74 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 74
Master Thesis İş Yerinde Oluşan Stresin Çalışanlar Üzerindeki Etkileri; Acil Servis Hizmetleri Kapsamında Bir Uygulama(2011) Çevik, Meral; Tengilimoğlu, DilaverStres, kaçınılmaz etkenlerin bireyin psişik dengesini bozması ile ortaya çıkan gerilim ve zorlanma halidir. Her ne kadar hayat şartları ve iş koşulları açısından, bireylerin hayatları farlılık gösterse de, herkes belli bir ölçüde stresten etkilenmektedir. İşe bağlı stres, performansı düşürür, iş kazalarına sebep olur, çalışanların ilişkilerini bozar, depresyon ve kaygı bozukluklarına yol açar, ayrıca çok derin psikolojik ve fizyolojik zararlar oluşturur. Ancak insanın amacına ulaşması ve motive olması için makul bir stres olumlu etki yaratmaktadır. Yani belli bir seviyeyi aşmadıkça stresin insanı çalışmaya teşvik ettiği ve başarısını arttırdığı söylenebilir.Araştırma, iş yerinde oluşan stresin, acil serviste çalışan doktor ve hemşireler üzerindeki etkilerini belirlemek amacıyla tanımlayıcı ve analitik bir araştırma olarak planlanmıştır.Araştırma, Ankara'da bulunan Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Özel Medicana ve Özel Bayındır Hastane'lerinden yazılı ve sözlü izinler alınarak, Şubat 2010 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma toplam 131 sağlık çalışanı ile anket tekniği gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın büyük bir kısmını 26-30 yaş grubundaki çalışanlar oluşturmaktadır. Katılımcıların büyük bir kısmı iş yükünün fazla olduğunu ifade etse de, mesai süresinde işlerini bitirememe kaygısı taşımadıkları, işlerini eve taşımadıklarını, yeni eklenen sorumlulukları başkasına devretmek yerine kendileri üstlendikleri belirlenmiştir. Hem mükemmel bir eş, hem mükemmel bir çalışan, hem mükemmel bir ebeveyn olmanın katılımcılar için önemli olduğu belirlenmiştir. İş yükünün çalışanlar üzerinde önemli bir stres faktörü olmadığı görülmüştür. Stresin çalışanlarda en fazla yorgunluk, gerginlik, baş ağrısı ve uykusuzluk şikayetlerine neden olduğu belirlenmiştir. Çalışanların sosyodemografik özellikleriyle stresin olumsuz etkileri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Stres ölçeğine göre toplam stres puanı 28,031±3,792 (minimum 18, maksimum 38)'dir. Bu da acil servis çalışanlarının stres düzeyinin yüksek olduğunun göstergesidir.Master Thesis Sağlık Kuruluşlarında Toplam Kalite Yönetimi Akreditasyon Uygulamaları ve Kalite Algısı Arasındaki İlişkinin Belirlenmesi: Örnek Bir Uygulama(2016) Sarıduman, Müşerref; Şenalp, Mehmet GürsanSağlık çalışanlarının Akreditasyonun Faydaları, Akreditasyon Çalışmalarında Çalışanların Katılımı, Kalite Yönetimi ve Kalite Sonuçları konularındaki düşüncelerinin belirlenmesi ve söz konusu konuların birbiri ile ilişkisinin belirlenmesi amacıyla hazırlanan bu çalışma Ankara ili akredite sağlık kuruluşlarında gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında Akreditasyonun Faydaları; Akreditasyon Çalışmalarında Çalışanların Katılımı; Kalite Yönetimi; Kalite Sonuçları yaş, cinsiyet, eğitim, görev, görevde çalışma süresi, bu kurumda çalışma süresi gibi değişkenler dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Yapılan analizler neticesinde katılımcıların ankette yer alan sorulara ağırlıklı olan benzer cevaplar verdikleri ve değişkenler arasında anlamlı farklar olmadığı tespit edilmiştir. Ancak kalite sonuçları bakımından erkek katılımcıların katılım düzeyleri kadınlara oranla daha yüksektir. Ayrıca Bu kurumdaki çalışma süresi farklı olan gruplar arasında Kalite Sonuçları ölçeği açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmaktadır. Buna göre bu kurumdaki çalışma süresi 11-15 yıl arası olanların Kalite Sonuçları ölçeği sıra ortalaması puanı en yüksektir. Anahtar Kelimeler: Akreditasyon, Kalite Yönetimi, KaliteMaster Thesis Birey Sağlığı, Toplum Sağlığı ve Uluslararası Sağlık Çerçevesinde Güvenlik Kavramının Değerlendirilmesi: Türkiye'deki Suriyeli Mülteciler Örneği(2016) Kantaroğlu, Damla Altınışık; Aygül, CenkGüvenlik kavramı bireysel alandan kamusal alana kadar kapsama alanı çok geniş bir kavramdır. Tarihsel olarak bakıldığında da güvenlik kavramının ham halinin ilk olarak antik yunanda kullanıldığını görüyoruz. Zamanla insanların ve toplumun tehdit olarak hissettiği ve korunma yönündeki ihtiyaçlarına göre de şekillenmeye başlamıştır. Bu çalışmanın amacı başta güvenlik teorilerinin düşünsel temellerini açıklayarak tarihsel olarak güvenlik kavramını inceledikten sonra sağlık ve güvenlik arasında nasıl bir bağ olduğunu ortaya koymaktır. Bunun için de 'Dünyada sağlık sorunları bir güvenlik tehdidi olarak algılanıyor mu? Bu yönde büyük güçlerin/devletlerin ve örgütlerin planladıkları veya uyguladıkları politikaları var mı?', 'Türkiye tarihinde ve son dönem Türkiye'sinde, Suriye örneği üzerinden, güvenlik tehdidi olarak görülen hastalıklar ve uygulanan politikalar nelerdir?' sorularına cevap aranacaktır.Master Thesis Kronik Hastalığı Olan Kişilerin Covid-19 Pandemi Döneminde Sağlık Hizmeti Kullanım Düzeylerinin Belirlenmesi: Ankara İli Örneği(2022) Koca, Şeyma Nur; Tengilimoğlu, Dilaver2019 yılının sonlarında Çin'de ortaya çıkıp tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 enfeksiyonu 13 Ocak 2020 yılında tanımlanmıştır. 2021 yılının sonlarında hala devam etmektedir. Covid-19 ateş, nefes darlığı ve öksürük, tat ve koku kaybı gibi belirtiler göstermektedir. Türkiye'de ilk vaka 11 Mart 2020 tarihinde açıklanıştır. Pandemiden en fazla etkilenen grupların başında kronik hastalığı olan insanlar gelmektedir. Bu araştırma pandemi döneminde kronik hastalığı olan bireylerin hastane kullanım düzeylerini belirlemek, yine bu dönemde ilaçlarını almakta sıkıntı yaşayıp yaşamadıklarını ortaya koyma, alınan tedbirleri yeterli bulma düzeyleri, aldıkları tedavi maliyetinin uygun olup olmadığı, istediği zaman sağlık hizmetine ulaşıp ulaşamadığını, alınan sağlık hizmetinden memnun olma düzeylerini belirlemek gibi birçok konuyu ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırma evrenini Ankara ilinde yaşayan ve kronik hastalığı bulunan 302 kişi oluşturmaktadır. Katılımcıların %22,2'si Covid hastalığını geçirmiştir. Büyük bir çoğunluğu (%80,8)'i pandemi döneminde devlet hastanesinden hizmet almıştır. Katılımcıların çoğu (%82,5), kronik hastalık için kullanılan ilaçlara erişimde sıkıntı yaşamadığını ifade etmiştir. Elde edilen bulgular ışığında sağlık yöneticileri için çeşitli öneriler geliştirilmiştir.Master Thesis Hemşirelik Hizmetlerinde Yönetsel ve Organizasyonel Sorunların İncelenmesi: Gata Hemşirelik Hizmetlerinde Bir Uygulama(2012) Bolat, Melahat; Törüner, A. MeteBu araştırmada, hemşirelik hizmetlerinde yönetsel ve organizasyonel sorunların incelenmesi, sorunların belirlenmesi ve çözüm önerileri getirilmesi amaçlanmıştır.Araştırmanın evrenini, GATA hemşirelik hizmetlerinde görev yapan 592 hemşire ve yönetici hemşire oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem seçimine gidilmemiş ve tüm evrene ulaşılmaya çalışılmıştır. Çeşitli sebeplerle ulaşılamayan hemşireler çalışma dışı bırakılmıştır. Sonuç olarak 460 hemşireye veri toplama formu ulaştırılmış ve 407 tanesi geri dönmüştür (geri dönüş oranı % 88,5).Araştırmada verilerin toplanması için ikişer bölümden oluşan hemşire ve yönetici hemşirelere yönelik anket formu kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin değerlendirilmesinde, SPSS for Win. 18.0 programı kullanılmıştır. Verilerin dağılımlarını göstermek için sayı ve yüzdelikler, tanımlayıcı verilerin istatistiksel karşılaştırılması için Ki-Kare testi ve tanımlayıcı istatistikleri için aritmetik ortalama, standart sapma gösterimi kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık için ?p? değeri 0,05 alınmıştır.Araştırmada, hemşirelik hizmetlerini yönetsel ve organizasyonel çalışmalarını kısıtlayan kurumsal faktörler ile yönetsel ve organizasyonel sorunlar değerlendirilmiştir. Yönetsel ve organizasyonel sorunlar yönetim süreci işlevleri olan planlama, organize etme, yöneltme, koordinasyon, kontrol ve eğitim-geliştirme faaliyetlerine göre incelenmiştir.Yönetici hemşirelerin çalışmalarını kısıtlayan sorunlardan yönetimi ilgilendiren konularda bağımsız kararlar alamama yüksek düzeyde yaşanan bir sorundur. Ayrıca yüksek düzeyde yaşanan bir sorun olan hemşire sayısının yetersizliği, yasa / yönetmelikler ve hemşirelerin kurumdan ayrılmalarından kaynaklanmaktadır.Hemşirelerin karşılaştıkları yönetsel ve organizasyonel sorunlardan, hemşire sayısı yetersizliği, ücret yetersizliği, görev, yetki ve sorumluluk belirsizliği, hemşirelik yönetimini ilgilendiren konularda diğer uzmanlık alanlarının müdahalesi, iletişim kopukluklarının yaşanması, kalite çalışmalarının ve hizmet içi eğitimin yetersizliği yüksek düzeyde yaşanan sorunlardır.Yönetim pozisyonlarına görevlendirilen hemşirelere yönetim ve organizasyon eğitiminin verilmesi, hemşirelerin görev, yetki ve sorumluluklarının belirlenebilmesi için iş tanımı ve iş gereklerinin oluşturulması, etkili motivasyon gereçleri kullanılarak hemşirelerin iş doyumunun sağlanması, performans değerleme kriterlerinin oluşturularak çalışanlarla paylaşılması, organizasyon içinde etkili iletişimin ve alınan kararlara katılımın sağlanması; sorunlara yönelik çözüm önerileri olarak değerlendirilmiştir.Anahtar kelimeler: Yönetsel ve organizasyonel sorunlar, hemşirelik yönetimi, sağlık hizmetleriMaster Thesis Kaizen - Sürekli İyileştirme ile Hastanede İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi(2014) Yılmaz, Şerife; Ülker, Halil İbrahimSağlık hizmetlerinin toplum tarafından arzulanan düzeyde, kaliteli üretilebilmeleri için insan kaynağının niteliği, niceliği, örgütlenişi ve koordinasyonu büyük önem taşımaktadır. Sürekli gelişmenin sağlanabilmesi için; işletmelerin değişimlere karşı çabuk reaksiyon verebilmesi, uyum sürecini rahat bir şekilde geçirebilmesi, üst yönetiminden en alt kademedeki çalışanına kadar işletmenin her düzeyinde sürekli gelişme felsefesinin benimsetilmesi ve insan kaynaklarının becerilerinin sürekli geliştirilmesiyle başarılacaktır. Kaizen –Sürekli İyileştirme Stratejisi, sağlık hizmetleri kalitesinin birincil belirleyicileri olan insan kaynaklarının, karşılaşılan problemlere hızlı ve akılcı çözüm önerileri üretebilmeleri için, karar alma süreçlerinde aktif rol oynamalarını sağlamak amacıyla, eğitim faaliyetlerine önem vermekte ve çalışanların bilgi düzeylerini yükselterek, yeteneklerini geliştirerek, yaratıcılıklarını ortaya çıkartarak ve motivasyonlarını arttırarak hastanede görev alan herkesin iyileştirme çalışmalarına katılımlarını desteklemekte ve böylece sağlık hizmetlerinde kaliteyi sağlamaktadır. Bu çalışma, Kaizen – Sürekli İyileştirme Stratejisi'nin hastanelerde uygulanmasıyla gerek bilgi, beceri gerekse başarı ve motivasyon açılarından hastanelerde insan kaynaklarının gelişimlerinin desteklenebileceğini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırma Ankara'da hizmet veren İSO: EN 9001 belgesine sahip Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi' nde görev yapan doktor, eczacı, hemşire, ebe ve diyetisyeni kapsamaktadır. Araştırmada anket yöntemi uygulanmıştır. Araştırmaya 192 kişi katılmıştır. Çalışmada elde edilen sonuçlar SPSS 18.0 paket programına girilerek analizi yapılmıştır. Analiz yöntemleri olarak; parametrik olmayan testlerden Ki-Kare Testi ve parametrik olan önemlilik testlerinden T-Testi ve Varyans Analizleri kullanılmıştır. Anlamlılık değeri olarak 0,05 belirlenmiştir. Ankete katılan hastane çalışanlarının çoğunluğunun Kaizen'in hastanelerde insan kaynaklarını geliştirdiğine yönelik görüşleriyle, Kaizen - Sürekli İyileştirme İle Hastanelerde İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi konulu tezi desteklediği belirtilmiştir. Anahtar Sözcükler 1. Kaizen 2. Sürekli İyileştirme 3. İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi 4. Hastane ve Sağlık Hizmetleri 5. Toplam Kalite YönetimiMaster Thesis Palyatif Bakım Hastalarına Yönelik Bakım Yeri Tercihi (hasta Yakını ve Sağlık Çalışanı Üzerine Bir Araştırma )(2014) Aksakal, Hurişah; Bircan, İsmailPalyatif bakım hizmetlerinin ülkemizde gelişmesi ve uygulanabilir olması, hasta hakları açısından bir zorunluluk aynı zamanda son dönem hastaları için sağlık hizmetinin kalitesinin arttığının bir göstergesidir. Hastaların ağrı ve acılarını azaltmaya veya tamamen dindirmeye çalışmak uzman disiplinler arası bir ekip çalışmasını gerektirmektedir. Doğumla beklenen yaşam süresinin uzaması insanoğlunun en önemli başarılarındandır. Bu aşamada hedef yaşamın niteliğinin artırılmasıdır. Yaşamın niteliğini artırma çalışmaları bakım süreleri uzun süreç alan yaşlı, engelli ve kronik hastalıkları olan bireylerde yoğunlaşmaktadır. Bu uzun bakım sürecinin kurumsal merkezlerde karşılanmaya çalışılması hasta ve yakını, kurumsal merkez ve aynı zamanda o ülkenin ekonomisi açısından ciddi sorunlar ortaya çıkarmaktadır. Bu nedenle hastanın tüm gereksinimlerinin kendi ev ortamında karşılanabilir olması için gerekli yasal düzenlemelerin, sağlık sigorta sistemimizin revizyonunun ve en önemlisi bu hasta gruplarının evde takip ve izlenebilir olması için gerekli teknolojik alt yapının sağlanmasının gerektiği düşünülmektedir. Araştırma Ankara Ulus Devlet Hastanesi sağlık çalışanları ile palyatif bakım kliniğinde bakım hizmeti alan hasta yakınlarına gerekli tüm izinler alınarak Temmuz 2013' de yapılmıştır. Çalışma 120 sağlık çalışanı ve 76 hasta yakını ile anket tekniği uygulanarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sonucunda sağlık çalışanları hastası ve kendisi için bakım yeri tercihini ev yönünde kullanırken, hasta yakınları gerekli koşullar ev ortamında oluşturulduğu takdirde hastası ve kendisi için bakım yeri tercihinin ev olabileceğini ifade etmişlerdir. Anahtar Kelimeler: 1. Evde Sağlık ve Bakım Hizmetleri 2. Palyatif Bakım 3. Tercihler 4. Hasta Yakını 5. Sağlık ÇalışanıMaster Thesis Özel Hastane Çalışanlarının Yaşadıkları Stresin Çalışan Motivasyonuna Etkisi(2019) Özdil, Elif Sema; Tengilimoğlu, Dilaver; Tengilimoğlu, Dilaver; Tengilimoğlu, Dilaver; Business; BusinessBu araştırma sağlık sektöründe faaliyet gösteren özel bir hastanede çalışan iş görenin üzerinde baskı oluşturan stresin, iş görenin motivasyonu üzerindeki etkisini ölçmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Gaziantep ilinde faaliyet gösteren özel bir hastanede çalışan 400 iş gören oluşturmaktadır. Araştırma 02.01.2019 – 31.01.2019 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırmada örneklem seçilmemiş, hastanede çalışan 400 iş görenin tamamına ulaşılmaya çalışılmış ve araştırmaya hastane iş göreninin %72'si (287 iş gören) katılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler SPSS 23.0 programı ile analiz edilmiştir. Araştırmada iki grup ortalaması arasındaki farkı test etmede t testi, üç veya daha fazla grup ortalaması arasındaki farkı test etmek için tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Ayrıca stresin motivasyon üzerine etkisini tespit edebilmek amacıyla regresyon analizi ile stres ve motivasyon arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre hastane iş göreninin iş stresinin motivasyonları üzerinde negatif bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca sosyo-demografik özelliklere göre hastane iş göreninin 'cinsiyet değişkeni' bakımından stres boyutunda ve 'medeni durum' değişkeni bakımından motivasyon boyutunda gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Hastane iş göreninin diğer sosyo demografik özellikleri ile stres ve motivasyon boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Yapılan korelasyon analizi sonucunda stres ve motivasyon arasında pozitif zayıf yönlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca Standart regresyon katsayısına göre stres değişkenindeki 1 birim artışın genel motivasyon değişkeninde 0,185 birim azalışa neden olması beklenir.Master Thesis Sağlık Sektöründe Hizmet Konumlandırması: Ankara İlinde Kamu Hastanesi Uygulama Örneği(2012) Cantürk, Özlem; Seval, HalilDünyada sağlık hizmetlerinde pazarlama faaliyetleri 1970'li yıllarda önem kazanmaya başlamıştır. İlk kez Trout tarafından 1972 yılında ortaya atılan ve pazarlama stratejilerinin temelini oluşturan konumlandırma kavramı ürün yada hizmetin rakiplerine üstünlük sağlayacak şekilde farklı bir yönüyle tüketicilerin zihninde yer alması şeklinde tanımlanabilir.Bu çalışma; sağlık işletmelerinin konumlandırma faaliyetleri sonucunda, hastaların sağlık hizmeti alırken; sağlık kuruluşunu tercih etme kriterlerinin saptanması, hastaların sağlık kuruluşunu değiştirme kriterlerinin belirlenmesi ve sağlık kuruluşunun markalaşma süreçlerinin değerlendirilerek markanın önemi ile ilişkisinin tanımlamayı hedeflemektedir.Toplam 13 sorudan oluşan ankette ana soruların altında sıralanan alt soru sayıları ile toplam 48 soru mevcuttur. Sorular 5'li likert ve çoktan seçmeli sorulardan oluşmaktadır.Ankete katılan 100 denekten 48 tanesi kadın, 52 tanesi erkektir. Ankete katılan 100 deneğin 27 tanesi 20 yaş ve altı, 34 tanesi 21-40 yaş arası, 22 tanesi 41-60 yaş arası, 17 kişi ise 61 yaş ve üzeri insanlardır. Diğer bir deyişle deneklerin %27si 20 yaş ve altı gurupta,%34ü 21-40 yaş gurubunda,%22si 41-60 yaş gurubunda,%17si ise 61 ve üzeri yaş gurubunda yer almaktadır.Marka olmayı hedefleyen bir sağlık kuruluşu öncelikli olarak; kalite politikalarını, hastanenin amaçlarını, hedef kitlesini ve hastanenin vermek istediği mesajlarını belirlemek zorundadır.Sonuç olarak, hastaların markalaşma süreçleriyle ilgili ifadelere katılım düzeylerine baktığımızda; Hastanenin marka olması, Hastanenin iç dekorasyonu, genel fiziki görünümü, odaların konforu, Hastanenin temiz ve hijyenik olması, Uzman kadronun eğitim bilgi ve tecrübeleri, hastanede kullanılan cihazların ileri teknolojik donanıma sahip olması kriterlerinin önemli olduğu düşünülmektedir.Anahtar kelimeler: sağlık hizmetleri, hizmet konumlandırması, sağlık hizmetlerinde pazarlamaMaster Thesis Bireylerin Hastane Seçiminde Hastanenin Tanınırlığı ve Kurumsal Marka İmajı Tercihleri Analizi(2016) Sunal, İlknur; Bircan, İsmailÜlkemizde sağlık hizmetlerinin çeşitliliği, artan hastane sayısı ve hastanelerin birer işletme olduğundan yola çıkılarak, hastanelerin kurumsal marka imajı oluşturmak için gerçekleştirdiği faaliyetlerin, bireylerin hastane seçiminde ne kadar etkili olduğu, var olan ya da yeni kurulacak hastanelere fikir oluşturması, toplum sağlığının korunması amacıyla bu araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın ilk bölümünde marka kavramına, marka değeri unsurlarına ve marka çeşitlerine yer verilmiş, teknolojinin kurumsal marka imajı üzerindeki etkisi anlatılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde Türkiye'deki sağlık sektörünün tarihçesi ve gelişimi anlatılmış, özel sağlık sektörünün önemi ve sağlık hizmeti pazarlaması konuları incelenmiştir. Araştırmanın üçüncü bölümünde alan araştırması yapılmıştır. Alan araştırmasında Ankara ili Keçiören ilçesinde bulunan iki kamu iki özel hastanenin polikliniklerine başvuran bireyle anket uygulanmıştır. Uygulanan anketler SPPS 16.0 programı ileölçülebilir verilere dönüştürülerek, çalışmaya bilimsel dayanak sağlanmıştır. Çalışmanın sonucunda bireylerin demografik ve sosyal değişkenlerine göre; internet ve sosyal medyadan tedavi olacakları hastane ile ilgili bilgi alma durumu artmaktadır.hastanelere ulaşımın kolay olması tüm bireylerin hastane tercihlerini etkilemektedir. Hastanelerin fiziki şartlarının ve çevre düzenlemesinin doğru yapılandırılmış olması, doktorun alanında uzman olması, hastanenin randevu saatlerine uygun davranması, hastanenin tanınır olması, hastanenin yeni teknolojiyi takip etmesi, hastane isminin kolay söylenebilir olması, uluslararsı kalite belgelerinin olması, hastanenin SGK ile ve markalaşmış, marka değeri taşıyan kuruluşlarla anlaşmasının olması, hastanenin sponsorluk faliyetleri gerçekleştirmesi, çalışanların güler yüzlü olması hasta ve hasta yakınlarına tutarlı bilgiler vermesi bireylerin hastane tercihlerini etkilemektedir.
