3789 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 3789
Master Thesis Türkiye-ab İlişkilerinin Kadının Siyasal Hayata Katılımına Etkisi(2023) Aşar, Dilara; Yiğit, AslıTarihsel süreçte kadın haklarının gelişmesi kadının siyasal yaşama katılımını da etkilemiştir. Türkiye'de kadının siyasal hayatta aktif görev alması Avrupa'daki kadın hareketlerinden farklı bir süreçte gerçekleşmiştir. Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü ilişkiler söz konusu sürece etki etmiştir. Bu çalışmada Türkiye-AB İlişkilerinin kadının siyasal hayata katılımına etkisi incelenmiştir. Bu doğrultuda öncelikle Avrupa Birliği'nin tarihi ele alınmış, AB'nin temel organları incelenmiştir. İkinci bölümde kadın haklarına yönelik genel bakış, kadın istihdamı konularına değinilmiştir. Kadın haklarının tarihsel gelişimi incelenerek AB'nin hangi aşamalarda geliştirici ve dönüştürücü olduğuna değinilmiştir. Son olarak üçüncü bölümde ise Türkiye-AB ilişkileri, 2000-2022 yılları arasında yayınlanan ilerleme raporları bağlamında incelenerek kadınların siyasal hayata katılımlarının gelişimi detaylı olarak ele alınmıştır. Sonuç olarak ilerleme raporlarından da hareketle kadınların siyasal hayata katılım oranının her daim düşük kaldığı, raporlarda bile bu soruna yer verilmesinin giderek azaldığı, buna rağmen farklı öneriler getirilmediği görülmüştür. Neticede, Türkiye-AB ilişkileri kapsamında kadınların siyasal hayata katılımlarında çok az bir ilerleme olduğu görülmektedir. Anahtar Sözcükler: Kadın, Siyaset, Kadın hakları, Türkiye-AB İlişkileri, Siyasal Hayatta KadınArticle Citation - Scopus: 1An Investigation on the Dna Binding Activities of Melamine, Cyanuric Acid and Uric Acid(Editura Acad Romane, 2021) Senol, Ali; Devrim, Alparslan Kadir; Sudagidan, Mert; Ozalp, Veli CengizMelamine can be added to various foods such as milk, milk powder, baby food, pet, and livestock feed for cheating purposes due to its high nitrogen content. Regarding its usage in food products, there is a need to investigate its possible interactions with DNA. Thus, this study aimed to investigate the interactions of melamine and its metabolized products, cyanuric acid and uric acid with genomic DNA, isolated from eukaryotic (calf thymus) and prokaryotic (Staphylococcus aureus) sources. UV-absorbance spectrophotometry, fluorescence spectrophotometry, and agarose gel electrophoresis techniques were used to evaluate these interactions. The five different concentrations of melamine, cyanuric acid, and uric acid were incubated with fixed DNA concentration and it was determined that the test compounds interacted with the DNA molecules. The data obtained by UV-absorbance and fluorescence spectrophotometry techniques revealed an increase in wave peaks observed with the increasing substance concentration. After the obtained data of the aforementioned techniques were evaluated together, it was concluded that melamine, cyanuric acid, and uric acid bonded to the eukaryotic and prokaryotic genomic DNA materials via groove binding.Article Citation - WoS: 6A Light Bulb in Every House the Istanbul General Electric Factory and American Technology Transfer To Turkey(Johns Hopkins Univ Press, 2022) Tunc, Tanfer Emin; Tunc, GokhanIn 1946, Turkish entrepreneur Vehbi Koc signed an agreement with the U.S. firm General Electric to build and operate its first light bulb factory in the Near/Middle East, in Istanbul. This private joint venture introduced new manufacturing techniques, business practices, and consumer habits to Turkey, opening channels of postwar technological exchange. Closer examination of the GE-Koc partnership reveals that during the early Cold War, the transfer and embedding of American technologies in Turkey was a politically complicated process of innovation that required constant adaptation. Fraught with unforeseeable obstacles, it also required cautious negotiation with multiple transnational actors. The story of the GE-Koc partnership thus adds a new dimension to historical understandings of the Turkish Cold War experience and the Americanization of the region. It illustrates how transferring a nonmilitary, soft-power, domestic technologythe light bulb-played a significant role in Turkish-American relations and therefore contributes to studies of U.S. Cold War diplomacy through transnational investment in innovation.Doctoral Thesis Hilary Mantel'in Every Day Is Mother's Day (1985), Doris Lessing'in Beşinci Çocuk (1988) ve Jodi Picoult'nun Cam Çocuk (2009) Eserlerinde Annelerin Engelli Çocuk Yetiştirme Deneyimi(2025) Semercioğlu, Pelin Duygu Aksu; Tekin, KuğuBu tez, Hilary Mantel'in Every Day is Mother's Day (1985), Doris Lessing'in Beşinci Çocuk (1985) ve Jodi Picoult'nun Cam Çocuk (2009) adlı eserlerinde engelli çocukların annelerini incelemeyi amaçlamaktadır. Engelli çocukların annelerinin karşılaştığı zorluklar ele alınırken, annelik deneyimleri ve çocuklarıyla olan ilişkileri, ailelerde babaların rolleri, engelliliğin temsili ve romanların geçtiği zamanlardaki sosyal, eğitim ve sağlık hizmetlerinin işlevleri de tartışılacaktır. Bu tez engelli çocukların annelerinin yaşadığı zorlukların, esasen, toplumsal düzenin ataerkil yapısından kaynaklandığını ve bu düzenin büyük ölçüde engelsiz heteroseksüel erkek bireyler için tasarlandığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda, tez annelik ve feminist engelli çalışmalarını temel almakta olup, Judith Butler'ın Performativite Kuramı ve Rosemarie Garland Thomson'ın Feminist Engellilik Kuramına referansla bir inceleme gerçekleştirmektedir. Butler'a göre toplumsal cinsiyet rolleri, tekrar eden pratikler sonucunda şekillenir ve norm olarak kabul edilir; dolayısıyla doğal değil, toplumsal olarak inşa edilmiştir. Garland Thomson ise engelliliğin fiziksel değil, toplumsal olarak inşa edildiğini öne sürer. Bu yüzden, bireyleri engelli kılan fiziksel ya da bilişsel farklılıklar değil, toplumun engelsiz bireyler için tasarlanmış yapıları olduğu savunulmaktadır. Bu çalışma, geleneksel aile yapısı içinde annelerden ideal annelik sergilemelerinin beklendiğini ve bu durumun annelerin omuzlarına ağır bir yük olduğunu öne sürmektedir. Ayrıca, engelli bir çocuğa annelik etmenin, aile içi dinamikler ve toplumsal yapı göz önünde bulundurulduğunda, çok daha fazla zorluk içerdiği tartışılmaktadır. Seçilen romanlar aracılığıyla, bu tezin, engelli çocukların annelerinin karşılaştığı zorlukların temelinde toplumsal normların yattığını ve bu normların, anneleri çocuklarının birincil bakım sağlayıcısı olarak konumlandırdığını ve, bunun yanı sıra, babaların aile içindeki yokluğu ve sosyal, eğitim ve sağlık hizmetlerinin yetersizliği, annelerin çocuklarını yetiştirirken daha fazla zorluk yaşamasına neden olduğunu bulmayı amaçlar.Article Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 1The Effect of Group Behavior on the Pull-Out Capacity of Model Soil Nails in High Plasticity Clay(Springer int Publ Ag, 2024) Akis, Ebru; Bakir, Bahadir Sadik; Yilmaz, Mustafa TolgaSoil nailing technique is widely used in stabilizing roadway and tunnel portal cut excavations. The key parameter in the design of soil nail systems is the pull-out capacity. The pull-out capacity of soil nails can be estimated either from the studies involving similar soil conditions or from the empirical formulas available in the literature. Particularly, it has been documented placing nails closer than a certain minimum distance results in a reduction in the pull-out resistance of a nail placed in sand. However, this requirement has not been discussed for the nail groups located within clay formations. In order to investigate the influence of nail spacing on the pull-out resistance of nails, a series of laboratory pull-out experiments were performed in clay of high plasticity. The results of these experiments showed a remarkable trend. Specifically, there was a significant reduction in the pull-out capacity of a nail when the spacing between nails two times the nail diameter (2 & Oslash;). In contrast, the pull-out capacity of a nail embedded in clay remained unaffected by neighboring nails, provided the spacing was maintained at six times the nail diameter (6 & Oslash;). In addition, during the conducted pull-out tests, it was observed that the failure mode of a single nail and 6 & Oslash; spaced group nails near the surface results as heaving around the single nail. However, in the case of closely positioned (2 & Oslash; spaced) nails, the affected area following nail failure exhibits distinct characteristics, which operate as a group. This leads to the occurrence of failure in the form of heaving around the group of nails.Master Thesis Effective Repentance in Crimes Aganist Property(2024) Tulğay, Saffet Serdar; Köprülü, TimuçinEtkin pişmanlık kavramı ceza hukuku sistematiği açısından sözlük manalarıyla benzerlik göstermektedir. Doktrinde de etkin pişmanlık kavramının tanımı çeşitli perspektiflerle ortaya konulmuştur. Diğer ceza hukuku konularında olduğu gibi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 168. maddesinde sayılan malvarlığına karşı suçlara ilişkin ele aldığımız etkin pişmanlık konusunda da, doktrinde görüş ayrılıkları, uygulamada çeşitli spesifik sorunlar ve gri alanlar bulunmaktadır. Çalışmamızda malvarlığına karşı suçlarda etkin pişmanlık kavramını 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 168. maddesi çerçevesince ele alarak açıklamaya çalıştık. Her ne kadar daha önce etkin pişmanlık kapsamında yazılmış tezler ve çalışmalar olsa da, bu tezlerin belli bölümlerinde genel olarak malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık kavramına yer verildiği anlaşılmıştır. Tezimiz bu anlamda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 168. maddesi çerçevesinde malvarlığına yönelik suçlardaki etkin pişmanlık konusuna özgülenen bir tez olma özelliği göstermektedir. Bu kapsamda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 168. maddesinde sayılan malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık konusunu olabildiğince ayrıntılı olarak ele alınmaya çalışılmıştır.Master Thesis Çözündürme ve Yaşlandırma Koşullarının Döküm Fe-Mn-Al-C-Si Hafif Çeliğinin Sertlik, İçyapı ve Aşınma Direncine Etkileri(2025) Köseoğlu, Fatih; Konca, ErkanBu çalışma, çözündürme ve yaşlandırma ısıl işlemlerinin östenit matrisli deneysel döküm Fe-Mn-Al-C-Si hafif çeliğinin mekanik özellikleri ve içyapısı üzerine etkilerini incelemeyi amaçlamıştır. Hedeflenen kompozisyonda ve 6,60 g/cm³ yoğunluğunda dökümler yapılmıştır. Çözündürme işlemleri 950°C-1150°C arasında 2, 4 ve 16 saat uygulanmış, ardından 400°C ile 700°C arasında 4, 16 ve 64 saat yaşlandırma işlemleri gerçekleştirilmiştir. Isıl işlemlerin etkilerini değerlendirmek amacıyla makro/nano sertlik ölçümleri, optik mikroskopi, enerji saçılım spektroskopisi ve elektron geri saçılma kırınımı ile donatılmış elektron mikroskobu, x-ışını kırınım analizleri ve aşınma testleri yapılmıştır. Elde edilen verilere göre, yaşlandırma öncesinde 1000°C'de 4 saat süreyle uygulanan çözündürme ısıl işleminin iç yapısal kararlılık ve mekanik özellikler açısından en uygun sonucu verdiği görülmüştür. 400°C–700°C sıcaklık aralığında 16 saat süreyle uygulanan yaşlandırmanın özellikle sertlik artışı açısından en uygun koşul olduğu söylenebilir. Yaşlandırma işlemleri içyapı içerisinde sertlik artışına katkıda bulunan κ-karbürlerin oluşumuyla sonuçlanmıştır. Ancak, yaşlandırmanın çok uzun süreyle yapılması mekanik özellikleri olumsuz etkilemesi nedeniyle istenmeyen tane sınırı çökeltilerinin oluşumuna yol açmıştır.Article Covid-19 Salgınının Bölgesel Borsa Turizm Endekslerine Etkilerinin Araştırılması(2023) Tümer, Tolga; Tengilimoğlu, DilaverBu çalışmada, bölgesel borsa turizm endekslerinin COVID-19’dan etkilenme düzeyleri araştırılmıştır. Bu amaçla çalışmada, Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya Pasifik bölgelerini kapsayan borsa turizm endeksleri kullanılarak istatistiki analizler yapılmıştır. Çalışmanın kapsamı COVID-19’un dünyaya yayılmaya başladığı dönemden itibaren 22 Ocak 2020-22 Ocak 2022 tarihleri arasındaki iki yıllık süreci kapsamaktadır ve çalışmada bu süreç çeyrek dilimlere ayrılarak sekiz dönem kapsamında analiz edilmektedir. Günlük veriler kullanılan araştırmada hem dünyadaki hem de kullanılan endekslerin kapsadığı bölgelerdeki COVID-19 verileri dikkate alınmıştır. COVID-19 verileri olarak günlük vaka, günlük ölüm, toplam vaka ve toplam ölüm sayıları toplanmıştır. Araştırmanın sonucunda, borsa turizm endekslerini negatif yönde en fazla COVID-19 kaynaklı bölgesel günlük ölümlerin etkilediği bulunmuştur. Bu çalışma, geniş kapsamı, bölgesel ve dönemsel karşılaştırma sunan bulguları ile alanyazına katkı sunmaktadır.Master Thesis Çocuk Hakları Sözleşmesi Çerçevesinde Türkiye'de İdarenin Pozitif Yükümlülükleri(2024) Bal, Gülçin; Sever, Dilşad ÇiğdemÇocukların bedensel ve zihinsel olarak henüz olgunluğa erişmemiş olmaları sebebiyle hususi olarak korunmaya ihtiyaçları vardır. Tarihi süreçte çocuklar ihtiyaç duydukları korumadan yoksun bırakılmışlardır. Zamanla çocuğa bakış değişmeye başlamış ve çocuklar da hakların öznesi birer birey olarak düşünülmeye başlanmıştır. Çocukların özel durumları nedeniyle özel bir korumaya ihtiyacı olduğunun kabulü ile temel insan hakları belgelerine ilave olarak münhasıran çocuk haklarını konu edinen bir sözleşme imzalanmıştır. Anılan Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin kabulü ile çocuklar hakların öznesi haline gelmiştir. Bu Sözleşme ile Taraf Devletlere çocuk haklarının korunmasına ilişkin yükümlülükler getirilmiştir. Taraf Devletler ise Sözleşme'den doğan yükümlülükleri idare eliyle yerine getireceklerdir.Article Alzheimer hastalığında Kallikrein-6, 7 ve potasyum kanal proteinlerinin olası rolü(2021) Bulduk, Erkut; Yıldırım, Filiz; Yıldırım, ZuhalAmaç: Alzheimer hastalığının (AH) oluşum mekanizması kesin olarak bilinmemekle birlikte AH’dan sorumlu başlıca iki protein, senile plakların yapısındaki beta amiloid ve nörofibriler yumakların yapısındaki tau proteinidir. Hastalığa yol açan en önemli etmenlerden biri çözünür olmayan amiloid çökeltilerin oluşumu, diğeri ise artmış tau fosforillenmesidir. Kallikreinler, nöronal hasar ve işlev kaybı ile belirgin AH’nın etiyolojisinde rol oynayan, serin proteazların bir alt familyasıdır. Kallikrein (KLK)-6 ve KLK-7’nin merkezi sinir sisteminde (MSS) yüksek seviyelerde bulunan yaşa bağlı proteaz olduğu bilinmektedir. Daha once AH’ı gibi nörodejeneratif hastalıklarda yer alan hücre dışı proteinlerin proteolizine karıştığı gösterilmiştir. Bu çalışmada KLK-6 ve KLK-7’nin AH patogenezindeki olası rolünü ve potasyum kanal proteinleri arasındaki ilişkiyi araştırmayı amaçladık. Yöntem: Çalışmaya Polatlı Duatepe Devlet Hastanesinde takip edilen yaşları 65’in üzerinde olan 35 AH ve rutin tarama amacıyla nöroloji polikliniğine başvuran kognitif durumu normal olarak değerlendirilen 35 sağlıklı birey (control grubu) dahil edildi. 12 saat açlığı takiben antekübital venden alınan kan örnekleri 4°C’de 2500xg’de 10 dakika santrifüj edilerek, serum örneklerinde KLK-6 ve KLK-7 ile içeri doğru düzeltici potasyum kanalı (KCNJ3) ve iki gözenekli potasyum kanalı (KCNK9) protein düzeyleri enzim-bağımlı immunosorbent assay (ELISA) ile ölçüldü. Gruplar arasındaki fark T-test ile incelendi. p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Gruplar arasında yaş ve cinsiyet açısından bir fark saptanmadı (p>0.05). Alzheimer grubu control grubu ile karşılaştırıldığında serum KLK-6 ve KLK-7 düzeyleri anlamlı olarak artarken (p<0.05), KCNJ3 ve KCNK9 protein düzeylerinde bir fark saptanmadı (p>0.05). Sonuç: Beyinde anormal protein katlanmasının ve birikmesinin önüne geçilememesinin AH’ye yol açtığı düşünülmektedir. Bu araştırmanın bulgularına göre KLK- 6 ve KLK-7 düzeyleri ile AH’nın patolojisi arasında bir ilişki saptandı.

