57 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 57
Master Thesis Savunma Sanayii Ekonomisinde Finansal Süreklilik(2025) Ünlü, Türkünaz; Yanık, ZekiYazar ve veri bilimi uzmanı Piyanka Jain'in, MIT Sloan'da 'Kuruluşlar İçinde Veri Okuryazarlığı Oluşturmanın Önemi' hakkındaki konuşmasında yer alan bu cümlesi, giderek artan uluslararası güvensizlik ortamında yalnızca askerî donanım ürünlerinin değil; aynı zamanda büyük ölçekli veri toplama, analiz etme ve bu analizleri karar süreçlerine entegre etme yetkinliğinin de rekabet avantajına büyük katkı sunduğunu göstermektedir. Bu bağlamda veri okuryazarlığı hem bireysel uzmanlık hem de kurumsal kapasite açısından kritik bir gereklilik olarak öne çıkmaktadır. Savunma sanayiinde Ar-Ge ve Ür-Ge harcamaları, yenilikçi ürün ve teknolojilerin geliştirilmesinin yanında firmaların küresel rekabet içindeki konumlarını belirleyen stratejik birer kaldıraç işlevi görmektedir. Bu tür yatırımlar, firmaların teknolojik kapasitesini artırmakta; faaliyet kârlılığı (FAVÖK), bilanço dengesi ve gelir tablosu gibi temel finansal göstergeler üzerinden değerlendirildiğinde de operasyonel verimliliğin ve uzun vadeli finansal sürdürülebilirliğin doğrudan belirleyicisi hâline gelmektedir. Bu tez çalışmasında, farklı ülkelere ait savunma sanayii firmaları üzerinden yapılan analizlerle veri okuryazarlığı süreçlerinin sektördeki rolü incelenmiştir. 'Savunma Sanayii Ekonomisinde Finansal Süreklilik' başlıklı bu çalışma, savunma sanayii firmalarının finansal dayanıklılığını, yapısal dönüşümünü ve veri temelli karar alma becerilerini çok boyutlu olarak incelemektedir. Farklı ülkelerde faaliyet gösteren firmalar karşılaştırmalı olarak ele alınmış; bu firmaların finansal performansları, ArGe politikaları ve kurumsal yapılarına dair veriler üzerinden yürütülen analizlerle veriyle desteklenen yönetim anlayışının sektörel başarıya etkisi somut biçimde ortaya konmuştur. ii Sonuç olarak, günümüzün jeopolitik belirsizlikler, teknolojik dönüşümler ve ekonomik dalgalanmalarla şekillenen güvenlik ortamında, savunma sanayiinde yalnızca ürün geliştirmek yeterli değildir. Bu teknolojik ilerlemelerin; finansal sürdürülebilirlik, veri temelli stratejik planlama ve ölçülebilir performans göstergeleriyle desteklenmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Bu tez, söz konusu dönüşümün etkilerini yalnızca işletme düzeyinde değil, aynı zamanda ulusal savunma politikaları ve endüstriyel özerklik bağlamında da ele almakta ve bu yönüyle disiplinler arası bir katkı sunmaktadır.Article Küresel Polis Devleti: “Askerileşmiş Birikim” ve “Finansallaşma” Çağında Küresel Kapitalizm Kuramını Yeniden Düşünmek(2023) Şenalp, M . Gürsan; Şenalp, Esra ŞengörWilliam I. Robinson, 1980’lerin sonlarından bu yana çok sayıda akademik/politik eser vermiş üretken bir Marksist kuramcı. Bilimsel çalışmaları, küreselleşme sürecinin zirveye ulaştığı 90’lı yıllarda daha fazla tanınır hale geldi. Bu dönemde dünya çok boyutlu krizlerle uğraşmak zorunda kalacaktı. Elinizdeki makale Robinson’un Küresel Kapitalizm Teorisi ile ilgilenmekte; bunu da yazarın Küresel Polis Devleti (Ayrıntı, 2022) adlı kitabıyla diyalog içerisinde yapmaktadır. Bu kitap sadece yazarın geliştirdiği teorik modeli tam olarak tasvir etmekle kalmıyor, aynı zamanda 2008 küresel mali krizinin ardından sürekli derinleşen çok boyutlu “insanlık krizine” de odaklanıyor. Günümüzü karakterize eden askerileşmiş birikim ve yağmacı finansallaşma gibi olgular ışığında Robinson’un bu kitapta neler söylediğine geçmeden önce yazarın teorik modelinin gelişimine kısaca göz atmak istiyoruz.Article Separating the Biased Perceptions From Lack of Knowledge on Entrepreneurship Through a Diagnostic Instrument: Ledi(2018) Kalaycı, Elif; Çiğdemoğlu, CeyhanStudents of entrepreneurship either have ‘biased perceptions’ and/or they lackknowledge. The literature states that biased perceptions can have lasting effect evenafter the training (von Graevenitz, et.al, 2010). Lack of knowledge hinders the decisionmaking of nascent entrepreneurs when they rely on personal opinions or pastexperiences as heuristics derived from small samples or non-random samples. Currentlyentrepreneurship education is not designed to address the impact of biased perceptionsand lack of knowledge. There is a need to separate biased perceptions from ‘lack ofknowledge’ so that entrepreneurship training could be implemented on a more tailoredmanner. It is the goal of this paper to devise such an instrument in the lean start upcontext which is a widely used model of entrepreneurship training. The proposedinstrument is tested on a convenience-based sample composed of 212 people.Employment of a three-tiered instrument in this context is a first of its kind. Knowledgeor lack of knowledge is checked in the first tier, relevant reasoning is assessed in thesecond and certainty is evaluated in the third tier.Article Kurumsallaşma Sürecinde Retorik Stratejilerinin Rolü: Türkiye'de Sigortacılık Sektörünün Kurumsallaşması Üzerine Niteliksel Bir Analiz(2015) Gökoğlu, Mustafa; Kırkbeşoğlu, Erdem; Tuzlukaya, ŞuleBu çalışmanın amacı, retorik stratejilerinin kurumsallaşma sürecindeki rolünü ve etkinliğini sınamaktır. Retorik stratejileri belirli sosyal olguların toplum içerisinde kurumsallaşması açısından bir süreklilik sergilemekte ve Pathos, Logos ve Ethos şeklinde sınıflandırılmaktadır (Aristotle, 1991). Bu açıdan bakıldığında toplumun önemli kesimlerini temsil eden kurumsal aktörler kullandıkları söylem yoluyla etkili metinler üretmekte ve savundukları sosyal olgulara dair düşüncelerin yayılımını sağlamaktadırlar. Çalışmada kurumsallaşmanın hangi retoriksel stratejiler eşliğinde gerçekleştiğini sınamak adına sigorta endüstrisi araştırma kapsamına alınmıştır. Farklı bağlamlarda farklı retoriklerin daha baskın olabileceği düşüncesine uygun olarak, çalışma sonucu ortaya konan bulgular, Türkiye'de sigortacılık sektöründeki kurumsallaşma sürecinin Pathos, Ethos ve Logos stratejileri şeklinde ardışık bir sıralamayı izlediğine işaret etmiştirArticle A New Model for Customer Equity(2017) Özgen, PelinIn this study, the fundamental model of customer equity is studied and an alternative model is tested where attitudinal and behavioral customer loyalty are treated as two additional individual components of customer equity. In gathering required data, survey method is used with 377 respondents based on judgement sampling. In order to test the proposed model, a different calculation for customer equity is applied. In model testing, LISREL package program is used and structural equation modelling (SEM) is applied. Results indicate that the proposed model stating that customer equity, has two more components, namely attitudinal loyalty and behavioral loyalty, is significant at 95% confidence level, has a high goodness of fit (GFI = .93) and has an acceptable level of root mean square error (RMSEA= .07). However, results also show a correlation between value equity and brand equity terms, which can be tested with different products or sample in future studiesArticle Vatandaşların Akılcı İlaç Kullanımı, Bilgi ve Tutum Değerlendirmesi: Ankara İli Metropol İlçeler Örneği(2017) Barutçu, İ. Abdurrahman; Tengilimoğlu, Dilaver; Naldöken, Ümitİlaç tüketimi her geçen yıl önemli oranda artmaktadır. Bu artışta nüfus artışının önemi olduğu kadar küreselleşen dünyada artan stresin de önemli bir payı vardır. Akılcı ilaç kullanımı, bir yandan hastalığın tedavi yöntemine doğru katkının sağlanması anlamına gelirken bir yanda da bireysel ve ülke ekonomisine katkı sağlamak anlamına gelmektedir. Gereksiz yere bekletilerek son kullanma tarihleri geçirilen ilaçlar ile tedavi sonrası artan ilaçların çöpe atılması, ülke ekonomisi açısından önemli düzeyde bir kayıp yaşanmasına yol açmaktadır. Bu noktada yapılan araştırmanın temel amacı, vatandaşların akıllı ilaç kullanımına yönelik bilgi tutumlarının değerlendirilmesidir. Bu amaçla Ankara ilinin Metropol ilçelerde yaşayan ve kolayda örneklem yöntemi ile seçilen 400 kişi ile yapılan ile anket sonucu veri toplama işlemi yapılmıştır. Toplanan veriler SPSS programı ile analiz edilmiş, analizler sonucunda insanların akılcı ilaç kullanımı konusunda önemli eksikliklerinin olduğu, azımsanmayacak bir oranda insanın kendi başına veya yakın çevresinden aldığı tavsiyelerle ilaç kullandığı, hastalandıklarında çoğunlukla öncelikle aile hekimlerine başvurdukları, doktorlara reçeteye ilaç ekletme eğiliminde oldukları sonuçlarına ulaşılmıştırArticle ORGANİK GIDA MÜŞTERİLERİNİN TÜKETİM DAVRANIŞLARININ YAŞAM TARZI DEĞİŞKENİ(2015) Özgen, Pelin; Özgen, Pelin; Yeşiloğlu, Hülya; Özgen, Pelin; Department of Business; Department of BusinessGıda ürünlerde verimi artırmak amacıyla yapılan uygulamaların çevre ve insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin daha fazla duyurulması ve tüketicilerin gıda satın alımlarını daha bilinçli bir şekilde yapmaları, organik gıdalara olan talebin artmasına yol açmıştır. Artan taleple beraber üretici firmalar arasında görülen rekabet de yoğunlaşmaktadır. Tüketici istek ve beklentilerini doğru şekilde anlayabilen ve farklı pazar bölümlerine farklı stratejilerle ulaşmayı başarabilen firmalar, rekabette önemli bir avantajı elde etmiş olacaklardır. Bu nedenle, bu çalışmada, 132 katılımcı üzerinde organik gıda müşterilerinin satın alma davranışları incelenmiş ve müşterilerin ait oldukları farklı yaşam tarzı gruplarına göre satın alma davranışları ve sadakatlerinde bir farklılık olup olmadığı incelenmiştir. Katılımcıların ait oldukları yaşam tarzı belirlenirken VALS 2 ölçeğinden faydalanılmış olup, çeşitli demografik değişkenler ve ait olunan yaşam tarzı grubunun satın alma davranışında ne tür farklılıklar yarattığına ilişkin analizler ANOVA ve t- testi ile incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda, yaşam tarzı ya da cinsiyetin satın alma davranışında farklılık yaratacak bir etken olmadığı, buna karşın organik gıda satın alma davranışında yaş ve gelir seviyesi değişkenlerinin farklılık yarattığı gözlemlenmiştir.Article Türk Ekonomisinin Dış Ticaret Yapısı ve Ekonomik Büyüme(2012) Topbaş, NeslihanBu çalışmada, ihracat ve ithalat yönlü büyüme hipotezleri çerçevesinde, 1998-2011 Haziram döneminde, Türkiye'nin GSYİH'sının büyüme dinamiğine ihracat ve ithalatın katkısı araştırılmıştır. Elde edilen bulgulara göre; ithalatın gerek tek başına ve gerekse ihracat ile birlikte GSYİH'nın artışına sebep olduğu tespit edilmiştir. Türk ekonomisinin ithalata dayalı ihracat yapısı doğrulanarak ihracatın ithalata sebep olduğu ortaya konulmuştur. Ayrıca, ihracat ve GSYİH'daki artışın birlikte de ithalatta artışa sebep olduğu tespit edilmiştir.Master Thesis Proje Yönetiminde Matriks Organizasyon ve Bir Örnek İnceleme(2002) Turhan, Ahmet; Eke, Ali Erkan167 ÖZET Proje yönetimi; projenin ortaya koyduğu fayda ve zararlardan etkilenen kişi veya grupların projeye yönelik gereksinim ya da beklentilerini karşılamak veya bunların üzerine çıkmak için bilgi, beceri, araç ve tekniklerin proje etkinliklerine uygulanmasıdır. Diğer bir değişle proje yönetimi, ortak bir hedefe yönelmiş, örgütlenmiş etkinlikler kümesinin özel yönetim yapı ve teknikleri kullanılarak yönetilmesidir. Bu hedefe yönelik sistemli örgütlenmenin, içinde bulunduğu yönetim disiplinleri ile ilişkilerini sağlam zeminlere oturtarak, proje yönetim ortamının analizini yapması gerekmektedir. Proje yönetimi başlangıç, planlama, yürütme, kontrol ve bitiş süreçlerinden oluşmaktadır. Bu süreçlerin yürütülmesi esnasında proje elemanlarının uygun şekilde koordine edilmesi ve proje kapsamı tanımlaması doğru olarak belirlendikten sonra, projenin zamanlama, maliyet, kalite, insan kaynaklan, iletişim, risk ve tedarik yönetim politikalarının belirlenmesi gerekmektedir. Bilgi birikiminin hızla artığı günümüz yönetim sistemlerine farklı bir bakış açısı getiren matriks organizasyon yapısında dikey basamaklarda fonksiyonlara göre, yatay basamaklarda ise mamul bazında bir bölümlendirme bulunmaktadır. Projede uzmanlığına gerek duyulan personel, bağlı bulunduğu fonksiyon bölümünden alınarak, projede görevlendirilir. Bu görevlendirilmeler tamamlandığında oluşan ikili fonksiyonel bağımlı organizasyon yapısı içinde proje yaşam evresi gerçekleştirimi sağlanarak proje süreci tamamlanır. Projenin gerçekleşmesinden sonra, bu personel, proje yöneticisi tarafından ilgili fonksiyon bölümüne çalışmasına geri gönderilir.168 Matriks organizasyon, işletme içinde yatay ilişkilere yer verme, uzmanlaşma, merkezkaç yapı, esneklik ve düşük standartlaşma özelliklerine sahiptir. Esnek bir özelliğe sahip olmasından dolayı, içinde bulunduğu çevre koşullarına daha kolay uyabilme olanağı taşır. Bununla birlikte; tepe yönetimi, önderlik sağlamayı gerektirmesi, çatışmalara açık olması, karışıklık ve düzensizlik yaratabilmesi, kararların gecikmesi, haberleşme, maliyet, işletmenin ayrıntılarla ilgilenmesi gibi sorunlar taşıyabilmektedir. İnşaat sektörü proje organizasyon yapılarının uygulanmasında sürekli yenilenme içerisindedir ve bunun sonucu olarak son yıllarda belli bir gelişme süreci içinde, yurtiçi ve dışında iş hacmini arttırmış ve teknoloji gerektiren işleri de yapabilir duruma gelmiştir. Ancak bu tür işleri zamanında başarmak ve uluslararası piyasa koşulları altında rekabet edebilmek için firmaların farklı uzmanlık alanlarında elemanları bir araya getirmesi, etkin proje organizasyon yapısı kurması ve bu iki yapının işlevselliğini sağlayabilmek için gerekli proje yönetim sistemi geliştirmesi gerekmektedir. Proje organizasyon ve yönetim sistemleri geliştirilirken bu sistemleri uygulayacak kuruluşların yapısal özellikleri, organizasyon yapısına ve uygulamayı yapacak personelin niteliklerine uygunluk sistemin başarısı için en önemli faktörlerdendir.Master Thesis Değişime Açıklık, Örgütsel Bağlılık ve İş Tatmini İlişkisinin Belirlenmesi: Bir Kamu Kurumu Çalışanları Üzerinde Araştırma(2020) Gül, Burçin; Tengilimoğlu, DilaverGünümüz koşullarında örgütlerin rekabet sağlayabilmeleri ve varlıklarını sürdürebilmeleri için değişim en önemli faktörler arasında bulunmaktadır. Bu bağlamda örgütler için değişime açıklık ve değişime açıklığı etkileyen unsurlar ön planda yer almaktadır. Örgütlerin rakipleri ile mücadele edebilmesi ve faaliyetlerine devam edebilmeleri için değişime açık olmaları kadar örgütsel bağlılık ve iş tatmini gibi unsurlar da ön plana çıkmaktadır. Örgütler açısından son derece önemli olan örgütsel bağlılık ve iş tatmini ilgi çeken ve üzerinde araştırmalar yapılmış kavramlar arasında yer almaktadır. Ancak literatürde bu iki kavramın değişime açıklık kavramıyla olan ilişkisine yer veren çalışmaya az sayıda rastlanmıştır. Bu eksikliği giderebilmek için çalışmada, değişime açıklık, örgütsel bağlılık ve iş tatmini arasındaki ilişkinin incelemesi amaçlanmıştır. Çalışmanın diğer amacı ise çalışanların değişime açıklık, örgütsel bağlılık ve iş tatmini düzeylerinin cinsiyet, medeni durumu, yaş, kurumda toplam çalışma süresi, kıdem, eğitim düzeyi ve kadro durumu değişkenlerine göre incelenmesidir. Araştırmanın evrenini bir Kamu Kurumunun Genel Müdürlük çalışanları oluşturmaktadır. Tesadüfi örneklem ile seçilen 451 çalışan araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmadaki veriler anket aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmada Meyer ve Allen (1991) tarafından geliştirilen ve 18 ifadeden oluşan örgütsel bağlılığın üç boyutlu ölçeği, Hockman ve Oldhman tarafından geliştirilen iş tatmininin iki boyutlu ölçeği kullanılmıştır. Örgütsel değişime açıklık için, Dunham ve arkadaşları(1989) tarafından geliştirilen üç boyutlu bir açıklık ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS programı aracılığıyla geçerlilik, güvenirlilik, frekans, varyans, regresyon, korelasyon, t-testi, ANOVA ve Mann Whithey U testlerinden faydalanılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre değişime açıklık ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişki anlamlı, pozitif ancak zayıf (R2=0.102) bulunmuştur. Değişime açıklık ile iş tatmini arasındaki ilişki de yakın sonuçlarla anlamlı, pozitif ve zayıf (R2=0.098) bulunmuştur. Örgütsel bağlılık ile iş tatmini arasındaki ilişki ise anlamlı, pozitif ve güçlü (R2=0.626) bulunmuştur. Ayrıca elde edilen sonuçlar doğrultusunda, yöneticilere örgütsel bağlılık, iş tatmini, değişime açıklık düzeylerini arttırabilmek için öneriler sunulmuştur.

