62 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 62
Doctoral Thesis Yazılım Geliştirme Organizasyonlarında Devops Uyumluluğu Üzerine Bir İnceleme: Kalite, Verimlilik ve Güvenlik Perspektifi(2023) Otaıwı, Zıadoon Abdullah; Yazıcı, Ali; Yazıcı, Ali; Yazıcı, Ali; Mıshra, Alok; Software Engineering; Software EngineeringGünümüzde birçok yazılım kuruluşu, yüksek kaliteli, güvenilir yazılımları hızla geliştirmek ve sunmak için birbiriyle rekabet etmekte. Son zamanlarda birçok yazılım firması, bir Geliştirme (Dev) ve Operasyon (Ops) metodolojisi olarak, DevOps'u tercih etmeye ve bu metodolojiyi sistem geliştirme yöntemi olarak projelerine uyarlamaya başlamışlardır. Bununla birlikte, güvenilir ve konuşlandırılabilir uygulamalar tasarlamak için yeni araçlar, teknolojiler, yöntemler, kültür ve deneyimli çalışma ekipleri gerektirdiğinden, yazılım endüstrisinin DevOps adaptasyonunda bir takım zorluklarla karşılaştığı bilnmektedir. DevOps'u çevreleyen mevcut akademik araştırmaların çoğu, bu yeni metodolojiye nasıl uyum sağlanacağına ve kuruluştaki performansın nasıl iyileştirileceğine ilişkin yanıtlar aramaktadır. Bunun içinde, hız, kalite ve üretkenlik konularına odaklanılması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu çalışma, kuruluşlarda DevOps metodolojisinin uygulanmasında kalite, üretkenlik ve güvenlik konularıyla ilgili araştırma boşluklarını doldurmak için ampirik bir çalışma yürütmeyi amaçlamaktadır. Bu nicel çalışma sonucunda, CALMS (Kültür, Otomasyon, Yalın, Ölçüm ve Paylaşım) çerçevesine göre DevOps benimsendiğinde yazılım kalitesinin, üretkenliğin ve güvenliğin arttığını gözlemlenmiştir. Ancak, toplanan nicel verilere göre, DevOps benimsendiğinde güvenlik üzerinde bazı zorluklar ve olumsuz etkilerin söz konusu olduğu da belirlenmiştir. Bu çalışmada ayrıca, kuruluşlarda DevOps'un adaptasyonunu kolaylaştırmak için en iyi uygulamaları ve önerileri kullanarak geliştirilen bir model önerisi yapılmıştır.Master Thesis Soğuk haddelenmiş plakalarda kalıntı gerilmelerin ölçümleri için yarık açma yöntemi uygulaması(2018) Aksungur, Doğan Kıvanç; Şimşir, CanerSoğuk haddeleme kalıntı gerilmelerinin bazı hasar mekanizmaları ile iliĢkilendirildiği ve sonraki üretim iĢlemlerinin performansını etkilediği bilinmektedir. Bu nedenle, hammadde üreticileri bu gerilimleri gerdirme ve presleme gibi bazı iĢlemlerle azaltmaya çalıĢırlar. Kalınlık boyunca kalıntı gerilme profilinin belirlenmesi, hem haddeleme, hem de gerilme giderme proseslerinin tasarımı için önemlidir. Bu bilgiler, bükme ve kaynak yapma gibi yaygın imalat iĢlemlerinin tasarımında da yararlı olabilir ve nötron / sinkrotron kırınımı, yarık açma, kontur yöntemi vb. gibi çeĢitli artık gerilme ölçüm teknikleriyle elde edilebilir. Bu çalıĢmada, soğuk haddelenmiĢ ve gerginlikten arındırılmıĢ AA 5083 levhadan iĢlenen dikdörtgen plakaların kalınlığı boyunca kalıntı gerilme dağılımını ölçmek için yarık açma ve halka delme yöntemi uygulanmıĢtır. Yarık açma yöntemi için uyum matrisi, Sonlu Elemanlar Analizi (SEA) kullanılarak türetilmiĢtir ve halka delme yöntemi kalibrasyon matrisi [1] 'den elde edilmiĢtir. Sonuçlar, iyi bir soğuk haddeleme gerilme profili ile paralellik göstermekle birlikte, yarık açma yöntemi, varsayılan soğuk haddelenmiĢ gerilme profiline göre enine gerilmelerin ihmalinden kaynaklanan gerilmeleri biraz fazla tahmin etmektedir. Ek olarak, gerilmelerin dilme yöntemi sonuçlarını doğrulamak için halka delme yöntemiyle kalıntı gerilme ölçümleri yapılmıĢtır. Halka delme yöntemle yapılan ölçümler, maksimum 20 mm kalınlığın dörtte biri derinliğe kadar yapılabilmiĢtir. Bu koĢullar altında, yarık açma ve halka delme yöntemleri arasında kalıntı gerilme profili belli bir derinlik için paralel olarak gözlenmiĢtir.Master Thesis Mikroorganizmaların Yapışmasını Önleyici İnorganik ve Organik Akıllı Yüzeylerin Geliştirilmesi ve İncelenmesi(2014) Ergene, Cansu; Şengönül, Cemal Merih; Kaftanoğlu, BilginÖzellikle uzun süreli kullanımları sırasında tıbbi cihazların yüzeyinde meydana gelen biyofilm oluşumu, hastane ortamında yakalanılan birçok enfeksiyonun temel nedenidir. Çoğu zaman bu enfeksiyonlar, iyileşme sürecini gecikmeye uğratmakta ve sürekli kendisini tekrarlayabilen komplikasyonlar sonucu maliyeti yüksek müdahalelere sebep olmaktadır. Bakteri yapışmasına dirençli yüzeyler hazırlamak, biyofilm oluşumuyla mücadelede etkili bir yaklaşım olabilir. Bu tez çalışmasıyla, mikroorganizmaların yüzeye yapışmasını engelleyici inorganik ve organik akıllı yüzeyler geliştirilmesi hedeflenmiştir. İlk olarak, AISI 316L çelikleri üzerinde kubik ve hekzagonal benzeri kristalografik yapılarda bulunan bor nitrür (BN) kaplamaların bakteriyostatik davranışı incelenmiştir. Bu çalışmada, atomların kristalografik düzenlerinin bakteri yapışmasına etkisi ortaya konmuştur. Organik yüzey çalışmasında ise, katyonik peptit, Laktoferisin B (LFB)'nin kimyasal olarak bağlanmasıyla modifiye edilmiş silikon kauçuğu yüzeylerin antibakteriyel aktiviteleri değerlendirilmiştir. Bu çalışma sonucunda, peptitlerin yüzeye başarılı bir şekilde bağlandıkları ve kataterlerde genellikle biyofilm oluşumuna yol açan S. epidermidis ve P. aeruginosa gibi bakterilere karşı öldürücü etkileri gözlemlenmiştir.Master Thesis Bal Peteği Çekirdeğindeki Nem Miktarının Sandviç Yapılı Kompozitlerin Özelliklerine Etkisi(2025) Özen, Taha Oğuz; Şengönül, Cemal MerihBu çalışmada, üretim sırasında petek çekirdeklerinde oluşan nem içeriğinin kompozit sandviç panellerin mekanik performansı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Havacılık endüstrisi standartları, çekirdek kurutmayı kritik bir hazırlık adımı olarak vurgulasa da bu sürecin aramid sandviç panellerin performansı üzerindeki etkisi yeterince araştırılmamıştır. Bu kapsamda, yüksek nemli (ekstra nem, EM), oda koşulunda muhafaza edilmiş (oda koşulları, RC) ve düşük nemli (kurutulmuş, DR) olmak üzere üç çeşit panel üretilmiştir. Üretim sırasında çekirdeklerdeki nem farklılıklarına bağlı olarak panellere uygulanan tahribatsız muayene tetkiklerinde yapısal bir kusur gözlemlenmemiştir. Ancak, çekme ve soyma testlerinde bir performans farkı ortaya çıkmıştır. Artan nem içeriği, aramid liflerinde plastikleşme etkisi yaratmış ve yapıştırıcının kürlenme sürecini etkileyip çekme dayanımını azaltmıştır. Buna karşılık, nem miktarının artması, soyulma direncinde hidrojen bağı kaynaklı hafif bir iyileşme sağlamıştır. Ortamda bulunan düşük düzeydeki nem, ara yüz bağ kuvvetlerini artırabilirken, yüksek nem oranı çekme dayanımını zayıflatıp, soyulma direncinde belirgin bir artış sağlamamaktadır. Bu nedenle, özellikle yüksek çekme dayanımı gerektiren uygulamalar için çekirdeğin kurutma sürecinin optimize edilmesi, yapısal bütünlüğü korumak açısından hayati öneme sahiptir.Doctoral Thesis Emitörlerin Pasif Konumlandırılmasında Çok Yollu Saçılmaların Kullanımı(2016) Dalveren, Yaser; Kara, AliBu tez, ada ve kıyı bölgelerindeki radar emitörlerinin çok yollu saçılımdan yararlanarak pasif konumlandırılmasına hitap etmektedir. Çalışmadaki fikir, Coğrafik Bilgi Sistemi (CBS) ile çok yollu saçılan sinyallerin yapay sensör olarak kullanılmasına dayalıdır. Böylece, tek sensör, tipik olarak Elektronik Destek (ED alıcı, ile pasif konumlandırma elde edilebilmektedir. Önerilen yöntem, düzensiz araziler üzerindeki muhtemel çok yollu saçılma merkezlerinin kestirimi ile başlamaktadır. Bunu yapmak için, çok yollu saçılmış darbeler ve direk yol ile ED alıcıları tarafından alınmış darbelerin geliş açısı (GA) ve varış zaman (VZ) bilgilerine ihtiyaç vardır. O halde, ele alınan problem klasik varış zaman farkları (VZF) temelli tekniklerin kolayca uygulanabileceği çoklu sensör konumlandırma problemine dönmektedir. Fakat, çok yollu saçılım düzensiz araziler üzerindeki dağınık bileşenleri kapsadığı için, yapay sensör olarak kullanılacak saçılma merkezlerinin konumunda yüksek derecede bir belirsizlik olacaktır. Açıkçası bu durum yüksek konumlandırma hatasına yol açmaktadır. Bu hatayı azaltmak için belirsizlik bölgelerinin bölütlendirilmesi önerilmektedir ve sonrasında radyo dalga yayılımı ilkeleri muhtemel saçılma merkezlerinin konumunu kestirebilmek için uygulanmaktadır. Muhtemel saçılma merkezlerinin konumu belirlendiğinde, ağırlıklandırılmış ortalama yöntemi radar emitörünün konumunu kestirmek için kullanılmaktadır. Basitleştirilmiş bir iki boyuttaki bir model ile ilgili simülasyon sonuçları sunulmaktadır.Master Thesis Delta Robot ile Donatılmış Bir Dört Döner Kanatlı İnsansız Hava Aracının Denetimi(2016) Aksal, Ahmed; Arıkan, Kutluk BilgeBu tezde delta robot tipi manipulator ile birleştirilmiş bir dört döner kanatlı insansız hava aracının gürbüz denetimci tasarımı ve uygulanması incelenmiştir. Farklı robotik manipülatörler ile çeşitli uygulamalarda kullanabilmek için, model bağımlılığı görece daha az olan denetim yapıları çalışılmıştır. Birleşik sistem dengelenmemiş bir katı cisim olarak modellenmiş, bir başka ifadeyle ağırlık merkezinin konumu gövde referans ekseni merkezine göre değişebilen bir yapı olarak düşünülmüş, delta robotun uç etkileyici hareketi platform için ağırlık merkezi değişimi ve dış bozucu etkiler olarak değerlendirilmiştir. Benzetimlerde, İntegral – Oransal-Türevsel denetimcili Bozucu Etki Gözlemleyici, Genişletilmiş Durum Gözleyici ile birleştirilmiş OransalTürevsel ve Geri-Adımlamalı denetimciler uygulanmış ve sonuçlar karşılaştırılmıştır. Dönerkanadın doğrusal konumunun bozucu etkiler altındaki değişimi dikkate alınarak, delta robotun çalışma alanı tasarlanmış ve delta robotun kol uzunlukları istenen çalışma alanını kapsayacak şekilde Genetik Algoritma kullanılarak eniyilenmiştir. Ayrıca, geliştirilen denetimci, C dilinde yazılıp mikrodenetleyici tabanlı uçuş kontrol kartın, Naze32'ye gömülmüştür. Son olarak, tasarlanan yönelim denetimcisi gerçek sistemde test edilmiş ve sonuçlar sunulmuştur. Benzetimler ve fiziksel sistem üzerindeki uygulamalar, Genişletilmiş Durum Gözleyici ile birleştirilmiş GeriAdımlamalı kontrolcünün diğerlerine göre yönelim denetiminde daha başarılı olduğunu göstermektedir. Elde edilen sonuçlar ve tecrübe, hava manipülatörü amaçlı uçan robotların tasarımında kullanılacaktır.Master Thesis Nitrit İletken Katı Elektrolitler Üretmek için İtriya ile Stabilize Edilmiş Zirkonya'nın Elektrokimyasal Olarak Nitritlenmesi(2023) Öztürk, Onur; Doğu, DorukDünya nüfusunun giderek artması küresel anlamda olumlu veya olumsuz olmak üzere birçok etkiye sahip olmaktadır. Artan nüfus sebebiyle kişi başına düşen karbon salınım miktarı da artış göstermektedir. Karbon salınımı bu şekilde artış göstermeye devam ettiği taktirde dünya ortalama sıcaklığı 2050 yılına kadar 4 °C artış gösterecektir. Ülkemizin de imzalamış olduğu Paris İklim Anlaşması ile bu sıcaklık 2 °C 'lerde tutulmaya çalışılmaktadır. Amonyak gıda sektöründen enerji sektörüne kadar birçok alanda kullanılan Dünya'da en çok üretimi yapılan 2. kimyasaldır. Amonyak üretimi halihazırda Haber-Bosch adı verilen bir proses ile yapılmaktadır. Bu proses yüksek sıcaklık ve basınçta gerçekleşmektedir. Buna bağlı olarak da enerji ihtiyacı yüksek olmakla birlikte karbon salınım miktarı da yüksek olan bir üretim yöntemidir. Bilim insanları bu sebeplerden dolayı alternatif üretim yöntemleri araştırmaktadırlar. Amonyak üretiminin elektrokimyasal yöntemler kullanılarak yapılması alternatifler arasında en umut vadeden yöntemlerdendir. Bu sistemler amonyağın düşük basınç değerlerinde üretilmesini sağlamaktadırlar. Aynı zamanda bu sistemlerin kolayca ölçeklendirilebilir olması da bir başka avantajıdır. Bu yöntemler, amonyak üretiminin ihtiyaç duyulan yerde, yerinde ve ihtiyaca göre yapılmasını sağlar ve bu sayede büyük bir enerji tasarrufunun da olmasını sağlamaktadırlar. Yüksek sıcaklık katı oksit elektrolitler kullanılarak yapılan üretim yöntemi en çok rağbet gören yöntemlerdendir. Halihazırda katı oksit elektrolitler kullanılarak yapılan çalışmalarda oksit iletken elektrolitler ve proton iletken elektrolitler kullanılmaktadır. Her iki sistemde hidrojen kaynağı olan su buharı veya hidrojenin iyonlaşarak azotla tepkimeye girmesini amaçlamaktadır. Fakat burada azot atomları arasındaki güçlü üçlü bağ sebebiyle iyonlaşan hidrojenler azot ile tepkimeye girmek yerine tekrar kendi aralarında birleşerek H2 ye dönüşmektedirler. Bu da amonyak üretim oranı ve seçiciliğini azaltmaktadır. Diğer taraftan, nitrit iletken elektrolitler kullanıldığı taktirde, nitrojen reaksiyon bölgesine iyon halinde beslenebilir ve hidrojen tekrar birleşmesini azaltarak amonyak seçiciliğini arttırabilir. Bu tez kapsamında yukarıda bahsedilen üretim yöntemlerindeki problemi de çözebilecek aynı zamanda ilk defa üretilecek nitrit iletken elektrolitler geliştirilmiştir. Öncelikle reaksiyon sisteminin kurulumu ve tasarımı yapılmış daha sonra Autodesk Inventor 2019 yardımıyla reaktör dizaynı yapılmıştır. Reaktör üretiminde 310 paslanmaz çelik malzemesi kullanılmıştır. Sistemde sızdırmazlık malzemesi olarak cam sızdırmazlık malzemesi ve crofer mesh kullanılmıştır. Deneyler 550 °C sıcaklıkta gerçekleşmiştir. Farklı kalınlıktaki 8%YSZ elektrolitler (127-140-270 µm) kullanılarak yapılan ve LSM-YSZ (simetrik hücre) katalizör kullanılarak yapılan deneylerde nitrojen iyonu iletimi test edilmiştir. Bu deneyler gerçekleşirken 0.1-300 mA arasında akım taraması yapılmıştır yüksek akımlarda ise elektrolitin çatladığı gözlemlenmiştir. Tüm deneylerde katot tarafından 15 sccm N2 anot tarafına ise 20 sccm He gazı beslenmiştir. Anot gaz çıkışı kütle spektrometresine bağlanmıştır ve burada sinyaller takip edilmiştir. 200 mA civarından itibaren nitrojen iyon transferinin başladığı gözlemlenmiştir. Farklı akımlarda 40 dakika arayla alınan verilerle birlikte faradaik verim hesabı yapılmış ve maksimum verim 300 mA akım değerinde 40% civarında bulunmuştur. Bu çalışmalara ek olarak N-Mayenit ve Ce katkılı LaFeO3 anot katalizörleri kullanılarak da elektrokimyasal nitritleme çalışmaları yapılmıştır. Elektrokimyasal nitritleme çalışmasının yanında toz nitritleme çalışmaları da yapılmıştır. %8 YSZ ve ZrO2 tozlarının farklı sıcaklık, süre ve akış hızları altında N2 zengin atmosferde nitritlenmesi denenmiştir. Bunlara ek olarak ZrO2 tozu karbotermik indirgeme yöntemi ile de indirgenmeye çalışılmıştır.Master Thesis Satır Sayısı, Veri Tabanı Tasarımı ve Yazılımın Maliyet Tahmini İlişkisi Üzerine Bir Araştırma(2008) Yeşiltan, Yelda; Çağıltay, Nergiz ErcilBu çalışma, yazılıma ait satır sayısı ve veri tabanı tasarımı adımları olan kavramsal tasarım ve mantıksal tasarım arasındaki ilişkiyi ve bu ilişkinin yazılım maliyeti hesaplanması için kullanılabilirliğini araştırma amacını taşımaktadır. Yrd. Doç. Dr. Nergiz Ercil Çağıltay tarafından önerilen satır sayısı ve veri tabanı tasarımı ilişkisi, açık kaynaklı Personel Home Pages (PHP) kodu ile geliştirilmiş olan Modular Object-Oriented Dynamic Learning Environment'a (MOODLE) ait 20 alt modülün analizi yapılarak incelenmiştir. MOODLE'a ek olarak, Systems Applications and Products / Advanced Business Application Programming (SAP/ABAP) ile geliştirilmiş olan bir projeye ait 33 alt modülün analizi yapılmıştır.Gerçekleştirilmiş olan çalışmanın sonuçları yazılıma ait satır sayısı ve veri tabanı tasarımı adımları olan kavramsal tasarım ve mantıksal tasarım arasında direkt bir ilişki olduğunu göstermiştir.Master Thesis Afrika'da E-devlet Kalkının Karşılaştırmalı Çalışması(2017) El-asheıbı, Nagat; Mıshra, AlokDevletler, politikalarını açıklayabilmek ve etkili olabilmek için, vatandaşlarına hiz-metlerini iyileştirmek, İnternet aracılığıyla onlara ulaşmaya çalışmak için sürekli çaba sarf ediyor. İnternet kanalı vasıtasıyla kamuya açık bilgilerin ve hizmetlerin vatandaşlara iletilmesi e-devlet olarak kabul edilir. E-devlet, vatandaşlara, işletmelere ve kurumlara hizmet etmek için bilgi teknolojisi kullanmaktadır. E-devleti etkileyen çeşitli faktörler var. Araştırmacılar, genel olarak, çeşitli Afrika ülkeleri tarafından yürürlüğe konulan e-devlet çalışmalarını inceledi. Bu çalışmanın amacı, hükümetlerin uygulanması için katkıda bulunan yenilikçi modeller geliştiren kıtada az sayıda girişimi belgeleyerek E-Devlet'in Afrika'daki olanaklarını keşfetmektir. Tezin amacını gerçekleştirmek için, Afrika'daki eski hükümet ve evrim çalışmalarını, farklı Afrika ülkelerinde e-devletin evrimi üzerine tartışmalarla sunuyoruz (Libya, Mısır, Botsvana, Sudan, Güney Afrika, Nijerya, Gambiya, Gana, Uganda, Kenya ve Mauritius).Master Thesis Open Policy Agent İlke Uyumunun İzlemesinin Graylog Kullanılarak İyileştirilmesi(2024) Shıbanı, Ahmed Salem Ahmed; Nazlıoğlu, SelmaModern BT ortamlarının giderek daha karmaşık hale gelmesiyle güvenlik politikalarına sıkı sıkıya uyulmasının sağlanması önem kazanmaktadır. Geleneksel izleme yöntemleri, dinamik ve dağıtık sistemleri yönetmek için gerekli görünürlük ve gerçek zamanlı içgörüler sağlama konusunda genellikle yetersiz kalmaktadır. Bu araştırma, Graylog'un güçlü günlük yönetim yeteneklerinden yararlanarak OPA karar günlüklerini izleyip analiz ederek bu zorluklara çözüm bulmayı amaçlamaktadır. Bu sayede, politika ihlallerinin tespiti ve yönetimi iyileştirilmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, politika uygulama faaliyetlerinin görünürlüğünü ve yönetimini artıran bir izleme çözümü geliştirmektir. Bu araştırma ile politika ihlallerini tespit etmek için gerekli olan OPA karar günlüklerinin içerisindeki kritik veri unsurları çıkarılmış ve bir OPA Karar Günlüğü Ayrıştırıcı ve Veri Çıkarıcı geliştirilmiştir. Graylog'un OPA ile entegrasyonu sayesinde,, politika uyumuna ilişkin gerçek zamanlı içgörüler sağlayan ve güvenlik sorunlarına proaktif yanıtlar verilmesini mümkün kılan panolar ve uyarı mekanizmaları tasarlanmış ve uygulanmıştır. Ayrıca, politika izleme çözümlerinin Graylog ve OPA toplulukları tarafından daha geniş çapta benimsenmesini ve etkili bir şekilde kullanılmasını kolaylaştıracak paylaşımlı bir içerik paketi ortaya çıkarılmıştır. Önerilen çözümün etkinliği, üç kullanım durumu aracılığıyla doğrulanmıştır. Her uygulama, sistemin politika ihlallerini doğru ve verimli bir şekilde tespit etme yeteneğini göstererek, entegrasyonun çeşitli operasyonel ortamlardaki faydasını doğrulamaktadır. Entegrasyonun, gerçek zamanlı politika uyumunun izlemesini önemli ölçüde artırdığı, politika ihlallerinin tespiti ve uyarılmasını iyileştirdiği ve özelleştirilebilir panolar aracılığıyla uygulanabilir içgörüler sağladığı tespit edilmiştir. Gelecek araştırma konuları arasında kullanım durumlarının diğer konteyner düzenleme platformlarına uygulaması ile genişletilmesi, ileri analiz ve makine öğrenimi tekniklerinin dahil edilmesi ve OPA'nın günlük kaydı yeteneklerinin yapılandırılması ve kullanılması için detaylı kullanıcı kılavuzlarının geliştirilmesi yer almaktadır.
