Search Results

Now showing 1 - 10 of 18
  • Article
    Hukuk Eğitim ve Öğretiminde Bir Olanak Olarak Lisans Araştırma Projeleri
    (İz Dergisi, 2014) Şimşek, Aslı; Öner, Altın Aslı Şimşek; Öner, Altın Aslı Şimşek; Law; Law
    Son dönemde hukuk eğitimi ve öğretimi üzerine başta akademi olmak üzere çeşitli mecralarda yoğun tartışmalar yürütülmekte, konu üzerine sempozyum, panel, konferans, çalıştay gibi akademik çalışmalar yapılmaktadır. Hukuk eğitimi ve öğretimi meseleleri her ne kadar birkaç yıldır popüler hale gelmiş gibi görünse de hukuk eğitimine ilişkin geçmişten beri süregelen sorunlar mevcuttur. Fakat son zamanlarda dikkatlerin bu noktaya çekilmesinin ana nedeni hukuk fakültelerinin kalabalık sınıfları dolayısıyla öğrencilerin akademisyenlerle birebir iletişime geçmekte zorluk çekmesi, derslerin genellikle konferans şeklinde işlenmesi dolayısıyla öğrencilerde hukuk öğreniminin birtakım mevzuatı ezberlemekten ibaret olduğu algısına yol açmasıdır. Bunları kısaca altyapısal sorunlar olarak ifade edebiliriz.
  • Article
    GÖNÜLDEN PAYLAŞIMLA BARIŞ
    (İz Dergisi, 2013) Selçuk, Fatma Ülkü
    Barış içinde yaşam, insanın güvenlik, denge, istikrar, uyum, huzur gibi ihtiyaçlarını karşılayabilmesi açısından önemlidir. Son birkaç yüzyıl, dünya barışının nasıl sağlanacağı konusunda farklı görüşlere sahne olmuştur. Liberaller serbest ticaretin ve uluslararası örgütlerin önemine vurgu yaparlarken, sosyalistler üretim ve paylaşım ilişkilerinin nasıl düzenlenmesi gerektiğine odaklanmışlardır. Çevre konusundaki farkındalığın artması ise insanın dünyada yalnız olmadığını hatırlatmış, sürdürülebilir bir yaşamın olanakları daha fazla araştırılır olmuştur. Barışla bağlantılı akademik çabalar, dünya savaşlarının, bölgesel, ülkeler arası ve ülke içi çatışmaların patlak verdiği bir ortama rağmen devam etmiştir. Bu metin de silahlar yerine insanların konuştuğu, anlaştığı bir dünya için gönülden iletişimin ve paylaşımın önemine dikkat çekmek üzere 2011 yılında ‘Mekan ve Kültür’ Sempozyumunda sunmuş olduğum basılmamış tebliğimin bazı bölümlerini içermektedir.
  • Article
    Atatürk Orman Çiftliği Nasıl Kurtulur?
    (İz Dergisi, 2015) Şahin, Savaş Zafer
    Geçtiğimiz aylarda, TMMOB’a (Türk Mühendis ve Mimarlar Odası Birliği) bağlı meslek odalarının açtığı önemli bir davada mahkemelerin aldığı kararlar siyasi bir tartışmanın odağına oturdu. Yeni başbakanlık binasının yapımı için Atatürk Orman Çiftliğinin sit derecesinin birinci dereceden üçüncü dereceye düşürülmesine ilişkin Koruma Bölge Kurulu kararı ve ilgili plan kararları iptal edilmişti. Medya bu gelişmeyi “AOÇ kurtuldu” başlığıyla vermeyi tercih etti. Yazılanlara göre yeni Başbakanlık binasının yıkılması gerekiyordu. Peki gerçekten de AOÇ kurtuldu mu? Ya da bir idare mahkemesi yürütmenin başına ev sahipliği yapacak bir yapıyı yıkarak AOÇ’yi kurtarma kudretine sahip mi?
  • Article
    “Psikolog” olmanın dayanılmaz cazibesi
    (İz Dergisi, 2014) Alkan, Neşe
    Üniversitelerin Psikoloji bölümlerine öğrencilerin ilgilerinin giderek arttığını görüyoruz. Psikolojiyi bu kadar cazip kılan nedir? İnsanı, duygu, düşünce, davranışı ile yaşadığı her ortamda anlamak, bir bütün olarak anlamak, yönlendirmek ve yardımcı olmak pek çok insanın iş hayatında yaşamak istediği bir doyum olsa gerek. Hem eğitiminde, hem de meslekte sunduğu çeşitli uzmanlık konuları bu mesleği galiba daha da çekici hale getiriyor. Doğum öncesinden ölüme kadar insanı incelen gelişim psikolojisi, insanın normal dışı hallerini inceleyen klinik psikoloji, sosyal hayatta ve başka insanların varlığında inceleyen soysal psikoloji, iş yaşamında insanı inceleyen endüstri örgüt psikolojisi, duyum, algı, öğrenme ve zihinsel süreçleri inceleyen deneysel/bilişsel psikoloji, suç ve insanı değerlendiren adli psikoloji. Bu liste daha da uzayabilir, trafik psikolojisi, spor psikolojisi, eğitim psikolojisi, sağlık psikolojisi, politik psikoloji. İnsan ihtiyaçları arttıkça ve değiştikçe bu liste daha da uzayacağa benzer.
  • Article
    SAĞLIK TURİZMİNİN YENİ YILDIZI; TÜRKİYE
    (İz Dergisi, 2015) Güzel Şahin, Gonca
    Sağlık Turizmi; insanların tedavi olmak amacıyla yaşadıkları ülkeden, kaliteli ve görece daha ucuz hizmet alabilecekleri başka ülkelere seyahat etmeleri olarak tanımlanmaktadır. Bu seyahatte tedavi amaçlı giden kişiye de “sağlık turisti” denilmektedir. Dünyanın her yerinden milyonlarca insan daha sağlıklı bir yaşam için başka ülkelere seyahat etmektedir. İnsanların kaliteli sağlık hizmetlerine daha uygun fiyatlarla kısa sürede erişimini sağlayan sağlık turizmi, sağlık işletmeleriyle birlikte konaklama, ulaşım, yiyecek-içecek sektörü de dahil birçok sektörü içine alarak ülke ekonomisine büyük katkılar sağlamaktadır.
  • Article
    Fikri Haklar ve Açık Erişim
    (İz Dergisi, 2015) Özbey, Serap; Kılıçoğlu Yılmaz, Kumru
    Yaratıcı gücün ortaya konularak yeniliklerin elde edilebilmesi ve yeni ürünlerin ortaya çıkarılmasının teşviki, ancak bu gücü ortaya çıkaranların korunmasıyla mümkündür. Bu nedenle, fikri hakların korunması gerekliliği ortaya çıkmış ve bu konuyla ilişkin özel bir düzenleme olan 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’muz yürürlüğe girmiştir. Profesör Ernst Hirsch tarafından hazırlanan bu kanun 1952 yılında yürürlüğe girmiş; çeşitli değişikliklerden sonra, güncel halini 2008 yılında almıştır. Peki bu kanunda yer alan “fikri hak” ve daha geniş olarak “fikri mülkiyet hakları” nelerdir?
  • Article
    Kararlarımızı Biz mi Seçiyor Muyuz?
    (İz Dergisi, 2015) İnan, Aslı Bahar
    İnsanın zihinsel süreçlerin altında yatan mekanizmaları ve bunların davranış üzerindeki etkilerini bilimsel olarak çalışan psikolojinin alt alanına bilişsel psikoloji denilmektedir. Bilişsel psikoloji, üst düzey kognitif süreçlerin, birkaç örnek verecek olursak düşünme, problem çözme, karar verme, algı, hafıza ve öğrenmenin nasıl işlediğini araştırır. Bu durumda bir davranışın neden ortaya çıktığını anlamaya çalışmak o davranışın öncelikle “belirlendiği” prensibine dayanmaktadır. Determinizm ya da belirlenircilik dediğimiz bu görüşte evrendeki bütün olayların bilimsel yasalarla belirlenmiş olduğu savunulmaktadır. Bizim de yapmaya çalıştığımız iş, zihinsel süreçleri ve davranışları nelerin belirlediğini bilimsel yöntemler kullanarak bulmaya çalışmak olduğundan, akla gelebilecek bir soru da davranışlar bir takım kurallar ve kanunlar tarafından belirlenilmiş ise, seçim nerede ve ne zaman işin içine giriyor?
  • Article
    ORTAÇAĞ MÜLKİYET ÖĞRETİSİ: İNSANOĞLU MÜLKİYETİ: KÖLELİK
    (İz Dergisi, 2013) Utku, M. Kemal
    Her ne kadar köleliğe ilişkin ilk Hıristiyanların tutumunu tam bilmiyorsak ta, genel olarak teori ve pratikte Hıristiyanlığın kölelik kurumuna karşı çıkmadığını söyleyebiliriz. Essenelilerin köleliği lanetlediğini biliyoruz ancak Kilisenin bu kurumun yasal olarak Orta Çağa kadar sürmesine ses çıkarmadığı da bir gerçektir. Kölelik Hıristiyanlığın kabul ettiği ve değiştirmek için hiçbir çaba göstermediği, adeta eşya hukukunun ve devlet düzeninin bir parçası olarak kalmış ve devletin ahlaki güvencesiyle daha da güçlenmiştir ( Kautsky, 1925, 412). Çoğu Hıristiyan düşünüre göre köleye sahip olma hakkı diğer tüm yasalar gibi gerekli olup, ortadan kaldırılıncaya değin Tanrının var olmasına müsaade ettiği bir kurum olarak kalmıştır. Kilise hiç şüphesiz Hıristiyan idealleri olduğu varsayılan içsel özgürlük ve eşitliğin kölelik kurumuyla tamamen tutarsız olduğunun bilincindeydi ancak yine de bu kurumla uzlaşmış ve sosyal yapıda değişiklik yapmamayı tercih etmiştir.
  • Article
    Kamu Denetçiliği Kurumu
    (İz Dergisi, 2013) Müftüoğlu Hoş, Zeynep
    Günümüzde devletin ekonomik ve sosyal hayattaki rolü oldukça artmış, idare, çok farklı alanlarda, geniş bir kitleye kamu hizmeti sunar duruma gelmiştir. Bu kadar geniş bir kitleye bu kadar çok alanda hizmet veren idare, bu hizmetleri sunarken zaman zaman hukuka aykırı uygulamalara da neden olabilmektedir. Hukuk devleti ilkesini benimseyen ülkelerde idarenin eylem ve işlemlerinin denetimi, olmazsa olmaz bir koşuldur. İdarenin eylemlerinin denetimi geleneksel uygulamalarda hukuka uygunluk denetimin ve yerindelik denetimi olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Hukuka uygunluk denetimi, yargı organlarında yapılmakta ve idarenin eylem ve işlemlerinin hukuka uygunluğunun sağlanmasında mahkeme kararları en önemli ve etkili araçlar olarak işlev görmektedir. Yerindelik denetimi ise idarenin kendi iç denetimi ile, siyasal denetimle ve günümüzde önemi gittikçe artan kamuoyu denetimi ile yerine getirilmektedir. Ombudsmanlık kurumu bu denetim şekillerinin yanında ek bir denetim yolu olarak doğmuştur. İnsan haklarını sağlamanın temel sorumlusu ve ödevlisi olan devlettir. İdare, kamu düzenini sağlamak ve kamu hizmeti sunmak amacı ile bireyin yaşamına müdahale etmektedir. Ombudsmanlık kurumu, bu müdahalelerin insan haklarına uygun olmasını sağlamak için yapılan denetim yolları ile işbirliği içinde çalışacak bir mekanizma olarak öngörülmüştür.
  • Article
    Bazen “dur” Deyip Beklemek Gerekir: Gelişim Psikolojisi Bakış Açısıyla Doyumun Ertelenmesi
    (İz Dergisi, 2015) Cihanoğlu, Mine
    “Beklemeyi öğrenmek”, insan yaşamının her evresinde en çok zorlanılan konulardan biridir. Toplum bireylerden, kendi isteklerini gerçekleştirmek, dürtülerini doyuma ulaştırabilmek için uygun zaman, koşul ve yöntemi bir araya getirmesini beklemektedir. Bu durum, kişilerin seçim yapma süreçlerine de yansımaktadır. Daha kolay ve çabuk ulaşılabilir bir halde önümüzde duran haz verici, ödüllendirici seçenekler ile beklemeyi ya da çalışmayı gerektiren, ancak sağlayacağı doyum ve ödülün daha büyük olacağını bildiğimiz seçenekler arasında yaşanan ikilem, bebeklikten yetişkinliğe her dönemde karşımıza çıkmaktadır. Zahmetli bir işte sebat gösterip ücretini almak, sıkıcı bulsa da bir okulu/kursu tamamlayıp diploma veya sertifika almaya hak kazanmak, parasının tümünü dilediği gibi harcamak yerine uzun vadede daha fazla getiri sağlayacak yatırımlar yapmak bu tür ikilemlere örnektir. Bu tür ikilemlerin üstesinden gelmek, doğru seçimler yapmak demektir ve iç kaynaklı güçlü dürtülerin kontrolünü gerektirmektedir. Psikoloji literatüründe doyumun ertelenmesi olarak adlandırılan bu olgu, psikolojinin farklı alt alanlarında ele alınan önemli konulardan biridir. Doyumun ertlenmesi bu yazıda; insan duygu, davranış ve zihinsel süreçlerinin yaşamın farklı dönemlerinde gösterdiği değişimi inceleyen gelişim psikolojisi bakış açısıyla ele alınmaktadır.