Search Results

Now showing 1 - 10 of 100
  • Article
    İmdaaaat! Okul Başladı!
    (Bilim ve Teknoloji, 2013) Altınoğlu Dikmeer, İlkiz
    Eylül ayı geldiğinde başlığı oluşturan bu cümleyi birçok evde sıklıkla duyarız. Replik aynı olsa da bazen başrol oyuncusu farklı olabilir. Farklı nedenlerle veliler de, öğrenciler de bu dönemde kaygı yaşayabilirler. Okul masrafları, servis, yeni kurslar, eğitimler vb. derken anne babalar için Eylül ayı genellikle zorlayıcı bir aydır. Çocuklar için de Eylül ayı değişik heyecanları barındıran bir aydır; arkadaşlarını, okulunu özlemiş olan çocukların yanı sıra, birçok çocuk için de okula dönmek çok zor gelebilir. Tabii bir de ilk kez ilkokula ya da okul öncesi kurumlara başlayan çocukların yaşadığı (ve ailesine yaşattığı) heyecanlar, korkular, kaygılar vardır.
  • Article
    Anılması Gereken Bir Kitap: Geometri
    (Bilim ve Teknoloji, 2013) Başkaya, O. Tuncay
    Atatürk’ün devrimlerini, görüşlerini, ülkemize kazandırdığı sayısız yenilik ve zenginlikleri hepimiz biliriz. Ama onun başlı başına bir kitap, hem de bir geometri kitabı, yazdığından kaçımızın haberi vardır? Geometri’nin 1937 yılında yapılan ilk basımında, kitabın üstünde yazar adı belirtilmemiştir. Ancak, Atatürk’ün kitabı 1936-1937 yıllarında Dolmabahçe sarayında, hiç bir yardım almaksızın ve kendisinin türettiği Türkçe kelimelerle yazdığı bilinmektedir. 2007 yılında ise, kitap Yetmişbeşinci Dil Bayramı kapsamında tekrar düzenlenerek yeni şekliyle basılmıştır.
  • Article
    NASIL BİR EĞİTİM VE ARAŞTIRMA?
    (Bilim ve Teknoloji, 2013) Erton, İsmail
    Birey, imkan ve şartları doğrultusunda İlkokuldan üniversiteye, üniversiteden doktoraya kadar birçok aşamalardan geçerek kendini bulma ve yaradılışının gayesi hakkında bilgi edinmek için uğraşır. Albert Einstein bu yolun ne kadar çetin olduğunu ve uğraş istediğini şu sözle dile getirir; “Bir kum tanesinin sırrını çözmeyi başarsaydık, bütün dünyanın sırrını öğrenmiş olurduk.” Zira bilgi kutsaldır, çünkü bilgi ancak yaratıcı ve eleştirisel düşünen beyinlerde var olur ve onu doğru ve yerinde tespitlerle kullanan akıllarla taçlanır. “Bilgi ve erdem, öğrenilebilen ve öğretilen bir şeydir” der Aristotales. Akıl ve hikmet insanların karanlıklardan kurtulmasına ve aydınlığa açılan pencerelerle tanışmasına olanak sağlar. Ancak, burada sorulacak soru, bilgiye nasıl ulaşılması gerektiğidir.
  • Article
    TÜRKİYE’NİN ENERJİ GÖRÜNÜMÜ VE TORYUMUN ÖNEMİ
    (Bilim ve Teknoloji, 2014) Balku, Şaziye
    Enerji, yüzyıllar boyunca dünyadaki en önemli konular arasında yer almış ve almaya devam etmektedir. Sayısal olarak ifade etmek istersek, 2010 yılında dünyada 524 katrilyon Btu* enerji tüketilmiştir (1) ve her yıl bu rakam ortalama % 1.5 oranında artmaktadır. Bu enerjinin % 53’ü endüstride, % 26’sı ulaşım ve taşımacılık sektöründe, % 13’ü evlerde % 8’i ise ticaret sektöründe kullanılmaktadır. Toplam enerjinin % 55.37 si elektrik olarak tüketilmektedir. Dünyada kullanılan enerjinin kaynaklarına göre dağılımı Şekil 1’de verilmektedir ve % 87’si (TEP** cinsinden) fosil kaynaklıdır (petrol, kömür ve doğalgaz). Dünya’da birincil enerji kaynağı olarak en fazla kullanılan fosil kaynakların oranının 2040 yılında %78’lere gerilemesi beklenmektedir. Bu gerileme, kullanım miktarında beklenen bir düşüş değil, yenilenebilir kaynak kullanımının artması ile fosil kullanım payının azalması anlamına gelmektedir.
  • Article
    To Go Shopping: Tüketim, Şehir Mekanı, Teknoloji ve Direniş Üzerine Düşünceler
    (Bilim ve Teknoloji, 2012) Avcı, Özgür
    Sanatsal, kültürel veya maddi herhangi bir ürün ya da aktivite ile ilgili, yılın belli bir döneminde düzenlenen şenlikli etkinliklere festival denir. Bu etkinlikler sadece kutlayıcı değil aynı zamanda kutsayıcı bir işlev de görürler. İnsanların, hayatlarında hem pratik hem de sembolik bir değer taşıyan ve ortak kimliklerinin bir parçası olan bu ürünü/aktiviteyi yücelttikleri bir ritüeldir festivali. Periyodik, şenlikli ve kutsayıcı olması dışında, yaygın özelliklerinden biri de gösteri mantığıyla işlemesidir. Festivali oluşturan etkinliklerde, izleyen ve izleneni birbirinden ayıran, geçirgenlik düzeyi değişse bile her zaman var olan bir sınırdan bahsetmek mümkündür.
  • Article
    Demografik Tavsiye Sistemlerine Yönelik Bir Model
    (Bilim ve Teknoloji, 2013) Hacaloğlu, Tuna; Özkan Yıldırım, Sevgi
    İnternet kullanımının dünya çapına yayılması ve bunun sonucu olarak web içeriğindeki sürekli artış kullanıcılara onları daha çok ilgilendirecek daha kişiselleştirilmiş ürün ve servis sunma ihtiyacı doğurmuştur. Özellikle e-ticaretin de gelişmesiyle artık hemen hemen her şirket müşterilerine web üzerinden hizmet sunmaktadır. Buna bağlı olarak son yıllarda web üzerinde gezinmedeki değişiklik dikkat çekici bir hale gelmiştir. Eskiden web siteleri kullanıcılara herkese aynı olacak şekilde genel ürünler sunmaktaydı. Bunun sonucunda kullanıcılar web sitesinin kendilerine sundukları ürünler arasından bir seçim yapmak zorunda kalıyorlardı. Günümüzde ise web siteleri kullanıcılarına uyum göstermeye başladılar ve kullanıcılarının bir takım özelliklerini dikkate alarak, genel seçenekler yerine onları daha çok ilgilendiren özel seçenekler sunar hale geldiler. Web’i çok büyük bir bilgi havuzu olarak düşündüğümüzde kullanıcının kendisi için gerekli olan bilgiyi bulmak için gerekli olmayan başka bilgilerle de karşı kalabileceğini görürüz. Bilgi diye adlandırdığımız; film, TV programı, reklam, müzik, kitap, tatil alternatifleri, eğitim, ders materyalleri, blog makaleleri, mobilya, giysi, vb. gibi web de sunulan her tip üründür. Bu bağlamda tavsiye sistemlerini kullanıcıların ihtiyaçlarına göre ürün veya servis öneren sistem olarak tanımlayabiliriz [1]. Bu tür tavsiye sistemlerinin dikkate aldıkları kullanıcı özellikleri kullanıcıların yaş, eğitim, cinsiyet, meslek ve yaşadıkları şehir gibi genellikle sabit olan demografik bilgileri olabilirken; kullanıcıların sistemle etkileşimleri geçmişte aldıkları, inceledikleri ürünler, gezindikleri web siteleri gibi dinamik veriler de olabilir. Bunun yanında söz konusu kullanıcılarla benzer özellik gösteren diğer kullanıcılar veya aynı kullanıcının daha önce almış olduğu ürün ile diğer ürünler arasındaki benzerlikler hep tavsiye sistemlerinin temelinde çalışan bir takım akıllı algoritmalar ile tespit edilmekte ve bu sayede kullanıcılara daha özel ve onları ilgilendirecek ürünler sunulmaktadır. Dolayısıyla bu sistemler hem tüketici hem de üretici için fayda sağlamaktadır.
  • Article
    Bilim - Teknoloji ve Sanat
    (Bilim ve Teknoloji, 2012) Ünver, Erdem
    1. bölümde çağdaş toplumların ve bireylerin temel özelliklerini belirleyen bilim, teknoloji ve sanatın benzeşen ve ayrılan yönleri maddeler halinde açıklamıştı. Sözü edilen madde başlıkları: 1- Hedef, Amaç ve Araç Boyutu, 2- Gelişim ve Değişim, 3- Egemen Olma, 4- Güdüleme, 5- İletişim ve Etkileşimdi. Bu bölümde bu üç kavramın karşılaştırılması yapısal ve işlevsel açıdan değerlendirilecektir.
  • Article
    YENİ MEDYANIN “YENİ”LİKLERİ
    (Bilim ve Teknoloji, 2014) Eşiyok Sönmez, Elif
    Son zamanlarda oldukça sık duyulan kavramlardan birisi olan yeni medya, içerisinde geçen “yeni” kelimesinin ne derecede ve nasıl bir yeniliğe vurgu yaptığının tam olarak bilinmemesinden dolayı tartışılan bir kavramdır. Günümüzde yeni medya kavramındaki “yeni”, teknoloji ile dağıtılan sosyal gelişmelere vurgu yapar ve interaktif olması sebebiyle internet, dijital televizyon ya da bloglar gibi interaktif araçlar yeni medya kullanımının bir parçası (Özgen, 2011) olarak görülür. Başka bir tanıma göre ise yeni medya, bütün bilinen farklı ortamları bir araya getirme yetisine sahip bir özelliktir (Vural ve Bat, 2010), yani çoklu ortam (multi-media) özelliği vardır. Video, fotoğraf, ses, yazı veya grafik gibi farklı ögeler tek bir alanda bir araya gelmiştir. Günümüzde yeni medya denildiği zaman akla gelecek anahtar kelimeler teknoloji, dijital ortamlar ve interaktif olarak sıralanabilir. Burada belirtilen interaktiflik yeni medyanın karşılıklı etkileşim yoluyla iletişim kurmaya verdiği imkandan kaynaklanır. Bu özelliklerinin toplamı sonucunda yeni medya, kullanıcılarına hızlı iletişim ve bilgi alışverişi yapabilme imkanı sunmaktadır.
  • Article
    NEDEN OKUMUYORUZ?
    (Bilim ve Teknoloji, 2013) Keser, Ulvi
    Büyük devlet olma bağlamında siyasi, coğrafi, kültürel, tarihi geçmişimizle dünyanın sayılı ülkeleri arasındayız. Bilgi ve teknoloji çağında imkânlar dünle mukayese edilemeyecek kadar geniş ve yaygın. Bilgiye ulaşmak son derece kolay, halk kütüphanelerinden üniversite araştırma merkezlerine, ihtisas kütüphanelerine kadar her yer “bilgiye aç” insanların hizmetinde; ancak Milli Kütüphane’nin salonlarını genellikle üniversiteye hazırlananlarla sınavlara çalışan öğrenciler dolduruyor. Dünyanın en zengin arşiv, kütüphane ve kaynaklarına ise neredeyse hiç kimse bakmıyor. Bugün gelinen noktada Sayın Turgut Özakman’ın Çanakkale Diriliş Üçlemesi gibi birkaç kitap dışında kitaplar sadece 5.000 basıyor, yıllar sonra aradığınız kitabı hala kitapçılarda bulabiliyorsunuz. Öğrenci yorgun, bezgin, isteksiz; öğretici ve aileler okumanın sadece “boş zamanlarda” yapılacağı gibi bir kanaate sahip.
  • Article
    Robotlar ve Mekatronik Mühendisliği
    (Bilim ve Teknoloji, 2012) Erden, Abdülkadir
    Robot kelimesi, ilk kez 1926 yılında kullanılmasına rağmen akademik olarak robot kavramını ilk öneren bilim ve mühendislik insanlarından biri 12. yy’da Selçuklu döneminde El-Cezeri’dir. Ünlü bilim adamı hizmetçilerin yerine iş yapan ve sultana hizmet eden otomat makinalar (robotlar) önermiş ve tasarlamıştır. Çağdaş bilim ve teknolojik gelişim süreci içinde ve 21. yy başında ulaşılan düzey itibarı ile robot kavramı, robot teknolojisi ve uygulamaları, insan ve toplum yaşamını değiştirecek, insan konforu (sağlık, barınma, gıda ve beslenme, eğitim, eğlence, seyahat vb.) ve güvenliği ile ilgili temel kavramlarda ve uygulamalarda köklü değişimlere yol açacak önemli bir bilimsel, mühendislik ve teknolojik aşama olarak yaşanmaktadır.