Search Results

Now showing 1 - 10 of 11
  • Article
    Çocuğu Hastanede Yatan Ebeveynlerin Aile Merkezli Bakım Alma Durumlarını Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi
    (2019) Boztepe, Handan; Yıldız, Gizem Kerimoğlu; Çınar, Sevil; Ay, Ayşe
    Amaç: Bu araştırmanın amacı, çocuğu hastanede yatan ebeveynlerin, aile merkezli bakım uygulamalarına katılma durumları veetkileyen faktörleri belirlemektir.Hastalar ve Yöntem: Bu kesitsel araştırma bir çocuk hastanesinin yataklı servislerinde çocuklarına refakat eden ebeveynler ileTemmuz 2014- Nisan 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklem grubunu araştırmaya katılmayı kabuleden 303 ebeveyn oluşturmuştur.Bulgular: Ebeveynlerin çoğunluğunun (%95) hastanede çocuklarının bakımına katıldıkları, en çok bakımına katıldıkları uygulamaların çocuğun temel fiziksel bakımını karşılamaya yönelik uygulamalar (yemek yeme, hijyen gereksinimlerini karşılama) veilaç uygulaması olduğu (%37,6) belirlendi. Çocukları planlı bir şekilde hastaneye yatırılan ebeveynlerin sağlık profesyonellerinedaha fazla soru sorabildiği belirlenmiştir (p<0,05). Ebeveynlerin çoğunluğunun (%72.6) teslimlere katılmak istedikleri belirlendi. Ebeveynlerin eğitim seviyeleri ve çocuklarının hastalığını, hastanede aldıkları tedavi protokolünü, çocuklarına yapılanuygulamaların nedenlerini ve yatak başı hemşire teslimlerini anlama durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farkolduğu bulundu (p<0.05).Sonuç: Bu araştırmanın sonucunda, çocukları hastanede yatan ebeveynlerin aile merkezli bakım sürecine katılmalarını planlarken; ebeveynlerin eğitim seviyesi ve çocukların hastaneye yatış şekli gibi özelliklerin, sağlık profesyonelleri tarafından dikkatealınması gerekliliği sonucu ortaya çıkmıştır.
  • Review
    Pediatri Hemşireliği Eğitiminde Standart Hasta Kullanımı
    (2021) Çınar, Sevil; Yıldız, Gizem; Boztepe, Handan
    Hemşirelik eğitimi süresince öğrencilerin, klinik uygulamalar içingerekli olan becerileri kazanmaları beklenmektedir. Psikomotorbecerilerin öğretilmesinde kullanılan bir eğitim yöntemi ise standarthastadır. Bebeklik döneminden adölesan döneme kadar olançocuk standart hastalar, pediatrik Objektif Yapılandırılmış KlinikSınavlarında çeşitli oranlarında kullanılmaktadır. Tıp ve hemşirelikeğitiminde çocuklar standart hasta olarak 20 yılı aşkın bir süredirkullanılmaktadır ve yapılan çalışmalarda pediatrik standart hastakullanımının olumlu etkileri olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte,pediatride standart hasta kullanımının birçok etik sorunu içerdiğive geçerlilik, güvenirlik, uygulanabilirlik açısından tartışmaya açıkolduğu düşünülmektedir. Yaş önemli etik konulardan biridir. Çocuklargenellikle standart hasta olarak kendilerinden ne beklendiğinianlayabilecek kadar yeterli bilişsel düzeye sahip olmayabilirler. Çocukstandart hasta kullanmanın faydaları içerisinde hemşirelik öğrencilerininetkili iletişim becerilerinin geliştirilmesi, hasta bakımınplanlanması ve değerlendirmesi yer almaktadır.
  • Master Thesis
    Üniversite Öğrencilerinde Primer Dismenoreyi Belirleyen Biyopsikososyal Faktörlerin İncelenmesi
    (2023) Öksüz, Canan; Topal, Cansu Akdağ; Boztepe, Handan
    Dysmenorrhea is a widespread problem in women's health that has a detrimental impact on many facets of life and quality of life. In addition to being one of the most prevalent gynecological problems in women, dysmenorrhea is affected by many factors. This study, conducted on university students, aimed to examine the biopsychosocial factors determining primary dysmenorrhea, the nature of which is quite complex. This descriptive cross-sectional study was conducted at Atılım University between 01.11.2022 and 20.12.2022. The sample size was determined using the sampling calculation formula, and a totl of 339 students participated in the study. Dysmenorrhea Data Collection Form, Beck Anxiety Inventory (BAI), Beck Depression Inventory (BDI), Multidimensional Scale of Perceived Social Support (MSPSS), Adverse Childhood Experience Questionnaire (ACEs), PainCatastrophizing Scale (PCS), and Visual Analog Scale (VAS) were used as data collection tools. The mean VAS score on which the students indicated the severity ofdysmenorrhea they have experienced between 0-10 was found to be 6.2±2.3. BAI mean score was 20.5±13.5, BDI mean score was 18.6±11.2, MSPSS mean score was 65.9±16.2, ACEs mean value was 1.5±1.1, and PCS mean value was 19.3±13.9. When the findings were analyzed, it was determined that onset of pain (t=3.37, p<0.001), age at menarche (t=- 3.21, p<0.05), PCS (t=16.98, p<0.001), BDI (t=5.13, p<0.05) and BAI (t=7.53, p<0.001) variables showed a significant relationship with iv primary dysmenorrhea. Age, grade, smoking status, alcohol consumption, body mass index, menstrual cycle, number of menstrual days, MSPSS, and ACEs variables in the model were found to have no significant relationship with primary dysmenorrhea (p>0.05). The data appears to suggest that primary dysmenorrhea could be related to biological and psychological factors. It is thought that the lack of a relationship between negative childhood experiences and perceived social support, which are among the social factors included in our model, and primary dysmenorrhea is due to the relatively high Multidimensional Scale of Perceived Social Support scores of the students and the relatively low scores of the Adverse Childhood Experience Questionnaire. Nurses should be aware of the biopsychosocial dimensions of primary dysmenorrhea in order to provide comprehensive assessment, education and counseling to women. Keywords: Anxiety, depression, dysmenorrhea, obstetric nursing, pain catastrophizing, social support
  • Article
    Disiplinlerarası Eğitim Algısı Ölçeğinin\r(deaö) Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması
    (2019) Terzioğlu, Füsun; Aktaş, Demet; Ertuğ, Nurcan; Boztepe, Handan
    Amaç: Disiplinlerarası Eğitim Algısı Ölçeği (DEAÖ) Türkçe versiyonu-\rnun geçerlik ve güvenilirliğini değerlendirmektir.\rYöntem: Bu metodolojik çalışmadaki ölçek, farklı meslek grupları ile\rçalışan sağlık çalışanları ve öğrencilerinin, disiplinlerarası eğitime iliş-\rkin algılarını belirlemek amacıyla Ankara’da bir üniversitenin beş farklı\rsağlık disiplininden toplam 215 öğrenciye uygulanmıştır. Ölçek geçer-\rlik ve güvenirliği açıklayıcı faktör analizi, iç tutarlık katsayısı (∝) ve\rsınıf içi korelasyon katsayısı kullanılarak analiz edilmiştir.\rBulgular: Faktör analizi sonucunda; 17 maddeli ve 3 faktörlü ölçeğe\rulaşılmıştır. Ölçeğin Cronbach alpha (∝) katsayısı 0.926 olarak bulun-\rmuştur ve ölçeğin geçerli ve güvenilir olduğu saptanmıştır.\rSonuç: Çalışma sonuçlarımız, DEAÖ Türkçe versiyonunun geçerli ve\rgüvenilir bir araç olduğunu göstermektedir. DEAÖ Türkçe versiyonu\rfarklı meslek grupları ile çalışan sağlık bakım öğrencilerinin disiplinle-\rrarası eğitime ilişkin algılarını ölçmede kullanılabilir.
  • Article
    14-18 Yaş Grubundaki Çocuklarda İlaç Bilgisi ve İlaç Kullanım Durumlarının Belirlenmesi
    (2022) Çınar, Sevil; Boztepe, Handan; Özcebe, Hilal
    Bu çalışmanın amacı çocukların ilaçlarla ilgili bilgilerini, ilaç kul- lanım durumlarını ve bilgi kaynaklarını belirlemektir. Bu araştırma tanımlayıcı olarak Türkiye’nin başkenti olan Ankara İlindeki Mil- li Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı farklı sosyoekonomik düzeyde olan (düşük, orta yüksek) üç okulda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini seçilmiş olan okullardaki 9., 10., 11. ve 12. sınıfların- da okuyan 14-18 yaş grubundaki toplam 1082 çocuk oluşturmuş- tur. Araştırmaya katılan çocukların %81,6’sı ağrı kesici ilaçları, %47,7’si antibiyotiği, %30’u mide ilacı, %22,6’sı adale gevşetici ilaçları ve %18,8’ı stres ilaçlarını bildiklerini ifade etmişlerdir. Kronik hastalığı olan ya da hastanede yatanların, kronik hastalığı olmayan, hastanede yatmayan ve son altı ay içinde doktora gitme- yenlere kıyasla doğru ilaç kullanımıyla ilgili bilgilerinin daha fazla olduğu bulunmuş; istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmıştır. Bu çalışmanın sonunda çocukların ilaçlar hakkındaki bilgilerinin geliştirilmesine gereksinim olduğu belirlenmiştir.
  • Article
    Üniversite öğrencilerinin ağrı inançları, ağrıyla başa çıkma ve reçetesiz ilaç kullanma durumlarının belirlenmesi
    (2024) Yüceer, Buğse; Aküzüm, Büşra Selen; Erol, Kevser; Kılınç, Melike; Çakar, Zeynep Merve; Boztepe, Handan
    Amaç: Bu çalışma, üniversite öğrencilerinin ağrı inançları, ağrıyla başa çıkma ve reçetesiz ilaç kullanma durumlarını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yöntem: Tanımlayıcı tipteki bu araştırma, 2021-2022 eğitim öğretim döneminde, Atılım Üniversitesinde öğrenim gören 320 birinci sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Verilerin toplanmasında, Tanımlayıcı Özellikler, Ağrı ve Reçetesiz İlaç Kullanımına İlişkin Veri Toplama Formu, Ağrı İnançları ve Ağrı İle Başa Çıkma Ölçeği kullanılmıştır. Bulgular: Üniversite öğrencilerinin çoğunlukla ağrının organik nedenlerle ortaya çıktığına inandıkları, %87.2’sinin son bir yıl içinde reçetesiz ilaç kullandıkları, en yüksek oranda baş ağrısı (%74.7) nedeniyle ilaç kullandıkları ve en sık kullandıkları ilacın ise analjezik ilaçlar (%65) olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Üniversite öğrencilerini, sıklıkla kullanılan reçetesiz ilaçlara bağlı gelişebilecek yan etkilerden korumak amacıyla eğitim planlanması ve öğrencilerin akılcı ilaç kullanımı ve ağrı yönetimi konusunda bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Üniversitede öğrenim gören birinci sınıf öğrencilere ek olarak diğer sınıfları da kapsayacak şekilde daha büyük örneklem gruplarında araştırmaların yürütülmesi önerilmektedir.
  • Article
    Üniversite Öğrencilerinin Ağrı İnançları, Ağrıyla Başa Çıkma ve Reçetesiz İlaç Kullanma Durumlarının Belirlenmesi
    (2024) Yüceer, Buğse; Aküzüm, Büşra Selen; Erol, Kevser; Kılınç, Melike; Çakar, Zeynep Merve; Boztepe, Handan
    Amaç: Bu çalışma, üniversite öğrencilerinin ağrı inançları, ağrıyla başa çıkma ve reçetesiz ilaç kullanma durumlarını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yöntem: Tanımlayıcı tipteki bu araştırma, 2021-2022 eğitim öğretim döneminde, Atılım Üniversitesinde öğrenim gören 320 birinci sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Verilerin toplanmasında, Tanımlayıcı Özellikler, Ağrı ve Reçetesiz İlaç Kullanımına İlişkin Veri Toplama Formu, Ağrı İnançları ve Ağrı İle Başa Çıkma Ölçeği kullanılmıştır. Bulgular: Üniversite öğrencilerinin çoğunlukla ağrının organik nedenlerle ortaya çıktığına inandıkları, %87.2’sinin son bir yıl içinde reçetesiz ilaç kullandıkları, en yüksek oranda baş ağrısı (%74.7) nedeniyle ilaç kullandıkları ve en sık kullandıkları ilacın ise analjezik ilaçlar (%65) olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Üniversite öğrencilerini, sıklıkla kullanılan reçetesiz ilaçlara bağlı gelişebilecek yan etkilerden korumak amacıyla eğitim planlanması ve öğrencilerin akılcı ilaç kullanımı ve ağrı yönetimi konusunda bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Üniversitede öğrenim gören birinci sınıf öğrencilere ek olarak diğer sınıfları da kapsayacak şekilde daha büyük örneklem gruplarında araştırmaların yürütülmesi önerilmektedir.
  • Master Thesis
    Emzirme Öz-yeterliliği, Emzirme Motivasyonu, Benlik Saygısı Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
    (2023) Ünsal, Başak; Topal, Cansu Akdağ; Boztepe, Handan
    Emzirme, doğum sonu dönemde anne bebek arasında bağın hızlıca oluşmasında önemli bir yere sahiptir. Emzirmenin erken dönemde başlaması ve devam etmesinde annelerin emzirme öz-yeterliliği algıları etki gösterir. Bandura'nın öz-yeterlilik kuramından etkilenerek oluşturulan emzirme öz-yeterliliği annelerde oluşan emzirme motivasyonu ve annelerin kendine olan güveninden etkilenmektedir. Bu çalışmada; Emzirme Öz-yeterliliği, Emzirme Motivasyonu Benlik Saygısı Arasındaki İlişkinin İncelenmesi amaçlanmıştır. Tanımlayıcı ve karşılaştırmalı olarak planlanan çalışma Gazi Üniversitesi Hastanesinde 20 Kasım 2022- 1 Mart 2023 tarihleri arasında güç analizi ile belirlenen 260 postpartum dönemdeki anne ile yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak, Sosyodemografik Form, Emzirme Öz-yeterlilik Ölçeği, Emzirme Motivasyon Ölçeği, Benlik Saygısı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, emzirme öz-yeterliliği ile emzirme motivasyonu arasında (p<0,05) ve emzirme öz-yeterliliği ile benlik saygısı arasında pozitif anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Annelere doğum öncesi emzirme eğitimi verilirken eğitim kapsamına annelerin psikolojik sürecini destekleyen programlar da eklenmelidir. Hemşireler, annelere aile ve eş desteği sağlanması için eğitimlere ve uygulamalara aile üyelerininde eklenmesini sağlamalıdır. Anahtar kelimeler: Emzirme öz-yeterliliği, emzirme motivasyonu, benlik saygısı, hemşirelik, emzirme
  • Master Thesis
    Dudak ve Damak Yarığı Olan Bebeğe Sahip Annelerin Postpartum Depresyon Düzeylerinin Belirlenmesi
    (2023) Aslankaya, Nuray; Boztepe, Handan; Topal, Cansu Akdağ
    Bu çalışma, dudak ve damak yarığı olan bebeğe sahip annelerin, postpartum depresyon düzeylerinin belirlenmesi amacı ile yapılmış, tanımlayıcı kesitsel türde bir araştırmadır. Çalışmaya Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Polikliniği'nde takip edilen, dudak ve damak yarığı olan bebeğe sahip, araştırmaya dahil edilme kriterlerini karşılayan 150 anne dahil edilmiştir. Veriler 2 Ocak – 1 Nisan 2023 tarihleri arasında anneler ile görüşülerek, Sosyo-demografik Veri Formu ve Edinburgh Postpartum Depresyon Ölçeği aracılığı ile toplanmıştır. Araştırmaya katılan 53 (%35,33) kişinin Edinburgh Doğum Sonrası Depresyon Ölçeğinden 12 ve üzerinde puan aldığı belirlenmiştir. Olası risk faktörlerinden, annenin sigara kullanma durumu, bebeğin tanısını öğrenme zamanı, gebeliği süresince travmatik/üzücü olay yaşama durumu ve bebeğin cinsiyeti, düşük ekonomik düzey istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur (p<0,05). Dudak damak yarıklı bebeklerin karmaşık tıbbi ve cerrahi müdahaleye maruz kaldıkları göz önüne alındığında, bu bebeklerin annelerinin stres, korku, anksiyete, depresyon gibi durumları daha fazla yaşadığı düşünülmektedir. Bu sebeple dudak damak yarıklı bebeğe sahip anneler doğum sonrası dönemde hemşireler tarafından iyi gözlemlenmeli ve depresyon açısından değerlendirilmelidir. Postpartum depresyon varlığı tespit edilen anneler gerekli birimlere yönlendirilmelidir.
  • Review
    Sezaryen Sonrası Eras Uygulamaları ve Kinezyo Bantlamanınbağırsak Hareketlerine Etkisi
    (2021) Terzioğlu, Füsun; Doğu, Nilgün; Boztepe, Handan; Gençbaş, Dercan; Akdeniz, Canberk; Özgündöndü, Buğse
    Sezaryen, kadınlarda sık uygulanan abdominal cerrahi türlerindenbiridir. Yüksek oranda tercih edilen sezaryen ile doğum sonrası di ğer abdominal cerrahilerde olduğu gibi anestezi ve cerrahi girişimebağlı bağırsak fonksiyonları etkilenebilmektedir. Doğum sonu dö nemde bağırsak problemleri, ameliyat sonrası komplikasyon, hasta nede kalış süresinde uzama ve sağlık maliyetlerinde artmaya nedenolmakta ve annenin konforunu azaltmaktadır. Bağırsak problem lerinin önlenmesi ve yönetiminde, farmakolojik yöntemlerin annesağlığı ve emzirme sürecine olumsuz etkileri nedeniyle günümüzdefarmakolojik olmayan (nonfarmakolojik) yöntemler kullanılmayabaşlanmıştır. Literatürde, Cerrahi Sonrası Hızlandırılmış İyileşme(ERAS) protokolü uygulamalarından sakız çiğneme, erken oral hid rasyon, erken mobilizasyon ve kinezyo uygulamalarının sezaryensonrası bağırsak problemlerinin önlenmesinde ve yönetiminde etkiliolduğu belirtilmektedir. Multidisipliner protokollerde yer alan kanıttemelli bu uygulamaların, sezaryen sonrası hemşirelik bakım süre cine entegre edilerek standardize edilmesi hasta bakım kalitesi açı sından oldukça önemlidir. Derleme tarzında hazırlanmış bu makale nin amacı, sezaryen sonrası uygulanacak bu yöntemlerin bağırsakfonksiyonları üzerine etkilerini tartışmak ve hemşirelerin bağımsızolarak uygulayabilecekleri uygulamalar içerisine entegre etmesineyönelik önerilerde bulunmaktır.