Search Results

Now showing 1 - 10 of 56
  • Article
    A New Model for Customer Equity
    (2017) Özgen, Pelin
    In this study, the fundamental model of customer equity is studied and an alternative model is tested where attitudinal and behavioral customer loyalty are treated as two additional individual components of customer equity. In gathering required data, survey method is used with 377 respondents based on judgement sampling. In order to test the proposed model, a different calculation for customer equity is applied. In model testing, LISREL package program is used and structural equation modelling (SEM) is applied. Results indicate that the proposed model stating that customer equity, has two more components, namely attitudinal loyalty and behavioral loyalty, is significant at 95% confidence level, has a high goodness of fit (GFI = .93) and has an acceptable level of root mean square error (RMSEA= .07). However, results also show a correlation between value equity and brand equity terms, which can be tested with different products or sample in future studies
  • Article
    Vatandaşların Akılcı İlaç Kullanımı, Bilgi ve Tutum Değerlendirmesi: Ankara İli Metropol İlçeler Örneği
    (2017) Barutçu, İ. Abdurrahman; Tengilimoğlu, Dilaver; Naldöken, Ümit
    İlaç tüketimi her geçen yıl önemli oranda artmaktadır. Bu artışta nüfus artışının önemi olduğu kadar küreselleşen dünyada artan stresin de önemli bir payı vardır. Akılcı ilaç kullanımı, bir yandan hastalığın tedavi yöntemine doğru katkının sağlanması anlamına gelirken bir yanda da bireysel ve ülke ekonomisine katkı sağlamak anlamına gelmektedir. Gereksiz yere bekletilerek son kullanma tarihleri geçirilen ilaçlar ile tedavi sonrası artan ilaçların çöpe atılması, ülke ekonomisi açısından önemli düzeyde bir kayıp yaşanmasına yol açmaktadır. Bu noktada yapılan araştırmanın temel amacı, vatandaşların akıllı ilaç kullanımına yönelik bilgi tutumlarının değerlendirilmesidir. Bu amaçla Ankara ilinin Metropol ilçelerde yaşayan ve kolayda örneklem yöntemi ile seçilen 400 kişi ile yapılan ile anket sonucu veri toplama işlemi yapılmıştır. Toplanan veriler SPSS programı ile analiz edilmiş, analizler sonucunda insanların akılcı ilaç kullanımı konusunda önemli eksikliklerinin olduğu, azımsanmayacak bir oranda insanın kendi başına veya yakın çevresinden aldığı tavsiyelerle ilaç kullandığı, hastalandıklarında çoğunlukla öncelikle aile hekimlerine başvurdukları, doktorlara reçeteye ilaç ekletme eğiliminde oldukları sonuçlarına ulaşılmıştır
  • Article
    ORGANİK GIDA MÜŞTERİLERİNİN TÜKETİM DAVRANIŞLARININ YAŞAM TARZI DEĞİŞKENİ
    (2015) Özgen, Pelin; Özgen, Pelin; Yeşiloğlu, Hülya; Özgen, Pelin; Department of Business; Department of Business
    Gıda ürünlerde verimi artırmak amacıyla yapılan uygulamaların çevre ve insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin daha fazla duyurulması ve tüketicilerin gıda satın alımlarını daha bilinçli bir şekilde yapmaları, organik gıdalara olan talebin artmasına yol açmıştır. Artan taleple beraber üretici firmalar arasında görülen rekabet de yoğunlaşmaktadır. Tüketici istek ve beklentilerini doğru şekilde anlayabilen ve farklı pazar bölümlerine farklı stratejilerle ulaşmayı başarabilen firmalar, rekabette önemli bir avantajı elde etmiş olacaklardır. Bu nedenle, bu çalışmada, 132 katılımcı üzerinde organik gıda müşterilerinin satın alma davranışları incelenmiş ve müşterilerin ait oldukları farklı yaşam tarzı gruplarına göre satın alma davranışları ve sadakatlerinde bir farklılık olup olmadığı incelenmiştir. Katılımcıların ait oldukları yaşam tarzı belirlenirken VALS 2 ölçeğinden faydalanılmış olup, çeşitli demografik değişkenler ve ait olunan yaşam tarzı grubunun satın alma davranışında ne tür farklılıklar yarattığına ilişkin analizler ANOVA ve t- testi ile incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda, yaşam tarzı ya da cinsiyetin satın alma davranışında farklılık yaratacak bir etken olmadığı, buna karşın organik gıda satın alma davranışında yaş ve gelir seviyesi değişkenlerinin farklılık yarattığı gözlemlenmiştir.
  • Article
    Türk Ekonomisinin Dış Ticaret Yapısı ve Ekonomik Büyüme
    (2012) Topbaş, Neslihan
    Bu çalışmada, ihracat ve ithalat yönlü büyüme hipotezleri çerçevesinde, 1998-2011 Haziram döneminde, Türkiye'nin GSYİH'sının büyüme dinamiğine ihracat ve ithalatın katkısı araştırılmıştır. Elde edilen bulgulara göre; ithalatın gerek tek başına ve gerekse ihracat ile birlikte GSYİH'nın artışına sebep olduğu tespit edilmiştir. Türk ekonomisinin ithalata dayalı ihracat yapısı doğrulanarak ihracatın ithalata sebep olduğu ortaya konulmuştur. Ayrıca, ihracat ve GSYİH'daki artışın birlikte de ithalatta artışa sebep olduğu tespit edilmiştir.
  • Master Thesis
    Proje Yönetiminde Matriks Organizasyon ve Bir Örnek İnceleme
    (2002) Turhan, Ahmet; Eke, Ali Erkan
    167 ÖZET Proje yönetimi; projenin ortaya koyduğu fayda ve zararlardan etkilenen kişi veya grupların projeye yönelik gereksinim ya da beklentilerini karşılamak veya bunların üzerine çıkmak için bilgi, beceri, araç ve tekniklerin proje etkinliklerine uygulanmasıdır. Diğer bir değişle proje yönetimi, ortak bir hedefe yönelmiş, örgütlenmiş etkinlikler kümesinin özel yönetim yapı ve teknikleri kullanılarak yönetilmesidir. Bu hedefe yönelik sistemli örgütlenmenin, içinde bulunduğu yönetim disiplinleri ile ilişkilerini sağlam zeminlere oturtarak, proje yönetim ortamının analizini yapması gerekmektedir. Proje yönetimi başlangıç, planlama, yürütme, kontrol ve bitiş süreçlerinden oluşmaktadır. Bu süreçlerin yürütülmesi esnasında proje elemanlarının uygun şekilde koordine edilmesi ve proje kapsamı tanımlaması doğru olarak belirlendikten sonra, projenin zamanlama, maliyet, kalite, insan kaynaklan, iletişim, risk ve tedarik yönetim politikalarının belirlenmesi gerekmektedir. Bilgi birikiminin hızla artığı günümüz yönetim sistemlerine farklı bir bakış açısı getiren matriks organizasyon yapısında dikey basamaklarda fonksiyonlara göre, yatay basamaklarda ise mamul bazında bir bölümlendirme bulunmaktadır. Projede uzmanlığına gerek duyulan personel, bağlı bulunduğu fonksiyon bölümünden alınarak, projede görevlendirilir. Bu görevlendirilmeler tamamlandığında oluşan ikili fonksiyonel bağımlı organizasyon yapısı içinde proje yaşam evresi gerçekleştirimi sağlanarak proje süreci tamamlanır. Projenin gerçekleşmesinden sonra, bu personel, proje yöneticisi tarafından ilgili fonksiyon bölümüne çalışmasına geri gönderilir.168 Matriks organizasyon, işletme içinde yatay ilişkilere yer verme, uzmanlaşma, merkezkaç yapı, esneklik ve düşük standartlaşma özelliklerine sahiptir. Esnek bir özelliğe sahip olmasından dolayı, içinde bulunduğu çevre koşullarına daha kolay uyabilme olanağı taşır. Bununla birlikte; tepe yönetimi, önderlik sağlamayı gerektirmesi, çatışmalara açık olması, karışıklık ve düzensizlik yaratabilmesi, kararların gecikmesi, haberleşme, maliyet, işletmenin ayrıntılarla ilgilenmesi gibi sorunlar taşıyabilmektedir. İnşaat sektörü proje organizasyon yapılarının uygulanmasında sürekli yenilenme içerisindedir ve bunun sonucu olarak son yıllarda belli bir gelişme süreci içinde, yurtiçi ve dışında iş hacmini arttırmış ve teknoloji gerektiren işleri de yapabilir duruma gelmiştir. Ancak bu tür işleri zamanında başarmak ve uluslararası piyasa koşulları altında rekabet edebilmek için firmaların farklı uzmanlık alanlarında elemanları bir araya getirmesi, etkin proje organizasyon yapısı kurması ve bu iki yapının işlevselliğini sağlayabilmek için gerekli proje yönetim sistemi geliştirmesi gerekmektedir. Proje organizasyon ve yönetim sistemleri geliştirilirken bu sistemleri uygulayacak kuruluşların yapısal özellikleri, organizasyon yapısına ve uygulamayı yapacak personelin niteliklerine uygunluk sistemin başarısı için en önemli faktörlerdendir.
  • Master Thesis
    Değişime Açıklık, Örgütsel Bağlılık ve İş Tatmini İlişkisinin Belirlenmesi: Bir Kamu Kurumu Çalışanları Üzerinde Araştırma
    (2020) Gül, Burçin; Tengilimoğlu, Dilaver
    Günümüz koşullarında örgütlerin rekabet sağlayabilmeleri ve varlıklarını sürdürebilmeleri için değişim en önemli faktörler arasında bulunmaktadır. Bu bağlamda örgütler için değişime açıklık ve değişime açıklığı etkileyen unsurlar ön planda yer almaktadır. Örgütlerin rakipleri ile mücadele edebilmesi ve faaliyetlerine devam edebilmeleri için değişime açık olmaları kadar örgütsel bağlılık ve iş tatmini gibi unsurlar da ön plana çıkmaktadır. Örgütler açısından son derece önemli olan örgütsel bağlılık ve iş tatmini ilgi çeken ve üzerinde araştırmalar yapılmış kavramlar arasında yer almaktadır. Ancak literatürde bu iki kavramın değişime açıklık kavramıyla olan ilişkisine yer veren çalışmaya az sayıda rastlanmıştır. Bu eksikliği giderebilmek için çalışmada, değişime açıklık, örgütsel bağlılık ve iş tatmini arasındaki ilişkinin incelemesi amaçlanmıştır. Çalışmanın diğer amacı ise çalışanların değişime açıklık, örgütsel bağlılık ve iş tatmini düzeylerinin cinsiyet, medeni durumu, yaş, kurumda toplam çalışma süresi, kıdem, eğitim düzeyi ve kadro durumu değişkenlerine göre incelenmesidir. Araştırmanın evrenini bir Kamu Kurumunun Genel Müdürlük çalışanları oluşturmaktadır. Tesadüfi örneklem ile seçilen 451 çalışan araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmadaki veriler anket aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmada Meyer ve Allen (1991) tarafından geliştirilen ve 18 ifadeden oluşan örgütsel bağlılığın üç boyutlu ölçeği, Hockman ve Oldhman tarafından geliştirilen iş tatmininin iki boyutlu ölçeği kullanılmıştır. Örgütsel değişime açıklık için, Dunham ve arkadaşları(1989) tarafından geliştirilen üç boyutlu bir açıklık ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS programı aracılığıyla geçerlilik, güvenirlilik, frekans, varyans, regresyon, korelasyon, t-testi, ANOVA ve Mann Whithey U testlerinden faydalanılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre değişime açıklık ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişki anlamlı, pozitif ancak zayıf (R2=0.102) bulunmuştur. Değişime açıklık ile iş tatmini arasındaki ilişki de yakın sonuçlarla anlamlı, pozitif ve zayıf (R2=0.098) bulunmuştur. Örgütsel bağlılık ile iş tatmini arasındaki ilişki ise anlamlı, pozitif ve güçlü (R2=0.626) bulunmuştur. Ayrıca elde edilen sonuçlar doğrultusunda, yöneticilere örgütsel bağlılık, iş tatmini, değişime açıklık düzeylerini arttırabilmek için öneriler sunulmuştur.
  • Article
    The effect of ınflatıon uncertaınty on prıce components: The case of Turkey
    (2014) Samut, Pınar Kaya
    Bu çalışmada, enflasyon belirsizliği ile fiyatlar genel düzeyini oluşturan fiyat alt kalemleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Enflasyon belirsizliğine, fiyatlar genel seviyesindeki hangi alt kalemlerin neden olduğunun ve belirsizliğin hangi alt kalemlerin fiyatlarını daha çok etkilediğinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. 2003:01-2011:09 dönemi Türkiye ekonomisinin incelendiği çalışmada, enflasyon belirsizliği, enflasyon sürecinin koşullu varyansı olarak tanımlanarak elde edilmiştir. Enflasyon süreci sadece kendi geçmiş değerlerinin bir fonksiyonu olarak değil, para arzı (money supply), sanayi üretim endeksi(industrial production index), döviz kuru (exchange rate) ve faiz oranı (interest rate) değişkenlerinden oluşan bir bilgi kümesine bağlı olarak kestirilmiştir. Granger causality testi, Impulse Response ve Variance Decompositions Analysis kullanılarak fiyat alt kalemleri ile enflasyon belirsizliği arasındaki ilişkiler araştırılmıştır. Bulgulara göre, enflasyon belirsizliğinin, fiyatlar genel seviyesini oluşturan fiyat alt kalemleri üzerindeki etkisi ve benzer şekilde fiyatlar genel seviyesini oluşturan fiyat alt kalemlerinin de enflasyon belirsizliğine etkisi farklılık göstermektedir.
  • Doctoral Thesis
    Applications of Machine Learning Procedures on Data Envelopment Analysis
    (2023) Kurt, Şenol; Dinçergök, Burcu
    Veri Zarflama Analizi (VZA) ve Makine Öğrenmesi (MÖ), veriden anlam çıkarmayı amaçlayan ve yaygın olarak kullanılan iki metodolojidir. İki metodolojinin birlikte kullanıldığı çalışmalara ilişkin literatür incelendiğinde, genellikle MÖ algoritmalarının VZA metodolojisinin kısıtlarını aşmak için kullanıldığı görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, bir MÖ algoritmasının VZA modeli kullanılarak birim ünite etkinliğinin değerlendirmesini geliştirmek için kullanılabilirliğini araştırmaktır. Bu tez, VZA üzerindeki MÖ prosedürlerinin uygulamalarını inceleyerek mevcut literatüre katkı yapmaktadır. ML algoritmaları ile bir VZA modelinden elde edilen etkinlik skorlarını tahmin etmeye yönelik daha önce yapılmış çalışmalar olmasına rağmen, bu çalışma, bazıları daha önce kullanılmamış olan ML algoritmalarını da kullanarak bu konudaki çalışmayı genişletmektedir. Karar ağacı tabanlı MÖ modelleri, hedef değişkeni tahmin etmede daha büyük etkiye sahip olan özellikleri belirleyebilir. Önceki çalışmalar, Karar Verme Birimi (KVB) verimliliğini etkileyen önemli değişkenleri belirlemek ve açıklamak için özellik önem skorlarını kullanmıştır. Öte yandan, yeni bir yaklaşım olarak, bu çalışma bir VZA modeli için bir ağırlık kısıtlaması olarak özellik önem sıralamasının kullanılmasını önermektedir. Önerilen yaklaşım, VZA modelinin bazı girdilere çok fazla ağırlık veren ve diğer girdilere sıfır ağırlık atayarak göz ardı eden bir sınırlamasının üstesinden gelmek için kullanılabilir. Bu yaklaşım gerçek bir veri seti ile kullanılarak VZA modelinin kalitesinin arttırdığı kanıtlanmıştır.
  • Article
    An Analysis of Academic Performance: Could Family Income and Medium of Instruction Be Determinants?
    (2013) Cılasun, Seyit Mümin
    Öğrencilerin üniversitedeki akademik performansları üzerine oldukça eskiye dayanan yoğun bir literatür bulunmaktadır. Ancak gelişmekte olan ülkelere baktığımızda bu alanda yapılmış yeterli sayıda çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmada Atılım Üniversitesindeki işletme bölümü öğrencilerinin CGPAlerini belirleyen faktörler, özellikle de ailenin gelir düzeyi ve eğitim dili incelenmiştir. Birinci sınıftaki öğrencilere anketler uygulanarak, öğrencilerin ailelerinin eğitim durumu ve gelir düzeyi, cinsiyetleri, yaşları, üniversite giriş puanları, lise mezuniyet notları ve bölümleri (Türkçe İşletme mi yoksa İngilizce İşletme mi) hakkında bilgi edinilmiştir. Anketlerden elde edilen verilerle oluşturulan model tahmin edilmiş ve şu sonuçlara ulaşılmıştır: Ailenin gelir düzeyinin akademik performans üzerinde negatif bir etkisi varken, üniversite giriş puanı başarıyı olumlu yönde etkilemektedir. Öte yandan, eğitim dilinin akademik performans üzerinde bir etkisi olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
  • Article
    A Savior Sent by an “old Foe”; Feridun Demokan, Notes on the Great Famine in Greece
    (2011) Keser, Ulvi
    The Second World War has had a great and bitter impact upon the countries which participated in it. Unfortunately, one of those countries suffered tragic consequences of the war since it was invaded twice firstly by Italy, and then by Germany. Out of the military invasion, Greece also suffered from the starvation which lasted approximately 5 years in the country. This long and terrific period is known as “μεγάλος λιμός” or the Great Famine. The only country helping Greece during the period of invasion and famine was Turkey, and a distinguished Turkish man named Feridun Demokan brought the Greek tragedy into the public attention and informed the entire world about this disaster. This article will focus on the period of Greek famine and the activities of Feridun Demokan who worked as the representative of the Turkish Red Crescent Society.