerinin Güçlendirilmesi
    (2020) Terzioğlu, Füsun
    Günümüzde, lider ve yöneticiler tam anlamıyla çözümü olmayan, kariyerlerini ve kurumlarının geleceğini tehdit eden,tarafların zarar görmesi kaçınılmaz karmaşık birtakım problemlerle karşı karşıya kalmaktadırlar. Birbiriyle çelişen belirsizbilgileri değerlendirirken yönetici ve liderin önceliği çoğunluğa en az zarar veren çözümü uygulamaya koymak olmasıgerekmektedir. COVID-19 gibi pandemiye neden olan ve yaşantılarımızı belirsizliğin hakimiyetine bırakan bir süreçeklenince hem kişisel hem de sağlık meslekleri olarak yönetmemiz gereken birden fazla kriz durumu ortaya çıkmıştır.Burada önemli olan husus, Quantum çağında karşılaştığımız bu olağanüstü durumları nasıl yönettiğimiz ve bu sürecenasıl liderlik ettiğimiz ile ilişkilidir.Bu planlama sürecinde değişime nasıl ayak uyduracağımız ve nasıl liderlik edeceğimiz önemli bir konudur. Çünküinsanlar en önemli insan hakkı ve anayasal hakkı olan “yaşama hakkı” bağlamında bir riskle karşı karşıya kalmışlardır.Bu nedenle de bu süreçte kendimizi nasıl koruyacağımız ve nasıl sağlıklı kalacağımız en önemli önceliklerimiz olmuştur.Sağlığın korunması ve güçlendirilmesi denince akla ilk gelen hiç kuşkusuz bu konuyu kendisine mesleki ilke edinmiş olansağlık profesyonelleridir. Sağlık profesyonellerine bu kriz yönetiminde, planlama, hız, uyum ve güven oluşturma açısındanönemli sorumluluklar düşmektedir. Derleme tarzında hazırlanmış bu makalede COVID-19 sürecinde, yönetici ve liderleriniçinde bulundukları sağlık sisteminde zorlukların üstesinde gelebilme kapasitelerinin geliştirilmesi ile hemşirelerin ve sağlıkprofesyonellerinin güçlendirilmesi kapsamında yapılabilecekler tartışılmıştır.
  • Article
    Sağlık ve Kültür İlişkisi Bağlamında Popüler Sağlık Dergilerinde Sağlığın Sunumu
    (2021) Turancı, Eda; Eşiyok, Elif
    Dünya Sağlık Örgütü sağlık kavramını fiziksel, sosyal ve ruhsal olmak üzere üç boyutta tanımlamaktadır. Buna göre sağlık ve sağlıklı olma hali, bu üç unsurun bir arada bulunmasına işaret eden tam bir iyilik hali olarak açıklanmaktadır. Disiplinlerarası bir konu olan sağlığın tanımı, kültüre ve topluma göre şekillenebilmektedir. Bu noktadan hareketle bu çalışmanın amacı, popüler kültür ürünlerinden biri olan kadın dergilerinde sağlığın nasıl ele alındığını incelemektedir. Çalışmanın örneklemini Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nde yayınlanmış olan Women’s Health dergisinin 2009-2019 yılları arasındaki tüm sayılarının kapakları oluşturmaktadır. Dergi kapakları içerik analizi yöntemi ile incelenmiştir. Bu inceleme sonucunda her iki ülkede de yayınlanan dergilerde sağlığın daha çok fiziksel sağlık ve bedenin görünümü kapsamında ele alındığı, en az içeriğin sosyal sağlık ile ilgili olduğu, her iki ülkede fiziksel sağlık alt kategorisinde en çok “spor/egzersiz” içeriklerine yer verildiği saptanmıştır. Türkiye’de yayınlanan dergilerin kapaklarında Amerikalı ve Türklerin eşit sayıda yer aldığı, ancak Amerika’da yayınlanan sayılarda herhangi bir Türk kapak kızına yer verilmediği görülmüştür. Bu bağlamda popüler kültür ürünlerinin, kültürlerarası farklılıkları silikleştirdiğini söylemek mümkündür
  • Review
    Citation - WoS: 3
    Citation - Scopus: 4
    Akciğer Kanserinde İmmünoterapi ve Tedavide Multidisipliner Yaklaşım
    (Turkish Assoc Tuberculosis & Thorax, 2020) Karadurmuş, Nuri; Kaya, Akın; Göksel, Tuncay; Yılmaz, Ülkü; Tülek, Necla
    Akciğer kanseri dünya genelinde kanserle ilişkili ölümlerin başlıca nedeniolmaya devam etmektedir. Son 20 yılda kanser biyolojisi ve patogenezi hakkındaki bilgiler artmış, immün kontrol noktası inhibitörleri (İKNİ) kullanımasunulmuş ve böylece solid kanserlerin tedavisinde önemli bir dönem başlamıştır. Bu derlemede; tedavide yenilikler, immünoterapi ve tedavide multidisipliner yaklaşım çerçevesinde akciğer kanseri ele alınmıştır. Küçük hücreli dışıakciğer kanseri (KHDAK) en sık görülen ve özellikleri nedeniyle İKNİ tedavisinden ideal olarak yararlanabilecek akciğer kanseri türü olması nedeniyleyazının odak noktasını oluşturmuştur. Bu derleme, akciğer kanseri tedavisindeimmünoterapi yaklaşımının göğüs hastalıkları başta olmak üzere tüm branşlarda multidisipliner farkındalığını artırmayı ve yönetimi hakkında bilgi sağlamayıamaçlayan ilk Türkçe derlemedir. Ayrıca bu derleme, KHDAK tedavisinde İKNİkullanımına ilişkin son klinik çalışmaların dikkat çekici sonuçlarını sunmasıaçısından önem teşkil etmektedir. İmmünoterapi kanser tedavisinde yeni bir dönem başlatmıştır ve İKNİ tedavisinin kendine özgü etki mekanizması yeni bazı advers olay grubunun ortaya çıkmasına nedenolmuştur, bunlar arasında pnömonitis özellikle önemlidir ve advers olaylar konusunda gerektiğinde hastaların ilgili uzmanlık dalları ilekonsülte edilmesi gerekmektedir. Akciğer kanserinde tedavi, hastanın özellikleri, histolojik özellikler, genetik durum göz önünde bulundurularak her bir hastaya özel planlanmalı ve akciğer kanserli bir hastanın tanısal değerlendirilmesi ve en uygun şekilde tedavisi içingöğüs hastalıkları, göğüs cerrahisi, tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, patoloji ve radyoloji uzmanlık dalları arasında işbirliği sağlanmalıdır. Bununla birlikte, aile hekimleri de akciğer kanserinin erken tanınmasında ve ayrıca hastalarını tütün bırakmayı teşvik ederekkanserin önlenmesinde önemli rol oynayabilirler. Ayrıca, toplumda farkındalık yaratmak ve erken tanı için akciğer kanseri yönündentarama çalışmaları yapmak hedeflenmelidir
  • Article
    Risk Factors for Rectal Colonization with Carbapenemase Producing Enterobacteriaceae
    (Bilimsel Tip Yayinevi, 2021) Hekimoglu, Sirin; Ertem, Gunay; Yucel, Mihriban; Basar, Hulya; Kaya Kilic, Esra; Ozcan, Ayse; Tulek, Necla; Kılıç, Esra Kaya; Erdınc, Fatma Sebnem
    Introduction: Carbapenem-resistant Enterobacteriaceae (CRE) is the most common pathogens acquired in intensive care units (ICU). Materials and Methods: This study was designed as prospective observational study at the Ankara Healthcare Application and Research Center of the University of Health Sciences. The study was conducted between September 2017 and May 2018 in the tertiary Anesthesiology and Reanimation ICU. Rectal swab samples were taken from each hospitalized patient during hospitalization and weekly thereafter. Sixty-five patients with CRE colonization were considered as the study group and 65 patients without CRE colonization were considered as the control group. Results: The 51% of the cases are male and 49% are females. The mean age of all cases was 69.1 +/- 17.6 and the median age was 73. The majority of bacteria grown in rectal swabs are constituted by Klebsiella pneumoniae (43-58.1%) and Escherichia colt (16-21.6%). Duration of hospitalization in the ICU was 19.6 +/- 15.8 in the control group and 48.5 +/- 38.2 in the study group. Duration of hospitalization in CRE-infected patients were longer than non-infected patients (p<0.001). The use of a central venous catheter and tracheostomy showed statistically significant difference between the groups (p< 0.05). Nineteen cases (29.2%) had CRE positivity at their admission to the ICU. Eighteen of these patients came from another clinical service or hospital (p< 0.005). In the control group, carbapenem was used in a mean of 11.9 +/- 9.9 days and in the study group a mean of 16.3 +/- 8.5 days (p= 0.002). In multivariate analysis of risk factors, duration of hospitalization in the ICU increases the risk of CRE positivity in rectal culture 1.04 (95%GA, 1,005-1,072, p= 0.024) times more. Conclusion: In our study, it can be said that it is important to question the indications of invasive procedures to be applied to the patients. We recommend that patients should be admitted to service follow-up when the ICU follow-up and treatment indications are terminated. Carbapenem treatment times should be shortened. As a result, it would be wise to take rectal surveillance cultures in ICUs to detect and control carbapenem-resistant strains.
  • Article
    Bir Sempozyuma Katılan Aile Hekimlerinin Aşı Uygulamaları Konusundaki Bilgilerinin Değerlendirilmesi
    (2021) Akgül, Fethiye; Ören, Merve; Kalkan, İrem Akdemir; Yıldız, Yeşim; Karaşahin, Ömer; Aktar, Fesih; Demir, Yakup; Dal, Tuba; Karabat, Mehmet Uğur; Taşova, Yeşim; Celen, Mustafa
    GİRİŞ ve AMAÇ: Koruyucu hekimliğin oldukça önemli bir parçası olan bağışıklama uygulamalarında en temel görevler aile hekimlerine düşmektedir.Batman ilinde aile hekimlerinin bağışıklama konusundaki eğitim ve güncelleme ihtiyaçlarına yönelik Aralık 2019’da bir sempozyum düzenlenmiştir. Bu çalışmanın amacı gerçekleştirilen sempozyuma katılan birinci basamak hekimlerinin aşı uygulamaları konusundaki bilgi düzeylerini değerlendirmektir.\rYÖNTEM ve GEREÇLER: Çalışma tanımlayıcı nitelikte bir gözlem çalışması olarak planlanmıştır. Aile hekimi olarak görev yapmakta olan 155 hekim bu sempozyuma katılmış olup 48 hekim anketi doldurmuştur. Sempozyum öncesinde aile hekimlerine demografik sorular ile birlikte aşı uygulamaları konusunda bilgi düzeyini etkileyebileceği düşünülen sorular ve bilgi tespitine yönelik 34 sorudan oluşan bir anket uygulanmıştır. Bilgi sorularının yanıtları doğru, yanlış veya bilmiyorum olarak seçeneklendirilmiştir.\rBULGULAR: Anket sorularını cevaplayanların 40’ı erkek, meslekte ortalama çalışma süreleri 8±7,3 yıldır.Kişilerin yarısı bilgi ölçümüne yönelik sorulan 34 sorudan 23 ve üzerinde soruyu doğru cevaplamıştır, en az 9 soru (soruların %26,5’i) doğru cevaplanmıştır. Bir kişi ise soruların tamamını doğru cevaplamıştır.Meslekte çalışma süresi ile doğru cevap verilen soru sayısı arasında herhangi bir korelasyon saptanmamıştır (r=-0,142 p=0,337).\rTARTIŞMA ve SONUÇ: Aşılar konusunda son dönemde giderek artan tereddütleri gidermede en etkin yollardan biri hekim ve diğer sağlık çalışanlarının, aşı uygulanacak bireyler ve ebeveynler ile iyi bir iletişim kurması ve güven sağlamasıdır. Etkin bir iletişimi sağlayabilmek için özellikle birinci basamak sağlık hizmeti veren aile hekimlerimizin bu konudaki bilgilerinin yeterli olması gerekmektedir. Bu nedenle aile hekimlerine yönelik bilgilendirici nitelikte toplantıların düzenlenmesi güncel bilgi erişimi konusunda kolaylık sağlayacaktır.
  • Article
    Üniversite Öğrencilerinin Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Profili
    (2023) Gençbaş, Dercan; Gençbaş, Dercan; Terzioğlu, Füsun; Terzioğlu, Füsun; Akdeniz, Canberk; Akdeniz, Canberk; Özden, Esra; Özden, Esra; Çil, Cansu; Çil, Cansu; Eskioğlu, Serkan; Gençbaş, Dercan; Terzioğlu, Füsun; Akdeniz, Canberk; Özden, Esra; Çil, Cansu; Nursing; Nursing
    Üniversite öğrencilerinin sağlıklı yaşam biçimi davranışları, stresle baş etme durumları, sosyal medya bağımlılıkları, gizli kronik hastalıklara özgü sağlık bulgularını belirlemek amacıyla bu çalışma, Ankara’da bir vakıf üniversitesinde 156 üniversite öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Veri toplama araçları olarak, Sağlık Bulguları Formu, Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği-II, Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği ve Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği-Öğrenci Formu kullanılmıştır. Gençlerin SYBDÖ-II toplam puanları 129,92±20,87, SBÇTÖ toplam puanı 51,53±6,28 ve SMBÖ-ÖF toplam puanı 66,77±17,03 olarak saptanmıştır. Gençler, SYBDÖ-II alt boyutlarından en yüksek puanı “manevi gelişim”, en düşük puanı ise “fiziksel aktivite” alt boyutundan almışlardır. Yeterli-dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivite davranışları kapsamında 135, bağımlılık davranışları kapsamında 61, üreme sağlığı davranışları kapsamında 54 ve stres yönetimi davranışları kapsamında 121 öğrencinin riskli sağlık davranışlarına sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmada elde edilen bu bulgulara göre gençlerde sağlık açısından riskli bulunan fiziksel aktivite yetersizliği, sağlıksız beslenme ve etkisiz stres yönetimi konularında eğitim ve danışmanlıkların verilmesi gereğini ortaya koymaktadır.