24 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 24
Master Thesis Tüketici Satın Alma Karar Aşamasında Marka Sadakati Etkisi ve Kola Tüketicileri Üzerine Bir Uygulama(2005) Alsulu, Kazım Onur; Alkibay, SanemÖZET Güçlü bir marka kazandırdığı avantajlar nedeniyle işletmenin sahip olduğu önemli bir değerdir ve tüketici, üretici ve ülke ekonomisi açısından pek çok yararı bulunmaktadır. Üretici firmalar açısından markanın sahip olduğu değer, markanın hedef kitle içerisindeki tüketicilerin çoğunluğu tarafından satın almayı etkileyen güçlü çağrışımlarla hatırlanması ve tanınması dolayısıyla oluşan kalite algısı ve marka sadakatinden kaynaklanmaktadır. Markanın tüketici zihnine sayılan nedenlerle yerleştirilmesi şüphesiz etkin bir marka yaratma yaklaşımını gerektirmektedir. Marka yaratma, mamulün bir marka olabilmesi öncelikle markayı değerli hale getirmekten geçer. Son yıllarda pazara giren yeni kola markasının da tüketicilerce benimsenmesi, marka sadakatinin ne yönde geliştiği, hangi faktörlerin tüketicilerce önemsendiği sorusunu gündeme getirmiştir. Bu noktadan hareketle, kola türü ürünleri kullanan tüketicilerin marka sadakatini belirlemek ve sadakate etki eden nedenleri ortaya koymak bu araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, en yüksek sadakatin Coca- Cola markasına olduğu belirlenmiştir. Tüketicilerin sadakate yönelten en önemli nedenlerin başında ise ürünün tadının güzel olması, reklamlarının çekiciliği gelmektedir.Master Thesis Türkiye'de Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin Elektronik Ticarete Bakışı: Ostim Organize Sanayi Bölgesi Açısından Bir Değerlendirme(2005) Yalçın, Can; Tan, Ayhan; Law; Law; LawÖZET Günümüzde internet tüm dünyada ve Türkiye'de sadece bir bilgi bankası değil, aynı zamanda bir iletişim aracı, reklam ve üretim ortamı.son yıllarda ise yeni bir ticaret aracı olarak kendini kabul ettirmektedir.Özellikle internet ortamında gelişen elektronik ticaret,tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de gündeme oturmuş, ancak çok yeni bir konu olması nedeniyle toplum ve işletmeler tarafından tam olarak algılanamamış ve anlaşılamamıştır. Dünyada, özellikle A.B.D. 'de başlangıçta hükümet internetin finansmanını sağlamış, ancak esas büyüme ve gelişme özel sektörün çabalarıyla gerçekleşmiştir. Elektronik ticaretin geliştirilmesi için tüm dünyada benimsenen temel ilke, bu alana özel sektörün öncülük etmesi ve kamu kesiminin bu sürece gerekli desteği vermesidir. Bilgi paylaşımında ve üretiminde büyük imkanlar sunan internetin, tüm dünyada yaygın olarak kullanılmaya başlanması ile internet üzerinden ticaret yaygınlaşmış ve 'Elektronik Ticaret' terimi daha fazla duyulmaya başlamıştır. Elektronik ticaret.özellikle KOBİ'ler için hayatta kalma, dış ticaretten pay alma ve rekabet edebilme konularında önemlidir. Esnek yapılarından dolayı müşteri beklentilerine hızlı adapte olabilecek KOBİ'lerin, büyük firmalara oranla E-Ticaret'te avantajlı konumda bulundukları düşünülmektedir. Dinamik yapıları olan KOBİ'lerin büyük firmalar karşısındaki en büyük dezavantajı olan uzak coğrafyalardaki pazar ve müşteriye erişememe sorunuda, Internet ile ortadan kalkmaktadır. KOBİ'ler, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için ticaretin belkemiğidir. KOBİ'lerin önemi, Bilgi Teknolojilerinin ve internet'in yaygınlaşması ve gelişmesi ile artmıştır. Aşağıda sıralanan etmenler KOBİ'leri hayati olarak etkilemektedir: ? Küreselleşme ? Ar-Ge faaliyetlerinin artması iv? Yeniliklerin ve Bilgi Teknolojilerinin öneminin artması ? Piyasa faaliyetlerindeki esneklik ? Kalite öneminin artması ? Müşteriye hizmette rekabetin artması ? Çevre şartları ndaki değişim ? iş yaşamı ve yerindeki değişimler ? Yönetim ve etiklerdeki değişiklikler KOBİ'ler bu etmenlere gerekli uyumu sağlayamazlarsa, bunlar firmalar için bir tehdit unsuru haline gelmektedir. Internet ve e-ticaret bu dinamiklerin KOBİ'lerde uygulanmasında ve uyumunda önem kazanmaktadır. Avrupa Birliği'ne girmenin eşiğinde olduğumuz şu günlerde ülkemizdeki KOBİ'lerin elektronik ticaret alanında dünyadaki gelişmeleri çok yakından takip etmeleri gerekmektedir. Bu araştırma.Ankara OSTİM Organize Sanayi Bölgesi'ndeki KOBİ'lerin internet teknolojileri ve elektronik ticarete geçiş potansiyelinin ne ölçüde olduğunu tespit etmek amacıyla yapılmıştır.Master Thesis Bankacılık Riskleri ve Türk Bankalarının Türev Enstrüman Kullanımı(2005) Sonbul, Ufuk; Hacıhasanoğlu, BilgeMaster Thesis Alternatif Bir Finans Tekniği Olarak Faktoring ve Türkiye Uygulamasının Bir Analizi(2004) Ünal, Çetin; Çetiner, ErtuğrulÖZET Yüzyıllardır ticarette sıfır riskle iş yapabilmenin araçlarını geliştirme yönünde önemli ilerlemeler kaydeden finans dünyası, alternatif bir finans yöntemi olarak, kısa vadeli ticari alacakların devri esasına dayanan faktoring işlemini geliştirmiştir. Geçmişi çok eskilere dayanan faktoring, modern şekli ile 20.yüzyıl ortalarında Amerika'da yaygın bir kullanım alanı bulmuş, daha sonra da Avrupa ve Doğu Asya ülkeleri vasıtasıyla yayılmıştır. Bugünkü anlamda modern faktoring iç Pazar ağırlıklı olup, Dünya faktoring cirosunu %94'lük kısmı yurt içi faktoring işlemlerine aittir. 1980'li yılların başındaki yeniden yapılanma ve dışa açılmayla birlikte, ülkemizde ilk faktoring işlemi 1983 yılında yapılmış ve gerek iç gerekse de dış ticaretin finansmanında giderek önem kazanan.geniş bir hizmet paketini içeren, sevk sonrasına ilişkin, alternatif ve esnek bir finanssal ürün olarak Türk malı sistemi içerisindeki yerini almıştır. Faktoring, ülkemizde ilk ortaya çıkışında ihracatın finansmanı için yararlanılacak bir finansman tekniği olarak tanıtılmış ancak uygulama yaygınlaştıkça yurt içi işlemler daha baskın çıkmaya başlamıştır. Türkiye, faktoring işlem hacminin artış temposuyla, Dünyanın dikkat çeken ülkeleri arasında yer almakta olmasına rağmen, faktoring sektörünün yasal ve uygulamaya yönelik bazı sorunları bulunmakta ve faktoring'in finans sektörü içinde geniş bir uygulama alanı bulması, bu sorunların sağlıklı bir şekilde çözülebilmesine bağlı olmaktadır. ivMaster Thesis Proje Yönetiminde Matriks Organizasyon ve Bir Örnek İnceleme(2002) Turhan, Ahmet; Eke, Ali Erkan167 ÖZET Proje yönetimi; projenin ortaya koyduğu fayda ve zararlardan etkilenen kişi veya grupların projeye yönelik gereksinim ya da beklentilerini karşılamak veya bunların üzerine çıkmak için bilgi, beceri, araç ve tekniklerin proje etkinliklerine uygulanmasıdır. Diğer bir değişle proje yönetimi, ortak bir hedefe yönelmiş, örgütlenmiş etkinlikler kümesinin özel yönetim yapı ve teknikleri kullanılarak yönetilmesidir. Bu hedefe yönelik sistemli örgütlenmenin, içinde bulunduğu yönetim disiplinleri ile ilişkilerini sağlam zeminlere oturtarak, proje yönetim ortamının analizini yapması gerekmektedir. Proje yönetimi başlangıç, planlama, yürütme, kontrol ve bitiş süreçlerinden oluşmaktadır. Bu süreçlerin yürütülmesi esnasında proje elemanlarının uygun şekilde koordine edilmesi ve proje kapsamı tanımlaması doğru olarak belirlendikten sonra, projenin zamanlama, maliyet, kalite, insan kaynaklan, iletişim, risk ve tedarik yönetim politikalarının belirlenmesi gerekmektedir. Bilgi birikiminin hızla artığı günümüz yönetim sistemlerine farklı bir bakış açısı getiren matriks organizasyon yapısında dikey basamaklarda fonksiyonlara göre, yatay basamaklarda ise mamul bazında bir bölümlendirme bulunmaktadır. Projede uzmanlığına gerek duyulan personel, bağlı bulunduğu fonksiyon bölümünden alınarak, projede görevlendirilir. Bu görevlendirilmeler tamamlandığında oluşan ikili fonksiyonel bağımlı organizasyon yapısı içinde proje yaşam evresi gerçekleştirimi sağlanarak proje süreci tamamlanır. Projenin gerçekleşmesinden sonra, bu personel, proje yöneticisi tarafından ilgili fonksiyon bölümüne çalışmasına geri gönderilir.168 Matriks organizasyon, işletme içinde yatay ilişkilere yer verme, uzmanlaşma, merkezkaç yapı, esneklik ve düşük standartlaşma özelliklerine sahiptir. Esnek bir özelliğe sahip olmasından dolayı, içinde bulunduğu çevre koşullarına daha kolay uyabilme olanağı taşır. Bununla birlikte; tepe yönetimi, önderlik sağlamayı gerektirmesi, çatışmalara açık olması, karışıklık ve düzensizlik yaratabilmesi, kararların gecikmesi, haberleşme, maliyet, işletmenin ayrıntılarla ilgilenmesi gibi sorunlar taşıyabilmektedir. İnşaat sektörü proje organizasyon yapılarının uygulanmasında sürekli yenilenme içerisindedir ve bunun sonucu olarak son yıllarda belli bir gelişme süreci içinde, yurtiçi ve dışında iş hacmini arttırmış ve teknoloji gerektiren işleri de yapabilir duruma gelmiştir. Ancak bu tür işleri zamanında başarmak ve uluslararası piyasa koşulları altında rekabet edebilmek için firmaların farklı uzmanlık alanlarında elemanları bir araya getirmesi, etkin proje organizasyon yapısı kurması ve bu iki yapının işlevselliğini sağlayabilmek için gerekli proje yönetim sistemi geliştirmesi gerekmektedir. Proje organizasyon ve yönetim sistemleri geliştirilirken bu sistemleri uygulayacak kuruluşların yapısal özellikleri, organizasyon yapısına ve uygulamayı yapacak personelin niteliklerine uygunluk sistemin başarısı için en önemli faktörlerdendir.Master Thesis İmkb'de Açıklama Etkisi ve Hisse Senedi Fiyatı Etkileşimi: Metal Eşya Sektöründe Bir Uygulama(2004) Soylu, Mehmet Hilmi; Özerol, HakanÖZET Dünya genelinde, sermaye piyasaları şirketlerin finansal mekanizmasına uzun vadeli kredi ve sermaye kaynağı sağlayarak, ekonomiye yön vermede önemli bir konuma sahip. Bizim ülkemizde de artan işlem hacmi açısından ve yapılan araştırmalar açısından İMKB'ye olan ilgi ortadadır. Bu artan ilginin sonucunda yatırımcılar daha çok bilgi içeren çalışmalar aramakta ve yaptıkları yatırımların riskini minimize etmeye çalışmaktadırlar. Mali tablolar ile yapılan, hisse senetlerinin fiyatlarının değerlemesi esasına dayanan ve fiyatların belirlenmesi ki en başlıca unsur olan 'temel analiz' yöntemi bu riski ölçmede en çok tercih edilen yöntemlerden biridir. Hisse senetleri piyasasında yatırımcıların yatırım kararlarım vermelerinde en önemli gösterge olan getiri kavramının, hangi faktörlerden etkilendiğini ortaya çıkarmak, bu piyasanın gelişmesine ve istikrara kavuşmasına önemli katkılar sağlayacaktır. Bu çalışmanın yapılmasındaki amaç, hisse senetlerinin getirilerinin hangi faktörlerden etkileneceğini hesaplamak amacıyla şirketlerin Mali Tabloları ile hisse senetleri fiyatları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu çalışmada Metal Eşya Sektöründe (XMESY) bulunan şirketlerin mali yapısı ile hisse senetleri fiyatları performansları arasında ki ilişki ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Bu ilişki yatırımcılara hisselerin performanslarının bilanço sonuçlarına göre hisse senedi alıp almamak üzerine önemli ölçüde rehber olacaktır. Çalışma sonuç dahil 5 bölüm halinde yazılmıştır. Çalışmanın giriş bölümünde, çalışmanın amacı ve yöntemi açıklanmıştır. Ardından dünyada ve ülkemizdeki ekonomik gelişmelere de kısaca değinilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde 'Menkul Kıymetlere Yatırım' ve 'Hisse Senedi Analiz Teknikleri' anlatılarak yatırımcıların yatırımlarını yaparlarken hangi kriterleri ve yöntemleri kullandıkları yazılmıştır. Bu bölümde daha çok Temel Analiz üzerinde ııdurulmuştur. Üçüncü Bölümde ise Mali Tablo Analizi ve analiz çeşitleri anlatılarak Oran analizine geçilmiştir. Burada hem şirketlerin mali tablo verilerinin hem de borsadaki fiyat verilerinin birlikte değerlendirilmesine olanak tanıyan oranlar açıklanmıştır. Çalışmanın dördüncü bölümünde ise Metal Eşya sektöründe uygulama yapılmıştır. Uygulamaya geçmeden önce bu konuda daha önce yapılan literatür çalışmalarına yer verilmiştir. Çalışmada kullanılan yöntem, verilerin seçimleri ve bu verilerin SPSS programında yapılan lojistik regresyon analizine kullanılır hale getirilmesi için yapılan çalışmaların anlatımı bu bölümde yer almıştır. Son bölümde ise, çalışma sonuçlan özetlenmiştir. Buna göre İMKB'de işlem gören Metal Eşya sektörü şirketlerinde, Mali Tabloların, Hisse Senetleri Fiyatları üzerinde doğrudan bir etkisi olmadığı ortaya çıkmıştır. mMaster Thesis 5024 Sayılı Yasa Uyarınca Türkiye'de Enflasyon Muhasebesi ve Uygulaması Üzerine Örnek Bir Çalışma(2004) Topoğlu, Serhat; Çetiner, Ertuğrul238 ÖZET Fiyatlar genel seviyesinde meydana gelen devamlı bir yükselme şeklinde kendini gösteren enflasyon, bir çok sosyal, siyasal ve ekonomik sorunlara ana kaynak teşkil ettiği gibi, işletmelerin temel göstergeleri olan mali tabloları da homojen bir yapıdan uzaklaştırarak, anlamsız bir hale getirmektedir. Bu durum ise bir taraftan işletmelerin geleceğe yönelik plan ve program yapmalarını zorlaştırırken diğer taraftan da zahiri kazançlar üzerinden vergi ödemeye neden olmaktadır. Enflasyonun yarattığı olumsuzlukları gidermek ve muhasebenin sunmuş olduğu bilgilerin geçerliliği açısından, enflasyon muhasebesinin uygulanması gerekmektedir. Bu gerçek Maliye Bakanlığını enflasyona karşı genel bir tedbir almaya yönlendirmiş ve bu kapsamda, Vergi Usul Kanunu,Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunun da değişikli yapılması hakkında 5024 sayılı yasa yürürlüğe girmiştir. Bu yasa ile geleneksel muhasebenin hazırlamış olduğu verilerin, genel fiyat düzeyi muhasebesi yöntemine göre düzeltilmesi ve finansal raporların gerçek değerlerle ifade edilmesi sağlanmıştır. Enflasyon muhasebesi uygulamalarının, kanuni bir zorunluluktan çok, işletme faaliyetlerinin gerçek sonuçlarının belirlenmesi bakımından gerekli olduğu inancındayım.Master Thesis Sermaye Yapısı Açısından Türk Medya Sektörünün Mali Karakteristikleri, Almanya ve İngiltere Uygulamalarıyla Karşılaştırılması(2002) Kesmeci, Yılmaz; Arslan, Mehmet173 ÖZET Medya sektörü diğer sektörlerden daha yoğun düzeyde ürünleri, hizmetleri ve çevresiyle yaşayan ve büyüyen bir sektördür. Sektör, bir yandan globalleşmenin itici gücü olurken, diğer tarafında bu olgudan büyük oranda etkilenmiştir. İletişime bağlı olarak gelişen medya ortamı radyodan-televizyona, mobil telefondan-internete, gazeteden-elektronik medyaya kadar geniş bir alanda faaliyet göstermektedir. İletişim ve medyanın gelişmesi bilişim sektörünü ortaya çıkarmıştır. Bilişim sektörü, medya sektörünün alt yapışım oluşturduğundan bu iki sektörü birbirinden ayırmak mümkün değildir. Bu özellikler dikkate alınarak, ulusal bazda yayın yapan bir televizyon kuruluşunun fonksiyonlarım yerine getirmesi için sahip olması gereken mali gücünün ne olması gerektiği incelenmiştir. Bu aşamada şirket varlık ve yükümlülükleri detaylı şekilde incelenirken sermaye yapısının oluşturulmasında mali araçların ne oranda bu yapı içerisinde yer alması gerektiği üzerinde özellikle durulmuştur. Halen faaliyette bulunan ve ulusal bazda yayın yapan yabancı kuruluşların mali yapısı da ele alınmıştır. Bununla birlikte ülkemizde ulusal bazda televizyon yayım yapan televizyon kuruluşlarının mali yapısı ele alınmıştır. Mali oranlan anlamlı hale getirebilmek için uygun istatistiksel yöntemler kullanılarak görsel medya sektöründeki kuruluşların finansal yapılan ile ilgili tespitlerde bulunulmuştur. Sonuç olarak; yabancı ve yerli medya kuruluşlarının mali tabloları göz önünde tutularak, ülkemizde bağımsız bir görsel medya kuruluşu olabilmek için kuruluşlara! sahip olması gereken mali yapı hacmi ve bileşimi ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Medyalar, Medya Sektörü, Televizyon ŞirketleriMaster Thesis İşletmelerin Hayatta Kalmalarında Toplam Kalite Yönetiminin Önemi(2004) Gürerk, Pelin; Peker, ÖmerÖZET Yönetim-örgüt anlayışlarındaki değişmeler ile bugüne katkıları ve 'insan odaklı' yönetim ya da Toplam Kalite Yönetimi anlayışının kuruluşların vazgeçilmezliğindeki önemi, çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Tez, beş bölümden oluşmuştur. İlk bölümde günümüz örgütlerin içinde bulunduğu koşullar ve getirdiği yenilikler genel hatlarıyla açıklanmıştır. Bu arada tezin amacı ve önemi de ortaya konmuştur. İkinci bölümde geçmişten günümüze kadar değişen ve gelişen yönetim anlayışları, bugüne getirdiği katkılarıyla beraber incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise modern sonrası anlayışlar incelenmiştir. Dördüncü bölümde ise Toplam Kalite Yönetimi anlayışının tarihsel gelişimi, teknikleri anlatılmış ve ISO 9000 standartlarından ayrmülı bir şekilde bahsedilmiştir. Bölüm sonunda firma özdeğerlendirmesinde kullanılan kalite ödüllerine yer verilmiş ve toplam kalite anlayışının özü belirtilmiştir. Beşinci bölüm, sonuç ve önerileri içermektedir. Bir inceleme niteliğinde yapılan bu çalışma sonunda, firmaların hayatta kalmaları 'müşteri memnuniyeti'ne dayalı Toplam Kalite Yönetimi ile mümkün olabileceği ortaya konmaya çalışılmıştır.Master Thesis Verimlilik Kavramının Tarihçesi ve Günümüz Yönetim Model ve Uygulamalarındaki Yeri(2003) Alp, Meltem; Eke, Ali ErkanÖZET Hizmet ve üretimde rol alan kaynakların etken kullanımı olarak tanımlanan verimlilik günümüzde kalkınmanın temel ölçütlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Verimlilik ilk bakışta sadece işletmelerle ilgili gibi görünse de temelde bireyden topluma kadar uzanan bir süreç içinde her düzey hayati öneme sahiptir. Bu nedenle verimlilik olgusuna tüm insan kaynakları ülke ekonomileri, sektörler, işletmeler ve bireyler düzeyinde bir bakış açısıyla yaklaşmak daha sağlıklı olacaktır. Verimlilik kurumsal boyutlarda; işletme verimliliği olarak ortaya çıktığı durumlarda da yine temelde insan tutum ve davranışların bir sonucudur. Verimliliği arttırma konusundaki çalışmalara öncelikle bireyden başlanmalıdır. Verimliliğin esası, kaynakların etkin kullanımıdır. Bu kaynaklar üretim kaynakları veya beşeri kaynaklar olabilir. Beşeri kaynaklardan insanın, daha etkin kullanılması ile işletme karlılığı artmakta ve bu da verimliliği arttırmaktadır. İnsanın etkin kullanılması anlayışı klasik yaklaşımda formal bir yapı içinde insan unsurunun makinalara ek olarak nasıl verimli kullanılabileceği olarak karşımıza çıkmıştır. Maddi olarak tatmin edilen insanın mekanik organizasyon yapısı içinde öngörülen şekilde davranması gerekliliği varsayılmıştır. Neo klasik yaklaşım, klasik yaklaşımdan farklı olarak, insan davranışı, grup davranışları informal organizasyon yapıları, bu yapıların güdülenmesi ile bireyin davranış ve tutumlarının iyi değerlendirilmesi sonucu verimliliğin arttırabileceğini savunmuştur. Gelişmeci bir düşünce olan verimlilik, varolan tüm sistemlerde sürekli gelişimi hedeflemektedir. Teknolojik gelişmeler, yoğun rekabet, yönetim organizasyon IIalanında yeni yaklaşımların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Yeni yaklaşımlar yönetim tarzlarını derinden etkilemektedir. Bunun yanı sıra bilgisayar teknolojisinin gelişmesi ve bilgisayar kullanımının yaygınlaşması ile birlikte yepyeni stratejiler ve işletim sistemleri ile yeni işletme kaynak planlama sistemleri geliştirilmiştir. Bu sistemlerde de amaç karlılığın arttırılmasıyla gelen verimlilik artışıdır. Kısaca, klasik çağlarda başlayan verimliliği arttırma çabaları çok değişik model, strateji ve işletim sistemleri ile günümüzün en önemli konuları içinde yerini almıştır. Bu konular verimlilik bakış açısı altında incelemeye alınmıştır. Ill
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »

