Arap Baharı ve Demokrasi Hakkı

No Thumbnail Available

Date

2014

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Open Access Color

OpenAIRE Downloads

OpenAIRE Views

Research Projects

Organizational Units

Organizational Unit
Law
(2003)
Started in 2003 with 21 students, the Atılım University School of Law has so far graduated over 1700 students, and currently offers education for more than 1300 students. With the aim stressed by our Founding Dean Prof. Dr. Nami Çağan, we grant students with the background that allows them to access and evaluate information, rather than overloading them with information dumps during our education and training in the field of law. With a curriculum prepared with this approach and our mission in mind, we aim to graduate our students as actual legal experts who have internalized ethical rules, who are knowledgeable in terms of rules and institutions; and who are cultured, versatile, broad-visioned and inquisitive. In addition to basic courses in law conducted by our academic staff as pioneers of their field with respect to these principles, elective courses are available pursuant to current events such as those in mediation for legal disagreements, law and women, sports law, informatics law, media law and legal English; as well as law clinics to offer effective and interactive education. In addition, graduate and doctorate degree programs, alongside certificate programs such as those to train experts, peace-makers, mediators, and trustees in composition, are underway. A member of the European Law Faculties Association (ELFA), our School offers international relations and events, the Erasmus+ program, national and international fictional court contests, law and art days prepared by our student networks, or career forums in law to collaborate in the personal development of our students.

Journal Issue

Events

Abstract

Arap baharı, Arap ülkelerinde gözlenen demokrasi eksikliği nedeniyle beklenme- yen bir gelişme olarak yorumlanmaktadır. Arap baharı halk ve hükümet ilişkisini dü- zenlemeye yönelik normların uluslararası hukukta yeniden tartışma konusu olmasına ve bu normların demokrasi hakkını kapsayıp kapsamadığı yönünde değerlendirme ya- pılmasına yol açmıştır. Bu bağlamda hükümet şeklinin halk tarafından belirlenmediği nispette yönetimin demokratik olarak nitelendirilemeyeceği görüşünün temsil edildi- ği gibi, halkların Selfdeterminationsright’ından demokrasi hakkının değil, demokra- tikleşme hakkının istihraç edilebileceği görüşünün de temsil edildiği görülmektedir. Devlet uygulamalarının analizi uluslararası hukukta demokrasi hakkının mevcudiye- tini yeterince desteklemektedir. Buna karşılık uluslararası hukukta demokratikleşme mükellefiyetinin bulunduğu varsayım olarak kabul görmektedir. Bu durum yönetimin meşruiyetinin somut hükümet şekline değil, daha çok demokrasiyi geliştirmeye yö- nelik gayretlere bağlı oluğunu ortaya koymaktadır. Günümüzde uluslararası hukukta otoriter rejimlere karşı yapılan direniş hareketlerine meşruiyet prensibi dayanak oluş- turmaktadır. İnsan hakları içeriği ile meşruiyet prensibi otokratik hükümetler üzerin- de baskı oluşturmaktadır ve belli koşullar altında uluslararası camianın müdahalesini mümkün kılmaktadır. Ancak içerde gerekli koşullar olmadığı nispette dışardan demok- ratikleşme sürecinin dayatılmasının da mümkün olmadığının gözardı edilmemesi ge- rekmemektir.

Description

Keywords

Siyasi Bilimler, Uluslararası İlişkiler

Turkish CoHE Thesis Center URL

Fields of Science

Citation

WoS Q

Scopus Q

Source

Türkiye Adalet Akademisi Dergisi

Volume

0

Issue

19

Start Page

1

End Page

22

Collections