Search Results

Now showing 1 - 10 of 297
  • Master Thesis
    Savunma Sanayii Ekonomisinde Finansal Süreklilik
    (2025) Ünlü, Türkünaz; Yanık, Zeki
    Yazar ve veri bilimi uzmanı Piyanka Jain'in, MIT Sloan'da 'Kuruluşlar İçinde Veri Okuryazarlığı Oluşturmanın Önemi' hakkındaki konuşmasında yer alan bu cümlesi, giderek artan uluslararası güvensizlik ortamında yalnızca askerî donanım ürünlerinin değil; aynı zamanda büyük ölçekli veri toplama, analiz etme ve bu analizleri karar süreçlerine entegre etme yetkinliğinin de rekabet avantajına büyük katkı sunduğunu göstermektedir. Bu bağlamda veri okuryazarlığı hem bireysel uzmanlık hem de kurumsal kapasite açısından kritik bir gereklilik olarak öne çıkmaktadır. Savunma sanayiinde Ar-Ge ve Ür-Ge harcamaları, yenilikçi ürün ve teknolojilerin geliştirilmesinin yanında firmaların küresel rekabet içindeki konumlarını belirleyen stratejik birer kaldıraç işlevi görmektedir. Bu tür yatırımlar, firmaların teknolojik kapasitesini artırmakta; faaliyet kârlılığı (FAVÖK), bilanço dengesi ve gelir tablosu gibi temel finansal göstergeler üzerinden değerlendirildiğinde de operasyonel verimliliğin ve uzun vadeli finansal sürdürülebilirliğin doğrudan belirleyicisi hâline gelmektedir. Bu tez çalışmasında, farklı ülkelere ait savunma sanayii firmaları üzerinden yapılan analizlerle veri okuryazarlığı süreçlerinin sektördeki rolü incelenmiştir. 'Savunma Sanayii Ekonomisinde Finansal Süreklilik' başlıklı bu çalışma, savunma sanayii firmalarının finansal dayanıklılığını, yapısal dönüşümünü ve veri temelli karar alma becerilerini çok boyutlu olarak incelemektedir. Farklı ülkelerde faaliyet gösteren firmalar karşılaştırmalı olarak ele alınmış; bu firmaların finansal performansları, ArGe politikaları ve kurumsal yapılarına dair veriler üzerinden yürütülen analizlerle veriyle desteklenen yönetim anlayışının sektörel başarıya etkisi somut biçimde ortaya konmuştur. ii Sonuç olarak, günümüzün jeopolitik belirsizlikler, teknolojik dönüşümler ve ekonomik dalgalanmalarla şekillenen güvenlik ortamında, savunma sanayiinde yalnızca ürün geliştirmek yeterli değildir. Bu teknolojik ilerlemelerin; finansal sürdürülebilirlik, veri temelli stratejik planlama ve ölçülebilir performans göstergeleriyle desteklenmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Bu tez, söz konusu dönüşümün etkilerini yalnızca işletme düzeyinde değil, aynı zamanda ulusal savunma politikaları ve endüstriyel özerklik bağlamında da ele almakta ve bu yönüyle disiplinler arası bir katkı sunmaktadır.
  • Master Thesis
    Verimli Örgüt Yönetimi için Zaman Yönetimi: Bir Özel Hastane Örneği
    (2015) Şahin, Dilara Ceylan; Tengilimoğlu, Dilaver
    Zaman telafisi olmayan, ikamesi bulunmayan, yenilemeyen, geçip gittiğinde tekrar yerine getirilemeyen bir kavramdır. Zaman kavramının ikamesinin olmamasından kaynaklı olarak zaman yönetiminin etkin kullanımı örgütlerde büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma özel bir sağlık örgütünde çalışanların zaman yönetimi kavramının etkin kullanılmasını değerlendirmeye yönelik bir çalışma olarak planlanmış ve uygulanmıştır. Araştırmada, Ankara ilinde özel bir hastanede çalışanların tamamının araştırmaya dahil edilmesi hedeflenmiştir. 219 örgüt çalışanı ile ilgili veriler değerlendirmeye alınmıştır. Ampirik çalışma tekniği uygulanmıştır. Araştırmada örgütsel zaman, iş zaman, yönetsel zaman ve kişisel zaman sorunları cinsiyetle, yaşla, görevle ve eğitim durumuyla karşılaştırılmıştır. Araştırmanın büyük bir kısmını 26-30 yaş grubundaki çalışanlar oluşturmaktadır. Araştırma grubu, cinsiyet, yaş, görev ve eğitim durumlarındaki farklılıklardan dolayı zaman yönetimi kavramına yönetsel, örgütsel ve kişisel zaman bağlamında farklı yanıtlar vermişlerdir. Araştırma grubunun çoğunluğunda yönetsel ve kişisel zaman tuzaklarına yakalandıkları sonucu çıkmıştır. Sonuç olarak, zaman yönetimi kavramının; cinsiyet, yaş, görev ve eğitim durumlarından etkilendiği bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: 1. Zaman Kavramı 2. Zaman Yönetimi 3. Örgüt Çalışanları
  • Master Thesis
    Kktc'de Bireylerin ve İşletmelerin Kripto Paraya Karşı Tutumları
    (2023) Pirgon, Metin; Sayar, Ali Rıza Zafer
    Günümüzde birçok alanda olduğu gibi gelişen teknolojinin sonuçlarından biri olarak finans dünyasında da değişim yaşanmış olup kripto para birimleri ortaya çıkmıştır. Kripto paralar geleneksel finans sisteminden farklı olarak merkezi olmayan, kriptografi yöntemi ile kullanılan, mübadele aracı, değer ölçüsü ve tasarruf aracı olarak kullanılabilen, blokzincir teknolojisi vasıtasıyla üretilen bir para birimidir. Son zamanlarda kripto para birimlerinin popülaritesinin sürekli artması sonucunda dünyanın her yerinde bireylerin dikkatini çeken para türlerinden birisi haline gelmiştir. Bunun bir sonucu olarak da işletmeler de bu para birimleri ile ilgilenmeye başlamıştır. Bu çalışmanın amacı, KKTC halkının kripto paralara karşı tutumunu ölçmek ve KKTC'de bulunan kripto para kabul eden işletmelerin sebeplerini incelemektir. Bu amaçla, nicel ve nitel araştırma yaklaşımlarından oluşan ikili araştırma modeli uygulanmıştır. Nicel araştırmada 261 kişiye anket uygulanmış, nitel araştırmada ise kripto para kabul eden 11 işletmenin temsilcileri ile mülakat yapılmıştır. Analiz sonucunda elde edilen bulgular neticesiyle sonuç ve öneri bölümünde detaylı olarak değerlendirmelere yer verilmiştir. Ayrıca KKTC kapsamında kripto para konusunda yapılmış bir çalışma olmamasından dolayı bu çalışma ile literatüre katkı sağlanacağı düşünülmektedir.
  • Master Thesis
    Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Mesleğinde Haksız Rekabet Olgusu
    (2013) Sak, Ezel; Ülker, Halil İbrahim
    Bir tanım vermek gerekirse haksız rekabet; iktisadi rekabetin iyi niyet kurallarına aykırı olan aldatıcı davranış veya başkaca suretle her türlü kötüye kullanılmasıdır. Bu tanıma göre önce iktisadi bir rekabet mevcut olmalıdır. Ekonomik rekabetin ilk koşulu, ortada ekonomik bir etkinliğin bulunmasıdır. Haksız rekabetin ikinci unsuru iyi niyet kurallarına aykırı davranmaktır. Rakibini kötülemek, müşteri çevresini aldatıcı davranışlarla kandırmak gibi hareketler kabul edilemez. Üçüncü olarak da haksız rekabetin varlığı için rekabet hakkının kötüye kullanılmış olması aranmaktadır. İyi niyet kuralları ile belirli olan rekabet özgürlüğünün sınırlarının asılmış olması, kötüye kullanmayı gösterir. İş bu tezde haksız rekabetin 3568 sayılı kanun ile düzenlenmiş meslek mensuplarının ilişkileri çerçevesinde değerlendirileceği belirtilmişse de hukukun bütünlüğü ilkesi gereği kanunlarda belirtilen diğer hususlara da atıflarda bulunulmaktadır. Ülkemizde SMMM ve YMM mesleğinde haksız rekabet meslek mensuplarının faaliyetleri ve bu faaliyetlerin kaliteleri üzerine ciddi etkilerde bulunmakta, zarar vermekte, mesleğin imajını zedelemekte ve mesleğin sağlıklı gelişimine yardımcı olmamaktadır. Eşzamanlı olarak, haksız rekabet fiilleri sosyal adalet mekanizmasına da zarar vermekte, objektif ve dürüst rekabet kuralarını ortadan kaldırmakta ve tabii pazar ekonomisini olumsuz etkilemektedir. Ülkemizdeki SMMM ve YMM mesleğindeki haksız rekabet davranışları kapsamlı bir sistem araştırması ile ele alınırsa; kurumsal yönetim ilkeleri uyumuna ilişkin yapının denetim pazarı taleplerine işlenmesi, haksız rekabet yasasının ve ilgili diğer yasal düzenlemelerin hazırlanma süreçlerinin hızlandırılarak objektif ve dürüst rekabet çevresinin mesleğin ülkemizde sağlıklı gelişimini destekleyici ve teori ile pratiğin anlamlı hale getirilmesine yönelik oluşturulması söz konusu olacaktır. Anahtar Kelimeler: Serbest Muhasebeci Mali Müşavir, Yeminli Mali Müşavir, Haksız Rekabet, 3568 Sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu.
  • Master Thesis
    Küresel Likidite Koşullarının Borsa İstanbul Endekslerine Etkileri
    (2020) Altuntaş, Canan Özlem; Omay, Tolga
    Küreselleşme ve finansal serbestleşmenin bir sonucu olarak, bir ülkenin finansal piyasasında yaşanan bir değişiklik yerel bir etkiyle sınırlı kalmamakta, diğer finansal piyasalara da yayılmaktadır. Bu tez çalışmasında, küresel likidite koşullarının Borsa İstanbul üzerindeki etkilerinin analiz edilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda, 01.01.2010 – 31.03.2020 tarihleri arası BIST 100 endeksi log-getirileri ile VIX endeksinin günlük kapanış verileri, bir Çok Değişkenli GARCH model spesifikasyonu olan Sabit Koşullu Korelasyon GARCH (CCC-GARCH) yöntemi ve Gecikmesi Dağıtılmış Otoregresif (ARDL) model kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmada VIX endeksi, global likiditeyi temsilen vekil değişken olarak kullanılmıştır. Elde edilen ampirik sonuçlar, beklentilerle paralel olarak VIX ve BIST 100 endeksleri arasında negatif korelasyon olduğu, BIST 100 endeksinin küresel finansal piyasalarla tam entegre olduğu ve dolayısıyla küresel likidite koşullarında meydana gelen bir şokun BIST 100 endeksini de etkilediği yönündedir.
  • Master Thesis
    Hastane ve Hekim Tercihinde Sosyal Medya Kullanımının Etkisi: Ankara İli Örneği
    (2014) Tengilimoğlu, Emre; Parıltı, Nurettin
    İnternet teknolojisinde yaşanan gelişmeler ile tüketicilerin duygu, düşünce, fikir ve bilgi paylaşımında bulunabildikleri interaktif bir ortam olan sosyal medya internet dünyasında yerini almıştır. Günlük hayatta zamanının çoğunu internet başında geçiren tüketiciler satın alma süreçlerinde çeşitli sosyal medya araçlarından yararlanarak ürün, marka ya da işletme hakkında yer ve zaman sınırlaması olmadan daha kolay ve daha ucuz bir biçimde bilgi edinebilmekte ve olumlu veya olumsuz tecrübelerini sosyal çevreleriyle paylaşabilmektedir. Her alanda olduğu gibi sağlık hizmetlerinde de hem tüketiciler hem de işletmeler sosyal medyadan yararlanmaktadır. Bu çalışma ile bireylerin hekim, diş hekimi ve hastane seçiminde sosyal medyayı kullanma durumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Sosyal medyanın sağlık hizmeti satın alma öncesi ve sonrası tüketici davranışlarına etkisini belirlemek amacıyla Ankara ilinde ikamet eden bireylerden ilgili verilerin elde edilmesi için veri toplama yöntemi olarak anket çalışması yapılmıştır. Anket çalışmasının sonucunda tesadüfî örnekleme yoluyla ulaşılan 418 kişiden edilen veriler bilgisayar ortamında, SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda bireylerin hekim, diş hekimi ve hastane seçiminde sosyal medyadan etkilendikleri belirlenmiştir. Araştırmaya katılan bireylerin %29,9'u hekim seçiminde sosyal medyayı kullandıklarını belirtmişlerdir. Bu oran bazen kullanırım diyenler ilave edildiğinde % 53,2 'e yükselmektedir Hastane Seçimin de ise Sosyal Medyayı kullanım oranı 22,1 dir. Hangi sosyal medya aracını daha sık kullanıyorsunuz sorusuna ise % 29,8 'i haber sitelerini, %19,3 'ü formları ve % 14, 3 'ü ise facebook'u kullandıkları şeklinde cevap vermişlerdir. Yapılan bağımsız örneklem t testine (Independent Samples T testi) göre, cinsiyetin, sağlık hizmeti almadan önce hekim/hastane seçiminde bilgi alma kaynağı olarak akrabaları ve komşuları tercih etme açısından anlamlı bir farklılık yarattığı ortaya çıkmıştır. Erkeklerin daha çok akrabalardan tavsiye aldığı (X=,2554), kadınların ise sosyal medya/sosyal ağlardan (X=,4957) bilgi aldıkları görülmüştür. Katılımcıların % 46, 2'sı sağlık hizmeti aldığı kişi veya kurum hakkında memnuniyet ve memnuniyetsizliğinizi sosyal medyada paylaştığını ifade etmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Medya, Sosyal Medya Araçları, Sağlık Hizmetleri, Satın Alma Süreci
  • Master Thesis
    Özel Finans Kurumlarının Katılım Bankalarına Dönüşümünün Sebepleri ve Sonuçları
    (2007) Darçın, Ahmet Cüneyt; Battal, Ahmet
    Özel finans kurumları, ülkemizde faaliyete geçtikleri 1985 senesinden 16.12.1999 tarihinde 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun kapsamına alınana dek Bakanlar Kurulu Kararına dayalı olarak faaliyet göstermekteydi. Bu gelişme birçok yönden yeterli bulunsa da özel finans kurumlarının ?banka? vasfına net bir tanımlama sunmayışı tartışmaları tümüyle sonlandıramamıştır. Öte yandan ?özel finans kurumu? olarak adlandırılan kurumların bu adlandırmayla son derece yetersiz biçimde tanımlanıyor oluşu ve yanlış çağrışımlara neden olunması yeni isim arayışlarına yol açmıştır. Nihayet katılım bankacılığı kavramı ortaya atılmış ve kısa sürede kabul gören bir tanımlama haline gelmiştir. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile özel finans kurumları ?katılım bankası? adını almış ve böylece bu bankalar için yeni bir dönem, katılım bankacılığı dönemi başlamıştır. Türk bankacılık sektöründe yer alan üç banka türü; mevduat bankaları, kalkınma ve yatırım bankaları ile katılım bankalarıdır. Bilanço büyüklüğü açısından katılım bankaları 2007 yılının ilk yarısı itibariyle bu üç banka türünden oluşan bankacılık sektörümüzün yüzde 3,2'sini oluşturmaktadır. Bu oranın toplam içinde büyük bir yer tutmamasına rağmen hemen her yıl istikrarlı olarak artış gösterdiği göz önünde bulundurulduğunda katılım bankacılığının ilerleyen yıllarda bankacılık sektöründe ağırlığını artırması muhtemeldir.Bu çalışma ile, özel finans kurumlarının katılım bankalarına dönüşmesini netice veren yasal düzenlemenin doğurduğu hukuki sonuçlar ve bu değişimin kamu oyunun bu kurumları algılayış şekline ne yönde etki ettiğinin ortaya konması amaçlanmıştır.
  • Master Thesis
    4 ve 5 Yıldızlı Otellerde Yiyecek - İçecek Maliyet Kontrol Sistemi: Ankara İli Örneği
    (2014) Bulut, Haydar; Şahin, Gonca Güzel
    Tüm ticari işletmeler gibi otel işletmeleri de kar etmek için kurulur ve faaliyetlerini sürdürür. Otellerin en büyük gelir kalemleri oda satışı ve yiyecek içecek gelirleridir. Bazı işletmelerde lokasyona ve tesis yapısına bağlı olarak yiyecek içecek gelirleri oda gelirlerini geride bırakacak kadar önemli olabilir. Tüm bu gelir kalemlerinin işletmenin karlılık hedeflerine ulaşabileceği şekilde sürdürülebilmesi için maliyet yönetimi uygulamaları kritik bir görev üstlenir. Bu çalışmada, Ankara'da faaliyet gösteren dört ve beş yıldızlı otel işletmelerinde maliyet kontrol süreci ve yöntemlerinin araştırılması amaçlanmıştır. Araştırmanın ana kütlesini 16 adet beş yıldızlı otel ve otuz beş adet dört yıldızlı otel işletmesi oluşturmaktadır. Çalışma, araştırmanın amacına uygun olarak hazırlanan bir anket ile yürütülmüş, elde edilen veriler SPSS 17.0 paket programı aracılığıyla değerlendirilmiştir. Anket verilerinin analizi sonucunda Ankara'da bulunan beş yıldızlı otellerin büyük çoğunluğunda standart maliyet kontrol yöntemi uygulanırken, dört yıldızlı otellerde daha çok basit maliyet kontrol yöntemi uygulandığı görülmüştür. Ayrıca menülerin içeriği ve satış rakamları planlanırken maliyete yönelik fiyatlama yapıldığı saptanmıştır.
  • Master Thesis
    Alışveriş Merkezlerinde Hizmet Kalitesinin Algılanması Analizi: Ankara Bölgesi Bir Uygulama
    (2010) Gümüş, İsmail Çağlar; Arslan, Mehmet
    Alışveriş merkezleri gün geçtikçe sayısı artırmaktadır. Gelişen bu iş kolu beraberinde hizmet kalitesinin kavramını önemini artırmaktadır. Bu çalışma alışveriş merkezleri müşterilerinin mükemmel alışveriş merkezlerinden bekledikleri hizmet ile müşterisi oldukları alışveriş merkezlerinden algıladıkları hizmetler arasındaki farkların ortaya çıkartılması amacıyla yapılmaktadır. Bu çalışma Ankara'da 4 AVM ve 185 katılımcı ile yapılmıştır. Katılımcıların 86'sı bayan 99'u ise erkeklerden oluşmaktadır. Katılımcılar iş alanları ve gelir durumuna göre de değerlendirilmiştir. Çalışmayı test etmek için SERVQUAL: Müşterinin hizmeti Kalite algısını ölçmede çoklu birim ölçeği kullanılmıştır. Bu ölçekte katılımcılar algılanan hizmet kalitesi boyutları olan somutluk, güvenirlilik, heveslilik, güvence, ve empatiye göre değerlendirmektedir. Ayrıca cinsiyet, yaş, gelir ve iş alanına göre de değerlendirilmiştir. Ölçek iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; AVM'lerin sahip oldukları somutluk, güvenirlilik, heveslilik, güvence, ve empati kalite boyutları açısından birbirinden farklılık arz edip arz etmedikleri test etmek üzere varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Analiz sonucuna göre, örnekleme dahil edilen AVM'ler bu 5 boyut kriteri açısından istatistiksel olarak birbirinden farklı olmadıkları ortaya çıkmıştır. Aynı şekilde Avm'ler arasında yaş, cinsiyet, gelir durumu ve iş durumuna göre algılanan hizmet kalitesi boyutları arasında bir fark bulunamamıştır. İkinci bölüm olan katılımcıların önem derecesine göre algılanan hizmet kalitesi boyutlarına verdiği puan paylaştırma kriterlerinde 4 boyutta anlamlı bir fark bulunamamıştır. Fakat heveslilik boyutunda anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Araştırmanın diğer bir sonucu AVM'ler arasında algılanan hizmet kalitesi boyutlarının puan paylaştırma kriterlerine göre katılımcıların verdiği puanların sonucunda gelir durumu, cinsiyet, yaş ve iş alanına göre bir fark bulunamamıştır.
  • Master Thesis
    Özel Hastane Çalışanlarının Yaşadıkları Stresin Çalışan Motivasyonuna Etkisi
    (2019) Özdil, Elif Sema; Tengilimoğlu, Dilaver; Tengilimoğlu, Dilaver; Tengilimoğlu, Dilaver; Business; Business
    Bu araştırma sağlık sektöründe faaliyet gösteren özel bir hastanede çalışan iş görenin üzerinde baskı oluşturan stresin, iş görenin motivasyonu üzerindeki etkisini ölçmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Gaziantep ilinde faaliyet gösteren özel bir hastanede çalışan 400 iş gören oluşturmaktadır. Araştırma 02.01.2019 – 31.01.2019 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırmada örneklem seçilmemiş, hastanede çalışan 400 iş görenin tamamına ulaşılmaya çalışılmış ve araştırmaya hastane iş göreninin %72'si (287 iş gören) katılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler SPSS 23.0 programı ile analiz edilmiştir. Araştırmada iki grup ortalaması arasındaki farkı test etmede t testi, üç veya daha fazla grup ortalaması arasındaki farkı test etmek için tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Ayrıca stresin motivasyon üzerine etkisini tespit edebilmek amacıyla regresyon analizi ile stres ve motivasyon arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre hastane iş göreninin iş stresinin motivasyonları üzerinde negatif bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca sosyo-demografik özelliklere göre hastane iş göreninin 'cinsiyet değişkeni' bakımından stres boyutunda ve 'medeni durum' değişkeni bakımından motivasyon boyutunda gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Hastane iş göreninin diğer sosyo demografik özellikleri ile stres ve motivasyon boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Yapılan korelasyon analizi sonucunda stres ve motivasyon arasında pozitif zayıf yönlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca Standart regresyon katsayısına göre stres değişkenindeki 1 birim artışın genel motivasyon değişkeninde 0,185 birim azalışa neden olması beklenir.