Search Results

Now showing 1 - 10 of 55
  • Master Thesis
    Cuda ve Openmp Dillerini Kullanarak Paralel Algoritmalar ile İlgili Bir Çalışma
    (2015) Gökahmetoğlu, Hakan; Yazıcı, Ali
    Tezde sunulan çözüm önerileri, hem sıralı yürütmeye göre zamanlamada kabul edilebilir sonuçlar elde etmek için, hem de parasal ve diğer çabaların sürdürebilir bir maliyetle paralellik çözümünü değerlendirir. CUDA, OpenMP ve sıralı kod zamanlamaları karşılaştırılarak edinilen detaylı zaman tabloları, ilgili bölümlerde bulunabilir.
  • Master Thesis
    Görüntü İşleme Yöntemlerı ile Araç Logo Tanıma
    (2016) Albera, Sumıa; Şengül, Gökhan
    Araç logolarının tanımlanması, farkli çevre şartlarında araçların logolarının yüksek performans ile algılanması ve sınıflandırılması yeteneği olarak tanımlanabilir. Logo tanıma, devlet kurumları, askeri alanlar gibi kontrol gerektiren bölgelerde güvenlik ve gözetleme amacıyla kullanılmaktadır. Logo tanımlamada öncelikle logo görüntüleri okunur, analiz edilir ve logonun ait olduğu üretici belirlenir. Bu tez çalışmasının amacı, araç logolarının tanımlanması için kullanılan üç farklı yöntemin gürültülü ve gürültüsüz ortamlardaki başarımlarını araştırmak ve bu yöntemlerin karşılaştırmasını yapmaktır. Bu tez çalışmasında logo tanımlama için SURF, LBP ve GLCM yöntemleri denenmiştir. LBP ve GLCM yöntemleri için sınıflandırıcı olarak kNN kullanılmıştır. Önerilen yöntemler biri üreticilerin internet sitelerinden alınan görüntüler diğeri ise doğrudan araçların logoların fotoğraflarının çekilmesi ile elde edilen görüntüler olmak üzere iki farklı veri kümesinde test edilmiştir. Sonuç olarak en iyi başarım, SURF algoritması ile elde edilmiştir.
  • Master Thesis
    Elektronik Tablo İşlevlerinin Otomatik Üretimi
    (2023) Tekin, Özge; Turhan, Çiğdem; Yazıcı, Ali
    Elektronik tablo kullanımının artışıyla birlikte, bu tablolardaki işlevlerin sayısında da önemli bir artış yaşandı. Artan işlev sayısı, uzman kullanıcıların bile işlev yazarken zorluklarla karşılaşmasına yol açmaktadır. İşlevleri araştırıp kullanmanın zaman alıcı bir süreç olması, düz metin bilgi istemlerinden otomatik olarak işlev üretebilen yazılımlara olan talebin artmasına neden olmuştur. Ancak bu alandaki araştırma çabalarının halen yetersiz olması önemli bir boşluğu işaret etmektedir. Bu çalışma, Türkçe metinlerden otomatik olarak işlevler üreten ve tüm süreci otomatikleştirmek için Microsoft Excel'e entegre edilebilen bir yazılım önererek araştırma açığını gidermeyi amaçlamaktadır. Çalışmaya, kullanıcıların kısa ve öz istemler kullanarak kolayca tanımlayabilecekleri 26 fonksiyon seçilerek dahil edilmiştir. Bu işlevleri eşlemek için, anahtar-değer çiftleri biçiminde bir sözlük oluşturuldu; burada işlevler anahtarları ve her işlevin benzersiz anahtar sözcükleri de değerleri oluşturmaktadır. Her bir fonksiyon analiz edilip yapısal benzerlikler sergileyen fonksiyonlar sistematik olarak kümelendi, böylece ortak algoritmalar geliştirildi. Bu algoritmalar, bilgi istem metinlerinden bağımsız değişkenleri ayıklayabilmek için düzenli ifadeler kullanır ve işlev yapısını tamamlar. Sistemin değerlendirilmesi için 150 adet metin bilgi istemi ve bunlara karşılık gelen fonksiyonların bulunduğu bir veri seti oluşturulmuştur. Sistem veritabanındaki tüm istemlerle çalıştırıldığında, %94 başarı oranı vermektedir.
  • Master Thesis
    Yazılım Gereksinimlerinin Ontoloji Tabanlı Anlamsal Analizi
    (2023) Oğuz, Zeynep Yaren; Turhan, Çiğdem
    Günümüzün hızla gelişen yazılım geliştirme ortamında, yüksek kaliteli yazılım ürünlerinin sunulması, büyük ölçüde etkin gereksinim analizine bağlıdır. Yazılım işlevsel gereksinimlerinin belirlenmesi, ve analiz edilmesi süreci, geliştirme aşamalarının paydaş beklentileri ile uyumlu olmasında çok önemli bir rol oynar. Bununla birlikte, modern yazılım sistemlerinin artan karmaşıklığı, gereksinim analizini çok daha zor ve karmaşık bir hale getirmiştir. Fonksiyonel gereksinimler son kullanıcıların geliştirilecek olan sistemden beklentileridir. Kullanıcı hikayeleri fonksiyonel gereksinimlerin, amacını, isterini ve kimin talepte bulunduğu bilgisini içeren doğal dil ile yazılmış açıklamasıdır. Bu ilişkisel cümleyi bir gereksinim olarak almak ve geliştirici için görevlere bölmek zorlayıcı bir süreç olabilir. Buna ek olarak gereksinimlerin önceliklendirilmesi ve bir öncelik sırasına konulması da verimli bir kaynak yönetimi için önemlidir. Gereksinim analizinin çok daha verimli bir şekilde yapılması için bir çok çalışma önerilmiştir. Fakat önerilen çalışmalar çoğunlukla İngilizce olan gereksinimlerin işlenmesi üzerinedir. Bu çalışmada Türkçe kullanıcı hikayelerinin, fonksiyonel gereksinim olarak ontoloji tabanlı bir sınıflandırılması sunulmuştur. Türkçe kullanıcı hikayeleri kelimeler arasındaki ilişkiler göz önüne alınarak kural-bazlı bir şekilde işlenmiştir ve gereksinimin amacı, istenen fonksiyon ve istemde bulunan aktör olmak üzere üç ana sınıfa ayrılmıştır. Buna ek olarak her bir gereksinim bir öncelik değeri alır. Veri kaynakları için bir semantik sorgulama dili olan SPARQL sorgusu kullanılarak bir öncelik sıralaması yapılmıştır ve temsili bir product backlog çıktı olarak sunulmuştur. Değerlendirmeler sonucunda, belirlenen şablonda yazılarak girdi olarak verilen kullanıcı hikayelerinin sınıflandırılması, ve öncelik bazlı iş listesine dahil edilmesi, kurulan gereksinim ontolojisinin başarı oranının hatırı sayılır bir düzeyde olduğunu göstermiştir. Bu sebeple, Türkçe kullanıcı hikayelerinin sözcük ve söz öbeklerinin kural-bazlı ayrıştırılmış ögelerinin ontoloji sınıflarının birer örneği olabileceği ve bu sınıflar arasındaki anlamsal ilişkinin, bir product backlog çıktısı oluşturabileceği sonucuna varılmıştır.
  • Master Thesis
    Ss-mla: Uzaktan Algılamalı Görüntülerin Çok Etiketli Sınıflandırması için Yeni Bir Çözüm
    (2021) Üstünkök, Tolga; Karakaya, Kasım Murat
    Uzaktan algılanan görüntülerin çok etiketli sınıflandırması çok önemli bir araştırma alanıdır. Kentsel büyümeyi izlemekten askeri gözetlemeye kadar birçok uygulamaya sahiptir. Uzaktan algılanan görüntülerin çok etiketli sınıflandırması için birçok algoritma ve yöntem önerilmiştir. Bu tezde iki yaklaşım sunulmaktadır. İlki, küçük veri kümelerinde karmaşık yöntemlerin daha basit olanlara göre avantajı olmadığını gösteren CNN tabanlı basit bir modeldir. İkincisi, uzaktan algılanan görüntülerin çoklu etiketli sınıflandırması için Semi-Supervised Multi-Label Annotizer (SS-MLA) adı verilen rekabetçi bir Vector-Quantized Temporal Associative Memory (VQTAM) tabanlı yöntemdir. İlk yöntem, uzaktan algılanmış dört farklı veri kümesi üzerinde F1-Skorlarına göre literatürdeki diğer son teknoloji yöntemlerle ve SS-MLA ile karşılaştırılmıştır. Deney sonuçları, yeni bir yaklaşım olarak SS-MLA'nın, karşılaştırmaların yarısından ve önerilen basit yöntemden daha iyi sonuçlar verdiğini göstermektedir. Algoritma ve yöntemlerin tüm uygulamaları için Python 3.8 ortamında Tensorflow-GPU 2.4.0 ve Numpy 1.19.5 çerçeveleri kullanılmıştır.
  • Doctoral Thesis
    Araştırma Tabanlı Yazılım Projeleri için Yeni Bir Yazılım Geliştirme Metodolojisi
    (2019) Cereci, İbrahim; Karakaya, Ziya
    Orta ve büyük ölçekli yazılım geliştirme projeleri genellikle bir çok takım üyesi tarafından birlikte geliştirilirler. Takım üyelerinin koordine edilmesi, grup için uygun geliştirme yöntemleri kullanılması ve grubun yazılım geliştirme sürecinin kontrolü zor problemlerdir. Yazılım geliştirme metotları yoğunlukla bu zor problemlerin çözümü için kullanılmaktadırlar. Var olan yazılım geliştirme metotları her ne kadar endüstrinin ihtiyaçlarını karşılasalar dahi, akademisyenler tarafından üniversitelerde yürütülen araştırma tabanlı yazılım geliştirme proje ihtiyaçlarını sağlamaya yönelik değillerdir. Bu çalışmada; araştırma tabanlı yazılım projeleri için yeni bir metotun gerekli olduğunu ortaya koymak adına, bu alanda çalışan kişilerin ihtiyaçları ve üstün yöntemleri nitel bir çalışma ile toplanıp, toplanan veriler ışığında da, araştırma tabanlı yazılım projeleri için yeni bir yazılım geliştirme metotu sunulmuştur. Önerilen metot alan uzmanlarının sağladığı uzman görüşleri ile değerlendirilip araştırma tabanlı yazılım projeleri için uygun bulunmuştur. Çalışma sırasında toplanmış olan alan problemleri ve üstün yöntemler, araştırma tabanlı yazılım projelerinde yer almak isteyen proje yöneticileri, takım üyeleri, üniversiteler ve destekleyici kurumlara öneriler olarak bir çerçevede sunulmuştur. Bu öneriler kullanılarak ilerde gerçekleştirilecek olan benzeri projelerin verimlilikleri artırılabilir.
  • Master Thesis
    Kullanıcı Odaklı Yaklaşımlarla Mobil Güvenliğin Değerlendirilmesi ve Geliştirilmesi
    (2025) Alburkı, Hussaın Taha Hussaın; Koyuncu, Murat
    Mobil uygulamalar günümüzde bireylerin finansal, tıbbi ve kişisel etkileşimlerinin giderek artan bir kısmını yönetmektedir. Ancak güvenlik araştırmaları hâlâ büyük ölçüde kod düzeyindeki açıklar üzerine yoğunlaşmakta ve sıradan kullanıcıların bu koruma mekanizmalarıyla nasıl etkileşime geçtiğini göz ardı etmektedir. Bu boşluğu kapatmak amacıyla, OWASP Mobile Top 10, MITRE ATT&CK ve güncel akademik literatürde tanımlanan teknik tehditleri sade bir dille sekiz uygulanabilir adıma dönüştüren bir kontrol listesi geliştirilmiştir. Bu adımlar; aşırı izin verme, güvensiz ağ kullanımı ve zayıf kimlik doğrulama gibi temel güvenlik açıklarını hedef alır ve teknik olmayan terimlerle ifade edilerek geniş bir kullanıcı kitlesi için erişilebilir hale getirilmiştir. Çalışma üç aşamalı bir yöntem izlemiştir: zafiyet analizi yoluyla kontrol listesi geliştirme, kullanıcı davranışlarını ve liste kullanımını değerlendiren bir anket uygulaması ve katılımcı geri bildirimlerine dayalı rehber ilke oluşturma. Geliştirilen kontrol listesi, yaş, platform ve siber güvenlik deneyimi bakımından çeşitlilik gösteren 42 Android ve iOS kullanıcısıyla test edilmiştir. Katılımcıların %83'ü kontrol listesindeki adımların çoğunu tamamlamış, %70'ten fazlası ise mobil riskler konusunda farkındalıklarının arttığını bildirmiştir. Bu bulgulara dayanarak teknik standartlarla kullanıcı pratiği arasındaki boşluğu doldurmayı amaçlayan on ilke geliştirilmiştir. Her ilke, belirli kullanıcı eylemlerini bilinen zafiyetlerle eşleştirmekte ve OWASP ile MITRE gibi güvenlik çerçeveleriyle uyum göstermektedir. Sonuçlar, teknik temelli davranışsal içgörülerle geliştirilen kullanıcı odaklı araçların farkındalığı artırma ve daha güvenli alışkanlıklar kazandırma potansiyeline sahip olduğunu vurgulamaktadır.
  • Doctoral Thesis
    Bağlam-farkında Uyarlamalı Yazılım Sistemlerinde Göz-hareketi Verisi ile Gözlemleme: Endoskopik-nöroşirurji Eğitim Programları için Bir Durum Çalışması
    (2017) Dalveren, Gonca Gökçe Menekşe; Dalveren, Gonca Gökçe Menekşe; Çağıltay, Nergiz; Dalveren, Gonca Gökçe Menekşe; Çağıltay, Nergiz; Çağıltay, Nergiz; Software Engineering; Information Systems Engineering; Software Engineering; Information Systems Engineering
    Günümüzde modern yazılımlar, ortamdaki sürekli değişimlerle uyumlu olmaları gerektiğinden dolayı çok karmaşık hale gelmektedir. Çevreyle ilgili olguları izleyebilmek ve çevredeki değişikliklerin olası sonuçlarını daha iyi anlayabilmek için toplanan verileri analiz etme yeteneği aracılığıyla otonomik davranışları desteklemeleri gerekmektedir. Başka bir deyişle, bağlam-farkında uyarlamalı yazılım sistemi (BFYUS), çalışma ortamındaki bu değişikliklere cevaben kendisini çalışma zamanında ayarlamayı amaçlamaktadır. Bağlam, son kullanıcı, programlama, birincil özellikler (ör. kimlik, yer ve zaman) ve fiziksel koşullar gibi yazılım sistemi tarafından gözlemlenen herhangi bir şey olarak tanımlanır. Bu nedenle BFYUS mimarisi, geniş bir veri yelpazesini izleyerek farklı amaçlar için çeşitli seviyelerde uygulanabilir. Bununla birlikte, şu anda bu sistemlerin uyguladığı adaptasyonun seviyesini ve kapsamını gösteren hiçbir kavramsal çerçeve yoktur. Bu çalışmada, öncelikle BFYUS'ın ana boyutlarını daha iyi anlamak için ilgili literatür incelenmiştir. Daha sonra, belirli bir BFYUS tarafından gerçekleştirilen adaptasyonun seviyesine ve kapsamına daha iyi hitap edebilmek için kavramsal bir çerçeve önerilmektedir. Önerilen çerçeve üç boyuta sahiptir: adaptasyon bağlamının tanımı, uyarlanması planlanan olayın tanımı ve nihayetinde adaptasyonun nasıl gerçekleştirileceğini gösteren plan. Ek olarak, önerilen kavramsal çerçeve aracılığıyla endo-nöroşirurji eğitim programları için bir durum çalışması yürütülmüştür. Sonuçlar, cerrahların göz hareket olaylarını izleyerek, yetenek seviyelerinin yüksek hassasiyetle (%91.3) tahmin edilebileceğini göstermiştir. Buna göre, bu özel durum için, cerrahların göz hareketi olaylarıyla, içeriğin cerrahların davranışlarına göre uyarlanabileceği görülmüştür. Örneğin, beceri düzeylerini düzenli olarak ölçerek ve öğrencilerin göz hareket olaylarıyla her bir senaryonun zorluk seviyelerini değerlendirerek, müfredattaki bilgisayar tabanlı simülasyon senaryolarının düzeni, farklı el koşullarındaki kullanıcı beceri seviyelerine ve davranışlarına göre uyarlanabilir. Bu, her stajyer için beceri ve bilgiye dinamik olarak adapte edilmiş özel bir müfredat oluşturulmasına yardımcı olacaktır. Bu çalışmanın iki ana katkısı vardır. İlk olarak, BFYUS'ın kapsam ve seviyesini değerlendirmek için kullanılabilecek bir kavramsal model önermektedir. Bu bilgi araştırmacılara ve geliştiricilere BFYUS'ı daha iyi değerlendirip karşılaştırmalarına yardımcı olabilir. Bu tez çalışmasının ikinci katkısı önerilen modelin endo-nöroşirürji alanına uygulanmasıdır. Endo-nöroşirurji alanındaki eğitim programları çeşitli problemlere sahiptir. Bu programların asıl problemi, beceri temelli eğitim fırsatlarıdır. Eğitim ve beceri gelişiminin ameliyathanede sağlanması gerektiğinden dolayı, bu eğitim programlarının, hastaların bakış açısından etik hususlar, sınırlı zaman ve hasta güvenliği riski gibi pek çok dezavantajı vardır. Şu anda, cerrahi eğitim programları için pek fazla alternatif eğitim olanağı bulunmamaktadır. Bu programlarda beceri geliştirme çok kritik olduğu için, bireysel beceri temelli eğitim olanakları gerekmektedir. Cerrahi eğitim programlarını desteklemek için bilgisayar tabanlı simülasyonlara örnekler olsa bile, müfredata entegre modeller sınırlıdır. Ek olarak, özellikle endo-nöroşirurji eğitim programlarında cerrahi eğitim için BFYUS'ın herhangi bir öğretim modeli yoktur. Doğası gereği, BFYUS yaklaşımının endo-nöroşirurji eğitim programlarına çeşitli avantajlar sağlayabileceğine inanıyoruz. Bununla birlikte, endo-nöroşirurji eğitim programları için BFYUS oluşturma süreci çok karmaşıktır, bu tez çalışmasında bir BFYUS kavramsal modeli önerilmektedir. Bu tez çalışmasının bulguları, endo-nöroşirurji eğitim programları için daha iyi BFYUS oluşturmak üzere gelecekteki çalışmalara yardımcı olmak ve bu sistemleri mevcut eğitim programlarına daha iyi entegre etmek amacıyla hazırlanmıştır.
  • Doctoral Thesis
    Bayesyan Ağları ve Bulanık Mantık Kullanılarak Zeki Öğretim Sistemi Geliştirimi
    (2020) Adabashı, Afaf Muftah; Eryılmaz, Meltem; Yazıcı, Ali
    Son zamanlarda, öğretim sürecini desteklemek amacı ile öğrencilerin çevrimiçi öğrenme materyalleri arasında uyum içinde gezinmelerine yardımcı olmak için web tabanlı Zeki Öğretim Sistemlerinde (ZÖS) hızlı bir artış olmuştur. Bu sistemleri kullanan öğrenciler farklı ihtiyaçlara, tercihlere ve özelliklere sahip farklı geçmişlerden gelmektedirler. Bu nedenle, her bir kullanıcıya dinamik uyarlama ve bilgiyi etkili bir şekilde sunmak için kullanıcı dostu bir arayüz sağlama yeteneği ZÖS lerinin önemli bir özelliğidir. ZÖS'lerinin etkinliği, öğrencilerin özellikleri ve ihtiyaçları ile ilgili bilgileri toplamak ve incelemek için kullanılan yöntemlere bağlıdır. Aynı zamanda uyarlanabilir eğitim bağlamında sistemlerin etkinliği bilginin işlenme biçimine de bağlıdır. Bulanık mantık ve Bayes ağı gibi ders içeriğini her öğrencinin amacına göre uyarlayan ve öğrenci değerlendirme sürecinde belirsizlikle başa çıkmak için kolaylaştıran çeşitli yapay zeka yöntemleri vardır. Bu tezde, öğrenmede uyarlanabilir destek sağlamak amacı ile öğrencilerin bilgi düzeylerine göre modellenerek uyarlamaların gerçekleştirildiği, bulanık mantık ve Bayes ağları tekniklerine dayanan hibrit bir yöntem kullanılarak FB-ITS adı verilen zeki bir öğretim sistemi geliştirilmiştir. FB-ITS, bulanık mantığın ve Bayes ağının avantajlarını kullanmaktadır. FB-ITS sisteminde bulanık mantık, öğrencinin önceki ve güncel bilgilerine göre belirli bir alan konusundaki performansını belirlemek için kullanılmış ve Bayes ağı, bulanık mantık sisteminden gelen kanıtlara dayanarak öğrencinin ilgili konulardaki durumunu belirlemek için kullanılmıştır. Bu çalışmada FB-ITS'nin etkinliği, mevcut geleneksel e-öğrenme sistemiyle karşılaştırılarak değerlendirilmiş, aynı zamanda, bulanık mantık ve Bayes ağı kullanılarak ayrı ayrı geliştirilen ve uygulanan iki ZÖS ile de karşılaştırılmıştır. Çalışma, Atılım Üniversitesi lisans öğrencileri ile yürütülmüştür. Önerilen sistemin etkinliğini değerlendirmek için öğrencilerin akademik performansı, öğrencilerin memnuniyeti ve sistem kullanılabilirliği olmak üzere üç bağımlı değişken kullanılmıştır. Sonuçlar, FB-ITS kullanarak eğitim alan öğrencilerin Bayes ağı (79.09), bulanık mantık (69.77) ve geleneksel e-öğrenme sistemi (64.33) kullanan diğer öğrencilere kıyasla ortalama olarak daha yüksek akademik performansa (82.95) sahip olduğunu göstermiştir. Son testin yapılması için geçen süre ile ilgili sonuçlara göre; FB-ITS kullanan öğrenciler (7.87 dakika), geleneksel e-öğrenme sistemini (13.86 dakika) kullanan öğrencilere kıyasla ortalama olarak daha az zamana ihtiyaç duymuşlardır. Elde edilen bulgulara göre geliştirilen yeni sistemin, final sınavını yapma hızı ve yüksek akademik başarı açısından alan yazına katkıda bulunduğu sonucuna varılabilir. Ayrıca, FB-ITS sisteminin değerlendirilme sonuçları, öğrencilerin memnuniyeti ve kullanışlığı açısından olumlu sonuçlar göstermiştir.
  • Master Thesis
    Videoda Nesne Takibi için Hibrit Metot Geliştirmesi
    (2019) Taşan, Hakan; Gökçay, Erhan
    Videodaki nesnenin algılanması ve takibi, bilgisayarla görü ve görüntü işlemede önemli bir araştırma alanı olarak ortaya çıkmıştır. Nesne takibi için birçok algoritma geliştirilmiştir ve her algoritmanın başarılı veya başarısız olduğu bazı koşullar vardır. Bu tezde, videoda nesne takibi amacıyla üç nesne tespiti ve takibi algoritmasından oluşan güçlü bir karma sistem önerilmiştir. Bunlar şablon eşleştirme, renk histogramı ve özellik çıkarımına dayalı SURF algoritmalarıdır. Bu algoritmaları hibrit sistemde uygulamak için OpenCV kütüphanesi kullanılmıştır. Algoritmalar uygulanırken; gaussian blur, renk uzayı dönüşümleri, Otsu eşiklemesi, kayan pencere yaklaşımı, özellik çıkarımı ve betimlemesi, ve uzaklık hesaplamaları gibi farklı teknikler uygulanmıştır. Videodaki herhangi bir nesne seçilebilir ve seçilen nesne videonun geri kalanında takip edilebilir. Nesnenin tıkanmasını önlemek ve sahnenin ani hareketinin etkilerini en aza indirmek için, videonun her beşinci karesinde seçilen nesnenin yenilenmesi yaklaşımı kullanılır. Hibrit sistemin amacı, video karelerindeki takip edilecek nesnenin tespit oranını iyileştirmektir. Tüm performans testleri NTU-VOI 2018, Visual Tracker Benchmark 2013, NfS 2017 ve Davis 2017 veri setleri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Önerilen hibrit sistemin test sonuçları, üç ayrı tespit ve takip algoritmasının sonuçlarıyla karşılaştırılmıştır. Sonuçlar, hibrit sistemin video nesne takibi için işlem süresi dışında en iyi performansı verdiğini göstermektedir.