Search Results

Now showing 1 - 6 of 6
  • Master Thesis
    Avrupa Güç Dengesi Bağlamında Rus Modernleşmesi
    (2005) Türkgil, Mustafa Kemal; Hurmi, Bahar Turhan
    Rus modernleşmesi, Avrupa güç dengesi sistemini derinden etkilemiştir. Rusyamodernleşme süreci ile bir yandan doğuya doğru genişleyen imparatorluğunu sağlamlaştırmış,diğer yandan da Avrupa güç dengesini belirleyen bir aktör haline gelmiştir. Bu durumusağlamak için başlangıçta yukarıdan reformlar yoluyla savunmacı modernleşme sürecikullanılmıştır. Bu yöntem paradoksalolarak serfliğin yaygınlaşması örneğinde olduğu gibigeleneksel yapıların güçlenmesine de neden olmuştur. Modernizmin dinamik yapısı, süreçiçerisinde savunmacı modernleşmenin etkinliğini azaltmıştır. Bu gelişme ulusal ve uluslararasıçevreyi dönüştürerek, Rusya için otokrasi ve serflik gibi geleneksel yapıyı oluşturan temellerinvarlığını sürdürmesini imkansızlaşmıştır.
  • Master Thesis
    Distopya Kavramları Olarak Güç ve Direniş: George Orwell'in Bin Dokuz Yüz Seksen Dört ve Kazuo İshiguro'nun Beni Asla Bırakma Adlı Eserlerinin Bir İ̇ncelemesi
    (2014) Kıyak, Muradiye; Gültekin, Azade Lerzan
    Bu tez, George Orwell'ın Bin Dokuz Yüz Seksen Dört ve Kazuo Ishiguro'nun Beni Asla Bırakma adlı eserlerini distopik kavramlar açısından incelemeyi amaçlamıştır. Her iki romanın distopya kavramları benzeyiş acilari bakımından incelenmiştir. Bu tez dört bölümden oluşmaktadır; bir giriş, iki gelişme ve bir sonuç. Tezin giriş bölümünde, distopya teriminin doğuşunu bulmak amacıyla öncellikle ütopya teriminin tanımı ve ütopya ile distopya kavramlarının ilişkisi incelenmiştir. Bu tezde, ilk gelişme bölümünde, George Orwell'ın eserinde yarattığı totaliter rejimle, karmakarışık ortamla ve hapis gibi bir hayatla, nasıl bir distopik roman sergilediği vurgulanıyor. Bu tezin ikinci bölümünde, klonların ve normal insanların bulundukları vahim durumdan dolayı Kazuo Ishiguro'nun eseri distopik açıdan incelenmiştir. Aynı bölümde, George Orwell'ın Bin Dokuz Yüz Seksen Dört ve Kazuo Ishiguro'nun Beni Asla Bırakma adlı eserleri incelenmiş ve karşılaştırılmıştır. Tezin sonuç bölümünde, Beni Asla Bırakma adlı romanın gösterdiği umutsuzlukla, Bin Dokuz Yüz Seksen Dört adlı romana oranla daha kötümser bit tablo çizdiği belirlenmiştir. Key Words: Orwell, Ishiguro, Ütopya, Distopya, Güç, Direniş
  • Master Thesis
    Avrupa Birliği'nin Yumuşak Gücü: Küresel İklim Değişikliği Politikaları
    (2021) Kala, Edibe; Yılmaz, Gözde
    İklim değişikliği ile mücadelenin 1970'lerde uluslararası platforma taşınmasıyla Avrupa Birliği iklim değişikliğinin dünya ve gelecek nesiller için bir tehdit olduğunu fark etmiş ve konuyu gündemine dâhil etme kararı almıştır. 1970'li yıllardan günümüze kadar AB kurumları çevre ve iklim politikalarını da göze alarak siyasete yön vermektedir. Askeri ve sert güce sahip olmayan AB uluslararası iklim değişikliği müzakerelerinde yumuşak gücünü kullanmaktadır. Nye'ın uluslararası ilişkilere kazandırmış olduğu yumuşak güç kavramı 1990'larda literatüre girdiğinde ilk olarak AB'ye atıfta bulunan bir güç biçimi değildi. O yıllarda ABD'nin gücünün zayıfladığı çevrelerce tartışılırken, AB'nin yumuşak güç olup olmadığı tartışmaları başlamıştır. Yumuşak güç ve sert güç arasında bulunan ayrımda yumuşak güç araçları kültür ve diplomasi gibi araçlarken sert güç zor kullanma ve askeri orduya sahip olma gibi araçları içermektedir. Küresel iklim değişikliği politikalarında liderliği devralan AB, tüm ülkeleri sera gazı emisyon azaltımı konusunda yükümlülük almaya davet etmektedir. 1970'li yıllardan sonra AB için değerlenen ve gündeminde önemli yere sahip olan çevre ve iklim politikaları, yumuşak güç bağlamında araştırılarak, yazılan bu tezin ana temasını oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler Avrupa Birliği, Emisyon Azaltımı, İklim Değişikliği, Paris Anlaşması, Yumuşak Güç
  • Master Thesis
    Güç Politikalarının Foucault'ya Göre Bir İncelemesi: Hayvan Çiftliği ve Sineklerin Tanrısı
    (2021) Saleh, Mohammed; Tekin, Kuğu
    Bu tez George Orwell'in Animal Farm (Hayvan Çiftliği) ve Willim Golding'in Lord of the Flies (Sineklerin Tanrısı) başlıklı romanlarındaki güç ve politika arasındaki bağıntıyı Michel Foucault'un görüşlerine gönderme yaparak inceler. Her iki romanda da güç, ilgili diğer karakterler karşısında politik fayda sağlama ve üstün olmanın tek yolu olarak gösterilir. Hem Napoleon hem de Jack diğer karakterlerden üstün olma hırslarını baskıcı güce dayandırırlar. Her iki karakter de kendi farklı toplulukları içinde var olan hiyerarşik düzene itirazı olan her canlıyı/bireyi ezmeye veya yok etmeye çalışırlar. Kurdukları totaliter düzenin katılımcıları Napoleon ve Jack'e gore birer kukladır. Napoleon ve Jack hakim oldukları düzeni korku duygusu ile yönetirler ve bu korku duygusunu oluşturan da ölüm tehdididir. Focault ayrıca başka bir üstün güç biçimi olan normalleştirici güçten söz eder ki buna göre yaptırım sadece baskıcı güç aracılığı ile gerçekleştirilmez. Normalleştirici güç etki alanındaki bireyleri sayısız kurallar ve yasalarla yönetir ve bu kuralları bireylerin zihinlerine çocukluktan itibaren yerleştirir. Bireyler bu kurallar ve yasalara uymayı bir an bile sorgulamayıp, teredddüt etmeden kabul ederler. Böylece üstün bir güç yaratılmış olur. Farklı bir sisteme gore işletilen bu güç konumu bakımından altta olanları yasalara uymaya zorlar. Örneğin, polisler bu gücü doğrudan yasaların yaptırım gücüne dayanarak kullanırken, öğretmenler yasaların ve kuralların yaptırım gücünü dolaylı yollarla hedef kitlelerine aktarırlar. Normalleştirici güç bireylerin baş kaldırmayı düşünmeyeceği dengeli bir yönetim biçimi önerir. Bu tezde incelenen iki roman da gösteriyor ki sadece baskıcı gücün kullanıldığı yönetim sistemleri dengesizdir ve bu dengesizlik sonunda isyana yol açmaktadır. Her iki roman da gücü elinde tutanların acımasız davranışlarına maruz kalanların isyanını aktarır. Her iki roman yazarının görüşüne gore uygulanan ister baskıcı güç ister normalleştirici güç olsun, sistem yönetimi altındakileri mutlak kontrol altında tutmayı hedefler.
  • Master Thesis
    Uluslararası İlişkilerde Güç Kavramı ve Yumuşak Güç Olarak Sağlık Turizmi
    (2018) Şeyhanlıoğlu, Bahar; Ünal, Hasan
    Çalışmanın amacı uluslararası ilişkiler alanında adından çokça söz edilen yumuşak güç ve sert güç ilişkisini ve Türkiye'de sağlık turizmi potansiyelinin ortaya konularak Türkiye sağlık turizminin yumuşak güç üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Bu kapsamda birinci bölümde uluslararası ilişkiler alanında güç tanımı farklı yaklaşımlar üzerinden ele alınmıştır. Uluslararası ilişkiler alanında önemli bir yeri bulunan idealizm ve realizm üzerinden ele alınan güç kavramları liberalizm ve çağdaş yaklaşımların realizm ve idealizm üzerindeki etkilerini ele almak adına neorealizm, liberalizm, konstrüktivizm ve karşılıklı bağımlılık yaklaşımlarında güce ilişkin tanımlara yer verilmiştir. İkinci bölümde Yumuşak gücün tanımı ele alınarak güç unsurlarından kültür, din, nüfus ve ekonomik kapasite konuları ele alınmıştır. Dünyadaki yumuşak güç uygulamaları ABD ve Avrupa Birliği deneyimleri ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise Türkiye'de dış politikada yumuşak güç kavramı ele alınarak kamu diplomasisi alanında faaliyette bulunan kurumlar ve faaliyetleri hakkında bilgiler verilmiş ve sağlık turizmi alanındaki faaliyetler incelenmiştir. Çalışmanın temel amacını oluşturan sağlık turizminin yumuşak güç potansiyeli alanda yapılan çalışmalar ele alınarak incelenmiş ve sonuç olarak Türkiye'deki sağlık turizmi faaliyetlerinin yumuşak güç unsuru olarak değerlendirilebileceği sonucuna varılmıştır.
  • Master Thesis
    George Orwell, Hayvan Çiftliği ve William Golding Sineklerin Tanrısı Romanlarındaki Hegemonyanın Tasviri
    (2021) Sesh, Younus; Izmır, Sibel
    Hegemonyagücü, edebi çalışmalarda sık sık karşımıza çıkan bir sosyal fenomendir.'Eugemonia' kelimesi Antik Yunan döneminden gelmektedir ve liderlik otoritesinin bir bölgede sürdürülmesi anlamını taşımaktadır. Bu çalışma; George Orwell'in Hayvan Çiftliği, ve William Golding'in Sineklerin Tanrısı, eselerindeki hegemony gücünü incelemektedir. İki romanda da karakterler güçsüz olanları öyle bir bastırıyor ki bastırılan grubun rıza gösterdiğine tanıklık ediyoruz. Hegemonya, baskıcı system ve uygulamalarda kullanılan resmi olmayan bir tabirdir. Bu çalışma, Gramsci'nin hegemony veya otorite teorisinin entelektüel ve kültürel sebeplerle sürdürülmesini ve bunların sosyal kurumlar tarafından gerçekleştirilip gücü elinde tutanların sosyal değerler, ortakkanılar, inançlar, ilhamlar, vizyon ve davranış üstündeki önemli etkisini konu almaktadır.