3 results
Search Results
Now showing 1 - 3 of 3
Master Thesis Aydınlanma-kemalizm-modern Cumhuriyet(2011) Bıdak, Ali Rıza; Ülker, Halil İbrahimÇözülen ve çöken bir imparatorluktan ulus devlete doğru giden bir süreç vardır. Osmanlı aydınları imparatorluğun çözülüşünü görmektedir. Ortaya koydukları çözümler imparatorluğun sistemi içinde ve onu ayakta tutmaya yöneliktir. Bu çabalarda aydınlanmanın etkileri görülmektedir. Modernleştirici uygulamalarda söz konusudur. Fakat bu çözüm çabaları yıkılması engellenemeyecek bir imparatorluğun ayakta kalmasını hedeflemektedir.Toplumlar tabi oldukları tarihin değişme ve gelişme yasalarını göz ardı etmektedir. Tarihin yasaları imparatorluklar dönemini kapatmakta ve ulus devletleri tarih sahnesine çıkarmaktadır. Kurtuluş Savaşı'nı yürüten kadrolar başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere imparatorluğun ayakta tutulamayacağını görmüştür. Çabalarını modern bir ulus devleti ortaya çıkarma yönünde yoğunlaştırmışlar ve Kurtuluş Savaşı'na önderlik ederek bağımsız bir devletin kuruluşunu gerçekleştirmişlerdir.Bu Cumhuriyeti kurarken etkilendikleri tarihsel olayların başında 1789 Fransız Devrimi ve onun aydınlanma felsefesi gelmektedir. Bu etkilenim Türk toplumunun modernleşme çabalarında çok açık bir şekilde görülmüştür. Gerçekten bu devrim Osmanlı'dan devraldığı sorunları bütünüyle çözememiştir. Osmanlı'dan devralınan sorunların bütünüyle çözülmesi de günümüze kadar devam eden sorunların-sıkıntıların kaynağı olmuştur.Master Thesis Dil, Kültür ve Tarih Bağlamında Tanzimat Sonrası Basınla Beraber Yaşanan Modernleşmeye Dair İnceleme(2015) Teke, İsmail; Ülker, Halil İbrahimİnsanların kolektif yaşama ihtiyacı karşılıklı olarak iletişime geçme sonucunu doğurmuştur. Bu şekilde ortaya çıkan dil, nesilden nesile bilgi ve tecrübe aktarım aracı olarak kültürü yaratmış ve zaman içerisindeki devinimleri ise tarih kavramının içerisinde yer almıştır. Bir toplumun bir daha geri döndürülemeyecek bir biçimde geleceğe aktarılması olan kalkınmanın gelişmişlik düzeyi göstergelerinden biri olan modernleşme ise bu üç sacayağının kesişim kümesinde yer alan bir olgu olup bu üç sacayağının üzerinde şekillenmektedir. Bu tezin amacı Tanzimat dönemi sonrasında dil, kültür ve tarih olgularının basınla beraber yaşanan modernleşme kapsamında evrimi ve Türkiye Radyo Televizyon Kurumu'nun modernleşme üzerine olası etkisini açıklamaktır. Tezde öncelikle bu öğeler önce sırası ile açıklanmış ve etkiler analiz edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler: Dil, kültür, tarih, Tanzimat, basın; modernleşme, Türkiye Radyo Televizyon KurumuMaster Thesis İttihat – Terakki Partisi ve Kemalizm(2020) Altınbay, Elvan; Ülker, Halil İbrahimTanzimat Dönemi ile başlayıp Cumhuriyet'e kadar süren tarihsel süreçte meydana gelen siyasi ve sosyal olayların Cumhuriyet'in kurucu felsefesi olan Kemalist ideolojinin, fikirsel altyapısının esaslarını oluşturup ya da oluşturmadığı konusunda yıllardan beri süre gelen bir tartışma söz konusudur. Bazı çevreler, Kemalizm'in özgün ve ilintisiz yepyeni bir başlangıç olduğunu ileri sürerken, bazı kesimler ise bu söyleme karşı çıkarak, Kemalist ideolojinin entelektüel zemininin Osmanlı'nın son döneminde oluşmaya başladığını savunmaktadırlar. Bu çalışmanın amacı, İttihatçı geleneğin felsefesini, yararlandığı ideolojik referansları, düşünsel aktörlerini ve faaliyet alanlarını inceleyerek; Kemalist politikalara yansımaları hakkında bir çıkarımda bulunmaktır. Bu bağlamda; İttihatçı zihniyetin doğuşu ve yönetimde etkin bir duruma gelmesi ile başlayan değişim ve dönüşüm hareketlerinin toplumun değer yargılarına, dil, eğitim ve yaşayış biçimine getirdiği yeniliklere yönelik yeni bir modernite anlayışı ile izledikleri politikalar incelenmiştir. Tanzimat Dönemi ile başlayan idari reformlar ile daha verimli ve istikrarlı bir yönetime sahip olmaya çalışan Osmanlı toplumunda, Meşrutiyet Dönemi'nde, ekonomik, siyasi ve idari açıdan birçok reform hareketine sahne olmuştur. Netice olarak, bütün bu veriler ve kavramlar ışığında, İttihatçı zihniyetin sahip olduğu toplum ve devlet algısının, kendinden sonra ilan edilen Cumhuriyet dönemine bir ideolojik miras olarak aktarılması irdelenmiştir.
