6 results
Search Results
Now showing 1 - 6 of 6
Master Thesis Üçüncü Dalga Hegemonya Çalışmaları Perspektifinden Amerika Birleşik Devletleri-çin Egemenlik Mücadelesi(2021) Tamam, Aybige; Yıldırım, Nilgün EliküçükEn yerleşikleri güç geçişi teorisi ve hegemonik istikrar teorisi olan geleneksel hegemonya teorilerinin sınırlılıkları vardır ve uluslararası arenadaki çağdaş gelişmeleri, bu çalışmanın bağlamında spesifik olarak ekonomi alanındaki Amerika Birleşik Devletleri-Çin hegemonik mücadelesini, açıklamakta yetersiz kaldıkları görülmektedir. Bu çalışma, vaka çalışması olarak Kuşak ve Yol Girişimi ve Asya Altyapı ve Yatırım Bankasını ele alarak ekonomi alanında ABD ve Çin arasındaki egemenlik mücadelesini açıklamak için yeni bir teorik çerçeve kullanmaktadır; bu çerçeve yeni ortaya çıkan üçüncü dalga hegemonya çalışmaları kategorisine ait olan Bourdieu'nün çalışmalarını temel alan alan-odaklı bir hegemonya yaklaşımıdır. Bu çalışmanın ana argümanı, AAYB'nın öncelikli olarak ekonomik sermaye ve potansiyel olarak kültürel ve sembolik sermaye olarak ve KYG'nin öncelikli olarak ekonomik sermaye ve potansiyel olarak kültürel, jeopolitik, askeri ve sembolik sermaye olarak ekonomi alanında Çin tarafından ABD ile rekabet etmek için kullanıldığıdır. Farklı türdeki sermayeleri bir araya getirmek meta-sermayeye sahip olmak anlamına geldiğinden; sermaye çeşitleri arasındaki değişim oranını düzenleme yeteneğine ve bir alanı şekillendirme potansiyeline sahip olmayı kapsadığından ve en nihayetinde hegemonyayı beraberinde getirdiğinden, bu çalışma ile Çin'in uluslararası ekonomi alanının hiyerarşik yapısı içindeki mevcut konumunun nitel analitik yöntem kullanılarak yakın bir resmini çekmek amaçlanmıştır. Çalışmada, Çin'in uluslararası düzeyde ekonomi alanındaki gücünün mevcut durumda egemen bir düzeyde olmaması ve uzun vadeli bir gelecek projeksiyonu yapmanın zorluğu bir köşede tutularak; Çin'in ekonomi alanındaki gücünün AAYB ve KYG'nin çok yönlü sermayeler olarak kullanılmasıyla sürekli bir artış gösterdiği ve Çin'in mevcut uluslararası ekonomik düzende küçük değişiklikler yapmak için bazı girişimlerde bulunmasına rağmen, mevcut düzene büyük ölçüde uyum sağlayarak bu alanda lider aktör olma iştahı içinde olduğuna dair emareler gösterdiği sonucuna varılmaktadır. Anahtar Sözcükler: Geleneksel Hegemonya Teorileri, Üçüncü Dalga Hegemonya Çalışmaları, Bourdieu'nün Alan-Odaklı Yaklaşımı, Asya Altyapı Yatırım Bankası, Tek Kuşak ve Tek YolMaster Thesis Afrika'da Çin ve Batı Arasındaki Rekabetin Artırılması(2018) Assefa, Feven Zewdıe Assefa Feven Zewdıe; Ünal, HasanAfrika yıllarca geleneksel ve geleneksel olmayan güçler arasındaki rekabetin ortasında yer aldı. Bunun nedenleri, Afrika'nın jeopolitik ve coğrafi önemi, hammadde zenginliği ve ucuz işgünün bir fırsat olarak düşünülmesidir. Başlangıçta Avrupalılar Afrika kıtasına yönelik olumsuz görüşlere sahipken, zamanla kıtanın sahip olduğu zenginliklerin farkına vardılar ve kıtayı sömürgeleştirmeye başladılar. Ancak bugün, eski Avrupa güçlerinden gelen sömürgelerin sona ermesine rağmen, bu sürece geleneksel olmayan güçlerin de eklenmesiyle birlikte yeni bir sömürge dönemi başlamış oldu. Son yıllarda Afrika'daki önemini artıran ve küresel arenada pek çok kişinin merceğinde olan ülkelerden birisi de Çin'dir. Bu kapsamda Çin Afrika kıtasındaki politikasını 'kazan kazan stratejisi' çerçevesinde değerlendirmekte ve bunu ilahi bir güç olarak görmektedirler. Ancak, bu tez belirtilen durumun aksine, Çin'in yükselişinin ve uyguladığı stratejilerin geleneksel güçlerin yükselişi ve uyguladığı stratejilerle pek çok benzerliğe sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Bu çerçevede, tezde farklı dili, kültürü, politik ideolojisi ve kabileleri olan ve elli dört bağımsız devletten oluşan Afrika kıtasının tümü için tespit yapılması için, Güney Afrika Cumhuriyeti'ndeki Çin'in ve Batı'nın politikaları ele alınacaktır. Anahtar Kelimeler: Batı, Çin, Afrika, Güney Afrika Cumhuriyeti, sömürgecilikMaster Thesis Balochistan'ın Değişen Jeopolitik Önemi: Gwadar Limanı'nın ve Çin-pakistan Ekonomik Koridoru'nun (ipek Yolu) Örnek Bir Araştırması(2017) Hussain, Muzaffir; Karasar, Hasan AliBu çalışmada, Belucistan'ın jeopolitik önemi, birer mega proje olarak nitelendirilen Gwadar Limanı ve Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru bağlamında incelenmektedir. Buna ilaveten, Çin'in Pakistan'nın Gwadar Limanı'ndaki varlığından kaynaklanan değişen bölgesel ittifak sisteminin etkilerine de değinilecektir. Belucistan'ın Hint Okyanusu, Basra Körfezi ve Umman Denizi arasında bir kavşak noktası olması ve bu bölgenin deniz üzerinden enerji ticaretinin en yoğun olduğu bölge olmasına istinaden Belucistan'ın değişen jeopolitik önemi, Çin'in son yıllarda buraya olan ilgisini arttırmaktadır. Çünkü bir ülkenin coğrafi konumu, siyasi ve insanlık tarihi boyunca önemli bir rol oynamıştır. Ayrıca, devletlere iç ve dış politikalarını oluşturmalarında her daim yardımcı olmuştur. Çin, belirli çıkarlar gözetmektedir. Çin'in Güney Asya'da artan ilgisi, bölgenin jeopolitik önemi hakkındaki tartışmaları da tetiklemektedir. Bölgede daha etkin bir rol edinebilmek adına Çin, Pakistan ile multi milyar dolarlık bir anlaşma imzalamıştır. Bu çalışmada ayrıca, Çin'in Pakistan'daki artan varlığının bölgesel güç dengesi politikalarına etkilerinin yanı sıra, Gwadar Limanı ve Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru'nun gelişimiyle ilgili yerel ve ulusal rezervler deincelenecektir.Master Thesis Çin ve Batı: Ondokuzuncu Yüzyıl Boyunca Güç İlişkileri(2018) Küçükdeğirmenci, Oktay; Ünal, HasanBatılılar pek çok yeni silah, yeni tür fikirler ve onlar için neyin iyi olduğunu söylemeye ilgili misyonerlerle agresif bir güçle Çin'e ilk kez geldiklerinde, Çinliler daha önce böyle insanlarla karşılaşmadıkları için nasıl cevap vereceklerini bilmiyorlardı. Çok uzun zamandır başarılı oldukları için hazırlanmış değillerdi. Kendi başarıları konusunda halinden memnun olmuşlardı ve batılılar tarafından çok agresif bir şekilde meydan okunduklarında cevap vermede yeteri kadar başarılı olamadılar ve dolayısıyla her şeyi kaybettiler. Batı'nın bakış açısından bu Çin'den ne istedikleri anlamına gelir, ancak Çin'in onlardan ne beklediğini asla merak etmediler. Aslında Çinliler tarihlerinin çoğunda olduğu gibi sadece yalnız kalmak istediler. Fakat şimdi bu değişmek üzeredir ve bu değişim gelecek yüzyıllar için dünyayı dönüştürecektir. Bu tezin amacı 19. Yüzyıl da Çin ve Batı arasındaki güç ilişkilerinin nasıl olduğunu analiz etmek ve açıklamaktır. Bu kapsamda Batı ile karşılaşmadan önce Çin'de ki tarihsel ve siyasal koşullar ve bu ilişkilerin güç ilişkilerin temelinde nasıl devam ettiği incelenmiştir. Anahtar Kelimeler; Çin, Misyonerlik, Güç İlişkileri, BatıMaster Thesis Afganistan'da Abd ve Nato Varlığı Arasında Afganistan ve Çin İlişkileri(2021) Ibrahimkhil, Mohd Yousuf; Yıldırım, Nilgün EliküçükAfganistan, Güney Asya ile Orta Asya arasında stratejik bir kuşakta yer almaktadır. Stratejik konumu, komşu ülkeleri ve büyük güçleri cezbetmektedir. Tarihi açıdan bakıldığında Afgan halkının yerleştiği bölgede çok sayıda mücadele, savaş ve çatışma yaşamıştır. Bu nedenle, bu gekilmeler istikrarsızlığa, güvensizliğe neden olmuş, bu da bölgeyi olumsuz etkilemiştir. Afganistan, Sovyetler Birliği'nden ABD ve NATO'ya kadar birçok yabancı güçle karşı karşıya kalmıştır. Çin'in bu denklemde farklı bir konumu bulunmaktadır. Afganistan-Çin ilişkileri 1955 yılında diplomatik bağlarla tesis edilmiştir. 1955'ten önce coğrafi, ekonomik ve stratejik nedenlerle iki ülkenin resmi bağları bulunmamktaydı. İlişkilerin kurulmasından bu yana her iki ülkedeki siyasi değişiklikler, ülke politikalarının yolunu değiştirmekte ve ilişkileri etkilemektedir. Özellikle, Çin'in batısındaki komşularıyla ilişkilerini geliştirmeye yönelik yeni yaklaşımı olan Batı Kalkınma Stratejisi, ilişkileri canlandırmaktadır. Bu bağlamda, bu tez Afgan-Çin siyasi, ekonomik, ticari, kültürel ve askeri ilişkilerini 11 Eylül sonrası dönem açısından tartışacaktır. Afganistan Hükümeti ile Taliban arasındaki Barış ve Uzlaşma Süreci vurgulanarak Afganistan'a yönelik Çin politikası, Afganistan'ın normalleşmesine odaklanmaktadır. Ayrıca, tez Afganistan ile Çin arasındaki ilişkilerin birkaç on yıl içinde nasıl geliştiğini de değerlendirecektir. Çin'in Afganistan'daki çıkarlarının ve bölgedeki güvenlik endişelerinin gerekçelerini ele alınacaktır. Bu çalışma, her iki ülkenin öndegelen politikalarını ve istikrarı sağlamada farklı yaklaşımların rolünü analiz edecektir. Afganistan'ın komşusu ve stratejik ortağı olarak Çin'in NATO ve ISAF birliklerinin Afganistan'dan çekilmesinin ardından oynadığı rolü gözden geçiren çalışma, Çin'in bölge ve Afganistan'daki endişelerini ve amaçlarını da ele alacaktır.Master Thesis Soğuk Savaş Sonrası Dönemde Çin ve Abd'nin Afrika'da Aldığı Kalkınma Söylemlerinin Etkileri(2022) Husseın, Hannan Mohamed; Yalvaç, FarukSoğuk savaş sonrası dönemde Çin ve ABD, Afrıka ile olan ilişkilerinde farklı kalkınma söylemleri kullanmışlardır. Çin'in Afrika ile ilişkilerınde kullandığı iki kalkınma söylemi kazan-kazan işbirliği söylemi ve Konfüçyüsçülük söylemidir. ABD ise Afrika ile olan ilişkilerinde demokratikleşme ve insancıllık söylemeleri kullanmıştır. Bu tez bu farklı söylemlerin Afrika'daki etkisini ve sonuçlarını değerlendirmeyi amaçlamaktadır. ABD ve Çin in Afrika ile olan ilişkilerı bu söylemler çerçevesinde ya yeni bir sömürü ilişkisinin devamı ya da Afrika nın büyümesi ve gelişmesi için büyük bir firsat olarak görülmektedir. Tez bu sonucun Afrika Ülkerlerin benimseyecekleri politikların sonunda belireleneceğini ifade etmektedir.Afrika ülkeleri bu ilişkiyi olumlu bir yöne çevirebileceği gibi olumsuz sonuçlar da döğurabilir. ABD'nın askeri yardımı ve Çin'in altayapı yatırımları olumlu sonuçlar olarak değerlendirilebilecek iken, Çin altayapı yatırmalarının ortaya çıkardığı çevresel tahribat ile ABD'nin söylemlerinin ortaya çıkardığı etnik çatışmalar ve siyasi istikrarsızlık olumsuz sonuçlar olarak görülebelir. Gelişmek ve zenginleşmek için küresel güçlerle olan bağlantılarından en iyi şekilde yararlanmak Afrika ülkerlerine kalmıştır.
