Search Results

Now showing 1 - 10 of 26
  • Master Thesis
    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyet (kktc)'nin Meşruluğu Bağlamında Mülkiyet Sorunu
    (2011) Çağlar, Halime Nazlı; Keser, Ulvi
    Bu çalışma önce İngiltere tarafından haksız ve tek taraflı olarak ilhak edilen daha sonra güç odakları tarafından uluslararası sorun haline getirilen, devreye önce Birleşmiş Milletler (BM), en son olarak da Avrupa Birliği (AB) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)'nin girmesi sonrasında çok yönlü bir sorun olan KKTC'nin meşruluğu ve tanınması bağlamında, 1974 Barış Harekâtı sonrasında her iki toplumun geride bıraktıkları taşınmaz mallarla ilgili olarak özellikle AİHM tarafından alınan bazı kararları irdelemek amacıyla kaleme alınmıştır.
  • Master Thesis
    İnşacılık Kuramı Bağlamında Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Filistin Sorununa Yaklaşımı: 2002-2012
    (2014) Çakmakci, Çağatay; Keser, Ulvi
    'İnşacılık Kuramı Bağlamında Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Filistin Sorununa Yaklaşımı: 2002-2012' başlıklı bu tez çalışması, 2002 yılından bu yana iktidar olan Adalet ve Kalkınma Partisi'nin dış politika yaklaşımını Filistin sorunu örneğinde incelemek amacıyla oluşturulmuştur. Soğuk Savaş sonrası kimlik, kültür ve değerler gibi devletlerarası ilişkilerin sosyal yönüne vurgu yapan inşacı kuram AKP'nin Filistin sorununa yönelik yaklaşımını anlamak adına referans kuram olarak tercih edilmiştir. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin 2002 yılında yapılan seçimleri kazanarak tek başına iktidar olması, Türk siyasal hayatında önemli bir değişim başlatmış ve bu değişim Türk dış politikasına da yansımıştır. Adalet ve Kalkınma Partisi çok boyutlu ve pro-aktif dış politika anlayışını geliştirerek Türkiye'nin bölgesel ve küresel açıdan önemli bir aktör olmasını amaç edinmiştir. Bölgesel ve küresel sorunlarda aktif bir dış politika yürüten Adalet ve Kalkınma Partisi, özellikle Ortadoğu bölgesindeki sorunlarda etkin olmaya çalışmıştır. Ortadoğu'da yaşanan ve küresel açıdan da uluslararası politikada önemli bir sorun olarak öne çıkan Filistin Sorunu, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin aktif dış politika yürütmeye çalıştığı en önemli örneklerden biri olmuştur. Türkiye, Filistin sorununda, İsrail'in Filistin politikasına karşılık, zamanla Filistin lehine politikalar yürütmeye başlamış, bu politika Davos Krizi, Alçak Koltuk Krizi ve Mavi Marmara saldırısı ile giderek açıklık kazanmıştır. Böylece Türkiye, Filistin sorununa yönelik ürettiği politikalar nedeniyle zamanla Filistin sorununun ana aktörleri arasında yer almıştır. Anahtar Kelimeler:Uluslararası İlişkiler Kuramları, İnşacılık Kuramı, Türk Dış Politikası, Adalet ve Kalkınma Partisi, Filistin Sorunu
  • Article
    Mare Nostrum; Uygarlığın Merkezi-ıı
    (Bilim ve Teknoloji, 2013) Keser, Ulvi
    Dünyanın Yedi Harikası olarak bilinen Keops Piramidi, Babil’in Asma Bahçeleri, Zeus Heykeli, Rodos Heykeli, İskenderiye Feneri, Halikarnas Mozolesi (Bodrum), Artemis Tapınağı (Efes) gibi muazzam yapıların tamamına ev sahipliği yapan, Ashab-ı Kehf olarak da bilinen Yedi Uyuyanlar Efsanesi’nin dünyada görüldüğü yerlerin (Afşin, Tarsus, Selçuk, Lice, Karakum/KKTC, Mısır vb) tamamının Akdeniz coğrafyasında bulunduğu, mitolojide Homeros’un “birçok doruğu olan, bulutların altında tanrıların havayı soludukları yer” dediği Olimpos adı verilen tanrıların evinin Kıbrıs ve Yunanistan dışında Anadolu coğrafyasında başta Beydağları ve Kaz (İda) Dağları olmak üzere 20’den fazla yerde olduğu göz önüne alınacak olursa, tarihin babası Herodot’un bir Akdenizli olduğu, Halikarnas Balıkçısı olarak bilinen Türk edebiyatının en büyük Akdeniz yazarlarından Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın Bodrum’a adını veren Halikarnasos’la aynı havayı soluduğu hatırlanırsa Akdeniz’in yerelle evrenseli kucakladığı görülecektir.
  • Article
    NEDEN OKUMUYORUZ?
    (Bilim ve Teknoloji, 2013) Keser, Ulvi
    Büyük devlet olma bağlamında siyasi, coğrafi, kültürel, tarihi geçmişimizle dünyanın sayılı ülkeleri arasındayız. Bilgi ve teknoloji çağında imkânlar dünle mukayese edilemeyecek kadar geniş ve yaygın. Bilgiye ulaşmak son derece kolay, halk kütüphanelerinden üniversite araştırma merkezlerine, ihtisas kütüphanelerine kadar her yer “bilgiye aç” insanların hizmetinde; ancak Milli Kütüphane’nin salonlarını genellikle üniversiteye hazırlananlarla sınavlara çalışan öğrenciler dolduruyor. Dünyanın en zengin arşiv, kütüphane ve kaynaklarına ise neredeyse hiç kimse bakmıyor. Bugün gelinen noktada Sayın Turgut Özakman’ın Çanakkale Diriliş Üçlemesi gibi birkaç kitap dışında kitaplar sadece 5.000 basıyor, yıllar sonra aradığınız kitabı hala kitapçılarda bulabiliyorsunuz. Öğrenci yorgun, bezgin, isteksiz; öğretici ve aileler okumanın sadece “boş zamanlarda” yapılacağı gibi bir kanaate sahip.
  • Review
    Milli Mücadele Döneminde Ayrılıkçı Faaliyetlerde Kilisenin Rolü ve Hrisostomos-hrisantos Girişimlerine Kesitsel Bir Bakış
    (2010) Keser, Ulvi
    1919–1922 süreci Anadolu’da Milli Mücadele’ninyaşandığı bir dönemdir. 30 Ekim 1918 sonrasındaİngiltere, Fransa, İtalya arasında paylaşılmaya başlanılanAnadolu topraklarında 15 Mayıs 1919 tarihinde başlayanYunan işgaliyle birlikte işgal, isyan ve mücadele iç içegirer. Bu dönemde silahlı mücadele yanında özellikleYunan kilisesinin etkili rolü de kendisini göstermeyebaşlar. Megali İdea düşüncesi doğrultusunda BüyükYunanistan kurma hayali bir kere daha canlanır veAnadolu’nun iki farklı noktasında olmak üzere MetropolitHrisostomos İzmir ve Batı Anadolu’da, MetropolitHrisantos ise Trabzon ve Karadeniz bölgesinde işgal vekıyım hareketlerine öncülük eder, halkı kışkırtır ve Megaliİdea rüyasının gerçekleşmesi için var gücüyle çalışır. Buçalışma her iki metropolitin İzmir ve Trabzonbölgelerindeki faaliyetlerini ve amaç birliği çerçevesindeyaptıkları çabaları ortaya koymak amacıylahazırlanmıştır.
  • Article
    Üç Kadın, Kahramanlar ve Vefa Olgusuna Kesitsel Bir Bakış
    (2013) Keser, Ulvi
    Kıbrıs Türk Mücadele Tarihi ve özellikle adada EOKA saldırılarının başladığı 1955 yılıyla Kıbrıs Barış Harekâtının gerçekleştiği 1974 arasında geçen süreç bağlamında pek çok bilinmeyen, hatırlanmayan ve maalesef unutulan olaylarla doludur. Bu 19 yıllık sürecin belki de en önemli özelliği bazı isimsiz kahramanların cesareti, fedakârlığı ve vatan aşkı saye sinde kazanılan zaferin ardından bu isimlerin unutulması veya yok sayılmasıdır. Bu çalışma kapsamında söz konusu kahramanlardan üçüne değinilecek ve bu anlamda tarihe not düşülmeye çalışılacaktır. Şüphesiz konunun kahramanları TMT mücadelesinin içindeki insanlar olsa da asıl sıkıntıyı çekenler hep kadınlar olmuştur. Bu çalışma bu noktadan hareketle bu kadınların da hikâyesidir aslında.
  • Article
    “lozan Sonrasında Kıbrıs Unutuldu Mu?” Sorusuna Kesitsel Bir Bakış ve M. Remzi Okan
    (2013) Keser, Ulvi
    Kıbrıs özellikle Lozan sonrasında yeni bir tartışmanın içine girmiş ve zamanla Türkiye’nin Lozan görüşmeleri sırasında Kıbrıs adasını ve Kıbrıs Türklerini terk ettiği gibi temelsiz bir takım iddialar öne sürülmüştür. Savaştan yeni çıkmış, topraklarındaki işgalci güçleri 1919–1922 mücadelesinin ardından çıkarmayı başarmış Türkiye’nin Lozan’da yapabileceği başka bir şey söz konusu değildir ve yapılabilecek akıllıca stratejiyle ada İngiltere’ye bırakılmış; ancak Kıbrıs Türklerine yönelik her türlü destek ve yardım faaliyetleri aralıksız devam ettirilmiştir. Bu araştırmada Kıbrıslı gazeteci M. Remzi Okan’ın çalışmaları incelenerek adadaki Türk hakimiyeti son bulmasına rağmen Okan’ın çabaları ile Kemalizmin yayıldığı tespit edilmektedir.
  • Master Thesis
    Akdeniz için Birlik Projesi ve Ortadoğu
    (2012) Demircan, Esra Tuğaç; Keser, Ulvi
    Bu tezde 18. yüzyıldan bu yana önemini koruyan Akdeniz bağlamında Ortadoğu coğrafyasındaki menfaat çakışmaları ve çatışmaları ele alınmıştır.Küresel güç olan Amerika Birleşik Devletleri, kıtasal güç olan Fransa, İngiltere, Almanya ve Çin'in jeostrateji ve jeoekonomi bağlamında çatışma bölgesi olan Akdeniz, Ortadoğu'nun ve özellikle de İsrail'in nefes borularından birisini teşkil etmektedir. Bu anlamda Akdeniz jeostratejisi sadece Ortadoğu için değil, bütün dünya için önem arz etmektedir.Söz konusu çalışmada Ortadoğu bölgesinde İsrail'i yalnız bırakmamak ve Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni Avrupa Birliği'nden uzaklaştırmak için tasarlanmış ?Club Med? projesi denilen Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy'nin ?Akdeniz İçin Birlik Projesi? incelenmiştir.
  • Article
    Jewish Survivors and Detention Camps in Cyprus After the Second World War
    (2013) Keser, Ulvi
    Kıbrıs adası tarih boyunca hep huzursuzluklar, istikrarsızlıklar ve göçlerle anılmıştır. Coğrafi ve stratejik pozisyonu nedeniyle herkes için bir atlama tahtası halini de almıştır. İkinci Dünya Savaşı sürecinde ise savaş sanki dışarıdaymış gibi görünse de Kıbrıs tam da savaşın ortasında kalmıştır. İsrail dışında Kıbrıs adası Yahudi tarihinde son derece önemli bir rol oynamıştır. Bu durum göz önüne alınınca ister Akdeniz’in ortasında bir atlama tahtası olarak ister Yahudiler için evlerine dönüş yolunda bir duraklama noktası olsun Kıbrıs ve Yahudiler çeşitli nedenlerle sonu iyi bitmese de çok farklı bir iletişim içine girmişlerdir. İkinci Dünya Savaşı’nın son sürecinde Nazi mezaliminden kaçmayı ve hayatta kalabilmeyi başarabilmiş Yahudiler o zamanlar İngiliz yönetiminde olan Filistin’e gitmenin yollarını aramaya başlarlar. O dönemde gemiyle Filistin’e gitmek kötü şartlar ve çoğunlukla İngiliz kısıtlamaları nedeniyle çok da kolay değildir. Yetersiz ve son derece ilkel şartları en iyi şekilde değerlendiren Yahudiler öncelikle Türkiye’ye ulaşmayı başarırlar. Maalesef Filistin’e yönelik rotaları ise planlandığı ve hayal edildiği kadar kolay değildir ve bu şanssız insanlar İngilizler tarafından açık denizde durdurulurlar ve Kıbrıs’taki toplama kamplarına nakledilirler. Kötü hayat şartları, İngiliz idaresinin katı ve acımasız yaklaşımı ve diğer olumsuzluklar bu insanların hayatını katlanılmaz hale getirirken pek çoğunun da hayatını kaybetmesine neden olur.
  • Article
    Kıbrıs Türk Mücadele Tarihinde Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu- Nacak İşbirliği ve Ekonomik Kalkınma Gayretleri
    (2012) Keser, Ulvi
    1949 kurulan ve özellikle 16 Ağustos 1960 tarihinde Kıbrıs Cumhuriyeti kuruluncaya kadar adada Kıbrıslı Türklere yönelik olarak son derece etkili olan Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu bu faaliyetlerini daha sonraki süreçte federasyonun yayın organı olarak görülen Nacak gazetesi vasıtasıyla Türk kamuoyuna daha rahat ve geniş ölçüde duyurma imkânı bulur. Her ne kadar Türk Mukavemet Teşkilatı’nın yayın organı olsa da Nacak gazetesi Kıbrıs Türklerinin sosyal, kültürel, ekonomik gelişmeleri, adada Türk ticari hayatının ayağa kaldırılması ve sosyal hayatın güçlendirilmesi bağlamında son derece etkin bir rol oynamıştır. Federasyon ile son derece uyumlu bir işbirliği içerisinde yayın yapan Nacak böylece Kıbrıs Türk basın tarihinde de farklı bir görev yüklenmiş olur.