23 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 23
Master Thesis Avrupa Birliği Kültür Politikaları ve Türkiye'ye Etkileri(2011) Öztürk, Günay; Bal, İdrisKüreselleşen dünyada bugün için en önemli uluslararası bir entegrasyon olan AB tüm kurum ve kuruluşlarıyla bir birleşik devletler Topluluğu olma yolundadır. Entegrasyon içinde kültürde önemli bir yer tutmaktadır.Bu çalışma; AB'nin tarihsel gelişim sürecinde kültür politikalarının incelenerek gelinen noktanın ve Türkiye'ye etkilerinin tespit edilmesini amaçlamaktadır.Birinci bölümünde Kültür Kavramı, Kürelleşme ve kültür üzerinde durulmuştur. İkinci bölümünde AB'nin tarihsel gelişim süreci, AB kurumları incelenmiştir. AB'nin genel durumu saptanmaya çalışılmıştır.Tezin ana konusunu oluşturan üçüncü bölümde AB kültür politikaları tarihsel gelişim süreci içinde incelenmiş, kültür programları üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümde ise Türkiye'de tarihsel süreç içinde kültür politikaları genel olarak ele alınmış ve AB Türkiye ilişkilerinin gelişimi ve AB kültür politikalarının aday ülke Türkiye'ye etkileri incelenmiştir.Tezde sonuç olarak, çeşitlilik içinde birlik düşüncesi ile AB'de kültür bağlamında bugün gelinen durum saptanmaya çalışılmıştır.Article Türkiye’de Engelli Farkındalığı ve Engelli Bireylerin Adalete Web Erişilebilirlikleri Üzerine Bir Değerlendirme(2014) Ertürk, Korhan Levent; Şimşek, A Aslı; Songur, Damla Gülseren; Şengül, GökhanFiziksel veya zihinsel nedenlerle bazı hareketleri, duyuları veya işlevleri kısıtlı olan bireyler toplumun bir grubunu oluşturmaktadır. türkiye'de bu bireyler ve/veya çevreleri toplumda doğrudan ya da dolaylı olarak çeşitli sorunlarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Günümüzde eğitim, sağlık, adalet, sosyal güvenlik gibi alanlarda bu durum sıklıkla görülebilmektedir. Söz konusu bireyler sorunlarıyla ilgilenilmesini ve çözüme kavuşturulmasını istemektedirler. Bir ülkenin gelişmişlik düzeyi anılan sorunların çözümüne yönelik çalışmalar ile doğrudan ilişkilidir. Çalışmamız, bazı hareketleri, duyuları veya işlevleri kısıtlı olan bireylerin ortak bir terimle ifade edilmesi, engelli birey farkındalığının ortaya konulması ve bu bağlamda ilgili bazı web sitelerinin bu bireyler açısından yeterliliğinin sorgulanmasına yöneliktir. Bunlar ve benzeri web sitelerinin olabildiğince erişilebilir yapılması engelli kullanıcılara diğer bireyler ile eşit hakların sağlanmasına katkı sağlayabilecek, bilgi ve iletişim kaynaklarını çeşitlendirebilecektirMaster Thesis Avrupa Kimliği Oluşumuna Türk Kimliği'nin Etkisi(2009) Aslan, Cemile; Bal, İdrisBu çalışmanın amacı Avrupa Kimliğinin oluşumuna Türk kimliğinin etkisinin ne olduğunun analiz edilmesidir. Avrupa kavramı ve kimliğinin nasıl ortaya çıktığı Türk kimliğinin Avrupa için ne anlama geldiği, nasıl algılandığı araştırılmıştır.Araştırmada izlenen yöntem şöyledir. öncelikle literatür taraması yapılıp konunun akademik ve felsefi tabanı oluşturulduktan sonra konular tarihsel sıraya konularak son hali verilmiştir.Tez içinde, giriş birinci bölüm kabul edilmiş, ikinci bölümde kimlik konusundaki temel kavramlar kısaca önbilgi mahiyetinde araştırılmıştır. Üçüncü bölümde Türk kimliği, tarihsel gelişimi içerisinde ve özet olarak incelenmiştir. Dördüncü bölümde Avrupa kimliği oluşumu tarihsel ve kavramsal olarak incelenmiş Türkler'in Avrupa kimliği oluşumuna olumlu etkileri bu bölüm içerisine yerleştirilmiştir. Beşinci bölümde, Avrupa kimliğinin Türk kimliği ile temasa geçişi sonrasında etkileşimin nasıl devam ettiği ve Türk kimliğinin öteki olarak Avrupa kimliğine etkisinin ne olduğu araştırılmıştır. Sonuç bölümünde ilk beş bölüm ışığında değerlendirme yapılarak öngörülerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Avrupa, Kimlik, Türk.Article Konut Kullanıcılarının Kentsel ve Sosyal Yaşam Kalitesi Farkındalığı: Ankara/çayyolu-prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı Mahallesi Örneği(2015) Gültekin, Ahmet Tanju; Gültekin, Ahmet Tanju; Gültekin, Ahmet Tanju; Industrial Design; Industrial Design1980 sonrasında küreselleşme ve dinamikleri; ekonomik bütünleşme politikaları ile birlikte sosyal, kültürel ve siyasal uyum süreçlerive özellikle sermayeyi kentsel gelişmeye yönlendirmesiyle kentsel mekânı da biçimlendirmektedir. Türkiye de de küreselleşmedalgasıyla; neo liberal politikalar çerçevesinde yaşanan ekonomik değişim sürecinde, kent mekânı rant sektörü için en karlı yatırımalanına dönüştürülmektedir. Konut sektörü, etkin ve yaygın pazarlama stratejileriyle bu sürece hızla ve kolaylıkla dâhil edilmiştir.Bu gelişmede kentsel ölçekte son onlu yıllarda Ankara/Çayyolu, orta-üst ve üst gelir grubundaki kullanıcılarıyla, ekonomik ve sosyalolarak ayrışmaktadır. Bu ayrışma, fiziksel ve mekânsal kalite düzeyi yüksek olan konut alanlarında belirgindir. Ancak, konut kalitesininölçülebilir fiziksel ve mekânsal standartlarıyla birlikte, kullanıcının sosyal ve kültürel isteklerinin karşılanması, yaşam kalitesindeönem kazanmaktadır. Bu noktadan hareketle, bu çalışmada, konut alanlarında kullanıcıların fiziksel ve toplumsal çevre algısı ile kalitekapsamındaki talepleri ve farkındalığı, örneklem alan olarak seçilen Ankara-Çayyolu- Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı mahallesindeincelenmektedir. Bu mahallenin 1980lerle başlayan var oluş öyküsünde, neo liberal politikalar ve kentsel mekânı biçimlendirmeyeteneği baş aktör iken, kullanıcıların bu öyküdeki varlığı, yaşam kalitesi ve farkındalıkla tanımlanmaktadır. Böylece elde edilençıkarsamalar, yaşanabilir konut alanlarının oluşturulmasında yönlendirici olacaktır.Article TÜRKİYE'DE YAPILAN HOMOFOBİ ÇALIŞMALARINA GENEL BİR BAKIŞ(2018) Orta, İrem Metin; Camgöz, Selin MetinEşcinsel bireyler, toplumda önyargı ve ayrımcılıkla karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu türden olumsuz tutum ve davranışları tanımlamak amacıyla araştırmacılar homofobi kavramını ortaya koymuştur. Homofobi, toplumun her alanını ilgilendiren ve farklı disiplinler tarafından çalışılması gereken önemli bir konudur. Özellikle, örneklemleri Türkiye'den seçilen homofobi çalışmalarının sayısı son yıllardabelirgin bir artış göstermiştir. Ancak, bu çalışmalar farklı disiplinler tarafından yürütülmekte, yöntem, örneklem, ölçüm araçları ve analiz türleri bakımından pek çok farklılık göstermektedir. Dolayısıyla, bu çalışmanın amacı, homofobi üzerine yapılmış olan, Türkiye örneklemli görgül, kuramsal ve derleme türündeki bilimsel makaleleri bir araya getirmek ve bulguları özetleyerek sistematik bir şekilde ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda, ulusal ve uluslararası bilimsel dergide yayınlanan 35 adet makale çalışmaya dâhil edilmiş ve temel bulgular özetlenerek okuyucuya sunulmuştur. Bu çalışmalar: a)Eşcinselliğe ve eşcinsellere yönelik tutumları ve bunlarla ilişkili olan sosyal psikolojik değişkenleri ele alan çalışmalar, b)eşcinselliğe ilişkin tutumların ölçülmesi amacıyla ölçeklerin geliştirildiği veya Türkçe'ye uyarlandığı çalışmalar, c)eşcinsellerin/LGBT bireylerin nasıl algılandıkları ve onlara ilişkin kalıpyargıları ele alan çalışmalar, d)eşcinsel/LGBT bireylerin sosyal ve bireysel alanda karşılaştıkları sorunları ve bunların sosyal ve psikolojik sonuçlarını ele alan çalışmalar ve son olarak e)eşcinsellere ilişkin tutumların değişip değişmediğine odaklanan çalışmalar şeklinde gruplandırılabilir. Bu derleme, alan yazınına, eksik olan noktaların tespit edilmesi ve gelecek çalışmalarda ele alınabilecek konulara yol göstermesi bakımından katkı sağlamaktadır.Article Toplumsal Hareketlerin 'siyasal' Rolü: Rasyonalist Yaklaşımların Eleştirel Bir Değerlendirmesi(2013) Özen, HayriyeToplumsal hareketler yazınında son yıllarda hâkim bir konum edinerek pek çok toplumsal hareket analizine yön veren rasyonalist yaklaşımlar, toplumsal hareketlerin mevcut toplumsal yapıları nasıl değiştirdiği veya değiştirebileceği konusunda dikkate değer bir suskunluk sergilerler. Bu çalışma rasyonalist yaklaşımların bu suskunluğunun toplumsal hareketlerin ‘siyasal’ rollerini kavramsallaştıramamaları ile ilgili olduğunu tartışıyor. Çalışmada öncelikle, çağdaş siyasi düşüncede toplumsalı değiştirip dönüştüren moment ile kurumsallaşmış siyasi pratikler arasında kavramsal bir ayrım yapmak üzere Claude Lefort, Chantal Mouffe ve Ernesto Laclau tarafından kullanılan ‘siyasal’ ve ‘siyaset’ kavramları ile Jacques Ranciére tarafından kullanılan ‘siyaset’ ve ‘polis’ kavramları ele alınmaktadır. Rasyonalist toplumsal hareket yaklaşımlarının bu ayrım ekseninde incelendiği ikinci bölümde ise bu yaklaşımların toplumsal hareketleri tamamen kurumsal siyasetin alanına hapsederek siyasal rollerini göz ardı ettikleri ve böylece toplumsal yapıları nasıl değiştirip dönüştüreceklerini kavramsallaştırmakta oldukça yetersiz kaldıkları gösterilmektedir. Çalışma rasyonalist yaklaşımların bu yetersizliğinin çeşitli analitik sorunlar doğurmanın yanı sıra önemli siyasi sonuçları olduğuna da dikkat çekerek sonlanmaktadır.Master Thesis Göçmen Ayrımcılığını Konu Alan Halkla İlişkiler Kampanyalarındaki Görsellerin Göstergebilimsel Analizi(2019) Çakı, Gül; Özgen, ÖzlenSon yıllarda dünya çapında yerel, ulusal ve uluslararası alanda göçmen ayrımcılığına karşı halkla ilişkiler kampanyaları hazırlanmıştır. Bu çalışmada göçmen ayrımcılığına karşı hazırlanan halkla ilişkiler kampanyalarında göçmenlerin nasıl ve ne yönde temsil edildikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu amaçla çalışmada dünyada en çok göçmen nüfusa sahip ülkelerden ABD, Almanya, İngiltere, Fransa, Kanada, Avustralya ve İspanya'da göçmen ayrımcılığına karşı hazırlanan halkla ilişkiler kampanyalarına ait görseller nitel araştırma yöntemleri içerisinde yer alan göstergebilimsel analiz yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Çalışmada belirlenen sekiz farklı halkla ilişkiler kampanyasının görselleri, üç farklı felsefecinin göstergebilim yaklaşımı üzerinden analiz edilmiştir. Elde edilen bulgularda, göçmen ayrımcılığının önlenmesine yönelik halkla ilişkiler kampanyalarında yalnızca günlük hayattan seçilen göçmenlere ve onların söylemlerine yer verilerek göçmen ayrımcılığının oluşmasının önlenmeye çalışıldığı görülmüştür. Diğer yandan çalışmada, kampanyalar içerisinde göçmenlerin sosyal ve ekonomik açıdan topluma katkıları ortaya konularak, göçmenlerin toplum tarafından dışlanmasının ve ötekileştirilmelerinin önüne geçilmeye çalışıldığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Göçmen, Ayrımcılık, Halkla İlişkiler, Kampanya, GöstergebilimArticle Çocuğun Algıladığı Evlilik Çatışması ve Davranış Sorunları(2014) Güven, Esra; Erden, Hatice GülsenÇocukların anne babaları arasında yaşanan çatışmalara verdikleri anlamın ya da başka bir deyişle evlilik çatışmaları ile ilgili algı ve yorumlarının; evlilik çatışması ile çocukların davranış sorunları arasındaki ilişkiyi oluşturan temel mekanizma olduğu belirtilmektedir. Bu çalışmanın amacı çocuğun algıladığı evlilik çatışmasının, çocuklarda davranış sorunları gelişimine katkısının incelenmesidir. Nicel yöntemlerin kullanıldığı bu araştırmanın örneklemini gönüllü 266 çocuk ve bu çocukların anneleri oluşturmaktadır. Araştırma verileri çocuğa ve annesine uygulanan iki farklı ölçek ile toplanmıştır. Analiz sonuçları çocukların evlilik çatışmalarını çok sık ve yoğun algılaması, ailenin bütünlüğüne ilişkin tehdit olarak yorumlaması ve bu çatışmalardan kendini sorumlu tutmasının karşı gelme sorunları başta olmak üzere birçok davranış sorunu için risk faktörü oluşturduğuna dikkat çekmektedir. Evlilik çatışmalarının, çocuğun duygusal ve davranışsal sorunlarına olası etkilerinin açıklandığı anne baba eğitim programlarının düzenlenmesi bilinçli anne babalığın yaygınlaşmasına katkıda bulunarak çocuğun davranış sorunlarını önleme ve müdahalede destekleyici ve koruyucu işlev taşıyacaktır.Master Thesis Avrupa Birliği'nin İnsan Hakları Politikasının Felsefi Temelleri ve Tarihsel Gelişimi(2011) İstanbullu, Elif; Köksal, Tunayİnsan hakları; insanın, insan olmak nedeni ile sahip olduğu doğal haklarının bulunduğu savına dayanmaktadır. Bu açından, devredilemez ve vazgeçilemez karakterde olan insan hakları kişisel, siyasi, ekonomik ve sosyal tüm hakları kapsamaktadır. İnsanın haklara sahip olduğu ön kabulü, iki ana ilke olarak eşitlik ve özgürlük kavramlarına dayanmaktadır.İnsan haklarının felsefi temelleri İlkçağ Grek felsefesine dayanmaktadır. Platon ve Aristoteles'in ideal toplum düzenine ilişkin söylemlerini insan hakları ile ilişkilendirmek mümkündür. Ancak, doğal hukuk fikri ilk defa Stoa filozofları tarafından ortaya atılmış ve farklı dönemlerde temsilciler bulmakla beraber VXI. yüzyıldan itibaren Toplum Sözleşmesi Kuramları ile tekrar gün yüzüne çıkmıştır. Aydınlanma yüzyılı ile beraber kavramsal çerçevesini oluşturan insan hakları, böylece XX. Yüzyılda uluslar arası düzeyde çeşitli insan hakları belgelerinin imzalanmasına vesile olmuştur.Avrupa Birliği'nin, kültürel temellerini İlkçağ Grek felsefesinden başlayarak Batı düşüncesine dayandırılmaktadır. Hem XX. Yüzyıldan itibaren insan haklarının korunup geliştirilmesinin uluslararası düzeyde önem kazanmış olması, hem de kültürel kökleri dolayısıyla AB'nin, insan haklarının korunup geliştirilmesini temel bir değer olarak görmesi kaçınılmazdır. Buna karşın başlangıçta ekonomik bir entegrasyona yönelen Avrupa Birliği'nin, hukuki metinlerinde uzun bir süre insan haklarına kapsamlı olarak yer verilmemiştir. 7 Aralık 2000 tarihinde Konsey tarafından ilan edilen ?Temel Haklar Şartı? ile ilk defa, Avrupa Birliği'nde temel hak ve özgürlüklere ilişkin kapsamlı bir listesi oluşturulmuştur. 13 Aralık 2007'de imzalanan Lizbon Antlaşması ise Avrupa Birliği'nin insan haklarının korunup geliştirilmesine yönelik kararlığına daha sağlam temeller kazanmıştır.Anahtar Kavramlar1.İnsan Hakları2.Doğal Hukuk3.Avrupa Birliği4.AB Temel Haklar Şartı5.Lizbon AntlaşmasıArticle Çocuğu Hastanede Yatan Ebeveynlerin Aile Merkezli Bakım Alma Durumlarını Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi(2019) Boztepe, Handan; Yıldız, Gizem Kerimoğlu; Çınar, Sevil; Ay, AyşeAmaç: Bu araştırmanın amacı, çocuğu hastanede yatan ebeveynlerin, aile merkezli bakım uygulamalarına katılma durumları veetkileyen faktörleri belirlemektir.Hastalar ve Yöntem: Bu kesitsel araştırma bir çocuk hastanesinin yataklı servislerinde çocuklarına refakat eden ebeveynler ileTemmuz 2014- Nisan 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklem grubunu araştırmaya katılmayı kabuleden 303 ebeveyn oluşturmuştur.Bulgular: Ebeveynlerin çoğunluğunun (%95) hastanede çocuklarının bakımına katıldıkları, en çok bakımına katıldıkları uygulamaların çocuğun temel fiziksel bakımını karşılamaya yönelik uygulamalar (yemek yeme, hijyen gereksinimlerini karşılama) veilaç uygulaması olduğu (%37,6) belirlendi. Çocukları planlı bir şekilde hastaneye yatırılan ebeveynlerin sağlık profesyonellerinedaha fazla soru sorabildiği belirlenmiştir (p<0,05). Ebeveynlerin çoğunluğunun (%72.6) teslimlere katılmak istedikleri belirlendi. Ebeveynlerin eğitim seviyeleri ve çocuklarının hastalığını, hastanede aldıkları tedavi protokolünü, çocuklarına yapılanuygulamaların nedenlerini ve yatak başı hemşire teslimlerini anlama durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farkolduğu bulundu (p<0.05).Sonuç: Bu araştırmanın sonucunda, çocukları hastanede yatan ebeveynlerin aile merkezli bakım sürecine katılmalarını planlarken; ebeveynlerin eğitim seviyesi ve çocukların hastaneye yatış şekli gibi özelliklerin, sağlık profesyonelleri tarafından dikkatealınması gerekliliği sonucu ortaya çıkmıştır.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »

