Search Results

Now showing 1 - 5 of 5
  • Master Thesis
    Dünya ve Yönetim Anlayışındaki Değişmeler Doğrultusunda İstihbarat Sistemlerinde Yeniden Yapılanma Gerekliliği
    (2004) Turhan, Mahmut; Peker, Ömer; Peker, Ömer; Peker, Ömer; Department of Business; Department of Business
    Ill ÖZET: Bu çalışmada sırasıyla, yeni dünya düzenin belirmesine neden olan değişimler ve yeni yönetim sistemleri anlatılmış, meydana gelen bu gelişimlerin getirişi olarak değişen istihbarat ihtiyaçları ve istihbarat'ta yeniden yapılanmanın gerekliliği ortaya konmuştur. İstihbarat ve yönetim kavramsal olarak açıklanmış, çalışmanın son bölümünde Türk istihbaratının mevcut yapısı incelenmiş, şekilsel veriler yardımı ile diğer ülke istihbaratları ile karşılaştırılmış, istihbaratta yeniden yapılanmanın gerekliliği ve değişen istihbarat ihtiyaçlarını karşılayabilmek için yapılması gerekenler anlatılmıştır. Bu incelemeler literatür taraması ve ilgili kurumların web sayfaları kullanılarak yapılmıştır. Türk, İngiliz ve Amerikan istihbarat organizasyonları, idari yapıları, görev paylaşımları yönünden şemalar yardımıyla karşılaştınlmıştır. Yapılan karşılaştırma sonucunda, İngiliz ve Amerikan istihbarat organizasyonlarında iç ve dış tehditlere karşı farklı kurumlara görev verildiği görülmüştür. İç tehditlere karşı görev alan kurumlar İç işleri bakanına, dış tehditlere karşı görev alan kurumların da genelde Dış işleri bakanına bağlı olduğu ve ilgili bakanlıklar ile kurumların koordineli çalıştıkları görülmektedir. Bunlarla beraber İngiliz ve Amerikan istihbarat organizasyonlarında istihbarat kavramına sadece bilgi toplama olarak bakılmadığı, istihbarat ; toplanan bilginin işlenmesi, analiz edilmesi, maksadın ortaya çıkarılması, dış politikanın belirlenmesi, gerektiğinde yön verme ve operasyonel müdahale yapma şeklinde algılandığı anlaşılmıştır. İlgili yabancı kurumların yıllar öncesinde modern yönetim uygulamalarına geçtiğini ve akademik çevreler ile iş birliği halinde olduklarını görülmüştür. Çalışmanın sonuç bölümünde ise, iyi bir istihbarat organizasyonun oluşturulması ve sağlıklı bir yeniden yapılanmanın gerçekleştirilebilmesi için yapılması gerekenler öneriler dahilinde açıklanmıştır. Ülkemizdeki istihbarat kurum ve kuruluşlarının kamuoyuna ve basma yansıyan görüntülerinden, yeni yönetim uygulamaları ve akademik çevre ile pek ilgili olmadıkları hissedilmektedir. Yine bir yeni yönetim uygulaması olan karşılaştırma (Bencmarking) yöntemi ile kurumlarımız ile yabancı kurumlar arasındaki farklar ortaya çıkarılmalı ve istihbarat ihtiyacımız tam olarak belirlenmelidir. İhtiyaçlarımız doğrultusunda gerekirse ilgili112 yasalarda değişikliğe gidilerek, en verimli istihbarat organizasyonunun oluşturulması için gerekenler yapılmalıdır.
  • Master Thesis
    Amerikan Hegemonyasının Devamı ve Ortadoğu'nun Yeniden Yapılandırılması Arasındaki Pozitif Korelasyon
    (2013) Duran, Ali; Keser, Ulvi
    21. yüzyılın başında 11 Eylül 2001'de yaşanan terör olayı sonrası İslami terör ile mücadele merkezli oluşturulan ABD dış politikası çerçevesinde Afganistan ve Irak işgal edilmiş, tüm Müslümanlar için potansiyel terörist algısı yaratılmıştır. 2008 yılına gelindiğinde Irak'ta artan İran etkisi ve Afganistan'da yürütülen mücadelenin somut bir sonuç vermemesi bir de üstüne üstlük tüm bu mücadelelerin yürütülebilmesi için yapılan harcamaların diğer etkenler ile birlikte ABD ekonomisini krize itmesi ve yürütülen bu politikalar sonucu başta Müslüman kitleler olmak üzere tüm dünya halklarında ABD imajının zedelenmesi sonuçları ile karşı karşıya kalınmıştır. Bu tablo karşısında ABD, hegemonyanın devamını esas alan genel stratejisi doğrultusunda hatalı olan dış politik yaklaşımını ve 2008 Başkanlık seçimlerinde yönetimini değiştirmiştir.2008 Ekonomik krizi, ABD'nin Irak'tan çekilmesi ve 2010 yılında Ortadoğu'da başlayan Arap Baharı süreci kapsamında ABD dış politikasında hissedilen değişiklik; ABD'nin bölgede etkisinin azaldığı, gelişmelerin ABD insiyatifinin dışında gerçekleştiği iddialarını gündeme taşımıştır. ABD yanlısı otoriter liderler olan Hüsnü Mübarek, Salih ve Bin Ali'nin iktidarlarını kaybetmeleri, El Nahda ve Müslüman Kardeşler gibi İslami grupların bulundukları ülkelerde iktidara gelmeleri ise ABD etkisinin azaldığı iddiasını kuvvetlendiren gelişmeler olarak değerlendirilmiştir. ABD'nin 2008 yılında Mısır'da Mübarek sonrası için muhalifler ile görüştüğü, 2006 yılında Suriye'de Esad rejimi muhaliflerine mali destek sağladığı bilgileri bize Arap Baharı sürecine ABD'nin hazırlıksız yakalandığı iddialarının yanlış olduğunu göstermektedir. 1979 İran Devrimi'nde Şah'ın devrilmesine, 27 Mayıs 1960 İhtilali'nde Türkiye'de Menderes iktidarının son bulmasına da ABD yönetimi ses çıkarmamıştır. Kısacası Mübarek, Salih, Bin Ali gibi ABD ile uyumlu liderlerin bölge ülkelerinde görevlerini kaybetmeleri ilk değildir. ABD ile uyumlu politikalar izledikleri sürece bölge ülkelerinde iktidarda kimin olduğunun ABD açısından bir önemi yoktur. Henüz kısa bir zaman geçmiş olmasına rağmen anılan ülkelerde ABD aleyhine radikal bir dış politika değişikliği de söz konusu olmamış, bilakis Libya gibi kazanımlarda olmuştur.ABD'nin küresel hegemonyasının devamı için enerji kaynaklarının ve ulaşım yollarının kontrol altında tutulması hayati öneme sahiptir. Bu durum muhtemel rakipler Çin ve Hindistan'ın hızla artan enerji ihtiyacı ile birlikte düşünüldüğünde bir kat daha artmaktadır. Ayrıca 1970'li yıllarda Bretton Woods sisteminin yıkılmasından sonra Amerikan dolarının küresel para olma vasfını devam ettirmesini sağlayan en önemli etkenlerden birisinin petrolün dolar ile satılması olduğu unutulmamaldır. Ortadoğu'da ABD etkisinin devamı bölgedeki gelişmeleri yönlendirmesi ile paraleldir. Ortadoğu'daki değişimin ABD'nin kontrolü dışında gerçekleşmesi bölgede ABD etkisinin sonu demektir. Bu ise ABD'nin enerji kaynaklarına hakimiyetinin bitmesi, bölgedeki etkisinin kaybolması nedeniyle enerjinin dolar ile satışı sebebiyle küresel mali sistemi elinde bulundurma avantajının sona ermesi yani hegemon statüsünün kaybedilmesi anlamına gelmektedir. Kısacası küresel hegemonya mücadelesinin yapılacağı yer Ortadoğu'dur. Ortadoğu'da etkisini kaybeden ABD'nin tüm dünyade etkinliğini yitireceği bir gerçektir. Ortadoğu'daki değişim ile ABD hegemonyasının devamı arasında pozitif bir korealasyon söz konusudur. Bu sebeple bölgede yer alan ülkelerin kendine özgün koşullarını da esas alarak ABD'nin Ortadoğu'daki değişimi kendi ekseninde şekillendirmeye çalışacağı bir realitedir.
  • Master Thesis
    Türkiye'de Sivil Havacılığın Yeniden Yapılanması: Dhmi Örnek Olayı
    (2004) Çiçek, Gazali; Eke, Ali Erkan
    Dünyada meydana gelen hızlı gelişim dünyanın farklı bölgelerindeki insanların sık sık bir araya gelmelerini gerektirmektedir. Ticaretin uluslararası boyutta gelişiyor olması, turistik sebeplerle de olsa insanların dünyanın farklı bölgelerine ilgi duyması ve hava yolunun en güvenilir ulaşım aracı olması, hava ulaştırmasının önemini artırmaktadır. Dünyada ve özellikle Avrupa Birliği üyesi ülkelerde sivil havacılık alanında faaliyet gösteren örgütler bu alanda meydana gelen gelişmelere ayak uydurabilmek için örgütsel anlamda bir dizi değişikliklere gitmişlerdir. Bu çalışmada dünyada sivil havacılık alanında faaliyet gösteren sivil havacılık otoriteleri, hava seyrüsefer hizmet örgütleri ve hava meydanı işleticilerinin örgütsel yapıları hakkında bilgi verilmiştir. Türkiye'de sivil havacılık alanında faaliyet gösteren kuruluşlar anlatıldıktan sonra bünyesinde hava seyrüsefer hizmeti ile hava meydanı işletmeciliği görevlerini beraber yürüten DHMİ Genel Müdürlüğü örgütsel açıdan değerlendirilmiştir. Özellikle Avrupa Birliği ülkelerinde hava seyrüsefer hizmet örgütlerinin yapısı ile Türkiye'nin farklı yönleri ortaya konulmuş, Türkiye'de hava meydanlarının yeniden yapılanması ve özerk hava seyrüsefer hizmet örgütünün zaman geçirilmeden oluşturulması konularında görüş ve önerilerde bulunulmuştur.
  • Master Thesis
    Kamu Yönetiminde Yeniden Yapılanma ve E-devlet Uygulamaları: Isparta İli Örneği
    (2012) Güngör, Abdurrahman; Bircan, İsmail
    1050 Sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanunu'nun yürürlükten kaldırılarak Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun yürürlüğe konulması ile Türk kamu mali yönetim sistemi yeniden yapılandırılmıştır. Bu yeniden yapılandırma çerçevesinde, katma bütçe uygulaması kaldırılmış, konsolide kavramı kapsama dahil yeni idarelerle genişletilerek merkezi yönetim bütçesine dönüştürülmüştür. 2006 yılının başında yürürlüğe giren 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile kamu mali yönetim sistemine yeni kavramlar ve kurumlar getirilmiştir. Bu kavram ve kurumlar arasında, mali saydamlık, hesap verilebilirlik, kaynakların etkin kullanımı, stratejik planlama, performans esaslı bütçeleme, çok yıllı bütçeleme gibi yeni teknik ve süreçler bulunmaktadır. Bu tezde kamu mali yönetim sistemimizde yapılan değişikliklerin olumlu ve olumsuz yönleri ile değerlendirilip kamu mali yönetim sistemine olası etkileri incelenecektir.Anahtar Sözcükler : Kamu Mali Yönetimi ,Performans Esaslı Bütçeleme ,Performans Denetimi ,Performans Yönetimi ,Analitik Bütçe Sınıflandırması
  • Master Thesis
    Türkiye'de Vergi Aflarının ve Vergi Yapılandırılmasının İncelenmesi (2000-2021 Yılları Arası)
    (2021) Demirçin, Merve; Cansızlar, Doğan
    Günümüzde devletin faaliyetlerini sürdürmek ve kamu hizmetlerini yerine getirmek için kullandığı en önemli kaynak şüphesiz vergilendirmedir. Anayasamız, ülkede yaşayan ve kamu hizmetlerinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilerin kamu hizmetlerinin finansmanı için vergilendirildiğini ve bu nedenle vergi ilişkisinin bir parçası olduğunu öngörmektedir. Vergi ilişkisinde devlet, kamu hizmetlerinden yararlananlardan vergi tahsil etmektedir. Mükellefleri vergi borçlarını ödediğinde devlet için bu vergi talebi ortadan kalkmaktadır. Ancak bazı durumlarda vergi mükellefi, vergiyi ödemese bile devlet bazen vergi mükellefinin rahatlığı için, bazen özel durumlarda vergiden muaf tutabilmektedir. Zaman aşımı, muafiyet ve vergi affı gibi doğal olmayan nedenlerden dolayı vergi alacaklarının ortadan kalkması ya da yapılandırılması, ana gelir kaynağı vergilendirme olan Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde ele alınması gereken önemli bir konudur. Bu bağlamda devletin vergide yapılandırmaya gitmesinin nedenleri bu çalışmada ayrıntılı olarak açıklanmaktadır. Bununla birlikte vergi affı ve yapılandırma, devletlerin vergi alacaklarını iptal etmelerinin nedenlerinden biridir ve genellikle siyasi nedenlerden dolayı devletler tarafından vergi taleplerinin tek taraflı olarak terk edilmesi gibi zaman aşımı ve yürürlükten kaldırılma yönlerinden farklı oldukları için ayrı bölümlerde ele alınmaktadır. Bununla birlikte vergi yapılandırma süreçlerinin mükellefler üzerine olumlu ve olumsuz etkileri de bu çalışmada tartışılmıştır.