Search Results

Now showing 1 - 10 of 2044
  • Doctoral Thesis
    Tanzimat sonrası, Osmanlı Rumeli vilayetleri hükümet konaklarında ideoloji ve erk'in mimari temsili (1839-1922)
    (2018) Halaçoğlu, Neval Konuk; Lökçe, Sevgi
    Bu tez, Tanzimat Fermanı sonrası Osmanlı Devleti'nin Rumeli Vilâyet merkezlerinde yeni bir anlayış olarak ortaya çıkan ve devletin kentsel mekâna en önemli müdahalesi olan hükümet konaklarını konu etmektedir. Kentsel mekân üzerindeki değişimin göstergesi olan hükümet konakları, Tanzimat'ın siyasi alandaki reformlarının bir uzantısıdır. Genellikle kent merkezinde mimarî özelliğiyle devlet otoritesinin ve gücünün göstergesi konumunda kurulan hükümet konakları, siyasal iktidarın geleneksel yapıdan uzaklaşarak ideolojik alanda önemli bir değişikliğe uğradığını bu kamu yapılarıyla göstermiştir. 1864 Vilâyet Nizamnâmesi sonrası hükümet konağının, taşıdığı sembolik değer ve yerine getirdiği işlevler açısından da, devlet-toplum ilişkilerinin kentin görünümünü ve kentsel yaşamı nasıl değiştirdiği görülmektedir. Tezin kapsamı Osmanlı dönemi (1839-1922) Rumeli vilâyet merkezlerindeki yönetimin erk ve ideolojisinin temsil mekânları olan hükümet konakları ile sınırlıdır. Arnavutluk, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Kosova, Makedonya ve Yunanistan'ı içeren bölgede, incelenen döneme ait Rumeli vilâyet merkezlerinin sayısı on birdir. Bu merkezler; Bosna (Bosna-Hersek), Cezâir-i Bahr-ı Sefid (Kal'a-i Sultaniyye/Çanak-kale, Midilli, Sakız, Rodos/Yunanistan), Edirne, Girit (Hanya, Kandiye/Yunanistan), İşkodra (Arnavutluk), Kosova (Priştine/Kosova, Üsküp/ Makedonya), Manastır (Ma-kedonya), Prizren (Kosova), Selânik (Yunanistan), Tuna (Rusçuk/Bulgaristan) ve Yanya (Yunanistan)'dır. Tezde incelenen zaman diliminin özelliği, çağdaşlaşma arayışının getirdiği hızlı siyasi dönüşümlere sahne olmasıdır. Bu dönemde ilk defa olarak şehir plânlamasıyla ilgili kanun ve yönetmelikler, şehir tasarımı ve yeni üsluplarda inşa edilen hükümet konağı binalarıyla mimaride siyasi bir görünürlük amaçlanmıştır.
  • Article
    FEDERAL ALMANYA ÖRNEĞİNDE AB ADALET DİVANI KARARLARININ KESİN HÜKÜM KARAKTERİNE SAHİP ULUSAL MAHKEME KARARLARINA ETKİSİ
    (2019) Arsava, Ayşe Füsun
    Alman hukuku AB Adalet Divanı kararlarını yargılamanıniadesi nedeni olarak kabul etmemektedir. Şüphesiz Birlik hukukununöngördüğü Äquivalenz prensibi (uyumluluk) AB Adalet Divanı’nın vediğer AB yargısı içinde yer alan mahkemelerin kararlarının tüm üyedevletlerde aynı sonuçlar doğurmasını gerektirmektedir. Bu tür birmukayese edilebilirlik Alman hukukunda AİHM kararları bakımındansöz konusu olmamasına karşın Federal Alman Anayasa mahkemesikararları bakımından söz konusudur. Bu nedenle birçok durumdaFederal Alman Anayasa Mahkemesi Kanunu’nun 79. maddesinin kıyasen AB Adalet Divanı kararlarına uygulanması gündeme gelmektedir. Federal Alman Anayasa Mahkemesi kanunun ilgili maddesininkıyasen uygulanması yerine bu çerçevede bir kanun değişikliğininyapılması daha rasyonel gözükmektedir.
  • Master Thesis
    Anayasa Mahkemesi Kararları Işığında Meşru Beklentilerin Korunması
    (2022) Yılmaz, Halil Ozan; Sever, Dilşad Çiğdem
    Çalışmamızın konusu Anayasa Mahkemesi kararları ışığında meşru beklentilerin korunmasıdır. Meşru beklenti kavramı 1900'lü yılların ikinci yarısından itibaren başta Almanya, İngiltere ve Avrupa Birliği olmak üzere birçok bölgede hukukun genel bir ilkesi olarak kabul edilmiştir. Bu kavram yasama organı ve idarenin çeşitli tasarruflarıyla yarattığı beklentilerin hukuk düzeninde korunmasını gerektirmektedir. 2000'li yıllardan itibaren ise Anayasa Mahkemesi tarafından hukukun genel ilkelerinden biri olarak kabul edilmiştir. Bu çalışmada Anayasa Mahkemesinin meşru beklentilerin korunmasına yaklaşımı ve hangi koşullarda koruma sağladığının ortaya konulması amaçlanmıştır. Tez iki bölümden oluşmaktadır. Tezin ilk bölümünde meşru beklenti kavramının gelişimi, tanımlanması ve benzer kavramlarla ilişkisinin açıklanması amaçlanmıştır. İkinci bölüm ise ilkenin Anaysa Mahkemesi kararlarında uygulanmasıyla ilgilidir.
  • Master Thesis
    Sosyal Medya Reklamlarına Yönelik Tüketici Algılarının Plansız Satın Alma Davranışına Etkisi: Kültürlerarası Bir Araştırma
    (2019) Mert, Merve; Tengilimoğlu, Dilaver
    Kısa zamanda internet üzerinden geniş kitlelere ulaşmayı mümkün hale getiren ve etkileşimin en önemli araçlarından biri olan sosyal medya, kullanıcılara fikirlerini paylaşmaları, yeni fikirler üretmeleri, diğer kullanıcılarla bu düşünceler üzerine tartışabilmelerini sağlamış ve bu sayede gücünü çeşitli alanlarda arttırmıştır. Bu alanlardan biri de reklamcılıktır. Geleneksel medya reklamlarından daha az etkilenen tüketicilere direkt olarak ulaşabilmek amacıyla işletmeler sosyal medya ortamlarında reklam vermekte ve sosyal medyayı pazarlama stratejilerinde yoğun bir şekilde kullanmaktadır. Bunun beraberinde sosyal medyadan etkilenen tüketicilerin satın alma davranışlarında farklılıklar gözlendi. Buradan hareketle çalışmada, farklı kültürlere sahip olan bireylerin sosyal medya reklamlarına yönelik algılarının plansız satın alma davranışına olan etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın evrenini, Türkiye'de Ankara ilinde yaşayan bireyler ile İsveç'te Göteborg ilinde yaşayan bireyler oluşturmaktadır. Araştırma kapsamına Türkiye'den 502, İsveç'ten ise 500 katılımcı dahil edilmiştir. Çalışmada, tesadüfi olmayan örnekleme yöntemi kullanılmış ve araştırmaya dahil olmayı kabul eden katılımcılara yüz yüze anket uygulanmıştır. Anket formunda, demografik bilgiler, sosyal medya reklamlarına yönelik algı ölçeği, plansız satın alma davranış ölçeği, sosyal medya reklamlarına yönelik tutum ölçeği yer almaktadır. Ölçeğin geçerlik ve güvenirlik analizi yapılmış ve her iki ülke için de ölçeğin geçerlik ve güvenirliği ortaya konulmuştur. İki ülke için yapılan doğrulayıcı faktör analizi (DFA) sonucunda, 13 ifadeli 'Plansız Satın Alma Davranış Ölçeği' iki alt boyut altında, 13 ifadeli 'Sosyal Medya Reklamlarına Yönelik Algı Ölçeği' ise dört alt boyut altında toplanmış ve ölçeğin yapı geçerliliği ortaya konulmuştur. Sosyal medya reklamlarına yönelik algı ölçeğinin alt boyutlarına ve plansız satın alma davranış ölçeğinin alt boyutlarına uygulanan t-testi sonucunda, İsveç ve Türkiye arasında anlamlı farklar bulunmuştur. Araştırmanın sonucunda, sosyal medya reklamlarının satın alma davranışına olan etkisinin ülkeye göre istatistiksel açıdan anlamlı bir fark gösterdiği ve sosyal medyada yer alan reklamların tüketicilerin plansız satın alma davranışlarını pozitif yönde etkilediği ortaya konulmuştur. Anahtar Sözcükler: Sosyal medya, Reklam, Plansız satın alma, Kültürlerarası, Hofstede kültür modeli
  • Master Thesis
    Covid-19 Sürecinde Yükseköğretimde Turizm Eğitimi Alan Öğrencilerin Uzaktan Eğitime Yönelik Bakış Açılarının Değerlendirilmesi: Ankara Örneği
    (2022) Korkmaz, Esra Kirazlı; Şahin, Neriman Gonca Güzel
    Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisi ile birlikte tüm sektörlerde olduğu gibi eğitim sektöründe de hızlı bir şekilde tedbirler alınmaya başlamıştır. Alınan tedbirler kapsamında eğitim kurumlarının kapatılması yükseköğretim kurumlarının uzaktan eğitim modellerini devreye sokma zorunluluğunu ortaya çıkarmıştır. Öğrenciler kendilerini yeni eğitim yöntemlerine alıştırmak ve okullarından ayrılmak zorunda kalmışlardır. Bu çalışmanın amacı, Ankara'da yükseköğretimde turizm eğitimi alan öğrencilerin, Covid-19 sürecinde, uzaktan eğitime yönelik bakış açılarını değerlendirmektir. Bu amaç doğrultusunda; Ankara'da ön lisans, lisans ve lisansüstü düzeyinde turizm eğitimi alan 383 öğrenciye dört bölümden oluşan bir anket uygulanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin analizi için; betimsel istatistiklerden, Student's t testi, Tek Yönlü Varyans Analizi, Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis Varyans Analizi testlerinden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğrenciler, uzaktan eğitim konusunda bazı olumlu düşüncelere sahip olmalarına rağmen dersleri okula gelerek yüz yüze takip etmek istemektedirler. Uzaktan eğitimin, sosyal ortamdan uzak kalma, teknik sorunlarla karşılaşma, eğitimci ile iletişimlerini zorlaştırma gibi sakıncaları olduğunu düşünmektedirler. Çalışmada ayrıca, turizm öğrencilerinin uzaktan eğitime bakış açılarının değerlendirmeye yönelik alt boyutlardan kullanılan teknoloji, sistem ve uygulamaların; yaş, program ve kurum türü değişkenlerine göre farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte öz yeterlilik alt boyutunun tüm değişkenlere göre farklılık gösterdiği bulunmuştur. Uzaktan turizm eğitimine yönelik bakış alt boyutunun ise, program türü, yaş ve cinsiyet değişkenlerine göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir.
  • Master Thesis
    Avrupa'da Azınlık Hakları: Almanya ve Fransa Örneği
    (2022) Kürkcü, Mehmet; Yılmaz, Gözde
    Azınlıklar tarihin her döneminde yapılan fetihler, değişen sınırlar ve kurulan yeni devletler nedeniyle var olmuşlardır. Ulus-devlet anlayışının ortaya çıkışıyla azınlıklar doğrudan sorunlar haline gelmiştir. Özellikle 18. yüzyılın sonlarından itibaren Kıta Avrupası'na yayılan ulusçuluk fikirleri imparatorlukları parçalamış, ulus-devlet fikirleri etrafında kurulan yeni devletlerde azınlık halde kalan gruplar Birinci ve İkinci Dünya Savaşı'nın çıkış sebeplerinden olmuşlardır. Milletler Cemiyeti'nin uyguladığı azınlık politikalarının İkinci Dünya Savaşı'nı çıkardığı düşünüldüğünden, savaştan sonra kurulan yeni düzenin başlarında azınlık hakları görmezden gelinmeye çalışılmıştır. Fakat 1945'ten itibaren azınlık temelli silahlı çatışmaların çıkması Birleşmiş Milletlerin bu konuda önlemler almaya başlamasına neden olmuştur. Soğuk Savaş'ın ardından Balkanlar'da patlak veren azınlık temelli savaşlar Batı Avrupalı devletlerin ve Avrupa'da kurulan uluslararası örgütlerin sorunun çözümü için derhal harekete geçmelerine neden olmuştur. Avrupa merkezli geliştirilen azınlık hakları düzenlemeleri bölgedeki uluslararası örgütler vasıtasıyla insan haklarının bir parçası olarak kabul edilerek özellikle tüm Avrupalı devletlere benimsetilmek istenen bir değere dönüşmüştür. Dolayısıyla çalışmamızın temel amacı, Almanya ve Fransa'nın uluslararası azınlık sözleşmelerine katılımını inceleyerek, bu ülkelerde yaşayan azınlıklar ve bu azınlıklara sağlanan hakları araştırmaktır.
  • Master Thesis
    Bankacılık Riskleri ve Türk Bankalarının Türev Enstrüman Kullanımı
    (2005) Sonbul, Ufuk; Hacıhasanoğlu, Bilge
  • Master Thesis
    Fiziksel ve Metaevren İç Mekânlarının Karşılaştırmalı Analizi: The Sandbox Platformunda Louvre Müzesi Örneği
    (2025) Çuğlan, Gülsüm Kamer; Aykaç, Gökçe Nur
    Metaevren; sanal gerçeklik (VR), artırılmış gerçeklik (AR) ve blok zinciri teknolojilerinin gelişimiyle, fiziksel mekân deneyimlerinin ötesinde yeni bir tasarım ve etkileşim alanı olarak ortaya çıkmıştır. İç mimarlık disiplini açısından bu alan, kullanıcı odaklı mekân kurgularının yeniden tanımlanmasına olanak tanımaktadır. Bu tezde, fiziksel mekânlar ile metaevren mekânları karşılaştırmalı olarak ele alınmış; örnek olay olarak Sandbox platformunda yeniden kurgulanan Louvre Müzesi incelenmiştir. Çalışmada, fiziksel ve sanal Louvre mekânları mekân planlaması, kullanıcı gereksinimleri, mobilya-donatı düzenlemeleri, ergonomi, renk, malzeme ve aydınlatma tasarımı gibi ölçütler üzerinden değerlendirilmiştir. Araştırmada, sistematik literatür taraması ve gözleme dayalı yöntem kullanılmış; fiziksel müze için saha gözlemleri, dijital temsil için ise video kayıtları ve platformun sunduğu kullanıcı senaryoları temel alınmıştır. Elde edilen bulgulara göre metaevren iç mekânları, fiziksel mekânlardan farklı olarak esneklik, deneyim odaklılık ve oyunlaştırma unsurlarıyla öne çıkmakta; kullanıcı etkileşimini daha çok merkeze alan ve sınırları ortadan kaldıran bir tasarım yaklaşımı sunmaktadır. Bununla birlikte, fiziksel mekânlarda öne çıkan ergonomi ve malzeme duyusallığı gibi nitelikler dijital ortamlarda farklı biçimlerde karşılanmaktadır. Sonuç olarak, bu çalışma metaevren mekânlarının iç mimarlık disiplini için geliştirdiği yeni tasarım paradigmasını ortaya koymakta ve fiziksel–sanal mekân etkileşimini iç mimarlık araştırmalarına özgün bir katkı olarak sunmaktadır.
  • Master Thesis
    Anonim Şirketlerde Eşit İşlem İlkesine Aykırılık ve Hukuki Sonuçları
    (2025) Şahin, Deniz; Yongalık, Aynur
    Bu çalışmada, anonim şirketlerde pay sahipleri arasında eşit işlem ilkesinin uygulama alanları ve bu ilkeye aykırılık hallerinde ortaya çıkabilecek hukuki sonuçlar ele alınmıştır. Eşit İşlem ilkesi, pay sahiplerinin hak ve yükümlülüklerinde eşitlik sağlamasını amaç edinen temel bir ilke olmakla birlikte, şirket içindeki karar alma süreçlerinde önemli bir yer tutmaktadır. Çalışmada öncelikle eşit işlem ilkesinin hukuki dayanağı, kapsamı ve sınırları incelenmiş; ardından ilkenin ihlali durumunda başvurulabilecek hukuk yolları ve bu ihlalin ortaya çıkarabileceği iptal, butlan ve istisnai hallerde yokluk yaptırımları ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmiştir. Ayrıca Türk hukukundaki düzenlemeler, öğreti görüşleri ve yargı kararları ışığında eşit işlem ilkesinin ihlali halinde pay sahiplerinin koruma mekanizmaları da analiz edilmiştir.
  • Article
    Yeni-osmanlıcılığın Ekonomi Politiğinin Bir Eleştirisi: Ulusötesi Bir Hegemonya Projesinin Yükseliş ve Düşüşü
    (2017) Şenalp, Mehmet Gürsan
    Bu çalışma 2000'lerin ilk on yılında \"Yeni Türkiye\"nin dış ilişkilerinin ekonomi-politiğine odaklanıyor. İlk kısımda son yıllarda öne çıkan ve dış politikaya politik ekonomi perspektifinden yaklaşan bazı ana akım çalışmalar eleştirel bir değerlendirmeye tabi tutuluyor. İkinci kısımdaki kuramsal tartışma ise Marksist uluslararası (veya küresel) politik ekonomi (UPE) yazınında \"Amsterdam Okulu\" olarak bilinen çevrenin katkılarına dayanıyor. Analiz Van der Pijl'i izleyerek Yeni-Osmanlıcılığı, ulusötesi bir kontrol kavramı (hegemonya projesi) olarak sistem kaynaklı neoliberalizme belirli şartlarda eklemlenmek üzere dizayn edilen bir sınıf projesi olarak okuyor. Buna göre bölgesel düzeyde bir kontrol kavramı olarak Erdoğan ve Davutoğlu tarafından pazarlığa sürülen söz konusu stratejinin kaderi sistemik ve ulusötesi mücadeleler diyalektiğince çizilmiştir. Bu mücadeleler dünyayı yıkıma sürükleyen para ticareti yapan (money-dealing) ulusötesi sermaye fraksiyonunun küresel liderliğine karşı ve ondan yana olan sermaye fraksiyonları ve işçi sınıfları arasında; ulusal, bölgesel ve uluslararası seviyelerde bir çok devlet bağlamında aynı anda cereyan etmektedir