Search Results

Now showing 1 - 3 of 3
  • Master Thesis
    Türk Devletleri Teşkilatı'nın Türkiye'nin Bölgesel Güç Oluşumuna Etkisinin Neorealist Analizi
    (2025) Yavuz, Emre; Yalvaç, Faruk
    Bu tez, Türkiye'nin Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) ile yürüttüğü iş birliğinin, ulusal çıkarlarını ve bölgesel güç olma hedeflerini gerçekleştirme sürecine etkisini neorealist kuram çerçevesinde analiz etmektedir. Neorealist kuram anarşik uluslararası sistemdeki güç ilişkilerinin devlet davranışlarını belirlemede en önemli unsur olduğunu ileri sürer (Waltz, 1979). Neorealist kuramın temelini oluşturan anarşik yapı ve güç dağılımı, Türkiye gibi bölgesel güçlerin konumu ve davranışlarında da değişiklikler ortaya çıkarmıştır. Tez bu değişiklikleri neorealist kuramın bölgesel düzeyde de nasıl işlev gördüğünü, Türkiye örneği aracılığıyla göstermeye çalışmaktadır. Neorealist Uluslararası sistemde güç dağılımının çok kutuplu bir yapıya evrilmesi, yalnızca küresel aktörleri değil, aynı zamanda bölgesel güçlerin konumlarını ve etki alanlarını da etkilemektedir. Değişen uluslararası koşullar, küresel ve bölgesel düzeyde değişen jeopolitik dinamikler doğrultusunda, Türkiye dış politikasında çok boyutlu açılımlara yönelmiş ve Batı merkezli stratejisini çeşitlendirme çabası içine girmiştir. 2009 yılında kurulan TDT; ortak tarih, dil ve kültür temelinde şekillenen TDT, üye ve gözlemci devletler arasında çok boyutlu iş birliğini hedefleyen bölgesel bir örgüt niteliğindedir. Türkiye, Türk Devletleri Teşkilatı içerisinde hem kurucu hem de yönlendirici bir aktör olarak, başta enerji olmak üzere karşılıklı ihtiyaçlarını üye devletlerle, iş birliği içinde karşılamayı, karşılıklı güveni pekiştirmeyi ve ekonomik ilişkileri geliştirerek bölge ülkelerinin kalkınmasına katkı sunmayı hedeflemektedir. Türkiye, bu süreçte hem kendi çıkarlarını gözetmekte hem de teşkilat içerisindeki anahtar rolünü pekiştirerek bölgesel caydırıcılığını artırmaktadır. Bu doğrultuda, Türk Devletleri Teşkilatı aracılığıyla Orta Asya, Kafkasya ve Avrasya'da daha etkin bir bölgesel aktör olma yönünde stratejik adımlar atmaktadır. TDT'nin, Türkiye açısından bir güç projeksiyonu aracı olarak işlev gördüğü ve bölgesel liderlik hedeflerine kurumsal bir zemin oluşturduğu ileri sürülmektedir. Bu tezde, nitel bir kuramsal çalışma olup, yöntem olarak ise durum analizi ve betimsel analizden yararlanılmıştır. Anahtar Sözcükler: Türkiye, Türk Devletleri Teşkilatı, Bölgesel Güç, Dış Politika, Neorealizm
  • Article
    Geç Kapitalizmin İdeolojik Söylemi Olarak Yeni Materyalizm: Metalaşmış ‘şeylerin’ Egemenliği
    (2020) Yalvaç, Faruk; Erçandırlı, Yelda
    Bu makale yeni materyalizmin tarihsel materyalist bir eleştirisini yapmaktadır. Yenikapitalizmi geç kapitalizmin ideolojik bir söylemi olarak nitelendirmektedir. Yenimateryalizm meta üretiminin hâkimiyet kazandığı bir sosyo-politik ortamı yansıtanbir söylem olarak tanımlanmakta, tarihsel materyalist anlayışla olan farklılıkları ortayakoyulmaktadır. Hem yeni materyalizm hem de tarihsel materyalizm maddenin öneminevurgu yapmakla birlikte, aralarında önemli farklılıklar vardır. Yeni materyalizmingenişletilmiş madde anlayışı, metalaşmış bir dünyanın söylemi ve savunusunadönüşmekte, insanın madde ve doğa ile olan ilişkisinin özgürleştirici niteliği göz ardıedilmektedir. Bu çerçevede, yazının ilk kısmında önce yeni materyalizm tanıtılacaktır.İkinci bölümde madde kavramının tarihsel materyalist anlayışta nasıl incelendiğiirdelenecektir. Üçüncü kısımda yeni materyalizmin Marx’ın meta fetişizmi anlayışıçerçevesinde bir değerlendirilmesi yapılarak, yeni materyalizmin ideolojik niteliğinevurgu yapılacaktır. Makale yeni materyalizmin laissez-faire kapitalizminin günümüzdekibir görüntüsü olduğu görüşüyle sona ermektedir.
  • Master Thesis
    Koruma Sorumluluğu Yoluyla Egemenlik Haklarını İhlal Etmek Haklı Mıdır? Koruma Sorumluluğu Normunun İlkeleri ve Uygulamaları Arasındaki Çelişkiler Üzerine
    (2025) Karadoğan, Kemal Yağız; Yalvaç, Faruk
    Bu tez devlet egemenliği ilkesinin hala uluslararası sistemin zeminini oluşturduğu bir ortamda, insani müdahalelerin ahlaki ve hukuki açıdan haklı sayılıp sayılamayacağını incelemektedir. Kosova ve Libya gibi krizler incelenerek, insani müdahale söylemlerinin nasıl kullanıldığını ve bu söylemlerin çoğu zaman siyasi çıkarlarla, güç dengeleriyle ve uluslararası ilişkilerde 'adil' ya da 'kabul edilebilir' sayılan kavramlarla nasıl örtüştüğünü ortaya koymaktadır. 'Müdahale etmek haklı mıdır?' sorusuna bir perspektif sunmayı amaçlamaktadır. Hukukun normatif doğası ile uluslararası ilişkilerin yoruma açık yapısı arasındaki çelişkiyi ele alırken eleştirel yapısalcılık yaklaşımından yararlanmaktadır. Siyaset teorisi ve uluslararası hukuk alanlarındaki temel tartışmalardan yola çıkarak, kitlesel acılar ve insan hakları ihlallerinde gerçekleşen dış müdahalelerin meşruiyetini analiz etmektedir. Bu tez, Koruma Sorumluluğu (R2P) ilkesine dair tartışmalar ve değişmekte olan insani müdahale uygulamalarına odaklanarak, bu değişimlerin hukuki ve siyasi düzeni nasıl yeniden şekillendirmeye çalıştığını anlamaya çalışırken, Michael Walzer'ın Haklı Savaş yaklaşımını eleştirmekte ve öte yandan da Koruma Sorumluluğu normunun, ilkeleri ile uygulanması arasındaki farklılıklara vurgu yapmaktadır.