8 results
Search Results
Now showing 1 - 8 of 8
Article Z Kuşağının Girişimcilik Eğilimlerinde Duygusal Zekâ ve Yaratıcılığın Rolü(2022) Uçar, Yağmur Başak; Güney, Semra; Orta, İrem Metin; Camgöz, Selin MetinAmaç: Bu araştırmada, Z kuşağının duygusal zekâ düzeyleri ve yaratıcılıklarının girişimcilik eğilimleri üzerindeki etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmanın verileri toplam 348 üniversite öğrencisi ve yeni mezun olmuş bireylerden anket yöntemi ile toplanmıştır. Bulgular: Yapılan aracılık analizi, Z kuşağı bireylerde duygusal zekânın girişimcilik eğilimleri üzerinde dolaylı etkisi olduğunu ve bu etkinin yaratıcılık üzerinden şekillendiğini ortaya çıkarmıştır. Şöyle ki, bireylerin duygusal zekâlarının yaratıcılığı artırdığı ve artan yaratıcılık seviyelerinin de girişimcilik eğilimlerini pozitif yönde yordadığı tespit edilmiştir. Sonuç ve Öneriler: Bu çalışma, Z kuşağının girişimcilik eğilimlerini etkileyen unsurlar ve altında yatan mekanizmaların ortaya çıkarılması hususunda, duygusal zekâ ve yaratıcılığın önemini ortaya koymuştur. Geleceğin iş dünyasını şekillendirmede, kariyer danışmanları, politika yapıcıları ve eğitimcilerin yaratıcılığı besleyici faaliyetler gerçekleştirmeleri konusunda önemli çıkarımlar elde edilebilir. Özgün Değer: Bu çalışma, duygusal zekâ, yaratıcılık ve girişimcilik eğilimleri arasındaki ilişkileri Z kuşağı bireyleri arasında inceleyen özgün bir çalışmadır.Article 359 Türkçe Kişilik Sıfatının Beğenirlik Değerlendirmeleri(2018) Demirutku, Kürşad; Orta, İrem MetinPsikolojinin farklı altalanlarında değişik konu başlıklarında yapılan çalışmalarda kişilik sıfatları uyaran olarak kullanılagelmiştir. Bu tür çalışmalarda sözcüklerin beğenirlik normlarının bilinmesi, olası karıştırıcı etkileri kontrolaltına almak için önemlidir. Ancak, ilgili alanyazında Türkçe kişilik sıfatlarının beğenirlik normlarını içeren böylesibir veritabanı yoktur. Bu çalışmanın amacı bu eksiği giderecek bir veritabanı oluşturmaktır. Ardışık dört çalışmada,öncelikle Türkçe kişilik sıfatlarını içeren bir sözcük havuzu oluşturulmuştur. Ardından, bu ilk listedeki sıfatların anlamlılık düzeyleri incelenmiş ve 359 kişilik sıfatını içeren nihai liste hazırlanmıştır. Bu liste bir üniversite öğrencisiörneklemine sunularak her bir sıfat için beğenirlik ölçümleri alınmıştır. Son olarak, farklı bir üniversite öğrencisiörnekleminde test-tekrar test güvenirlik katsayıları hesaplanmıştır. Buna ek olarak, beğenirlik ölçümlerinin geçerliğini sınamak için iki denence geliştirilmiştir. Birinci denenceyi destekler şekilde havuzdaki kişilik sıfatlarınınTürkçe’deki kullanım sıklığı ile çalışmada ölçülen beğenirlik puanları arasında pozitif korelasyon gözlenmiştir.Ayrıca, ikinci denencede önerildiği üzere, olumsuz kişilik sıfatlarının düşük beğenirlik değerlendirmelerinin, olumlukişilik sıfatlarının yüksek beğenirlik değerlendirmelerinden daha güçlü olduğu da etki büyüklüğü ölçümleriyle tespit edilmiştir. Çalışmanın sınırlılıkları göz önünde bulundurularak, oluşturulan veritabanının Türkiye’de yapılacakbenlik kavramı, kalıpyargılar, prototipler, izlenim oluşturma ve bellek süreçleri gibi çeşitli başlıklardaki çalışmalarayöntemsel bir kaynak olacağı düşünülmektedir.Article TÜRKİYE'DE YAPILAN HOMOFOBİ ÇALIŞMALARINA GENEL BİR BAKIŞ(2018) Orta, İrem Metin; Camgöz, Selin MetinEşcinsel bireyler, toplumda önyargı ve ayrımcılıkla karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu türden olumsuz tutum ve davranışları tanımlamak amacıyla araştırmacılar homofobi kavramını ortaya koymuştur. Homofobi, toplumun her alanını ilgilendiren ve farklı disiplinler tarafından çalışılması gereken önemli bir konudur. Özellikle, örneklemleri Türkiye'den seçilen homofobi çalışmalarının sayısı son yıllardabelirgin bir artış göstermiştir. Ancak, bu çalışmalar farklı disiplinler tarafından yürütülmekte, yöntem, örneklem, ölçüm araçları ve analiz türleri bakımından pek çok farklılık göstermektedir. Dolayısıyla, bu çalışmanın amacı, homofobi üzerine yapılmış olan, Türkiye örneklemli görgül, kuramsal ve derleme türündeki bilimsel makaleleri bir araya getirmek ve bulguları özetleyerek sistematik bir şekilde ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda, ulusal ve uluslararası bilimsel dergide yayınlanan 35 adet makale çalışmaya dâhil edilmiş ve temel bulgular özetlenerek okuyucuya sunulmuştur. Bu çalışmalar: a)Eşcinselliğe ve eşcinsellere yönelik tutumları ve bunlarla ilişkili olan sosyal psikolojik değişkenleri ele alan çalışmalar, b)eşcinselliğe ilişkin tutumların ölçülmesi amacıyla ölçeklerin geliştirildiği veya Türkçe'ye uyarlandığı çalışmalar, c)eşcinsellerin/LGBT bireylerin nasıl algılandıkları ve onlara ilişkin kalıpyargıları ele alan çalışmalar, d)eşcinsel/LGBT bireylerin sosyal ve bireysel alanda karşılaştıkları sorunları ve bunların sosyal ve psikolojik sonuçlarını ele alan çalışmalar ve son olarak e)eşcinsellere ilişkin tutumların değişip değişmediğine odaklanan çalışmalar şeklinde gruplandırılabilir. Bu derleme, alan yazınına, eksik olan noktaların tespit edilmesi ve gelecek çalışmalarda ele alınabilecek konulara yol göstermesi bakımından katkı sağlamaktadır.Article Dolaylı Utanma Ölçeğinin Amerika Örnekleminde Geçerlik ve Güvenirliği(2016) Orta, İrem Metin; Uysal, Ahmet; Helvacı, Elif; Uslu, Gülçin Akbaş; Bryan, Jennifer LUtanma, toplum içinde bireylerin sosyal normları ve beklentileri ihlal ettiği durumlarda meydana çıkan, kendilik bilincini artıran ve rahatsızlık verici bir duygudur. Son yıllarda artan çalışmalar bir başka kişinin utancı üzerinden benzer duyguların yaşanabildiğini göstermektedir. Başkalarının içine düştüğü utanç verici durumlara şahit olunması sonucunda ortaya çıkan bu duygusal tepkiye 'empatik utanma' veya 'dolaylı utanma' adı verilmiştir. Bu araştırmanın amacı, Amerika örneklemiyle (N = 616) yapılan bir anket çalışmasıyla, dolaylı utanma ölçeğinin geçerlik ve güvenirliğinin test edilmesi ve ilgili olabileceği düşünülen diğer değişkenlerle ilişkisinin incelenmesidir. Araştırmanın bulgularına göre, dolaylı utanma eğilimi olan kişilerin utanmaya daha yatkın, olumsuz değerlendirilme korkusu daha yüksek, empati ve perspektif alma eğiliminin daha fazla ve benlik saygısının ise daha düşük olduğu görülmüştür. Bunun yanı sıra bulgular, dolaylı utanmanın sadece empati sonucu oluşan utanma duygusundan ibaret olmadığı fikrini desteklemektedir.Review Sanal Kaytarmanın Öncülleri , Sonuçları ve Kontrolü Üzerine Bir Derleme(2018) Orta, İrem Metin; Güngör, ElisSon yıllarda teknolojik gelişmelerle birlikte internet kişisel yaşamın ve iş yaşamının vazgeçilmezbir parçası olmuştur. Buna göre akademisyenler sanal kaytarmayı işyerindekisapkın davranışlardan biri olarak tanıtmış ve sanal kaytarmayı çalışma saatleri içerisindeçalışanların interneti işle ilgili olmayan amaçlar için kullanması olarak tanımlamıştır. Sanalkaytarma faaliyetleri arasında kişisel e-postaları kontrol etme, işle ilgili olmayan web sitelerini ziyaretetme, internet alışverişi, online oyun ve kumar oynama ve yasal olmayan müzik indirme sayılabilir.Sanal kaytarma kişilerin iyi oluş hali için olumlu etkilere sahip olsa da pek çok araştırma örgütleriçin verimliliğin düşmesi gibi olumsuz sonuçlara sebep olduğunu göstermiştir. Bu yazı sanal kaytarmaylailgili pek çok çalışmanın bir derlemesidir. Özellikle sanal kaytarmanın öncüllerini ve bireyselve örgütsel sonuçlarını ortaya koymaktadır. Buna ek olarak örgütlerde sanal kaytarmanın kontrolüamaçlı çeşitli yollar önermektedir. Dolayısıyla bu derleme ilgili alanda çalışan araştırmacılara veuygulayıcılara önemli bir kaynak olacaktır.Article Anne Duyarlığı ve Erken Dönem Bağlanma-temelli Ebeveynlik Destek ve Müdahale Programları(2016) Orta, İrem Metin; Sümer, NebiPsikolojik gelişim bakımından yaşamın ilk yılları en kritik dönemdir. Bu yıllarda ilgi ve bakım veren kişinin duyarlığı, çocuğun ihtiyaçlarına uygun ve zamanında karşılık verebilmesi, güvenli bağlanmanın gelişimi ve optimal duygu düzenleme becerisinin kazanılması için önemlidir. Bu nedenle, Batı ülkelerinde anne duyarlığını arttırmayı amaçlayan çeşitli erken dönem destek ve müdahale programları geliştirilmiştir. Bu programlar sadece çocukların sosyal ve duygusal gelişimlerini değil, toplumun ve ülkenin refahını da dolaylı olarak etkileyen, özkaynakları ve sosyal kapitalini güçlendiren temel araçlardır. Bu yazıda esas olarak bağlanma-temelli ebeveynlik destek ve müdahale programlarının önemine ve etkisine değinilmektedir. Bu bağlamda, hangi tür programların anne duyarlığı ve çocukların optimum gelişimi üzerinde daha etkili olduğu ve bu etkinin farklı örneklemlere genellenebilirliği tartışılmaktadır. Bunun yanı sıra, çocukların sosyal ve duygusal gelişimlerinde önemli role sahip olan ilgi-bakım davranışlarına ve bunları etkileyen faktörlere değinilmektedir. Bu derlemenin bir amacı da hem uygulanan mevcut programların hem de ileride geliştirilecek programların daha etkili olabilmesi için gerekli özellikleri belirleyerek araştırmacılara ve uygulayıcılara yararlı bir kaynak sağlamaktır. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde sınırlı sayıdaki uygulanan programların etkinliğini artırmak ve yeni programları planlamak bakımından bu derleme önemli bir adım oluşturacaktırArticle İşin Anlamlı Bulunmasının Örgütsel Vatandaşlık Davranışlarına Etkisi: Sosyal Hizmet Kuruluşlarına İlişkin Bir Çalışma(2021) Vural, Gühercan; Güney, Semra; Orta, İrem MetinBu araştırmanın amacı, çalışanların işlerini anlamlı bulmasının örgütselvatandaşlık davranışlarına (ÖVD) etkisini incelemektir. Bu amaçla çalışmada işianlamlı bulma kapsamında pozitif anlam, işin kattığı anlam ve yüksek motivasyondeğişkenleri ile ÖVD kapsamında diğerkamlık, vicdanlılık, nezaket, centilmenlikve sivil erdem değişkenleri ele alınmıştır. Araştırmanın hipotezlerine göre işianlamlı bulma değişkenin alt boyutlarının her birinin (pozitif anlam, işin kattığıanlam ve yüksek motivasyon) ÖVD ile pozitif yönde ilişkili olmasıbeklenmektedir. Çalışmanın örneklemi, Ankara İli Çankaya ve Yenimahalle ilçesınırları içinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı dört farklı HuzureviYaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezinde görevli 104 personeldenoluşmaktadır. İş ve Anlam Ölçeği, Örgütsel Vatandaşlık Davranışı (ÖVD) Ölçeğive kişisel bilgi formunun yer aldığı anket katılımcılar tarafından işyerindegönüllü olarak doldurulmuştur. Pearson korelasyon analizi sonucunda işianlamlı bulma ile ÖVD değişkeninin alt boyutları arasında ve ÖVD ile işi anlamlıbulma değişkeninin alt boyutları arasında pozitif yönde anlamlı ilişkilerbulunmuştur. Çalışanların cinsiyetine ve eğitim düzeylerine göre işi anlamlıbulma, ÖVD ve demografik değişkenlerde anlamlı bir fark olup olmadığınıincelemek amacıyla bağımsız örneklem t-testi analizleri yürütülmüştür. Buanalizlerin sonucunda erkek katılımcıların kadınlara göre hem meslekte hem dekurumda daha uzun süre çalıştıkları; eğitim düzeyi yüksek olan katılımcıların isedüşük olanlara göre daha fazla ÖVD sergiledikleri ortaya koyulmuştur. Sonolarak hiyerarşik regresyon analizi sonucunda işi anlamlı bulma altboyutlarından her birinin, diğer bir ifadeyle, pozitif anlam, işin kattığı anlam veyüksek motivasyonun ÖVD’yi pozitif yönde yordadığı bulunmuştur. Buna göre,işine pozitif anlam yükleyen, işini anlamlı bulan ve yüksek motivasyona sahipçalışanların daha fazla ÖVD sergiledikleri görülmüştür. Elde edilen bu bulgulararaştırmanın hipotezlerini desteklemektedir. Mevcut çalışmanın bulguları,çalışanların ÖVD sergilemesinde işi anlamlı bulmasının önemine dikkatçekmektedir.Master Thesis İşe Adanmışlık ve Bireysel İş Performansı Arasındaki İlişkinin İncelenmesi(2022) Tekin, Ceren; Orta, İrem MetinBireysel iş performansı, bireylerin hedeflere ulaşmada sergilemiş olduğu verimlilik ve etkinliktir. Örgütün başarılı olabilmesi çalışanların performanslarına bağlıdır. Dolayısıyla, bireysel iş performansını belirleyen etmenlerin ortaya çıkarılması önem arz eder. İşe adanmışlık, çalışanların işine karşı geliştirmiş olduğu süreklilik hali olan ruhsal durumdur. Bu pozitif durum çalışanların işine karşı yüksek bir enerji ve özveri duymalarını sağlamakta ve çalışanın işe katılım göstermesinde etkili olmaktadır. Bu çalışmanın amacı, işe adanmışlık ve bireysel iş performansı arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmaya özel bir şirkette görev yapan 335 çalışan katılmıştır. Araştırmanın verisi anket yöntemi ile toplanmıştır. Katılımcılar demografik bilgiler, işe adanmışlık, görev ve bağlamsal performansı ölçen maddelerin yer aldığı anketi çevrimiçi olarak doldurmuştur. Korelasyon analizi sonuçları, çalışanlarının işe adanmışlık ile iş performansı arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiştir. Buna göre, çalışanların işe adanmışlığı arttıkça, görev ve bağlamsal performansları da artmaktadır. Regresyon analizi sonucunda da işe adanmışlığın, görev ve bağlamsal performansı pozitif yönde yordadığı bulunmuştur. Elde edilen bulgular doğrultusunda değerlendirmeler yapılmış ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: İşe Adanmışlık, Bireysel İş Performansı, Görev Performansı, Bağlamsal Performans, Çalışanlar

