Search Results

Now showing 1 - 10 of 10
  • Article
    Atmosfer ile İlgili Çevre Problemleri Konularında Kavram Yanılgılarını Tespit Eden Üç Aşamalı Tanı Testinin Türkçeye Uyarlanması
    (2017) Çiğdemoğlu, Ceyhan; Arslan, Harika Özge
    Bu çalışmanın amacı atmosferde görülen küresel çevre problemlerinden sera etkisi, küresel ısınma, ozon tabakasının incelmesi ve asit yağmurları hakkındaki kavram yanılgılarını belirlemek için İngilizce olarak geliştirilmiş olan üç aşamalı bir tanı testinin Türkçeye uyarlamasını yapmaktır. Arslan, Cigdemoglu ve Moseley (2012) tarafından geliştirilmiş geçerliliği ve güvenirliliği raporlanmış test, araştırmacılar tarafından Türkçeye çevrilmiş, daha sonra test uyarlama süreçlerinin aşamaları kullanılmıştır. Ankara\"daki bir üniversitede öğrenim gören 207 öğretmen adayına uygulanarak geçerlilik ve güvenirlik çalışması yapılmıştır. Atmosfer ile İlişkili Çevre Problemleri Tanı Testi (AÇPTT)\"nin geçerliği hem nitel yöntemler hem de nicel yöntemlerle sağlanmıştır. Katılımcıların toplam puanları ile cevaplarından emin olma düzeyleri arasında pozitif ilişki olması, az kavram yanılgısına sahip olduğu belirlenenlerin, fazla kavram yanılgısına sahip olduğu belirlenenlere göre cevaplarından daha emin olduklarını göstermektedir. Aynı zamanda testin geçerliliğini destekleyen yanlış sebepli doğruların ve doğru sebepli yanlışların yüzdeleri olması gereken aralıkta çıkmıştır, bu değerler sırası ile %4.77 ve %3.08\"dir. Testin Cronbach alpha güvenirlik katsayısı 0.73, ortalama zorluk derecesi 0.22\"dir. Testin Türkçeleştirilmesi ulusal eğitim araştırmacılarının ve öğretmenlerin onu tanı, başarı, ya da erişi testi olarak kullanılabilmesi açısından önemlidir
  • Article
    KARATAŞ, ADANA DENİZEL ALANI İÇİN KARŞILAŞTIRMALI UZUN DÖNEM DALGA ÇÖZÜMLEMESİ ÇALIŞMASI
    (2018) Genç, Aslı Numanoğlu
    Kıyı mühendisliği tasarımlarında dalga iklimi çalışması önemli aşamalardan biridir. Başarılı bir tasarım kapsamlı ve doğru dalga iklimi modellemesine bağlıdır. Bu makalede Karataş, Adana denizel alanı için karşılaştırmalı uzun dönem dalga çözümlemesi sunulmaktadır. Dalga çözümlemesi çalışmalarında ampirik CEM (Coastal Engineering Manual) metodu ve üçüncü kuşak WAM (WAve Model) modeli tahminleri karşılaştırılmalı olarak sunulmuştur. CEM metodunda kara üzeri meteoroloji istasyonu ölçüm rüzgarları ve deniz üzeri ECMWF (European Centre for Medium-Ranged Weather Forecasts) operasyonel arşiv rüzgar tahminleri kullanılmıştır. Uzun dönem dalga çözümlemesi için kullanılan birinci veri takımı Devlet Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün Karataş Meteoroloji istasyonunun kara üstü ölçüm rüzgar verileridir. İkinci veri takımı olarak ECMWF 36,50N 35,40E koordinatı deniz üzeri rüzgar tahmin verileri kullanılmıştır. Üçüncü veri takımı ECMWF 36,50N 35,40E koordinatı WAM sayısal modeli dalga tahminleridir. Çözümleme çalışmalarında HYDROTAM-3D yazılımı ve veri tabanından faydalanılmıştır. WAM sayısal modeli ve CEM ampirik metodu ile elde edilen uzun dönem derin deniz dalga yüksekliği, Hs değerleri karşılaştırılmıştır. Karşılaştırmalar CEM ampirik metodunda kullanılacak olan rüzgar veri takımının sonuçlar üzerinde belirleyici olduğunu, kara üzeri rüzgar verilerinin belirli bir katsayı ile yükseltilmesi gerekliliğini göstermiştir. ECMWF 36,50N-35,40E koordinatına ait rüzgâr tahminleri kullanılarak CEM metodu ile elde edilen sonuçların ECMWF’in operasyonel arşivinde aynı koordinat için WAM sayısal modeli tahminlerinden yüksek olduğu görülmüştür.
  • Article
    Türkiye’de İklim Değişikliği: Yapısal Kırılma Analizinden Kanıtlar
    (2026) Ekinci, Mehmet; Şentürk, Muhammet Şakir
    Since the second half of the 20th century, scientific evidence has firmly established climate change as an irreversible and serious global issue, leading to a steady increase in the number of studies addressing the topic. Temperature and precipitation are two primary indicators of climate change. This study investigates the presence of climate change in Türkiye’s NUTS-2 regions by examining long-term trends in these two variables. Data covering the period from 1950 to 2021 were obtained from the station-based records of the Turkish State Meteorological Service. The datasets were aggregated by NUTS-2 regions, and the Bai-Perron multiple structural break analysis was applied to identify significant shifts in temperature and precipitation patterns. The analysis detected structural breakpoints in average temperature across 25 out of 26 regions, with the exception of the TRA1 region (which includes Erzurum, Erzincan, and Bayburt provinces). These breakpoints primarily occurred during the 1990s and early 2000s. Across all regions, temperatures exhibited varying degrees of increase. The most significant temperature rise was observed in the TRB2 region (Van, Muş, Bitlis, and Hakkari), while the smallest increase occurred in the TR81 region (Zonguldak, Karabük, and Bartın). No structural breakpoints were identified in precipitation levels, suggesting that the pronounced changes in temperature have not yet been mirrored in precipitation patterns. However, when precipitation trends were analyzed relative to the years in which temperature breakpoints occurred, notable regional variations in precipitation amounts were observed. The effects of urbanization and industrialization on temperature change were also examined. The analysis revealed a statistically significant relationship between temperature change and urbanization, but no significant relationship with industrialization.
  • Article
    Citation - Scopus: 2
    Effect of Geothermal Water Composition and Pretreatment on the Product Water for Boron-Sensitive Crops
    (Turkish Energy Nuclear and Mining Research Institute, 2021) Güler, Enver
    The membrane filtration is an effective way to produce water for human consumption, industrial use, or irrigation purpose. In this study, a brackish water reverse osmosis (BWRO) membrane was practically investigated to obtain irrigation water from geothermal water. The quality of the produced water was analyzed to understand the potential in agricultural use for boron-sensitive crops. The effects of the feed solution composition and pretreatment by microfiltration were studied. Results showed that the ionic content was effective in reduction of permeate flux. However, the rejections of salt and silica did not change significantly by the change in the feed water composition and they were successfully removed from the geothermal water by more than 95% rejection. Pretreatment of the geothermal water with a microfiltration (MF) membrane having a pore-size of 0.8 μm provided higher flux than the one having a pore size of 5 μm. The higher rejections of boron were only achieved with increased pH in the pretreatment. The pH of 9.5 in the geothermal water provided a rejection of boron as 75% with a permeate boron concentration of 2.4 mg/L when 15 bar of operating pressure was employed. This level of boron concentration in the irrigation water was found to be allowable only for some boron resistant crops (e.g. beans, lettuce, onion) and semi-sensitive crops (e.g. sunflower, potato, tomato).
  • Article
    Influence of Temperature on Activated Sludge Systems
    (2018) Balku, Şaziye
    The present study aims to determine the influence of temperature in the treatment efficiency of the activated sludge systems. To reach this aim, a simulation study is performed using Matlab® programming language. A biological tank is modelled by the ASM3 (activated sludge model No. 3) and a settling tank is modelled by Takács settling velocity model. For a defined inflow rate and inlet waste water characteristics with the predefined design and operational parameters, the treatment model is simulated. The changes in the kinetic parameters by temperature are estimated from the values given in ASM3 and the dissolved oxygen saturation concentration in water is also concerned as a function of temperature. All the other design and the operational conditions are kept constant during simulations. The simulation algorithm is executed for the temperatures 0°C, 10°C, 20°C, and 30°C. The results show that chemical oxygen demand and total suspended solids reduce slightly with increasing temperature, however, the total nitrogen content in the effluent is changing, first increases for the temperatures 10°C, 20°C, and then decreases for 30°C when it is compared to that of at 0°C. The change in temperature affects mostly the ammonium concentration in the waste water treatment systems.
  • Article
    RADYASYON YAYMA ve ATOM ENERJİSİYLE PATLAMAYA SEBEBİYET VERME SUÇLARINA BİLİMSEL ve HUKUKİ PERSPEKTİFTEN BİR BAKIŞ
    (2021) Ege, Ahmet
    Radyasyon ve nükleer enerji iyi ellerde olduğunda insanlığa sağlık, enerji ve refah getiren fakat kötü ellerde bir o kadar tehlikeli ve zarar veren enerji türüdür. Türkiye’nin nükleer enerjiyle elektrik üretimine geçiş sürecinde olduğu bu yıllarda radyasyon yayma ve atom enerjisiyle patlamaya sebebiyet verme suçlarının geniş bir bilimsel ve hukuki perspektifle analiz edilmesi büyük önem taşımaktadır. Böyle bir analizde fizik, kimya gibi temel bilimler ve mühendislik bilimleri ile tıp ve hukuk iç içe girecektir. Söz konusu suçların hukuki değerlendirmesinde bilimsel temellere oturmayan bir tutum, yanlış bir sonuca yol açarak kişilerin hiç işlemedikleri bir suç nedeniyle cezalandırılmalarına neden olabileceği gibi suç işlenmesine karşın faillerin cezalandırılmamalarına da neden olabilir. Radyasyon yayma suçu nükleer maddelerle işlenebileceği gibi nükleer silahlarla da işlenebilir. Atom enerjisiyle patlamaya sebebiyet verme suçunu kişilerin, terör gruplarının veya yasa dışı örgütlerin nükleer silah yaparak suç işlemeleri pratikte imkansıza yakındır. Tarihte meydana gelen üç büyük nükleer kaza olan; Three Mile Island (1979-ABD), Çernobil (1986-Sovyetler Birliği) ve Fukushima (2011-Japonya) kazalarında doğrudan atom enerjisi (nükleer) kökenli bir patlama olmamıştır. Patlamalar ikincil nitelikteki kimyasal reaksiyonlarla gerçekleşmiştir. Buna karşın reaktör içerisindeki nükleer bölünme ürünlerinin etrafa yayılmasının ne denli ciddi sonuçları olduğu konunun uzmanı olsun olmasın herkesin malumudur. Bu bağlamda atom enerjisiyle patlamaya sebebiyet verme suçu aynı zamanda radyasyon yayma suçuna da yol açmaktadır. Patlama sonucu etrafa saçılan parçalar radyoaktivite içereceğinden bu suçun kasten veya taksirle işlenmesi halinde aynı zamanda radyasyon yayma suçu da işlenmiş olmaktadır.
  • Article
    Gece Peyzajı
    (2025) Erdoğan, Elmas; Tandoğan, Evren
    Doğa ve insan eli ile şekillendirilmiş, birçok işlevin birbirleri ile hiyerarşik bir düzende bütünleştiği peyzaj alanlarının gece kullanımına yönelik doğal ve yapay aydınlatmanın bir arada kullanıldığı düzenlemeler gece peyzajını oluşturmaktadır. Gerek doğal gerek yapay ışık günün farklı saat dilimlerine ve mevsimlere göre değişiklik gösterirken aynı fiziksel çevrenin farklı biçimlerde algılanmasında belirleyici olmaktadır. Fiziksel çevrenin kimlik kazanmasında önemli bir unsur olan ışık, maddi niteliği ile karanlık alanlarda mekânsal etki yaratan üç boyutlu bir olgudur. İnsanın bulunduğu çevreyi tanıması, güvenlik gereksinimi ve ulaşıma yönelik konfor koşullarını arttıran işlevsel aydınlatmanın yanı sıra estetik kaygılar ile gerçekleştirilen aydınlatma gece peyzajında en önemli bileşendir. Doğal ışık kaynakları olan ay ve yıldızlı gökyüzü yanında yapay aydınlatma, insan aktivitelerinin gece saatlerinde de sürdürülmesine olanak sağlamakta; farklı mekanlarda kullanım olanaklarını da çeşitlendirerek gece peyzajını oluşturmaktadır. Farklı peyzaj alanlarında görünürlüğü ve alanın algılanma biçimini şekillendirmek amacı ile yapılan genel ve estetik aydınlatma tasarımları uzun erimli olabileceği gibi özel amaçlar doğrultusunda geçici olarak da kurgulanabilmektedir. Alanın sahip olduğu gece özellikleri doğrultusunda ele alınması gereken gece peyzajı; tasarım, planlama, mühendislik, güvenlik, ekoloji gibi farklı unsurların bir arada ele alınmasını gerekli kılan çok bileşenli bir konudur. Bu makalede “gece peyzajı” olgusu kavramsal olarak, farklı disiplinlerde yapılan araştırmalar kapsamında değerlendirilerek, farklı özelliklere sahip peyzaj alanlarında gece peyzajını oluşturan etmenler irdelenerek, tasarımı şekillendiren aydınlatma unsurları ve kullanım biçimleri ortaya konmuş, gece peyzajına yönelik önerilere yer verilmiştir.
  • Article
    Theoretical Investigation of Carbon Dioxide Capture by Aqueous Boric Acid Solution: a Termolecular Reaction Mechanism
    (2018) Kayı, Hakan
    Hitherto, boric is suggested and used as a promoter or catalyst for carbondioxide capture in various chemical absorption reactions, such as, absorptionby aqueous potassium carbonate solution to increase mass transfer rate. Butin this study, a single step termolecular reaction mechanism is suggested forthe chemical absorption of carbon dioxide directly by boric acid and water. Thereaction thermochemistry and reaction kinetics for termolecular mechanism areinvestigated by using density functional theory calculations at the B3LYP/6-31G(d)level of theory by taking into account of the implicit solvent effects of water throughthe polarizable continuum model and dispersion corrections. The findings obtainedfrom theoretical calculations indicate that it is possible to capture carbon dioxidewith boric acid in the form of B(OH)2OCOOH.
  • Review
    Son Şans Turizmi: Bir Literatür İncelemesi ve Araştırma Gündemi
    (2021) Küçükergin, Kemal Gürkan
    Bu çalışma, son şans turizmine yönelik yapılan araştırmaların mevcut durumunu ortaya koymayı ve buna bağlı olarak gelecekte bu konuda yapılacak çalışmalar için yol çizmeyi amaçlamaktadır. Bu amaca erişmek için literatür taraması yapılmıştır. İnsanların, yok olma trendine girmiş bir yeri yok olmadan görebilme fırsatını kaçırmamak istemesi üzerine kurulan son şans turizmi, aslında önemli bir paradoksa sahiptir. Turistler yok olmakta olan yeri görmekle birlikte, orasının yok olma sürecini hızlandırmaktadır. Bu konuya yönelik turist, çekicilik ve yerel topluluklar odaklı olmak üzere önemli düzeyde çalışmanın yapılabilmesine yönelik bir potansiyel görülmektedir. Yapılan literatür taraması sonucunda, araştırmaların daha çok kutup ayısı gözlemi destinasyonlarına ve buzulların erimesine konu olan yerlere yönelik olduğu görülmüştür. Ayrıca, son şans destinasyonlarında son şans turizmi motivasyonunun diğer motivasyonlar ile birlikte etkili olduğu görülmüştür. Bu konuya yönelik turist, çekicilik ve yerel topluluklar odaklı olmak üzere önemli düzeyde çalışmanın yapılabilmesine yönelik bir potansiyel görülmektedir.
  • Article
    Alara, Türkiye Denizel Alanında Sediman Taşınımının Modellenmesi
    (2016) Genç, Aslı Numanoğlu
    Kıyı bölgelerinde yapılacak olan kıyı yapılarının kıyı morfolojisi üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla fiziksel modeller ve sayısal modeller (sayısal benzeştirmeler) uygulanmaktadır. Sayısal modeller yardımıyla uzun süreli ölçülmüş rüzgâr hızları kullanılarak tahmin edilen dalga yüksekliği değerleri akıntı ve kıyı boyu sediman taşınım miktarlarının benzeştirilmesinde veri olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada, Alara Çayının Antalya Körfezine bağlandığı kıyı bölgesinde meydana gelen taşınım olaylarının nedenlerini incelemek için HYDROTAM 3D modeli kullanılarak, çalışma sahası ile çevresindeki kıyı bölgesinde, rüzgar ve dalga etkenli kıyısal akıntı düzeni ve kıyı boyu sediman taşınımı modellenmiştir. Rüzgar ve dalga iklimi çalışmalarında Alanya Meteoroloji İstasyonunun 1970-2011 yılları arası saatlik ortalama rüzgar hızları kullanılmıştır. Modelleme sonucu, kıyı boyu sediman taşınımının BatıKuzeyBatı (WNW)DoğuGüneyDoğu (ESE) doğrultusunda gerçekleştiğini göstermektedir. Çalışma bölgesinde, yıllık denizel net sediman taşınım miktarının 22237 m olduğu sonucuna varılmıştır.