Search Results

Now showing 1 - 10 of 10
  • Master Thesis
    Yerel Yönetimlerde Blok Zinciri Tabanlı Akıllı Şehir Kartı Kullanımı: Ankara, İstanbul ve Konya Büyükşehir Belediyesi Örneği
    (2022) Tokay, Gülen; Mühürcüoğlu, Korhan
    Küreselleşme sonucunda giderek büyüyen şehirler ve buna bağlı artan nüfus yerel yönetimleri birçok yapısal sorunla karşı karşıya getirmiştir. Bu sorunların üstesinden gelmek amacıyla ortaya birçok model konulmuştur. İşte bu modellerden biri olan akıllı şehirler, insan odaklı teknoloji temelinde yenilikçi dijital çözümler ortaya koymaktadır. Son zamanlarda yeni gelişmekte olan blok zinciri, akıllı şehir modelini ileriye taşıyarak yerel yönetimlerin ve buna bağlı şehirlerin içerisinde bulunduğu yapısal sorunların çözüme kavuşturulmasında etkin bir rol oynamaktadır. Şehirlerde hayata geçirilecek akıllı sözleşmeler üzerine yazılacak blok zinciri tabanlı akıllı şehir kartları yerel yönetimlerin hizmetlerini iyileştirirken, yerelde sosyo-ekonomik açıdan kalkınmada ve alternatif sürdürülebilir ve kapsayıcı bir finansman kaynağının oluşmasında rol oynayacaktır. Bu çalışmada, küreselleşme ile birlikte şehirlerin artan sorunlarına bir çözüm olarak ortaya konulan akıllı şehir modeli bağlamında, blok zinciri teknolojisinin yerel yönetimlerde nasıl kullanılabileceğini ve blok zinciri tabanlı akıllı şehir kartı uygulamasının finansal bir araç olarak yerel ekonominin sürdürülebilirliğini ve kapsayıcılığını sağlamada etkisinin araştırılması amaçlanmaktadır. Nitel araştırma yöntemi benimsenen bu çalışmada olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi Ankara, İstanbul ve Konya Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Daire Başkanlıkları olup, yarı yapılandırılmış sorular eşliğinde gerçekleştirilmiş odak grup görüşmeleri sonucunda, blok zinciri teknolojisinin yerel yönetimlerin hizmet sunumlarını iyileştirdiği ve blok zincir tabanlı akıllı şehir kartı uygulamasının yerelde sürdürülebilir ve kapsayıcı bir model oluşturduğu, yerel yönetimlerin bu yönde çalışmaları olduğu ancak henüz hukuki bir düzenlemenin olmamasından ve blok zincirinin yeni uyumlanan bir teknoloji olması nedeniyle gelişmelerin dikkatle takip edildiği ortaya konulmuştur
  • Master Thesis
    Yerel Yönetimlerde Katılımcı Bütçeleme - Türkiye Modeli -
    (2010) Demirkaya, İbrahim Doğukan; Ülker, Halil
    Dünyanın birçok ülkesinde farklı biçimde uygulanan KatılımcıBütçeleme modellerinden yola çıkarak hazırlanan bu çalısmada, Türkiye içinörnek bir uygulama ortaya konmustur.Dünya'da 21. yüzyıla damgasını vuran Küresellesme ve beraberindegelen bölgesellesme, yerellesme eğilimlerinin, diğer faktörlerle birlikteyönetim anlayısları, yapılanmaları ve ilkelerinde görülen dönüsümler dikkatealınarak, yönetisim kavramı ve iyi yönetisim modelleri hakkında bilgilerverilmistir.Birinci bölümde Demokrasi ve Katılımcı Demokrasi baslığı altındademokrasinin kökeni ve demokrasi modelleri hakkında bilgiler verilerek,Katılımcı Demokraside yer alan kararlara katılma ve birlikte belirleme hakkıçerçevesinde kendine yer bulan katılımcı bütçelemeye geçilmistir.İkinci bölümde bütçe ve katılımcı bütçeleme hakkında bilgilerin yanı sıraönündeki riskler, zorluklar ve katılımcılık olgusuna yönelik elestirilere yerverildikten sonra süreçlerle ilgili bilgiler aktarılmıstır.Üçüncü bölümde, 1989 yılında Brezilya'nın Porto Alegre kentindebaslayıp bu gün farklı ülkelerde farklı biçimlerle kullanılan Katılımcı bütçeleme örnekleri incelenmis; bu kapsamda Brezilya dısında, Kanada,?sviçre, ?sveç ve Arjantin uygulamaları örnek olarak seçilmistir.Dördüncü bölümde, Türkiye'de yapılan yasal düzenlemeler vebelediyelerde uygulamaya konulan katılımcı yapılanmalara yer verilmistir.Türkiye'de yerel yönetimin geleneğinin de incelendiği çalısmada kamuyönetiminde yapılan köklü reformların nedenleri genis olarak ele alınmıstır.Ayrıca reform olarak adlandırılan yerel yönetim yasalarına rağmen KentKonseylerinin katılımcılık sorunları üzerinde durulmustur.Besinci bölümde Türkiye'de Katılımcı demokrasi ve bütçeleme örnekleribaslığı altında, hiçbir yasal ve siyasal zorunluluk ve destek yokken Fatsa'daseçilen bağımsız belediye baskanın 1979 yılında baslattığı katılımcı yönetimörneği ile Çanakkale Belediyesinin 1996 da baslattığı ve halen devamettirdiği Yerel Gündem 21 uygulaması örnek olarak sunulmustur.Altıncı Bölümde ise yedinci bölüme kaynak olması amacıyla hazırlanan anket çalısması yer almaktadır. 16 farklı göstergenin irdelendiğideğerlendirme katılımcı bütçelemeyi baslatan belediyeler için de kaynakniteliği tasıyacaktır.Yedinci bölümde ise tezin temelini olusturan ?Türkiye Modeli ? ortayakonarak bundan sonra Türkiye'de yürütülecek katılımcı bütçelememodellerine taslaklık edecek bir çalısma yapılmaya çalısılmıstır.
  • Master Thesis
    Türkiye'de Sosyal Yardımların Belediyeler Üzerinden Yerelleşmesi Süreci: Ankara Örneği
    (2016) Özgenç, Mustafa Burak; Şahin, Savaş Zafer
    Sosyal yardımların yerelleşmesi çok önemli iki çalışma alanları olan yerel yönetimler ile sosyal politikaları bir arada değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu çalışma alanlarındaki teorik derinlik ile Türkiye'deki uygulama sonuçlarının tarihsel bakış açısı ile tartışılması önemlidir. Gelecekte bu çalışma alanlarında nasıl politikalar üretmek gerektiğini ortaya koymak adına, geçmişte yaşanmış tecrübeleri, o günün şartları altında analiz edilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada, bahsedilen analizlerin yapılabilmesi için yerelde ve merkezde paydaşlarla görüşmeler yapılmıştır.Türkiye'de belediyelerin genellikle geleneksel çizgide yaptığı sosyal yardımlar klientalizm, popülizm ve kaynak israfı gibi sorunları yaratma potansiyeline sahiptir. Belediyelerin hayırseverlik odaklı sosyal yardımları günümüzün hak temelli sosyal yardım sistemine uymamaktadır. Hayırseverlik temelli geleneksel bakış açısının bir sonucu olarak sosyal yardımlar bağımlılık yaratmakla suçlanmakta ve geçici bir çözüm olarak görülmektedir. Bu bakış açısıyla, Türkiye'de belediye düzeyinde, sosyal yardımların yoksulluğu ortadan kaldırma fonksiyonu fark edilememektedir. Ancak sosyal yardımlar, davranış geliştirme ve fırsatlar sağlama işleviyle, farklı sosyal problemlerin çözümünde etkin bir araç olarak kullanılabilme potansiyeline sahiptir. Sosyal yardımların yerelleşmesi önündeki en büyük engeller; belediyelerde yoksullukla mücadele eden bir politika vizyonunun eksikliği, kurumsal yetersizlikler ve bazı kesimlerin sosyal yardımları kaynak israfı olarak gören bakış açısıdır. Sosyal yardımlar ile ilgili yerelleşme olgusunun üstünde ısrarla durulması halinde, öncelikle, sosyal yardımları yürütecek yerel birimlerde farkındalık yaratılmasına odaklanılmalıdır.
  • Master Thesis
    Belediyelerde Stratejik Planlama Uygulaması
    (2009) Kutlucan, Kayhan Ümit; Bircan, İsmail
    Kamu yönetimi, kamu politikalarının uygulama sürecinde kamu örgütlerinin yönetilmesidir. Kamu örgütlerinin önemli isimlerinden biriside belediyelerdir. Belediyelerin Türk yönetim yapısı içerisinde yeri ve önemi büyüktür. Gün geçtikçe gerek teknoloji gerekse küreselleşme ile geleneksel yönetim anlayışından vazgeçilerek yeni yönetim tekniklerinin kullanımına geçilmiştir. Son zamanlarda yapılan yeni düzenlemeler ile yeni yönetim teknikleri kamu yönetiminde de kullanılmaya başlamıştır. Bu tekniklerden biriside stratejik planlama kavramıdır. Stratejik planlama özel sektörde ortaya çıkmasına rağmen zamanla kamu yönetiminde de kullanılmaktadır.Stratejik plan, geleceğe dönük hedef, amaç ve projelerin planlamasıdır. Belediyeler açısından 5018 sayılı yasa ile nüfusu 50.000 üzeri olan belediyelere stratejik plan hazırlama zorunluluğu getirilmiştir. Bu çerçevede stratejik plan hazırlamakla yükümlü olan belediyeler ilk planlarını hazırlamışlardır. Belediyeler günün tespitini yaparak ileriye dönük amaç ve hedeflerini ortaya koymuştur.Bu çalışmada özellikle kamu yönetimine uygulanabilirliği açısından stratejik planlama süreci üzerinde durulmuştur. Kamu yönetiminde uygulanan stratejik planlamanın artıları, eksileri ve önemine değinilmiştir. Stratejik planlama kavramının belediyelere nasıl bir kazanım sağladığı ve sağlayacağı belirtilmiştir. Belediyelerin yapısı, gelişimi ve değişiminden bahsedilmiştir.29 Mart 2009 Mahalli İdareler Seçimi ile birlikte belediyeler yeni stratejik planlarını hazırlayacaklardır. Bu çalışmanın stratejik plan hazırlayacak olan belediyelere yardım sağlayacağı düşünülmüştür. Bu çerçevede Çanakkale Belediyesi'ni Stratejik Planı incelenmiş ve değerlendirilmeye çalışılmıştır.
  • Master Thesis
    Merkezi Yönetimin Yerel Yönetimler Üzerinde Uyguladığı İdari Vesayet Denetiminin Etkileri
    (2021) Oktay, Ebru Emine; Ülker, Halil İbrahim
    Ülkemizde kamu yönetimi, merkezden yönetim ve yerinden yönetim kuruluşları olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Yerinden Yönetim kuruluşları olarak adlandırılan İl Özel İdaresi, belediye ve köyler halkın mahalli müşterek ihtiyaçlarını karışlamak için kanunla kurulan ve yine karar organları kanunla ve seçimle başa gelen kamu tüzel kişileridir. Ülkemizde olduğu gibi tüm dünya ülkelerinde kamu yönetimi merkez ile yerel yönetimler arasında paylaşılmaktadır. Bu paylaşım bazı ülkelerde merkeziyetçi bir anlayış sergilerken bazı ülkelerde de yerel yönetime daha fazla özerklik veren bir yönetim anlayışı sergilemektedir. Ülkemizde yerel yönetim olgusu bir buçuk asırlık bir tarihe sahiptir. Ancak gelişme bakımından aynı tarihi gelişmeyi gösterememiştir. Yerel nitelikli hizmetlerin merkezi yönetimin eline verilmesi yerel yönetim organlarının esnek, hızlı ve opsiyonel olmayan, karar olma süreçlerinde demokratik katılımı sağlayamayan bir yapıda kalmasına neden olmuştur. Ülkemizde oluşturulan yerinden yönetim modeli yereldeki toplumsal talepleri karşılayamamakta ve hizmette yerellik ilkesine uygun kamu hizmetleri üretememektedir. Merkezi yönetimin yerel yönetimler üzerinde uyguladığı katı ve sert idari vesayet denetimi yeni kamu reformları ile biraz olsun yumuşatılmaya çalışılsa da tarihindeki gelenekselci merkezi yönetim modelinin sınırları dışına tam anlamıyla çıkmayı başaramamıştır. Anahtar Sözcükler: İdari Vesayet Denetimi, Yerel Yönetimler, Merkezi Yönetimler, Karar Alma, Yönetim Organları, Kanun, Anayasa
  • Master Thesis
    Türkiye'de Kent Konseylerinin Kurulmasında Karşılaşılan Engeller: İç Batı Anadolu Örneği
    (2020) Çelik, Alper; Şahin, Savaş Zafer
    1980'ler sonrasında kamu yönetimi alanının en önemli tartışma konularının başında, yerel yönetimlerde katılımcılığın geliştirilmesine yönelik yaklaşım ve mekanizmalar gelmektedir. Daha çok yerel yönetişim ilkesi çerçevesinde ele alınan bu konuların Türkiye'de ağırlıklı olarak tartışıldığı yapılar kent konseyleri olarak görülmektedir. Kent konseylerine ilişkin literatürde sıklıkla dile getirilen durumların başında kent konseylerinin sayısının beklenenin çok altında kalması ve yerel yönetimlerin kent konseylerine gerekli ilgiyi göstermemesi gelmektedir. Türkiye'de 1990'lı yılların sonunda sürdürülebilir kalkınma ve yerel yönetişim açısından önemli bir noktaya sahip olan kent konseyleri yasal bir zorunluluk olarak kabul edilse de yerel yönetimlerde birçok tartışmaya sebep olmaktadır. Yerel yönetimlerin, yerel katılım mekanizması olan kent konseylerine karşı bakış açıları ve yaklaşımları incelenerek bu konu hakkındaki yaklaşımları değerlendirilmiştir. Kent konseylerinin var olduğu kentlerde yerel demokrasi ve katılım kültürünün gelişmesi gözlemlenirken, bazı kentlerde bu yapının mevcut yerel yönetim organı olan belediye yöneticileri tarafından kendi siyasi iktidarlarına sorun yaratabileceği kanaati görülmektedir. Bu çalışmada yerel yönetişim ilkesi kapsamında kent konseylerinin katılımcı birer yönetim yapısı olarak kurulma sebeplerini ve kurulmayan il ve ilçelerde hangi sebeplerden kurulmadığı incelenmeye çalışılacaktır. Bu doğrultuda şehir sakinlerinin yönetimine katılım sağlanması için, adil ve şeffaf yönetim merkezi olması beklenen kent konseylerinin var olan faaliyetleri ve halen kent konseyi kurulmayan il ve ilçelerde kurulmasında karşılaşılan engeller irdelenmeye çalışılacaktır.
  • Master Thesis
    İdare Belediyelerde Altyapı Yatırımlarının Dış Kredi ile Finansmanının İdare Belediyeler ve Proje Yönetim Birimleri Üzerine Etkileri : Belediye Hizmetleri Projesi Örneği
    (2010) Kırbaş, Derya; Ülker, Halil İbrahim
    Bu çalışmada, İller Bankası tarafından Hazine Müsteşarlığı garantisiyle Dünya Bankası'ndan temin edilen kredi ile finansmanı sağlanan Belediye Hizmetleri Projesi (BHP) kapsamındaki 9 belediye, iki Su ve Kanalizasyon İdaresi ve BHP'de görev yapan personelle yapılan bir anket çalışmasıyla altyapı yatırımlarının dış kredi ile finansmanının belediyeler ve Proje Yönetim Birimlerinin mali ve teknik kapasitesi üzerindeki etkileri ölçülmüştür.Anket sonucunda elde edilen veriler analiz edildiğinde, BHP'nin dış kredi ile finansmanının; İPYB personelinin kişisel deneyimlerini artırdığı, idare/belediyelerin örgütlenmesine, mali disiplin oluşturmasına, kurumsal kapasitenin güçlendirilmesine ve dış kredi kullanım kültürünün oluşmasına olumlu etki yaptığı gözlemlenmiştir. BHP ile edinilen kişisel ve kurumsal deneyim ve oluşturulan mali ve teknik kapasite artışı, idare/belediyelerin bundan sonraki benzer projeleri yürütmelerine olumlu katkı sağlayacağı ortaya çıkmıştır.Ayrıca katılımcılar, BHP kapsamında İller Bankası'nın ve Dünya Bankası'nın proje sürecinde vermiş olduğu idari, mali ve teknik desteğin yeterli olduğu ve idare/belediyelerin gelecekte de altyapı yatırımların finansmanında dış kredi kullanmak ve sağlanacak krediyi yine İller Bankası aracılığıyla temin etmek istemektedirler.Anahtar Sözcükler1.Altyapı yatırımları2.Uluslararası Finansman Kuruluşları3.Proje Yönetim Birimleri4.Belediye Hizmetleri Projesi5.Dünya Bankası Satınalma Usulleri6.Dünya Bankası Kredi Kullanım Koşulları
  • Master Thesis
    Belediye Politikalarının Kent Mekânının Biçimlenmesindeki Rolü: Ankara Örneği
    (2012) Yavuz, Gülsüm Sıla; Akın, Emel
    Son zamanlarda adından sıkça söz edilen yerel yönetimlerin önemi giderek artmaktadırve büyük bir kesim tarafından demokrasinin beşiği gibi görülmektedir. Halka sunduğuhizmetler açısından en geniş yetki alanına sahip olan belediyeler, politikaları ile kentleribiçimlendirmektedir.Merkezi yönetimin planlama politikaları üzerinde doğrudan belirleyici etkisi bulunmaktadır.Belediyeler bu planları uygulayarak kentleri biçimlendirir. Sosyo-ekonomik politikalarınbelediye uygulamalarına doğrudan etkisi bulunmaktadır. Mekânın bir meta olarakyeniden üretilmesi toprak rantı kavramını ortaya çıkarmaktadır.Rantların kaynağı toplumlardaki üretim (mülkiyet) ve bölüşüm ilişkilerindedir.Devlet planlar aracılığı ile kent merkezi üzerinde yaratılan rant kavgasını uzlaştırır.Dünyada yaşanan gelişmeler özellikle 80'li yıllarda kendisini göstermiş, 70'li yıllardayaşanan dünya ekonomik kriziyle savaşmaya çalışan sermaye devreye küreselleşmeyisokmuştur. Bu sayede ekonominin globalleşmesi sağlanmıştır. Bu anlamda değişensosyo-ekonomik politikalar 1980 tarihini bir kırılma noktası yapmıştır.Kazandırılmaya çalışılan Başkent kimliği ile Ankara kimi kesimlerce bir laboratuvar ortamıgibi kullanılırken kimi kesimlerce de yeniliklerin öncüsü olmuştur. Bu çalışmada, 1980tarihinden günümüze kadar olan dönem ağırlıklı olmak üzere, mevcut bulunansosyo-ekonomik politikalar ile sahip olunan merkezi hükümet politikaları doğrultusundabelediyelerin uygulamaları çerçevesinde Ankara kenti irdelenmiştir.Anahtar Kelimeler:1. Ankara2. Kent Mekânı3. Mekân Üretimi4. Mekân Biçimlenmesi5. Belediye Politikaları
  • Master Thesis
    Belediye Yöneticileri Gözünden Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nın İncelenmesi
    (2012) Akgül, Bircan; Çekiç, Anıl
    Çalışma 2 bölüm halinde incelenmiştir. Birinci bölümünde, tezin ana temasını oluşturan özerklik kavramına açıklık getirilmeye ve Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı incelenmeye çalışılmıştır. 1580 sayılı Belediye Kanunu ve Avrupa Yerel Yönetimler Şartı sonrasında yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu incelenmeye çalışılmıştır.Çalışmanın ikinci bölümünde ise Özerklik Şartında belirtilen hükümlerin 5393 sayılı Belediye Kanunu'na ne kadar yansıtıldığı, uygulamada ne kadar fayda sağladığı ve söz konusu kanun ile ilgili olarak belediye yöneticilerinin görüşlerinin alınması maksadıyla 100 kişiye uygulanan 20 sorudan oluşan ve 5'li likerte göre uyarlanan bir anket çalışması yapılmıştır.Bu çalışmada belediyelerin idari ve mali özerkliklerinin 5393 sayılı Belediye Kanunu ile ne kadar sağlandığı incelenmeye çalışılmıştır.Yapılan anketler sonucunda bazı hususlarda belediyeler üzerindeki idari vesayetin kaldırılması ile idari özerkliğin kısmen de olsa sağlandığı, ancak mali özerklik konusunda bir gelişme sağlanamadığı sonucuna varılabilecek cevaplar alınmıştır.
  • Master Thesis
    Yerel Yönetimlerin Kürt Kökenli Grupların Büyükşehirlere Göç Sonrası Entegrasyon Sorunlarına Yaklaşımı: Ankara Örneği
    (2011) Küyük, Nurten; Şahin, Savaş Zafer
    İnsanlık tarihinin başlangıcından itibaren; insanlar, ekonomik, siyasal, etnik sorunlar gibi çeşitli nedenlerden dolayı kalıcı olarak yer değiştirmek ( göç etmek ) durumunda kalmışlardır. Savaştan kaçmak, daha iyi şartlarda yaşamak, çalışmak ve daha çok para kazanmak vb. bu sebeplerden bazılarıdır.Aslında bu kitlelerin göç etmelerinin ? diğerleriyle kıyaslandığında- en büyük sebebi ekonomik sorunlardır. Ülkelerinde veya bulundukları yerleşim biriminde çalışabilecekleri istihdam alanlarının yeterli olmaması ve dolayısıyla iş bulamamaları, onları göç etmeye mecbur kılmıştır. Türkiye'den göç eden insanlarda da bu durum aynıdır, çoğunlukla Almanya ve Fransa gibi gelişmiş ülkelere iş bulmak, çalışmak, daha iyi şartlarda yaşamak, insan muamelesi görerek yaşamak ümidiyle göç etmişlerdir.Ancak, Türkiye içinde yaşanan iç göçlerde durum biraz farklıdır. Özellikle Güney Doğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgesindeki illerden, büyükşehirlere, batıya ve Akdeniz bölgesindeki illere , yerleşim birimlerine yoğun göç yaşanmasının sebepleri sadece ekonomik nedenlerle sınırlı değildir. Ekonomik sorunların yanı sıra, devletin o bölgelerde yeterli güvenliği sağlayamaması, terör eylemlerinin aşırı derecede artması, yaşayan köy halkının tüm geçim kaynaklarının ve evlerinin yakılıp-yıkılıp yok edilmesi ve köy koruculuğu sistemindeki boşlukları avantaj olarak kullanan kişilerin artması ve kaos ortamı oluşturması gibi nedenler bulunmaktadır.Diğer illere göç edenlerin, yeterli miktarda konut alanı olmaması sebebiyle kent merkezlerine kabul edilmemeleri, o illerde gecekondulaşma oranını hızlı bir şekilde arttırmıştır. Göç ettikleri illerin kenar mahallelerinde, kente eklemlenerek yeni bir yapılanma oluşturmuşlardır. Bu yapılanmalardan, özellikle ?Kürt Kökenli? grupların oluşturduğu bölgeler, dilleri, giyim tarzları, kültürleri ve davranış biçimleri dolayısıyla ayrı bir yaşam tarzına sahiptirler ve bu yüzden de göç ettikleri yerleşim biriminin ortamına uyum sağlayamamaktadırlar.Kitlesel olarak ayırımcılığa maruz kalmaları, lisanları dolayısıyla net bir şekilde kendilerini ifade edememeleri, çok kalabalık nüfuslu aileye sahip olmaları, iş bulamamaları, maddi imkânlarının yeterli olamayışı gibi çok ciddi sorunlarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Yaşamlarını sürdürebilmek için de farklı arayışlar içine girmektedirler. Bu grupların, halkla iç içe yaşam standartlarında yaşayabilmeleri için ?devlete- iller bazında da yerel yönetimlere büyük görevler düşmektedir. Entegrasyon ve uyumları için yapılması gerekenler, ?en ince ayrıntısına kadar ? izlenmesi gereken politikalar belirlenmeli ve aşama aşama uygulanmaya başlanmalıdır. Yerel yönetimlerin, bu grupların adaptasyonları için eğitim, sağlık, kültürel dayanışma, sosyal yardımlar, meslek edindirme, yaşayacak yer sağlama gibi konularda bir program çizip ( STK'lar, üniversiteler, dernekler, gönüllüler kanalıyla), hizmet sunum süreçlerini geliştirmeleri gerekmektedir. Her şeyden öte, temel hak ve özgürlüklerin önemli bir unsuru olan etnik kimliklerin yerel yönetimlerin hizmet sunum süreçlerinin yeniden tanımlanmasında ve iyileştirilmesinde dikkate alınması gerekmektedir.Bu çalışmanın amacı; topraklarında binlerce etnik gruptan insanın çalıştığı ve yaşadığı Türkiye Cumhuriyeti'nde, ?Kürt Kökenli? grupların göç ettikleri yerleşim birimlerinde, karşı karşıya kaldıkları olumlu - olumsuz davranışları, koşulları ve sorunları ortaya çıkartmak, ?geri dönüşler? için yeterli düzeyde çalışmalar yapılıp yapılmadığını araştırmak, Yerel Yönetimler bazında da Ankara İlinde bu sorunlara çözüm üretilip üretilmediğini incelemek, geliştirmekte oldukları politikaların var olup olmadığını araştırmak, varsa sunulmasını sağlamak, yoksa öneri olabilecek çözüm politikaları sunmaktır.Anahtar Kelimeler : Etnik gruplar, göç , entegrasyon, kentleşme, yerel yönetimler, Kürt kökenli gruplar (ya da kentliler)