Search Results

Now showing 1 - 10 of 36
  • Master Thesis
    Killi Zeminlerde Katkı Maddesi Olarak Cam Tozu ve Genleştirilmiş Polistren (eps) Kullanılması
    (2022) Çiğdem, Öykü Yağmur; Akış, Ebru
    İklim değişikliğinin insan yaşamı üzerindeki etkisinin daha belirgin hale gelmesiyle atık yönetimi önem kazanmaktadır. Bu çalışmada, atık malzemelerin yüksek plastisiteli kil zemin iyileştirmesi üzerindeki etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Atık malzeme olarak, katı atıklar arasında en düşük dönüşüm oranına sahip olan cam tozu (%4.43) ve genleştirilirmiş polistiren (EPS) (%4.47) seçilmiştir. Cam tozu ve EPS, tek tek ve birlikte kullanılarak zemin parametreleri üzerindeki etkisi Atterberg limit, standart proktor, şişme yüzdesi tayini ve serbest basınç testleri yürütülerek değerlendirilmiştir. Katkı yüzdeleri, EPS için kuru numune ağırlığının %0.3, %0.9 ve %2'si olarak seçilirken, cam tozu için kuru numune ağırlığının %2, %4 ve %6'sı olarak belirlenmiştir. Test sonuçları, katkı maddesi olarak sadece cam tozu kullanıldığında malzemenin serbest basınç dayanımında artışa ve şişme yüzdelerinde azalışa neden olduğunu göstermiştir. Ancak, sadece EPS kullanıldığında hem şişme yüzdeleri hem de serbest basınç dayanımı değerlerinde azalma görülmüştür. Her iki katkı malzemesinin %4 cam tozu ve %0.9 EPS olarak belirlenmesi durumunda ise dayanım ve şişme yüzdesi en etkili iyileştirme ile sonuçlanmıştır. Deneysel çalışmaya ek olarak, bu çalışmadan elde edilen veriler ve literatürdeki benzer çalışmaların sonuçları ile veri dosyaları oluşturulmuştur. Söz konusu veriler kullanılarak regresyon analizi ve Yapay Sinir Ağları (YSA) analizleri yürütülmüştür.
  • Master Thesis
    Irak'ta Petrol ve Gaz İşleme Tesisleri için İnşaat Projelerinin Risk Değerlendirmesi
    (2021) Dawood, Muhanned Samır Dawood; Aminbakhsh, Saman
    Petrol ve gaz, en önemli ekonomik kaynaklardan biridir ve Irak'taki doğal rezervlerin ana arteri olarak kabul edilmektedir. Bu tür rezervlerle ilişkili işleme tesislerinin inşasında yer alan şirketler ve kurumlar, küresel ekonomide çok önemli bir role sahiptir. Öte yandan, Irak'ın sermaye bütçesi büyük ölçüde petrolun gelirlerinin oranına bağlıdır. Bu bağlamda, birçok araştırmacı, petrol ve gaz işleme tesisleri ile ilgili olan inşaat projeleri ile ilgili riskleri belirlemeye ve analiz etmeye çalışmış zaman, maliyet ve kalite gibi kritik başarı faktörleri üzerindeki etkilerin ortadan kaldirmal için çeşitli yöntemler ve pratik planlar önermişlerdir. Bu çalışmanın amacı, Irak'ın petrol ve gaz sektöründeki inşaat projelerinin ana hedefleri arasında istenen dengeyi tehdit eden risklerin benzer şekilde belirlenmesidir. Bu amaç için, literatür taramasının bulguları, akademik çevrelerden, profesyonellerden ve karar alma otoritelerinden ampirik veriler toplamak için bilimsel alanda yaygın olarak atıfta bulunulan 70 risk öğesini içeren çevrimiçi bir anket geliştirmek için kullanılır. Katılımcılar, Irak'ın Petrol Bakanlığı, Kuveyt Enerji, Bağdat Üniversitesi, Kerbala ve Al-Dorra rafinerileri gibi farklı devletin kurumları ve sivil toplumun kuruluşları ve / veya şirketlerinden seçilir. 143 uzman ve risk derecelendirmelerine ilişkin genel bilgiler beşli Likert ölçeği kullanılarak derlenmiştir. Sekiz risk kategorisi altında gruplandırılarak, risk faktörlerinin her biri için olasılık düzeyi ve etki belirlenir. Yanıt verenlerden toplanan verilere dayanarak, tanımlanan riskleri değerlendirmek ve sıralamak için risk matrisleri geliştirilir; bununla birlikte, ilişkili risk yanıtları burada en yüksek on faktör için önerilmektedir. Toplanan yanıtların istatistiksel analizi için SPSS ve Microsoft Excel programları kullanılmış ve verilerin tutarlılığı Cronbach's Alpha güvenirlik katsayısı kullanılarak doğrulanmıştır. Sonuçlar, projelerin başarısını dolaylı olarak etkileyebilecek en önemli risk unsurlarının, 'Küresel petrol ve gaz fiyatlarında istikrarsızlık' ve 'işgücüne yapılan ödemelerde gecikme' olduğuna işaret ediyor.
  • Master Thesis
    Bazı Irak Kayalarının İnşaat Malzemesi Olarak Değerlendirilmesi
    (2022) Younus, Fıras Ibrahım Younus; Özgenoğlu, Abdurrahim; Al-adilee, Amjad Ibrahim Fadhil
    Irak'ın genel yapısını oluşturan ve Irak'ın bati bölgelerinde de bulunan tortul kayaçlar bu bölgedeki çeşitli inşaat işlerinde yaygin olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı Irak'ın batı bölgesindeki kayaların özelliklerini değerlendirmek ve inşaat malzemesi olarak kullanılmaya uygunluklarını ortaya koymaktır. Irak'ın batı çölündeki farklı üç taş ocağından farklı türde kaya kütlesi blokları toplanmıştır. Bu taş ocaklarından toplanmış olan kaya örnekleri tip A, B ve C olarak adlandırılmıştır. Sonrasında bu örneklerden testler için laboratuvarda numuneler hazırlanmıştır. Test programı; kayaların su içeriğinin yanı sıra bunların doyma süresini, X-ışını kırılması testi (XRD) dolayısıyla fiziksel ve kimyasal özelliklerinin ve karakterizasyonlarının tespit edilmesini, tarayıcı elektron mikroskobu (SEM) testlerini ve polarlamalı mikroskop testini kapsamaktadır. Ayrıca, tahribatlı ve tahribatsız testler ile bu kayaların mühendislik özellikleri de çalışılmıştır. Bunlar; kuru ve tamamen doymuş numuneler üzerinde gerçekleştirilmiş olan nokta yük testini, çekme dayanımı (Brezilya) testini ve tek eksenli basınç dayanımı (UCS) testini kapsamıştır. Tahribatsız test olarak Schmidt çekici testi yapılmıştır. Karakterizasyon sonuçları; A ve B tipi kayaçların temel olarak kalsitten CaCO3 ve B tip numunede de az miktarda kuvarstan SiO2 oluşan kireçtaşı olduklarını, bunun yanı sıra C tip numunelerin ise temel bileşen olarak CaMg(CO3)2'den oluşan dolomit kayası olduğunu ortaya koymuştur. Kaya numuneleri üzerinde kuru durumda gerçekleştirilmiş olan mühendislik testlerinin sonuçları; C tip kayanın en yüksek mühendislik dayanım değerlerine sahip olduğunu, bunun ardından B tip kayanın ve A tip kayanın geldiğini ortaya koymuştur. Suya doygunluk durumunun tüm kaya tipleri için dayanım değerlerinde bir düşüşe neden olduğu görülmüştür. Kaya türleri dayanımlarına göre: tüm gruplar için tek eksenli basınç dayanımı testi sonuçlarına göre 'Çok zayıf kaya'; tüm gruplar için nokta yük testi dayanım endeksi Is(50) değerlerine göre 'Orta derecede güçlü' ve tüm gruplar için Schmidt çekici dayanım testlerinin geri sıçrama sayısı değerlerinin sonuçlarına göre de 'Çok zayıf kaya' sınıfına girdiği görülmüştür. Bu çalışmadan elde edilen mühendislik dayanımı bulgularına göre incelenen taşların farklı inşaat kullanımları için uygun olduğunu ortaya koymuştur.
  • Master Thesis
    Türk İnşaat Sektöründe 3B Baski Teknolojisinin Benimsenmesini Etkileyen Ana Etkenler ve Engeller
    (2025) Latifiilkhechi, Leva; Aminbakhsh, Saman; Akçay, Emre Caner
    Bu çalışmada, Türk inşaat sektöründe 3B baskı teknolojisinin benimsenmesini etkileyen temel faktörler incelenmiştir. Bu doğrultuda, kapsamlı bir literatür taraması sonucunda 27 teşvik edici ve 19 engelleyici faktör belirlenmiş olup, bu faktörlerin değerlendirmesi 106 uzmandan oluşan bir anket çalışması ile yapılmıştır. Bu faktörlerin önemi, Göreceli Önem İndeksi (GÖİ) kullanılarak değerlendirilmiş ve ardından Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) ile faktörlerin önem düzeyleri belirlenmiştir. 3B baskı teknolojisinin daha hızlı inşaat, iş kazalarının azalması, enerji verimliliğinin artması ve karmaşık tasarımların daha kolay uygulanması gibi avantajlar sunduğu görülse de, bu teknolojinin benimsenmesini engelleyen başlıca zorluklar arasında 3B Beton Baskı için yeterli düzenlemelerin ve yapı kodlarının eksikliği, büyük ölçekli uygulamalar konusunda sınırlı bilgi ve yalıtım malzemelerinin yetersizliği yer almaktadır. Araştırma sonuçları, malzeme israfını azaltma ve daha fazla özelleştirme imkânı sağlama gibi faktörlerin 3B baskının inşaat sektöründe benimsenmesinde en önemli etmen olduğunu, gözetim maliyetlerinin azaltılmasının ise en az önemli teşvik edici faktör olduğunu ortaya koymuştur. Diğer yandan, siber güvenlik riskleri, potansiyel iş kayıpları ve basılı yapıların katmanlı ve pürüzlü yüzeyleri, en kritik engeller olarak belirlenmiştir. Bu araştırma, 3B baskı teknolojisinin inşaat sektörüne entegrasyonunun artırılması için bu etmenlerin ve engellerin hedefe yönelik stratejilerle ele alınması gerektiğini vurgulamaktadır.
  • Master Thesis
    Betonarme Yapıların Tasarımı için Özel Yük ve Direnç Katsayılarının Geliştirilmesi
    (2021) Elosta, Ibrahım; Mertol, Halit Cenan
    Betonarme yapıların tasarımında kullanılan mevcut yük ve direnç (dayanım) katsayıları bu yüzyıldan önce geliştirilmiştir. Geçmişten gelen bu katsayıların kullanılması, daha iyi kalite kontrolüne sahip malzemeler ve daha iyi tahminlere sahip yükler kullanılarak inşa edilen betonarme yapıların tasarımını günümüzde önemli ölçüde cezalandırmaktadır. Bu çalışmanın amacı, mevcut malzemeler (beton ve çelik) ile ilgili istatistiksel verileri (bias ve kovaryans) ve yük tahminlerini (ölü, canlı vb.) kullanarak istenilen hedef güvenilirlik endeksine göre yük ve dayanım (direnç) katsayılarını belirleyen bir araç geliştirmektir. Birinci Derece İkinci Moment Moment (BDİM) ve Monte Carlo Simülasyonu (MSC) yapısal güvenilirlik modelleri olarak kullanılan yöntemlerdir. Farklı göçme modları için direnç (dayanım) parametrelerini belirlemek için ilk yöntem kullanılmıştır. Bu direnç parametreleri güvenilirlik indeksi değerlerini belirlemek için MCS Metodu kullanılarak 20 milyon rastgele değişken kullanılarak hesaplanmıştır. Son olarak, betonarme elemanlar tasarlamak için özel yük ve direnç katsayılarını belirlemek için Microsoft Excel Yazılımı kullanılarak bir program geliştirilmiştir. Bu programı kullanılarak, direnç (dayanım), zati ve hareketli yük verileri kullanılarak kiriş ve kolon elemanlarının göçme modlarına ve hedef güvenilirlik indekslerine göre, kendi projeniz için özel yük katsayıları seçilebilmektedir.
  • Master Thesis
    Sıcaklığa Bağlı Malzeme Özelliklerine Sahip Fonksiyonel Derecelendirilmiş Tüplerin Termoelastik Analizi
    (2024) Gökdemir, İrem; Akış, Tolga; Argeşo, Ahmet Hakan
    Bu çalışma sıcaklığa bağlı malzeme özelliklerine sahip fonksiyonel derecelendirilmiş, sonsuz uzunlukta ve uçları sabitlenmiş tüplerin termoelastik analizini içermektedir. Tüpler eksenel yönde simetrik termal ve mekanik yüklemeye maruz bırakılmıştır. Isı probleminde kararlı hal, mekanik problemde ise küçük şekil değiştirme teorisi ve düzlem gerilim durumu varsayımları göz önünde bulundurulmuştur. Tüplerin termal ve mekanik özellikleri tüpün radyal yönü boyunca değiştiği kabul edilmiştir. Fonksiyonel derecelendirilmiş malzemenin Inconel 718 ve Ti-6Al-4V alaşımları olmak üzere iki bileşenden oluştuğu varsayılmıştır. Malzemenin etkin özellikleri belirlenirken karışımlar kuralı kullanılmıştır. Bileşenlerin termal ve mekanik özelliklerinin tüpün radyal yönündeki değişimleri yeni bir derecelendirme fonksiyonu ile belirlenmiştir. Önerilen fonksiyon ile bileşenlerin özelliklerinin istenen lokasyonda düzgün ve kontrollü kademelendirilmesi mümkün olmuştur. Daha sonra örnek problemler çözülmüş ve bu problemlerde fonksiyonel derecelendirilmiş tüpler için elde edilen sonuçlar, Inconel 718 ve Ti-6Al-4V alaşımlarından yapılmış homojen tüplerin sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Uygun malzeme derecelendirmesi yapıldığında, fonksiyonel derecelendirilmiş tüplerin, bu tüpleri oluşturan bileşenden yapılmış homojen tüplere göre avantajlı olduğu gösterilmiştir.
  • Master Thesis
    Hidrofobik ve Hidrofilik Nanoalümina ile Modifiye Edilmiş Asfalt Karışımlarının Dayanıklılığı ve Düşük Sıcaklık Performansı
    (2023) Gılak, Maryam Khooshechın; Shabanı, Reza
    Asfalt Betonunun (AC) yaşlanma ve nem hasarı gibi iklim koşullarına karşı direnci, asfalt betonunun dayanıklılığı olarak tanımlanabilir. Asfalt betonunun dayanıklılık gereksinimini karşılamak için asfalt, deformasyonlara direnecek en yüksek kaplama sıcaklığında yeterince sert olmalıdır. Ayrıca, en düşük kaplama sıcaklığında (yerel iklime bağlı olarak yaklaşık -20°C'ye kadar) çatlamaya dayanacak kadar esnek ve yeterince güçlü olmalıdır. Asfalt araştırmacıları arasında, değiştiricilerin asfalt bağlayıcıların performansı üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu ve kaplama bağlayıcılarının hizmet ömrünü uzatabileceği konusunda bir fikir birliği vardır. Son yıllarda asfalt betonu ve diğer bitümlü malzemelerde nano değiştiricilerin kullanımı birçok araştırmacı tarafından araştırılmaktadır. Araştırmalar, Nanomalzemelerin asfalt betonunun mekanik performansını iyileştirebileceğini gösteriyor. Bununla birlikte, nanomalzemelerin asfalt karışımlarının yaşlanma davranışı ve dayanıklılığı üzerindeki etkisini araştıran az sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmada, asfalt bağlayıcının ve dolayısıyla asfalt betonunun reolojik ve fiziksel özelliklerini değiştirmek için nanoalümina seçilmiştir. Bu araştırmada iki tip nanoalümina kullanılmıştır: vi Hidrofobik ve hidrofilik nanoalümina ile modifiye edilmiş asfalt karışımlarının reolojisi, yaşlanma davranışı ve dayanıklılığı üzerindeki yüzey hidrofilikliğinin/hidrofobikliğinin etkisi daha önce hiç gösterilmemiştir. 50/70 ve SBS ile modifiye edilmiş asfalt bağlayıcıların modifikasyonu için iki nanoalümina içeriği (2 ve %5) kullanılmıştır. Kalıcı Marshall stabilite testi (karışımların uzun süre yaşlanmasından sonra), nem hasarı ve düşük sıcaklık arızası, farklı türlerde nanoalüminanın farklı karışımlar üzerindeki etkisini araştırmak için asfalt beton numunelerine uygulanacak testlerdir. Sonuçlar, nanoalümina katkı maddelerinin asfalt karışımlarının dayanıklılığını, kararlılığını ve nem direncini artırabileceğini göstermektedir; ancak bu etkiler, asfalt türü, yaşlanma koşulları ve belirli nanoalümina türü gibi faktörlere bağlı olarak değişebilir. Bu sonuçlar, yol altyapısındaki kritik zorlukları ele alarak asfalt kaplamalarının uzun vadeli performansını iyileştirmeye yönelik değerli bir rehberlik sağlar.
  • Master Thesis
    Serbest Biçimli Çelık Çift Katmanlı Uzay Kafeslerin Optimizasyonu ve Standardizasyonu
    (2021) Shaban, Samer S S; Azad, Saeıd Kazemzadeh
    Son yıllarda düzensiz eğrili ancak estetik açıdan hoş görünen konfigürasyonlara sahip serbest biçimli yapıların kullanımına artan bir ilgi olmuştur. Normal çelik uzay kafeslerin tasarım optimizasyonu, yapısal optimizasyon literatüründe detaylı bir şekilde ele alınsa da, gerçek boyutlu serbest biçimli uzay kafes yapıların optimum tasarımında yapılan çalışmalar hala sınırlı düzeyde kalmıştır. Bir yandan, gerçek boyutlu serbest biçimli çelik kafeslerin optimizasyonunun önündeki ana engel, güncel evrimsel optimizasyon algoritmalarıyla ortaya çıkan aşırı hesaplama yüküdür. Öte yandan, algoritma tarafından nihai tasarımda farklı çelik kesit boyutlarının sayıca fazlalığını önlemek için gerekli kısıtlamalar uygulanmamışsa, geleneksel optimizasyon algoritmaları kullanılarak elde edilen nihai tasarımların uygulamada tercih edilmemesi muhtemeldir. Bu nedenle, tek bir optimum veya optimuma yakın tasarım sunmak yerine, tasarımcıya veya karar vericiye, hem minimum ağırlığı hem de mevcut ürün çeşitliliğini hesaba katan ve etkin tasarım alternatifleri setinden oluşan bir Pareto eğrisi sunmak daha arzu edilir olacaktır. Buna göre, bu çalışmada, gerçek boyutlu serbest biçimli çelik çift katmanlı uzay kafeslerin optimizasyonu ve standardizasyonu için hesaplama açısından verimli çok aşamalı rehberli stokastik arama algoritması önerilmiştir. İlk optimizasyon aşamasında, algoritmaya ticari olarak mevcut çelik profillerin eksiksiz bir setinin sunulduğu ve sonraki aşamalarda, kullanılmayan veya daha az kullanılan kesitleri eleyerek kesit listesinin kademeli olarak küçültüldüğü, bir tasarım odaklı kesit eleme yaklaşımı izlenmiştir. Serbest biçimli çelik çift katmanlı uzay kafeslerin sıra dışı kolay olmayan test örnekleri üzerinde önerilen tekniğin kullanışlılığını göstermek için algoritmanın iki farklı versiyonu kullanılmış ve elde edilen Pareto eğrisi, minimum ağırlık ve çelik kesit çeşitleri arasındaki dengeyi göstermek için çizilmiştir.
  • Master Thesis
    Genel Öncüllük İlişkili Zaman-maliyet Ödünleşim Problemi için Genetik Algoritma Tabanlı Optimizasyon Yöntemi
    (2020) Ahmed, Ary Hama Faraj Ahmed; Amınbakhsh, Saman
    Bir projenin süresinin kısaltılarak toplam maliyetin düşürülmesi, bir inşaat projesinin ana hedeflerinden biri olarak düşünülebilir. Daha verimli inşaat tekniklerinin kullanılarak ve inşaat projesini hızlandırarak süre kısaltılabilir. Ek ve / veya daha verimli kaynakların tahsis edilmesiyle süre kısaltılması sağlanabilir. Bununla birlikte proje takviminin hızı, yüksek fiyatlı inşaat tekniklerinin uygulanması nedeniyle, ekstra maliyete neden olacaktır. Ayrıca, zamanın kısaltılması belli bir süreye kadar makul olabilir. Toplam maliyet ve projelerin süresi arasındaki bu denge, işin doğası gereği son derece zorlayıcıyı olup, henüz bununla başa çıkabilecek özelliklere sahip bir planlama yazılım paketi bulunmamaktadır. Bu işlevsellik eksikliği, zaman ve maliyetin çatışan hedefleri arasında bir denge sağlamak için çeşitli araştırmacıları sayısız optimizasyon algoritmasının geliştirilmesine teşvik etmiştir. Büyük bir çabaya rağmen, literatürün büyük çoğunluğu, pratikte sıklıkla dahil edilen çeşitli ilişkilerini göz ardı eder. Bu tezde, inşaat bağlamında zaman-maliyet ödünleşim problemi (TCTP) olarak adlandırılan bu optimizasyon probleminin çözümü için Simüle Tavlama Bazlı Genetik Algoritma önerilmiştir. Önerilen hibrit GA, bulunan çözümlerin kalitesinden ödün vermeden hızlı çözüm sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. Önerilen optimizasyon yöntemi TCTP'leri gerçekçi örtüşen aktiviteler ve genel bağımlılık ilişkileriyle çözme yeteneğine sahiptir. Burada önerilen hibrid GA'nın performansı, çokça ve sık kullanılan problemler üzerinde test edilir ve sonuçlar, mevcut çeşitli yöntemlerle karşılaştırılır. Bu algoritmanın pratikliği, modeli büyük ölçekli gerçek durum inşaat projesine oturtarak da doğrulanır. Doğrulamanın bir sonucu olarak, önerilen algoritmanın faydası şudur: hem müşterinin hem de müteahhitin bütçeyi aşmadan projeyi hızlandırmada bu algoritmanın nasıl yardımcı olabileceğini vurgulamaktadır.
  • Master Thesis
    Fırat Nehrinde Haditha Barajının Olası Yıkılmasından Kaynaklanan Taşkın Dalgası Etkisinin Simülasyonu
    (2021) Mhmood, Harıth Hamad Mhmood; Yılmaz, Meriç; Sulaiman, Sadeq Oleiwi
    Bu çalışmada, Irak'ın batısında Fırat Nehri üzerinde bulunan Haditha Barajının üstten aşma nedenli varsayımsal yıkılmasından kaynaklanan sel dalgası simüle edilmiştir. Analizler HEC-RAS 5.0.7 yazılımında gerçekleştirilirken, nehir kesitleri ArcMap ile çıkarılıp HEC-RAS modeline entegre edilmiştir. Gerekli saha verileri Irak Su Kaynakları Bakanlığından elde edilmiştir. Fırat Nehri'nin Manning pürüzlülük katsayısı, barajın mansabında tahmin edilmiş ve önceki çalışmalar ile saha verilerine göre kalibre edilmiştir. Haditha Barajı ile Heet şehri arasında kalan çalışma alanı boyunca, belirli enkesitlerde maksimum debi, maksimum taşkın su yüzü kotu, dalga varış süresi ve taşkın alanı genişliği olan taşkın parametreleri hesaplanmıştır. Taşkına maruz kalan bölgeler için ön değerlendirme amaçlı acil durum eylem planı sağlamak için kullanılabilecek su basma haritası elde edilmiştir. Sonuçlar, baraj mansabındaki ilk kesite kıyasla Heet şehrinde maksimum debi ve maksimum taşkın dalgası yüksekliğinin sırasıyla %34 ve %59 azaldığını, taşkın alanı genişliğinin ise %49 arttığını göstermektedir. Rezervuarın 59 saatte boşalması durumunda Haditha Barajı'nın yıkılmaya başlaması ile pik debi değerine ulaşması arasındaki zaman gecikmesinin 5:15 saat olduğu tespit edilmiştir.