Search Results

Now showing 1 - 7 of 7
  • Master Thesis
    Somali Çatışmasında Dış Aktörlerin Rolü
    (2019) Derow, Abshır; Orhan, Duygu Dersan
    Derow, Abshir. Somali Çatışmasında Dış Aktörlerin Rolü, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2018. Afrika Kıtası dünya sisteminin deniz aşırı hükümetlerce yüzyıllar boyunca sömürülen bölgesinde yer almaktadır. Bunun sebebi kıtada çok sayıda dokunulmamış ham madde bulunması ve uluslararası güçler ve onlara ait çok uluslu firmaların dünya sisteminde merkezi güç olmak adına bu ham maddelere sahip olmayı amaçlamalarıdır. Buna bağlı olarak yüzyıllar boyunca bu ülkeler ve ham maddeleri üzerinde kontrollerini sürdürmüşlerdir. Her ne kadar ilk başlarda amaçları ham maddeleri elde etmek, ücretsiz iş gücü ve ürünlerini satabilecekleri büyük pazarlara sahip olmak olsa da sonradan kaynaklar üzerinde hakimiyet sağlama çabasına dönüşmüştür. Bunun bir sonucu olarak da uluslararası güçlerin neden olduğu aralıksız savaş ve sefalet nedeni ile Afrika kıtası ve insanı istikrarsız hükümetlerin yönetiminde acı çekmişlerdir. Bu çalışmada, uluslararası müdahalelerin ve iç savaşların kurbanı olan Doğu Afrika ülkesi Somali ele alınmıştır. Her ne kadar iyi bir stratejik konumda yer alıyor ve zengin kaynaklara sahip olsa da, Somali'nin bu özellikleri insanları için maalesef bir fırsat yerine bir şanssızlık olmuştur. Terörist gruplar ve uluslararası firmalar kaynaklarını sömürürken, yerel halk komşu ve deniz aşırı ülkelere göç etmek zorunda kalmıştır. On yıllar boyunca Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kurumlar, süregelen iç savaşı bitirmek adına barış girişimlerinde bulunuyor olsalar da bu girişimler maalesef sonuçsuz kalmış ve ülke halen savaş ortamından kurtulamamıştır. Bu tez çalışmasında tarihi arka plan ile birlikte mevcut durum analiz edilecek ve bu bağlamda bahsi geçen uluslararası güçlerin Somali'deki temel rolü ile bunların Somali'yi nasıl etkilediği incelenecektir.
  • Master Thesis
    Lübnan ve Suriye, Egemen Güçler Olmalarına Rağmen Birbirine Bağlı Uluslar, Lübnan ve Suriye İlişkileri, 1971–2018
    (2019) Darwich, Baraa; Orhan, Duygu Dersan
    Bu çalışmanın amacı, Suriye'nin Lübnan'ın iç siyasetine ilişkin hegemonyasını nasıl yürüttüğünü ve bağımsızlığından bu yana her iki ülke arasındaki ilişkinin nasıl geliştiğini derinlemesine gözlemlemektir. Buna ek olarak, Suriye'nin Lübnan'a dair olası çıkarları ve bu çıkarları Lübnan üzerinde güçlü bir etkiye sahip olarak nasıl koruduğu analiz edilecektir. Buna ek olarak, Suriye'nin Lübnan üzerinde güçlü bir etki yaratarak sahip olduğu ve güvence altına aldığı olası çıkarları ve bu denli güçlü etkinin önünü açan faktörler de analiz edilecektir. Bu amaçla, çalışma her iki ülkenin Büyük Suriye'nin parçası olduğu ve ardından Osmanlı yönetimi altındayken bağımsızlık döneminden geçtiği dönemleri de kapsamaktadır. Ek olarak, Lübnan İç Savaşı olayları, ilk Suriye askeri müdahalesini işaret eden ve ardından ülkedeki varlığını meşrulaştırmayı başardığı savaş olarak incelenip sunulacaktır. Tez, suikast dönemini, özellikle de Başbakan Rafiq al-Hariri cinayetini, ardından Suriye ordusunu Lübnan'ın dışına itmeyi başaran Sedir Devrimi'ni izliyor. Ayrıca, Hizbullah'ın oluşumunun ve direniş hareketi olarak gelişmesinin ardından Lübnan parlamentosunda siyasi bir oyuncu olarak bulunmasına da değinilmektedir. Ayrıca, tez devam etmekte olan Suriye iç savaşının Lübnan'ın istikrarı üzerindeki etkilerini ve Suriye rejiminin halen kendi varlığı için savaşırken Lübnan'a uyguladığı etki derecesini incelemektedir.
  • Master Thesis
    Amerika'nın Obama Döneminde Orta Doğu Politikalarını Belirleyen Bireysel, Devlet ve Uluslararası Faktörlerin Etkisi
    (2018) Alkaçar, Ömer; Orhan, Duygu Dersan
    Tezde Amerikan başkanlarının kişilik özelliklerinin Ortadoğu Politikasında belirleyici rolünün bulunup bulunmadığı temel soru olarak benimsenmiştir. Bunun için Barak Obama dönemi inceleme konusu yapılmıştır. Tezin temel analiz yöntemi temel analizdir. Bu çerçevede, Obama dönemi Ortadoğu Politikası, bireysel, devlet ve uluslararası düzey olmak üzere üç farklı açıdan incelenmiştir. Sonuç olarak, devlet ve uluslararsı düzey faktörleri etkili olsa da Obama döneminin dış politikalarını başarılı adımlar atılması ve bazen sınırlı kalmasına yol açan yumuşak güç yaklaşımında görüldüğü gibi, bireysel özelliklerin dış politikanın belirlenmesinde en etkili faktör olduğu sonucuna ulaşılmıştır
  • Master Thesis
    Libya'da Çok Taraflı Silahlı Müdahale, 2011: Meşruiyet ve Gerekçeler
    (2019) Essa, Othman; Orhan, Duygu Dersan
    2011'de Libya'da barışcıl olarak başlayan protestolar, kısa süre içerisinde protestocular ile Libya hükümetinin güvenlik güçleri arasında açık bir savaşa dönüşmüştür. Bu durum, uluslararası toplumu sivilleri ve sivil nüfusu yoğun olan bölgeleri korumak için Libya'ya askeri müdahalede bulunmaya itmiştir. 2011'de Libya'ya yapılan çok taraflı silahlı müdahale, hem meşruiyeti, hem de müdahalede bulunan ülkelerin motivasyonları açısından bugün hala tartışma konusudur. Koruma sorumluluğu BM Güvenlik Konseyi'nin Libya'daki silahlı müdahaleyi yasallaştırma kararının yasal dayanağı olsa da, BM esas olarak Libya'da rejim değişikliğini gerçekleştirmeye odaklandı. Libya'daki sivillerin uluslararası toplumdan hızlı bir tepki gerektiren, kitlesel cinayet, zorla göç gibi diğer insan hakları ihlalleri riski altında olduğu açıktır. Ancak, Libya'daki BM misyonu, Libya halkının ihtiyaçlarından ziyade ulusal çıkarlarını ön plana koyan müdahaleci ülkeler tarafından kötüye kullanılmıştır. Libya'ya yapılan silahlı müdahale, Libya devleti açısından olumsuz sonuçlar doğurmuştur. Libya'daki potansiyel katliamlar bir dereceye kadar engellense de, askeri müdahale ne yazık ki Libya'yı başarısız bir devlet ve terör örgütü haline getirmiş, insan ticareti çeteleri, finansal yolsuzluk ve farklı milisler arasında sürekli savaş bugün Libya'nın gerçeği halini almıştır.
  • Master Thesis
    Büyüyen Doğu-batı Rekabeti Bağlamında Türkiye'nin Afrika Dış Politikası: Yumuşak Güç Diplomasisinin Analizi (2005-2021)
    (2021) Mısırlı, Hüsnü; Orhan, Duygu Dersan
    Sömürgeleşme süreci sona ermesine rağmen, Afrika kıtasındaki uluslararası rekabetin diğer aktörler tarafından modern yöntem ve araçlarla sürdürüldüğü görülmektedir. Üstelik, Avrupa devletlerinin kurmuş oldukları düzen, bölgeden çıktıklarında Afrika toplumunun gerçekleriyle örtüşmemiş ve uzun yıllar kalkınmasının önündeki en büyük engellerden biri olmuştur. Afrika toplumlarının sosyal yapısına uymayan zorlama sınırlar, bir yandan anlaşmazlıklara ve etnik çatışmalara neden olurken, diğer yandan da yeni kurulan ülkelerin ticaretine, ulaşımına ve ekonomilerine zarar vermiştir. Kaçınılmaz olarak, şiddet ve güvensizlik ortamı devlet kurumlarını zayıflatmış ve Afrika ülkelerinin siyasi ve ekonomik ilerlemesini engellemiştir. Ne yazık ki, kıtadaki küresel rekabeti devralan yeni aktörlerde kıta ülkeleriyle ilişkilerinde mevcut düzeni korumak için kendilerini konumlandırmanın haricinde bölgenin sosyal ve ekonomik kalkınmasına herhangi bir katkıda bulunmamışlardır. Türk dış politika anlayışı ile ilgili olarak; Sovyetler Birliğinin 1991 yılında dağılması Amerika Birleşik Devletleri'nin yeni dünya düzeninin tek süper gücü olarak ortaya çıkmasına ve uluslararası sistemin tek kutuplu bir yapıya dönüşmesine neden olmuştur. Bu kapsamda, yeni dünya düzeninin değişen dinamikleri nedeniyle, soğuk savaş döneminin ardından iki kutuplu yapının son bulması Türkiye için de yeni fırsatlar ve ortaklıklar bağlamında bir manifesto niteliğinde olmuştur. Kuşkusuz Türkiye, başlangıçta Afrika'ya açılma politikası kapsamında tarihsel bağlarını ve kültürel benzerliklerini kullanarak olumlu bir atmosfer yaratma avantajına sahip olmuş ve ayrıca 2005'te Afrika'ya açılma girişiminin tezahürü, yumuşak güç diplomasisinin kıtanın bazı bölgelerinde uygulanmasına ivme kazandırmıştır. Ancak, uygulanan dış politika öncelikleri Türkiye açısından hem fırsatlar sunmuş hem de zorluklara neden olmuştur.
  • Master Thesis
    2003 Irak Savaşı Sonrası Türkiye ve Irak Arasındaki İlişkiler: 2003-2014
    (2019) Ghalib, Layla; Orhan, Duygu Dersan
    Layla Ghalib, '2003 Irak Savaşı Sonrası Türkiye ve Irak Arasındaki Ilişkiler: 2003-2014,' Lisansüstü, Ankara, 2019. Bu çalışmanın odak noktası, devam eden iyi ekonomik ilişkilerin aksine Türkiye ile Irak arasındaki siyasi ilişkilerin 2010 sonrasında kötüye gitmesi ve 2012 yılında da bu kötüleşmenin zirvesine ulaşmasının ardındaki nedenleri analiz etmektir. İki devlet arasında artan 'ticaret devleti' ilişkileri siyasi alana yansıtılmamıştır. Türkiye ve Irak ilişkilerindeki siyasi sorunlarla ilgili olarak, komşu ülkelerle ekonomik karşılıklı bağımlılık alanı oluşturmaya çalışan Türkiye'nin artmakta olan ekonomik ilişkilerine yapılan atıflara Ankara ve Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) arasındaki iyi ekonomik ilişkilerin sebepleri ile detaylı bir şekilde yer verilmiştir ve bu durumun Bağdat-Ankara ilişkilerine yansıması sunulmuştur. Irak siyasetinde tarikatçılığın artması ilişkilerin azalmasında önemli bir faktör olarak gösterilmektedir. Buna ek olarak Kürt sorunun ve PKK saldırılarının Türk – Irak ilişkilerine etkisi incelenmiştir. 2003 sonrası Türkmen sorunu ve onların Iraktaki haklarının Türkiye-Irak ilişkileri üzerine etkileri analiz edilmiştir. Türkiye-Irak ilişkilerinin yerel ve bölgesel faktörlerine ek olarak Arap Baharının, özellikle Suriye krizinin sonuçları da Türkiye-Irak arasındaki ilişkilerin kötüleşmesine sebep olan bir etken olarak incelenmiştir. Son olarak bu çalışma, Türkiye Irak ilişkilerinin tarihi, mevcut durumu ve geleceği hakkında daha geniş bir bölgesel bağlamda sonuçlara ulaşmaktadır.
  • Master Thesis
    Kıbrıs Türk Federe Devleti'nden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne Türk-Kıbrıs politikası
    (2021) Başdağ, Yusuf; Orhan, Duygu Dersan
    Kıbrıs tarih boyunca birçok medeniyet ve devlet egemenliğinde bulunmuş ve uluslararası politikaya yön veren stratejik konuma sahip olmuştur. İngiltere'nin adaya sahip olmasından sonra Kıbrıs adasının temel unsurları olan Rum ve Türk toplumları arasında sorunlar yaşanmış ve bu sorunlar hala devam etmektedir. Bu çalışmanın konusu, 1974-1983 yılları arasında Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik yapılan toplumlar arası görüşmeler doğrultusunda Türk Kıbrıs politikasının incelenmesidir. Özellikle dönemin uluslararası alanda etkin devletlerinin Kıbrıs politikasının Türk politikasında nasıl belirleyici rol oynadığı değerlendirilmiştir. Türkiye ve Kıbrıs Türk yönetiminin Kıbrıs politikasından bir kesit alınarak KKTC'nin kuruluş nedenleri ortaya çıkarılmış ve genel değerlendirme yapılmıştır.