37 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 37
Master Thesis Avrupa Birliği Yapısal Fonlarının Türkiye'de Kullanımı; Kardelen Tıbbi Atık Yönetim Sistemi Projesi(2008) Türkmen, Nurten; Bal, İdrisBu çalışmada, Avrupa Birliği, Birliğin yapısal fon ve mali yardımları ve Türkiye'nin AB ile ilişkileri kısaca anlatılmış olup, Türkiye'nin günümüzdeki adaylık statüsünde iken ve gelecekteki olası üyelik durumunda AB yapısal fon ve mali yardım araçlarından etkin bir şekilde yararlanmasının, Türkiye açısından öneminin vurgulanması amaçlanarak, Türkiye'de Çorum İlinde AB hibe yardımları ile gerçekleştirilmiş örnek bir proje olan ?Kardelen Tıbbi Atık Yönetim Sistemi Projesi? anlatılmıştır. Böylece, Türkiye'ye adaylığı ve olası üyeliği durumunda, Birlik tarafından sağlanan mali yardımların Türkiye tarafından en yüksek seviyede kullanılmasının önemine dikkat çekmek amaçlanmıştır.Çalışma hazırlanırken, ilk önce Avrupa Birliği, Avrupa Birliği ve Türkiye İlişkileri, yapısal fonlar içerikli kaynaklar taranmış, Avrupa Birliği resmi kaynaklarından ve Avrupa Birliği ile ilgili kuruluşların- Merkezi Finans ve İhale Birimi, Devlet Planlama Teşkilatı, Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Birliği Genel Sekreterliği, İktisadi Kalkınma Vakfı, Yeşilırmak Havzası Kalkınma Birliği Başkanlığı-yayınlarından ve internet bilgilerinden yararlanılmış, ilgili dergi, kitap, makale, tez, gazete ve yönetmeliklerin incelenmesi sonucu elde edilen bilgiler bir araya getirilmiştir. Çorum Devlet Hastanesi çalışanları bir anket çalışmasına alınmış, buradan elde edilen veriler ile ?Kardelen Tıbbi Atık Yönetim Sistemi Projesi? nden elde edilen veriler çalışma içinde kullanılmıştır.Çalışmada, Avrupa Birliği Yapısal Fonlarının amaçları ve kullanım yerleri anlatılmıştır. Bu fonların kullanımının Avrupa Birliğinin amaçlarına varma yolundaki önemi vurgulanmıştır. Türkiye'de Avrupa Birliği Hibe yardımları ile gerçekleştirilen bir proje ile Türkiye'nin ilk tıbbi atık bertaraf tesisinin kurulması örneğine dikkat çekilerek, Türkiye'nin bu mali yardımları kullanmasının önemi üzerinde durulmuştur.Bu tezde ortaya konmaya çalışılan temel argüman, Türkiye'nin Birliğe üyeliği durumunda bu yapısal fon ve mali araçlardan çok büyük bir oranda yararlanma şansı elde edeceği ve bunu iyi değerlendirdiği sürece de ülkenin kalkınma ve gelişme düzeyine büyük bir etki yapacağıdır.Master Thesis Avrupa Birliği'nin Hazar Bölgesi'ne Yönelik Enerji Politikası ve Türkiye'ye Etkileri(2010) Avcı, Müşerref; Bal, İdrisEnerji, petrolün keşfedildiğinden beri uluslararası ilişkileri farklı şekillerde etkilemiş, enerji kaynaklarını kontrol altına almak için yapılan savaşlar, güçlü devletler arasında enerji deposu olan bölgeler üzerindeki çekişmeler, dünya politikasının esasını oluşturmuştur. Günümüzde Sovyetler Birliği'nden ayrılan Hazar ülkelerinin enerji kaynakları üzerindeki mücadelenin dünyada bloklaşmaların sona erdiği bir dönemde de sürmesi, enerji ile ilgili gelişmelerin uluslararası ilişkiler açısından ne denli önemli olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Özellikle kaynak çeşitlendirmek ve istikrarsız bölgelere bağımlılığını azaltmak için Hazar bölgesinin enerji kaynaklarına yönelen Avrupa Birliği de, enerji stratejilerinin önemli aktörlerinden biri olarak karşımıza çıkarak 20'nci yüzyılın ortalarından itibaren enerji politikalarının içinde yer almıştır.Sovyetler Birliği'nin dağılması ile birlikte yeni doğal gaz ve petrol rezervlerinin ortaya çıkması, Körfez Savaşı, Afganistan ve Irak Harekatları son yıllarda dünyada enerji politikalarına verilen önemi artırmıştır. Önümüzdeki dönemde de Hazar Havzası enerji kaynaklarının kontrol altına alınması konusunda uluslararası mücadeleler devam edecek, dünyanın yeniden şekillendirilmesinde esas faktör olacaktır. Hazar Havzasındaki mevcut kaynaklar dünyanın enerji ihtiyacının bir bölümünü karşılayabilecek düzeydedir. Bölge ile ilgili en önemli sorun, enerji kaynaklarının kontrolünden çok tüketim alanlarına nasıl ulaştırılacağıdır. Bu safhada coğrafi konumu ve sözü geçen ülkelerle olan tarihi ve kültürel bağları, Türkiye için önemli bir fırsat yaratmaktadır. Topraklarında yeterince petrol ve doğal gaz bulunmayan Türkiye, yakın bölgedeki kaynakların taşınmasında oynayacağı rol ile bu açığını büyük oranda kapatabilecek, jeopolitik ve jeoekonomik durumunu güçlendirebilecektir. Türkiye böylesine önemli olan stratejik özelliği ile AB enerji politikalarına dahil olabilecek ve belki de ileride bu avantajını kullanarak AB'ye üye olabilecektir.Master Thesis Akdeniz için Birlik Projesi ve Ortadoğu(2012) Demircan, Esra Tuğaç; Keser, UlviBu tezde 18. yüzyıldan bu yana önemini koruyan Akdeniz bağlamında Ortadoğu coğrafyasındaki menfaat çakışmaları ve çatışmaları ele alınmıştır.Küresel güç olan Amerika Birleşik Devletleri, kıtasal güç olan Fransa, İngiltere, Almanya ve Çin'in jeostrateji ve jeoekonomi bağlamında çatışma bölgesi olan Akdeniz, Ortadoğu'nun ve özellikle de İsrail'in nefes borularından birisini teşkil etmektedir. Bu anlamda Akdeniz jeostratejisi sadece Ortadoğu için değil, bütün dünya için önem arz etmektedir.Söz konusu çalışmada Ortadoğu bölgesinde İsrail'i yalnız bırakmamak ve Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni Avrupa Birliği'nden uzaklaştırmak için tasarlanmış ?Club Med? projesi denilen Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy'nin ?Akdeniz İçin Birlik Projesi? incelenmiştir.Master Thesis Vergi Uyuşmazlıkları Çözümünde Arabuluculuk Yöntem Uygulanabilirliği ve Ülkemizde İncelenmesi(2023) Yumuşak, Eda; Cansızlar, DoğanVergi, anayasanın 73. Maddesine göre 'Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.' ibaresine dayanarak kamu harcamalarını finanse edilmesi amacıyla kamu tarafından, egemenlik gücüne dayanarak aldığı paradır. Vergi, yüzyıllar boyunca dünya üzerindeki tüm ülkeler için önemini her zaman korumuştur. Verginin tarafları alacaklı Vergi dairesi ve vergi ödemekle yükümlü olan mükelleftir. Vergi uyuşmazlığı, vergi konusunda mali idare ile mükelleflerin kanunları yorumlama konusunda ve davranışsal olarak farklı eylemlerde bulunmaları nedeniyle uygulamada yaşanan anlaşmazlık hali olup, farklı sebeplerle verginin taraflarının değişik düşünce ve davranışlarıdır. Başka bir ifade ile mali idare ile vergi yükümlüleri arasında ortaya çıkan hukuki ihtilaftır. Bu ihtilafın çözümlenmesinde barışçıl yöntemler bulunmaktadır. Bunlar Uzlaşma, Hataların düzeltme, Cezalarda indirim, Pişmanlık ve ıslah, İzaha Davet, Kanun Yolundan Vazgeçme ve Kamu Denetçiliğidir. Türk Vergi Sisteminde Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden olan Arabuluculuk yöntemi ile ilgili bir mevzuat yoktur. Avrupa Birliği ülke uygulamaları başta Fransa olmak üzere bulunmaktadır. Bu tezde Türk Vergi Sistemine Arabuluculuk yönteminin vergi uyuşmazlıkları çözümünde olumlu olarak katkı sağlayabilir mi? Uyuşmazlıkların çözümünde Arabuluculuk yönteminin uygulanabilirliği amacı üzerine Nitel araştırma deseni kullanılarak sekiz serbest muhasebeci mali müşavir ve sekiz avukat derinlemesine mülakat yapılmış veri analizi yapılmıştır.Master Thesis Avrupa Birliği'nin Ortadoğu Politikası ve Ortadoğu Politikasında Türkiye'nin Önemi(2010) Arık, Erkun; K.bilgiç, VeyselBu tezin amacı, Türkiye'nin Ortadoğu'daki konumunun ve Ortadoğu ülkeleri ile ilişkilerinin AB üyeliği açısından Türkiye'ye sağlayacağı katkıların bulunup bulunmadığının incelenmesidir. Çalışmanın tezi demokrasi, serbest piyasa ekonomisi, hukuk devleti, insan hakları gibi liberal Avrupa değerlerini benimsemiş Türkiye'nin Ortadoğu'daki konumunun ve bölge ile geliştirdiği ilişkilerin küresel bir aktör olmak için çaba harcayan AB'nin dış politikasına önemli katkılar sunacağı ve bu nedenle AB üyeliği yolunda Türkiye'ye ciddi bir avantaj sağlayacağıdır. Bu tezde önce konuya ilişkin kavramsal bir çerçeve oluşturularak AB'nin ve Türkiye'nin Ortadoğu politikası 1990'lardan bu yana kronolojik bir yaklaşımla ele alınmıştır. Ardından Türkiye'nin üyeliğinin AB'nin Ortadoğu politikasında yaratacağı sorunlar ve buna sağlayacağı katkılar tartışılmıştır.1970'lerin başından beri Ortadoğu bölgesine yönelik politikalar geliştirmeye çalışan AB bölge ülkeleriyle yaptığı ikili anlaşmalarla sınırlı kalmamıştır. Bölge ile kalıcı ilişkilerin kurulması için Ortadoğu barış sürecinin başarıyla sonuçlanması gerektiğinin farkında olan AB, Ortadoğu'ya yönelik uyguladığı Küresel Akdeniz Politikası, Yenileştirilmiş Akdeniz Politikası, Barselona Sürecini ve Akdeniz İçin Birlik'i kapsayan Avrupa-Akdeniz Ortaklığı politikası ve Avrupa Komşuluk Politikası gibi bölgesel politikalarla bölgede etkin bir aktör olma isteğini ortaya koymuştur. Ayrıca, Körfez İşbirliği Konseyi gibi bölgesel oluşumlarla da kurumsal ilişkiler geliştirmektedir. Ne var ki Avrupa Birliği'nin Ortadoğu'daki etkisi üye devletler arasında siyasi birliğin olmayışı, siyasi araçlar ve askeri yetenekler konusundaki kurumsal eksiklikler nedeniyle hala sınırlı düzeydedir. Türkiye'nin son on yılda Ortadoğu ülkeleriyle geliştirdiği güçlü ilişki, üye olması halinde AB'nin Ortadoğu politikasına önemli katkılar sunacaktır.Anahtar kelimeler: AB'nin Ortadoğu politikası, Türkiye'nin Ortadoğu politikası, AB-Türkiye ilişkileri, Türkiye'nin AB üyeliği.Master Thesis Ab'nin Kıbrıs Sorununa Bakışı ve Türkiye-ab İlişkileri(2012) Ünalmış, Ahmet Nafiz; Ünal, Hasan?AB'nin Kıbrıs Sorununa Bakışı ve Türkiye-AB? İlişkileri isimli yüksek lisans tez çalışmasında Kıbrıs sorununun ortaya çıkışı, AB'nin soruna dâhil oluşu, BM gözetiminde yapılan çözüm müzakereleri ve genel olarak Kıbrıs sorununun Türkiye-AB ilişkileri üzerindeki etkileri incelenmiştir.Çalışmanın birinci bölümünde; Kıbrıs tarihine ve Kıbrıs'ın tarihsel süreç içerisinde nasıl sorun hâline geldiğine değinilmiştir. Bu bağlamda Osmanlının Kıbrıs'ı fethi, Kıbrıs'ın İngiltere tarafından ilhakı, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kuruluşundan dağılmasına kadar geçen süreç, 1974 Barış Harekâtının öncesi ve sonrasında yaşanan gelişmeler ve BM gözetiminde gerçekleşen çözüm arayışları anlatılmıştır.Çalışmanın ikinci bölümünde Avrupa Birliğinin Kıbrıs sorununa nasıl dâhil olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti kurulduktan ve dağıldıktan sonra AET ile kurulan ilişkiler, yapılan mali anlaşmalar ve Kıbrıs Türklerinin bu süreçte saf dışı bırakılması ele alınmıştır. İkinci bölümde ayrıca GKRY'nin 1990 yılında AT'ye yaptığı tam üyelik başvurusu ve bunun yol açtığı hukuksuzluğa değinilerek 1993 Kopenhag Zirvesi'nden başlayarak AB'nin Kıbrıs ile ilgili aldığı kararlar incelenmiş, bu kararlar çerçevesinde KKTC'nin ve Türkiye'nin verdiği tepkiler ortaya konarak konuya açıklık getirilmeye çalışılmıştır.Üçüncü bölümde genel olarak Kıbrıs sorununun, Türkiye-AB ilişkileri üzerindeki etkileri anlatılmaya çalışılmıştır. Bu doğrultuda, Türkiye-AB ilişkilerinin geçmişine değinilip GKRY'nin tam üyelik başvurusu sonucu AB'nin Kıbrıs sorununu, Türkiye ile ilişkilerinde belirleyici unsur hâline nasıl getirdiği ve bu durumun ilişkiler üzerindeki etkisi ele alınmıştır. Ayrıca meselenin anlaşılmasını kolaylaştırmak için o dönemde yapılan çeşitli yorumlara ve Türkiye hükümetlerinin tepkilerine yer verilmiştir.Çalışmanın dördüncü ve son bölümünde, Rum kesiminin Kıbrıs açıklarında yürütmüş olduğu petrol arama çalışmalarına değinilerek bu durumun Türkiye açısından yaratacağı avantajlar üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümün son kısmında yakın dönem Türkiye-Yunanistan ilişkilerine ve bu ilişkilerin Kıbrıs sorunu üzerindeki etkisine değinilmiştir.Master Thesis Avrupa Birliği tarafından Türkiye'ye yapılan mali yardımların diğer aday ve potansiyel aday ülkelerle karşılaştırılması(2018) Koç, Elif; Ünal, HasanBu çalışmanın amacı, Avrupa Birliği tarafından Türkiye'ye yapılan mali yardımların diğer aday ve potansiyel aday ülkelerle karşılaştırılmasıdır. Bu amaçla yapılan çalışmada AB'ye aday ve potansiyel aday ülkeler, AB mali yardımları, adaylık süreçleri, temel ekonomik göstergeleri, hibe ve kredi şeklinde yararlandıkları mali yardımlar çerçevesinde incelenmiştir. Resmi istatistik kurumlarından alınan veriler doğrultusunda ülkelerin temel ekonomik verileri elde edilmiştir. Söz konusu veriler ile ülkelerin, gayri safi milli hasılaları, kişi başına düşen gayri safi milli hasılaları ve yüzölçümleri baz alınarak ülkelerin elde ettiği mali yardımlar birbiriyle kıyaslanmıştır. Yapılan kıyaslamalar neticesinde, Türkiye'ye yapılan toplam mali yardım tutarının diğer aday ve potasniyel aday ülkelere göre daha fazla olmasına rağmen, kişi başına ve kilometrekare başına düşen mali yardım tutarının diğer aday ve potasniyel aday ülkelerin oldukça gerisinde olduğu görülmüştür.Master Thesis Türkiye-avrupa Birliği Müzakere Süreci(2013) Altan, Hacer Pınar; Utku, Mustafa KemalTürkiye'nin AB serüveni ilk olarak 31 Temmuz 1959 tarihinde AET'ye üyelik başvurusu yapmasıyla başlamıştır. 11 Eylül 1959 tarihindeki AET Bakanlar Konseyi toplantısı neticesinde Türkiye arzusuna olumlu bir yanıt almış ve AET Bakanlar Konseyi, Türkiye'nin yapmış olduğu başvuruyu kabul ederek üyelik koşulları gerçekleşinceye kadar geçerli olacak bir ortaklık antlaşması imzalanmasını önermiştir. Bu bağlamda Türkiye-AET ilişkilerinin hukuksal temeli 12 Eylül 1963 tarihinde imzalanan ve 1 Aralık 1964 tarihinde yürürlüğe giren Ankara Antlaşması olmuştur. Takip eden yıllarda Türkiye'nin Kıbrıs sorunu AB tarafından bize karşı bir koz olarak kullanılmış ve neticede Türkiye'nin AB'ye tam üyelik başvurusu sonuçsuz bir sürece dönüşmüştür. Çalışmamızda, biz bu sorunun AB tarafından nasıl engel olarak öne çıkarıldığını ve Kıbrıs konusunda AB'nin Türkiye'den yerine getirmesini istediği bazı hususların, Türkiye'nin ulusal çıkarlarıyla nasıl uyuşmadığını gözlemleyerek belirttik.Master Thesis Avrupa Birliği Kültür Politikaları ve Türkiye'ye Etkileri(2011) Öztürk, Günay; Bal, İdrisKüreselleşen dünyada bugün için en önemli uluslararası bir entegrasyon olan AB tüm kurum ve kuruluşlarıyla bir birleşik devletler Topluluğu olma yolundadır. Entegrasyon içinde kültürde önemli bir yer tutmaktadır.Bu çalışma; AB'nin tarihsel gelişim sürecinde kültür politikalarının incelenerek gelinen noktanın ve Türkiye'ye etkilerinin tespit edilmesini amaçlamaktadır.Birinci bölümünde Kültür Kavramı, Kürelleşme ve kültür üzerinde durulmuştur. İkinci bölümünde AB'nin tarihsel gelişim süreci, AB kurumları incelenmiştir. AB'nin genel durumu saptanmaya çalışılmıştır.Tezin ana konusunu oluşturan üçüncü bölümde AB kültür politikaları tarihsel gelişim süreci içinde incelenmiş, kültür programları üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümde ise Türkiye'de tarihsel süreç içinde kültür politikaları genel olarak ele alınmış ve AB Türkiye ilişkilerinin gelişimi ve AB kültür politikalarının aday ülke Türkiye'ye etkileri incelenmiştir.Tezde sonuç olarak, çeşitlilik içinde birlik düşüncesi ile AB'de kültür bağlamında bugün gelinen durum saptanmaya çalışılmıştır.Master Thesis Avrupa Birliği'nin İnsan Hakları Politikasının Felsefi Temelleri ve Tarihsel Gelişimi(2011) İstanbullu, Elif; Köksal, Tunayİnsan hakları; insanın, insan olmak nedeni ile sahip olduğu doğal haklarının bulunduğu savına dayanmaktadır. Bu açından, devredilemez ve vazgeçilemez karakterde olan insan hakları kişisel, siyasi, ekonomik ve sosyal tüm hakları kapsamaktadır. İnsanın haklara sahip olduğu ön kabulü, iki ana ilke olarak eşitlik ve özgürlük kavramlarına dayanmaktadır.İnsan haklarının felsefi temelleri İlkçağ Grek felsefesine dayanmaktadır. Platon ve Aristoteles'in ideal toplum düzenine ilişkin söylemlerini insan hakları ile ilişkilendirmek mümkündür. Ancak, doğal hukuk fikri ilk defa Stoa filozofları tarafından ortaya atılmış ve farklı dönemlerde temsilciler bulmakla beraber VXI. yüzyıldan itibaren Toplum Sözleşmesi Kuramları ile tekrar gün yüzüne çıkmıştır. Aydınlanma yüzyılı ile beraber kavramsal çerçevesini oluşturan insan hakları, böylece XX. Yüzyılda uluslar arası düzeyde çeşitli insan hakları belgelerinin imzalanmasına vesile olmuştur.Avrupa Birliği'nin, kültürel temellerini İlkçağ Grek felsefesinden başlayarak Batı düşüncesine dayandırılmaktadır. Hem XX. Yüzyıldan itibaren insan haklarının korunup geliştirilmesinin uluslararası düzeyde önem kazanmış olması, hem de kültürel kökleri dolayısıyla AB'nin, insan haklarının korunup geliştirilmesini temel bir değer olarak görmesi kaçınılmazdır. Buna karşın başlangıçta ekonomik bir entegrasyona yönelen Avrupa Birliği'nin, hukuki metinlerinde uzun bir süre insan haklarına kapsamlı olarak yer verilmemiştir. 7 Aralık 2000 tarihinde Konsey tarafından ilan edilen ?Temel Haklar Şartı? ile ilk defa, Avrupa Birliği'nde temel hak ve özgürlüklere ilişkin kapsamlı bir listesi oluşturulmuştur. 13 Aralık 2007'de imzalanan Lizbon Antlaşması ise Avrupa Birliği'nin insan haklarının korunup geliştirilmesine yönelik kararlığına daha sağlam temeller kazanmıştır.Anahtar Kavramlar1.İnsan Hakları2.Doğal Hukuk3.Avrupa Birliği4.AB Temel Haklar Şartı5.Lizbon Antlaşması
