Search Results

Now showing 1 - 5 of 5
  • Article
    Kararların Paylaşımı Ölçeği’nin Türkçe Uyarlama, Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması
    (2020) Saygılı, Dilek Demirtepe; Aytaç, Berna; Demirtepe-saygılı, Dilek
    Aile içi kararların eşler arasında nasıl paylaşıldığını ölçmeyi amaçlayan Kararların Paylaşımı Ölçeği aile çalışmalarında tercih edilen ölçeklerden biridir. Bu çalışmanın amacı Kararların Paylaşımı Ölçeği’nin kadın örnekleminde Türkçe uyarlamasını yapmak, geçerliğinive güvenirliğini incelemektir. Bu amaçla 219 kadın katılımcıya uygulanan ölçeklerden elde edilen veri, açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi ile incelenmiştir. Açımlayıcı faktör analizi sonucunda ortaya çıkan üç faktör toplam varyansın % 44.27’sini açıklamış ve masraflar, sosyal etkinlikler ve davranışlar olmak üzere ailede karar alınan üç alanı temsil etmiştir. Doğrulayıcı faktör analizi ile uyum indeksleri incelenerek [χ2(30) = 70.80, p= .000, χ2/sd = 2.36, CFI= .90, GFI = .93, RMSEA = .09] oluşanyapı desteklenmiştir. Ölçeğin kavramsal olarak ilişkili ve bağımsız olması beklenen kavramları ölçen araçlar ile ilişkileri incelenerek birleşen ve ayırt edici geçerlik açılarından değerlendirmeler yapılmıştır. Ölçeğin güvenirliği, iç tutarlılık katsayısı(Cronbach Alfa .83), bileşik güvenirlik (.76) ve test tekrar test güvenirlikleri (r = .82, p < .001) açılarından değerlendirilmiştir. Bulgular, Kararların Paylaşımı Ölçeği’nin Türkçe formunun geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olarak aile çalışmalarındakullanılabileceğini göstermiştir.
  • Article
    Citation - WoS: 1
    The Roles of Media, Social Comparison and Self-Discrepancy on Overweight/Obese Patients' Decision To Undergo Intragastric Botulinum Toxin-A Injection
    (Istanbul Univ, Fac Letters, dept Psychology, 2022) Esiyok, Elif; Saygılı, Dilek Demirtepe; Saygili, Dilek Demirtepe; Saygılı, Dilek Demirtepe; Demirtepe-saygılı, Dilek
    Body image is the sum of individuals' perceptions of their own bodies. There are various factors that affect body image, one of which is sociocultural factors. Sociocultural factors, including family, peers and the media, are important factors affecting the body image of individuals. The effects of being overweight on one's body image perception has been one of the most frequently researched topics in recent years. Studies have also shown that comparing one's body with people in the media, and the dissatisfaction with one's body resulting from it, motivates people to resort to various methods of losing weight. Doctors recommend various procedures for health reasons. Moreover, overweight women choose some surgical procedures such as intragastric botox injection, due to their concerns about their body image. Intragastric Botulinum Toxin-A injection (stomach botox) is one of them. This study aims to explore how sociocultural factors affect the overweight/ class I obese female patients' decision to undergo an intragastric botox injection treatment from an interpretative phenomenological approach. The sample of the study consisted of 12 female patients who had an intragastric botox injection in the last six months. Semi-structured interviews were conducted with the patients. The interpretive phenomenological analysis revealed seven themes; self-definition through physical characteristics, motivations towards intragastric botox injection, attitudes towards the body, the perceived effects of being overweight, comparing one's own body, the role of the media in the decision-making process, and treatment plans for changing one's appearance in the future. It has been found that the body image perceptions of the patients play an important role in the processing-decision-making processes.. In addition, it has been observed that social media is a channel frequently used by patients for the purpose of obtaining information. The study is important in terms of trying to understand cognitive processes including self-evaluations and body image, their motivations behind intragastric BTA injection, and attitudes toward their bodies.
  • Article
    Multipl Skleroz Hastaları için Geliştirilen Bir Grup Psikoeğitim Programının Değerlendirilmesi
    (2019) Saygılı, Dilek Demirtepe; Saygılı, Dilek Demirtepe; Demirtepe-saygılı, Dilek
    Kronik hastalıklar uzun sureli, kısıtlayıcı ve uyum gerektiren durumlardır. Bazı hastalar bu uyum sürecinde hastalıkla baş etmede zorlanır ve bunun sonucunda psikolojik sağlıkları olumsuz yönde etkilenir. Pek çok farklı kronik hastalık için psikososyal destek amaçlı müdahale programları geliştirilmiştir. Bu çalışmanın amacı kronik bir sinir sistemi bozukluğu olan Multipl Skleroz tanısı almış hastalar için geliştirilen bir grup psikoeğitim programının geliştirilme sürecinin ve sonuçlarının değerlendirilmesidir. En az üç en çok 30 yıl önce Multipl Skleroz tanısı almış katılımcılardan oluşan üç ayrı gruba stres yönetimi, iletişim ve duygu düzenleme konularında toplam 20 oturumluk bir psikoeğitim programı uygulanmıştır. Programın sonuçlarını değerlendirmek için program bitiminde her grup için bir odak grubu görüşmesi yapılmıştır. İçerik analizi sonucunda öğrenme, sosyal destek, günlük hayata aktarma, özgüven ve terapi ilişkisi temaları ortaya çıkmıştır. Temalar değişim süreçlerinin katılımcıların bakış açısıyla detaylı olarak incelenmesini sağlamıştır. Bulgulara dayanarak benzer gruplar için geliştirilecek grup destek programlarına ve etkililik çalışmalarına katkıda bulunacak çıkarımlar yapılmıştır.
  • Research Project
    Multipl Skleroz Hastaları ile Bakımverenlerinin Psikolojik Belirti Düzeyleri, Sorun Alanları ve İhtiyaçları Açılarından Değerlendirilmesi
    (2016) Aytaç, Arife Berna; Demirtepe-saygılı, Dilek
    Multiple Sclerosis (MS) is a degenerative nervous system disorder which results from demyelinazation. The disorder whose etiology is not fully understood and which cannot be cured influences the person’s psychological health, daily lives and relationships, as well as their physical health. The aim of the current study is to investigate the adjustment to illness process, identify the needs, problems and psychological symptom level and its predictors of both the patients and their caregivers. To fulfill this aim, bu using both qualitative and quantitative method, information gathered from 40 MS patients and their caregivers is evaluated. Semi stuructured interviews were conducted and scales were administered measuring MS symptoms, health locus of control, ways of coping, caregiver well-being psychological symptoms. Results of the qualitative analysis revealed physical disability and illness symptoms, difficulties with social life, anxiety about the future and illness representations themes for the problems of patients. The needs of the patients were faith, social support and material needs. For the caregivers, the problems were illness symptoms, anxiety about the future and limitations of social life; whereas the needs were material, information and support and help. The results of the quantitative analyses revealed that as the level of physical symptoms increases, and the use of problem focused coping decreases, the level of psychological symptoms inceases. For the caregivers, as the level of fulfilling basic needs increases, as the use of problem focused coping decreases and as the use of emotion focused coping increases; the level of psychological symptoms inceases, too. Combining the qualitative and quantitative results, the themes specific to the patients whose level of psychological symptoms are high, were loneliness and rejection, for the caregivers negative point of view and rigidity. The results of the current study has important implications in terms of including both caregivers and the patients to the research focusing on chronic illnesses, as well as guidance for the psychosocial interventions for chronically ill people and their caregivers
  • Review
    Refleksivite ve Etkileşim Açılarından Nitel Araştırmacı Olmanın Fırsatları ve Zorlukları
    (2021) Saygılı, Dilek Demirtepe; Saygılı, Dilek Demirtepe; Demirtepe-saygılı, Dilek
    Nitel araştırma sürecinde araştırmacının aktif rol oynaması nedeniyle araştırmacı -araştırma etkileşimi önem taşımaktadır. Bu etkileşimin farkındalığı anlamına gelen refleksivite, araştırma sorusunun oluşturulmasıyla başlayıp bulguların paylaşılmasıyla biten araştırma sürecinin tüm aşamalarında geçerlidir. Bu çalışmanın amacı nitel araştırma sürecinde araştırmacı-araştırma etkileşimini inceleyerek kendi süreçlerini paylaşan araştırmacıların deneyimlerini derlemektir. Özellikle başlangıç düzeyinde nitel araştırmacılar için rehberlik etmesi hedeflenen bu derlemede, süreci zorlaştırma riski taşıyan bazı konulara değinilmiş ve olası sorunlara yönelik çözüm önerileri sunulmuştur. Bu bağlamda ele alınan konular katılımcılarla araştırmacının benzerliği, hassas konularla çalışmak, araştırmacının ikincil travmatizasyonu ve rol karmaşasıdır. Katılımcılarla araştırmacının benzerliği, ortak kişisel özelliklere sahip olmak anlamındadır. Hassas konularla çalışmak, travma ve taciz gibi duygusal yoğunluğu yüksek konularda araştırma yapmayı içerir. Araştırmacının ikincil travmatizasyonu, travmaya dolaylı yoldan maruz kalarak travma sonrası stres belirtileri göstermek anlamına gelir. Rol karmaşası ise farklı amaçları olan araştırmacı ve uygulamacı rollerinin çatışmasıdır. Özellikle bu durumlarda araştırmacının bir hazırlık sürecine zaman ayırması, kendi rolünün ve araştırmasıyla etkileşiminin farkında olması, kendi etkisi ile katılımcılardan elde edilen veri arasında denge kurması, süreçte karşılaşacağı riskli durumlarla baş edebilmesi ve araştırmacı öz bakımına önem vermesi, nitel araştırmaların sağlıklı bir şekilde yürütülmesine katkı sağlama konusunda yardımcı olacaktır.