5 results
Search Results
Now showing 1 - 5 of 5
Master Thesis Margaret Atwood'un Surfacing ve Doris Lessing'ın The Cleft Başlıklı Eserlerinin Ekofeminist Yaklaşımla İncelenmesi(2017) Hani, Hani; Aras, GökşenBu tez, Margaret Atwood'un Surfacing ve Doris Lessing'in The Cleft adlı eserlerindeki kadın, doğa ve ataerkillik arasındaki ilişkiyi ekofeminist yaklaşımla incelemektir. Bu çalışma, kadına ve çevreye karşı kötü muameleleri birlikte ele alarak, ataerkil yapıların bu koşulları nasıl meydana getirdiğini ele alır. Ekofeminizm kadının ve çevrenin değersizleştirilmesi arasında bir paralellik olduğunu ileri sürer. Bu çalışma ekofeminizmin tarihsel gelişimini ve bu kuramın dayandığı ilkeleri inceler. Bu çalışma aynı zamanda ekofeminizm ile benzer ideolojik özellikler taşıyan feminizm ve ekokritisizm gibi kuramlar arasındaki bağlantıları da ele alır. Bu çalışma ataerkil güçlerin ve yapıların, erkekleri kayırmak amacıyla yapılan çarpıtılmış kültürel değişimlerin sonucu olduğunu ortaya koyar. Bu güçler ve yapılar, erkeklerin daima kadın ve çevreye göre öncelikli olduğunu vurgular. Bu ataerkil benmerkezcilik kadın ve çevrenin istismar edilmesine yol açmaktadır. Üzerinde çalışılan iki roman karşılaştırmalı bir platformda ele alınmıştır ve bu romanlarda kadın, doğa ve ataerkillik gösterimlerinin arasında benzerlikler olduğu keşfedilmiştir. Ataerkillik üzerinde çalışılan bu romanlarda benzer araçları kullanarak kadın ve çevreyi istismar etmektedir. Bu çalışma ataerkil yapıların kadın ve çevreye saygı duyacak bir biçimde yeniden yapılandırılması gerekliliğini vurgulayan ekofeminist yaklaşımın sözü geçen romanlarda nasıl yansıtıldığını ortaya koymaktadır.Master Thesis Margaret Atwood'un Cat's Eye ve The Handmaid's Tale Başlıklı Eserlerinde Travma Temsili ve Kimlik İnşası(2019) Mohammed, Sarah Falah; Aras, Gökşen; Aras, Gökşen; Aras, Gökşen; Department of English Language and Literature; Department of English Language and LiteratureBu tezin amacı, travmanın temsilinin ve travmanın Margaret Atwood'un Cat's Eye ve The Handmaid's Tale başlıklı eserlerindeki kadın karhamanların kimlik oluşumuna etkisini analiz etmektir. Bu romanlar, travmanın temsili, kimlik oluşumu ve bu kavramları çalışmak için kullanılan yöntemler bakımından pek çok benzer ve farklı özelliklere sahiptir. Teori bölümünde, psikanalizin kısa bir tanıtımı yer almaktadır. Bu bölümde, travma teorisinin detaylı analizi, travma ile yüzleşmek, ve travmanın anlatıdaki temsili gibi travma ile ilgili konulara açıklık getirilmektedir.Kimlik oluşumu ve kadın kimliği de bu bölümde tartışılmaktadır. Analitik bölümler, Cat's Eye ve The Handmaid's Tale kahramanlarının travmatik deneyimleri ve nedenleri, travmaları ile başa çıkabilmek için travmaları ile yüzleşmelerini ve tecrübeleri nedeniyle yaşadıkları kimlik krizlerini tartışmaktadır. Sonuç, kadın kahramanların her ikisinde de travmatik nevroz yaratan sosyal ve politik faktörleri ortaya koymaktadır. Romanlardaki travma temsili ve yüzleşme yöntemleri arasındaki benzerlik ve farklılıkların yanı sıra, kahramanların kimlik inşası da bu bölümde sunulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Travma, kimlik, Kadın, Offred, Elaine, AtwoodDoctoral Thesis Margaret Atwood' Un Penelope'sinde Homeros'un Odysseia Destanı, Jeanette Winterson'ın Atlas'ın Yükü'nde Atlas ve Herakles Efsanesi ve Ali Smith'in Girl Meets Boy' Unda Ovid'in Dönüşümler Anlatı Şiiri(2021) Adıgüzel, Leyla; Tekin, KuğuÜnlü İskoç yayınevi Canongate'in, 2038 yılına kadar yüz mitin yeniden yazdırılması amacıyla 2005 yılında mit projesi başlatması, antik mitlere süregelen ilginin, çağdaş edebiyatta yaygın bir eğilim haline geldiğini göstermiştir. Bu amaçla, farklı milletlerden birçok yazara çeşitli kültürlerin destanlarını yeniden yazdıran yayınevi; projeye Margaret Atwood, Jeanette Winterson ve Ali Smith'i de dâhil etmiştir. Bu noktadan hareketle tezin amacı, söz konusu proje kapsamında yayımlanan sırasıyla Penelope, Atlas'ın Yükü ve Girl Meets Boy adlı üç romanı arketipsel eleştiri kuramı açısından incelemek ve kadim mitleri yeniden anlatma sürecinde yazarların yararlandıkları yöntemleri araştırmaktır. Bu bağlamda tez, üç yazarın parodi, karnaval ve pastiş gibi çeşitli edebi teknikleri kullanarak, mitlerin yeni versiyonlarında geleneksel arketip kavramını sarstıklarını ortaya koymuştur. Çalışma, yazarların erkek egemen söylemin yerini kadın söylemine bıraktığı hibrit eserlerinde, Bakhtin'in çok seslilik kavramını benimsediklerine de dikkat çekmektedir. Buna göre, okuyucuyu kışkırtan hilebazlıklar ve kelime oyunları ile geçmişe atıfta bulunan üç yazar, kuralları çiğneyerek ve antik mitleri epik geleneklere meydan okuyan farklı bir bakış açısıyla anlatarak, hileci sanatçı olduklarını doğrulamaktadırlar. Böylece tezde, yüzbinlerce yıl sonra tekrar gündeme gelen antik mitlerin, hileci yazarların ellerinde çeşitli stratejilerle yeniden şekillendirildiği ve farklı bakış açılardan değerlendirilebilecek hibrit metinlere dönüştürüldüğü sonucuna varılmıştır.Doctoral Thesis Çağdaş Romanda Var Olma ve Güçlenme Aracı Olarak Hikaye Anlatımı: Margaret Atwood'un The Handmade's Tale, Jennifer Johnston'ın The Invisible Worm ve Margaret Drabble'ın The Red Queen Adlı Romanları(2020) Al-obaıdı, Hayfaa Abdulkhaleq Ahmed; Elbir, BelginBu çalışmada, üç kadın yazar Margaret Atwood, Jennifer Johnston ve Margaret Drabble'ın, sırasıyla The Handmaid's Tale (1985), The Invisible Worm (1991) ve The Red Queen (2004) adlı romanları incelenmektedir. Bu romanların tümünde kadın başkarakterler, geçmişte başlarından geçen acı ve yaralayıcı olayların neden olduğu travma ile baş etme yöntemi olarak hikayelerini anlatma yolunu seçmişlerdir ve bir değişim ve iyileşme sürecinden geçmektedirler. Tezin amacı, hikaye anlatımının bu süreçteki etkisinin ve işlevinin romanlarda nasıl betimlendiğini irdelemek ve tartışmaktır. Bu tez, esas olarak, travma bağlamında kendini güçlendirme mekanizması olarak hikaye anlatımının etkinliğine ve hikaye anlatımının özellikle hayatta kadınlara kalanlara etkisi üzerine odaklanmaktadır. Bu çalışmadaki kadın karakterler genellikle bir çeşit değişim ve iyileşme yolundadır tezde, travmatik iyileşme konusu 'konuşma' veya 'yazma' şeklinde hikaye anlatımının gerçekleştirilmesiyle birlikte arastırılmaktadır. Birinci bölüm travma teorisi ve hikaye anlatma ile ilgilidir. Bu bölümde, Travma ve hikaye anlatımı arasındaki bağlantı ve psikologların travmatik deneyimlerin üstesinden gelmek için hastalarıyla hikaye anlatımını nasıl kullandıkları tartışılmaktadır. Bu bölümde ayrıca bazı psikologlar, akademisyenler ve edebiyat eleştirmenlerinin travma tanımlarına değinilmektedir. Psikolojik travma tipik olarak felaket olayları, savaş, cinsel şiddet, çocuk istismarı, aile içi vahşet veya sevilen bir insanı kaybetmekle oluşur. Özellikle, 1970'lerin sonuna doğru, doğal afet, savaş veya büyük bir bireysel kayıp, zihinsel hasarlar için psikolojik travma kavramı ve özellikle psikolojide travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) kavramı yaygınlaşmaya başlamıştır. Zihinsel yaraya yol açan eyleme 'travmatizasyon' denilmiş ve bu nedenle 'travma' anlayışı travma cerrahisi ile karşılaştırılabilir şekilde geliştirilmiştir. Sonraki üç bölümde romanlar tek tek ele alınarak, yazarların romanlarındaki baş kadın karakterlerin travmanın üstesinden gelme sürecinde hikaye anlatımının işlevini nasıl gösterdikleri ayrıntılı bir biçimde ve birinci bölümde anlatılan kuramlar ve eleştiri yöntemleri ışığnda incelenmekte ve tartışılmaktadır. Sonuç bölümünde ise, romanların temaları, biçimleri ve anlatım yöntemleri arasındaki benzerlik ve faklılıkların anlamı ve önemi üzerine toplu bir değerlendirme sunulmaktadır. Bu çalışma, incelenen romanlarda hikaye anlatımının geçmişte acı çeken ve ezilen insanları iyileştirmede ve iyileştirmede önemli bir rol oynadığını gösterdiğini ortaya koymaktadır. Çalışmanın konusu olan üç romanda da hikaye anlatımı, acı çeken insanlar için bir ses bulma ve yaşanan travmayı ifade etme süreci ile ilişkilendirilmektedir.Master Thesis The Representation of Feminist Dystopia in Margaret Atwood's the Handmaid's Tale and Katharine Burdekin's Swastika Night(2015) Yurdakul, Selin; Tekin, KuğuBu tezin amacı, Margaret Atwood'un The Handmaid's Tale ve Katharine Burdekin'in Swastika Night başlıklı feminist distopyalarında, kadın kimliğinin yapılandırılmasını ve yansıtılmasını incelemektir. Tez konusu bu romanlar aracılığı ile teokratik devletlerin erkek egemen toplum yapısında kadın kimliğinin arka plana atıldığı ve hatta silindiği öne sürülmüştür. Kuram bölümünde, eleştirmenlerin görüşlerinden yola çıkılarak, ütopya ve distopya kavramları tanımlanmıştır. Bunların yanı sıra, iki feminist eleştirmen, Luce Irigaray ve Helene Cixous'nun ilgili çalışmaları analiz bölümündeki roman incelemelerine ışık tutması amacıyla ele alınmıştır. Analiz bölümünde ise, The Handmaid's Tale ve Swastika Night romanlarında teokratik ve baskıcı toplum düzeni ve bu düzende kadının yeri incelenmiştir. Sonuç olarak, Burdekin'in ve Atwood'un kaleme aldığı distopyalarda, kadınların birey olarak değer görmediği, sadece üreme amaçlı kullanılan objeler olduğu kanıtlanmaktadır. Anahtar Sözcükler: distopya, totalitarizm, teokrasi, kadının indirgenmesi
