Search Results

Now showing 1 - 10 of 13
  • Master Thesis
    Tms 21 Kur Değişimin Etkileri Standardı Kapsamında Kur Farklarının Muhasebeleştirilmesi ve Raporlanması
    (2017) Polat, Hatice Dilara; Yanık, Zeki
    Küreselleşmenin ivme kazanması ile ortaya çıkan gelişmeler, daha fazla işletmenin uluslararası pazarlarda faaliyet göstermesinin önünü açmış ve ülke ekonomileri çok daha yakın hale gelmiştir. Bu süreçte işletmelerin artan rekabet karşısında gerçeğe uygun bir şekilde bilgileri sunması ve analiz edebilmesi gereklidir. Bununla beraber ülkelerin uyguladıkları muhasebe sistemlerinin birbirinden farklı olması, muhasebe uygulamalarının karşılaştırılmasını zorlaştırmış; bu durum finansal rapor ve tablolarda belirli bir standardın uygulanmasını, tablo ve raporların şeffaf, anlaşılabilir ve karşılaştırılabilir olmasını zorunlu kılmıştır. Tüm dünyada kabul edilecek ve uygulanabilecek temel muhasebe standartları olan Uluslararası Muhasebe Standartlarını yayınlaması ile uygulanan standartların yakınlaştırarak finansal tabloların karşılaştırılabilir olmasına olanak sağlama amacındaki Uluslararası Muhasebe Standartları Komitesi (IASC) 1973'te oluşturulmuş ve 2000 yılına kadar görev yapan IASC tarafından yayınlanan standartlar Uluslararası Muhasebe Standartları (UMS) olarak adlandırılmıştır. 2000 yılı ile görevin Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu (IASB)'na devri ile beraber, IASB tarafından yayınlanan standartlar Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (UFRS) adı almıştır. 2002'de Avrupa Birliği'nin 2005 itibari ile mali tablolarını uluslararası muhasebe standartlarına uygun hazırlaması kararını alması ardından Türkiye de UFRS'ler ile uyum çalışmalarına başlamış, yeni TTK'nın yürürlüğe girmesi ardından Türkiye Muhasebe Standartları, Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarının birebir çevirisi olarak, Kamu Gözetim Kurumu tarafından yayınlanmaya başlamıştır. Çalışma kapsamında incelenecek TMS 21 Kur Değişimleri Standardı ise kur farkları, yabancı para işlemleri ve yurt dışındaki faaliyetlerle ilgili muhasebe uygulamalarını belirlemek amacıyla yürürlüğe girmiştir. Genel olarak standart yabancı para cinsinden yapılan işlemlerin ve yurtdışındaki işletmelerin finansal tablolara nasıl dâhil edileceğini ve finansal tablolarda kullanılan para birimine nasıl çevrileceğini göstermektedir. Çalışma 4 temel bölümden oluşmaktadır. Buna göre birinci bölümde Uluslararası Muhasebe Standartları ve Türkiye Muhasebe Standartları ile ilgili genel bir literatür taraması gerçekleştirecektir. İkinci bölümde kur farklılıklarının muhasebeleştirilmesi ve Türk mevzuat sisteminde kur farkları ile ilgili işlemler ve üçüncü bölümde Kur Değişiminin Etkileri Standardı değerlendirilecektir. Son olarak temel inceleme alanımızı oluşturduğu üzere dördüncü bölümde Standart kapsamında kur farklarının raporlanmasına ilişkin bir örnek uygulamaya yer verilecektir. Anahtar Kelimeler: Uluslararası muhasebe, mali muhasebe, uluslararası muhasebe standartları, döviz kuru uluslararası muhasebe
  • Master Thesis
    Pandemi Döneminde Kobilere Sağlanan Finansal Destekler ve Devlet Teşvikleri: Ankara İli Örneği
    (2021) Aktepe, Afra Nur; Yanık, Zeki
    2019 yılı Aralık ayı içerisinde Çin'in Wuhan bölgesinde ortaya çıkan Covid 19 salgınının insan sağlığını tehdit etmesinin yanısıra sebep olduğu iktisadi sorunlar da devam etmektedir. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında piyasalarda çıktı miktarlarında belirgin düşüş, işsizlik oranında artış ve sosyal problemler ortaya çıkmaya başlamıştır. Arz ve talepte yaşanan durgunluk KOBİ'lerin üzerinde baskı oluşturmuş ve üretim süreçlerinde aksamalar yaşanmıştır. Bu çalışmanın amacı, pandemi sürecinde KOBİ'lerin yaşadıkları ekonomik sorunlar göz önünde bulundurularak işletmeler açısından alınacak tedbirlerin belirlenmesidir. Bu amaçla, araştırma çerçevesinde veri toplama aracı olarak cevaplayıcı tarafından yanıtlanan anket yöntemleri arasından online anket tercih edilmiş, katılımcılara e-mail ile gönderim sağlanmıştır. Araştırma, 11 Şubat ile 15 Mart 2021 tarihleri arasında uygulanmış, araştırmanın geçerlilik ve güvenilirliği açısından çalışma süreci kısa tutulmaya çalışılmıştır. Çalışma kapsamında, ana kütle içerisindeki firmalara e-mail yolu ile anket gönderilmiştir. KOBİ kapsamındaki 400 işletmeden gelen anketler analiz edilmiştir. Araştırmada yer alan teşvik yeterliliği ve etkilerini ölçen 13 ifadenin Cronbach's Alpha değeri 0,958 olarak saptanmış, anket güvenilirliği %95,8 olarak belirlenmiştir. Araştırma Ankara ili Ostim bölgesinde bulunan KOBİ'lere uygulanmış ve sonuçlar incelendiğinde alınan teşviklerin %46'sının makine va teçhizat alımında kullanıldığı görülmüştür. KOBİ'lerin %32'lik kısmı vergi alanında alınan teşvikleri kullanmış, %33,5'i ise teşviklerin yeterli olmadığını belirtmiştir. Anahtar Sözcükler: Finansal Destekler, Devlet Teşvikleri, KOBİ, Pandemi Dönemi.
  • Master Thesis
    İşletmelerde İç Kontrol Sisteminin Önemi ve Hilelerin Önlenmesi
    (2019) Güven, Taygun; Yanık, Zeki
    Çalışmamızın amacı, işletmelerin isteyerek ya da istem dışı örgüt içerisinde oluşabilecek kontrol eksikliğinden kaynaklanan hata ve hilelerin önüne geçilmesinde ayrıca işletmelerin disiplin, kararlılık ve sürdürülebilir oluşunda iç kontrol sisteminin öneminin araştırılmasıdır. PTT Kurumunda; Muhasebe Daire Başkanlığı'nda çalışan 50 personele, İç Kontrol Sistemi, ortaya çıkan riskler ile sonuçları, Üst Düzey Yönetim tarafından hileye karşı alınan caydırıcı kararlar ve alınan kararların personel üzerine etkisi ana başlıkları altında 25 soruluk anket uygulanıp; sonuçlar eğitim, yaş, hizmet süresi ve cinsiyete göre yorumlanarak karşılaştırmalar yapıldı. Çalışma sonunda, Başkanlık personelinin %94' ünün iç kontrol sisteminin kuruma faydalı olduğunu düşündüğü görüldü. Çalışanların %72'si iç kontrol faaliyetleri üzerine sorumluluklarını, %84'ü de bu kapsamda kendisine verilen görevleri bildiğini belirti. Personelin %60'ı iç kontrol sisteminin etkin bir biçimde işlediğini düşünürken, diğer taraftan genel anlamda değerlendirilme yapıldığında yöneticiler tarafından gerekli kontrollerin yeterli oranda sağlanmadığının düşünüldüğü sonucuna ulaşıldı. Çalışanların %72'lik kısmı doğru ve güvenilir bilgiye zamanında ulaştığını ifade etti. Kurum içerisinde oluşan bir hileye karşı üst yönetim tarafından, caydırıcı kararlar alındığını düşünenlerin sayısı %38 gibi düşük bir oranda kalırken, hile eylemine karşı verilecek ceza veya yaptırımların caydırıcı olacağına inananların oranının %46 olduğu tespit edildi. İç Kontrol Sistemi hakkında yapılan çalışma ve yatırımlar hakkında personelin yeterli bilgisi olmaması sorunu, konu hakkında yeterli eğitim, panel ve toplantıların yapılması ile çözülebileceği düşünülmektedir.
  • Master Thesis
    Aile İşletmelerinin Sürdürebilirliği ve Kurumsallaşma
    (2019) İrgi, Kemal Ziya; Yanık, Zeki
    Aile işletmeleri ulusal ve uluslararası ekonomilerde vazgeçilmez bir unsur ve politik bir güç olarak görülebilmektedir. Nitekim aile işletmelerinin ülkelerdeki diğer işletmelere oranı bu savı destekler nitelikte olduğu ifade edilebilmektedir. Fakat aile işletmelerinin büyük bir oranının kurulmaları ile birlikte yaşam sürelerinin yaklaşık olarak yirmibeş yıl olduğu ifade edilmektedir. Bu sürenin ise kurucu girişimciler olan aile liderinin yaşam süresi ile benzer olduğu belirtilmektedir. Böyle bir durum neticesinde son kırk yılda aile işletmeleri ile ilgili birçok yaklaşım ortaya çıkmakta ve gösterilen önem artmaktadır. Aile işletmelerinin sürdürülebilirliği ve kurumsallaşma konulu bu araştırmanın amaçlarından ilki, mevcut literatür çalışmalarından yararlanılarak aile işletmeleri ile ilgili farkındalık yaratmaktır. Dahası, aile işletmelerinin sürdürülebilirlik hususunda ciddi sorunlar yaşadığı ifade edilebilmektedir. Bu araştırmanın amaçlarından ikincisi ise aile işletmelerinin sürdürülebilirliğinin kurumsallaşma ile ilişkili olup olmadığı üzerinde analizler yapmaktır. Aile işletmelerinin sürdürülebilirliğinin sağlanması ile kurumsallaşma arasında önemli bir ilişkinin olduğu söylenebilmektedir. Aile işletmetlerinin kritik büyüme aşamasına gelmeleri veya nesiller arası mülkiyet haklarının devri ile birlikte kurumsallaşma çalışmalarına başlanması önem arz etmektedir. Bu araştırmanın amaçlarından üçüncüsünde ise aile işletmelerinin kurumsallaşma süreci ile ilgili genel bir yol haritası çizilmeye çalışılmaktadır.
  • Master Thesis
    Kobi'lerde Kriz Yönetimi Süreci: Örnek Bir Uygulama
    (2017) Duran, Yusuf; Yanık, Zeki
    Küreselleşen dünyada ve her geçen gün zorlaşan ekonomi de işletmelerin krizi atlatabilmeleri ve yeniden ayakta durabilmeleri git gide zorlaşmaktadır. Bu çalışma KOBİ'lerin kriz karşısında neler yapabileceği ve krizi nasıl başarıyla atlatabileceklerine dair ışık tutmak için yapılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde KOBİ'lerin Türkiye'de ve dünya da tanımları geniş bir çerçeve ile incelenip KOBİ'lerin önemi, özellik ve işlevleri; sahip oldukları avantaj ve dezavantajları hakkında geniş bir çerçeve çizilmiştir. İkinci bölümünde KOBİ'lerde kriz kavramı, detayları ile ele alınmış, krize neden olan faktörler incelenmiş, krizin şiddeti ve süreci hakkında bilgiler aktarılmıştır. Üçüncü bölümde kriz yönetimi üzerinde durularak kriz karşısında neler yapabileceği, hangi yöntemleri kullanabileceği üzerinde durulmuş ve sürecin işleyişi anlatılmıştır. Dördüncü bölümde ise tüm bu bilgiler ışığında KOBİ'lerde kriz yönetimine örnek olarak bir firma incelenecek ve örnek uygulama ile ilgili sonuçlar ortaya konulacaktır.
  • Master Thesis
    Tms-2 Stoklar Standardı'nın Bobi Frs Stoklar İle, Tms-18 Hasılat Standardı'nın Bobi Frs Hasılat ile Karşılaştırılması
    (2018) Ünal, Orhun; Yanık, Zeki
    Bu çalışmanın amacı, stokların muhasebeleştirilmesinde TMS-2 ile BOBİ FRS Stoklar'ın benzerliklerini ve farklılıklarını, belirli işlemlerden sağlanan hasılatın muhasebeleştirilmesinde TMS-18 ile BOBİ FRS Hasılat'ın benzerliklerini ve farklılıklarını açıklamaktır. Bu çalışmanın birinci bölümünde, stokların TMS-2'ye ve BOBİ FRS Stoklar'a göre nasıl muhasebeleştirildiği açıklanmıştır. İkinci bölümünde, belirli işlemlerden sağlanan hasılatın TMS-18'e ve BOBİ FRS Hasılat'a göre nasıl muhasebeleştirildiği açıklanmıştır. Üçüncü bölümünde ise ilk olarak TMS-2 ile BOBİ FRS Stoklar, daha sonra TMS-18 ile BOBİ FRS Hasılat karşılaştırılmıştır. BOBİ FRS Stoklar'a göre stoklar, büyük oranda TMS-2'deki gibi muhasebeleştirilir. En önemli fark, stoklar alınırken vade farklarının ayrıştırılmasında görülmektedir. BOBİ FRS Hasılat'a göre belirli işlemlerden sağlanan hasılat, büyük oranda TMS-18'deki gibi muhasebeleştirilir. En önemli fark, vade farklarının ayrıştırılmasında görülmektedir.
  • Master Thesis
    Kurumlar Vergisi Matrahının Tespitinde Tazminatların Gider Olarak İndirilmesi
    (2021) Sakınç, Elçin Özgün; Yanık, Zeki
    Zararı tazmin yükümlülüğü biçiminde tanımlanabilen sorumluluk hukuku kapsamında, ticari yaşamda faaliyet gösteren kurumlar vergisi mükelleflerinin, iştigal ettikleri faaliyet ile ilgili olarak meydana gelen zararlı sonuçlardan sorumlulukları bulunmaktadır. Zararı tazmin sorumluluğu doğması neticesinde kurumlar vergisi mükellefi tarafından bu kapsamda yapılacak ödemelerin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun ilgili hükümleri çerçevesinde gider sayılmak suretiyle kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilmesi imkanı bulunmaktadır. Ancak, sorumluluk hukuku ve vergi hukukunun iç içe geçtiği tazminatların gider olarak indirilebilmesi müessesesinde ilgili kanunlarda öngörülen şartların varlığı halinde kanunen gider olarak kabul edilme koşulunu sağlayan tazminatların kurumlar vergisi matrahından indirilmesi bir hak, ancak; kanunen kabul edilmeyen gider niteliğini taşıyan tazminatların kurumlar vergisi matrahına eklenmesi ise bir yükümlülüktür.
  • Master Thesis
    Faizsiz Yatırım Aracı Olarak Sukuk (kira Sertifikası) ve Getirilerinin Seçilmiş Diğer Yatırım Araçlarının Getirileri ile Karşılaştırılması
    (2017) Yüksel, Onur; Yanık, Zeki
    Dünya finans piyasalarında faizsiz finansman ve yatırım aracı olarak kullanılan, dünya literatüründe sukuk, ülkemizde kira sertifikaları olarak isimlendirilen borçlanma araçları, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hacmi artan yatırım ürünlerinden biri durumundadır. Kira sertifikaları ülkemizde 2013 yılından itibaren özellikle islami prensiplerle çalışan finans kurumları tarafından (özellikle katılım bankaları) önemli bir kaynak sağlama aracı olarak kullanılmaktadır. Yine 2012 yılından itibaren Hazine Müsteşarlığı tarafından yapılan ihraçlar ile kira sertifikaları kamu borçlanmasında da yer edinmeye başlamış, toplam iç borç içinde payı yüzde ikiyi aşmıştır. Özellikle özel sektör tarafından ihraç edilen kira sertifikaları piyasada diğer borçlanma araçları ile rekabet halindedir. Ancak, islami yapıları gereği bazı prensiplere uymaları zorunlu olan bu araçların, getiri oranları piyasa şartlarında oluşturulmaktadır. Yapılan çalışmada özel sektör tarafından ihraç edilen kira sertifikalarına odaklanılmış, ihraç edilen kira sertifikalarının rekabet içinde olduğu diğer yatırım araçlarının getirilerinin değişiminden ne ölçüde etkilendiği araştırılmıştır. Araştırmada birincil ihraçlarda oluşmuş olan kira sertifikası getiri oranlarındaki değişim gösterge faiz, mevduat faizi, katılım bankalarınca ilan edilen kar paylarındaki değişim ile karşılaştırılmıştır. Elde edilmiş olan veriler EViews programında önce korelasyon analizine tabi tutulmuş, ardından yüksek korelasyon katsayısına sahip olan eşleşmeler ile regresyon modeli oluşturulmuş ve oluşturulan model test edilmiştir. Regresyon tahminine bağımsız değişken olarak ülke risk primini gösteren CDS verileri ve ayrıca Libor verisi de eklenmiş ve bu şekilde çoklu regresyon tahminleri oluşturulabilmiştir.
  • Master Thesis
    Tarihi Finansal Bilgilerin Bağımsız Denetimi veya Sınırlı Bağımsız Denetimi Dışındaki Güvence Denetimleri Standardı (gds3000) ve Bir Uygulamanın Değerlendirilmesi
    (2019) Ural, Nuray; Yanık, Zeki
    Gelişen dünya ekonomisinde yatırımcıların doğru kararlar verebilmesi, şirketlere olan güvenin artması ve ortak bir denetim dili oluşturulması amacıyla Uluslararası Muhasebeciler Federasyonu (IFAC) tarafından denetim standartları yayınlanmış ve birçok dünya ülkesi bu standartları kabul ederek uygulamaya koymuşlardır. Ülkemizin de aynı anda dünya piyasasında yer alması, yatırımcıların kararlarını olumlu yönde etkilemesi, sermaye piyasasına güven duyulması ve bağımsız denetimde ihtiyaç olan güvenceyi yaratmak için, Kamu Gözetim Kurumu tarafından, Denetim Standartları Kurumu oluşturulmuştur. Güvence Denetim Standardı 3000, 6 Kasım 2015 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu standardın amacı; tarihi finansal bilgilerin bağımsız denetim işlemi dışındaki güvence denetim hizmetlerini düzenlemek ve güvence denetim işlemlerinde yol göstermektir. Bu standart dışındaki güvence denetim standartları uygulanırken, GDS 3000 hükümlerine uyulması zorunludur. Güvence denetim hizmeti karar vericiler veya sadece sözleşme taraflarının bilgisine sunulmak üzere gerçekleştirilen, bağımsız denetçi veya profesyonel meslek mensuplarınca icra edilen, bir inceleme, karar verme ve sonuç bildirme işidir. Güvence hizmeti bağımsız denetimden farklı olarak, finansal tablolar dışında bir konu içinde gerçekleştirilebilmektedir. Bu çalışmada GDS 3000 standardının denetim açısından önemi, kuralları, aşamaları, içeriği ve bir güvence hizmeti sırasında izlenecek yol anlatılmıştır. GDS 3000 standardının uygulanmasına ilişkin örnek uygulama çalışmada yer almaktadır.
  • Master Thesis
    Kripto Paranın Doğuşu, Gelişimi ve Türkiye'deki Seyri
    (2022) Bilseloğlu, Ahmet Tolga; Yanık, Zeki
    Günümüzde, hayatın vazgeçilmez bir parçası olan ve ortaya çıktığı ilk dönemden günümüze kadar geleneksel bir değişim aracı olarak kullanılan para, zaman içerisinde teknolojinin de gelişiminden etkilenerek fiziksel olarak var olmayan sanal ortamlarda kullanılabilen varlıklara dönüşmüştür. Altyapısında, dağıtık bir ağ yöntemi kullanılan, merkezileşmiş ve otoriteye sahip olan geleneksel para yönetimi sistemini, dezavantajları ve aracıları ortadan kaldıran, para transferi aşamasında maliyetli azaltıp, daha güvenilir, şeffaf ve herhangi bir merkezi otoriteye sahip olmayan kripto para birimlerine bırakmıştır. Kripto para kavramı, Bitcoin'in oluşması ile birlikte 2009 yılında başlayan ve bu süreçten sonra sürekli farklı kripto para birimlerinin yani Altcoinlerin ortaya çıkması ile beraber sayısının her geçen gün arttığı sanal paralardır. Bitcoin, en yoğun ilgiye ve kullanıma sahip olan kripto paradır. Kripto para birimleri herhangi bir aracı kurum olmadan, şifreli transfer işlemlerini içeren ve elektronik ortamda transfer işlemlerinin yapılabilmesine imkân sağlayan teknolojileri ile büyük ilgi toplamaktadır. Türkiye'de 2013 yılında popüler olan ve gün geçtikçe sürekli kullanıcı sayısını artıran kripto para birimleri günümüzde piyasa içerisinde oldukça önemli bir düzeye ulaşmıştır. Türkiye'de kripto para birimlerinin satışı, kullanımı ve madenciliği konusunda herhangi bir düzenleme ve denetleme bulunmazken, günümüzde henüz kripto para birimlerinin para, emtia ya da menkul kıymet şeklinde onaylanacak yasal bir açıklaması da mevcut değildir. Bu çalışmada piyasa içerisinde yer alan en değerli para birimleri ile en popüler 11 kripto para birimi arasındaki ilişki araştırılmıştır. Bu tez çalışması kapsamında, işlem hacimleri en yüksek ve en değerli para birimleri ile Dolar, Euro, Sterlin, Altın, Bist100, Nasdaq en popüler 11 kripto para birimi Bitcoin, Ethereum, Ripple, Litecoin, Dash, Monero, IOTA, Tether, Dogecoin, Neo, Tron arasındaki ilişki Ocak 2015- Aralık 2021 tarihleri arasında her kripto para biriminin piyasaya dahil olma yılları esas alınarak Birim kök (ADF Testi), Granger Nedensellik testi, Var modeli ve Etki-Tepki Testi kullanılarak analiz edilecektir. Anahtar Kelimeler: Kripto Para, Bitcoin, Seyir, Granger Test, VAR