7 results
Search Results
Now showing 1 - 7 of 7
Master Thesis Küresel Likidite Koşullarının Borsa İstanbul Endekslerine Etkileri(2020) Altuntaş, Canan Özlem; Omay, TolgaKüreselleşme ve finansal serbestleşmenin bir sonucu olarak, bir ülkenin finansal piyasasında yaşanan bir değişiklik yerel bir etkiyle sınırlı kalmamakta, diğer finansal piyasalara da yayılmaktadır. Bu tez çalışmasında, küresel likidite koşullarının Borsa İstanbul üzerindeki etkilerinin analiz edilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda, 01.01.2010 – 31.03.2020 tarihleri arası BIST 100 endeksi log-getirileri ile VIX endeksinin günlük kapanış verileri, bir Çok Değişkenli GARCH model spesifikasyonu olan Sabit Koşullu Korelasyon GARCH (CCC-GARCH) yöntemi ve Gecikmesi Dağıtılmış Otoregresif (ARDL) model kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmada VIX endeksi, global likiditeyi temsilen vekil değişken olarak kullanılmıştır. Elde edilen ampirik sonuçlar, beklentilerle paralel olarak VIX ve BIST 100 endeksleri arasında negatif korelasyon olduğu, BIST 100 endeksinin küresel finansal piyasalarla tam entegre olduğu ve dolayısıyla küresel likidite koşullarında meydana gelen bir şokun BIST 100 endeksini de etkilediği yönündedir.Master Thesis Türkiye'de Ar-Ge Harcamalarının Belirleyicileri (2003 - 2021)(2024) Tufan, Mehmet Serdar; Omay, TolgaAraştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) harcamaları, yenilik, verimlilik ve rekabetin artırılmasında kritik bir itici güç olup, makroekonomik koşullar da dahil olmak üzere çeşitli faktörlerden etkilenmektedir. Döviz kuru ve faiz oranı, sermaye maliyetini, finansmanın erişilebilirliğini ve yenilik için teşvikleri etkileyerek Ar-Ge yatırımları üzerinde önemli etkiye sahip temel makroekonomik değişkenlerdir. Bu çalışmada, Türkiye'de Ar-Ge'yi etkileyen makroekonomik faktörleri belirlemek amacıyla 2003- 2021 dönemi çeyrek yıllık verileri kullanılarak regresyon analizi yapılmıştır. Çalışmada, bağımlı değişken olarak toplam Ar-Ge harcamaları, bağımsız değişkenler olarak ise nominal döviz kuru (USD/TRY), reel GSYİH, ağırlıklı piyasa faiz oranı, patent faydalı model sayısı ve tam zaman eşdeğer Ar-Ge personeli kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, Ar-Ge harcamaları üzerinde en belirleyici etmenlerin reel Gayrisafi Yurtiçi Hasıla ve patent/faydalı model sayısı olduğunu ortaya koymuştur. Ekonomik büyüme arttıkça, özel sektörün Ar-Ge yatırımlarını artırmaktadır. Ayrıca Ar-Ge personel sayısındaki artışın Ar-Ge harcamalarını pozitif yönde etkilemesi de saptanan bulgular arasındadır. Çalışmanın devamında yapılan doğrusal olmayan analiz sonuçlarına göre, dolar kurunun düştüğü dönemlerde patent sayısındaki artışlar daha yüksek oranlı Ar-Ge harcamalarına yol açmaktadır. Bulgular ışığında, Türkiye'de ArGe'yi artırmak için döviz kuru istikrarının yanı sıra ekonomik büyüme ve nitelikli insan kaynağına yapılan yatırımın önemi vurgulanmaktadır. Bu çalışma, Ar-Ge politikaları için önemli çıkarımlar sunmaktadır.Doctoral Thesis Uygulanan Politikaların Süt Üretimine Etkisi: Seçilmiş Ab Ülkeleri ve Türkiye Karşılaştırması(2024) Güncer, Kemal; Omay, TolgaDünya nüfusundaki artışın, gelir artışları ile tarım ürünlerine olan talebi artırması ve tarımsal ürün talebinin bileşiminde değişikliklere yol açması beklenmektedir. Bu büyüyen gıda talebini karşılamak için tarımsal üretimde önemli artışlar gereklidir. Ancak, dünya üzerinde tarımsal üretimde kullanılabilecek arazi miktarının sınırlıdır. Bu durum, tarımda üretim artışları için birim arazide elde edilen üretim miktarının artırılması yani verimlilik artışlarının zorunlu olduğunu göstermektedir. Ayrıca tarım sektöründe devlet müdahalesi yaygın olarak uygulanmakta ve üretimdeki artışlar makroekonomik politika ve düzenlemelere bağlı kalmaktadır. Tarımsal destek politikalarının verimlilik üzerindeki etkisi desteklerin niteliğine bağlıdır. Verimlilik ölçütleri arasında kısmi faktör verimliliği (KFV) ve toplam faktör verimliliği (TFV) bulunmakta, ancak TFV literatürde daha baskın olarak kullanılmaktadır. Tarım sektöründe çalışan verilerin kalitesi dikkate alındığında geleneksel TFV yaklaşımlarının büyümenin nedenleri hakkında yeterli bilgi sağlamamakta ve büyümenin teknolojik ve kurumsal değişim, tarımsal politika ve tasarım ile ilişkilisini ele almaktadır. Bu nedenle, çalışmada, KFV ve TFV yaklaşımlarının eksikliklerini gidermek ve tarımsal büyüme üzerindeki etkileri analiz etmek amacıyla yeni bir ölçüt olarak birleştirilmiş yaklaşım geliştirilmiştir. Bu çerçevede, Türkiye'deki süt üretiminin belirleyicilerini analiz etmek ve çözümlemek amacıyla 1961-2017 dönemi üzerine odaklanılmış, aynı dönemde, hayvancılık ve süt sektörlerini yoğun şekilde destekleyen Almanya, Fransa ve Hollanda gibi üç Avrupa Birliği ülkesi ile regresyon analizini de içeren karşılaştırmalı bir çalışma yapılmıştır.Article Psikolojik Sermaye, Bireysel Performans ve Birey-örgüt Uyumu: Bir Literatür Taraması(2019) Özkan, Osman Seray; Omay, Tolga; Akyüz, Göknur ArzuKüreselleşen dünya ekonomisi ile birlikte ortaya çıkan rekabet şartlarında, örgütlerin varlıklarını sürdürmelerine ve başarılarınıdevam ettirmelerine katkı sağlayan psikolojik sermaye, bireysel performans ve birey-örgüt uyumunun, farklı sektörlerde farklıdeğişkenler ile yapılan araştırmalarda olumlu iş çıktılarına, tutumlarına ve davranışlarına yol açtığı tespit edilmiştir. Bu öneminerağmen, mevcut yazın içerisinde bu kavramlara ilişkin yayınlanan çalışmaların detaylı bir içerik analizi yapılmamıştır.Bu araştırmanın amacı, örgütsel davranış alanında yer alan psikolojik sermaye, bireysel performans ve birey-örgüt uyumukonusunda gerçekleştirilen çalışmaların literatür taramasının yapılarak incelenmesidir. Bu doğrultuda, ulusal tez merkezi ve ulusaldergiler kapsamında 68 yerli araştırma ile Web of Science kapsamında en çok atıf alan ve en güncel olmak üzere 150 yabancıçalışma tetkik edilmiştir.Tetkik edilen çalışmalar içerik analizi yöntemi ile değerlendirilmiştir. İçerik analizi ile araştırmanın kimliği hakkında tanımlayıcıbilgiler; yazar/lar, yıl, dergi, değişkenler, sektör, yöntem ve veri analiz yöntemleri boyutlarını kapsayacak şekilde incelenmiştir. Eldeedilen veriler, yüzde ile frekansa dayalı olarak yorumlanmış ve taksonomik tabloda özetlenmiştir.Araştırma sonuçları; psikolojik sermaye, bireysel performans ve birey-örgüt uyumu ile en fazla ilişki kurulan değişkenlerin: iştatmini, işten ayrılma niyeti, örgütsel bağlılık, liderlik ve örgütsel vatandaşlık davranışı olduğunu göstermiştir. Sektörel açıdandeğerlendirildiğinde eğitim, hizmet, kamu, turizm ve imalat sektörleri ön plana çıkmıştır. Çalışmaların kavramsal ve kuramsalolarak, tarama ve ölçek uyarlama şeklinde gerçekleştirildiği ve görgül çalışmaların ağırlıklı olduğu gözlenmiştir. Verilerin analizindeçoğunlukla regresyon, korelasyon ve doğrulayıcı faktör analizi kullanılmıştır.Araştırmanın bilimsel alana en büyük katkısı, araştırmacıların mevcut yazının genel bir resmini görerek hangi alanların ihmaledildiğine ve hangi alanlarda çalışmalar yapılabileceğine ilişkin fikir sahibi olmalarına imkân vermesidir. Sunulan kapsamlıtaksonomik tablo ile bu araştırmanın psikolojik sermaye, bireysel performans ve birey-örgüt uyumu konusunda ileride yapılacakçalışmalar için bir rehber niteliğinde olduğu öngörülmektedir.Master Thesis Zaman Serilerinde Yapısal Kırılma Testlerinin Simülasyon Yöntemi ile Karşılaştırılması(2021) Çamalan, Özge; Omay, TolgaBir zaman serisinde örneklem boyunca eğim katsayıları, sabit terim ve trend her zaman istikrarlı değildir, politika değişimleri, krizlerden, savaşlardan kaynaklı kalıcı değişimler (yapısal kırılmalar) meydana gelebilir. Yapısal kırılmaları dikkate almadan yapılan regresyon sonuçları gerçek değerleri yansıtmayabilir. Bu çerçevede yapısal kırılmanın doğru tespit edilmesi önem taşımaktadır. Bu tez çalışmasında, zaman serileri verilerinde yapısal kırılmanın tarihini belirleyen testlerin performansları karşılaştırılmıştır. Bu kapsamda öncelikle yapısal kırılma kavramı açıklanmış, birim kök problemi ile arasındaki etkileşimden bahsedilerek hangi sorunlara yol açtığı ve yapısal kırılma tespitinde sıklıkla kullanılan yöntemler tanımlanmıştır. Daha sonra yapısal kırılma tarihini tespit eden ve sıklıkla kullanılan testlerin teorik açıklamaları verilmiştir. Bu testlerin performansı; değişen varyans, birim kök gibi problemleri içermeyen basit bir seri yaratılarak kırılmanın konumu ve kırılma katsayısı bağlamında simülasyon çalışması ile değerlendirilmiştir. Simülasyon sonuçları, yapısal kırılmanın tarihini belirleyen bazı testlerin performansının incelenen tüm durumlar için zayıf olduğunu bazı testlerin ise kırılmanın konumuna, kırılma büyüklüğüne bağlı karşı hassas olduğunu göstermiştir. Çalışmada Türkiye reel döviz kuru serisinin yapısal kırılmaları belirlenerek Kapetanios (2005) testinin iyi performans sergilediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu görgül uygulama ve simülasyon sonuçları beraber değerlendirildiğinde Kapetanios testinin gücü veri yapısına bağlı değişmemektedir.Article Psikolojik Sermayenin Bireysel Performans Üzerindeki Etkisinde Birey-örgüt Uyumunun Aracılık Rolü: Vakıf Üniversitelerindeki Öğretim Üyelerine Yönelik Bir Araştırma(2019) Özkan, Osman Seray; Omay, TolgaAmaç – Bu araştırma, psikolojik sermayenin bireysel performans üzerindeki etkisini ve birey-örgüt uyumunun bu iki değişken arasındaki aracılık rolünü tespit etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir.Yöntem – Araştırmanın örneklemini, Türkiye’deki vakıf üniversitelerinde görev yapmakta olan 433 akademik personel oluşturmuştur. Anket formu, mail yoluyla ve online anket sistemi aracılığıyla gönderilmiştir. Elde edilen veriler üzerinde frekans analizi, güvenirlik analizi, korelasyon analizi, açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi ile yapısal eşitlik modellemesi kullanılmıştır.Bulgular – Araştırma sonuçları, psikolojik sermayenin birey-örgüt uyumu ve bireysel performans ile pozitif yönde ilişkisi olduğunu göstermiştir. Ancak araştırmanın ana hipotezi olarak belirlenen, psikolojik sermaye ile bireysel performans arasındaki ilişkide birey-örgüt uyumunun aracılık rolü desteklenmemiştir.Tartışma – Bu sonuçlara göre; psikolojik sermayesi yüksek olan birey, pozitif çıktıların elde edilmesi yönünde eğilimli hale gelerek çalışma isteğini artırmakta ve bu da süreç içerisinde daha yüksek performans sergilemesine neden olmaktadır. Ayrıca psikolojik sermayesi yüksek olan bireyin çalıştığı örgütle özdeşleşmesi ve yaptığı iş ile olan uyumunun artması neticesinde, örgütün genel başarı düzeyi ve verimliliği artmaktadır. Örgütün amaçları ve değerleri ile özdeşleşen bireyin performansının artması neticesinde, kişisel ve örgütsel hedeflere ulaşma düzeyi de yükselmektedir. Bu araştırmanın, vakıf üniversitelerindeki akademisyenler hakkında yapılacak çalışmalara katkı sağlayacağı ve psikolojik sermaye, bireysel performans ile birey-örgüt uyumu düzeyleri hakkında araştırmacılara ve uygulayıcılara fikir vereceği değerlendirilmektedir.Master Thesis Testing the Efficient Market Hypothesis by Considering Structural Breaks and Conditional Heteroscedasticity: Istanbul Stock Exchange Sector Indices 2002-2019 Period(2024) Yeşilay, Zeynep; Omay, TolgaEtkin piyasa hipotezi, finansal piyasaların verimli olduğu ve varlık fiyatlarının mevcut tüm bilgileri yansıttığı öncülüne dayanmaktadır. Bu nedenle, yatırımcıların yatırım stratejilerini bilinçli şekilde oluşturmaları, riski etkili şekilde yönetmeleri için bir piyasanın etkin olup olmadığının anlaşılması önemlidir. Piyasanın etkinliğini test etmek için ise en doğru ve güvenilir modeli kullanmak elzemdir. Bu tez çalışmasında, 2002-2019 dönemini kapsayan Borsa İstanbul sektör endekslerinin verimli olup olmadığı araştırılmıştır ve bunun için en doğru yöntem aranmıştır. Bu bağlamda etkin piyasa hipotezinin gelişimi tartışılmış ve benzer araştırmalara yer verilmiştir. Etkin piyasa hipotezinin test edilmesinde yapısal kırılmaların ve GARCH etkilerinin dahil edilmesinin önemi vurgulanmıştır. Ardından geleneksel ve yenilikçi birim kök testleri seçilen veri setine uygulanmış, birim kök probleminin devam etmesi nedeniyle piyasa bu aşamada verimli bulunmuştur. Ardından model genişletilerek sırasıyla sert yapısal kırılmalar, sert ve yumuşak yapısal kırılmalar ve son olarak sert ve yumuşak yapısal kırılmalar ile GARCH etkileri dahil edilmiş ve piyasadaki etkinliğin varlığı hakkında daha kapsamlı bir anlayış sağlanmıştır. Yapısal kırılma testleri arasında en iyi performansı Çamalan, Hasdemir, Omay ve Küçüker'in (2024) yapısal kırılmalar ve GARCH etkilerinin dikkate alındığı birim kök testi sergilemiştir. Geleneksel birim kök testleri piyasa verimliliğini işaret ederken, ekonometrik model yapısal kırılmalar ve GARCH etkilerini içerecek şekilde genişletildiğinde piyasaların verimsiz olduğu görülmüştür. Ek olarak ARCH-GARCH parametrelerindeki değişimler incelenmiş ve değişimlerin birim kök testi sonuçlarına etkileri değerlendirilmiştir. Sonuçlar, bu piyasada şoklar gibi etkilerin, kısa vadeli etkilerinin oynaklık yapısını şekillendirdiğini göstermiştir. Dolayısıyla etkin piyasa hipotezinin sınanmasında yapısal kırılmaların ve GARCH etkilerinin önemi görülmüştür.

