Search Results

Now showing 1 - 10 of 27
  • Master Thesis
    Bilgi ve İletişim Teknolojileri ile Ters Tedarik Zinciri Yönetimi Geliştirilmesi
    (2015) Germiyanoğlu, Sercan Noyan; Koyuncu, Murat
    A SCM system having RSCM capabilities is modeled giving special focus on the usage of ICT. Three different RSCM processes (Customer Return, Out-of-product Return and Repair and Non-Repair Situation Return) are modeled separately using sequence diagram of UML and ICT usage is analyzed in each one to improve the process. These modeled processes are compared with the RSCM model of a company to determine its applicability in real life. The aim of the study is to show how the RSCM processes can be improved by efficient usage of ICT. Companies that can achieve this can gain competitive advantages over their competitors. This study is important to alleviate the lack of studies in this field and may help to companies having intension to improve their RSCM.
  • Master Thesis
    Akıllı Telefon Kullanıcılarının Güvenlik Farkındalığı: Belirtimsel Bir Çalışma
    (2025) Moussa, Salah Abdarazak; Koyuncu, Murat
    Bu tez, mobil cihazların günlük hayatta vazgeçilmez hale geldiği bir çağda akıllı telefon güvenliği farkındalığının kritik sorununu incelemektedir. Akıllı telefonlarda depolanan kapsamlı miktarda kişisel veriyle, bu cihazlar yalnızca kolaylık sağlayan araçlar değil, aynı zamanda siber saldırılar için potansiyel hedeflerdir. Her yerde bulunmaları, hassas uygulamalar ve bilgilerle birleştiğinde, onları bilgisayar korsanlığından fiziksel kayba kadar çeşitli tehditlere karşı savunmasız hale getirir. Sonuç olarak, akıllı telefonların güvenliğini sağlamak giderek daha hayati hale gelmiştir. Kullanıcılar, kimlik avı ve kötü amaçlı uygulamalar gibi dijital tehditler konusunda farkındalıklarını artırmalı ve güçlü kilit ekranı ayarları ve güvenli yedekleme rutinleri gibi önlemler benimsemelidir. Bu çalışma, akıllı telefon kullanıcılarının güvenlik farkındalık düzeylerini, yaygın riskleri anlamalarına, koruyucu önlemleri benimsemelerine ve siber saldırılara karşı algılanan duyarlılıklarına odaklanarak bir anket yöntemi aracılığıyla değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çoğunlukla 18-30 yaş aralığındaki 145 katılımcıdan oluşan çeşitli bir örneklem, güvenlik davranışları hakkında içgörüler sağlamıştır. Bulgular, kullanıcıların cihazlarını kilitlemek gibi temel önlemleri sıklıkla kullanırken, düzenli veri yedeklemeleri, şifreleme ve kimlik avı girişimlerine karşı dikkatli olma gibi daha gelişmiş uygulamaların sıklıkla göz ardı edildiğini göstermektedir. Ayrıca, çalışma, çevrimiçi hesapları ve kişisel verileri korumak gibi yumuşak güvenlik önlemlerine kıyasla yetkisiz cihaz erişimini engelleme gibi fiziksel güvenliğe güçlü bir vurgu yapıldığını ortaya koymaktadır. Bu araştırma, akıllı telefon güvenliği uygulamalarındaki önemli boşluklara ışık tutmakta ve bu eksiklikleri gidermede kullanıcı eğitiminin önemini vurgulamaktadır. Eyleme dönüştürülebilir içgörüler ve pratik öneriler sunarak, çalışma daha geniş siber güvenlik alanına katkıda bulunmakta ve akıllı telefon güvenliğini artırmak için daha etkili farkındalık kampanyaları ve araçlarının geliştirilmesini desteklemektedir.
  • Master Thesis
    Çoklu erişim noktası bulunan ortamlarda bant genişliği kullanımını artırmaya yönelik bir öneri
    (2009) Gerçek, Mehmet Kazım; Koyuncu, Murat
    Kesintisiz Internet erişimine duyulan talep doğrultusunda kablosuz iletişimin popülaritesi de artmaktadır. Ancak, kablosuz iletişimin klasik kablolu iletişime göre bazı sorunları olduğu bilinmektedir. Geniş uygulama alanı bulunan kablosuz yerel alan ağı uygulamalarında, mevut erişim noktaları arasında yük dağılımı konusu özel bir önem arz etmektedir. Kablosuz bilgisayarların, klasik yaklaşım olan alınan sinyal gücü endeksi (RSSI) ve gürültü oranını (SNR) dikkate alarak erişim noktalarına bağlandığı durumlarda yük dağılımının sağlanması mümkün olmamaktadır. Geçmişte, merkezi bir sunucu üzerinden, belirli bir model kablosuz erişim noktası kullanarak veya protokol değişiklikleri ile yük dağılımı dengeleme çözümleri önerilmiş, ancak genel kabul görmüş bir çözüme ulaşılamamıştır.Bu çalışmada, merkezi bir sunucu istemeyen ve mevcut altyapıda hiçbir değişiklik gerektirmeyen bir çözüm önerisinde bulunulmuştur. Önerilen model, tüm kablosuz bilgisayarlar üzerinde bağımsız olarak çalışan bir uygulamanın dinamik olarak en az yüklü erişim noktasını tespit ederek ona bağlanmasını ve böylece yük dağılımını ve sonrasında toplam bant genişliği kullanımını artırmayı hedeflemektedir.
  • Master Thesis
    Türk Sosyal Medyası için Duygu Analizi: Twitter Üzerinden Bir Durum Çalışması
    (2016) Yurtalan, Gökhan; Koyuncu, Murat; Turhan, Çiğdem
    Duygu Analizi bir yazarın ya da konuşmacının karşısındaki kişiye vermek istediği duyguyu pozitif, negatif ya da nötr cinsinden çözümlemeye çalışır. Çözümlenmeye çalışılan duygu, yazarın ya da konuşmacının yazılı metnini otomatik olarak sınıflandırdıktan sonra oluşur. İnternet ile birlikte sosyal medya sitelerinin aktif bir şekilde kullanılması sonucu, kişiler bir markaya, bir kişiye, bir siyasi partiye, bir ülkeye vb. karşı olan düşüncelerini kolayca ifade edebiliyor duruma gelmiştir. Böylece, yazarlar, sanatçılar, ürün sahipleri, parti yöneticileri sosyal medyada kendileri yada ürünleri hakkında neler konuşuluyor kolayca öğrenebilme fırsatı yakalamışlardır. Dolayısıyla, bu kadar aktif kullanılan ve günlük büyük miktarda veri oluşan bir platformda verilerin elle işlenmesi imkânsıza yakın bir hale gelmiştir ve duygu sınıflandırmasının önemi artmıştır. Son yıllarda İngilizce üzerinde yapılmış birçok başarılı çalışma vardır. Bu çalışmalarda, İngilizcenin gramer yapısına göre çıkarılmış duygu kutbunu belirleyen birçok kelime ve söz dizimi mevcuttur. Aynı şekilde, bu çalışmaların performansını test etmek için veri kümeleri de mevcuttur. Ancak, yapmış olduğumuz araştırma Türkçe üzerine yapılan çalışmaların İngilizce üzerine yapılan çalışmalara göre düşük bir performansa sahip olduğunu göstermektedir. Bunun sebebi Türkçe'den İngilizce'ye çevirilen veri kümeleri ve Türkçe gramer yapısının göz ardı edilmesi olabilir. Biz bu çalışmada, bir takım ek çalışmalar sonucu ortaya çıkardığımız Türkçe duygu kutbu kelimelerini kullanarak ve Türk dil bilimci ile çalışarak gramer yapısına uygun yeni bir yöntem geliştirdik. Twitter API ile anlık topladığımız veriyi bu yöntem ile analiz ediyoruz.
  • Master Thesis
    Kullanıcı Odaklı Yaklaşımlarla Mobil Güvenliğin Değerlendirilmesi ve Geliştirilmesi
    (2025) Alburkı, Hussaın Taha Hussaın; Koyuncu, Murat
    Mobil uygulamalar günümüzde bireylerin finansal, tıbbi ve kişisel etkileşimlerinin giderek artan bir kısmını yönetmektedir. Ancak güvenlik araştırmaları hâlâ büyük ölçüde kod düzeyindeki açıklar üzerine yoğunlaşmakta ve sıradan kullanıcıların bu koruma mekanizmalarıyla nasıl etkileşime geçtiğini göz ardı etmektedir. Bu boşluğu kapatmak amacıyla, OWASP Mobile Top 10, MITRE ATT&CK ve güncel akademik literatürde tanımlanan teknik tehditleri sade bir dille sekiz uygulanabilir adıma dönüştüren bir kontrol listesi geliştirilmiştir. Bu adımlar; aşırı izin verme, güvensiz ağ kullanımı ve zayıf kimlik doğrulama gibi temel güvenlik açıklarını hedef alır ve teknik olmayan terimlerle ifade edilerek geniş bir kullanıcı kitlesi için erişilebilir hale getirilmiştir. Çalışma üç aşamalı bir yöntem izlemiştir: zafiyet analizi yoluyla kontrol listesi geliştirme, kullanıcı davranışlarını ve liste kullanımını değerlendiren bir anket uygulaması ve katılımcı geri bildirimlerine dayalı rehber ilke oluşturma. Geliştirilen kontrol listesi, yaş, platform ve siber güvenlik deneyimi bakımından çeşitlilik gösteren 42 Android ve iOS kullanıcısıyla test edilmiştir. Katılımcıların %83'ü kontrol listesindeki adımların çoğunu tamamlamış, %70'ten fazlası ise mobil riskler konusunda farkındalıklarının arttığını bildirmiştir. Bu bulgulara dayanarak teknik standartlarla kullanıcı pratiği arasındaki boşluğu doldurmayı amaçlayan on ilke geliştirilmiştir. Her ilke, belirli kullanıcı eylemlerini bilinen zafiyetlerle eşleştirmekte ve OWASP ile MITRE gibi güvenlik çerçeveleriyle uyum göstermektedir. Sonuçlar, teknik temelli davranışsal içgörülerle geliştirilen kullanıcı odaklı araçların farkındalığı artırma ve daha güvenli alışkanlıklar kazandırma potansiyeline sahip olduğunu vurgulamaktadır.
  • Master Thesis
    Vanet Protokollerinin Performans Karşılaştırması
    (2017) Alqrgholeı, Safa Abdulrıdha Abduljaleel; Koyuncu, Murat
    Dizüstü bilgisayarlar ve cep telefonları gibi kablosuz teknolojilere sahip cihazların kullanımı çok yaygındır. Bu cihazlar, ad hoc ağları gibi kablosuz ağların kullanımını etkilemektedir. Mobil ad hoc ağları (MANET) merkezi bir kontrol veya altyapı olmaksızın kablosuz bağlantılar vasıtasıyla birbirine bağlı olan bir cihaz grubudur. Bu ağın düğümleri (cihazları) konumlarını değiştirir ve aynı zamanda düğüm sayısı da zaman içinde değişebilir. Bu nedenle, bu ağın topoloji türü dinamik olarak bilinir. Dinamik bir topolojideki düğümler, yönlendirme protokolleri kullanarak birbirleriyle iletişim kurar. Yönlendirme protokolleri, düğümler arasında bir yol bulmaktan sorumludur. Bu protokollerin, ad hoc ağların toplam performansı için önemli bir rolü vardır. Ad hoc ağların yönlendirme protokolleri proaktif, reaktif ve hibrid yönlendirme protokolleri olarak sınıflandırılır. Ağ tasarımcıları ve araştırmacılar tarafından, ileti teslimi amacıyla iki ağ arasındaki en kısa ve verimli rota belirleme yöntemini kullanarak ad-hoc ağların performansını artırmak için farklı yönlendirme protokolleri önerilmiştir. Yönlendirme protokollerinin performansını değerlendirmek ve karşılaştırmak için, bir takım performans ölçümleri kullanılır. Bu yöntemlerin her biri kendi özelliklerine sahiptir ve belirli bir uygulama türü için uygundur. Bu çalışmada, beş iyi bilinen ad hoc yönlendirme protokolü (OLSR, AODV, TORA, DSR ve GRP), FTP (düşük, yüksek) ve HTTP (hafif, ağır) uygulaması kullanılarak analiz edilmiş ve karşılaştırılmıştır. Yönlendirme protokolleri aşağıdaki metriklere göre analiz edilmektedir: düğüm sayısı ve hareket hızı. Sözü edilen protokoller arasında karşılaştırma yapılması için, uçtan uca gecikme ve verim, ölçülmekte ve kullanılmaktadır. Ad hoc ağları modellemek ve simüle etmek için OPNET simülatörü sürüm 14.5 kullanılmıştır. Deneysel simülasyonların sonuçları, OLSR'nin diğer protokollerden daha iyi performans verdigini göstermektedir. OLSR protokolü ile, bir paketi bir kaynaktan hedefe aktarmak için gereken zaman, AODV, TORA, DSR ve GRP tarafından geçen zamandan daha azdır. AODV, düşük yoğunluklu ağlarda ve bazı düşük mobilite hızında OLSR'den daha iyi sonuş vermektedir. Birkaç düğüm iletişim kurduğunda AODV yine daha iyidir. Öte yandan, düğüm sayısı arttıkça tüm hareket hızlarında, OLSR'nin normalleştirilmiş yönlendirme yükü AODV ile karşılaştırıldığında yükselmektedir.
  • Doctoral Thesis
    Mikroservislerin Optimal Boyutunu Hesaplama
    (2020) Vural, Hülya; Koyuncu, Murat
    Günümüzde bulut bilişim giderek standart ortam olmaya başlamıştır. Yekpare yazılım yapıları artık bulut isterlerine cevap verememektedir. Sonuç olarak, bağlığı az ve çevikliği yüksek yazılım geliştirmeye olanak sağlayan Mikroservis Mimari öne çıkmıştır. Mikroservis Mimari geleneksel servis mimarilerine göre daha küçük servislerin kullanımını önerir. Mikroservis Mimarinin tanımlandığı günden bugüne servislerin olması gereken boyut tartışması devam etmektedir. Bu tezde hangi ölçütlerin en elverişli servis büyüklüğünü bulmada yardımcı olduğu araştılmıştır. Bu tez kapsamında Alan Güdümlü Tasarım kullanmış iki örnek belirlenerek her bir örneğin daha küçük servisli ve daha büyük servisli opsiyonları üretilmiştir. Sonuçta büyük servisli opsiyon, orijinal opsiyon ve küçük servisli opsiyonlar karşılaştırılmıştır. Karşılaştırmada götürgen bağlılık, getirgen bağlılık, kararsızlık, ilişkisel tutarlılık ve COSMIC fonksiyon noktaları ölçümlenmiştir. Sonuçlar götürgen bağlılık, getirgen bağlılık ve ilişkisel tutarlılık ölçümlemenin etken boyutu bulmaya daha uygun olduğunu göstermiştir. Sonuç değerlere bakarak Bölge Tabanlı Tasarımın etken boyuta ulaştırdığı gözlemlenmiştir.
  • Master Thesis
    Kayıp Verilerin Tamamlanması için Bir Hibrit Model
    (2019) Al-brge, Basma; Koyuncu, Murat
    Eksik veriler neredeyse tüm ciddi istatistiksel analizlerde ortaya çıkmaktadır. İstatistiksel analizler, eksik verileri işlemek için, rastgele değerlendirme yaklaşımı gibi genellikle makul sonuçlar verebilecek bazı basit yaklaşımlar da dahil olmak üzere çeşitli yöntemlere sahiptir. Eksik veri değerlendirme süreci, doğru tamamlamalar yapabilmek için modellenmelidir. Veri setlerini ampirik uygulamalarda kullanmak bazı görevleri gerçekleştirmek için çok yaygındır, ancak veri setlerindeki eksik değerler veri setlerinden çıkarılmalı ya da veri madenciliğinin ön işleme aşamasında tahmin edilmelidir. Bu tezde, veri algılamasını iyileştirmek ve orijinal eksik değerlerle yüksek korelasyonlu veri üretmek için K-En Yakın Komşu (KNN) ile Tekil Değer Ayrıştırma (SVD) algoritmasını birleştiren bir karma yaklaşım kullanılmaktadır. Önerilen hibrit yöntemin test sonuçları, farklı kayıp değerlerin oranı için çeşitli alternatif yöntemlerin sonuçlarıyla karşılaştırılmış ve önerilen yöntemin performansı diğerlerinden daha iyi çıkmıştır. Ayrıca sonuçlar, önerilen modelin performansı hakkında bir fikir vermesi amacıyla literatürdeki raporlanan diğer sonuçlarla da karşılaştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Hibrit yaklaşım, Kayıp değerler, K-en yakın komşu, Tekil Değer Ayrışımı.
  • Master Thesis
    Yüz ve İnsan Tanıma Algoritmaları ile Sayısal Resimlerde İnsan Sayımı
    (2016) Husaın, Samar Ittahır M.a; Koyuncu, Murat
    Sabit görüntülerdeki veya video karelerindeki insanların sayımı, görüntü işleme alanında zorlu bir aktif araştırma sahasıdır. Bu alan, güvenlik, yönetim, eğitim ve ticaret açısından birçok uygulamada önemli bir rol üstlenmektedir. Bu tezde, dijital görüntülerde bulunan insanların sayımı üzerinde çalışılmıştır. İnsanlar görüntülerde farklı şekillerde görünebilmektedirler ve bu durum farklı tekniklerin beraber kullanılmasını gerektirmektedir. Bu bakımdan, bir görüntüdeki insan sayısını tahmin etmek için, yüz tanıma metodu ve insan tanıma metodu olmak üzere, iki tekniği kullanıyoruz. Önerilen bu metot, düşük maliyetle ve basit donanım kullanarak, girilen bir görüntüdeki insan sayısını tahmin ederken performansı artırmak için, yüz tanıma ve insan tanıma metotlarının çıktılarını bir araya getirmektedir. Biz, girilen görüntülerdeki insan sayısını tahmin eden en iyi kombinasyonu belirlemek için, üç yüz tanıma algoritmasını (Skin Color, Viola Jones LBP and Viola Jones CART) ve HOG özelliği ile SVM sınıflandırıcısına dayalı bir insan tanıma metodunu (tüm vücut) test ediyoruz. Önerilen sistemi test etmek ve en iyi kombinasyonu belirlemek için içinde iki farklı veri kümesinden (Groups of Images of People ile INRIA Person) 1,202 insanı barındıran 240 test görüntüsünü kullanıyoruz. Viola Jones CART ile HOG özelliği ile SVM sınıflandırıcısına dayalı insan tanıma metodunu kombine ederek %91'lik en iyi Recall'u ve %93.97'lik en iyi Precision'ı elde ettik, oysa, yüz tanıma metodu ve insan tanıma metodu (tüm vücut) ayrı ayrı uygulayarak, %70.38'lik en iyi Recall'u ve %92.76'lik en iyi Precision'ı Viola Jones CART yöntemi ile elde ettik.
  • Master Thesis
    Kan Test Verilerini Kullanarak Makine Öğrenme Algoritmaları ile Covid-19 Tahmini
    (2023) Habashı, Soheıla Abbası; Koyuncu, Murat
    Tehlikeli COVID-19 hastalığı, çok sayıda insanın hayatına doğrudan zarar verdi. RT-PCR testi, X-Ray ve bilgisayarlı tomografi (BT) ile COVID-19 tespiti, uzun geri dönüş süreleri, yanlış negatif oranları (%15-20), pahalı ekipman ve kalifiye personel gibi bazı dezavantajlara sahiptir. Hastalık bulaşma oranı çok yüksek olduğundan, özellikle yoksun bölgelerde enfeksiyon riskini azaltan COVID-19 hastalarını belirlemek için kan testi gibi daha hızlı, kesin ve uygun maliyetli bir yol gereklidir. Çalışmanın amacı, COVID-19 pozitifini ekonomik ve hızlı bir şekilde belirlemek için makine öğrenimi ve kan testleri kullanarak klinisyenlere yardımcı olabililecek doğru ve kesin bir yaklaşım sunmaktır. Ayrıca bu çalışma ileride başka hastalıkların teşhisinde de yardımcı olabilir. Kan testi veri seti, 5644 örnek içeren Sao Paulo Brezilya'daki İsrailli Albert Einstein Hastanesi'nden alınmıştır. COVID-19 tahmin yöntemi, sekiz farklı makine öğrenimi modelinin dayanmaktadır. Bu çalışmada üç strateji oluşturulmuştur. İlk olarak, geliştirilen modeller herhangi bir öznitelik seçme algoritması kullanılmadan eğitilmiştir. İkinci olarak, aynı modeller Gri Kurt Optimizasyonu (GWO) özellik seçimi kullanılarak test edilmiştir. Üçüncüsünde ise özellik seçimi için GWO yerine Pearson Korelasyonu kullanılmıştır. Model performanslarını değerlendirmek için doğruluk, duyarlılık, özgüllük ve AUC kullanıldı. Sırasıyla %98,82, %97,83 ve %100 doğruluk, duyarlık ve özgüllük ile SVM en iyi sonuçları gösterdi. Bu çalışmanın katkısı olan GWO öznitelik seçimini kullanan algoritmaların performans metrikleri önemli bir iyileşme göstermiştir.