Search Results

Now showing 1 - 10 of 16
  • Article
    Bilgisayar Bir Metni Vurgulu Okuyabilir Mi?
    (2013) Uslu, İ. Baran; Demir, Nurettin; İlk, H. Gökhan; Yılmaz, A. Egemen
    Günümüzde, daha önce kulakla algılanmaya çalışılan vurgu,tonlama ve ezgi gibi prosodik ögeleri incelemek için bilgisayardestekli yöntemler bulunmaktadır. Akustik özelliklerin tanımlanması ve programlar yardımıyla incelenmesi, konuşmanınparçalarüstü özellikleriyle ilgili önemli ipuçları vermektedir.Bu çalışmada, Türkçe metinden konuşma sentezleme için birsistem tasarlanmıştır. Gerçekleştirilen bu sentezleyicide seçilentümcelerin ezgi yapıları incelenmiştir. Bilgisayar tarafındansentezlenen konuşmanın kulağa doğal gelmesi için, bir ezgimodeliyle donatılması gerekir. Çalışma kapsamında bir ezgimodeli önerilmiş, bu modelin bileşenleri, dilbilim kurallarıaçısından irdelenmiş ve tartışılmıştır
  • Article
    Türkiye’nin İlkokullar için Olan Yeni İngilizce Öğretim Programını Antroposentrik Bir Açıdan Değerlendirme
    (2020) Yastıbaş, Ahmet Erdost
    Antroposen olarak adlandırılan yeni bir jeolojik çağ, insan aktivitelerinin dünyayı nasıl olumsuz etkilediğini göstermiş ve dünyanın geleceğinin sürdürülebilirliği için devam eden için aktivitelerinin oluşturduğu tehdidi ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle Antroposenin gösterdikleriyle ilgilenilmelidir. Bunu yapmanın yollarından bir tanesi eğitimdir. Bu yüzden, bu çalışma ilkokullar için olan yeni Türk İngilizce Öğretim Programını antroposen bir açıdan değerlendirmeyi amaçlamıştır. Nitel bir çalışma olarak tasarlanmıştır. Veriler, ilkokul için hazırlanan yeni program ve bu yeni programa göre hazırlanan ders kitaplarından toplanmıştır. Veriler, doküman incelemesi ile analiz edilmiştir. Veri çeşitlemesi ve yoğun anlatım çalışmayı inandırıcı kılmak için kullanılmıştır. Bulgular, yeni programın 2., 3. ve 4. sınıf ders izlencelerinde yedi tane doğayla ilgili temanın olduğunu göstermektedir. Ayrıca, bulgular, bu temaların öğrencilerin İngilizceyi doğayla ilişkili olarak çalışmalarına ve öğrenmelerine yardımcı olduğunu göstermektedir. Bulgular tartışılmış ve gelecekteki çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur.
  • Article
    Sesi Çevirmek: Just So Stories Eserinin Türkçe Çevirileri Üzerine bir Çalışma
    (2018) Özer, Özge Bayraktar
    Çocuk yazının kendine has özellikleri, bu alandaki çeviri sürecinde karşılaşılacak belirli zorlukları da beraberinde getirmektedir. Çevirinin diğer alanlarında olduğu gibi, bu alandaki sorunların çözümü için de çevirmenin yaratıcılığına gerek duyulmaktadır. Çocuk kitaplarının en önde gelen özelliklerinden biri de pek çoğunun sesli okunmak üzere kaleme alınmış olmasıdır. Bu bağlamda, söz konusu edebi türde çevirmenin değişmeceli dilin bir parçası olan ses etkilerine yoğunlaşması beklenmektedir. İngiliz şair ve yazar Rudyard Kipling’in ünlü eseri Just So Stories, çocuk yazının bu özelliği için başarılı bir örnek oluşturmakta olup, eserin Türkçe çevirileri de, çeviride karşılaşılan zorlukların analiz edilmesi bakımından pek çok imkan sunmaktadır. Yazarın şairane edebi tarzının, Kipling’in bizzat kendi çocukları için yazdığı ve onlara okuduğu hikayelerin derlemesinden oluşan bu eser üzerindeki yansımaları, “sesli-okuma” özelliklerini, söz konusu eserin ana motifi haline getirme- ktedir. Eser, Türkçe’ye Begüm Kovulmaz tarafından 2007 yılında İşte Öyle Hikayeler ve Rojda Yıldırım tarafından 2012 yılında Kipling’den Çocuklar için Öyküler isimleriyle kazandırılmıştır. Bu çalışma, söz konusu iki farklı Türkçe çevirinin ses etkileri bakımının analiz edilmesini ve karşılaştırılmasını hedefle- mektedir. Ses etkileri tekrarlama, aliterasyon, kafiye, yankı-sözcükler ve diğer seslerden oluşan beş farklı başlık altında incelenmiştir. Newmark (1988) tarafından ses etkilerinin çevirisine özel olarak önerilen çeviri stratejileri, mevcut çalışmadaki çevirmenler tarafından uygulanan stratejilerin incelen- mesi ve karşılaştırılmasında temel oluşturmuştur. Çevirilerde kullanılan söz konusu stratejiler, kaynak metnin estetik mi yoksa anlatımsal amacının mı korunduğunu belirlemek amacıyla incelenmiştir. Seçilen çeviri bölümleri üzerinde gerçekleştirilen incelemeye göre, yerine koyma stratejisinin en çok uygulanan çeviri yöntemi olduğu tespit edilmiştir. Buna göre, Kovulmaz’ın çevirisi kaynak metnin es- tetik işlevi üzerinde dururken, Yıldırım’ın çevirisi daha çok kaynak metnin anlatımsal işlevi odaklıdır. Bu çalışmanın, özelde ses etkilerinin çevirisi, genelde ise değişmeceli dil özelikleri gösteren eserlerin çevirisine ilişkin tartışmalara katkı sunacağına inanılmaktadır.
  • Article
    Types of Competence in Linguistics: a Review of Processes and Their Implications in Human Perception and Action
    (2017) Erton, Halil İsmail
    'Yeterlik' kelimesinin tanım ve kapsamını belirlemeye yönelik bilimsel araştırma veçalışmalar 1960'lı yıllardan bu yana dilbilim çalışmalarının temel konularından birisiolmuştur. Yeterlik üzerine yapılan bilimsel araştırmalar dilbilim çalışmalarını yapısalsınırlamaların dışarısına taşımış ve özellikle psikoloji, sosyoloji, ve kültürel çalışmalar iledesteklenen multidisipliner (çok disiplinli) bir alan haline getirmiştir. Bu araştırmadilbilime konu olan yeterlik türleri üzerine yapılan çalışmaların, dili kullananların dilinasıl üretip, algıladığını daha iyi anlamalarına olanak sağladığını tartışmakla kalmayıpaynı zamanda dili kullananların farkındalıklarını artırarak, kültürlerarası etkileşim vebunun altındaki kuramsal bilgiyi çok daha iyi anlamaları gerektiğini ortaya koymuştur.Bu araştırma özellikle edimbilimsel yeterlik üzerinde durmuş ve bu konuyu ilgiliçalışmaların geldiği son bir nokta olarak ele almıştır çünkü edimbilimsel yeterliğingelişmesi, öngörülemeyen bağlamlarda (söylemlerde) bile dili kullanan kişinin biliş vealgısının gelişmesi için gerekli olan beceri ve kapasiteleri ele almaktadır.
  • Article
    Üniversite Düzeyinde Çevirmen Eğitiminde Dilbilimin Önemi
    (2016) Erton, Halil İsmail; Tanbi, Yasemin
    Mütercim Tercümanlık, yani Çeviri Bilim çalışmaları, Dilbilim ve onun bağlantılı alt dallarından doğmuştur. Çeviri Bilim, Zaman içerisinde dilbilim çalışmaları ile olan bağlarını kopartmadan gelişmiş ve ayrı bir bilim dalı olmuştur. Ancak, her ne kadar bu olsa da, mütercim tercümanlık eğitimini dilbilimden tamamen ayırmak mümkün değildir. Bu araştırma, Mütercim Tercümanlık bölümlerinde okutulan dilbilim derslerinin öğrencilerin üst sınıflarda kazanacağı becerilerin altyapısını oluşturduğunu ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, Atılım ve Bilkent Üniversiteleri, Mütercim Tercümanlık Bölümlerinde okuyan öğrencilere 2"şer anket dağıtılması yoluyla bu bağlantı ortaya konulmuştur. İstatistiksel yöntemlerle değerlendirilen sonuçlar dilbilim derslerinin mütercim tercümanlık çalışmaları için son derece yararlı olduğunu ortaya koymuştur.
  • Article
    Türkiye’de Göçmen/Mülteci Topluluklarında Çocuk Dil Aracılığı
    (2024) Özer, Özge Bayraktar
    Yerleşilen ülkenin dilini ve sosyokültürel normlarını en hızlı özümseyen aile üyeleri olarak çocuklar, göçten sonra kısa sürede aileleri için farklı ortamlarda sözlü çeviri faaliyetlerini yürütmektedir. Bu açıdan, daha geniş bir ifadeyle çocuk dil aracıları olarak tanımlanan çocuk çevirmenler hem dilsel iletişimin sağlanmasında hem de göçmen/mülteci toplulukları ile ev sahibi toplum arasında etkileşim sağlan- masında rol oynarlar. Genellikle göçmen/mülteci topluluklar bağlamında incele- nen bir olgu olarak çocuk dil aracılığı (ÇDA) profesyonel olmayan bir toplum çevirmenliği pratiği olarak tanımlanabilir. Buna rağmen, Türkiye’de çeviribilim alanında bir araştırma konusu olarak henüz ele alınmamıştır. Her ne kadar ulus- lararası alanyazında eğitimbilim ve gelişimsel psikoloji perspektiflerinden uzun yıl- lardır incelenmiş olsa da, çocuk dil aracılığı her şeyden önce bir çeviri faaliyetidir ve çeviribilimcilerin yaklaşımlarını beklemektedir. Temelde bu eksikliği gidermeyi hedefleyen bu çalışmanın amacı yoğun göç alan ülkelerde uzun yıllardır farklı disi- plinler tarafından ele alınan çocuk dil aracılığı olgusunu Türkiye’de göçmen/mülteci topluluklar bağlamında incelemektedir. Bu doğrultuda, Türkiye’ye farklı ülkeler- den göç etmiş, aileleri için çocukluğunda dil aracılığı faaliyetinde bulunmuş, 18-21 yaş aralığındaki altı katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Tem- atik analiz yöntemiyle incelenen görüşme verileri, Türkiye’de çocuk dil aracılığına en çok ihtiyaç duyulan çeviri ortamları, asıl dil aracılığı kavramı, dil aracılığının katkıları, çocuk dil aracılarının aracılık faaliyetine ilişkin duyguları ve üstlendikleri sorumluluk konularına ışık tutmaktadır.
  • Article
    Hegemonık Erkekliğin İnşası: Fitness ve Oyunların Kesişimi
    (2025) Ağaoğlu, Erhan
    Bu araştırma, hegemonik erkekliğin inşası çerçevesinde fitness ve oyun alanlarına ilişkin tüketim pratiklerinin kesişimine odaklanmaktadır. Nitel araştırma paradigması içerisinde, her iki alanda da aktif olarak yer alan yedi erkek katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Altı aşamalı tematik analizin sonuçları altı farklı tema ortaya koymuştur: üstünlük ve rekabetçilik, güç ve performans, başarılar ve kazançlar. Bu alanlardaki tüketim, normatif ve yüceltilmiş eril değerleri güçlendirmektedir. Katılımcılar, Baudrillard'ın eril tüketim modeline uygun olarak nesnel ve rasyonelleştirilmiş tüketim pratiklerini vurgulamışlardır. Bulgular, fitness ve oyunların hegemonik erkekliğin tüketim kalıpları aracılığıyla sürdürüldüğü platformlar olarak algılandığını göstermektedir. Çalışma, tüketimin cinsiyete dayalı boyutlarını vurgulayarak rasyonel tüketici davranışı varsayımlarına meydan okumaktadır. Ayrıca alternatif, kapsayıcı erkeklik anlayışlarını teşvik etmek için geleneksel toplumsal cinsiyet normlarının yapısöküme uğratılmasının öneminin altını çizmektedir. İleride yapılacak araştırmalar, kadın katılımcılar kapsayacak farklı perspektifleri içermelidir.
  • Article
    Z Kuşağının Girişimcilik Eğilimlerinde Duygusal Zekâ ve Yaratıcılığın Rolü
    (2022) Uçar, Yağmur Başak; Güney, Semra; Orta, İrem Metin; Camgöz, Selin Metin; Metin-orta, İrem
    Amaç: Bu araştırmada, Z kuşağının duygusal zekâ düzeyleri ve yaratıcılıklarının girişimcilik eğilimleri üzerindeki etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmanın verileri toplam 348 üniversite öğrencisi ve yeni mezun olmuş bireylerden anket yöntemi ile toplanmıştır. Bulgular: Yapılan aracılık analizi, Z kuşağı bireylerde duygusal zekânın girişimcilik eğilimleri üzerinde dolaylı etkisi olduğunu ve bu etkinin yaratıcılık üzerinden şekillendiğini ortaya çıkarmıştır. Şöyle ki, bireylerin duygusal zekâlarının yaratıcılığı artırdığı ve artan yaratıcılık seviyelerinin de girişimcilik eğilimlerini pozitif yönde yordadığı tespit edilmiştir. Sonuç ve Öneriler: Bu çalışma, Z kuşağının girişimcilik eğilimlerini etkileyen unsurlar ve altında yatan mekanizmaların ortaya çıkarılması hususunda, duygusal zekâ ve yaratıcılığın önemini ortaya koymuştur. Geleceğin iş dünyasını şekillendirmede, kariyer danışmanları, politika yapıcıları ve eğitimcilerin yaratıcılığı besleyici faaliyetler gerçekleştirmeleri konusunda önemli çıkarımlar elde edilebilir. Özgün Değer: Bu çalışma, duygusal zekâ, yaratıcılık ve girişimcilik eğilimleri arasındaki ilişkileri Z kuşağı bireyleri arasında inceleyen özgün bir çalışmadır.
  • Article
    The Essence of Semiotics as a Mediator of Communication and Cognition
    (2018) Erton, İsmail
    Studies in modern linguistic theory to determine the scope and vision of humancommunication have shifted their attention to semiotics, in which actions speak louder thanwords as some say. The semiotic capacity of an individual reflects the effective and efficientusage of pragmatic competence in which the language user has the awareness of socioculturaland anthropological conventions processed and produced in the course of communication.Such a capacity also enables a systematic usage of cognitive skills, thereby developing thevalue of the communicative context and the perception of the individuals in variousdiscourses. This paper attempts to identify, decode, and proceed utterances in a systematicmixture of psychological, physiological, sociological and anthropological procedures, inwhich non-verbal expressions appear as signs and symbols to communicate information. It isalso argued that not only do individuals attain semiotic information naturally, they also do sowith proper curricular semiotic education (especially in language learning & teachingenvironment) and research. In this respect, studies in biosemiotics explore the micro and themacro cosmos of human nature which are in a continuous cycle of interaction to processlanguage. It is further established that the curiosity to discover the value systems in humancommunication through semiotic decoding means more than the mere study of language andits linguistic properties.
  • Article
    Yeniden Çeviride Zamana Karşı Bağlam: The Jungle Book Üzerinden Yeniden Çeviri Hipotezinin Yeniden İncelenmesi
    (2023) Özer, Özge Bayraktar
    Rudyard Kipling Türkçeye ilk olarak bir çocuk edebiyatı eseri olan The Jungle Book’un 1936 yılında yayınlanan çevirisi (Cengel Kitabı) ile kazandırılmıştır. Söz konusu ilk çeviriyi günümüze kadar pek çok yeniden çeviri takip etmiştir. Bu çalışma, The Jungle Book eserinin beş farklı Türkçe çevirisi üzerinden yeniden çeviri hipotezinin temel varsayımlarını yeniden sınamayı amaçlamaktadır. Yeniden çeviriler hem birbirleriyle hem de ilk çeviriyle metne bağlı ve kültüre özgü unsurlar açısından karşılaştırılmıştır. Bu doğrultuda benimsenen yöntem açısından, çalışma iki kısımdan oluşmaktadır. İlk kısımda, incelenen çevirilerin yayınlandığı dönemlerdeki sosyo-bağlamsal koşulları odağına alan artsüremli bir inceleme yer almaktadır. İkinci kısımda ise yeniden çeviri hipotezini yeniden sınamak üzere eşsüremli incelemeye yer verilmiştir. Sunulan karşılaştırmalı örneklere dayanarak, yeniden çeviri hipotezinde öne sürüldüğü gibi ilk çeviri ve yeniden çeviriler arasında, erek odaklı yaklaşıma yönelik doğrusal bir ilerlemenin bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yerine, çevirinin üretildiği ve yayımlandığı dönemin bağlamsal faktörlerinin, çevirmenlerin çeviri seçimlerinde daha etkili olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, hipotezin doğrulanması ya da yanlışlanmasında, vaka analizi yöntemindeki örnek metin seçimlerinin de etkili olabileceği gösterilmiştir. Bu bağlamda, yeniden çeviri kavramı ve yapısına ilişkin daha güvenilir bulgular için artsüremli ve eşsüremli incelemenin bütüncül bir anlayışla bir arada yapılması önerilmiştir.