26 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 26
Doctoral Thesis Displacement and Fluid Identities in Little Bee, Shooting Kabul and Exit West(2021) Rıaz, Adnan; Tekin, KuğuGünümüzde yaşanan göç dalgaları, uluslararası toplumun yerli kültürlere bakış açısını yeniden şekillendirdi. Göçmen kültürü, ulus-devletlerin değerlerini, kültürlerini ve normlarını bir dereceye kadar seyrelterek onlara meydan okumaktadır. Tez, göçün keyfi bir seçim olmaktan ziyade kapitalizm ve küreselleşmenin sonucu olarak ortaya çıkan bir zorunluluk olduğuna odaklanmaktadır. Başlıca suçlular olan sömürgecilik ve yeni-sömürgecilik araçları, zayıf ulusların, gelişmiş dünyanın ekonomik ve politik çıkarlarını beslemek için sömürülmesinde kullanılmaktadır. Kültürel ve ekonomik parazitler olarak görülen mültecilere sığındıkları gelişmiş ülkelerde nefretle bakılmaktadır. Little Bee Shooting Kabul ve Exit West romanları mevcut göç krizini mercek altına almaktadır. Žižek ve Agamben'in göçmenlerin doğuşu ve hak mücadelelerine ilişkin görüşlerinin de desteğiyle bu tez, konu ve kuramlar arasında bir paralellik kurmaktadır. Little Bee çok uluslu şirketlerin faaliyetlerinin kurbanı olan genç bir mülteci kızın mücadelelerini anlatmaktadır. Hikâyede genç kız her ne kadar Birleşik Krallık'a ulaştıktan sonra olumlu ilişkiler kurmaya çalışsa da yetkililer onu mülteci kimliğini kanıtlayan belgeleri göstermediği nedeniyle sınır dışı eder. Shooting Kabul Afganların, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinin çekilmesinin ardından Taliban'ın Kabil'i ele geçirmesiyle savaştan zarar gören Afganistan'dan gidişlerini anlatmaktadır. Eserde göçmen kültürünün derin köklülüğü, göçmenlerin ev sahibi kültüre meydan okuma biçimleri ve göç sonrası yaşam betimlenmektedir. Exit West dini fanatikler tarafından istila edilen mültecilerin vatanının kasvetli bir resmini çizmektedir. Vatandaşlar her ne kadar Batı yaşam modelini kopyalamaya çalışsalar da ekonomik ilerleme ve barış sağlayamazlar. Ancak roman, korkunç bir savaşın ardından göçmeyip yurtta kalanlar ve göç edenlerin yeniden buluşup yakınlaşmalarıyla olumlu bir hava ile sona ermektedir.Master Thesis Andrea Levy'nin Küçük Ada ve Monica Ali'nin Brick Lane Romanlarındaki Göç Söyleminin Yapısökümü(2022) Kutlu, Tuğba; Tekin, KuğuBu çalışma Andrea Levy'nin Small Island ve Monica Ali'nin Brick Lane adlı romanlarının detaylı bir analizini yaparak göç söyleminin yapı sökümünü amaçlamaktadır. Small Island İkinci Dünya Savaşı sonrası İngiltere'sinde Jamaikalı göçmenlerin durumunu gözler önüne sererken, Brick Lane Bangladeşli Müslüman-Asyalı göçmenlerin durumunu ele almaktadır. Bu iki roman farklı etnik kökenlerden ve kültürlerden insanları konu edinse de göçmenlere yönelik ırkçılık her ikisinde de ortak konudur. Small Island, ırkçılığın çoğunlukla siyah ve beyaz ayrımına dayandığı 1948'lerin savaş sonrası İngiltere'sinde geçmekte, ancak hikâye böyle bir ayrımın bu iki ırk arasında artan etkileşim sebebiyle yapılamayacağını gösterecek şekilde evirilmektedir. Benzer şekilde, Monika Ali'nin Brick Lane romanında ırkçılık İngiltere'de hala vardır ve savaştan yaklaşık elli yıl sonra zirve noktasındadır. Brick Lane'de ırkçılık konusunun değişen göçmenlere yönelik politikalar ile daha karmaşık bir hal almış olduğu görünmekte ve göç söylemi asimilasyon, entegrasyon ve çok kültürlü bir İngiltere'yi içermektedir. Her iki roman ortak nokta olarak ırkçılığı Londra'da farklı zaman süreçlerinde ele aldıklarından, göçmenlerle ilgili incelenen söylem değişen biçimleriyle ırkçılıktır. Bu inceleme kapsamında, göçmenlere yönelik ırkçılık söyleminin metinlere detaylı göndermeler yapılarak ve daha önce yapılan araştırmalara dayanılarak yapı sökümü sağlanmış ve ırkçılığın getirdiği ikili zıtlıklar yerine melezlik fikri sunulmuştur.Master Thesis Mohsin Hamid'in 'the Reluctant Fundamentalist' ve Jhumpa Lahiri'nin 'the Namesake' Adlı Eserleri Üzerine Göçmen Kimlik Krizine İlişkin Postkolonyal Bir Okuma(2022) Akyüz, Hakan; Tekin, KuğuMohsin Hamid ve Jhumpa Lahiri, The Reluctant Fundamentalist ve The Namesake romanlarında göçmenlerin kimlik bozukluğunu resmeden iki yazardır. The Reluctant Fundamentalist'te 11 Eylül saldırılarının baş karakter olan Changez- New York'ta yaşayan Pakistanli bir göçmen – üzerindeki etkisi ve onun ve Müslümanların ABD'deki kimlik krizinin ana nedenleri inceliyor. Tartışma için Frantz Fanon'un kimlik görüşleri ve Edward Said'e ait Oryantalizm kullanılmıştır. Homi Bhabha'nın The Third Space ve Hybridity eserleri ve Stuart Hall'a ait 'Diaspora', ABD'deki Bengalli göçmelerin diasporik durumlarında kullanılıyor. Bu tez, ABD'deki hayatlarını, eski ve yeni arasında mücadele ettikleri kimlik bozukluğundan muzdarip olduklarını hayal eden Asyalı göçmenler fikrini veriyor. Romanların kahramanları, kendi yerel kültürleri ile üstün gibi görünen ev sahibi (Amerikan) kültürü arasında melez bir kültürel alan işgal eder. Bu tez, göçmene genellikle istenmeyen bir davetsiz misafir olarak davranan yeni bir kültüre girmesinden kaynaklanan kimlik krizini araştırır. Güney Asyalı göçmenlerin Amerikan kültürü ile yerli kültürleri arasında farklılığın yarattığı travmatik deneyimler, postkolonyal kültüre uyarlamak isteyen iki kahramanın kültürel tutumlarının geçiş aşamaları üzerinde durmaktadır.Master Thesis Neil Gaiman'ın Yokyer ve Coraline Romanlarında Bilinçaltı ve Tekinsizlik(2023) Semercioğlu, Barış; Tekin, KuğuBu tezin amacı, Neil Gaiman'ın kentsel fantazi romanı Yokyer adlı eseri ve gençlik kitabı Coraline'ndeki tekinsizlik ve bilinçaltı elementlerinin temsil edilme biçimlerini inceleyerek, bu temsillerin Sigmund Freud'un teorileri ve diğer Tekinsizlik teorileriyle ne kadar bağdaştığını incelemektir. Her iki romanda da, ana karakterler, kendilerini gerçekliklerinin çarpıtılmış bir versiyonu olan, ve aslında kendi bilinçaltlarının derinliklerini simgeleyen, yansıma bir dünyaya götüren birer yolculuğa çıkarlar. Karakterler korkularının üstesinden gelmeyi ve bastırılmış duygularını kontrol etmeyi, şeytani ikizler, kötücül anne figürleri veya altüst edilmiş alanlar gibi tekinsizlik tezahürleri aracılığıyla öğrenirler. Richard'ın yeraltı şehri, Aşağı Londra'daki sınamaları, ve Coraline'in Diğer Ev'deki mücadeleleri aslında bilinçaltı düşüncelerini bilinçlerine dahil etme çabalarını temsil etmektedir. Bu yüzden bu tez, tekinsizlik temsillerinin karakterlerin değişimlerine, kişiliklerinin gelişimine ve kimlik krizlerinin çözümüne ne kadar katkıda bulunduğuna odaklanmaktadır.Master Thesis Karayip Diyasporasındaki Yuva Özlemi Kavramının Britanya Romanlarında Temsili: Andrea Levy'nin Limonun Meyvesi ve Caryl Phillips'in Son Yolculuk Romanları(2020) Yalçın, Nazlı Elif; Tekin, KuğuBu çalışma, yuva özlemi kavramının Karayip diyasporasına mensup bireylerdeki etkilerinin, özellikle Andrea Levy'nin Limonun Meyvesi (1999) ve Caryl Phillips'in Son Yolculuk (1985) romanlarındaki ana karakterler üzerindeki etkilerinin incelenmesini amaçlamaktadır. Limonun Meyvesi'ndeki ana karakterin Jamaikalı göçmen bir ailenin Britanya doğumlu çocuğu olması ve Son Yolculuk'taki ana karakterin Karayipli bir göçmen olması, ana karakterlerin 'yuva' arayışlarındaki benzerlik ve farklılıkların izini sürmek için önemlidir.İkinci Dünya Savaşı'nın bitimini takip eden yıllarda, Britanya'ya olan büyük çapta göçlerin nedeni özellikle erişilecek bolluk ve zenginliğe olan ortak inançtan kaynaklanmaktaydı. Fakat Britanya'ya göç eden Karayipliler bambaşka bir gerçekle karşılaştılar ve birçoğu, Britanya doğumlu çocukları için de bir ikilem olan, 'yuvalarını' bulma çabasıyla yüzleştiler.Yuva özlemi birçok nedenin birleşmesinin sonucu olarak değerlendirilebilir. Bunlar; bir kişinin geçmişine aşina olmamasına, intizamsız aile bağlarına, şahsi ilişkilerindeki sorunlara ve hâtta eğitim geçmişlerine dayandırılabilir. En önemlisi ise, bir kişinin Britanya'da göçmen olmasıyla, göçmen bir ailenin Britanya doğumlu çocuğu olması arasındaki fark, 'yuvalarının' neresi olduğunu saptamalarındaki belirleyici faktör olabilir. Ancak her iki taraf da ırkçılık ve ayrımcılığa uğrayabilir ve çoğunluğa ait hissetmekte zorlanabilir. Birey kendini köksüz hissettikçe ve bir yerle kendini özdeşleştiremedikçe, duygusal buhran ve neticede kimlik kriziyle karşı karşıya kalabilir. Limonun Meyvesi ve Son Yolculuk'taki ana karakterlerin ikisi de yuva özleminin yol açtığı hislerden rahatsız olmuşlardır ve huzursuzluklarını gidermek için yollar aramaktadırlar. Bu çalışma, bir giriş, dört ana bölüm ve bir sonuç bölümünden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, 'yuva' kelimesinin çağrışımları, tezin genel hatları ve her bölümün özeti sunulmuştur. Anahtar Sözcükler Sömürgeleşme sonrası Edebiyatı, Karayip diyasporası, yuva özlemi, ırk, kimlik kriziDoctoral Thesis Margaret Atwood'un Antilop ve Flurya, Jeannette Winterson'ın Frankissstein: Bir Aşk Hikayesi ve Richard K. Morgan'ın Değiştirilmiş Karbon'u Üzerine Transhumanist ve Eleştirel Posthumanist Bir Çalışma(2024) Yastıbaş, Gülşah Çınar; Tekin, KuğuBu tez, yirmi birinci yüzyılın distopik bilim ve spekülatif kurgu edebiyatındaki Margaret Atwood'un Antilop ve Flurya, Jeannette Winterson'ın Frankissstein: Bir Aşk Hikayesi ve Richard K. Morgan'ın Değiştirilmiş Karbon isimli eserlerini, transhümanizm ve eleştirel posthümanizm bağlamında incelemektedir. İnsanın fiziksel, bilişsel ve psikolojik sınırlarını aşmak için geliştirilen ve transhümanizmle örtüşen teknolojileri, aynı zamanda eleştirel posthümanizm ile örtüşen etik, çevresel ve sosyo-politik kaygıları inceleyerek, bu tez, seçilen eserlerde transhümanist yaklaşımın tekno-iyimser vizyonu ile böyle bir vizyonun tekno-kapitalist toplumlarda ortaya çıkan benzeri görülmemiş sonuçları arasındaki çatışmayı göstermeyi amaçlamaktadır. Seçilen eserler, teknolojinin insan deneyimlerini ve diğer varlıklarla ilişkilerini şekillendirmedeki rolünü anlamak için analiz edilmekte ve nihayetinde insan olmanın ne anlama geldiğini yeniden tanımlanmaya yönelir. Bu tez, Julian Huxley, Max More, Nick Bostrom, Donna Haraway, N. Katherine Hayles ve Rosi Braidotti gibi önemli savunucuların görüşlerine dayanarak transhümanizm ve eleştirel posthümanizm teorik çerçevelerini kullanmaktadır. Bu analiz aracılığıyla tez, edebiyatın gelişmekte olan teknolojilere yönelik toplumsal bakış açılarını şekillendirme ve insanlığın geleceği üzerine eleştirel düşünmeyi tetikleme gücünü vurgulamaktadır. Transhümanizmin tekno-iyimser vizyonu ile posthümanizmin eleştirel bakış açılarını karşılaştıran bu tez, teknolojik ilerlemenin bireyler, toplum ve çevre üzerindeki daha geniş etkilerini dikkate alan dengeli bir yaklaşıma duyulan ihtiyacın altını çizmektedir. Çalışma nihayetinde, bu edebi eserlerin insan geliştirme teknolojileriyle ilişkili kaygıları nasıl yansıttığını ve bunlara karşı nasıl uyardığını göstermeyi ve hızlı teknolojik değişim çağında insanlığın potansiyel geleceğine dair incelikli bir anlayış sunmayı amaçlamaktadır.Master Thesis İmgesel Gerçekler: George Lamming'in In The Castle Of My Skin ve Edgar Mittleholzer'ın My Bones And My Flute Romanlarının Postkolonyal Ekopsikolojik Okuması(2024) Bora, Ceren; Tekin, KuğuBu tez, daha az çalışılan postkolonyal yazarların iki romanını hem ekoeleştirel hem de psikolojik bakış açılarından analiz etmeyi amaçlamaktadır. İki Karayip-İngiliz yazarın-George Lamming ve Edgar Mittelholzer- sömürge döneminde yazılmış romanlarının ekopsikolojik incelemesini içerir. Her iki roman da kültürel kimlik, kolonyal sömürü ve sömürgecilik sonrası manzaranın betimlenmesi sorunlarını irdelemektedir. Bu iki romancının postkolonyal kaygılarla birlikte ekolojik ve psikolojik sorunlarla nasıl baş ettikleri araştırılmaktadır. Eklektik/disiplinler arası teorik bir okuma yoluyla kültürel kimlik, doğa ve benliğin araştırılması ve betimlenmesi açısından iki roman arasındaki benzerlikler ve farklılıklar vurgulanmaktadır. Sonuç bölümünde de önerildiği gibi, her iki yazar Karayipler bağlamındaki sosyal zorlukların, eşitsizliklerin, çevresel sorunların ve adaletsizliklerin birbiriyle bağlantılı olduğunu ve bu nedenle kapsamlı bir okuma gerektirdiğini göstermektedir. Bu iki roman, doğal ve toplumsal dünyalardaki etkileşimle ilişkili olarak farklılıkların ve bireyselliğin ruhsal bütünlüğüne ilişkin geleneksel anlayışı yeniden inşa etme ve onunla uzlaşma girişimleridir. Bu bağlamda bu tez, her iki romanın psikolojik, ekolojik ve sömürge sonrası kimlik sorunu bağlamında disiplinler arası bir okuma ile bu konularda iki roman arasındaki benzerlik ve farklılıkları göstermektedir.Master Thesis Peter Ackroyd'un The Biography eserinde kentin grotesk, gotik ve karnavalesk temsili(2016) Ay, Fisun Çelik; Tekin, KuğuBu çalışmanın amacı Peter Ackroyd'un London: The Biography adlı eserinde, kent ve kent insanları arasındaki bağlantı ve şehir gerçeğinin yazında grotesk, gotik ve karnavalesk açıdan nasıl yansıtıldığını incelemektir. Peter Ackroyd'un bu eserinin incelenmesinde, kent ve kent insanlarının karşılıklı ve karmaşık etkileşimlerinin sonucunda, yazarlar için sınırsız bir kaynak olan kentin yaşayanlarıyla beraber çürümüş ve canavarlaşan bir coğrafyaya dönüştüğü öne sürülmektedir. Bu çalışmanın kuram bölümünde grotesk, gotik ve karnaval kavramları çeşitli kuramcıların düşüncelerine yer verilerek tanımlanmıştır. Ayrıca bu bölümde diğer eleştirmenlerin fikirlerinin yanı sıra, Mikhail Bakhtin'in grotesk ve karnavalesk kavramları söz konusu eseri analiz bölümünde inceleyebilmek için açıklanmıştır. İlk analiz bölümünde, eserdeki kent kimliği, Mikhail Bakhtin ve Wolfgang Kayser'in grotesk tanımlarına ve diğer yazarların şehir ve grotesk söylem hakkındaki fikirlerine dayandırılarak incelenmiştir. İkinci analiz bölümünde ise Ackroyd'un kent tasvirindeki gotik öğeler tartışılmıştır. Son analiz bölümünde ise, London: The Biography'deki karnavalesk öğeler araştırılmıştır. Sonuç bölümünde, Ackroyd'un eserinde kent ve insanların birbirine bağlı oldukları ve kent insanlarının, içinde yaşadıkları kente dönüşerek, karanlık ve canavarlaştıran barbar kent tarafından biçimlendirildikleri kanıtlanmaktadır.Master Thesis Kuzey ve Güney ve Büyük Umutlar Romanlarında Sınıf ve Cinsiyet Bağlamında 19. Yüzyıl İngiliz Toplumu(2024) Nalbant, İrem; Tekin, KuğuBu tez, Viktorya dönemi İngiltere'sinde var olan sınıf ve cinsiyet temelli toplumsal sorunları Marksist edebiyat eleştirisi merceğinden inceleyecektir. Kuzey ve Güney (1855) ve Büyük Umutlar (1861) romanları sanayileşmenin etkisiyle birey ile toplum arasındaki çatışmayı anlatmaktadır. Seçilen iki yazarın sorunlu toplumsal konulara bakış açıları tezde tartışılacaktır. Bu sorunlu konuların en önemlileri arasında Viktorya çağının sosyo-ekonomik ve kültürel durumu ve kadınların görece düşük konumu araştırılacaktır. Sanayileşmenin etkisiyle sınıflar arasındaki kopukluk derinleşmiş, özellikle mevcut adaletsiz toplumsal düzen nedeniyle emekçilerin ağır çalışma koşulları dayanılmaz hale gelmiştir. Bu durumların Marksist bir okumayı zorunlu kıldığı görülmektedir. Marksist ideolojiler, farklı sosyal sınıflar etkileşime girdikçe sosyal hareketliliğin insanların davranışlarını nasıl etkilediğini anlamaya çalışmaktadır. Sonuç olarak, kentsel ve kırsal alanlar arasında ortaya çıkan bireysel çatışma, Elizabeth Gaskell'in Kuzey ve Güney'i referans alınarak analiz edilecektir. Charles Dickens'ın Büyük Umutlar'ı ise burjuva toplumsal değerlerinin bireyleri nasıl etkilediği, özellikle yoksul alt sınıf bireyleri nasıl baskıladığı dikkate alınarak incelenecektir. Bu tezin Viktorya dönemi edebiyatında sınıf ve toplumsal cinsiyet temelli konulara ilişkin gelecekteki çalışmalara yeni bir katkı sağlayacağını umuyoruz.Master Thesis Yoldaki Canlar: Mohsin Hamid'in Batı Çıkışı (2017) ve Kamila Shamsie'nin Kül Olmuş Gölgeler (2009) Eserlerindeki Birey Güvenliği ve Göç(2021) Kotık, Yasemen Özfındık; Tekin, KuğuBu çalışmanın amacı Mohsin Hamid'in Batı Çıkışı (2017) ve Kamila Shamsie'nin Kül Olmuş Gölgeler (2009) adlı eserlerinde insan güvenliği ve göç kavramlarının nasıl işlendiğini insan güvenliği paradigması, sömürge dönemi sonrası edebi eleştiri ve küreselleşme teorik çerçevelerini kullanarak açıklamaktır. 'İnsan güvenliği ve göç Batı Çıkışı ve Kül Olmuş Gölgeler adlı eserlerde ne şekilde ele alınmaktadır?' ve 'Batı Çıkışı ve Kül Olmuş Gölgeler adlı eserlerin insan güvenliği ve göç konularını işleme biçimleri arasında benzerlikler ya da farklılıklar var mıdır?' araştırma sorularını cevaplamayı amaçlayan bu tezde her iki roman da insan güvenliğinin yedi boyutuna göre incelenmiştir. Mohsin Hamid'in Batı Çıkışı eseri uluslararası göç ve insan güvenliği konularını Güney Asya'nın isimsiz bir ülkesinde yaşayan genç bir çiftin göç yolculuğuna odaklanarak sorunsallaştırmaktadır. Göç ironik bir biçimde bu genç çiftin güvenliklerini sağlayabilmelerinin tek çözümüyken, çıktıkları göç yolculuğunda daha da çok insan güvenliği sorunu ile baş etmek zorunda kalırlar. Benzer şekilde, Kamila Shamsie'nin Kül Olmuş Gölgeler eseri de Nagazaki'nin atom bombası ile bombalanması, Pakistan ve Hindistan'ın ayrılması, Afgan Savaşı ve 11 Eylül Saldırıları tarihi olaylarını ele alarak göç kavramını ve insan güvenliğini sorunsallaştırır.Batı Çıkışı'nda Nadia ve Saeed Doğu'dan Batı'ya sihirli kapılar yolu ile göç ederler ve gittikleri ülkelerde güvenlik tehditlerine ve ayrımcılığa maruz kalırlar. Kül Olmuş Gölgeler'de hayvanlar kimlik sembolü ve metaforu olarak fonksiyonel bir biçimde kullanılmalarının yanı sıra, insan güvenliğine atıfta bulunmak için kullanılmıştır. Her iki romanda da ana karakterlerin yaşadığı güvenlik problemlerinin karakterlerin hayatlarında bir dönüşüme neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Her iki roman da bireylerin deneyim ve temel insani ihtiyaçlarını ön plana almaktadır ve Batı Çıkışı ve Kül Olmuş Gölgeler eserlerinin insan güvenliğini işleme biçimleri benzerlik göstermektedir. Anahtar Kelimeler: İnsan Güvenliği, Göç, Batı Çıkışı, Kül Olmuş Gölgeler, Sömürge Dönemi Sonrası İngiliz Edebiyatı
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »
