5 results
Search Results
Now showing 1 - 5 of 5
Master Thesis Graham Greene'in a Gun for Sale Ve Travels With My Aunt Adlı Eserlerindeki Mizah Kavramı(2011) Gökçek, Çiğdem; Canlı, GülsenMizah ve gülme insanoğlunun en doğal ifade biçimlerindendir ve sosyal etkileşimin vazgeçilmez unsurlarıdır. İnsanlar arasındaki sosyal etkileşimin çok yönlülüğü sebebiyle mizah ve gülme de çeşitli biçimlerde ortaya çıkmaktadır. İnsan deneyiminin çok yönlü olmasına bağlı olarak bu unsurlar değişik bakış açıları çerçevesinde tartışılmış ve zaman içinde pek çok mizah ve gülme kuramları geliştirilmiştir. Bu kuramlar arasında en önemlileri üstünlük, rahatlama ve uyumsuzluk kuramlarıdır. Her ne kadar tek yönlü bakış açısına göre yapılacak bir tanım, mizahı bir bütün olarak açıklamada yetersizse de, kuramların her biri özünde mizahın en çarpıcı özelliğini, insanın hayata adaptasyonunu sağlama işlevini vurgulamaktadır.Bu tezde, Graham Greene'in A Gun for Sale ve Travels with My Aunt adlı eserlerindeki mizah kavramı, mizahın uyum sağlayıcı gücünü temel alan Susanne Langer'in komik kuramı The Comic Rhythm çerçevesinde değişik kuramlar da göz önünde bulundurularak incelenmektedir. Langer'ın teorisine göre insanlar da doğadaki diğer canlılar gibi hayatta kalma dürtüsü ile hareket ederler ve birbirleriyle sürekli etkileşim halindedirler. Bu etkileşim nedeniyle insanlar değişik durumlarla karşılaşır ve yeni deneyimler edinirler. Karşılaşılan durumlar insanlarda şaşkınlık, öfke, korku ya da utanma gibi çeşitli duygular uyandırır ve psikolojik, zihinsel ya da fiziksel dengenin sarsılmasına sebep olur. Canlı dengesinin korunması hayatın temel amacı olduğundan, yaşam enerjisi insanı kaybolan dengesini yeniden kurması için harekete geçirir. İnsanların yeni durumlara ve çevresine adaptasyonu da, hayatın ritmini oluşturan bu canlılık dengesinin bozulup yeniden sağlanması sürecidir. Kaynağını yaşam enerjisinden alan mizah da hayatın ritmini yansıtmaktadır. Greene her iki eserinde de mizahın insanın içindeki yaşam enerjisinin yükselişi olarak ortaya çıkışını ve bu enerjinin insanın duygu ve düşünce dünyasını, dünyaya bakış açısını yenileyici gücünü vurgular. Yazar mizah kavramını , insanın dünyayla olan çatişması boyunca sık sık sarsılan dengesini yeniden kurma gayreti olarak göstermektedir.Anahtar Kelimeler:1.Mizah2.Yaşam enerjisi3.Denge4.Adaptasyon5.Hayatta KalmaMaster Thesis İngiliz Gotik Edebiyatında Tekinsizlik Kavramı: Horace Walpole?un The Castle Of Otranto, Charles Robert Maturin?in Melmoth The Wanderer Adlı Romanları(2011) Paçcı, Hatice Tüzün; Canlı, GülsenBu tez çalışmasının esas amacı ,18 ve 19. Yüzyıllarda Gotik romanın nasıl geliştiğini, değiştiğini göstermek ve tekinsizlik kavramının nasıl kullanıldığını türün başlangıcı olarak Horace Walpole'un The Castle of Otranto(1764), psikolojik Gotik olarak da Charles Robert Maturin'in Melmoth the Wanderer (1820) adlı eserlerini metin analizi yöntemi ile Sigmund Freud'un Tekinsizlik makalesi ışığında incelemek ve Gotik romanın aynı zamanda psikoterapi aracı olmak gibi bir işlevinin olduğunu göstermektir..Okuyucuyu saran psikolojik ve karmaşık ögeler göz önüne alındığında, Gotik roman öncelikli olarak okuyucusunu eğlendirme arzusunun yanı sıra, korkutmak üzerine de kurulu çelişkili bir türdür. Bu anlamda oxymoroniktir; doğaüstü şartlarda `korku' ve `büyük bir zevkle ürpermek' gibi iki aşırı duyguyu birleştirmek bu türün belirgin özelliklerinden biridir. Bu noktada Gotik romancılar için can alıcı şey okuyucunun hayal gücünü özgür bırakmak, ve onu egzotik, gizemli ve bilinmeyen dünyalara doğru yönlendirmektir.The Castle of Otranto'da Walpole bir fantezi dünyası yaratarak okuyucusunu hem eğlendirmek, hem de aynı zamanda toplumun sorunlarını gözlemlemesini sağlamıştır. Melmoth the Wanderer'da Maturin insan doğasını inceleyerek insan psikolojisini yansıtmış, hem de toplumun ilkelerini ve kurumlarını eleştirmiştir. Böylece bu iki eser boyunca, Walpole ve Maturin okuyucunun keyifli bir dehşet arzusuna olan merakını tatmin etmişler ve aynı zamanda da psikososyal bir terapi olarak da toplumu gözlemlemesini sağlamıştır. Diğer yandan, bu iki eser korku, terör, dehşet, tekinsizlik ve yücelik duyguları açısından okuyucunun zihinlerine hitap ettikleri için de dikkate değerdir.Doctoral Thesis İngiliz Tiyatrosunda Postdramatik Eğilimler: Mark Ravenhill Oyunları(2014) İzmir, Sibel; Canlı, GülsenKendine özgü sanat formları olan drama ve tiyatro biricik olma durumlarına bakılmaksızın sıkça birbirinin yerine kullanılan kavramlar arasındadır. Hiç şüphe yok ki bu durum her iki sanat dalının da anlamlı bir varoluşa sahip olabilmek için birbirlerine ihtiyaç duymalarından kaynaklanır. Diğer bir deyişle, oyun metinleri sahnelendikleri zaman daha değerli hale gelirken aynı şekilde metinsiz bir tiyatro düşünmek neredeyse imkânsızdır. Alman bilim adamı ve kuramcı Hans-Thies Lehmann, drama ve tiyatro arasındaki bu ilişkiyi bir bağlama oturtmak ve yeniden değerlendirmek amacıyla ses getiren çalışması Postdramatik Tiyatro adlı kitabında yeni bir yapılandırmaya gitmektedir. Lehmann kitabında 1960'lı yıllara kadar batı tiyatrosunun dramanın boyunduruğu altında kaldığını öne sürer. Bu durum da kaçınılmaz olarak dramatik metnin ve oyun yazarının en son ortaya çıkan üründe otoriter bir pozisyon edinmesiyle sonuçlanmıştır. Lehmann, bu kökleşmiş hiyerarşik düzeni bozmak için, 1960'lardan bu yana batı tiyatrosunun tiyatro metnine, oyun yazarına, oyunculara, kostümlere, dekora vb. eşit yaklaşan tiyatro ürünleri üretme çabası içinde olduğuna inanır. Lehmann, kitabının tarihsel avangartlardan 20. yüzyılın sonlarına kadarki dönemi ele aldığı kısmında oyun yazarlarının özellikle gerçekçi ve doğalcı tiyatronun estetik kurallarından nasıl uzaklaşıp postdramatik tiyatronun ortaya çıkmasını nasıl hızlandırdıklarını anlatmaktadır. Lehmann, İngiliz suratına tiyatro yazarlarının da sahnede olan olaylardan ve şok taktiklerden dolayı kendini adeta saldırıya uğramış gibi hisseden seyirciyi ele geçirme yöntemleriyle Alman asıllı postdramatik tiyatronun ortaya çıkmasında etkili olduklarını söyler. İngiliz oyun yazarı Mark Ravenhill bu tarz yazarlardan biridir. Oyunlarında aşırı boyutlarda kullandığı fiziksel ve sözel şiddetten dolayı Ravenhill suratına tiyatronun öncülerinden biri olarak görülmektedir ve oyunları sıkça bu sanatsal hareketin ışığı altında incelenmiştir. Bu tez Ravenhill'in oyunlarına sadece içerik açısından bakmaya engel olmak ve oyunlarda hem içeriğe hem de forma eşit yaklaşabilmek için Lehmann'ın postdramatik tiyatro teorisinin kullanmaktadır. Çalışma, Ravenhill'in oyunlarında suratına tiyatronun sınırlarını aşarak dramatik ve postdramatik tiyatronun özelliklerini sergilediğini iddia eder. Tez, analizini Ravenhill'in Shopping and Fucking, Faust is Dead ve Pool (No Water) isimli oyunları üzerinden yürütmektedir. Bu yaklaşım oyun yazarının yapıtlarına sadece metin açısından değil, seyirci/sahne, oyun yazarı/yönetmen ilişkilerinin yanı sıra oyunlarda kullanılan sözel ve fiziksel şiddet, olay örgüsü, reji vb. gibi kavramları düşünerek teatral açıdan bakmamızı da sağlamaktadır. Anahtar kelimeler: Dramatik tiyatro, postdramatik tiyatro, Hans-Thies Lehmann, suratına tiyatro, Mark Ravenhill, Shopping and Fucking, Faust is Dead, Pool (No Water).Doctoral Thesis Zaynab Alkali'nin The Stillborn, Buchi Emecheta'nın Kehinde ve Sefi Atta'nın Everything Good Will Come Eserlerindeki Nijeryalı Alt Sınıf Kadınlarının Durumunun Yapıbozucu Açıdan Okunması(2017) Akbay, Yakut; Canlı, GülsenBu çalışmanın amacı Gayatri Spivak'ın kadını özne olarak ele alan alt sınıfa yönelik karamsar yaklaşımının tüm alt sınıf kadınlar için geçerli olmadığını göstermektir. Alt sınıf kadının durumu, Nijeryalı kadınlarının yapıbozucu yaklaşım kapsamında irdelenmesi ile incelenecektir. Bu amaçla, Derrida'ya ait temel kavramlar, örneğin, fallogosantrizm, différance, düşüm ve palimpsest, alt sınıf kadınların hayatını etkileyen kültürel unsurların incelenmesine uygulanacaktır. Ayrıca, ikinci ve üçüncü romanlar bağlamında kullanılacak olan Homi K. Bhabha'nın taklit, kendileme ve belirsizlik kavramları Nijeryalı alt sınıf kadınlarının durumunu kavramsallaştırmak amacıyla çalışmada kullanılacaktır. Nijeryalı kadın yazarlar tarafından yazılan romanların yapıbozucu okunması temelinde bu çalışma Nijeryalı alt sınıf kadının ne derece değişiklikler geçirdiğini ortaya çıkaracaktır. Bunu yaparken de değişik kültürel çevreler bünyesinde, Nijeryalı alt sınıf kadınının kendisi ile ilgili farkındalık, kendine güven ve sonrasında kendini gerçekleştirmesine götüren yol izlenecektir. Böylece çalışma, Nijerya kültüründe geleneksel kadın kavramını yeniden tanımlamayı mümkün kılacak, Afrika Feminizmi olarak bilinen yerel kadın kuramının da geçerliliğini gösterecektir. Çalışma Spivak'ın alt sınıf kadınının aksine, Nijeryalı alt sınıf kadının erkek egemen toplumda kendine alan oluşturabileceği sonucuna varacaktır.Master Thesis Tom Stoppard'ın Professional Foul, Cahoot's Macbeth, Rock'n'roll Adlı Politik Oyunlarının Kültürel Materyalist Açıdan İncelenmesi(2012) Gülpınar, Gülay; Canlı, GülsenBu çalışma Çek asıllı İngiliz yazar Tom Stoppard'ın üç politik oyunu, Professional Foul, Cahoot's Macbeth ve Rock'n'Roll'u kültürel materyalist bakış açısıyla incelemenin yanısıra yazarın oyunlarını kültürel materyalist kuramın hassasiyetlerine önem vererek yazdığını öne sürer. Bahsi geçen kuramı açıklamak amacıyla temel olarak Alan Sinfield'in görüşlerine yer verilmiştir. Bu üç oyunda yazarın Çekoslovakya tarihini tiyatro, müzik ve akademik çalışmalar gibi kültürel pratiklere uygulanan sansür üzerinden anlattığı göz önünde bulundurulduğunda, kültürel olan her pratiğin politik olduğunu öne süren kültürel materyalizm kuramının oyunları incelemek için uygun olduğu düşünülmüştür. Rock'n'Roll başlıklı oyunda, rock müzik kapitalizm, komünizm ayırt etmeksizin her sistemde muhalefetin sesi olarak kabul edilmekle birlikte Çekoslovakya gibi doğu bloğu ülkelerine batıdan ithal edilmiş olması sebebiyle aykırılığın simgesi, Cahoot's Macbeth'de Shakespeare'in karakteri Macbeth'in gelecek vadeden onurlu bir Lord'dan zorbaya dönüştüğü kişisel tarihi Çekoslovakya'daki komünist totaliter rejiminin tarihine bir metafor olarak düşünülürse Macbeth oynamak bir sistem eleştirisi haline gelmektedir. Professional Foul içinse, bilimsel kanıtlar doğrultusunda topluma ?gerçek? empoze etme gücüne sahip olan akademik çalışmaların hükümet kontrolünden geçtiği ve sansüre uğradığı için yazarın metnini yasadışı yollardan ülke dışında yayımlama çabasının da yine muhalefetin göstergesi olduğu söylenebilir. Bu çalışmada, totaliter sistem ve muhalif bireyler arasındaki çatışma tarihini yukarıda özetlenen şekilde kültürel ögeler üzerinden anlatması sebebiyle Stoppard'ın ele alınan oyunları kültürel materyalist bakış açısıyla yazdığı fikri ortaya atılmıştır. Yeni-tarihçi kuramlar arasında yer alan kültürel materyalist kuramı geçmişte yazılmış eserleri çağdaş dünya ideolojilerini ve söylemlerini yaymaları bakımından inceler ve muhalefet kavramı üzerinde durur. Bu sebeple Stoppard'ın Cahoot's Macbeth'de 17. yüzyıl başlarında yazılmış bir Shakespeare metni kullanarak 1970'lerdeki Çekoslovak yönetimini eleştirmesi, Rock'n'Roll'da ise çoktan yıkılmış olan bir sistem üzerinden kapitalist sistemi eleştirmesi Stoppard'ın kültürel materyalist tutumuna ve egemen ideolojiye karşı muhalif tavır sergilediğine kanıt olarak öne sürülmüştür. Professional Foul'da da düşünce özgürlüğünü baskılamaya çalışan sistemin karşısında muhaliflerin egemen `söylem'leri bozarak `karşıt söylem' oluşturması, Stoppard'ın muhaliflerin sistemde değişiklik yaratabileceğine dair inancına ve iyimserliğine işaret eder. Muhaliflerin karşıt söylemler yaratarak sistemi değiştirebileceğine dair bu iyimserlik diğer yeni tarihçi kuramların aksine kültürel materyalist kuramında mevcuttur.
