1163 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 1163
Master Thesis Augustus Tapınağı?nın Dinamik Analizi(2011) Okur, Yunus Emre; Sarı, Yasin DursunBu tez çalışmasında Augustus Tapınağının dinamik analizi gerçekleştirildi. Bu çalışmada FLAC3D, 3DEC ve SAP2000 yazılım paketleri kullanıldı. Sonuçlar tartışıldı ve karşılaştırıldı.Master Thesis Sosyal Medya Reklamlarına Yönelik Tüketici Algılarının Plansız Satın Alma Davranışına Etkisi: Kültürlerarası Bir Araştırma(2019) Mert, Merve; Tengilimoğlu, DilaverKısa zamanda internet üzerinden geniş kitlelere ulaşmayı mümkün hale getiren ve etkileşimin en önemli araçlarından biri olan sosyal medya, kullanıcılara fikirlerini paylaşmaları, yeni fikirler üretmeleri, diğer kullanıcılarla bu düşünceler üzerine tartışabilmelerini sağlamış ve bu sayede gücünü çeşitli alanlarda arttırmıştır. Bu alanlardan biri de reklamcılıktır. Geleneksel medya reklamlarından daha az etkilenen tüketicilere direkt olarak ulaşabilmek amacıyla işletmeler sosyal medya ortamlarında reklam vermekte ve sosyal medyayı pazarlama stratejilerinde yoğun bir şekilde kullanmaktadır. Bunun beraberinde sosyal medyadan etkilenen tüketicilerin satın alma davranışlarında farklılıklar gözlendi. Buradan hareketle çalışmada, farklı kültürlere sahip olan bireylerin sosyal medya reklamlarına yönelik algılarının plansız satın alma davranışına olan etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın evrenini, Türkiye'de Ankara ilinde yaşayan bireyler ile İsveç'te Göteborg ilinde yaşayan bireyler oluşturmaktadır. Araştırma kapsamına Türkiye'den 502, İsveç'ten ise 500 katılımcı dahil edilmiştir. Çalışmada, tesadüfi olmayan örnekleme yöntemi kullanılmış ve araştırmaya dahil olmayı kabul eden katılımcılara yüz yüze anket uygulanmıştır. Anket formunda, demografik bilgiler, sosyal medya reklamlarına yönelik algı ölçeği, plansız satın alma davranış ölçeği, sosyal medya reklamlarına yönelik tutum ölçeği yer almaktadır. Ölçeğin geçerlik ve güvenirlik analizi yapılmış ve her iki ülke için de ölçeğin geçerlik ve güvenirliği ortaya konulmuştur. İki ülke için yapılan doğrulayıcı faktör analizi (DFA) sonucunda, 13 ifadeli 'Plansız Satın Alma Davranış Ölçeği' iki alt boyut altında, 13 ifadeli 'Sosyal Medya Reklamlarına Yönelik Algı Ölçeği' ise dört alt boyut altında toplanmış ve ölçeğin yapı geçerliliği ortaya konulmuştur. Sosyal medya reklamlarına yönelik algı ölçeğinin alt boyutlarına ve plansız satın alma davranış ölçeğinin alt boyutlarına uygulanan t-testi sonucunda, İsveç ve Türkiye arasında anlamlı farklar bulunmuştur. Araştırmanın sonucunda, sosyal medya reklamlarının satın alma davranışına olan etkisinin ülkeye göre istatistiksel açıdan anlamlı bir fark gösterdiği ve sosyal medyada yer alan reklamların tüketicilerin plansız satın alma davranışlarını pozitif yönde etkilediği ortaya konulmuştur. Anahtar Sözcükler: Sosyal medya, Reklam, Plansız satın alma, Kültürlerarası, Hofstede kültür modeliMaster Thesis Bankacılık Riskleri ve Türk Bankalarının Türev Enstrüman Kullanımı(2005) Sonbul, Ufuk; Hacıhasanoğlu, BilgeMaster Thesis Karmaşık Sistemler için Veritabanı Tasarım Yöntemi(2013) Topallı, Damla; Çağıltay, Nergiz ErcilYazılımın kalitesi, kullanıcıların ihtiyaçlarını ve memnuniyetlerini sağlamakla doğrudan ilgilidir. Kullanıcı gereksinimlerini yazılım süreçlerine yansıtmak için, veritabanı modelinin doğru tasarlanması, yazılım geliştirme sürecinde kritik bir aşamayı oluşturur. Veritabanı tasarımı, kullanıcıların veriler ile ilgili tüm gereksinimleri modellemeleri için önemli bir araçtır. Veritabanı tasarımındaki olası hatalı durumlar, tüm yazılım geliştirme süreçlerine yansımaktadır. Olası hatalı durumlar aynı zamanda yazılımda ve amaçlanan sistemin işlevselliğinde sürekli değişimlere de sebep olabilmektedir. Bu durum kullanıcıların memnuniyetsizliğiyle sonuçlanabilir. Bu bağlamda, kullanıcı gereksinimlerini veritabanı modelinde tam olarak yansıtmak ve veritabanının yazılım geliştirme sürecinde yer alan herkes tarafından doğru anlaşılması, yazılım sistemleri geliştirmedeki başarıyı doğrudan etkileyen bir faktördür. Bu çalışmada, karmaşıklık derecesini azaltarak veritabanı modellerinin anlaşılabilirliğini artırmak ve yazılım kalitesini yükseltmek amacıyla iki aşamalı bir kavramsal veri modelleme yöntemi önerilmektedir. Bu çalışmanın başında önerilen iki aşamalı kavramsal veri modelleme anlatılmaktadır. Sonrasında deneysel çalışmalar ve formüller yoluyla, önerilen yöntemin yazılım mühendislerinin kavrayışı üzerindeki etkisi incelenmekte ve sonuçlar değerlendirilmektedir. Bu çalışmanın sonucunda, önerilen iki aşamalı kavramsal modelleme yönteminin yazılım mühendislerinin kavrayışını kolaylaştırdığı ve bu aşamadaki olası hataları önleyebileceği görülmektedir.Master Thesis Üniversite Düzeyinde Verilen Çeviri Eğitimine, İngiliz Dili Eğitiminde Kullanılan Dört Dil Becerisinin Yansımalarının Analizi(2015) Topgül, Zeynep Birim; Erton, Halil İsmail; Erton, Halil İsmail; Erton, Halil İsmail; English Translation and Interpretation; English Translation and Interpretationİnsanların yabancı bir dil öğrenmeye ihtiyaç duymalarının önemli sebepleri vardır. Bir dili bütünüyle öğrenebilmek için dil, okuma, yazma, dinleme ve konuşma olarak adlandırılan dört dil becerisi üzerinden ele alınır. Bu çalışmada, Dilbilgisi Çeviri Yöntemi'nin ve İşlevsel Çeviri Yöntemi'nin etkileri, dört dil öğrenme becerisi açısından ele alınarak, anadilin ve dil öğreniminin okuma, yazma, dinleme ve konuşma olarak bilinen dört dil becerisi yoluyla çeviri aşamalarının yabancı dil ortamındaki yeri üzerinde durulmuştur. Ayrıca bu çalışmada hem öğretmenlerin hem de öğrencilerin uyguladıkları çeviri odaklı yöntemler ve öğrencilerin dili kullandıkları çeviri süreci incelenmiştir. Sonuç olarak, dil öğretimi ve çeviri bir araya getirilerek, dört dil öğrenme becerisi açısından öğrencilerin bir mesajı bir dilden başka bir dile iletme yöntemleri bu çalışmanın odak noktası olmuştur. Dil öğrenme becerilerinin, öğrencilerin bir dili başka bir dile çevirme yöntemlerini ne şekilde etkilediğini belirlemek ve analiz etmek amacıyla, nicel bir araştırma yürütülmüş olup, veriler konuya uygun olarak hazırlanmış bir anket aracılığıyla toplanmıştır. Bu anket, Hacettepe ve Atılım Üniversitelerinin Mütercim Tercümanlık Bölümü öğrencilerine uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, belirli bir yüzdelik orandaki ikinci ve dördüncü yıl öğrencileri açısından çeviri yapılırken dil; okuma, yazma, dinleme ve konuşma olarak bilinen dört temel öğrenme becerilerine doğrultusunda kullanıldığında, öğrencilerin anadilinin ve kültürünün çeviride daha baskın bir rol oynadığı ortaya çıkmıştır. Bu sebeple öğrenciler, bir dilden başka bir dile bir mesajı iletirken öncelikli olarak kendi anadillerinde düşünme eğiliminde olup, o dilin kurallarını ve yapılarını uygulamaktadırlar. Anahtar Kelimeler: Çeviri, Çeviri Yöntemleri, Dilbilgisi Çeviri Metodu, İşlevsel Çeviri Metodu, Dil Öğrenme Becerileri, Çeviri ve AnadilMaster Thesis Türk Sosyal Medyası için Duygu Analizi: Twitter Üzerinden Bir Durum Çalışması(2016) Yurtalan, Gökhan; Koyuncu, Murat; Turhan, ÇiğdemDuygu Analizi bir yazarın ya da konuşmacının karşısındaki kişiye vermek istediği duyguyu pozitif, negatif ya da nötr cinsinden çözümlemeye çalışır. Çözümlenmeye çalışılan duygu, yazarın ya da konuşmacının yazılı metnini otomatik olarak sınıflandırdıktan sonra oluşur. İnternet ile birlikte sosyal medya sitelerinin aktif bir şekilde kullanılması sonucu, kişiler bir markaya, bir kişiye, bir siyasi partiye, bir ülkeye vb. karşı olan düşüncelerini kolayca ifade edebiliyor duruma gelmiştir. Böylece, yazarlar, sanatçılar, ürün sahipleri, parti yöneticileri sosyal medyada kendileri yada ürünleri hakkında neler konuşuluyor kolayca öğrenebilme fırsatı yakalamışlardır. Dolayısıyla, bu kadar aktif kullanılan ve günlük büyük miktarda veri oluşan bir platformda verilerin elle işlenmesi imkânsıza yakın bir hale gelmiştir ve duygu sınıflandırmasının önemi artmıştır. Son yıllarda İngilizce üzerinde yapılmış birçok başarılı çalışma vardır. Bu çalışmalarda, İngilizcenin gramer yapısına göre çıkarılmış duygu kutbunu belirleyen birçok kelime ve söz dizimi mevcuttur. Aynı şekilde, bu çalışmaların performansını test etmek için veri kümeleri de mevcuttur. Ancak, yapmış olduğumuz araştırma Türkçe üzerine yapılan çalışmaların İngilizce üzerine yapılan çalışmalara göre düşük bir performansa sahip olduğunu göstermektedir. Bunun sebebi Türkçe'den İngilizce'ye çevirilen veri kümeleri ve Türkçe gramer yapısının göz ardı edilmesi olabilir. Biz bu çalışmada, bir takım ek çalışmalar sonucu ortaya çıkardığımız Türkçe duygu kutbu kelimelerini kullanarak ve Türk dil bilimci ile çalışarak gramer yapısına uygun yeni bir yöntem geliştirdik. Twitter API ile anlık topladığımız veriyi bu yöntem ile analiz ediyoruz.Doctoral Thesis Derin Çekme Sınır Oranın, Flanş Bölgesinin Isıtılarak Artırılması için Yöntem Geliştirilmesi(2015) Kayhan, Erdem; Kaftanoğlu, Bilgin; Kayhan, Erdem; Kaftanoğlu, Bilgin; Kayhan, Erdem; Kaftanoğlu, Bilgin; Konca, Erkan; Manufacturing Engineering; Airframe and Powerplant Maintenance; Manufacturing Engineering; Airframe and Powerplant MaintenanceBu tez çalışmasında geliştirilen yöntem kısaca, sac metal malzemelerin şekillendirilme oranının flanş bölgesinin eş sıcaklık dağılımsız ısıtılarak artırılması olarak açıklanabilir. Sıcaklık artışı malzemenin sünekliğinde belirgin bir yükselmeye ve buna bağlı olarak şekillendirilme kapasitesinin artmasına neden olur. Sıcaklık artışı ayrıca malzemenin akma sınırının düşmesi ile birlikte, uygulama kuvvetlerinde ve basınçlarında azalma meydana gelir. Otomotiv endüstrisinde en yaygın kullanıma sahip olan Yüksek Mukavemet Sac Çelik (AHSS) malzeme DP600 olup, araç ağırlıklarının azalmasını ve çarpışma emniyet faktörünün artmasını sağlamasından dolayı bu tez çalışmasında araştırma malzemesi olarak seçilmiştir. Adı geçen çelik malzemelerin kullanımı malzeme kalınlıklarının ve yakıt sarfiyatının azalmasını sağlar. Yapılan araştırmada geliştirilen yöntemin geçerliliği üç farklı tip malzeme, bunlardan iki tanesi Düşük Alaşımlı Yüksek Mukavemet çeliği (HSLA), diğeri ise IF (Arayersiz Çelikler) çeliği kullanılarak, incelenmiştir. Flanş bölgesinin sıcaklığının 180oC to 300oC değerleri arasında oluşturulduğu deneylerde derin çekme sınır oranında %25.58 kadar artış sağlanmıştır. Kullanılan sıcaklık ılık işlem sıcaklığı seviyesinde olduğundan, şekillendirilme kuvvetlerinde azalma meydana gelmesine rağmen malzemenin özelliklerinde ve dayanımında bir değişim gerçekleşmemektedir.Master Thesis Nesne-yönelimli Modelleme Yönteminin Openmodelıca Kullanılarak Mekatronik Sistemler için Uygulanması – Vaka İncelemeleri(2016) Coşkunoğlu, Sümeyye Betül; Erden, AbdulkadirMekatronik mühendislik sistemlerinin benzetimi araştırmacılar için zorlu bir konudur. Benzetim modelleri için birçok alternatif yaklaşım olmasına karşın, Mekatronik sistemlerin karmaşık, çok disiplinli ve tümleşik yapısı göz önüne alındığında, nesne yönelimli modelleme yöntemleri kullanılarak sistem düzeyinde modelleme ve benzetim yapılması sistem gereksinimlerini ve sistem düzeyinde entegrasyonu anlamak açısından faydalı olacaktır. Bu çalışmada, nesne yönelimli bir modelleme dili olan Modelica kullanılarak farklı mekatronik sistemler üzerinde çeşitli vaka incelemeleri yapılmıştır. Mekanik, elektronik ve bilişim altsistemleri öncelikle girdi/çıktı ve işlem yapısına göre incelenmiş ve daha sonra bu altsistemler OpenModelica programı kullanılarak benzetim için modellenmiştir. Alt sistemlerin tümleştirmesi OpenModelica kullanılarak gerçekleştirilmiş ve ana sistemlerin benzetimi yapılmıştır. Bu vaka incelemelerine dayanarak, OpenModelica platformunun mekatronik sistem modelleme ve benzetiminde kısıtlamalar barındırmasına karşın, Modelica dilinin, bir modelleme dili olarak kolaylık sağlayan ve yararlı bir araç olabileceği anlaşılmıştır.Master Thesis Kazakistan, Azerbaycan, Türkmenistan ve Özbekistan'ın Enerji Potansiyelleri ve Politikaları(2007) Özdemir, Yavuz; Başak, Cengiz; Başak, Cengiz; Başak, Cengiz; Department of International Relations; Department of International RelationsSanayileşmenin artmasına bağlı olarak, 20. yüzyılda olduğu gibi, 21.yüzyılda dadünyanın gelişmiş ekonomilerinin en büyük itici gücünün enerji kaynakları olacağıkesindir.Teknolojik gelişmelerin ışığında, insanoğlunun ihtiyaç önceliklerinindeğişerek daha üst seviyelere çıkması, bizleri bu enerji kaynaklarına bir nevi bağımlıduruma getirmiştir.Bu bağlamda, günümüzde enerji elde etmek amacıyla kullanılankaynaklar arasında petrol ve doğal gazın tüketim açısından diğerlerinden dahaöncelikli bir konuma yükseldiği görülmektedir.Dünya enerji ihtiyacının gün be gün arttığı günümüzde, gelişmiş sanayilere sahipbüyük devletlerin enerji güvenliklerini sağlamak adına, söz konusu kaynaklarınüretildiği ve nakledildiği coğrafyalarda etkinliklerini arttırmaya çalıştıklarıgözlemlenmektedir. Bu noktada, Sovyetler Birliğinin dağılmasının ardındanbünyesinde bulundurduğu zengin hidrokarbon kaynaklarıyla Orta Asya Bölgesi'nin,dolayısıyla da bu coğrafyada kurulmuş olan Kazakistan, Azerbaycan, Türkmenistanve Özbekistan Cumhuriyetleri'nin dünya siyasetindeki önemlerinin arttığısöylenebilir.Araştırmamızda, bölgenin artan önemine bağlı olarak burada kurulmuş olan,Kazakistan, Azerbaycan, Türkmenistan ve Özbekistan gibi Türk Cumhuriyetleri'ninenerji potansiyelleri ve politikaları incelenmiştir. Konu incelenirken, enerji eksenlibölgesel sorunların yanı sıra, Türkiye de dahil olmak üzere, küresel ve bölgeselgüçlerin bölge politikaları da irdelenmiştir.Tüm bunların ışığında, Kazakistan,Azerbaycan, Türkmenistan ve Özbekistan'ın sahip oldukları enerji kaynaklarını reelbir şekilde kullanarak, gelecekte bölge içinde etkin birer ekonomik güce dönüşüpdönüşemeyecekleri sorgulanmıştır.Bunlara göre, adı geçen ülkelerin sahip oldukları kaynaklarını doğru politikalardahilinde etkili bir şekilde kullanabilmeleri durumunda, çokta uzak olmayan birgelecekte, Orta Asya Bölgesinin önemli ekonomik güçleri arasında yer alabilecekleriöngörülmüştür.Master Thesis Rusya Perspektifinden 2005-2015 Yılları Arasında Ukrayna ile Yaşanan Gaz Problemi(2017) Lukyanova, Anna; Karasar, Hasan AliRusya ile Ukrayna arasındaki ilk gaz krizi 1993 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılmasından hemen iki yıl sonra başladı. Sorun oldukça karmaşık siyasi, iktisadi ve coğrafi temellerde iki ülkeyi karşı karşıya getiren bir olguydu. Bu tez Rusya açısından iki ülke arasındaki gaz çatışmasının başlangıcı ve devamındaki sebepleri aydınlatmaya çalışmaktadır. Bu yüzd3en de tez sorunun zirve dönemi olarak adlandırılan 2005-2015 yılları arasını mercek altına almaktadır. Rusya-Ulrayna ilişkileri hali hazırda da her geçen gün daha karmaşık bir hal almakta ve iki taraf birbirinden tamamen farklı amaçlar üzerine kurdukları politikalar izlemektedirler. Bu tez hem iki devletin dış politikalarını hem de Gazprom ve Naftogaz gibi gaz tekeli şirketlerin konu hakkındaki siyasalarını incelemek suretiyle aynı zamanda Rusya-Ukrayna ilişkilerinin şirketlerin de dahlia olan bir haritasını çıkarmaktadır.
