Search Results

Now showing 1 - 10 of 11
  • Master Thesis
    Sağlık Sektöründe Performansa Dayalı Ücretlendirme Sisteminin Değerlendirilmesi (bursa Devlet Hastanesi ve Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi Örneği)
    (2017) Aydın, Erkan; Bircan, İsmail
    Sağlık Bakanlığı tarafındangeliştirilen performansa dayalı ek ödeme sistemi uygulaması ile devlet hastanelerinde de performans yönetim sürecine geçilmiştir. Çalışmamızda Bursa ilindeki Bursa Devlet Hastanesi ve Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi'nde uygulanmakta olan mevcut sistemden çalışanlarınmemnuniyetleri, sistemi adil bulmaları, iş yükü düzeyleri ve sistemin performans vemotivasyonlarını etkileme düzeyleri ile performansa dayalı ek ödeme sistemi ile arasında anlamlı birfarklılığın olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırmanın amacı; Bursa ilindeki Bursa Devlet Hastanesi ve Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi'nde uygulanan performansadayalı ek ödeme sisteminin hastanede çalışanlar tarafındanalgılanma biçimleri ile performansa dayalı ek ödeme sistemi ile ilgili hazırlananifadelere verdikleri cevaplar arasında anlamlı farklılıklar olup olmadığını tespitetmektir. Bu tespit ile mevcut performans değerlendirme sistemi ile ilgili hastanedeçalışanların algıları tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmada veri toplama kaynağı olarak anket yönteminden faydalanılmıştır. Anket formunda yer alan sorular kaynak taraması ve uzmanların görüşleri doğrultusunda araştırmacı tarafından hazırlanılmaya çalışılmıştır. 511 kişi çalışmaya katılmayı kabul etmiştir.Araştırma sonucunda anlamlı farklılıkların olduğu tespit edilmiş ayrıca çalışanların sistemden memnun olmadıkları, sistemi adil bulmadıkları, sistemin performans ve motivasyonlarını olumsuz etkilediği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler:Sağlık, Performans yönetimi, Performansa dayalı ek ödeme sistemi
  • Master Thesis
    Sağlık Çalışanlarının İş Doyumlarına Etki Eden Faktörlerin Analizi: Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Çekirge Devlet Hastanesi Bursa Örneği
    (2015) Kökez, İsa; Bircan, İsmail
    İş doyumu, insan kaynaklarının etkin ve verimli bir çalışma sağlamasında önemli bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Yüksek iş doyumuna sahip çalışanlar, işletmelerin belirledikleri amaçları gerçekleştirmede önemli derecede katkı sağlamaktadır. Karmaşık bir örgüt yapısı olan hastane ve sağlık kurumları farklı nitelik ve birikimi olan personelden oluştuğundan, personeli motive eden faktörler de kişilere göre değişebilmektedir. Bu araştırma ile sağlık işletmelerinde çalışan sağlık personelinin iş doyumunu etkileyen faktörler ile iş ortamında hangi iş doyumu faktörünün daha etkili olduğunu bulmak amaçlanmıştır. Sağlık hizmeti veren işletmeler, oldukça karma bir yapıya sahip çalışanlar tarafından kendisinden beklenilen hizmetleri yerine getirir. Karma yapının fazla olduğu bu örgütlerde iş doyumu açısından önemli bir sorun bulunmaktadır. Çünkü bu gruplar farklı ihtiyaçlara ve beklentilere sahip olacaklardır. Hastanenin amacına ulaşmasında, başarılı ya da başarısız kabul edilmesinde en büyük pay hiç şüphesiz hastane personeline aittir. Hastanenin başarısı bir anlamda personelin başarısı olduğu için bu noktada personelin iş doyumunun sağlanması ve personelin verimliliğini arttıracak etmenlerin belirlenmesi önem kazanmaktadır.
  • Master Thesis
    Sağlık Kurumlarında İletişimin Hasta Memnuniyeti Üzerine Etkileri (ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Örneği)
    (2016) Oktay, Elif Yeşilyurt; Bircan, İsmail
    İletişim, kişinin birbirini anlaması, birbirini kendisine anlatabilmesidir. İletişimin amacı ise, insanın kendi kendine gideremeyeceği ihtiyaçlarını, çözemeyeceği problemlerini ve gerçekleştiremeyeceği eylemlerini yapabilmesi için ikinci bir kişiden yardım talebidir. İnsan hayatını doğrudan ilgilendiren ve etkileyen hizmetlerin sunulduğu sağlık kurumlarında iletişimin önemi daha da artmaktadır. Sağlık kurumlarında hizmet kalitesini değerlendirmede kullanılan en önemli ölçütlerden biri hasta memnuniyetidir. Sağlığa önem veren bireylerin sayılarındaki artış beraberinde kaliteli bakım alma isteği ve sağlık kuruluşları arasında daha seçici davranmayı getirmiştir. Buna bağlı olarak sağlık kuruluşları arasında rekabet artmıştır. Sağlık kuruluşundan memnun kalan bir hasta tekrar bir sağlık hizmeti alması gerektiğinde aynı kuruma başvuracağı gibi, çevresindekilere de bu kurumla ilgili yönlendirici tanıtım yaparak hastaneye başvuruları artıracaktır. Tatmin olmayan hasta ise kurumla ilgili olumsuz tanıtım yaparak müşteri kaybına neden olduğu gibi işletmenin büyümesine de engel olacaktır. Bu çalışma Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi' nde yatarak hizmet alan hastalar ile sınırlandırılmıştır. Hastanelerin yatarak tedavi görülen servislerinde toplam 250 kişi üzerinde basit rastgele örnekleme yöntemi uygulanmıştır.Çalışmada, sağlık kurumlarında iletişime bağlı hasta memnuniyetinin ne durumda olduğu belirlenmeye çalışılmış ve sorunlar saptanarak önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: İletişim, Sağlık Kurumlarında İletişim, Hasta Memnuniyeti
  • Master Thesis
    Hemşirelerin Güvenli Kan Transfüzyonlarına Yönelik Bilgi ve Beceri Düzeylerinin Saptanması (dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim Araştırma ve Ulus Devlet Hastaneleri Örneği)
    (2014) Güleşen, Gülçin; Bircan, İsmail
    Bu araştırma, son zamanlarda oldukça büyük önem taşıyan güvenli kan transfüzyonu konusunda hemşirelerin bilgi ve beceri düzeylerini belirlemek ve sorun çözümüne yönelik öneriler geliştirmek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim Araştırma Hastanesinde görev yapan 115 hemşire ile Ankara Ulus Devlet Hastanesinde görev yapan 35 hemşire olmak üzere toplam 150 hemşire oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak 32 adet sorudan oluşan anket formu kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, Chi-Square testi ve yüzdelik kullanılmıştır. Daha önce yapılmış çalışmalara göre araştırmaya katılan hemşirelerin güvenli kan transfüzyonuna yönelik genel bilgi puanlarının 51-70 puan (%49) arasında olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma kapsamına alınan hastanelerde kan transfüzyon komitesinin bulunması, hemşirelerin büyük çoğunluğunun lisans mezunu (n:76) olması, grup içerisinde daha önce hizmet içi eğitim almış hemşirelerin sayısının fazla olması (n:111) ve bu hastanelerde hizmet kalite standartlarına verilen önemin fazla olması bu sonucun çıkmasında etkili olmuştur. Ancak güvenli kan transfüzyonu ile ilgili alt bölümlerden kan transfüzyon uygulama öncesi, sırası, sonrası ve komplikasyonlara ilişkin bilgi puanlarının 50 puan ve altında olduğu, bu konularda hemşirelerin bilgi yetersizliklerinin olduğu bulgusuna ulaşılmışken; kan transfüzyonu ile ilgili HKS'ye yönelik bilgi puanı 71 ve üzeri puan (% 58,7) olarak bulunmuştur. Çalışmamızda hemşirelerin yaşı, hizmet içi eğitime katılma durumları ve hemşirelik mesleğinde çalışma süresi ile güvenli kan transfüzyonu genel bilgi puanı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir sonuç çıkmazken; hemşirelerin eğitim düzeyi, çalıştıkları birim ve hizmet içi eğitime katılma süresi ile güvenli kan transfüzyonu genel bilgi puanı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir sonuca ulaşılmıştır. Hizmet içi eğitimlerde güvenli kan transfüzyon eğitimlerinin daha fazla önem verilerek yapılması ve eğitimlerin bir güne sıkıştırılarak yapılmaması, eğitimlere ön test ve son test yapılmasına yer verilmesi bilgi düzeyini daha da artıracaktır. Sıkılaştırılmış olarak yapılan eğitimlerde bilgilendirmede istenilen sonuca ulaşım azalmaktadır. Araştırmamızda bir hafta ve üzeri eğitim alanların bilgi puanları daha yüksek çıkmıştır. Hizmet içi eğitimlerde güvenli kan transfüzyonu konusundaki eğitimlerin bir yıl içerisinde düzenli aralıklarla (3 ayda bir) tekrarlanması ve en az bir hafta yapılması; hataların azalmasına ve bilgilerin kalıcı olmasına dolayısı ile sağlık hizmeti sunumunda kalitenin de artmasını sağlayacaktır. Hemşirelerin çalıştığı birimle güvenli kan transfüzyonu bilgi puanı arasında anlamlı ilişki olması nedeniyle yapılan eğitimlerin kliniklerin türüne göre ve birim bazlı yapılması eğitimlerin etkinliliğini ve verimliliğini artıracaktır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda; hemşirelerin eğitim düzeyinin en az lisans seviyesinde olması için imkânlar tanınması ve hastanelerde çalıştırılacak hemşire kadrosu seçiminde en az lisans mezunu hemşirelerin bulunması, hemşirelere güvenli kan transfüzyonuna yönelik etkili, sürekli ve planlı bir hizmet içi eğitim verilmesi, verilen eğitimin etkinliğinin ölçülmesi ve uygulamaya yönelik standardizasyon çalışmalarının geliştirilmesi, tüm hastanelerde kullanılan standart formların geliştirilmesi, yurtdışı örneklerde olduğu gibi transfüzyon hemşire ekibinin oluşturulması ve var olan kan transfüzyon komitelerinin aktif olarak çalışmaları önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: 1. Hemşire, 2. Güvenli Kan Transfüzyonu, 3. Bilgi Beceri Düzeyi, 4. Eğitim 5. Kan Transfüzyon Komitesi
  • Master Thesis
    Özel Sağlık Kuruluşlarında Pazarlama Faaliyetleri ve Hasta Memnuniyeti Analizi: Ankara, İstanbul, Konya Özel Medicana Hastanelerinde Bir Uygulama,
    (2014) Kazmacı, Seda; Bircan, İsmail
    Hizmet pazarlamasında sunumun 'performans' niteliği taşıması, genel olarak hizmetin, alındıktan sonra değerlendirilebilmesi, hizmet işletmelerini müşteri memnuniyeti üzerinde odaklanmaya yöneltmiş ve buna yönelik bir çok çalışma yapılmıştır. Sağlık hizmet pazarında önemli bir paya sahip bulunmaktadır. Son yıllarda ülkemizde ortaya çıkan teknolojik gelişmeler ve yaşanan krizler, sağlıkta yeniden yapılanmayı gerektirirken, kurumsallaşmanın ve müşteri memnuniyetinin önemini de ortaya koymaktadır. Müşteri beklentilerinde yaşanan değişimler ve artan rekabet ortamı diğer işletmelerde olduğu gibi sağlık kuruluşlarının da pazarlama faaliyetlerini etkilemiştir. Günümüzün bu rekabet ortamı içerisinde ve de maliyete önem verilen bu pazarda, sağlık kuruluşlarının rekabet üstünlükleri ve süreklilikleri için, hizmet kalitesinin ölçülebilmesi, değerlendirilebilmesi önemli hale gelmiştir. Modern pazarlama anlayışına göre, işletmeler müşteri odaklı olmalıdırlar. Bunlar müşterinin istek ve ihtiyaçlarını ön planda tutan ve bunun doğal sonucu olarak amaçladığı kâra ulaşacağını bilen işletmelerdir. Her kuruluşta olduğu gibi sağlık kuruluşları da müşteri odaklı olmak zorundadır. Çalışmamızda Özel Medicana Hastanelerinde pazarlama faaliyetlerinin müşteri memnuniyetine etkisi incelenerek araştırılmıştır. Çalışma Ankara, Konya, İstanbul Medicana hastanelerinde yapılmış olup, hastalara ve hastane çalışanlarına (yöneticiler dahil) uygulanmıştır. Hastalara yönelik; Ankara Medicana hastanesinden 100 denek, Konya Medicana hastanesinden 100 denek, İstanbul Medicana hastanesinden 50 denek araştırmaya katılmıştır. Ayrıca yine hastane çalışanlarına yönelik olarak; Ankara Medicana hastanesinden 100 kişi, ÖZET Konya Medicana hastanesinden 100 kişi, İstanbul Medicana hastanesinden 50 kişi araştırmaya katılmıştır. Çalışmada veriler anket yöntemi ile toplanmıştır.Denekler tesadüfi yöntemle seçilmiştir.Veri analizinde betimleyici istatistiklerden ve tek yönlü varyans analizinden faydalanılmıştır. Devers, Brewster, Casalino'nun 2003 yılında yaptıkları çalışma sonuçları ile bizim araştırmamızı yaptığımız Özel Medicana Hastanesi'nde de bu çalışmaya benzer sonuçlar elde edilmiştir. Bu sonuçlar hastaların sürekli takibi, evlerinde hizmet verme, çekap indirimleri yapma, call center aracılığıyla takiplerini yapma olarak sıralanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Müşteri Memnuniyeti, Hizmet Pazarlaması, Özel Hastane.
  • Master Thesis
    Sağlık Kurumlarında Kalite Yönetim Sistemleri ve Akreditasyon Çalışmaları Analizi (keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Örneği)
    (2014) Öztaş, Selma; Bircan, İsmail
    Sağlık hizmetleri yüksek riskli süreçlerden oluşmaktadır. Her gün birçok insan tıbbi hatalara maruz kalmakta sağlığını kaybetmektedir. Bu ise sağlık kurumlarına maddi manevi zarar vermekte ve duyulan güveni zedelemektedir. Sağlık sektöründeki hızlı değişim ve rekabet ortamı insanların farkındalığını artırmıştır. Artık insanlar hastalıklarıyla ilgili bilgilendirilmek ve iyileşme süreciyle ilgili her unsuru takip etmek istemektedirler. Tıbbi hata oluşmadan hastalarının sağlığına kavuşmasını en kısa sürede gerçekleşmesini beklemektedirler. Bu sürecin en ileri teknoloji, en iyi tıbbi eğitim almış personel, en iyi hasta bakımı veren güler yüzlü ve anlayışlı profesyonel personelin bulunduğu, güvendiği akredite olmuş bir hastanede gerçekleşmesini tercih etmektedirler. Sağlık kurumuna kaybettiği ya da elde etmek istediği itibarı kalite yönetim sistemi sağlamaktadır. Kalite ve akreditasyon çalışmaların aksayan yönleri, sağlık politikasının insan kaynaklarının yönetiminin öneminin yeterince anlaşılmadığı ve yönetsel eksiklerin varlığı söz konusudur. Çalışanların kalite algısı yetersizdir ve kalite eğitimleri yeterli değildir. Kalite çalışmalarının takım ruhu gözetilmeden yapılıyor olması çalışmalarındaki katılımı ve algıyı negatif yönlü etkileyip çalışmalarda eşgüdüm sağlanamamaktadır. Yöneticilerin yönetsel yaklaşımlarını değiştirmeleri, daha insancıl, insan merkezli olmaları, takım ruhunu anlayıp kişisel gelişim açığını gidermeleri ve kalitenin herkesin işi olduğunu, bir takım çalışması olduğunu eşgüdüm içinde olunması gereğini anlaşılmalıdır. Kalitede bir zorunluluktan, mecburiyetten, buyruktan öte gönüllülük, isteklilik, özendirme, inandırma, sevdirme, motivasyon, iş doyumu, olumlu bir örgüt iklimi ve örgüt kültürü oluşturmanın ön planda tutulması gereğinin anlaşılması gerekmektedir. Hasta memnuniyeti yeterli düzeydeyken, çalışan memnuniyeti çok düşüktür. Çalışanların ihtiyaç ve maddi manevi beklentilerinin karşılanamadığı görülmektedir. Bu yönlerden sağlık kurumlarının yetersizlikleri vardır. Kalite çalışmalarındaki aksayan yönler sebebiyle çalışanların kalite algısı düşüktür ve kalite akreditasyon çalışmaları yeterince işlevsellik kazanamamıştır. Sağlık kurumlarında kurum kültürünün yetersiz olduğu, personel yönetiminin yetersiz olduğu, dış denetimin yapılmadığı ya da yetersiz olduğu, çalışanların iş doyumu ve motivasyonlarının düşük olduğu, hizmet içi eğitimlerin düşük ve yetersiz olduğu ve zamanında yapılmadığı görülmektedir. Tüm bu olumsuz süreçler kalite çalışmalarını olumsuz etkilemektedir. Çalışanların yeniden sürece dahil edilmesi gerekmekte ve olumsuz süreç ve yaklaşımların iyileştirilmesi gerekmektedir. Sağlık Bakanlığınca HHKS(hastane hizmet kalite standartları) oluşturulmuş, kurumlarda çalışmalar başlatılmıştır. Bu yeni süreç hakkında araştırma yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kalite, Akreditasyon, Algılanan Kalite, İşlevsellik, HHKS.
  • Master Thesis
    Mobbing ve İş Doyumu İlişkisi (hemşireler Üzerine Bir Araştırma)
    (2014) Özdemir, Sibel; Bircan, İsmail
    Bu çalışma iş yerinde mobbing ile iş doyumu arasındaki ilişkinin varlığını sorgulamak amacı ile yapılmıştır. Son yıllarda oldukça artış gösteren konunun önemi göz önüne alınarak mobbing, iş doyumu ve bunlar arasındaki ilişki açıklanmış ve buna ek olarak Ankara ilinde bulunan iki kamu hastanesinde (Ulus Devlet Hastanesi ve Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi) görev yapan hemşireler üzerinde uygulamalı bir çalışma yapılmıştır. Araştırmada iki ölçek kullanılmıştır. Bunlardan ilki Henz Leyman (1993) tarafından belirlenen 5 grup ve 45 ifadeden oluşan mobbing tipolojisinden faydalanarak geliştirilen mobbing davranışları, nedenleri, etkileri ve tepkileri belirlemeye yönelik olarak hazırlanan mobbing ölçeği, diğeri ise Dawis ve Arkadaşları (1967) tarafından iş doyumu düzeyini belirlemek amacıyla geliştirilen ve Baycan tarafından Türkçe uyarlaması yapılan 20 sorudan oluşan Minnesota İş Doyumu Ölçeğidir. Araştırma evrenini Ankara ilinde bulunan iki kamu hastanesinde çalışan 180 hemşire oluşturmaktadır. Hemşirelere mobbing ve iş doyumu ifadelerinden oluşan anket çalışması yapılmıştır. Alınan veriler SPSS 16.0 programında çözümlenmiş ve elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Bu çalışmanın sonucunda mobbing ve iş doyumu arasında negatif yönde bir ilişkinin varlığı ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: 1. Mobbing, 2. Psikolojik şiddet, 3. İş doyumu, 4. Hemşire
  • Master Thesis
    Hemşirelerin Stres ve Motivasyon Analizi (dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Ulus Devlet Hastanesi Örneği)
    (2014) Güleşen, Yunus; Bircan, İsmail
    Bu araştırma, sağlık hizmetlerinin sunumunda önemli bir rol üstlenen hemşirelerin stres ve motivasyon durumlarını ile stres motivasyon ilişkisini saptamak, kurumların amaçlarına ulaşmada en büyük sorun olan personeli etkileyen olumsuzlukları ortadan kaldırmak, fayda sağlayacak stratejiler geliştirmek, personelin etkin ve verimli çalışmasına katkı sağlamak amacıyla yapılmış tanımlayıcı bir çalışmadır. Araştırmanın örneklemini Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim Araştırma Hastanesinde görev yapan 116 hemşire ile Ankara Ulus Devlet Hastanesinde görev yapan 35 hemşire olmak üzere toplam 151 hemşire oluşturmaktadır. Araştırma verileri kaynak taraması yapılarak ve araştırmaya katılan hemşirelerle yüz yüze yapılan görüşmelerde anket yöntemi kullanılarak elde edilmiştir. Ankette Richardson tarafından geliştirilmiş olan 44 sorudan oluşan ''Stres Kaynağı Ölçeği'' ile Barbuto ve School tarafından geliştirilmiş olan 30 sorudan oluşan ''Motivasyon Kaynakları Envanteri'' kullanılmıştır. Verilerin analizinde sayı, yüzde, Kruskal Wallis testi ve Pearson Korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Araştırmada hemşirelerin %56.3'ünün sosyal stres vericiler yönünden, %49'unun işle ilgili stres vericiler yönünden hastalık geliştirme olasılığı olduğunu, %51'inin kendini yorumlama biçiminden kaynaklanan stres vericiler yönünden hastalık geliştirme eğiliminde olduğu ve %45'inin fiziki çevreden kaynaklanan stres vericiler yönünden hastalık geliştirme olasılığı oldukça yüksek olduğu belirlenmiştir. Hemşirelerin cinsiyeti ile sosyal stres vericiler, çocuk sayısı ile fiziki çevreden kaynaklanan stres vericiler ve meslekteki toplam hizmet süresi ile kendini yorumlama biçiminden kaynaklanan stres vericilere ait puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hemşirelerin cinsiyeti ile hedef içselleştirme alt grubu, haftalık çalışma süresi ile iç güdüsel süreç alt grubu, ek gelir durumu ile araçsal süreç alt grubu, iç güdüsel süreç alt grubu ve dış benlik kavramı alt grubu puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgular sonucunda stresi azaltıcı ve motivasyonu arttırıcı faktörler konusunda önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: 1. Hemşire 2. Stres 3. Motivasyon
  • Master Thesis
    Sağlık hizmetlerinde kamu-özel ortaklığı modeli (Bursa ili örneği)
    (2016) Güler, Emrullah; Bircan, İsmail
    Sağlık sektöründe kamu ve özel sektörün ortaklığına dayalı Kamu-Özel Ortaklığı (KÖO) yöntemi Türk sağlık sektöründe de uygulanmaya başlamıştır. Son yıllarda Türkiye sağlık sektörü büyük bir değişim göstermekte ve giderek artan şekilde KÖO'nı kullanmaktadır. Bu kapsamda çalışma Türkiye sağlık sektörü politikalarında yaşanan bu değişime odaklanmıştır. Çalışmada Türkiye sağlık altyapı yatırımlarında bir finansman yöntemi olarak KÖO politikasının politika haritalama yöntemi ile analiz edilmesi amaçlanmaktadır. Çalışmanın evrenini Bursa ili kamu hastanelerinde çalışan personel oluşturmaktadır. Örneklem seçimine gidilmeden hastanelerdeki tüm çalışanlara ulaşılmaya çalışılmıştır. Ancak 814 kişi çalışmaya katılmayı kabul etmiştir. Çalışmada veri toplama kaynağı olarak anket yönteminden faydalanılmıştır. Anket formunda yer alan sorular kaynak taraması ve uzmanların görüşleri doğrultusunda araştırmacı tarafından hazırlanılmaya çalışılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre ise; Kamu Özel Ortaklığı Modeli (KÖOM), özel sektördeki atıl sermayelerin, hastane gibi topluma yararlı yatırımların yaratılması, daha hızlı sonuç getiren, etkili ve kaliteli kamu hizmeti sunumu açısından yarar sağlamasına, kamunun finansman sıkıntısından dolayı yapılamayan yatırımlar açısından fayda sağlayacağı ve sorun çözümünde etkili olabileceği düşünülmektedir.
  • Master Thesis
    Palyatif Bakım Hastalarına Yönelik Bakım Yeri Tercihi (hasta Yakını ve Sağlık Çalışanı Üzerine Bir Araştırma )
    (2014) Aksakal, Hurişah; Bircan, İsmail
    Palyatif bakım hizmetlerinin ülkemizde gelişmesi ve uygulanabilir olması, hasta hakları açısından bir zorunluluk aynı zamanda son dönem hastaları için sağlık hizmetinin kalitesinin arttığının bir göstergesidir. Hastaların ağrı ve acılarını azaltmaya veya tamamen dindirmeye çalışmak uzman disiplinler arası bir ekip çalışmasını gerektirmektedir. Doğumla beklenen yaşam süresinin uzaması insanoğlunun en önemli başarılarındandır. Bu aşamada hedef yaşamın niteliğinin artırılmasıdır. Yaşamın niteliğini artırma çalışmaları bakım süreleri uzun süreç alan yaşlı, engelli ve kronik hastalıkları olan bireylerde yoğunlaşmaktadır. Bu uzun bakım sürecinin kurumsal merkezlerde karşılanmaya çalışılması hasta ve yakını, kurumsal merkez ve aynı zamanda o ülkenin ekonomisi açısından ciddi sorunlar ortaya çıkarmaktadır. Bu nedenle hastanın tüm gereksinimlerinin kendi ev ortamında karşılanabilir olması için gerekli yasal düzenlemelerin, sağlık sigorta sistemimizin revizyonunun ve en önemlisi bu hasta gruplarının evde takip ve izlenebilir olması için gerekli teknolojik alt yapının sağlanmasının gerektiği düşünülmektedir. Araştırma Ankara Ulus Devlet Hastanesi sağlık çalışanları ile palyatif bakım kliniğinde bakım hizmeti alan hasta yakınlarına gerekli tüm izinler alınarak Temmuz 2013' de yapılmıştır. Çalışma 120 sağlık çalışanı ve 76 hasta yakını ile anket tekniği uygulanarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sonucunda sağlık çalışanları hastası ve kendisi için bakım yeri tercihini ev yönünde kullanırken, hasta yakınları gerekli koşullar ev ortamında oluşturulduğu takdirde hastası ve kendisi için bakım yeri tercihinin ev olabileceğini ifade etmişlerdir. Anahtar Kelimeler: 1. Evde Sağlık ve Bakım Hizmetleri 2. Palyatif Bakım 3. Tercihler 4. Hasta Yakını 5. Sağlık Çalışanı