141 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 141
Doctoral Thesis Sağlık Çalışanlarına Göre Medikal Turizm Endeksi Faktörlerinin Değerlendirilmesi(2021) Köroğlu, Gönenç; Tengilimoğlu, DilaverBu çalışmanın amacı, medikal turizmde rekabet gücünü etkileyen faktörlerin sağlık profesyonelleri gözüyle Türkiye açısından ortaya konmasıdır. Bu amaç aynı zamanda Türkiye'nin sağlık turizminde rekabet önceliği sağlaması açısından kritik öneme sahiptir. Bu çalışma Türkiye'de çalışmakta olan 388 sağlık çalışanı üzerinde anket uygulanarak gerçekleştirilmiştir. Son yıllarda gelişmekte olan medikal turizm hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler adına avantaj sağlayacak nitelikler barındırmaktadır. Ülkelerin güçlü oldukları alanların farkına varıp bu alanlarda daha yoğun çalışmasına, zayıf oldukları alanları geliştirmesine ve potansiyel sağlık turisti çekmesi için ne yapması gerektiğine dair hazırlanmış olan bu tez dünyadaki belirli sağlık turizmi konumlarını ele almaktadır. Ülkeler yalnızca sağlık turizmi sunmakla kalmayıp, sağlık hizmeti öncesi, sırası ve sonrasında da tamamlayıcı hizmetler sunmaktadır. Medikal turizmde rekabet edecek ülkelerin hangi alanlarda ne gibi rekabet üstünlüğüne sahip olduklarının belirlenmesi, potansiyel medikal turistlerini hangi alanlarda kendilerine çekebilmeleri ancak oluşturulacak bir endeks ile ortaya çıkarılabilir. Çalışma medikal turizmin bileşenlerinin ortaya konması ve bu bileşenlerin ağırlıklarının analitik yöntemlerle belirlenmesi açısından hem çalışma alanına önemli bir katkı hem de teoride önemli bir kaynak olma niteliğindedir. Çalışmada, uluslararası geçerliliği olan açıklayıcı faktör analizine dayalı bir yaklaşım benimsenmiştir. Çalışma sonunda medikal turizmin maliyet, destinasyon, sağlık kurumları ve insan kaynakları olmak üzere dört bileşenden oluştuğu, ayrıca bu bileşenlerinin birbirine yakın ağırlıkta olduğu bulunmuştur.Master Thesis Ankara'da Z Kuşağı Arasında Sürdürülebilir Giyim Satın Alma Davranışının Nedenlerinin İncelenmesi(2025) Mohammadzadeh, Nava; Küçükergin, Kemal GürkanBu araştırma, Z Kuşağı tüketicileri arasında sürdürülebilir giyim satın alma davranışının öncüllerini, gösteriş tüketimi, algılanan tüketici etkinliği, yeşil güven, algılanan yeşil aklama, sosyal medya davranışı ve algılanan bilimsel fikir birliği gibi faktörlere odaklanarak incelemektedir. Araştırmada, Mart 2024 ile Eylül 2024 tarihleri arasında sosyal medya üzerinden dağıtılan Google Formlar ve Atılım Üniversitesi kampüsünde yüz yüze etkileşimler yoluyla toplanan verilerle nicel bir yaklaşım benimsenmiştir. Bu çalışmada amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmış ve toplanan veriler, önerilen modeli test etmek için Kısmi En Küçük Kareler Yapısal Eşitlik Modelleme (PLS-SEM) yöntemiyle analiz edilmiştir. Bulgular, gösteriş tüketimi, algılanan yeşil aklama ve toplam sosyal etkinin sürdürülebilir giyim satın alma davranışını önemli ölçüde etkilediğini ortaya koymuştur. Tahmin değişkenleri arasında, gösteriş tüketimi en yüksek etki boyutunu göstermiş ve sosyal statü ile kendini ifade etmenin çevre bilinciyle yapılan tercihleri yönlendirmede önemli bir rol oynadığını vurgulamıştır. İlginç bir şekilde, algılanan yeşil aklama sürdürülebilir satın alma ile pozitif bir ilişki göstermiş ve bu durum, tüketicilerin sürdürülebilir alternatiflerin eksikliği nedeniyle yeşil aklama yaptığı düşünülen markaları destekleyebileceğini öne sürmüştür. Buna karşılık, yeşil güven, algılanan tüketici etkinliği ve algılanan bilimsel fikir birliği doğrudan anlamlı etkiler göstermemiştir, bu da bu faktörlerin etkisinin daha ince veya bağlama bağlı olabileceğini göstermektedir. Bu çalışma, Z Kuşağı'nın sürdürülebilir tüketim davranışını yönlendiren karmaşık motivasyonlar hakkında değerli bilgiler sunmaktadır. Bulgular, bu kuşağı sürdürülebilirlik çabalarına etkili bir şekilde dahil etmek ve moda endüstrisinde stratejiler geliştirmek için sosyal ve psikolojik faktörlerin anlaşılmasının önemini vurgulamaktadır. Anahtar Sözcükler: Sürdürülebilir Giyim, Gösterişçi Tüketim, Sosyal Medya, Yeşil Aklama, Z KuşağıDoctoral Thesis Kurumsal stratejinin firmanın sermaye yapısı üzerindeki etkisi: Türkiye'de borsaya kote firmalardan kanıtlar(2022) Hour, Ahmed Ibrahim Abdelhadi; Dinçergök, BurcuFirmaların sermaye yapısını etkileyen faktörler, onlarca yıldır araştırmacıların ve yöneticilerin dikkatini çekmiştir. Bu çalışma, kurumsal stratejinin (uluslararasılaşma, çeşitlendirme) firmanın sermaye yapısı üzerindeki etkisini analiz etmek için sabit etkiler panel veri metodolojisini kullanarak ampirik bir araştırma yapmayı amaçlamaktadır. Sermaye yapısını etkileyen firmaya özgü faktörlere odaklanan birçok çalışma olmasına rağmen, bu çalışma iki önemli kurumsal stratejinin ne kadar önemli olduğunu araştırmaktadır; çeşitlendirme ve uluslararasılaşma, firmaların sermaye yapısı kararlarını etkiler. Literatürde yaygın olarak kullanılan sermaye yapısının diğer belirleyicileri bu araştırmada kontrol değişkenleri olarak incelenmiştir. Ayrıca küresel finansal krizin borç oranı üzerindeki etkisi de bu araştırmada test edilmiştir. 2003–2018 dönemi için Borsa İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda (BİST) işlem gören 153 finansal olmayan firmadan oluşan bir örneklem seçilmiştir. Bu çalışmanın sonuçları, uluslararasılaşma ve çeşitlendirmenin Türk firmalarının borç düzeyi üzerinde önemli bir pozitif etkiye sahip olduğuna dair ampirik kanıtlar sunmaktadır. Ayrıca, kârlılık, Varlik, borç dışı vergi kalkanı ve likiditenin finansal olmayan Türk firmalarının borç oranı ile önemli ölçüde negatif ilişkili olduğu keşfedilmiştir. Bu makalenin bulguları ayrıca büyüklük, büyüme fırsatı ve sahiplik konsantrasyonunun önemli faktörler olduğunu ve Türk firmalarının borç düzeyini olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Ayrıca, bu çalışmanın sonuçları, küresel finansal krizin Türk firmalarında borç oranını, özellikle de uzun vadeli borç oranını arttırdığını teyit etmektedir.Master Thesis Pandemi Döneminde Kobilere Sağlanan Finansal Destekler ve Devlet Teşvikleri: Ankara İli Örneği(2021) Aktepe, Afra Nur; Yanık, Zeki2019 yılı Aralık ayı içerisinde Çin'in Wuhan bölgesinde ortaya çıkan Covid 19 salgınının insan sağlığını tehdit etmesinin yanısıra sebep olduğu iktisadi sorunlar da devam etmektedir. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında piyasalarda çıktı miktarlarında belirgin düşüş, işsizlik oranında artış ve sosyal problemler ortaya çıkmaya başlamıştır. Arz ve talepte yaşanan durgunluk KOBİ'lerin üzerinde baskı oluşturmuş ve üretim süreçlerinde aksamalar yaşanmıştır. Bu çalışmanın amacı, pandemi sürecinde KOBİ'lerin yaşadıkları ekonomik sorunlar göz önünde bulundurularak işletmeler açısından alınacak tedbirlerin belirlenmesidir. Bu amaçla, araştırma çerçevesinde veri toplama aracı olarak cevaplayıcı tarafından yanıtlanan anket yöntemleri arasından online anket tercih edilmiş, katılımcılara e-mail ile gönderim sağlanmıştır. Araştırma, 11 Şubat ile 15 Mart 2021 tarihleri arasında uygulanmış, araştırmanın geçerlilik ve güvenilirliği açısından çalışma süreci kısa tutulmaya çalışılmıştır. Çalışma kapsamında, ana kütle içerisindeki firmalara e-mail yolu ile anket gönderilmiştir. KOBİ kapsamındaki 400 işletmeden gelen anketler analiz edilmiştir. Araştırmada yer alan teşvik yeterliliği ve etkilerini ölçen 13 ifadenin Cronbach's Alpha değeri 0,958 olarak saptanmış, anket güvenilirliği %95,8 olarak belirlenmiştir. Araştırma Ankara ili Ostim bölgesinde bulunan KOBİ'lere uygulanmış ve sonuçlar incelendiğinde alınan teşviklerin %46'sının makine va teçhizat alımında kullanıldığı görülmüştür. KOBİ'lerin %32'lik kısmı vergi alanında alınan teşvikleri kullanmış, %33,5'i ise teşviklerin yeterli olmadığını belirtmiştir. Anahtar Sözcükler: Finansal Destekler, Devlet Teşvikleri, KOBİ, Pandemi Dönemi.Master Thesis Paylaşılan Liderlik Teorisi: Sosyal Ağ Teorisinde Ağ Yeniliğine Yönelik Paylaşılan Liderlik Boyutlarının İncelenmesi(2021) Maaroof, Aymen Nıhro Maaroof; Tuzlukaya, ŞuleÇalışmanın amacı, sosyal ağ teorisindeki paylaşılan liderlik boyutlarını ağ yeniliğine doğru incelemek ve incelemektir. Bu çalışma, paylaşılan liderlik teorisini ve sosyal ağ teorisindeki boyutlarını görselleştirir. Boyutların rolleri yalnızca paylaşılan liderlikte değil, aynı zamanda sosyal ağ teorisinde de çok önemlidir. Boyutlar 1) görev koordinasyonu 2) kişisel destek ve 3) bilgi paylaşımıdır. Boyutlar, sosyal ağ teorisindeki ağ yeniliğinin özellikleridir. Karmaşık liderlik teorisi, paylaşılan liderliğin kökü ve kökenidir. Paylaşılan liderlik, karmaşık liderlik teorisindeki pencerelerden biridir. Karmaşık liderlik teorisi, paylaşılan liderlik hakkında net bir vizyon sağlamak için tartışılmıştır. Sonuçlar sosyal ağ analizi UCINET yazılımı kullanılarak bulundu. Sosyal ağ analizi, bu evrendeki örneklerden veri toplamak için geleneksel bir yaklaşım ve metodoloji değil, sınırlı örneklemlerde ( 98 katılımcılar) ağdaki her boyuta (değişkene) göre veri toplamak ve üyeler arasındaki ilişkileri anlamak içindir. Sonuçlar bulundu ve her ağ için yoğunluğun düşük olması dışında çalışmayı destekliyor, ancak her ağ için küme yoğunluğu yüksek. Bu durum, kümeler inovasyon ağına katıldığı için olumsuz bir sonuç olarak tanımlanamaz. Ancak, tüm ağı yenileyen kümelerden desteklendiği için olumsuz açıklama olmaksızın düşük yoğunluk olarak tanımlanabilir. Her boyut, istatistiksel açıklamasını, ağ modelini ve zayıf ve güçlü bağlarını temsil eder. Görev koordinasyonu, kişisel destek ve bilgi paylaşımı, istatistiksel açıklama, ağ yapısı ve zayıf ve güçlü bağlarla tartışıldı ve incelendi. Daha fazla ayrıntı ilgili bölümlerde tartışıldı.Doctoral Thesis Yeşil Hizmetkâr ve Yeşil Dönüşümcü Liderliğin Yeşil İş Bağlılığı ve Göreve Yönelik Çevreye Dostu Davranış Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi(2024) Yorulmaz, Ali Cenk; Üner, Mehmet Mithat; Karatepe, Osman MübinMevcut literatürde, yeşil hizmetkâr liderlik (YHL) ve yeşil dönüşümcü liderliğin (YDL) yeşil iş bağlılığı (YİB) ve göreve yönelik çevre dostu davranış (ÇDD) üzerindeki birleşik etkilerini inceleyen çalışmalar eksiktir. Özellikle, bu liderlik stilleri ile göreve yönelik ÇDD arasındaki ilişkide YİB'in aracı bir rol oynaması göz önüne alınmamıştır. Bu boşluğu gidermek amacıyla, bu araştırma sosyal değişim teorisi ve iş talep-kaynakları modeline dayanarak YHL, YDL, YİB ve göreve yönelik ÇDD arasındaki ilişkileri keşfetmek üzere kavramsal bir çerçeve önermektedir. Veriler Ankara, Türkiye'deki otel çalışanlarından toplanmış ve hipotezler Kısmi En Küçük Kareler-Yapısal Eşitlik Modeli (PLS-SEM) ile test edilmiştir. Bulgular, YİB'in YHL ve YDL'nin göreve yönelik ÇDD üzerindeki etkisi için bir aracılık rolü üstlendiğini göstermektedir. Özellikle, YHL'nin YİB üzerinde YDL'ye kıyasla daha güçlü bir olumlu etkisi olduğu tespit edilmiştir. Beklendiği üzere, YHL'nin YİB aracılığıyla göreve yönelik ÇDD üzerindeki dolaylı etkisi, YDL'nin dolaylı etkisinden daha belirgin çıkmıştır.Master Thesis Ruanda'nın Türkiye'deki Turizm Destinasyon Görüntüsü(2020) Uwizeye, Joel; Üner, Mehmet MithatTurizm, herhangi bir ülkenin ekonomik kalkınmasının bileşenlerinden biridir. Turizmin ekonomik kalkınmaya katkı sağlaması için, ülkenin müşterileri etkileyecek bir imaja sahip olması gerekir. Bundan dolayı, turistik yer imajı turistlerin seçim yaparken ki davranışlarını etkileyen kilit faktörlerden bir tanesidir. Bu çalışmanın amacı Ruanda'nın turistik yer olarak imajı üzerindeki Türk algı ve düşüncelerini analiz etmek ve Ruanda'ya yönelik imaj oluşturulmasında kendilerine yardımcı olan bilgilere erişmek için hangi yöntemleri ve kanalları kullandıklarını belirlemektir. Her yıl yaklaşık sekiz milyon Türk turistin farklı noktalara seyahat ettiğini ve Ruanda'yı ziyaret eden sayının çok az olduğunu düşünürsek, Ruanda'nın Türkiye'deki imajını, mevcut zorlukları anlamak ve Ruanda'yı ziyaret eden Türk vatandaşlarının sayısını artırmak için olası çözümler önermek amacıyla Ruanda'nın Türkiye'deki imajını analiz eden bir araştırma yapmak önemliydi. Çalışma niceldir ve anket formu kullanılarak yürütülmüştür. Toplanan veriler profesyonel IT araçları kullanılarak analiz edilmiş ve tanımlayıcı istatistik, korelasyon testi, T-Testi ve ANOVA testleri yapılmıştır. Sonuçlar, olumsuz algılanan bazı imaj nitelikleri olmasına rağmen, Ruanda'nın imajının Türkiye'de oldukça iyi algılandığını göstermiştir. Bu çalışmanın sonuçlarına dayanarak, Ruanda'nın turistik yerleri açısından Türkiye'nin önemli bir turistik hedef pazar olarak değerlendirilmesi önerilmektedir. Bu, Türkiye'nin turistik pazarını hedefleyen özel tanıtım ve pazarlama stratejileri geliştirilerek sağlanabilir. Herhangi bir ülkenin turistik yer olarak imajını geliştirmedeki birincil rol, öncelikle o ülkenin turizm tanıtım ajansına bağlıdır. Turistik yer imajının, ziyaretler üzerinde etkisi olan farklı seyahat acenteleri kullanılarak pazarlanabileceği de bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Turizm, Ulusal İmaj, İmaj Destinasyonu, RuandaMaster Thesis Perakende İşletmelerde İç Kontrol Riskleri ve Önlemleri(2020) Gök, Mustafa Can; Yanık, ZekiPerakende satış işletmelerini, farklı nitelikteki bireysel müşterilerin fazla sayıda ihtiyacını, diğer işletmelere göre daha kalabalık ve tek alanda karşılayan işletme grubu olarak tanımlamak hiç yanlış olmaz. Bu işletmeler gelişen teknolojinin desteği ile tüketicilerin değişen davranış ve tüketim kalıplarına en iyi karşılık verebilen işletmeler olarak da nitelenebilir. Herhangi bir ailenin sabah kahvaltısı dâhil, aylık tüm ihtiyaçlarını, hatta otomobil, bahçe mobilyası, ev tamir malzemesi gibi ihtiyaç malzemelerini, seyahat rezervasyonu ve tatil planını aynı yerde bir gün içinde karşılamak ancak bu tür işletmelerin eseri olabilir. Bu tür işletmelerin müşteri yoğunluğuna göre istihdam edecekleri personel yoğunluğu, günlük yapılan cirolar, müşterilerin kaprisleri veya nazları, rakipler ile rekabet gibi durumlar değerlendirildiğinde yönetimi oldukça zor olarak kabul edilebilecek bir sektör doğmaktadır. Bu kapsamda gerek günlük iş akışı sırasında çıkan zimmet, hata ve hile riski, gerekse rekabet içinde yarışabilmek için uygun alım politikalarının geliştirilmesi kapsamında riskler bu şirketleri tam bir kıskaca almaktadır. Bu kıskaçtan kurtulabilmenin araçlarından birisi de işletmenin tüm birimlerine yayılmış, işletmenin stratejik amaçlarını kapsayan bir iç kontrol sistemidir. Burada iç kontrol sistemi bir israfı ve zimmeti önleme, aynı zamanda toplumun kurallarına uygun davranış modeli ile kurumlaşma yolculuğunun aracı olarak görülmektedir. Yönetimin, verimliliği artırmak, kaçak ve kayba engel olmak ve itibar kaybı riskinden korunmak amacıyla oluşturduğu sistematik önlemlere (kontrollere) iç kontrol sistemi denmektedir. İç kontrol sisteminin oluşturulması ile işletmenin faaliyetlerini etkin bir seviyede devam ettirmesi, varlıkların korunması, rekabet gücünü artırması, işletme içerisinde ki hata, hile ve hırsızlığın engellenmesi amaçlanmaktadır. Günümüzde birçok uluslararası komisyonun oluşturduğu iç kontrole ilişkin modeller bulunmaktadır. Bu çalışmada COSO modeli temelinde incelemeler yapılmıştır. Çalışma boyunca hedef nokta olarak genel ürün odaklı perakende mağazalar baz alınmıştır. Süreçler incelenerek, birimler bazında kontrol noktaları oluşturulmuş ve kontrol noktalarının amaçları açıklanmıştır.Master Thesis Katar Konaklama Sektöründe Paydaşların Katılımı, Paydaşların Psikolojik Güçlendirilmesi ve Paydaşların Etkisinin Proje Başarısına Katkısının Değerlendirilmesi(2024) Eltayef, Basmala Ahmed Mustafa; Tosun, BurcuLiteratürde yer alan pek çok araştırma, paydaşların projelerin başarısını şekillendirmedeki temel rolünü vurgulamaktadır. Bu çalışma, paydaşlarla ilişkilendirilen belirli bağımsız değişkenlerin projelerin sonuçları üzerindeki etkilerini detaylı bir şekilde incelemektedir. Literatürde sıklıkla ele almaları ve projelerin başarısı ile güçlü bir şekilde ilişkilendirilmeleri sebebiyle, paydaşların katılımı, psikolojik güçlendirilmeleri ve etkileri bu çalışmada bağımsız değişkenler olarak incelenmektedir. Paydaşların işi ne derecede olumlu veya olumsuz yönde etkileyebileceklerini değerlendirmek, projeye olan etkilerini değerlendirebilmek açısından kritik bir unsurdur. Bu çalışmanın bağımlı değişkeni olan proje başarısı, zaman, performans, kalite ve memnuniyet gibi anahtar performans göstergeleri (KPI'lar) kullanılarak değerlendirilmektedir. Kantitatif bir yaklaşım benimseyerek ve uygunluk örnekleme yöntemi kullanarak, Google Forms aracılığıyla hissedarlar, yatırımcılar, yöneticiler ve çalışanlar dahil olmak üzere 250 paydaştan veri toplanmıştır. Toplanan veriler, SPSS kullanılarak titiz bir analizden geçirilmiş ve hipotezleri test edebilmek için korelasyon ve regresyon testleri uygulanmıştır. Korelasyon testi, modeli sonuçlarıyla doğrulamış ve regresyon analizleri, paydaşların katılımı, paydaşların psikolojik güçlendirilmesi ve paydaş etkisinin de dahil olduğu bağımsız değişkenlerin, bağımlı değişken olan proje başarısı ile anlamlı ve olumlu ilişkileri olduğunu göstermiştir. Bu bulguların, paydaş değişkenlerinin projelerin başarısı üzerindeki etkileri konusundaki bilgi birikimine önemli katkılarda bulunması umulmaktadır.Doctoral Thesis Stratejik İnsan Kaynakları Transferinde Sosyal Ağların Rolü: Türkiye Yükseköğretim Kurumları Üzerine Uygulama(2023) Ibrahım, Abdelmeneim; Tuzlukaya, ŞuleYükseköğretim kurumları arasında öğretim üyesi transferi olgusunu anlamak, yükseköğretim sistemlerini geliştirmek ve yükseköğretime artan talebi karşılamak için kritik öneme sahiptir. Türkiye'deki devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarının sayısı son yıllarda artmasına rağmen, yükseköğretime erişim ve yükseköğretimin kalitesi, yükseköğretim sektöründe birbiriyle bağlantılı iki önemli sorundur. Sonuç olarak bu araştırmanın amacı, Stratejik İnsan Kaynağı olan öğretim üyelerinin Türk Yükseköğretim Kurumları arasındaki transferini Kaynak Temelli ve sosyal ağ bakış açısıyla açıklamaktır. Aynı zamanda Türk Yükseköğretim Kurumları arasında öğretim üyesi transferi için oluşturulan sosyal ağ ilişkilerinin anlamını ve içeriğini anlamak ve bunlarda oluşan kilit aktörleri ve kalıpları belirlemektir. Araştırma, 208 Türk Yükseköğretim Kurumunun tamamı ve 182.764 öğretim üyesi hakkında toplanan ikincil verileri işleyerek nesnel bir değerlendirme nicel metodolojisini benimsemektedir. Veri kullanımının etkinliğini ve verimliliğini artırmak için her biri kendi veri işleme stratejisine sahip iki araştırma yöntemini birleştirmektedir. İlk olarak, araştırma sorularının geliştirilmesine ve ele alınmasına yardımcı olan genel eğilimleri ve altta yatan ayrıntıları ortaya çıkarmak için Python kodlamasını kullanan bir Keşif Çalışması kullanıldı. Keşif Çalışmasının çıktıları Gephi yazılımı tarafından Sosyal Ağ Analizi ile işledikten sonra nihai sonuçlara ulaşmak üzere kullanıldı. Araştırmanın bulgularına göre, sosyal ağın içeriği Türkiye'nin 81 ilinde bulunan 205 Türk Yükseköğretim Kurumu arasındaki ilişki iken, diğer 3 Türk Yükseköğretim Kurumu Türk Yükseköğretim Kurumları arasındaki geçişte aktif olmamakta, bu durum öğretim üyesi eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Bu ilişkiler, 1965'ten 2022'ye kadar 57 yıllık bir süreçte 41.544 öğretim üyesinin ve buna bağlı olarak 61.745 transferin bir sonucu olarak oluşturulmuştur. Buna ek olarak, çalışma yatay geçişte coğrafi konum, yasal durum, Türkiye Yükseköğretim Kurumunun yaşı ve akademik sıralama gibi yatay geçiş üzerinde niceliksel ve yönlü bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca, araştırma, dört ayrı merkezilik ölçüsünün her birinde merkezi Türk Yükseköğretim Kurumlarını ve bu sosyal ağ içinde geliştirilen yedi Türk Yükseköğretim Kurumu topluluğunu ortaya çıkarmaktadır.
