Search Results

Now showing 1 - 10 of 19
  • Master Thesis
    Türkiye'nin Suriye Politikası 2011-2013
    (2014) Albayrak, Aksu; Ünal, Hasan
    Türkiye' nin Suriye Krizi' ne yönelik dış politikası değerlendirilmiş, ikili ilişkilerin seyrinde geçmişten günümüze durum tespiti yapılmış ve Arap Baharı' nın Suriye'deki gidişatının, ilişkilere olan etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Belirlemede ölçüt; ikili ilişkilerin geçmişi, mevcut uluslararası sistemin yapısı ve Orta Doğu'nun yaşadığı büyük değişim dalgası olmuştur. Çalışma kapsamında Arap coğrafyası ve Suriye' deki değişimler dikkate alınarak güvenlik açısından önem kazanan bölgede, Türk dış politikasının Suriye Krizine etkisiyle gelinen son dönem güvenlik durumu irdelenmiş ve muhtemel senaryolar üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: Türkiye, Suriye, Arap Baharı, Kriz, Güvenlik.
  • Master Thesis
    Suriye Krizi Denkleminde Türkiye Rusya İlişkileri
    (2016) Kılıçarslan, Mehmet Tolga; Ünal, Hasan
    Tarih boyunca karşılıklı rekabet ve çatışma içerisinde geçen Türkiye-Rusya ilişkileri önce Milli Mücadele sonra da Soğuk Savaş döneminde (1965-1980) ekonomik ve ticari işbirliği şeklinde devam etmiş ve 2000'li yıllardan itibaren çok yönlü bir işbirliği halini almış ve özellikle enerji alanında gelişmiştir. 2010 yılından itibaren Kuzey Afrika'da başlayan ve hızla Ortadoğu'ya yayılan Arap Baharı ateşi Suriye'ye de sıçramış ve bölgedeki dengeleri alt üst etmiştir. Krizin başlamasından sonra Türkiye ve Rusya'nın bölgeye ilişkin politikaları çatışmış, Türkiye Esad rejiminin karşısında yer alırken, Rusya Esad rejimini desteklemiş ve ikili ilişkiler bu gelişmelerden olumsuz etkilenmiştir. 2015 yılında Rus SU-24 savaş uçağının Türk F-16'larınca düşürülmesi ilişkileri kopma noktasına getirmiş, Rusya tarafından uygulamaya konulan ekonomik ambargolarla ilişkiler gerginlik aşamasından kriz safhasına taşınmıştır. Yaklaşık 8 ay süren kriz dönemi boyunca iki ülke de ekonomik olarak zorluklar yaşamış, iki ülkenin birbiri açısından vazgeçilmez konumda olduğu anlaşılmıştır. Suriye krizi ile birlikte farklı bir boyuta taşınan ikili ilişkiler, Rus uçağının düşürülmesi ile kriz dönemini yaşamış, kriz döneminden normalleşme safhasına geçiş uzun ve sancılı olmuştur. Buradan hareketle tezimizin amacı Suriye krizi ile başlayan değişim sürecinin Türkiye-Rusya ilişkilerine etkisini analiz etmek ve gelecekte Türkiye-Rusya ilişkilerinin nasıl şekilleneceğini değerlendirmektir. Anahtar Sözcükler Türkiye, Rusya, Suriye Krizi, SU-24, İkili ilişkiler.
  • Master Thesis
    Suriye Krizi Ekseninde Türkiye-iran İlişkileri
    (2015) Yılmaz, Muhsin; Ünal, Hasan
    Orta Doğu ve Kuzey Afrika coğrafyasında başlayan, siyasal, ekonomik ve toplumsal alanlardaki ayaklanma, Suriye topraklarını da etki altına alarak bölge dengeleri üzerinde son derece mühim sonuçlar meydana getirmiştir. Suriye'de Baas rejiminin otoriter tutumuna karşı, toplum reform talebinde bulunmuş ve kitlesel gösterilerde bulunmuştur. Esad yönetimli Baas rejimi ise yasal çerçevede bazı düzenlemeler yapmakla birlikte toplumun tepkisini sona erdirebilecek bir reform gerçekleştirememiş, ülke geneline yayılan kitlesel yürüyüşleri kolluk kuvvetleri ile bastırmaya çalışmıştır. Bu gelişme ülkeyi hızla iç çatışmaya sürüklerken, Türkiye ve İran'ın bölge politikasında yeni bir kırılma meydana getirmiştir. İran'ın statüko yanında yer alması, Türkiye'nin statüko karşısında olması ikili ilişkileri farklı bir rekabet alanına sürüklemiştir. Suriye'de ortaya çıkan rejim karşıtı ayaklanma gerek bölgenin önemli aktörlerini, gerekse büyük güçlerin dış politika gündemlerini meşgul ederek, önem arz etmiştir. Bölgesel dengeleri derinden sarsan söz konusu gelişmeler, Türkiye-İran arasında dış politikaları ve bölgesel siyasetleri üzerinde önemli sonuçlara yol açmıştır. Buradan hareketle bu tezin temel amacı, Suriye Krizi'nin meyil verdiği değişim dalgasının İran ve Türkiye'nin ikili ilişkileri üzerindeki yansımalarının ne düzeyde olduğunu analiz etmektir. Anahtar Sözcükler: Türkiye, Suriye, İran, Arap Baharı, Suriye Krizi, Bölgesel Rekabet
  • Master Thesis
    Suriye krizi ve sığınmacılar sorunu: önlemler ve politikalar
    (2018) Bilgiç, Semanur; Ünal, Hasan
    Suriye krizi, dünya tarihinde yaşanan kitlesel insan akımlarının en büyük olanıdır. Suriye'deki iç savaştan hareketle milyonlarca Suriyeli öncelikle can güvenliklerini korumak adına ülkelerini terk ederek başta Türkiye olmak üzere diğer ülkelere göç etmeye başlamıştır. Milyonlar ile ifade edilen bu göç hareketi, dünya ülkelerinin göç, mülteci ve sığınmacı konusunu tekrar ele alması gerektiğini ortaya koymuştur. Bu çalışma, Suriye odak noktasında yaşanan göç hareketinin en büyük ev sahibi olan Türkiye açısından ele almayı, ulusal ve uluslararası düzenlemeler kapsamında yapılanları ve yaşananları değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Türkiye, 4 milyona yakın Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapmaktadır. İnsani güvenlik yaklaşımı kapsamında mülteci kampları oluşturulmuş, 'açık kapı' politikası uygulanarak savaştan kaçan bütün Suriyeliler Türkiye'ye kabul edilmiş, ancak düşük bir oranda kamplara yerleştirilebilmiştir. Kamplara yerleştirilebilen Suriyelilerin her türlü ihtiyacı, olanaklar kapsamında giderilmeye çalışılmaktadır. Ancak kamplara yerleştirilen Suriyeli sayısı, Türkiye'ye gelen toplam Suriyeli sayısının çok az bir oranına karşılık gelmektedir. Kampların yetersizliği nedeniyle Türkiye'nin birçok bölgesine yayılan Suriyeli göçmenlerin büyük bir bölümü, ekonomik yetersizliklerinden dolayı bakıma ve desteğe muhtaç durumdadır.
  • Master Thesis
    Ayaklanma Mı Terörizm Mi: Suriye İç Savaşından İkilemler 2011-2015
    (2017) Özçelik, Necdet; Karasar, Hasan Ali
    Bu çalışmada, etki sahibi dört devletin 2011 ile 2015 yılları arasında Suriye İç Savaşında yeralan devlet dışı aktörleri ayaklanmacı veya terörist olarak tanımlanmalarındaki ikilemlerinin araştırılmasını hedeflenmiştir. Çalışma öncelikle, Suriye İç Savaşının tarihsel arka planını aktararak savaşan taraflar arasındaki çatışmanın nedenlerini sunmaktadır. Çalışma, savaşan dört önemli devlet dışı grup ile çatışma üzerinde etki sahibi dört devleti aktör olarak ele almıştır. Çalışmada ilk olarak, ayaklanma ve terörizm yedi parametere üzerinde kavramsal bir çerçeveye yerleştirilmiş, daha sonra devlet dışı aktörler bu parametrelere göre kimliklendirilmiştir. Parametrelerle kimliklendirilen devlet dışı aktörler, belirlenen dört devletin tanımlama yaklaşımları üzerinden karşılaştırılmış ve devletlerin dört devlet dışı aktörü ayaklanmacı veya terörist olarak tanımlamalarındaki ikilemleri ortaya konulmuştur. Çalışma, devletlerüstü seviyede kapsayıcı parametrelerle geliştirilmiş ortak bir terörizm ve ayaklanma tanımının gerekliliğini önermektedir. Anahtar kelimeler: devlet dışı aktörler, ayaklanma, terörizm, meşruiyet, tanımlama
  • Master Thesis
    Kolombiya ve Türkiye'de Geçici Koruma Altındaki Venezuela ve Suriye Nüfusu: Karşılaştırmalı Bir Çalışma
    (2022) Blandon, Kevin Augusto Ramirez; Akdemir, Tuğba Gürçel
    Bu tez, birbirlerinin mülteci deneyimini geliştirmek üzere, Suriye iç savaşı ve Venezuela ekonomisinin kötüleşmesiyle ortaya çıkan mülteci krizine çözüm bulmak adına Kolombiya ve Türkiye tarafından uygulanan politika ve programlara dair karşılaştırmalı bir tezdir. Bu çalışma, 20. yüzyılın ikinci yarısında Kolombiya'nın yaşadığı iç sorunlardan başlayarak, Afrika ve Asya'daki göç alan ülkelerin uyguladığı politikalar da dâhil olmak üzere dünyadaki güncel olaylara değinerek göç akışı yaratan önemli vakalardan oluşan tarihsel bir bölüm içermektedir. Karşılaştırmalı bir çalışma olarak bu tez, her iki ülke tarafından uygulanan politika ve programları; yasal çerçeve, sağlık, eğitim, işe erişim, barınma ve Suriyelilerin yarattığı krizle başa çıkmak için alınan uluslararası yardımlar gibi diğer önemli noktaları içermektedir. Bu ülkelerin politikalarındaki temel farklılıkları bulmak için inceleme sonrası elde edilen bilgiler çaprazlanmış ve sonuç olarak ülkelerin mülteci deneyimini geliştirmek adına verimli olabilecek unsurlara sahip olduğu bulunmuştur. Türkiye özelinde, ulusal ve uluslararası fonlardan Suriyelilere maddi yardım sağlanmasına yönelik gelen bütçenin Kızılay Kart sistemi ile uygulanması, mülteci nüfusuyla ilgilenilmesi adına sınır illerinde tam donanımlı kampların kurulması ve Suriyelilerin ülkede yerleştirmek adına yeniden dağıtım uygulamaları bu çalışmalardandır. Öte yandan, Kolombiya'nın deneyimi, geçici koruma sona erene kadar uzun süreli oturma vizesi sağlanması ve 2011'den sonra ülkede doğan çocuklara Kolombiya vatandaşlığı verilmesi gibi Türkiye ile paylaşılacak önemli hususlar içermektedir. Bu tez, Joseph Nye'ın akıllı güç teorisine dayanmaktadır ve bunların uygulanmasının dış politikada fayda sağlamak için nasıl değerli olabileceğini göstermektedir. Bu durumda Türkiye, yalnızca ülkeye değil, aynı zamanda mülteci nüfusuna da fayda sağlayan avantajlar ve anlaşmalar için mültecileri Avrupa Birliği ile olan ilişkisinde bir baskı unsuru olarak etkili olarak kullanmıştır. Bu durum, Kolombiya'nın mülteci nüfusu için avantajlar elde etmek adına bölgesel ölçekte kullanabileceği bir olguyu ön plana çıkarmaktadır. Anahtar Sözcükler: göç, sığınmacılar, Kolombiya, Türkiye, Akıllı güç
  • Master Thesis
    Yumuşak güç Avrupa Birliği'nin dış politika aktörü olarak Avrupa Ortak Dış Güvenlik Politikası ve Bosna, Kosova, Suriye krizleri üzerinden güvenlik politikalarının değerlendirilmesi
    (2017) Timuçin, Mehmet; Ünal, Hasan
    Bu tez çalışmasında ' Yumuşak Güç Avrupa Birliğinin Dış Politika Aktörü Olarak Avrupa Ortak Dış Güvenlik Politikası Ve Bosna, Kosova, Suriye Krizleri Üzerinden Güvenlik Politikalarının Değerlendirilmesi' amaçlanmaktadır. Bosna, Kosova, Suriye Krizleri karşısında AB tarafından uygulanan politikalar ve krizlerin gelişim süreci incelenerek AB'nin ODGP sürecinde ortaya koyduğu etkilerin neler olduğu değerlendirilmeye çalışılmıştır. Değerlendirmeler sonucunda uluslararası alanda küresel bir aktör AB'nin oluşturulmasına yönelik tespitler ortaya konup öneriler sunulmuştur. İlk bölümde kuramsal çerçeve çizilerek; Kimlik ve kültür, supranasayonel kimlik ve otorite, sivil güç, askeri güç, normatif güç ve neo yapısal fonksiyonalizmde Avrupa'nın entegrasyonu kavramları açıklanmıştır. İkinci bölümde AB'de ODGP ve tarihsel gelişim sürecini AB'de birlik fikrinin oluşması incelenecektir. Üçüncü bölümde ise AB'nin ODGP incelendiğinde ortak değerlere sahip bir politika yaratmaya amaçlasa da Bosna, Kosova ve Suriye Krizlerinde uyguladığı güvenlik politikalarının incelenerek AB ODGP yaklaşımının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Üç kriz arasındaki farklılıklar ve benzerlikler ortaya konarak belirlenen politikanın altında yatan nedenler irdelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sivil Güç, Askeri Güç, Normatif Güç, ODGP, EUROFOR.
  • Master Thesis
    Körfez Savaşı Sonrası Türkiye, Yunanistan ve Suriye'nin Savunma Politikalarının Türk Dış Politikasına Etkileri
    (2002) Çınar, Burak; Ersoy, Hamit
    Körfez Savaşı'nın bitimiyle Türkiye kendini hızla silahlanan bir bölgenin yanında bulmuştur. Böylece, Türkiye'nin klasik güç politikalarına öncelik verilmiştir. Bununla beraber, Türkiye'yi doğrudan hedef alan Yunan-Suriye ortaklığı sonrasında klasik bir iki cephelilik hali ortaya çıktı. Bu yarış doğrultusunda Türkiye, Yunanistan ve Suriye'nin izlediği savunma politikaları, bir iki cephelilik durumu yaratarak Türk Dış Politikası'nın belirlenmesine önemli etkilerde bulundu. Araştırmanın Giriş Bölümü'nde dış politika ve savunma politikaları arasındaki bağlantıları kurabilmek için temelde bazı konular incelenmektedir. Öncelikle çizilen teorik çerçeve içinde araştırmaya anlam kazandıran savaş, ulusal güç ve strateji kavranılan tanımlanmakta ve ardından da Realizm ve Güç Dengesi konulan gelmektedir. Sonra, araştırma dönemine göz atılmaktadır. İkinci Bölümde, Türkiye, Yunanistan ve Suriye çeşitli açılardan mevcut veriler doğrultusunda incelenmektedir. Önce Türkiye'nin Soğuk Savaş sonrasında bölgedeki yeri ve yeni tehdit algılaması, karar-alma mekanizması, savunma politikası ve Türk Dış Politikası ele alınmaktadır. Ardından, Yunanistan'ın Soğuk Savaş sonrası bölgedeki durumu ve bölgesel sorunlan, karar-alma mekanizması, bağlantılı olarak Kıbrıs Rum Kesimi'nin durumu ve rolü ile Yunan Savunma Politikası incelenmektedir. Son olarak Suriye'nin Soğuk Savaş sonrası bölgedeki durumu ve bölgesel sorunlan, karar-alma mekanizması, askeri ve siyasi tecrübeleri ve Suriye'nin savunma politikası anlatılmaktadır. Üçüncü Bölümde, Suriye ile Yunanistan arasındaki yakınlaşma anlatılmakta; önceki bölümler üzerine analiz yapılırken Türkiye'nin girmesi muhtemel bir savaşta yaşanacak iki cepheliliğin yer, zaman ve gelişimi üzerinde durulmakta, İki Buçuk Savaş Stratejisi 'ne de dikkat çekilmektedir. Ek olarak, olası dış müdahaleler gözönünde bulundurularak, bu savaşa doğrudan ya da dolaylı etkileri tartışılmaktadır. Dördüncü Bölümde ise, üç ülkenin savunma politikaları sonucu ortaya çıkan silahlanma yansı kapsamında üç ülkenin askeri yetenekleri, savunma sanayilerindeki gelişmeler, teknoloji transferleri ile bu yansın sosyo-ekonomik maliyetine yer verilmektedir. Bu yolla, 'S-300' ve 'Kardak' krizleri ile Türkiye ile Suriye arasında savaşa yol açmak üzere olan Suriye'nin PKK'ya verdiği destek açıklanmaktadır. Aynca, Türkiye ile İsrail arasındaki savunma anlaşması ve siyasi yansımaları değerlendirilmektedir. Sonuç Bölümü'nde ise, Türkiye'nin kazanımları ve kayıpları tartışılmakta ve Türkiye'nin politikaları için bazı öneriler de getirilmektedir.
  • Master Thesis
    Arap Baharı Sonrası Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya Federasyonu'nun Suriye'deki Rekabeti
    (2023) Sohta, Rami; Orhan, Duygu Dersan
    Bu araştırmada Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Rusya Federasyonu'nun (Rusya) Suriye'deki çıkarları ve müdahale sebepleri üzerinden Suriye'deki rekabetleri incelenecektir. ABD ve Rusya İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Ortadoğu'da ve Suriye'de rekabet halinde olmuşlar, her iki güç Suriye İç Savaşı sonrası Suriye'de kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmişlerdir. Rusya Suriye sorununu uluslararası sistemdeki yerini güçlendirmek için bir araç olarak görürken, ABD bu sorun aracılığıyla Ortadoğu'yu tamamen kontrol altına alıp bölgedeki hakimiyetini güçlendirmeyi hedeflemiştir. Suriye savaşındaki ABD ve Rusya'nın rolü doğrudan askeri ve siyasi müdahale ve vekalet savaşları yoluyla gerçekleşmiş, Rusya Suriye rejiminin yanında yer alırken ABD muhalefetin yanında yer almış fakat DEAŞ terör örgütünün ortaya çıkmasıyla her iki taraf DEAŞ'ile mücadele konusunda birleşmiştir. ABD ve Rusya Suriye'de askeri üsler kurarak kendi çıkarlarını korumaya çalışmıştır, ABD Suriye'de petrol ve doğalgaz kaynaklarını kontrol altına alırken Rusya sıcak denizlere inme politikası çerçevesinde Akdeniz'deki hakimiyetini arttırmıştır.
  • Master Thesis
    Işid'in Ortaya Çıkışı ve Türkiye
    (2018) Yüksel, Serdar; Ünal, Hasan
    IŞİD terör örgütü Arap Baharı'nın Suriye'ye gelmesiyle oluşan iç savaşı ve zaten istikrarsız bir görüntü veren Irak'ta kendisine hakimiyet alanı kurarak devlet olma yolunda ilerleyen bir görüntü çizdi. Irak ve Suriye ile tarihsel yakınlığın yanında sınır komşusu olan Türkiye ise bu süreçte en çok etkilenen devlet oldu. Türk dış politikasının bu dönemde geliştirdiği politikalar, bölgenin siyasi istikrarın da etkili olmuştur. Türkiye bu dönemde aktif ve çok yönlü dış politikasıyla sadece Ortadoğu da değil dünya çapında yaptığı eylemlerle yankı uyandıran IŞİD terör örgütüne karşı yürüttüğü politikalarıyla bölgede söz sahibi olmayı hedeflemiştir. Bu çalışma Türk dış politikasında alınan kararların anlık değişkenlerini ve iç politikasına nasıl yansıdığı üzerine tartışmayı amaçlamaktadır. Bu noktada bir sonuca varabilmek için AKP hükümetinin Türk dış politikasında alışılagelmişliğin dışına çıkan bazı kararları ve dış sorun olarak görünen Irak, Suriye ve IŞİD politikalarının iç sorunlarını da tetiklemesiyle yaşanan olaylardan da yararlanılmıştır. Böylelikle söz konusu değişimlerin yıllara ve şartlara göre Türk iç ve dış siyasetinde köklü değişikliklere gidildiği ve IŞİD konusunda anlaşmalara dayanan bir çözüm seçtiği görünmektedir. Anahtar Kelimeler: Türk Dış Politikası, Dış Politika Değişkenleri, IŞİD,