19 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 19
Master Thesis Farklı işletmelerin ortak siber güvenlik politikalarının karşılaştırmalı araştırması(2017) Abduladheem, Maha Sameer; Mıshra, AlokSanal güvenlik, sadece tüm ölçeklerdeki işletmeler için değil aynı zamanda milli güvenlik için de temel sorunu ve üst düzey önceliği temsil eder. Günümüzde, birçok işletme, sanal çevrelerini ve bilgi ve iletişim teknolojilerini korumak için sanal güvenliğe büyük ölçüde yatırım yapmaktadır. Bu sebeple, birçok işletme, bir hasar gerçekleşmeden ve işletmenin iş alanında negatif bi etki oluşmadan önce herhangi bir saldırıya karşı savunma ve güvenlik çözümlerinden biri olarak güvenlik politikalarını uygulamaktadır. Bu çalışmada, farklı işletmelerin dikkate değer ve yaygın sanal güvenlik politikaları incelenmiş ve tartışılmıştır.Bu işletmelerin içerdiği alanlar sağlık sektörü, finans sektörü, eğitim sektörü, havacılık sektörü ve e-ticarettir. Bu çalışmanın amacı, tüm şirket ve işletmelerde güçlü ve kapsamlı sanal güvenlik kurmaktır. Bu çalışmanın sonucu, tüm işletme ve organizasyonlara kurulması gereken on adet önemli ve yaygın güvenlik politikası olduğunu göstermektedir. Bunlar; gizlilik politikası, veri koruma politikası, veri saklama politikası, bilgi güvenliği politikası, eposta güvenliği politikası, fiziksel güvenlik politikası, website güvenliği politikası, bulut güvenliği politikası, ağ güvenliği politikası ve erişim denetimi politikasıdır. Ek olarak, bu çalışmanın sonuçları, bazı sanal güvenlik politikalarının işletmeden işletmeye daha önemli ve kritik olduğunu göstermektedir. Bu güvenlik politikalarının önceliklerindeki farklılıklar, işletmelerin kontrolü altındaki bilginin türüne ve bu işletmelerin bu güvenlik politikalarına olan güvenlik ihtiyaçlarının türüne bağlıdırDoctoral Thesis Bbo-de Algoritması Kullanarak Akıllı Şehirlerde Wsn Dağıtım Optimizasyonu(2023) Abdulwahıd, Huda M.khaled; Mıshra, AlokKablosuz Sensör Ağları (WSN'ler), akıllı şehir altyapısının dağıtımında kritik bir rol oynar ve kentsel ortamların etkin izlenmesi ve yönetimi sağlar. WSN'lerin akıllı şehirlerdeki dağıtımını optimize etmek, karmaşık ve dinamik doğası nedeniyle zorlu bir görevdir. Bu tez, Biyoğeografi Tabanlı Optimizasyon ve Diferansiyel Evrim (BBO-DE) algoritmalarının birleşimiyle WSN dağıtımına yönelik yeni bir yaklaşım sunmaktadır. Bu araştırmanın amacı, BBO-DE algoritmasının akıllı şehir senaryolarında optimal WSN dağıtımını gerçekleştirmedeki etkinliğini araştırmaktır. Algoritma, biyoğeografi prensiplerinden ilham alan biyoğeografi tabanlı optimizasyon tekniğini ve diferansiyel evrimin güçlü arama yeteneklerini bir araya getirir. Sensör düğümü yerleşimi için kapsama, ağ bağlantısı, dağıtılan sensör sayısı ve algılama örtüşmesi gibi faktörleri dikkate alarak keşfi ve kullanımı dengeleyerek neredeyse optimal çözümler bulur. BBO-DE algoritmasının performansını değerlendirmek için bir dizi deney yapıldı. Temel BBO ve genetik algoritma gibi diğer bilinen optimizasyon teknikleriyle karşılaştırmalı bir analiz gerçekleştirildi. Sonuçlar, BBO-DE algoritmasının diğer optimizasyon yöntemlerine göre tüm faktörlerde daha iyi performans sergilediğini göstermektedir. Bu araştırma, BBO-DE algoritmasını tanıtarak ve değerlendirerek akıllı şehirlerde WSN dağıtımı alanına katkıda bulunur. Bulgular, algoritmanın 3D uzayda optimal WSN dağıtımını gerçekleştirmedeki etkinliğini vurgulayarak akıllı şehir uygulamalarında geliştirilmiş algılama yetenekleri ve kaynak kullanımına yol açar.Doctoral Thesis Küçük ve Orta İşletmelerde Çevik Yöntemlerin Uyarlanmasındaki Faktörler(2018) Abdalhamıd, Samıa; Mıshra, Alok; Mıshra, DeeptıSon zamanlarda çevik yöntemlerin yazılım mühendisliği endüstrisinde giderek daha popüler olmasına rağmen yazılım geliştiren kurumların çevik yöntemleri benimsemelerinin kolaylığı veya zorluğu bazı faktörlere bağlıdır. Çevik yöntemlerin benimsenme sürecini başarılı hale getirmek ve başarısızlık korkusu olmadan benimsenmelerini sağlamak için kurumlara yardımcı olmak üzere, bazı faktörler bulunmaktadır. Küçük ve orta ölçekli firmaların çevik yöntemleri benimsemesini araştıran yeterli sayıda çalışma bulunmamaktadır. Bu sebeple, biz küçük ve orta ölçekli firmaların çevik yöntemleri benimsemesini etkileyen faktörleri başarı ve başarısızlık faktörleri için prensipleri sağlamak üzere araştırdık.Bu araştırmada, küçük ve orta ölçekli yazılım firmalarında çevik yöntemlerin kullanımı araştırıldı. Titiz bir literatür araştırması sonucunda birçok model ve hipotez geliştirildi ve kapsamlı bir anket ile 7 ülkedeki 52 yazılım kurumundan toplanan verilerle değerlendirildi. Sonuç olarak önemli özelliklere öncelik vermek, sık yazılım teslimatı yapmak ve araç kullanımı gibi bazı önemli başarı faktörleri belirlendi. Başarısızlığa yol açacak en önemli başarısızlık faktörü olarak kurumun çok büyük olması belirlendi.Master Thesis Afrika'da E-devlet Kalkının Karşılaştırmalı Çalışması(2017) El-asheıbı, Nagat; Mıshra, AlokDevletler, politikalarını açıklayabilmek ve etkili olabilmek için, vatandaşlarına hiz-metlerini iyileştirmek, İnternet aracılığıyla onlara ulaşmaya çalışmak için sürekli çaba sarf ediyor. İnternet kanalı vasıtasıyla kamuya açık bilgilerin ve hizmetlerin vatandaşlara iletilmesi e-devlet olarak kabul edilir. E-devlet, vatandaşlara, işletmelere ve kurumlara hizmet etmek için bilgi teknolojisi kullanmaktadır. E-devleti etkileyen çeşitli faktörler var. Araştırmacılar, genel olarak, çeşitli Afrika ülkeleri tarafından yürürlüğe konulan e-devlet çalışmalarını inceledi. Bu çalışmanın amacı, hükümetlerin uygulanması için katkıda bulunan yenilikçi modeller geliştiren kıtada az sayıda girişimi belgeleyerek E-Devlet'in Afrika'daki olanaklarını keşfetmektir. Tezin amacını gerçekleştirmek için, Afrika'daki eski hükümet ve evrim çalışmalarını, farklı Afrika ülkelerinde e-devletin evrimi üzerine tartışmalarla sunuyoruz (Libya, Mısır, Botsvana, Sudan, Güney Afrika, Nijerya, Gambiya, Gana, Uganda, Kenya ve Mauritius).Master Thesis Pca ve Optimize Edilmiş Lstm'ye Dayalı Yeni Yazılım Kusur Tahmin Yöntemi(2021) Al-obaıdı, Anmar Sadeq Jasım; Mıshra, Alok; Yazıcı, AliBu çalışmada, PCA tabanlı LSTM uygulayarak yazılım hatası tahmini için yeni bir yaklaşım sunulmuştur. Bu çalışma, PCA tarafından gerçekleştirilen özellik seçimi ve LSTM tarafından yürütülen sınıflandırma bölümünden oluşmaktadır. PCA'Nin öznitelik seçimi olarak uygulanmasının amacı, etkilenmeyen öznitelikleri kaldırarak hesaplama süresini azaltmak için girdi özniteliklerinin boyutunu küçültmektir. Ardından, PCA'Nin çıkışı, giriş yazılımı kusur özelliklerini iki sınıfa (kusurlu ve normal) sınıflandıran zaman serisi sınıflandırıcısı olan LSTM'ye bağlanır. En iyi doğruluğu elde etmek için LSTM'nin ağırlığını ve tabanını güncelleyerek LSTM'nin performansını optimize etmek için uygulanan PSO. Elde edilen sonuçlar bu alanda sunulan yaygın çalışmalarla karşılaştırılmıştır.Doctoral Thesis Yazılım Geliştirme Organizasyonlarında Devops Uyumluluğu Üzerine Bir İnceleme: Kalite, Verimlilik ve Güvenlik Perspektifi(2023) Otaıwı, Zıadoon Abdullah; Yazıcı, Ali; Yazıcı, Ali; Yazıcı, Ali; Mıshra, Alok; Software Engineering; Software EngineeringGünümüzde birçok yazılım kuruluşu, yüksek kaliteli, güvenilir yazılımları hızla geliştirmek ve sunmak için birbiriyle rekabet etmekte. Son zamanlarda birçok yazılım firması, bir Geliştirme (Dev) ve Operasyon (Ops) metodolojisi olarak, DevOps'u tercih etmeye ve bu metodolojiyi sistem geliştirme yöntemi olarak projelerine uyarlamaya başlamışlardır. Bununla birlikte, güvenilir ve konuşlandırılabilir uygulamalar tasarlamak için yeni araçlar, teknolojiler, yöntemler, kültür ve deneyimli çalışma ekipleri gerektirdiğinden, yazılım endüstrisinin DevOps adaptasyonunda bir takım zorluklarla karşılaştığı bilnmektedir. DevOps'u çevreleyen mevcut akademik araştırmaların çoğu, bu yeni metodolojiye nasıl uyum sağlanacağına ve kuruluştaki performansın nasıl iyileştirileceğine ilişkin yanıtlar aramaktadır. Bunun içinde, hız, kalite ve üretkenlik konularına odaklanılması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu çalışma, kuruluşlarda DevOps metodolojisinin uygulanmasında kalite, üretkenlik ve güvenlik konularıyla ilgili araştırma boşluklarını doldurmak için ampirik bir çalışma yürütmeyi amaçlamaktadır. Bu nicel çalışma sonucunda, CALMS (Kültür, Otomasyon, Yalın, Ölçüm ve Paylaşım) çerçevesine göre DevOps benimsendiğinde yazılım kalitesinin, üretkenliğin ve güvenliğin arttığını gözlemlenmiştir. Ancak, toplanan nicel verilere göre, DevOps benimsendiğinde güvenlik üzerinde bazı zorluklar ve olumsuz etkilerin söz konusu olduğu da belirlenmiştir. Bu çalışmada ayrıca, kuruluşlarda DevOps'un adaptasyonunu kolaylaştırmak için en iyi uygulamaları ve önerileri kullanarak geliştirilen bir model önerisi yapılmıştır.Master Thesis Yalın Yazılım Gelıstırme Surecı Uzerıne Gozlemler(2017) Faraj, Llahm Omar; Mıshra, Alok; Yazıcı, AliBu tezde yalin yazılım geliştirme yöntemi (LSD) detaylı olarak anlatılmış ve sıska yazılım geliştirmenin evrimi için gözlemler yapılmıştır. Bununla ilgili olarak deneysel çalışan yazarların fazlar halinde verdiği yöntem anlatılmıştır. LSD güçlü çevik yazılım geliştirme (ASD) yaklaşımından sadece biri olup hedefi müşteri değerini artırmak ve bütçe limitleri dahilinde hızlı teslimi sağlamaktır. LSD, işletmeye, LPleri gereksinimlerine göre kullanıldıklarında, iş alanlarını geliştirmede yardımcı olduğu belirlenmiştir.Doctoral Thesis Bulut Hesaplama Yapısı ile Çevik Yazılım Bakımı ve Geliştirmesi(2023) Almashhadanı, Mohammed; Yazıcı, Ali; Mıshra, AlokÇevik yöntemler şelale, prototipleme, spiral ve diğer geleneksel yazılım metodolojilerinin karşılaştığı sorunları önlemek amacı ile ortaya atılmıştır. Yapılan birçok akademik çalışmada çevik yöntemlerin yazılım geliştirmedeki yararlarını gösteren farklı özellikleri ve yönleri işlenmiştir. Bununla birlikte, birçok çalışmada bulut ortamında da çevik yaklaşımın yararlı olacğını gösteren yeni yapılar önerilmektedir. Mevcut çalışmalar bulutta çevik adaptif geliştirme üzerine yoğunlaşırken, bakım sürecinin çevik yaşam döngüsüne kapsamlı olarak katılmadığı görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, bulut ortamında çevik yazılım bakımı ve geliştirmesi için bakım süreçlerinde kullanılmak üzere yeni bir Bulut Hesaplama Yapısı (ASMDCC) önermektir. Bu yapı üzerinde yapılan vaka çalışması bulguları, çevik yaklaşımla bulut kombinasyonunun geleneksel yazılım bakımında karşılaşılan başlıca sorunları çözebileceğini ve bu yaklaşımın küresel/dağıtılmış yazılım bakımındaki rolünü önemli kıldığını ortaya koymuştur. Ayrıca, Bulut Bilişim hizmetlerinin yazılım bakımını çözmede hayati bir rol oynadığı gösterilmiştir. Son olarak, sonuçlar, önerilen yapının kullanılmasının, yönetim, altyapı, işbirliği ve şeffaflık ile ilgili geleneksel ortama kıyasla bakım ekibinin karşılaştığı zorlukları iyileştirdiğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Yazılım Bakımı, Çevik Yöntemler, Bulut Bilişim, Küresel ÇevreMaster Thesis Apache Spark Dağıtık Hesaplama Çerçevesi Kullanan Bir Hibrit Ağ İzinsiz Giriş Tespit Sistemi(2020) Alabduljabar, Ahmed Abdulmajed Ismael; Mıshra, AlokÇevrimiçi dijital hizmetlerin hızla artan kullanımı, bu hizmetleri sağlayan bilgisayar ağlarının, verilere herhangi bir yetkisiz erişime veya hizmetlerin kötüye kullanılmasına karşı korunmasına önemli ölçüde dikkat çekmiştir. Yetkisiz bir erişim, amaçlanan hizmetleri sağlamak için gerekli olan, ağdaki sunucularda depolanan hassas bilgileri tehlikeye atabilir. Hizmetlerin ek olarak kötüye kullanılması, sunucuya aşırı yüklenilmesi gibi bu hizmetleri istismar eden saldırı tekniklerini kullanarak kullanıcılara sağlanan hizmetlerin kalitesini düşürmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, son saldırı teknikleri, trafiği yasal kullanıcılardan başlatılan trafiğe benzer görünecek şekilde gizlemekte böylece statik kurallara dayanan geleneksel koruma teknikleri artık kullanılmaz hale gelmiştir. Alternatif olarak, makine öğrenimi tekniklerinin girdiler ve türleri arasındaki ilişkileri tanımlayan karmaşık kalıpları tanıma becerisine göre, Makine Öğrenimi (ML) teknikleri yasal trafiği saldırıdan ayırmak için bir çözüm olarak ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte, bir girdiyi sınıflandırmak için gereken nispeten karmaşık hesaplamalara göre, her bir paketi işlemek için gereken süreyi azaltmak amacıyla dağıtık hesaplama kullanılmaktadır, böylelikle, İzinsiz Giriş Tespit Sistemleri (İGTS) tarafından uygulanan gecikmeyi azaltmak için hızlı kararlar alınmaktadır. Spark dağıtık hesaplama çerçevesi, farklı uygulamalarda kullanılan ve modern İGTS'lerin çalışma süresini azaltabilen en yeni çerçevedir. Bu nedenle, uygun işlem süresini korurken tahminlerin kalitesini artırmak için daha karmaşık yöntemler kullanılabilmektedir. Spark dağıtık hesaplama çerçevesine dayanılarak bu çalışmada hibrit bir İGTS önerilmiştir. Önerilen sistem bir tanesi ikili ve diğeri çok sınıflı sınıflandırıcı olmak üzere iki tür sınıflandırıcı kullanmaktadır. İkili sınıflandırıcı, paketin normal mi yoksa saldırı trafiğinden mi olduğunu öngörürken, çok sınıflı sınıflandırıcı saldırının türünü öngörmektedir. Daha önceki yöntemler, yalnızca ikili sınıflandırıcı tarafından saldırı trafiğinden geldiği öngörülen paketler için saldırının türünü tahmin etmeyi düşünmektedirler. Alternatif olarak, bu çalışmada önerilen sistem, girdi paketini her iki sınıflandırıcı tarafından işlemek için Spark çerçevesinde paralel işlemeyi kullanmaktadır. Buna göre, normal sınıf da çok sınıflı tahminlere dahil edilmektedir ve bu tahminler, ağa paket erişimine izin verilip verilmeyeceği konusunda uygun kararın alınmasında ikili sınıflandırıcının yanında dikkate alınmaktadır. Sınıflandırıcılardan herhangi birinin yasal bir kullanıcının normal trafiğinden geldiğini öngörmesi durumunda, bir paketin ağa erişimine izin verilmektedir. Üç tür sınıflandırıcı, UNSW-NB15 veri kümesiyle ikili ve çok sınıflı sınıflandırma kullanılarak değerlendirilmektedir. Değerlendirme sonuçları, İleri Beslemeli Sinir Ağının (İBSA) yüksek kaliteli tahminlerle en hızlı performansa sahip olduğunu ve bu nedenle ikili sınıflandırma aşaması için uygun hale olduğunu göstermektedir. Bunun yanı sıra, Rastgele Orman (RO) sınıflandırıcısı, daha kaliteli tahminler göstermiş ancak hem ikili hem de çok sınıflı görevlerde daha fazla işleme süresi gerektirmiştir. Bu nedenle, bu sınıflandırıcı çok sınıflı sınıflandırma için seçilmiştir. Buna göre, normal bir paketin İBSA sınıflandırıcısı tarafından saldırı olarak yanlış sınıflandırılmasına rağmen, RO sınıflandırıcısı tarafından normal olduğu öngörülürse, paketin ağa yine de erişmesine izin verilebilir. Böylelikle, önerilen yöntem, %0,04'lük önemli ölçüde düşük Yanlış Reddetme Oranı (YRO) ve %0,26 Yanlış Kabul Oranı (YKO) ile %99,12 genel doğruluk elde edebilmiştir. YRO 'daki bu tür bir azalma, yasal kullanıcıların ağa erişimi daha az reddedildiğinden, ağın Hizmet Kalitesini (HK) önemli ölçüde artırabilmektedir. Yasal bir kullanıcıdan gelen bir paket, İBSA 'nın işleme zamanı olan 0.006μS'de kabul edilmekte ve İBSA tarafından yanlış sınıflandırılıp ancak RO sınıflandırıcı tarafından normal olduğu tespit edilen pakete 1.616μS içinde ağa erişim izni verilmektedir. Bu nedenle, paketin ağa erişimini reddeden önceki yöntemlerin aksine, önerilen yöntem pakete yalnızca hafif bir gecikme uygulamakta ancak yine de ağa erişimini sağlamaktadır.Master Thesis İşletme Kaynak Planlamasına Yönelik Lojistik Sistemi Geçişi: Bir Vaka Çalışması(2020) Al-ansarı, Saeeda Fayrouz D A; Mıshra, AlokBugün, rekabet avantajı elde etmek için organizasyonun tedarik zincirini etkin bir şekilde yönetmesi ve faaliyetlerin lojistik hizmetler konusunda bir ürüne sahip olması gerekir. Aksi takdirde, bu sürecin geleneksel yolu her şeyi kapsamama konusunda bir soruna neden olur ve yıllık olarak eksik faturaların düzenlenmesi ve kaydedilmemesi riskini arttırır. Geleneksel yöntemle, şirketler verilyi Excel sayfasını kullanarak kaydedilir ve eski hesaplama yöntemleriyle elle manuel olarak saymaya devam eder, ancak farklı şirketlerden büyük bir teklife sahip çok sayıda veri vardır ve her öğede her üründe bir sayı vardır. Görevliler verileri Excel programını kullanarak sayımda hata yapmaları riski çok yüksektir. Eski bilgisayarla ilgili başka bir risk, bilgiyi çıkarmak için uzun bir sürece sahip olabilir, ayrıca normalde eski makine zarar görebilir veya farklı nedenlerden dolayı çökebilir, örneğin sabit diskteki makineyi çökerten virüsler ve sonra tüm veriler kaybolabilir. Ayrıca, yalnızca bir memur sorumludur, böylece memur hastalanırsa tüm alımlar ve envanter riski geciktirilebilir. Etkin bir şekilde faaliyet göstermek ve organizasyon rekabetçiliği için değer zincirini sağlamak için lojistik hizmet bilgi sistemi ile tedarik zincirini en iyi şekilde çalıştırmak gerekir. Tedarik zinciri yönetiminin iki amacı vardır, öncelikle ürün, kuruluşun birden fazla departmanı için son kullanıcılara ulaşır, ikincisi de ürünü nihai müşteriye ulaştırmak, çünkü ürünün koordinasyonla yönetiminde ve günlük malzeme yönetiminin izlenmesinde birçok fayda sağlar. Departmanları en iyi stratejik bilgi sisteminde geliştirmek ve ilgili tüm risklerden kaçınmak için envanter kontrol sistemi için belirli bir sisteme sahip olmak gerekir. Dolayısıyla, bu tezin temel amacı, mevcut sistemin Kurumsal Kaynak Planlama Sistemlerine (ERP) geçişini göstermektir. Ayrıca, birçok kurumsal kısıtlamayı göz önünde bulundurarak yazılımı geliştirmek ve en iyi sisteme doğru arama yapmak için başlangıç planını açıklar. Bu ayrıca, yeni sistem planlamaya yönelik yönetim çabalarının bir parçası olarak iç süreçlerde yönetim modelleri ile örgütsel inovasyon arasındaki ilişkiyi ölçmek için anket sonuçlarını da içermektedir.
