4 results
Search Results
Now showing 1 - 4 of 4
Article Bretton Woods, Fordizm ve Hegemonya(2016) Sönmez, SinanBretton Woods, sabit döviz kurları sistemine dayalı yeni uluslararası parasal düzenle özdeşleşmektedir. Bretton Woods aynı zamanda Fordist birikim rejimine geçişte ve Keynesçi kapitalizmin yaygınlık kazanmasında bir eşiktir. Merkez'de hızlı birikim ve büyümeyle birlikte refah devleti uygulamaları yaygınlaşmış ancak yerel ve dışsal etkenler refah devleti uygulamasında farklılıklara yol açmıştır. Bu döneme emperyalizm ve yenisömürgecilik damga vurmuş ve Amerika Birleşik Devletleri hegemon güç olarak dünya sahnesinde yerini almıştır. Çevre'de, ülkelere göre farklılıklar gözlense de \"zalim Taylorizm\" ve \"Çevre Fordizmi\" birikim rejimi olarak öne çıkmış ve bazı ülkelerde \"minimalist sosyal devlet\" anlayışı pratiğe dökülmüştür. Ekonomik kriz ile birlikte çöken Bretton Woods sistemi, 1970'lere damgasını vuran stagflasyona karşı Keynesçi politikaların çözüm bulamaması ve değişen ekonomik-finansal koşullar Fordizm'in sonunu getirmiş, post-Fordizme ve neoliberal politikalara geçişi hızlandırmıştır.Review Kalkınmanın Finansmanı,emperyalizm ve Finansal Serbestlik Üçgeninde Dış Borçlanma(2010) Sönmez, SinanDış borçlanma dünya ekonomisinde özellikle 18. yüzyıldan itibaren giderek belirginleşmiştir. Merkez ve çevre ülkelerdeki sermaye birikim rejimi ve modelleri dış borçlanmanın analizinde belirleyici olmaktadır. Bu çalışmada önce sömürgecilikten emperyalizme uzanan zaman diliminde dış borçlanmanın işlevi ele alınmakta ve Lenin’in emperyalizm teorisi çerçeve olarak kullanılmaktadır. İkinci olarak 2. Dünya Savaşı ertesinde oluşturulan uluslararası işbölümü çerçevesinde dış borcun “kalkınma için uluslararası yardım” olarak değerlendirilmesi ve dış borç-kalkınma ilişkisi üzerinde durulmaktadır. Bu süreç 1980’lerin başlarındaki Latin Amerika kökenli dış borç krizi ile sona ermiştir. Son olarak neoliberal küreselleşme ve/veya küresel finansal kapitalizmin dayanağı olan - dış - finansal serbestlik ekseninde dış borçlanmanın işlevi ve neden olduğu kırılganlıklar ele alınmaktır.Master Thesis Performans Esaslı Bütçeleme Sistemi ve Türkiye Uygulaması(2008) Uludüz, Batuhan; Sönmez, Sinan1980'li yıllarda başlayan kamu yönetimi reform süreci içerisinde gündeme gelen Performans Esaslı Bütçeleme (PEB), bir bütçe tekniğinden ziyade performans yönetimi ile mali yönetimin entegrasyonunu ifade eden bir yönetim anlayışını yansıtmaktadır. PEB ile kamu kaynaklarının daha etkin ve daha verimli bir şekilde kullanılması ve dağıtılmasının sağlanması, mali saydamlık ve hesap verme sorumluluğunun geliştirilmesi amaçlanmaktadır.PEB'in dünya uygulamaları incelendiğinde, uygulamada her ülkenin kendi sistemini ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tesis ettiği görülmektedir. Bu doğrultuda PEB, literatürde çeşitli tanımları olmasına rağmen, genel olarak kamu bütçelerinin sonuç odaklı bir anlayışla hazırlanması, uygulanması ve denetlenmesi olarak tanımlanabilmektedir.PEB pek çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de ilgi uyandırmıştır. Türk kamu mali yönetiminde PEB sisteminin uygulanmasına yönelik en kapsamlı ve önemli gelişme; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunudur (KMYKK). Bu kanun ile PEB'e yasal zemin hazırlanmış, uygulanması öngörülen PEB'in çerçevesi çizilmiş ve uygulama araçları belirlenmiştir.Çalışmada, öncelikle mali yönetim sistemiyle performans yönetim sisteminin entegrasyonu olarak ifade edilen PEB'in açıklanabilmesi için performans yönetimi ve performans denetimi hakkında bilgiler verilmiştir. Daha sonra, entegrasyonun başarılı bir şekilde nasıl gerçekleştirilebileceği ortaya konulmuştur. Son olarak ise PEB'in, dünya uygulamaları, Türk Program Bütçe Sistemi (PBS) uygulama sonuçları, 5018 sayılı kanun ile uygulanması öngörülen sistem ve bütçe süreci açısından Türkiye'de uygulanmasına ilişkin değerlendirme yapılmıştır.Article EKONOMİK VE FİNANSAL KRİZLER DÜNYASINDA KISA BİR GEZİNTİ(Bilim ve Teknoloji, 2013) Sönmez, Sinanİlk ekonomik ve/veya finansal kriz nerede ve hangi tarihte patlak verdi? Yakın tarihlerde yayımlanan ilginç bir makalede , ilk krizin İngiltere’de 1340 yılında ortaya çıktığı belirtilmektedir. Bu tarihten 18. yüzyılın sonuna uzanan zaman diliminde Avusturya, Fransa, İngiltere, İspanya, Portekiz ve Prusya’da yaşanan toplam 20 krizden 19’u dış borçtan kaynaklanmıştır. Fransa (8) ve İspanya (6) krizlerin sıklıkla görüldüğü ülkeler olarak ön plana çıkmaktadır. Özellikle son iki yüzyıla krizler damgasını vurmuştur. 2007 Sonbaharı’nda belirmeye başlayan ve 2008’de somutlaşan son küresel krize gelmeden önce, geçmişteki sarsıcı etkiler yaratmış krizlerden bir bölümüne kısaca göz atalım.

