10 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 10
Master Thesis Sütleğen Bitki Ekstresinin Kolon Kromatografik Fraksiyonlarının Antioksidan Potansiyel Analizi(2018) Elkouha, Muna Zuam Emhmed; İşgör, Sultan BelginBu çalışmanın amacı, Sütleğen (Euphorbia macroclada Boiss.) yaprak özütüne ait polifenollerin (toplam fenolik içerik, toplam flavonoid içeriği) miktar tayininin değerlendirilmesi ve Sütleğen yaprak özütünün antioksidan potansiyelinin ardından Süperoksit dismutaz (SOD), Glutatyon-S-transferaz (GST) ve Katalaz (KAT) gibi antioksidan enzimler üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesidir. ekstraktının metanolik yaprakları, kolon kromatografisi tekniği kullanılarak dört fraksiyona (etil asetat, n-heksan/1:10) ayrıldı. kolon fraksiyonlarının antioksidan aktiviteleri DPPH serbest radikal süpürme testi ile analiz edilirken toplam fenolik ve toplam flavonoid içeriğini analiz etmek için Folin-Ciocalteu's ve Alüminyum klorür kolorimetrik yöntemleri kullanıldı. Sütleğen ekstraktının oksidan önleyici etkileri, ekstraktın kolon fraksiyonlarının SOD, GST, KAT antioksidan enzimlerinin aktivitesi üzerindeki etkilerinin test edilmesiyle gerçekleştirildi. Sonuç olarak, numunenin kolon fraksiyonlarının toplam fenolik madde miktarı 43.61 ila 7.26 mg/g Galik asit eşdeğeri arasında değişirken toplam flavonoid 37.05 ila 2.93 mg/g Quercetin eşdeğeri arasında değişmektedir. DPPH IC50 değerleri, Sütleğen ekstraktı kolon fraksiyonları idi; FII, FIII ve FIV sırasıyla, 0.2541, 0.3409 ve 3.42 g/l olarak bulundu. Enzim deneyleri, FII, FIII ve FIV'nin GST enzim aktivitesi üzerindeki önleyici etkilerinin sırasıyla 92%, 98% ve 78% olduğunu gösterdi. Üstelik, FII, FIII için her iki fraksiyonun KAT enzimi üzerindeki önleyici etkileri; yaklaşık 99% iken FIV fraksiyonu için 63% olarak hesaplandı. Tüm kolon fraksiyonları GST ve KAT enzim aktivitesi üzerine iyi bir inhibitör etkisine (özellikle FII, FIII) sahip olmalarına rağmen, SOD üzerine herhangi bir inhibisyon etkisi gözlemlenmemiştir.Master Thesis Daedalea Quercına Mantar Özütünün Antioksidan Enzim Aktiviteleri Üzerine Etkisi(2016) Rashuan, Amal Saad Mohamed; İşgör, Sultan BelginSon yıllarda mantarlar ve mantar özütleri özellikle bağışıklık sistemini güçlendirerek sağlık üzerine olumlu etkilerinden dolayı gıda takviyesi olarak önemli bir ilgi odağı olmuşlardır. Mantarlar, diyabetten kansere kadar çok farklı hastalığın tedavisinde önemli rol oynarlar. Tıp tarihi boyunca klinikte etkili olan pek çok ilaç mantarların kimyasal bileşiminden geliştirilmiştir. Bu çalışmada, kuru Daedalea quercina (L) Pers. mantarı methanol, etanol ve su kullanılarak farklı özütleme aşamalarından geçirilerek mantara ait toplam fenol ve flavonoid içerikleri ölçülmüştür. Daedalea quercina (L) mantarının biyolojik hedefler için olası tıbbi potansiyelinin belirlenmesi için mantarın methanol özütünün katalaz, glutatyon-S-Trasferaz ve superoksit dismutaz antioksidan enzimleri üzerine etkinliği incelenmiştir. Sonuçlar göstermiştir ki, en yüksek fenolik içeriği 242g GAE/ml ve flavonoid içeriği de 82,562g QE/ml değerleri olarak mantarın methanol özütünde tespit edilmiştir. Mantara ait, 2-2 difenil-1-pikrilhidrazil (DPPH) radikal süpürücü etki inçelenmiş metanolde özütlenmiş mantarın radikal süpürücü etkiyi %50 oranında inhibe ettiği ve bu inhibisyon için IC50 değeri de 0.081 g/L olarak hesaplanmıştır. Daedalea quercina (L) Pers. mantarının CAT ve GST enzimi üzerine etkileri incelenmiş mantarın maximum inhibisyon etkisi GST için 0.05583g/L, CAT enzimi için 0.1458 g/L IC50 değerlerinde gözlenmiştir. Daedalea quercina mantarının methanol özütü SOD enzim aktivitesini %50 den daha az inhibe etmiş olup anlamlı bir IC50 değeri hesaplanamamıştır.Master Thesis Poli (n- Metilanilin) Eklenmiş Gümüş Nanopartiküllerin Antibakteriyel Aktivitesinin Araştırılması(2022) Aldarajı, Mostafa Kamıl Maala; İşgör, Sultan Belgin; Kaya, Muratİnsanlar, hayvanlar ve mahsuller, belirli bakteri türlerinin neden olduğu birçok hastalıktan muzdarip olabilir. Bu bakterilerin, karşılaşabilecekleri en uygun araçları belirlemek için derinlemesine araştırılması gerekir. Bu bakteri türleri arasında (Escherichia coli) ve (Staphylococcus aureus) bulunur. Gümüş, bakterileri yok edebilecek bazı kimyasal ve fiziksel özelliklere sahip olduğu için bu bakterilerin yayılmasının tedavisinde kullanılan en önemli mineral elementlerden biridir. Etkinliği incelenen bu özelliklerden biri Nanoteknolojidir. Bunlar 1 ila 100 nanometre arasında değişen parçacıklardır. Bu parçacıkların dış zarlara nüfuz edebildiği ve hücreye girebileceği bulunmuştur. Bunu kullanarak, protein üretimini durdurmak için çalışır ve gümüş nanopartiküller ile bulunan yüksek toksisite nedeniyle canlı hücreyi öldürmeye başlar. Ek olarak, gümüş nanopartiküllere poli (n-metil anilin) ilave edildi. PNMA 0.025 M monomer çözeltisi ile hazırlandı. Elde edilen PNMA kürelerinin boyutu 200-550 nm arasındadır. Poli (N-metil anilin) gümüş nanopartikülleri (PNMA-AGNP'LER) başarıyla hazırlamak için oksidatif kimyasal polimerizasyon ve sıvı emprenye yöntemleri kullanıldı. Elde edilen partikülleri karakterize etmek için SEM, TEM, EDX ve ICP-Oe'ler kullanıldı. Bu bileşiklerin; PNMA ve Ag-Pnma'nın Escherichia coli ve Staphylococcus aureus'a karşı antibakteriyel etkileri incelenmiş ve bu bileşiklerin penisilin/streptomisin ortak antibiyotiği ile etkileri karşılaştırılmıştır.Master Thesis Mantar Özütlerının Doxorubicin Ilacı Ile Kombınasyonunun Sıtozolık Enzımler Üzerıne Etkısı(2014) Alwerfally, Mohamed; İşgör, Sultan BelginSon zamanlarda pek çok araştırma grubu tarafından yapılan çalışmalarda belirli türlerde mantar ve bu mantarlara ait özlerin kemoterapi sırasında gıda takviyesi olarak kullanıldığında kemoterapinin etkisini artırdığı ve hastaların yaşam sürelerini uzattığı gösterilmiştir. Bu konuda en fazla çalışılan mantar türlerinden biri de Reishi mantarıdır. Antioksidan enzimlerin pekçoğunun kanser ilaçlarına karşı direnç gösterdiği bilinmektedir. Bu nedenle bu çalışmada mantar ekstrelerinin glutathione-S-transferaz, glutathione peroksidaz ve katalaz antioksidan enzimleri üzerine etkisine kanser ilacı olan Doxorubicin varlığında ve yokluğunda bakılmıştır. Çalışmada hazırlanan mantar ekstreleri iki ayrı çözücü kullanılarak hazırlanmış ve sonuçlar kıyaslanmıştır. Bu çalışma göstermiştir ki, aseton ile özütlenmiş mantarın antioksidan enzimleri üzerindeki etkisi açıktır ve bu etki kanser ilaçlarıyla birlikte artmaktaktadır. Metanol ile özütlenmiş mantar ise açık bir etki göstermemiştir. Asetone ile ekstract edilmiş Reishi GST enzimin %45 inhibe ederken Doxorubicin ile bu değer %30 değerine ulaşmıstır. Aynı şekilde aseton ile özütlenmiş Reishi Kat enzimini %45 inhibe ederken Doxorubicin varlığında %35 inhibe ettiği bulunmuştur. Metanol ile özütlenmiş mantarlarda hemen hiç bir anlamlı sonuç elde edilememiştir.Master Thesis Polyporus Squamosus Mantar Özütünün Antioksidan Enzimler Üzerinde Etkisi(2018) Zaed, Ahmed Ammar Ayad Bın; İşgör, Sultan BelginDoğal antioksidan kaynakları bulmak için son zamanlarda artarak oluşan bir ilgi mantarlar üzerinde geniş kapsamda çalışmaların yapılmasına yol açmıştır. Bu çalışmada Polyporus squamosus mantar özütünün toplam fenol ve flavonoid içerikleri incelenmiştir. Sonra radikal süpürücü etkisi DPPH serbest radikali kullanarak test edilmiştir ve son olarak Polyporus squamosus mantarın etkisi Katalaz (KAT), süperoksit dismutaz (SOD) ve Glutathione-S-transferaz (GST) enzimleri üzerinde test edilmiştir. Bu çalışma da, soğuk su, sıcak su, metanol ve etanol kullanarak dört farklı mantar özütü hazırlanmıştır. Soğuk su özütünün en yüksek toplam fenol ve flavonoid içeriğine sahip olduğu saptanmıştır (sırasıyla 223,60 µg GAE/ml ve 61,25 µg KE/ml). Bu nedenle bir sonraki deneyler için soğuk su özütü kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, mantar özütünün radikal süpürücü etkisi gallik asit ve quersetin standartları kullanarak %35 ve IC50 değeri 20,55 g/l olarak nispeten düşüktür. Polyporus squamosus özütün antioksidan özellikleri değerlendirmek için, KAT, SOD, GST enzimleri üzerindeki etkinliği incelenmiştir. Sonuçlar göstermiştir ki kontrole göre Polyporus squamosus mantarının soğuk su özütü KAT üzerinde % 60 aktivasyon göstermiş ve IC50 değeri ise 2,810 g/l olarak hesaplanmıştır. SOD enzimi üzerinde % 95 oranda aktivasyon gösteren mantarın IC50 değeri de 11,94 g/l olarak hesaplanmıştır. Bu çalışmada Polyporus squamosus mantarının GST üzerine hemen hemen hiç etkisi olamadığı ve kontrole göre ancak % 7.2 ve IC50 değerinde 1.089 g/l olarak bir inhibasyon yaptığı bulunmuştur.Master Thesis Gümüş Nanoparçacık Eklenmiş Pedot'un Hazırlanması ve Antibakteriyel Analizi(2022) Khaleel, Haneen Ayad; İşgör, Sultan Belgin; Kaya, MuratHastane aracılıklı enfeksiyon (HAE) prevalansı yüksek olduğunda, antibakteriyel kaplamaların kullanılması, sıklıkla etkileşime giren hastane yüzeylerinde (örneğin klavyeler, itme plakaları veya yatak rayları) ve genellikle hastane kaynaklı enfeksiyonun altında yatan bakteriyel kontaminasyonun azaltılmasına yardımcı olabilir. Nano. parçacıkler ve polimerler kombinasyonu, bir dizi gram negatif ve gram pozitif bakteriye karşı güçlü antibakteriyel etki gösterir. Bu çalışmada nanoparçacıklr, HAE' lari önlemek için antibakteriyel yüzeyler olarak polimer ile birleştirilmiştir. Bu çalışmanın amacı, gümüşnanoparçacıklar eklenmiş PEDOT hazırlayarak Escherichia Coli ve Staphylococcus Aureus gibi hastanelerde bulunan yaygın patojenlere karşı antimikrobiyal etkinliğinin test ederek enfeksiyonları önlemek için uygun bir kaplama malzemesi yapmaktır. (PEDOT) kimyasal polimerizasyon işlemi ile EDOT ve demir (III) klorür (FeCl3) varlığında sentezlendi. Sıvı emprenye tekniği ile gümüş nanoparçacıklar PEDOT'a bağlandı ve daha sonra madde pelet yapmak için preslendi. Antibakteriyel aktivite disk difüzyon yöntemleri kullanılarak test edilirken, bu çalışmada hazırlanan malzemeler hastanelerde HAE larda azalma potansiyeli göstermektedir. Gümüş nanoparçacıkların ve PEDOT'un özelliklerinden dolayı, bakteri üremesinin önlenmesi insan vücudu üzerinde herhangi bir zararlı etki olmadan yapılabilir. Elde edilen malzemenin yaygın tıbbi kullanımı için antibakteriyel etkinliğini arttırmak üzere daha fazla araştırma yapılmalıdır.Master Thesis Enrofloksin ve Tylosin'in Seçili Enzimler Üzerine Biyokimyasal Olarak Değerlendirilmesi(2018) Alatrash, Taher Mehemed A; İşgör, Sultan Belgin; İşgör, Yasemin GülgünGram pozitif ve gram negative bakterilere karşı gösterdikleri etki nedeni ile Enrofloksin ve Tylosin antibiotikleri veterinerlikte yaygın olarak kullanılmaktadır. Bununla beraber özellikle Katalaz (KAT), Superoksit dismutaz (SOD), Glutatyon-S-Transferaz (GST) ve Glutatyon Peroksidaz (GPX) gibi bazı antioksidan enzimleri inhibe ederek vücutta negative etkilere sebep olabilmektedirler. Bu çalışmada söz konusu antibiyotiklerin adı geçen enzimler üzerine etkisi değerlendirilmiştir. Enroflaxin DMSO da çözünürken Tylosin suda çözünmüştür. Her iki antibiyotik de 1mg/ml stok derişimde hazırlanmıştır. İlaçlara ait stabilite testleri absorbsiyon spekturumu ölçülerek test edilmiş, maksimum absorbsiyon Enroflaksin için 276 nm ve Tylosin için de 282 nm olarak ölçülmüştür. Üç ay süren testler sonucunda her iki ilacın da karanlık ortamda +4 C° ve oda sıcaklığında kararlı olduğu sonucuna varılmıştır. Seri seyreltmelerle hazırlanmış olan farklı derişimlerdeki ilaçlarla yürütülen enzim çalışmalarının sonucunda, Enroflaksin'in KAT ve GST aktivitelerini sırasıyla %10 ve % 15 oranında azaltırken GPX aktivitesini % 15 oranında artırdığı bulunmuştur. Tylosin'in KAT ve GST üzerine etkisi bulunmazken GPX aktivitesini % 10 oranında artırdığı gözlenmiştir. Sonuç olarak Enrofloksin ve Tylosin'in oksidatif stress yaratmadığı gibi, her iki ilacın da kullanılmasının antioksidan enzimler üzerine bir etki yaratmadığı da gözlenmiştir.Master Thesis Titanyum Dioksit Nanopartikülleri Eklenmiş Polianilin Hazırlanması ve Antibakteriyel Yanıt Analizi(2022) Altmarı, Maha; İşgör, Sultan Belgin; Kaya, MuratBecause of an increase the bacterial attack in different sectors of our life, it become necessary to search about a new antibacterial material.The aim of this research is to produce an anti-bacterial and environmentally friendly material used as a surface coating to reduce diseases caused by bacterial infection. In this work, we prepared polyaniline (PANI) by using the chemical polymerization of aniline with ammonium persulfate (APS), after that we used commercially available titanium dioxide nanopowder for preparation (PANI-TiO2) nanocomposite material by chemical polymerization.The morphologies, structures, and elemental composition of the nanocomposite material are characterized by using TEM, SEM and EDX. After that,study the antibacterial activity of TiO2, PANI and(PANI-TiO2) nanocomposite was investigated by using E. coli and S. aureus.The results of this study show that no antibacterial effect of TiO2 and PANI NPs for each type of bacteria, but the antibacterial effect for (PANI- TiO2) was very weak on S. aureus and very strong on E. coli.Master Thesis Senesens Etkisinin Mg-63 (insan Osteokarsitom) ve Mc3t3-e1 (fare Pre-osteoblast) Hücre Hatları için Antioksidan Yanıtının İncelenmesi(2023) Ayan, Fırat; İşgör, Sultan BelginYaşlanma ve yaşlanmanın etkileri birçok araştırmacı tarafından ortaya konulmakla beraber, yaşlanmanın canlı biyolojisi üzerindeki etkileri günümüzde hala araştırılmaktadır. Bu çalışmada, pek çok bilimsel çalışmada kullanılan insan osteosarkoma (MG-63) ve fare kemik öncül hücrelerinin (MC3T3-E1) yaşlanmaya karşı antioksidan enzim cevapları; Süperoksit Dismutaz, Glutatyon-S-Transferaz (GST), Glutatyon Peroksidaz (GPx) ve DPPH aktiviteleri kullanılarak incelenmiştir. Bu incelemeyi yapmak için öncelikle hücrelerin protein içerikleri bulunmuş ve sırasıyla MG-63 yaşlı 0,05 mg/mL, MG-63 genç 0.05 mg/mL, MC3T3-E1 yaşlı 0.05 mg/mL ve MC3T3-E1 genç için 0.03 mg/mL olarak bulunmuştur. Enzim aktiviteleri ise 10, 15, 20, 25, 30, 35, 40 ve 45. pasajlar için karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Görüldüğü üzere, GST, GPX aktiviteleri yaşlanan kanser hücrelerinde daha yüksek bulunmuştur. Fakat SOD aktivitesinin yaşlanan öncül kemik hücrelerinde daha yüksek olduğu görülmüştür. DPPH aktivitesinde ise yaşlanmış kanser hücrelerinin %71,2 ile en yüksek oksidant süpürücü etkiye sahip olduğu bulunmuştur. Öte yandan her iki hücre hattının da S-A-β-Galaktozidaz boyamaları yapılarak, yaşlanmaya bağlı β-Galaktozidaz birikimleri kalitatif olarak incelenmiştir ve mavi ışıma birikiminin yaşlı osteosarkom hücrelerinde daha yüksek olduğu bulunmuştur. Son olarak hücre kinetikleri incelenmiş ve kullanılan her iki hücre hattının da yaşlı ve genç pasajları için ikilenme süreleri ve özgül üreme hızları bulunmuştur. Hücrelerin ikilenme süreleri MG-63 yaşlı 4,45 saat MG-63 genç 2,48 saat, MC3T3-E1 yaşlı 3,04 saat ve MC3T3-E1 genç için 3,30 bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Yaşlanma; Senesens; Antioksidan Enzimler; Süperoksit Dismutaz (SOD); Glutatyon-S-Transferaz (GST); Glutatyon Peroksidaz (GPx); β-Galaktozidaz; MC3T3-E1; MG-63; Telomeraz; Telomer KısalmasıMaster Thesis Seçilmiş Sitozolik Enzimler Üzerinde Doksisiklin ve Gentamisin'in Etkilerinin Analizi(2018) Alı, Junaıd Mohammed Alı; İşgör, Sultan Belgin; İşgör, Yasemin GülgünGentamicin ve Doxycycli gram positif ve gram negative bakteri enfeksiyonlarında yaygın olarak kullanılan antibiyotiklerdir. Bu çalışmada adı geçen antibiyotiklerin katalaz (Kat), Süperoksit Dismutaz (SOD), Glutatyon-S-Transferaz (GST) ve Glutatyon Peroksidaz (GPX) gibi antioksidan enzimler üzerine etkileri çalışılmıştır. Her iki ilaç da suda çözünmekte olup, + 4 ve – 20 ºC sıcaklıklarda saklanan 1mg/ml stok derişimde hazırlanmış ilaçların 3 ay boyunca kararlı kaldıkları UV/Vis çalışmalar ile gösterilmiştir. Bu çalışmada, farklı derişimlerde hazırlanmış ilaçların enzim aktiviteleri üzerine etkilerine bakılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre bahsi geçen ilaçların enzim aktiviteleri üzerine etkisi bulunmamıştır. Yanlızca KAT ve GST üenzim aktiviteleri sırasıyla %15 ve % 5 oranında azalmış GPX ve SOD aktivitelerinde herhangi bir değişiklik gözlenmemiştir.
