Search Results

Now showing 1 - 6 of 6
  • Review
    Temel Değerlerin Ölçümü: Portre Değerler Anketinin Türkçe Uyarlaması
    (2010) Demirutku, Kürşat; Sümer, Nebi
    Bu makalede temel değerleri ölçmek için geliştirilen Portre Değerler Anketi (PDA; Schwartz ve ark., 2001) tanıtılmaktadır. Literatürde baskın olan iki değer kuramı ve ölçüm yöntemleri özetlendikten sonra, PDA'nm geliştirilme süreci ayrıntılandırılmıştır. Devamında, PDA'nın Türkçe uyarlamasını yapmak amacıyla bir Türk üniversite örnekleminde yürütülen araştırma sunulmuştur. Bulgular PDA'nın iç tutarlık ve zaman içinde tutarlık bakımından güvenilir bir ölçüm aracı olduğunu göstermiştir. En Küçük Uzay Analizi ile PDA'nın yapı geçerliği smanmıştır. Kadınların ve erkeklerin değer yönelimleri de incelenmiş ve değer yönelimlerinin farklı olmaktan çok benzer oldukları bulunmuştur. Genel olarak, PDA'nın Türk örneklemi üzerinde kuramsal modele uygun yapı gösterdiği saptanmış ve olası farklılıklar tartışılmıştır. Bu çalışma PDA'nın Türkçe uyarlamasının ileriki çalışmalarda kullanılabilecek düzeyde psikometrik yeterliğe sahip olduğunu göstermiştir.
  • Article
    Çocuğu Hastanede Yatan Ebeveynlerin Aile Merkezli Bakım Alma Durumlarını Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi
    (2019) Boztepe, Handan; Yıldız, Gizem Kerimoğlu; Çınar, Sevil; Ay, Ayşe
    Amaç: Bu araştırmanın amacı, çocuğu hastanede yatan ebeveynlerin, aile merkezli bakım uygulamalarına katılma durumları veetkileyen faktörleri belirlemektir.Hastalar ve Yöntem: Bu kesitsel araştırma bir çocuk hastanesinin yataklı servislerinde çocuklarına refakat eden ebeveynler ileTemmuz 2014- Nisan 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklem grubunu araştırmaya katılmayı kabuleden 303 ebeveyn oluşturmuştur.Bulgular: Ebeveynlerin çoğunluğunun (%95) hastanede çocuklarının bakımına katıldıkları, en çok bakımına katıldıkları uygulamaların çocuğun temel fiziksel bakımını karşılamaya yönelik uygulamalar (yemek yeme, hijyen gereksinimlerini karşılama) veilaç uygulaması olduğu (%37,6) belirlendi. Çocukları planlı bir şekilde hastaneye yatırılan ebeveynlerin sağlık profesyonellerinedaha fazla soru sorabildiği belirlenmiştir (p<0,05). Ebeveynlerin çoğunluğunun (%72.6) teslimlere katılmak istedikleri belirlendi. Ebeveynlerin eğitim seviyeleri ve çocuklarının hastalığını, hastanede aldıkları tedavi protokolünü, çocuklarına yapılanuygulamaların nedenlerini ve yatak başı hemşire teslimlerini anlama durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farkolduğu bulundu (p<0.05).Sonuç: Bu araştırmanın sonucunda, çocukları hastanede yatan ebeveynlerin aile merkezli bakım sürecine katılmalarını planlarken; ebeveynlerin eğitim seviyesi ve çocukların hastaneye yatış şekli gibi özelliklerin, sağlık profesyonelleri tarafından dikkatealınması gerekliliği sonucu ortaya çıkmıştır.
  • Article
    Dolaylı Utanma Ölçeğinin Amerika Örnekleminde Geçerlik ve Güvenirliği
    (2016) Orta, İrem Metin; Uysal, Ahmet; Helvacı, Elif; Uslu, Gülçin Akbaş; Bryan, Jennifer L
    Utanma, toplum içinde bireylerin sosyal normları ve beklentileri ihlal ettiği durumlarda meydana çıkan, kendilik bilincini artıran ve rahatsızlık verici bir duygudur. Son yıllarda artan çalışmalar bir başka kişinin utancı üzerinden benzer duyguların yaşanabildiğini göstermektedir. Başkalarının içine düştüğü utanç verici durumlara şahit olunması sonucunda ortaya çıkan bu duygusal tepkiye 'empatik utanma' veya 'dolaylı utanma' adı verilmiştir. Bu araştırmanın amacı, Amerika örneklemiyle (N = 616) yapılan bir anket çalışmasıyla, dolaylı utanma ölçeğinin geçerlik ve güvenirliğinin test edilmesi ve ilgili olabileceği düşünülen diğer değişkenlerle ilişkisinin incelenmesidir. Araştırmanın bulgularına göre, dolaylı utanma eğilimi olan kişilerin utanmaya daha yatkın, olumsuz değerlendirilme korkusu daha yüksek, empati ve perspektif alma eğiliminin daha fazla ve benlik saygısının ise daha düşük olduğu görülmüştür. Bunun yanı sıra bulgular, dolaylı utanmanın sadece empati sonucu oluşan utanma duygusundan ibaret olmadığı fikrini desteklemektedir.
  • Article
    Evlat Edinilmiş ve Biyolojik Ebeveyniyle Yaşayan Çocukların Davranışsal ve Duygusal Sorunları ve Bağlanma Düzeyleri ile Anne Babalarının Çocuk Yetiştirme Stillerinin Karşılaştırmalı Olarak Değerlendirilmesi
    (2014) Altınoğlu, İkiz Dikmeer; Erol, Neşe; Gençöz, Tülin
    Amaç: Bu çalışmanın amacı, evlat edinilmiş ve biyolojik ailesi yanında yaşayan çocukların davranışsal ve duygusal sorunlarını, çocukların bağ- lanma ilişkileri ve ebeveynlerinin çocuk yetiştirme stilleri kapsamında karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir. Yöntem: 6-18 yaşları arasındaki 61 evlat edinilmiş çocuk (34 kız, 27 erkek) ve yaş/cinsiyet bakımından eşleştirilmiş biyolojik ailesi yanında yaşayan 62 çocuk (35 kız, 27 erkek) ile bu çocukların anne-babaları araştırmaya dahil edilmişlerdir. Ölçümler hem anne-babalardan, hem de çocuklardan elde edilmiştir. Anne babalar çocukları için 6-18 Yaş Çocuk ve Gençler için Davranış Değerlendirme Ölçeği (CBCL) ve Okul Çağı Çocukları için Mizaç Ölçeğini, kendileri için de Temel Kişilik Özellik- leri Ölçeği ve Çocuk Yetiştirme Stilleri Ölçeğini doldurmuşlardır. Ço- cuklar, anne ve babaları ile ilgili algılarını belirtmek için Kerns Güvenli Bağlanma Ölçeği ile Çocuk Yetiştirme Stilleri Ölçeğini kullanmışlardır. On bir yaşından büyük çocuklar ek olarak 11-18 Yaş Grubu Gençler için Kendini Değerlendirme Ölçeğini de doldurmuşlardır. Bulgular: Evlat edinilmiş çocukların hiç bir ölçümde, biyolojik aile- leriyle yaşayan akranlarından farklı olmadıkları saptanmıştır. Alan ya- zınından farklı olarak, çocuğun evlat edinilme yaşı sorun davranışı ile ya da anne babasına bağlanması ile ilişkili bulunmamıştır. Öte yandan, çocuğun evlat edinildiğini öğrenme yaşı ile sorun davranışları arasında anlamlı bir ilişki bulunmuş, çocuğun özel durumunu öğrenme yaşı ge- ciktikçe sorun davranışlarının da arttığı saptanmıştır. Sonuç: Yaşanılan sorunlar tek başına evlat edinilmiş olmaya bağlı değil- dir, gelişimsel süreç içinde ele alınmalıdır.
  • Article
    Çocuğun Algıladığı Evlilik Çatışması ve Davranış Sorunları
    (2014) Güven, Esra; Erden, Hatice Gülsen
    Çocukların anne babaları arasında yaşanan çatışmalara verdikleri anlamın ya da başka bir deyişle evlilik çatışmaları ile ilgili algı ve yorumlarının; evlilik çatışması ile çocukların davranış sorunları arasındaki ilişkiyi oluşturan temel mekanizma olduğu belirtilmektedir. Bu çalışmanın amacı çocuğun algıladığı evlilik çatışmasının, çocuklarda davranış sorunları gelişimine katkısının incelenmesidir. Nicel yöntemlerin kullanıldığı bu araştırmanın örneklemini gönüllü 266 çocuk ve bu çocukların anneleri oluşturmaktadır. Araştırma verileri çocuğa ve annesine uygulanan iki farklı ölçek ile toplanmıştır. Analiz sonuçları çocukların evlilik çatışmalarını çok sık ve yoğun algılaması, ailenin bütünlüğüne ilişkin tehdit olarak yorumlaması ve bu çatışmalardan kendini sorumlu tutmasının karşı gelme sorunları başta olmak üzere birçok davranış sorunu için risk faktörü oluşturduğuna dikkat çekmektedir. Evlilik çatışmalarının, çocuğun duygusal ve davranışsal sorunlarına olası etkilerinin açıklandığı anne baba eğitim programlarının düzenlenmesi bilinçli anne babalığın yaygınlaşmasına katkıda bulunarak çocuğun davranış sorunlarını önleme ve müdahalede destekleyici ve koruyucu işlev taşıyacaktır.
  • Master Thesis
    Bireysel Psikoloji: Don Juan ve J. Alfred Prufrock'un Aşağılık Duygusu Üzerine Bir Araştırma; Aşk ve Cinsellik Arayışı
    (2020) Alhgam, Mohammed Yahya Sahıb; Aras, Gökşen
    Bu tez aşağılık duygusunun ve yakınlık ihtiyacının farklı durumlarda farklı olaylar şeklinde Prufrock ve Don Juan'ın mantalitesi üzerindeki etkilerini keşfetmektedir. İki karakter de içinde bulundukları topluluklarına karşı kırılgandırlar fakat farklı tepkiler vermekte ve başa çıkmada farklı yöntemler seçmektedirler. Aşağılık hisleri, cinsellik ve yakınlık ihtiyacı iki karakter için de aynı iken böyle bir yük ve arzuyla başa çıkma şekli kişiliklere bağlıdır. Bu çalışma, Don Juan'ın öğrendiğini ve aşağılık Duygusuna adapte olduğunu ve bunları telafi edebildiğini gösterirken, pasif bir karakter olan Prufrock'ın amaçları doğrultusunda nasıl harekete geçme kabiliyetine sahip olmadığını ve aşağılık kompleksi yaşadığını göstermektedir. Don Juan, cinsel açıdan tatmin olmaktadır ancak sürekli kendi kırılganlığına yenilmektedir. Bu da göstermektedir ki Prufrock'un bastırılmış cinsel arzuları tatmin olduğunda onun rahatsız aklı iyileşmeyecektir. Bu, şiirlerin bağlı oldukları akımları anlamak ve iki karakterin geçmişlerini, toplumlarını ve çevreleyen karakterleri analiz etmek bu karakterlerin mantalitelerini anlamak için anahtar bileşendir. Bu tez, Alfred Adler'in psikolojik teorisine ve Bireysel Psikoloji'ye dayanmaktadır. Bu teori, karakterlerin ne düşündüklerini ve nasıl davrandıklarını anlamak için bir yorum yöntemi olarak kullanılmaktadır. Çalışma her bir kişilikteki aşağılık hislerini tespit etmek ve buna göre onların kişiliklerini, amaçlarını, sosyal ilgilerini incelemektedir.