26 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 26
Master Thesis Somali Çatışmasında Dış Aktörlerin Rolü(2019) Derow, Abshır; Orhan, Duygu DersanDerow, Abshir. Somali Çatışmasında Dış Aktörlerin Rolü, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2018. Afrika Kıtası dünya sisteminin deniz aşırı hükümetlerce yüzyıllar boyunca sömürülen bölgesinde yer almaktadır. Bunun sebebi kıtada çok sayıda dokunulmamış ham madde bulunması ve uluslararası güçler ve onlara ait çok uluslu firmaların dünya sisteminde merkezi güç olmak adına bu ham maddelere sahip olmayı amaçlamalarıdır. Buna bağlı olarak yüzyıllar boyunca bu ülkeler ve ham maddeleri üzerinde kontrollerini sürdürmüşlerdir. Her ne kadar ilk başlarda amaçları ham maddeleri elde etmek, ücretsiz iş gücü ve ürünlerini satabilecekleri büyük pazarlara sahip olmak olsa da sonradan kaynaklar üzerinde hakimiyet sağlama çabasına dönüşmüştür. Bunun bir sonucu olarak da uluslararası güçlerin neden olduğu aralıksız savaş ve sefalet nedeni ile Afrika kıtası ve insanı istikrarsız hükümetlerin yönetiminde acı çekmişlerdir. Bu çalışmada, uluslararası müdahalelerin ve iç savaşların kurbanı olan Doğu Afrika ülkesi Somali ele alınmıştır. Her ne kadar iyi bir stratejik konumda yer alıyor ve zengin kaynaklara sahip olsa da, Somali'nin bu özellikleri insanları için maalesef bir fırsat yerine bir şanssızlık olmuştur. Terörist gruplar ve uluslararası firmalar kaynaklarını sömürürken, yerel halk komşu ve deniz aşırı ülkelere göç etmek zorunda kalmıştır. On yıllar boyunca Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kurumlar, süregelen iç savaşı bitirmek adına barış girişimlerinde bulunuyor olsalar da bu girişimler maalesef sonuçsuz kalmış ve ülke halen savaş ortamından kurtulamamıştır. Bu tez çalışmasında tarihi arka plan ile birlikte mevcut durum analiz edilecek ve bu bağlamda bahsi geçen uluslararası güçlerin Somali'deki temel rolü ile bunların Somali'yi nasıl etkilediği incelenecektir.Master Thesis Birleşik Devletler-libya İlişkileri (2002-2012)(2017) Kablan, Amıra; Karasar, Hasan AliBu tezin amacı, ABD ve Libya arasındaki ilişki aşamalarını, bu ilişkilerin önemini ele alan sistematik bir analizle ve 2002 ve2012 yılları arasında Amerikan Büyükelçisine yönelik suikaste kadar yaşanan başlıca olayları vurgulayarak dikkatlice gözlemlemektir. Bu çerçevede belirtilen amaca ulaşmak için, bu çalışma, ABD-Libya ilişkilerininin erken tarihini, özellikle Libya'nın Osmanlı egemenliğinde olduğu ve Amerika Birleşik Devletlerinin Kuzey Afrika'daki hırsının ve çıkarının odağında olduğu 19. Yüzyılın başlarını kapsamaktadır. Bu dönemde ilişkilerde, bağımsızlığın kazanılmasından sonra ABD tarafından başlatılan ilk savaşın başlamasına sebebiyet veren inişler ve çıkışlar yaşanmıştır. Bu çalışma aynı zamanda, Libya'nın İtalyan sömürgesi altında olduğı dönemi de ele almaktadır. ABD-Libya ilişkileri, özellikle kraliyet döneminde yaşanan çevreleme ve ABD'ye neredeyse tamamen bağımlılık aşamasını yansıtmaktadır. Libya'nın stratejik konumu ve petrol mevcudiyeti, Sovyetler Birliği'nin yayılmasına karşı kendi çıkarını ve etkisini güçlü bir şekilde savunan ABD için özel bir önem arz etmiştir. Bu tez, 1969 yılından 17 Şubat devrimine kadar olan Kaddafi rejimini incelemiştir. Son otuz yılda, ABD-Libya ilişkileri gergin olarak tanımlanabilirdi, fakat 1970'lerde ve 1980'lerde yaşanan askeri cepheleşme, ilişkilerde bir dönüm noktası olmuştur ve 11 Eylül saldırılarından sonra işbirliğinin yolunu açmıştır. Arap Baharı olaylarından sonra ilişkiler kötüleşmiş ve Amerika Birleşik Devletlerinin askeri müdahalesi nedeniyle yaşanan cepheleşme ve silahlı muhalif gruplara verilen destek Kaddafi'nin devrilmesine neden olmuştur. Son olarak bu çalışma, Obama yönetimi tarafından Libya'ya yönelik bu müdahalenin çıkarımlarıyla ve durumun yanlış yorumlanmasıyla Amerikan Büyükelçisinin suikastine ve başarısız bir devlete neden olan Kaddafi rejiminin devrilmesi noktasında sona eren Amerikan propagandasını ve müttefiklerini ele almıştır. Anahtar Sözcükler: Terör, Al-Gaddafi, NATO, Amerikan büyükelçisiMaster Thesis Rusya Perspektifinden 2005-2015 Yılları Arasında Ukrayna ile Yaşanan Gaz Problemi(2017) Lukyanova, Anna; Karasar, Hasan AliRusya ile Ukrayna arasındaki ilk gaz krizi 1993 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılmasından hemen iki yıl sonra başladı. Sorun oldukça karmaşık siyasi, iktisadi ve coğrafi temellerde iki ülkeyi karşı karşıya getiren bir olguydu. Bu tez Rusya açısından iki ülke arasındaki gaz çatışmasının başlangıcı ve devamındaki sebepleri aydınlatmaya çalışmaktadır. Bu yüzd3en de tez sorunun zirve dönemi olarak adlandırılan 2005-2015 yılları arasını mercek altına almaktadır. Rusya-Ulrayna ilişkileri hali hazırda da her geçen gün daha karmaşık bir hal almakta ve iki taraf birbirinden tamamen farklı amaçlar üzerine kurdukları politikalar izlemektedirler. Bu tez hem iki devletin dış politikalarını hem de Gazprom ve Naftogaz gibi gaz tekeli şirketlerin konu hakkındaki siyasalarını incelemek suretiyle aynı zamanda Rusya-Ukrayna ilişkilerinin şirketlerin de dahlia olan bir haritasını çıkarmaktadır.Master Thesis 1991-2016 Yılları Arasındaki Somali'deki Barışı İnşa Süreci(2018) Farah, Abdinur Hassan; Yılmaz, GözdeSomali'deki Barışı inşa süreci hakkındaki bu tez, Somali'deki çatışmanın doğasını ve ana itici güçlerini incelemektedir. Ayrıca, bu tez çatışma için kalıcı bir çözüm bulmayı amaçlayan diplomatik girişimleri de taahhüt etmektedir. Somali, aynı etnik köken, din, kültür ve dili paylaşan homojen bir nüfustan oluşan bir ülkedir. Bununla birlikte, bu homojenlik, binlerce Somalilinin hayatına mal olan, dünyanın en korkunç çatışmalarından birine girmelerini engellemedi. Bu durum, 1991'de Said Barre'nin rejiminin çöküşünden sonra ortaya çıktı ve bugüne kadar gözle görülür bir değişiklik gözlenmedi. Çatışmanın bu akut ve aşırı derecede karmaşıklığı sadece Somali halkını etkilemekle kalmadı, genel olarak uluslararası topluma ve özellikle de Afrika boynuzuna komşu ülkeler için de büyük bir tehdit haline geldi. Bundan dolayı, tez son 20 yılda istikrarsızlıkla mücadele etmeyi ve Somali'ye kalıcı barışı getirmek için çeşitli barışçıların üstlendiği bu yöntemleri analiz etmektedir. Bundan dolayı, çalışma, son üç barış konferansı makul bir sonuç vermesine rağmen, barış girişimlerinin çoğunun neden başarısız olduğunu ortaya koymaya çalışmıştır. Çalışma aynı zamanda barış inşası konusunda yerel mülkiyetin önemini göstermektedir. Barışı arttırma çabaları sadece yabancı bölgesel ve uluslararası aktörler için rezerve edildikten sonra, daha fazla takdir sonucu ortaya çıkaran nispeten düşük tahmin edilmiş bir yerli barış inşası sürecine ışık tutmakta ve onları aydınlatmaktadır. Bu bağlamda, çalışma, sonuç bölümünde Somali için kalıcı barışı sağlamanın en iyi yolu hakkında birkaç öneri sunmaktadır.Master Thesis Ak Parti Döneminde Türkiye-rusya İlişkileri: 2002-2015(2017) Pakhomova, Daria; Karasar, Hasan AliTürkiye ve Rusya, dünyanın önde gelen politik aktörleri arasındadır. Her iki ülke de önemli bir jeopolitik konumdadır. Ayrıca, birbirlerine komşulardır ve yüzyıllardır devam eden ikili ilişkiler geçmişine sahiplerdir. Türk-Rus ilişkilerinin istikrarlı bir şekilde gelişmediği gerçeğine rağmen, bugün Rus ve Türk politikacılar Rusya ile Türkiye arasındaki stratejik ortaklıktan söz ediyor. Her iki ülke, arasındaki bir rekabet unsuru ve bazı bölgesel sorunlarda anlaşmazlıkların olmasına rağmen, sonuçta siyasi yakınlaşmaya yol açan ekonomik bağların yoğunlaştırılması politikasını sürdürülüyor. Türk-Rus ilişkilerinin en dinamik gelişimi AK Parti'nin iktidara gelmesi ile başladı. Bu dönemde Türk-Rus ilişkilerinin gelişimini göstermek için yazar, dostluk ve işbirliğinden gergin çatışmaya dönüşen 20. yüzyıldaki ikili ilişkilerin tarihsel arka planını analiz etti. Türkiye ile Rusya arasındaki yakınlaşma faktörlerini saptamak için ikili ilişkilerin siyasi ve ekonomik unsurunu araştırdı. Türkiye ile Rusya arasındaki kilit konusu olan enerji alanına özel önem veriyor. Rusya ile Türkiye'yi birbirine bağlayan petrol ve gaz koridorlarının kapsamlı bir analizini ve iki ülke arasındaki nükleer enerji alanında işbirliğinin potansiyelini değerlendiriyor. Buna ek olarak yazar, Rus-Türk askeri-teknik işbirliğinin gelişmesindeki önemi belirtiyor. Bu sanayi ikili işbirliğinin nispeten yeni bir alanı. Ülkelerin askeri sanayi alanındaki etkileşimi büyük bir potansiyele sahiptir ve iki ülke arasındaki karşılıklı güven artışını göstermektedir. Yazar, Rusya ile Türkiye arasındaki askeri teçhizat ticaretinin yanı sıra güvenlik alanındaki işbirliğini de anlatıyor.Master Thesis Ayaklanma Mı Terörizm Mi: Suriye İç Savaşından İkilemler 2011-2015(2017) Özçelik, Necdet; Karasar, Hasan AliBu çalışmada, etki sahibi dört devletin 2011 ile 2015 yılları arasında Suriye İç Savaşında yeralan devlet dışı aktörleri ayaklanmacı veya terörist olarak tanımlanmalarındaki ikilemlerinin araştırılmasını hedeflenmiştir. Çalışma öncelikle, Suriye İç Savaşının tarihsel arka planını aktararak savaşan taraflar arasındaki çatışmanın nedenlerini sunmaktadır. Çalışma, savaşan dört önemli devlet dışı grup ile çatışma üzerinde etki sahibi dört devleti aktör olarak ele almıştır. Çalışmada ilk olarak, ayaklanma ve terörizm yedi parametere üzerinde kavramsal bir çerçeveye yerleştirilmiş, daha sonra devlet dışı aktörler bu parametrelere göre kimliklendirilmiştir. Parametrelerle kimliklendirilen devlet dışı aktörler, belirlenen dört devletin tanımlama yaklaşımları üzerinden karşılaştırılmış ve devletlerin dört devlet dışı aktörü ayaklanmacı veya terörist olarak tanımlamalarındaki ikilemleri ortaya konulmuştur. Çalışma, devletlerüstü seviyede kapsayıcı parametrelerle geliştirilmiş ortak bir terörizm ve ayaklanma tanımının gerekliliğini önermektedir. Anahtar kelimeler: devlet dışı aktörler, ayaklanma, terörizm, meşruiyet, tanımlamaMaster Thesis Libya-çad Çatışması (1976-1994)(2017) Shebli, Talal Ibrahım Moh; Karasar, Hasan AliBu tezde Libya ve Çad arasındaki çatışmanın siyasi ve askeri yönlerinin etkilerini araştırılacaktır. Bu çalışmada, savaş ve nedenleri üzerinde durulacaktır. Esas olarak, iki ülke arasındaki arazi Aouzou şeridine odaklanacaktır. Söz konusu olan bölge, Afrika ve güç sahibi olan koloniler arasında çekişme alanı ve kalıntıları olmuştur. Bu çalışma aynı zamanda çatışan gruplar hakkındaki Birleşmiş Milletlerin yaklaşımlarına yer vermektedir. Bu çalışma, Libya ve Çad arasındaki sınır çatışmasını incelemek ve her iki ülke üzerindeki sosyal ve politik etkilerini analiz etmek, çatışmadaki iki tarafın da izlediği politikalar ve askeri hedeflerinin zorluklarını ve sosyal etkilerini analiz etmeyi hedeflemektedir. Ayrıca, bu çalışmada bahsedilen çatışma sonrasında toplumda ortaya çıkan toplumsal ve siyasal yapı değişikliklerini değerlendirerek, uluslararası toplumun çatışmaya tepkisini gözden geçirerek elde edilen bilgi ve tüm bulguları sonuç kısımda özetlemektedir.Master Thesis Kosova Krizi Esnasında Rus Amerikan İlişkileri(2015) Cankara, Hasan Mert; Karasar, Hasan AliDünya yaklaşık yarım yüzyıl boyunca iki kutuplu olarak yönetildi. İkinci dünya savaşı sonrası gelişen süreçte, ABD'nin başını çektiği batı bloğu ve SSCB'nin öncülüğündeki doğu bloğu bu iki kutbu teşkil ettiler. Gerek ekonomik alanda gerekse askeri alanda, bu iki devlet ve beraberindekiler, kendi sistemlerini oluşturdu ve dünya bu iki devletin güç kullanımına sahne oldu. 1989'da Sovyetler Birliği'nin yıkılması ile resmi olarak bu iki kutuplu düzenin sona erdi. Bu andan sonra, dünya, Balkanlar başta olmak üzere yeni çatışma alanlarının oluşmasına sahne oldu. Eski Sosyalist Yugoslavya'nın parçalanışı, bölge üzerindeki hâkimiyet kurma yarışını beraberinde getirdi. Balkan Krizleri, Sovyetlerin yıkılmasının ardından kurulan Rusya'nın, yeniden toparlanması ve uluslararası alanda kendine yer bulma çabaları bakımından, zor birer sınavdı. 1990'ların sonlarına doğru Kosova'da ortaya çıkan kriz, büyük bir otorite tesis etme savaşını da beraberinde getirdi. 1989 yılında gerçekleşen anayasa değişikliği ile Kosova, özerk yapısını kaybetti. Bu ondan sonra yaşanan etnik çatışmalar bütün dünyanın dikkatini Avrupa'nın bu küçük toprak parçasına yöneltti. Eski gücünden uzakta olan Rusya bu kriz esnasında Yugoslavya'nın adeta hamisi gibi davranarak, hem tezlerini kabul ettirmeye çalıştı hem de BM Güvenlik Konseyi'ndeki veto hakkı ile olası bir askeri müdahalenin önüne geçmek istedi. Fakat batı savunma bloğu NATO, ABD öncülüğünde teammüler dışına çıkılarak, herhangi bir self-determinasyon hakkı oluşmadan ve Güvenlik Konseyi kararı olmadan 76 gün süren ağır bir hava hücum harekâtı gerçekleştirdi ve böylece Miloseviç'i anlaşma masasına oturmaya ikna etti. Bu kriz, Sovyetlerin dağılması ile kurulan Rusya ile süper güç ABD'nin adeta bir gövde gösterisine sahne olmuş, fakat o zamanda geçiş dönemindeki Rusların zayıflığından dolayı ABD'nin zaferi ile sonuçlanmıştır. Bu sebeple, halen günümüzde de devam eden ve en son Kırım'ın Ruslar tarafından ilhakı ile sonuçlanan çekişmelerin temeli olarak Kosova Krizi, bu çalışmada ele alınmıştır.Master Thesis Balochistan'ın Değişen Jeopolitik Önemi: Gwadar Limanı'nın ve Çin-pakistan Ekonomik Koridoru'nun (ipek Yolu) Örnek Bir Araştırması(2017) Hussain, Muzaffir; Karasar, Hasan AliBu çalışmada, Belucistan'ın jeopolitik önemi, birer mega proje olarak nitelendirilen Gwadar Limanı ve Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru bağlamında incelenmektedir. Buna ilaveten, Çin'in Pakistan'nın Gwadar Limanı'ndaki varlığından kaynaklanan değişen bölgesel ittifak sisteminin etkilerine de değinilecektir. Belucistan'ın Hint Okyanusu, Basra Körfezi ve Umman Denizi arasında bir kavşak noktası olması ve bu bölgenin deniz üzerinden enerji ticaretinin en yoğun olduğu bölge olmasına istinaden Belucistan'ın değişen jeopolitik önemi, Çin'in son yıllarda buraya olan ilgisini arttırmaktadır. Çünkü bir ülkenin coğrafi konumu, siyasi ve insanlık tarihi boyunca önemli bir rol oynamıştır. Ayrıca, devletlere iç ve dış politikalarını oluşturmalarında her daim yardımcı olmuştur. Çin, belirli çıkarlar gözetmektedir. Çin'in Güney Asya'da artan ilgisi, bölgenin jeopolitik önemi hakkındaki tartışmaları da tetiklemektedir. Bölgede daha etkin bir rol edinebilmek adına Çin, Pakistan ile multi milyar dolarlık bir anlaşma imzalamıştır. Bu çalışmada ayrıca, Çin'in Pakistan'daki artan varlığının bölgesel güç dengesi politikalarına etkilerinin yanı sıra, Gwadar Limanı ve Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru'nun gelişimiyle ilgili yerel ve ulusal rezervler deincelenecektir.Master Thesis Libya'da Çok Taraflı Silahlı Müdahale, 2011: Meşruiyet ve Gerekçeler(2019) Essa, Othman; Orhan, Duygu Dersan2011'de Libya'da barışcıl olarak başlayan protestolar, kısa süre içerisinde protestocular ile Libya hükümetinin güvenlik güçleri arasında açık bir savaşa dönüşmüştür. Bu durum, uluslararası toplumu sivilleri ve sivil nüfusu yoğun olan bölgeleri korumak için Libya'ya askeri müdahalede bulunmaya itmiştir. 2011'de Libya'ya yapılan çok taraflı silahlı müdahale, hem meşruiyeti, hem de müdahalede bulunan ülkelerin motivasyonları açısından bugün hala tartışma konusudur. Koruma sorumluluğu BM Güvenlik Konseyi'nin Libya'daki silahlı müdahaleyi yasallaştırma kararının yasal dayanağı olsa da, BM esas olarak Libya'da rejim değişikliğini gerçekleştirmeye odaklandı. Libya'daki sivillerin uluslararası toplumdan hızlı bir tepki gerektiren, kitlesel cinayet, zorla göç gibi diğer insan hakları ihlalleri riski altında olduğu açıktır. Ancak, Libya'daki BM misyonu, Libya halkının ihtiyaçlarından ziyade ulusal çıkarlarını ön plana koyan müdahaleci ülkeler tarafından kötüye kullanılmıştır. Libya'ya yapılan silahlı müdahale, Libya devleti açısından olumsuz sonuçlar doğurmuştur. Libya'daki potansiyel katliamlar bir dereceye kadar engellense de, askeri müdahale ne yazık ki Libya'yı başarısız bir devlet ve terör örgütü haline getirmiş, insan ticareti çeteleri, finansal yolsuzluk ve farklı milisler arasında sürekli savaş bugün Libya'nın gerçeği halini almıştır.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »
