Search Results

Now showing 1 - 10 of 31
  • Article
    Küresel Polis Devleti: “Askerileşmiş Birikim” ve “Finansallaşma” Çağında Küresel Kapitalizm Kuramını Yeniden Düşünmek
    (2023) Şenalp, M . Gürsan; Şenalp, Esra Şengör
    William I. Robinson, 1980’lerin sonlarından bu yana çok sayıda akademik/politik eser vermiş üretken bir Marksist kuramcı. Bilimsel çalışmaları, küreselleşme sürecinin zirveye ulaştığı 90’lı yıllarda daha fazla tanınır hale geldi. Bu dönemde dünya çok boyutlu krizlerle uğraşmak zorunda kalacaktı. Elinizdeki makale Robinson’un Küresel Kapitalizm Teorisi ile ilgilenmekte; bunu da yazarın Küresel Polis Devleti (Ayrıntı, 2022) adlı kitabıyla diyalog içerisinde yapmaktadır. Bu kitap sadece yazarın geliştirdiği teorik modeli tam olarak tasvir etmekle kalmıyor, aynı zamanda 2008 küresel mali krizinin ardından sürekli derinleşen çok boyutlu “insanlık krizine” de odaklanıyor. Günümüzü karakterize eden askerileşmiş birikim ve yağmacı finansallaşma gibi olgular ışığında Robinson’un bu kitapta neler söylediğine geçmeden önce yazarın teorik modelinin gelişimine kısaca göz atmak istiyoruz.
  • Article
    TÜRKİYE’DE KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARI- SINDAN BUGÜNE MEKÂNSAL PLANLAMA MEVZUATI VE UYGULAMALARININ DÖNÜŞÜMÜ VE ETKİLERİ
    (2017) Şahin, Savaş Zafer
    Son otuz yıldır, kapitalizmin krizi ve devletin yeniden yapılandırılması tartışmaları mekânsal bir boyut kazanmaya başlamıştır. Özellikle adem-i merkezileşme, ölçek ve yönetsel düzeyler, yetkilerin devletin farklı kademeleri arasında yukarıdan aşağıya ve aşağıdan yukarıya taşınması önemli çalışma alanlarını oluşturmaktadır. Devletin merkezi ve yerel yönetimler düzeyleri arasındaki yetkiler sürekli olarak yeniden dağıtılmakta, yeni ölçekler oluşturulmakta ya da eski ölçekler önemini kaybetmektedir. Son on yıldır Türkiye'de yerel yönetimler reformu adın altında gerçekleştirilen mülki idare değişiklikleri de bu kapsamdadır. Bu değişikliklerin kent planlama sürecine yapısal etkileri olmaktadır. Bu makalede 2000'li yılların başında kısmen yasalaşan \"Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı\" sonrası dönemde mekânsal planlama sistemindeki değişiklikler yeniden ölçekleme açısından eleştirel bir yaklaşımla ele alınacaktır
  • Article
    AVRUPA BİRLİĞİ’NİN GÜNEY AKDENİZ POLİTİKASINDA GÜVENLİK-DEMOKRASİ İKİLEMİ: ARAP BAHARI SONRASI KURUMSAL GİRİŞİMLER
    (2018) Orhan, Duygu Dersan
    Avrupa Birliği (AB), 2010 yılı sonunda Arap dünyasında başlayan hükümet karşıtı ayaklanmalara, diğeruluslararası aktörler gibi hazırlıksız yakalanmıştır. Bölgedeki siyasi dönüşümler, AB’nin, özellikle Akdeniz’ekıyısı olan Ortadoğu ülkeleriyle uzun yıllara dayanan ve kurumsal işbirliği ile desteklenen ilişkilerini yenidentanımlamasına yol açmıştır. Güney Akdeniz’e yönelik olarak izledikleri politikanın başarısız olduğunu ifade edenAB yetkilileri, bugüne kadar güvenlik ve ekonomik odaklı olan ilişkilerin siyasi ayağını güçlendirme ve bölgenin“demokratikleşmesine” destek olmak amacıyla yeni girişimlerde bulunmuşlardır. Ancak, Arap Baharısonrasında Ortadoğu’da oluşan yeni güvenlik tehditleri ve artan göç oranları nedeniyle, AB’nin Güney Akdenizpolitikasının halen güvenlik odaklı olduğu ve henüz bir paradigma değişikliği sağlayamadığıdeğerlendirilmektedir.
  • Review
    Yerel Seçimlerde Ankaraʼnın Merkez ve Çevre İlçelerine Dair Sosyo-mekânsal Bir Analiz Denemesi
    (2019) Şahin, Savaş Zafer
    Merkezî kentsel politikaların kentler üzerinde yadsınamaz bir etkisi olsa da, yerel toplumsal ve siyasal dinamikler özellikle yerelseçimler gibi demokratik pratikleri ve sonrasındaki yerel yönetim deneyimini ciddi bir şekilde etkilemektedir. Ancak, bu dinamiklerinfarklı kentler özelinde nasıl şekillendiği ve işlediği üzerine yeterince araştırma yapılmamıştır. Yazıda Ankara’nın ilçe belediyeleriüzerine yaklaşık on yıldır sürdürülen monografi çalışmaları kullanılarak, ilçelerin siyasal, mekânsal ve toplumsal değişkenlerive bunların yerel seçimler gibi önemli siyasal etkinlikleri nasıl etkileyebileceği, ilçelerin toplumsal gerçekliği düşünülerek nasılöngörülerde bulunulması gerektiği sorularını yanıtlamaya yönelik değerlendirme ve yorumlara yer verilmiştir.
  • Article
    Özel Askeri ve Güvenlik Firmalarının Montreuk Dokümanı Muvacehesinede İnsani Devletler Hukuku'na Bağlılığı
    (2011) Arsava, Ayşe Füsun; Arsava, Ayşe Füsun; Arsava, Ayşe Füsun; Law; Law
    Günümüzde devletler yahut uluslararası örgütler tarafından gerçekleştirilen uluslararası askeri operasyonlarda özel askeri ve güvenlik firmalarından yararlanılmasının yaygın bir uygulama haline geldiği görülmektedir. Uluslararası askeri operasyonlarda yer alan özel askerlik ve güvenlik firması çalışanlarının İnsani Devletler Hukuku (İDH) çerçevesinde sorumluluğunun olup olmadığı ve varsa bu sorumluluğun hukuki dayanağı olarak nelerin gündemde olduğu makalenin içeriğini oluşturmaktadır.
  • Review
    Kosova, Abhazya, Güney Osetya ve Uluslararası Ayrılma (secession) Hakkı
    (2012) Arsava, Ayşe Füsun
    Kosova’nın 2008 ilkbaharında Sırbistan’dan ayrılmasının uluslararasıhukuk ve devletlerinden ayrılmak isteyen gruplar üzerinde etkisininaraştırıldığı makalede devletlerin toprak bütünlüğü ilkesi ışığındaayrılma hakkının istisnai durumlar için dahi reddedilmesi yaklaşımınınağırlık taşıdığı ortaya konulmaktadır. Makale bir etnik grubun tek taraflıolarak ana vatanından bağımsızlık ilân ettiği Kosova örneğinde bu türayrılma taleplerinin uluslararası hukukta normatif etki boyutu itibariyledeğerlendirilmesine ışık tutmaktadır.
  • Article
    Uluslararası Hukukta Güç ve Hukuk İlişkisi
    (2012) Arsava, Ayşe Füsun
    Uluslararası Hukukun bir hukuk yahut güç düzeni olup olmadığı sorusu asırlardır tartışılmaktadır. Uluslararası Hukuk kadar Uluslararası Hukuka getirilen eleştiriler de eskidir. Uluslararası Hukuk alt-üst ilişkisini düzenleyen bir hukuk olmayıp, koordinasyon hukuku karakterine sahiptir. Devletler Uluslararası Hukukta egemen eşittir. Eşitliğe dayanan bir düzende ise hukukun mevcut olup olmadığı tereddüt yaratmaktadır. Uluslararası Hukuku reddedenlerin Uluslararası Hukukun icra edilebilirliğine ve Uluslararası Hukukun kaynaklarına ilişkin analizleri ikna edici değildir. Hukuk gücün amaca uygun kullanılmasını sağlayan bir araçtır. Uluslararası güç kullanımı Uluslararası Hukuk tarafından meşrulaştırılırken, diğer taraftan da güç kullanımı hukukun geçerlilik kazanmasında araç olmaktadır. Bir güç düzeni olan Uluslararası Hukukta da gözardı edilmemesi gereken husus gücün ne şekilde kullanıldığıdır. Klâsik Uluslararası Hukukun ve çağdaş Uluslararası Hukukun güç kullanımına ilişkin yaklaşım farklılıklarına ışık tutan makale Uluslararası Hukukun gücün amaca uygun kullanılmasını sağlayan bir enstrüman olduğu tespitini yapmakta ve uluslararası güç kullanımının Uluslararası Hukuk tarafından meşrulaştırılırken, güç kullanımının da Uluslararası Hukukun geçerlilik kazanmasında yardımcı olduğu şeklinde hukuk ve güç kullanımı arasındaki karşılıklı bir etkileşim bulunduğunu ortaya koymaktadır.
  • Article
    Self-determinasyon Hakkı ve Kosova
    (2009) Arsava, Ayşe Füsun
    Self-determinasyon hakkı diğer bir tabirle kendi mukadderatını tayin hakkı (SDR) uluslararası hukukta dinamitlerle yüklü bir kavram olarak nitelendirilmektedir. SDR Birinci Dünya Savaşı’nın nedenini oluşturduğu gibi, günümüzde de bağımsızlık hareketlerinin, diğer taraftan da mevcut devletlerdeki farklı etnik grupların taleplerinin dayanağını oluşturmaktadır. Makalede ağırlıklı olarak uluslararası hukukun temel ilkesi olan “devletlerin toprak bütünlüğü” ilkesi ile SDR’nin ne şekilde bağdaştırıldığı Kosova örneğinde ele alınarak değerlendirilmiştir.
  • Article
    Arap Baharı ve Demokrasi Hakkı
    (2014) Arsava, Ayşe Füsun
    Arap baharı, Arap ülkelerinde gözlenen demokrasi eksikliği nedeniyle beklenme- yen bir gelişme olarak yorumlanmaktadır. Arap baharı halk ve hükümet ilişkisini dü- zenlemeye yönelik normların uluslararası hukukta yeniden tartışma konusu olmasına ve bu normların demokrasi hakkını kapsayıp kapsamadığı yönünde değerlendirme ya- pılmasına yol açmıştır. Bu bağlamda hükümet şeklinin halk tarafından belirlenmediği nispette yönetimin demokratik olarak nitelendirilemeyeceği görüşünün temsil edildi- ği gibi, halkların Selfdeterminationsright’ından demokrasi hakkının değil, demokra- tikleşme hakkının istihraç edilebileceği görüşünün de temsil edildiği görülmektedir. Devlet uygulamalarının analizi uluslararası hukukta demokrasi hakkının mevcudiye- tini yeterince desteklemektedir. Buna karşılık uluslararası hukukta demokratikleşme mükellefiyetinin bulunduğu varsayım olarak kabul görmektedir. Bu durum yönetimin meşruiyetinin somut hükümet şekline değil, daha çok demokrasiyi geliştirmeye yö- nelik gayretlere bağlı oluğunu ortaya koymaktadır. Günümüzde uluslararası hukukta otoriter rejimlere karşı yapılan direniş hareketlerine meşruiyet prensibi dayanak oluş- turmaktadır. İnsan hakları içeriği ile meşruiyet prensibi otokratik hükümetler üzerin- de baskı oluşturmaktadır ve belli koşullar altında uluslararası camianın müdahalesini mümkün kılmaktadır. Ancak içerde gerekli koşullar olmadığı nispette dışardan demok- ratikleşme sürecinin dayatılmasının da mümkün olmadığının gözardı edilmemesi ge- rekmemektir.
  • Article
    Ab Hukukunun Uluslararası Hukukla İlişkisinin Temelleri ve Sınırları
    (2019) Arsava, Ayşe Füsun
    AB’nin ve üye devletlerin ekonomik ve parasal Birlik ve ortak mülteci politikası gibi aktüel krizlerin üstesinden gelmek için sıklıkla Uluslararası Hukuk enstrümanlarına başvurduğu görülmektedir. Bu gelişme AB Hukuku ve Uluslararası Hukuk ilişkisinin yeniden ele alınmasına neden olmaktadır. AB primer hukukunun tereddütsüz Uluslararası Hukuk yaklaşımı ile formüle edilmiş olmasına karşılık, bu yaklaşımın AB Adalet Divanı tarafından paylaşılmadığı görülmektedir. Makale AB Hukukunun muhtariyetinin, AB Hukukunun Uluslararası Hukuk dayanağı temelinde ele alınması gerekliliğine eğilmektedir.