Search Results

Now showing 1 - 10 of 14
  • Master Thesis
    Gümüş Nanoparçacık Eklenmiş Pedot'un Hazırlanması ve Antibakteriyel Analizi
    (2022) Khaleel, Haneen Ayad; İşgör, Sultan Belgin; Kaya, Murat
    Hastane aracılıklı enfeksiyon (HAE) prevalansı yüksek olduğunda, antibakteriyel kaplamaların kullanılması, sıklıkla etkileşime giren hastane yüzeylerinde (örneğin klavyeler, itme plakaları veya yatak rayları) ve genellikle hastane kaynaklı enfeksiyonun altında yatan bakteriyel kontaminasyonun azaltılmasına yardımcı olabilir. Nano. parçacıkler ve polimerler kombinasyonu, bir dizi gram negatif ve gram pozitif bakteriye karşı güçlü antibakteriyel etki gösterir. Bu çalışmada nanoparçacıklr, HAE' lari önlemek için antibakteriyel yüzeyler olarak polimer ile birleştirilmiştir. Bu çalışmanın amacı, gümüşnanoparçacıklar eklenmiş PEDOT hazırlayarak Escherichia Coli ve Staphylococcus Aureus gibi hastanelerde bulunan yaygın patojenlere karşı antimikrobiyal etkinliğinin test ederek enfeksiyonları önlemek için uygun bir kaplama malzemesi yapmaktır. (PEDOT) kimyasal polimerizasyon işlemi ile EDOT ve demir (III) klorür (FeCl3) varlığında sentezlendi. Sıvı emprenye tekniği ile gümüş nanoparçacıklar PEDOT'a bağlandı ve daha sonra madde pelet yapmak için preslendi. Antibakteriyel aktivite disk difüzyon yöntemleri kullanılarak test edilirken, bu çalışmada hazırlanan malzemeler hastanelerde HAE larda azalma potansiyeli göstermektedir. Gümüş nanoparçacıkların ve PEDOT'un özelliklerinden dolayı, bakteri üremesinin önlenmesi insan vücudu üzerinde herhangi bir zararlı etki olmadan yapılabilir. Elde edilen malzemenin yaygın tıbbi kullanımı için antibakteriyel etkinliğini arttırmak üzere daha fazla araştırma yapılmalıdır.
  • Master Thesis
    Enrofloksin ve Tylosin'in Seçili Enzimler Üzerine Biyokimyasal Olarak Değerlendirilmesi
    (2018) Alatrash, Taher Mehemed A; İşgör, Sultan Belgin; İşgör, Yasemin Gülgün
    Gram pozitif ve gram negative bakterilere karşı gösterdikleri etki nedeni ile Enrofloksin ve Tylosin antibiotikleri veterinerlikte yaygın olarak kullanılmaktadır. Bununla beraber özellikle Katalaz (KAT), Superoksit dismutaz (SOD), Glutatyon-S-Transferaz (GST) ve Glutatyon Peroksidaz (GPX) gibi bazı antioksidan enzimleri inhibe ederek vücutta negative etkilere sebep olabilmektedirler. Bu çalışmada söz konusu antibiyotiklerin adı geçen enzimler üzerine etkisi değerlendirilmiştir. Enroflaxin DMSO da çözünürken Tylosin suda çözünmüştür. Her iki antibiyotik de 1mg/ml stok derişimde hazırlanmıştır. İlaçlara ait stabilite testleri absorbsiyon spekturumu ölçülerek test edilmiş, maksimum absorbsiyon Enroflaksin için 276 nm ve Tylosin için de 282 nm olarak ölçülmüştür. Üç ay süren testler sonucunda her iki ilacın da karanlık ortamda +4 C° ve oda sıcaklığında kararlı olduğu sonucuna varılmıştır. Seri seyreltmelerle hazırlanmış olan farklı derişimlerdeki ilaçlarla yürütülen enzim çalışmalarının sonucunda, Enroflaksin'in KAT ve GST aktivitelerini sırasıyla %10 ve % 15 oranında azaltırken GPX aktivitesini % 15 oranında artırdığı bulunmuştur. Tylosin'in KAT ve GST üzerine etkisi bulunmazken GPX aktivitesini % 10 oranında artırdığı gözlenmiştir. Sonuç olarak Enrofloksin ve Tylosin'in oksidatif stress yaratmadığı gibi, her iki ilacın da kullanılmasının antioksidan enzimler üzerine bir etki yaratmadığı da gözlenmiştir.
  • Master Thesis
    Polyporus Squamosus Mantar Özütünün Antioksidan Enzimler Üzerinde Etkisi
    (2018) Zaed, Ahmed Ammar Ayad Bın; İşgör, Sultan Belgin
    Doğal antioksidan kaynakları bulmak için son zamanlarda artarak oluşan bir ilgi mantarlar üzerinde geniş kapsamda çalışmaların yapılmasına yol açmıştır. Bu çalışmada Polyporus squamosus mantar özütünün toplam fenol ve flavonoid içerikleri incelenmiştir. Sonra radikal süpürücü etkisi DPPH serbest radikali kullanarak test edilmiştir ve son olarak Polyporus squamosus mantarın etkisi Katalaz (KAT), süperoksit dismutaz (SOD) ve Glutathione-S-transferaz (GST) enzimleri üzerinde test edilmiştir. Bu çalışma da, soğuk su, sıcak su, metanol ve etanol kullanarak dört farklı mantar özütü hazırlanmıştır. Soğuk su özütünün en yüksek toplam fenol ve flavonoid içeriğine sahip olduğu saptanmıştır (sırasıyla 223,60 µg GAE/ml ve 61,25 µg KE/ml). Bu nedenle bir sonraki deneyler için soğuk su özütü kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, mantar özütünün radikal süpürücü etkisi gallik asit ve quersetin standartları kullanarak %35 ve IC50 değeri 20,55 g/l olarak nispeten düşüktür. Polyporus squamosus özütün antioksidan özellikleri değerlendirmek için, KAT, SOD, GST enzimleri üzerindeki etkinliği incelenmiştir. Sonuçlar göstermiştir ki kontrole göre Polyporus squamosus mantarının soğuk su özütü KAT üzerinde % 60 aktivasyon göstermiş ve IC50 değeri ise 2,810 g/l olarak hesaplanmıştır. SOD enzimi üzerinde % 95 oranda aktivasyon gösteren mantarın IC50 değeri de 11,94 g/l olarak hesaplanmıştır. Bu çalışmada Polyporus squamosus mantarının GST üzerine hemen hemen hiç etkisi olamadığı ve kontrole göre ancak % 7.2 ve IC50 değerinde 1.089 g/l olarak bir inhibasyon yaptığı bulunmuştur.
  • Master Thesis
    Antihipertansif Kalsiyum Kanalı Bloker İlaçlarının Biyokimyasal Analizi
    (2017) Maged, Mustafa; İşgör, Sultan Belgin; İşgör, Yasemin Gülgün
    Birçok çalışma kalsiyum kanal önleyici ilaçların, özellikle Diltiazem ve Verapamil'in kanser riski veya kemoterapötik ilaç etkinliği ile aralarında bağ bulunduğunu ortaya koymuştur. Bu çalışmada, piyasada varolan ilaçlardan diltiazem ve verapamil'in antioksidan enzimler; Süperoksit Dismutaz (SOD), Katalaz (CAT), Glutatyon Peroksidaz (GPx), ve Glutatyon-s-tramsferaz (GST) üzerine olan etkileri ve bu yolla kanser gelişimi veya kemoterapötik ilaç direnci ile ilişkileri, bildiğimiz kadarıyla literatürde ilk defa test edilmiştir. Bu çalışmada ilaçların çözünürlüğü, belli miktardaki ilaçların su, methanol ve fosfat tamponu (100 mM, pH 6.5) gibi farklı çözücülerle çalışılmıştır. En yüksek çözünürlüğün fosfat tamponuyla bulunması nedeniyle kararlılık testleri bu çözücüyle gerçekleştirilmiştir. Kararlılık testlerinde ilaç ekstreleri 4ºC de saklanmış ve günlük olarak diltiazem için 236 nm ve verapamil için 278 nm dalgaboyunda absorpsiyon ölçümleri yapılmıştır. İlaçların ikisinin de 49 gün boyunca 4ºC'de kararlı olduğu bulunmuştur. Enzim aktivitelerine olan etkileri ilaçların farklı dozlarında analiz edilmiş ve sonuçlar kontrole kıyasla inhibisyon yüzdesi olarak verilmiştir. Sonuçların ortaya koyduğu biçimiyle Diltiazem ve Verapamil SOD enziminin faaliyetini yaklaşık %90 oranında arttırmıştır. İlaçların GST üzerindeki etkisi; Verapamil için enzim aktivitesi %100 oranında artarken, Diltiazem %22'den düşük inhibisyon yaptığıdır. GPx için sonuçlar Diltiazem'in %90, Verapamil'in ise %100 oranında inhibisyon yaptığı şeklindedir. Diğer yandan CAT enzimi ile yapılan çalışmaların sonucunda Diltiazem ve Verapamil'in herhangi bir önemli etkiye yol açmadığı görülmüştür.
  • Master Thesis
    Kemik Doku Mühendisliği için Aloe Vera Takviyeli Hidrojel Bazlı PVA-PBAT İskeletinin Sentezi, Karakterizasyonu ve Doku Kültürü Uygulaması
    (2025) Mohammed, Gihad; İşgör, Sultan Belgin
    Doğal ve sentetik polimerleri birleştiren kompozit iskeleler, sinerjik özellikleri ve hasarlı dokuları onarmak için gelişmiş işlevsellik sunmaları nedeniyle doku mühendisliğinde önemli ilgi görmüştür. Bu çalışma, gelişmiş kemik rejenerasyonu için aloe vera'yı PBAT-PVA iskelelerine entegre ederek yeni bir yaklaşım sunmaktadır. Bu çalışmada, farklı aloe vera konsantrasyonlarıyla karıştırılmış poli(bütilen adipat-ko-tereftalat) (PBAT) ve poli(vinil alkol) (PVA)'dan oluşan hidrojel iskeleler, kemik doku mühendisliği uygulamaları için dondurarak kurutma tekniği kullanılarak üretilmiştir. İskeleler, fonksiyonel grup etkileşimlerini doğrulamak için Fourier dönüşümlü kızılötesi spektroskopisi (FTIR), yüzey morfolojisi ve gözenekliliğini değerlendirmek için taramalı elektron mikroskobu (SEM) ve termal kararlılığı ve bozunma davranışını değerlendirmek için termogravimetrik analiz (TGA) kullanılarak kapsamlı bir şekilde karakterize edilmiştir. Ek olarak, mekanik özellikler basma testi ile analiz edilirken, şişme oranı ölçümleri iskelelerin su emme kapasitesini değerlendirmiştir. İskelelere aloe veranın dahil edilmesi, gelişmiş biyolojik parçalanabilirlik, artan gözeneklilik ve iyileştirilmiş biyolojik uyumluluk gibi özelliklerini önemli ölçüde iyileştirdi; bunların hepsi yeni doku rejenerasyonunu desteklemek için kritik öneme sahiptir. MC3T3-E1 pre-osteoblastik hücre hatlarını kullanan bir hücre kültürü çalışması, iskelelerde mükemmel hücre çoğalması ve yapışması gösterdi ve bu da kemik rejeneratif potansiyellerini göstermektedir. Bu bulgular, aloe vera karışımlı PBAT-PVA iskelelerinin, doku oluşumuyla senkronize olarak parçalanırken kemik rejenerasyonunu destekleyebilen, kemik doku mühendisliği için umut verici adaylar olduğunu göstermektedir. Bu çalışma, bu iskelelerin klinik uygulamalarda kemik onarımını ve rejenerasyonunu hızlandırmak için etkili biyoimplantlar olarak potansiyelini vurgulamaktadır.
  • Master Thesis
    Sütleğen Bitki Ekstresinin Kolon Kromatografik Fraksiyonlarının Antioksidan Potansiyel Analizi
    (2018) Elkouha, Muna Zuam Emhmed; İşgör, Sultan Belgin
    Bu çalışmanın amacı, Sütleğen (Euphorbia macroclada Boiss.) yaprak özütüne ait polifenollerin (toplam fenolik içerik, toplam flavonoid içeriği) miktar tayininin değerlendirilmesi ve Sütleğen yaprak özütünün antioksidan potansiyelinin ardından Süperoksit dismutaz (SOD), Glutatyon-S-transferaz (GST) ve Katalaz (KAT) gibi antioksidan enzimler üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesidir. ekstraktının metanolik yaprakları, kolon kromatografisi tekniği kullanılarak dört fraksiyona (etil asetat, n-heksan/1:10) ayrıldı. kolon fraksiyonlarının antioksidan aktiviteleri DPPH serbest radikal süpürme testi ile analiz edilirken toplam fenolik ve toplam flavonoid içeriğini analiz etmek için Folin-Ciocalteu's ve Alüminyum klorür kolorimetrik yöntemleri kullanıldı. Sütleğen ekstraktının oksidan önleyici etkileri, ekstraktın kolon fraksiyonlarının SOD, GST, KAT antioksidan enzimlerinin aktivitesi üzerindeki etkilerinin test edilmesiyle gerçekleştirildi. Sonuç olarak, numunenin kolon fraksiyonlarının toplam fenolik madde miktarı 43.61 ila 7.26 mg/g Galik asit eşdeğeri arasında değişirken toplam flavonoid 37.05 ila 2.93 mg/g Quercetin eşdeğeri arasında değişmektedir. DPPH IC50 değerleri, Sütleğen ekstraktı kolon fraksiyonları idi; FII, FIII ve FIV sırasıyla, 0.2541, 0.3409 ve 3.42 g/l olarak bulundu. Enzim deneyleri, FII, FIII ve FIV'nin GST enzim aktivitesi üzerindeki önleyici etkilerinin sırasıyla 92%, 98% ve 78% olduğunu gösterdi. Üstelik, FII, FIII için her iki fraksiyonun KAT enzimi üzerindeki önleyici etkileri; yaklaşık 99% iken FIV fraksiyonu için 63% olarak hesaplandı. Tüm kolon fraksiyonları GST ve KAT enzim aktivitesi üzerine iyi bir inhibitör etkisine (özellikle FII, FIII) sahip olmalarına rağmen, SOD üzerine herhangi bir inhibisyon etkisi gözlemlenmemiştir.
  • Master Thesis
    Senesens Etkisinin Mg-63 (insan Osteokarsitom) ve Mc3t3-e1 (fare Pre-osteoblast) Hücre Hatları için Antioksidan Yanıtının İncelenmesi
    (2023) Ayan, Fırat; İşgör, Sultan Belgin
    Yaşlanma ve yaşlanmanın etkileri birçok araştırmacı tarafından ortaya konulmakla beraber, yaşlanmanın canlı biyolojisi üzerindeki etkileri günümüzde hala araştırılmaktadır. Bu çalışmada, pek çok bilimsel çalışmada kullanılan insan osteosarkoma (MG-63) ve fare kemik öncül hücrelerinin (MC3T3-E1) yaşlanmaya karşı antioksidan enzim cevapları; Süperoksit Dismutaz, Glutatyon-S-Transferaz (GST), Glutatyon Peroksidaz (GPx) ve DPPH aktiviteleri kullanılarak incelenmiştir. Bu incelemeyi yapmak için öncelikle hücrelerin protein içerikleri bulunmuş ve sırasıyla MG-63 yaşlı 0,05 mg/mL, MG-63 genç 0.05 mg/mL, MC3T3-E1 yaşlı 0.05 mg/mL ve MC3T3-E1 genç için 0.03 mg/mL olarak bulunmuştur. Enzim aktiviteleri ise 10, 15, 20, 25, 30, 35, 40 ve 45. pasajlar için karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Görüldüğü üzere, GST, GPX aktiviteleri yaşlanan kanser hücrelerinde daha yüksek bulunmuştur. Fakat SOD aktivitesinin yaşlanan öncül kemik hücrelerinde daha yüksek olduğu görülmüştür. DPPH aktivitesinde ise yaşlanmış kanser hücrelerinin %71,2 ile en yüksek oksidant süpürücü etkiye sahip olduğu bulunmuştur. Öte yandan her iki hücre hattının da S-A-β-Galaktozidaz boyamaları yapılarak, yaşlanmaya bağlı β-Galaktozidaz birikimleri kalitatif olarak incelenmiştir ve mavi ışıma birikiminin yaşlı osteosarkom hücrelerinde daha yüksek olduğu bulunmuştur. Son olarak hücre kinetikleri incelenmiş ve kullanılan her iki hücre hattının da yaşlı ve genç pasajları için ikilenme süreleri ve özgül üreme hızları bulunmuştur. Hücrelerin ikilenme süreleri MG-63 yaşlı 4,45 saat MG-63 genç 2,48 saat, MC3T3-E1 yaşlı 3,04 saat ve MC3T3-E1 genç için 3,30 bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Yaşlanma; Senesens; Antioksidan Enzimler; Süperoksit Dismutaz (SOD); Glutatyon-S-Transferaz (GST); Glutatyon Peroksidaz (GPx); β-Galaktozidaz; MC3T3-E1; MG-63; Telomeraz; Telomer Kısalması
  • Master Thesis
    Seçilmiş Sitozolik Enzimler Üzerinde Doksisiklin ve Gentamisin'in Etkilerinin Analizi
    (2018) Alı, Junaıd Mohammed Alı; İşgör, Sultan Belgin; İşgör, Yasemin Gülgün
    Gentamicin ve Doxycycli gram positif ve gram negative bakteri enfeksiyonlarında yaygın olarak kullanılan antibiyotiklerdir. Bu çalışmada adı geçen antibiyotiklerin katalaz (Kat), Süperoksit Dismutaz (SOD), Glutatyon-S-Transferaz (GST) ve Glutatyon Peroksidaz (GPX) gibi antioksidan enzimler üzerine etkileri çalışılmıştır. Her iki ilaç da suda çözünmekte olup, + 4 ve – 20 ºC sıcaklıklarda saklanan 1mg/ml stok derişimde hazırlanmış ilaçların 3 ay boyunca kararlı kaldıkları UV/Vis çalışmalar ile gösterilmiştir. Bu çalışmada, farklı derişimlerde hazırlanmış ilaçların enzim aktiviteleri üzerine etkilerine bakılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre bahsi geçen ilaçların enzim aktiviteleri üzerine etkisi bulunmamıştır. Yanlızca KAT ve GST üenzim aktiviteleri sırasıyla %15 ve % 5 oranında azalmış GPX ve SOD aktivitelerinde herhangi bir değişiklik gözlenmemiştir.
  • Master Thesis
    Stachys Cretica L. Çiçeklerinin Metanol Özütünün Hazırlanması İzolasyonu ve Tıbbi Potansiyelinin Analizi
    (2017) Latresh, Malıka Khalıfa; İşgör, Sultan Belgin
    Antioksidanlar vücudu serbest radikallerin zararlı etkilerinden koruyabilecek özelliklere sahip önemli bileşiklerdir. Vücutta çok farklı antioksidanlar mevcut olupbüyük bir kısmı meyve, sebze ve bitki kaynaklı olarak diyetle alınmaktadır. Bitkiler özellikle halkarasında pekçok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Bu çalışmada Stachys cretica bitkisinin çiçek özütleri metanol çözücüsü kullanlılarak hazırlanmışve hazırlanan özüte toplam fenol ve toplam flavonoid madde içeriğine bakılmıştır.Toplam fenolik madde miktarı 25.32 mg gallik asit eşdeğeri/ml özüt , toplam flavonoid madde miktarı ise 29.60 mg quercetin eşdeğiri /ml özüt olarak hesaplanmıştır. Hazırlanan özüt silika kolon ile ayrıştırlmış ve bu ayrıştırmanın sonunda 6 farklı fraksiyon elde edilmiştir. Bu fraksiyonlar arasında enyüksek flavonoid madde miktarı ile (72.78 mgQE/ml özüt) en son fraksiyon daha sonraki enzim deneylerinde kullanılmıştır. Bitki özütlerinin glutathione-S-transferaz (GST), catalaz (CAT), superoxide dismutaz (SOD) enzim aktiviteleri üzerine etkisi multimod plaka okuyucu (Spectra MaxM2) ile tayin edilmiştir. Bitki farksiyonu GST enzim aktivitesini & 80% oranında engellemiş ve bitki özütü için IC50 değeri 0.6001 g/L olarak hesaplanmıştır. Yine bitki fraksiyonu kontro ile kıyaslandığında Superoxide dismutaz (SOD) aktivitesini %100 engellemiş ve bitki fraksiyonun IC50 değeri SOD enzimi için 0.2909g/L olarak hesaplanmıştır. Stachys Cretica özütü kolon fraksiyonunun Katalaz enzimi üzerinde etkisi çalışması göstermiştir ki bitk özütü enzim aktivitesini 0.03741g/L IC50 değeri ile %75 engellemiştir. Anahtar Kelimeler: Stachys cretica bitkisi, antiokidan enzimler, Katalaz (KAT), Superoksit dismutaz (SOD), Glutathione-S-transferaz (GST), kolon kromatografisi tibbi bitkiler, serbest radikaller.
  • Master Thesis
    Panus Conchatus Mantar Özütünün Antioksidan Enzimler Üzerine Etkisi
    (2016) Ibrahım, Ahlam M Amharıb; İşgör, Sultan Belgin
    Günümüzde pekçok çalışma, farklı mantar ailesine ait antioksidan etkinin, vücudu serbest radikallerden koruyarak yaşam örünü artırdığı yönünde etkisini ispatlar niteliktedir. Panus conchatus mantarına ait literaturde çok az sayıda çalışmada mantarın antioksidan özelliğinden bahsedilmiştir. Ancak mantarın antioksidan enzimler üzerine etkisini gösteren bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu çalışmada ilk olarak Panus conchatus mantarının antioksidan enzimler üzerine etkisi çalışılmıştır. Mantara ait toplam fenol ve flavonoid içeriklerinin belirlenerek radikal süpürücü etkinliği tespit edilmiş ve mantar özütünün GST,CAT ve SOD gibi antioksidan enzimler üzerine etkisi incelenmiştir. Panus conchatus mantar özütü, sıcak su, soğuk su , metnol ve etanol çözücüleri kullanılarak hazırlanmış ve özütlere ait toplam fenol ve flavonoid içerikleri kıyaslanmıştır. Sonuçlara göre, sıcak suda hazırlanan mantar özütü en yüksek toplam fenol ve flavonoid içeriğe sahip olup, tüm analizler bu özüt kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Mantarın 2,2-Difenil-1-Pikrilhidrazil (DPPH) serbest radikalini süpürücü etkinliğini %100 den az bir inhibisyonla önlediği gözlenmiş, IC50 degeri ise 0.02214 g/L olarak hesaplanmıştır. Panus conchatus mantar özütünün KAT ve SOD aktivitelerini sırasıyla %25 den daha az önlediği ancak GST enzim aktivitesini yaklaşık olarak %50 önlediği bulunmuştur. GST enzimi için Panus conchatus mantar özütü IC50 degeri 0.3744 g/L olarak hesaplanmıştır.