Search Results

Now showing 1 - 10 of 10
  • Research Project
    Saç Metallerde Akma Yüeyi Tespiti için Eş Zamanlı Sıcaklık ve Genleme Ölçümüne Dayalı Yeni Bir Deneysel Yaklaşımının Geliştirilmesi
    (2012) Karadoğan, Celallettin; Özdemir, İzzet; Argeşo, Ahmet Hakan; Herkiloğlu, Oğuzhan
    -
  • Article
    ÖSTENİTLEME SICAKLIĞININ EN-GJS-600-3 KÜRESEL GRAFİTLİ DÖKME DEMİRİN ÖSTEMPERLENME DAVRANIŞINA ETKİLERİNİN ARAŞTIRILMASI
    (2020) Konca, Erkan; Tur, K Zım
    Bu çalışmada östenitleme sıcaklığının EN-GJS-600-3 (GGG-60) küresel grafitli dökme demirinöstemperlenme davranışına etkisi araştırılmıştır. Y bloklarına dökülen % 0,5 Cu alaşımlı EN-GJS-600-3küresel grafitli dökme demirden çıkarılan numuneler kullanılarak iki farklı östenitleme sıcaklığı (850 ve950°C) ve iki farklı östemperleme sıcaklığının (290 ve 320°C) dört ayrı kombinasyonunda östemperlemedeneyleri yapılmıştır. Östemperleme deneyleri sonrası numunelerin sertlik ölçümleri, çekme testleri ve içyapı incelemeleri gerçekleştirilmiştir. Her iki östemperleme sıcaklığında da 950°C’de östenitlenmişnumunelerde 850°C’de östenitlenmiş numunelere göre daha yüksek sertlik, akma ve çekme dayanımıdeğerlerine ulaşılmıştır. Bu sonuçlar, 950°C’de yapılan östenitlemenin 850°C’ye göre östenit matris içindehem daha çok karbonun çözünmesini hem de östenitin daha iri taneli olmasını sağlayaraköstemperlenmeye daha elverişli östenit yapısı oluşturabilmesiyle ilişkilendirilmiştir.
  • Research Project
    Anti-bakteriyel Çekirdek-kabuk Tipi Eseksenli Elektroeğirilmiş Kompozit Pcl/kitosan Yara İyileşme Materyalleri
    (2017) Şaşmazel, Hilal Türkoğlu
    Tamamlanan projenin amacı, eşeksenli elektroeğirme yöntemi kullanarak, kitosanın poli (?- kaprolakton) (PCL) ile takviye edildiği (PCL çekirdek (core), kitosan kabuk (shell) olmak üzere) kompozit ipliksi (fibröz) yapılardan oluşan ve bu sayede, kitosanın biyouyumluluğu ve anti-bakteriyel özelliği ile PCL?nin mekanik özellikleri ve kolay eğrilebilirliğinin tek bir kompozit yapıda birleştirilerek, hücre-materyal ilişkisinin, anti-bakteriyel etkinin ve harekete dayanıklılığın aynı anda önem arz ettiği yara iyileşme materyalleri geliştirilmesidir. Bu sebeple tamamlanan projede, doku iskelelerinin üretimi için pek çok yöntem arasından öne çıkan eşeksenli elektroeğirme yöntemi kullanılarak, kitosanın PCL ile takviye edildiği (PCL çekirdek (core), kitosan kabuk (shell) olmak üzere) kompozit ipliksi (fibröz) yapılardan oluşan bir malzemenin üretilmesi hedeflenmiştir. Böylece, dış katmandaki (kabuk) kitosanın biyouyumluluğu ve anti-bakteriyel özelliği ile iç katmandaki (çekirdek) PCL?nin mekanik özellikleri ve kolay eğirilebilirliği tek bir kompozit yapıda birleştirilerek, biyouyumluluğun yanı sıra anti-bakteriyel performansın ve esnekliğin de önem arz ettiği yara iyileşme uygulamalarında kullanılmak üzere bir malzeme geliştirilmesi düşünülmüştür. Literatürde bu şekilde geliştirilmiş PCL/kitosan çekirdek-kabuk tipi kompozit fiberlerden oluşan bir yara iyileşme materyalinin bulunmaması sebebiyle son derece özgün olan bu projenin ana kapsamında, PCL çekirdek (iç katman) ve kitosan kabuk (dış katman) olmak üzere eşeksenli kompozit fiberlerden oluşan yara iyileşme materyallerinin eşeksenli elektroeğirme yöntemiyle üretimi gerçekleştirilmiştir. Optimizasyon çalışması sonucunda en başarılı parametreler olarak kitosan besleme hızı 2 μL, PCL besleme hızı 15 μL, düse-toplayıcı arasındaki mesafe 15 cm ve uygulanan voltaj 25 kV değerleri belirlenmiştir. Daha sonra bu parametrelerle, SEM görüntülerinden elde edilen ortalama fiber çapı ile ortalama gözenek boyutu, TEM analizi ile elde edilen morfolojik bilgiler ve XPS analizi ile elde edilen yüzey kimyası ve çekme testi sonucu elde edilen mekanik özellikleri arasında ilişki kurulmuştur. Ayrıca, özellikle hedeflenen yara örtü materyali uygulamalarında önem arz eden şişme oranı, su absorplama ve su hapsetme (retention) kapasiteleri gravimetrik yöntem kullanılarak, gaz geçirgenliği kapasitesi ise ASTM E96 standardında belirtilen şekilde ölçülerek hesaplanmıştır. Örneklerin ASTM F- 1635-95 standardında belirtildiği şekilde lizozim içerikli PBS ile in vitro bozunma (degradasyon) deneyleri yürütülerek bozunma tayinleri gravimetrik ölçümlerle yapılmıştır ve SEM analizinden elde edilen görüntülerle bu süreç izlenmiştir. Projenin son aşamasında, tüm üretim parametreleri optimize edilen ve karakterizasyon çalışmaları sonucu belirlenen fiziksel ve kimyasal özellikleriyle bu parametreler arasındaki ilişkisi kurulan bu yara iyileşme materyalinin, hem L929 ATCC CCL-1 fare fibroblast hücre hattı kullanılarak hücre-materyal etkileşimi ve hem de Staphylococcus aureus (gram pozitif) ve Escherichia Coli (gram negatif) bakterileri kullanılarak anti-bakteriyel performansı incelenmiştir. Standart MTT testi, hemositometrik sayım ve çeşitli boyama ve görüntüleme teknikleri kullanılarak materyallerin hücre-materyal etikileşimleri; disk difüzyon testi ve inhibisyon tayini yapılarak anti-bakteriyel performansları belirlenmiştir. Tüm bu in vitro testlerin sonucunda, en yüksek hücre yapışması ve 3 boyutlu hücre büyümesi ile aynı zamanda anti-bakteriyel etki performansı gösteren malzemelerin, optimum üretim parametreleri ile bunların sonucu elde edilen fiziksel ve kimyasal özellikleri belirlenerek proje tamamlanmıştır. Söz konusu bu başarılı doku iskeleleri ile önümüzdeki dönemlerde hayvan çalışmalarının başlatılması öngörülmektedir. Planlanan bu hayvan çalışmaları için uygun bir hayvan modelinin belirlenmesi ve buna ait prototip çıkarılması düşünülmektedir.
  • Article
    Strain Hardening Behavior Characterization of Dual Phase Steels
    (2018) Davut, Kemal; Şimşir, Caner; Çetin, Bariş
    The requirements for higher passenger safety, improved fuel economy and weight reductionin automobile industry necessitates the usage of advanced high strength steel (AHSS)grades. Dual phase (DP) steels are the most widely used one among AHSS. DP steels becomeincreasingly popular, since they provide a combination of sufficient formability at room temperatureand tensile strength over 1000 MPa. The current standards for DP steels only specifiesyield and tensile strength. Steels from various producers have considerably different compositionand microstructure; however they still have the same grade name. Combined withthe inherited heterogeneous microstructure, those steels exhibit different strain hardeningbehavior. The aim of this study is to evaluate the strain hardening behavior of DP800 steels,obtained from different vendors and thus having different compositions and microstructures.The strain hardening behavior was characterized with tensile tests performed along rollingand transverse directions. The microstructure has been characterized with optical andscanning electron microscopes. The martensite fraction, grain size of ferrite and chemicalcomposition has been correlated to the strain hardening behavior. The results show thatthe steel with more micro-alloying addition has finer ferritic grain size, which cause higherinitial strain hardening rate. The steel with higher Mn and Cr has higher martensite fraction,which cause strain hardening rate to be higher at higher strain levels.
  • Research Project
    Magnezyum Alaģımı-benzeri Bileģiklerin Sinir Kılavuz Kanalı Uygulaması Ġçin Elektroeğirme Ġle Üretimi
    (2019) Türkoğlu, Hilal Şaşmazel; Bişkin, Erhan; Davut, Kemal
    Periferik sinir yaralanmalarında, 5 mm'den büyük hasarlarda cerrahi müdahale yetersiz kaldıgı ve sinir dokusunun iyilesme hızı göreceli olarak yavas oldugu için olusan bosluk inflamasyon hücrelerinden olusan yara dokusuyla kapanarak sinir hattında fonksiyon kaybına sebep olmaktadır. Dolayısıyla büyük hasarların tedavisi için bölgenin çevre dokudan izole edilmesi gerekmektedir. Bu amaçla, yaygın olarak çalısılan ve klinik uygulamalarda tercih edilmeye baslanan sinir kılavuz kanalı öne çıkmaktadır. Biyouyumlu ve biyobozunum hızı düsük olması gereken sinir kılavuz kanalları, oksijen/besin/atık alısverisine olanak saglayacak ancak inflamasyon hücreleri girisine izin vermeyecek gözenek yapısında olmalıdır. Dolayısıyla, seçilen malzemenin biyobozunma hızı ve bozunma ürünlerinin toksisite derecesi ile üretim için tercih edilen yöntemin gözeneklilik kontrolü saglaması oldukça önemlidir. Literatürde, polimerler kullanılarak düsük maliyetli ve kolay üretilebilen sinir kılavuz kanalları üzerine çalısmalar yapılmaktadır. Metaller ise mekanik dayanım ve iletkenliklerine ragmen geleneksel yöntemlerle mikron seviyesindeki gözeneklilikte üretilemediklerinden, tercih edilememektedir. Bu projede, yaygın olarak stent uygulamaları için çalısılan, ticari seviyede kullanılmak üzere FDA onayı almıs ve biyolojik yeterliligi stent uygulaması için kanıtlanmıs bir magnezyum alasımına benzer kompozisyonda bir bilesigin sinir kılavuz kanalı uygulamaları için kullanılmak üzere gelistirilmesi çalısılmıstır. Magnezyum düsük yogunluk ve toksisite ile yüksek özgül dayanım ve elektrik iletkenligine sahip, vücutta bol bulunan ve metabolizmayı besleyici bir elementtir. Böylece gelistirilen kanalın, fiziksel, kimyasal ve biyolojik olarak üstün performans göstermesi öngörülmüstür. Söz konusu metalik alasım-benzeri bilesigin üretiminde, geleneksel yaklasımlardan farklı olarak, proses kolaylıgı ve üstün gözeneklilik kontrolü saglayan elektroegirme yöntemi seçilmis ve alasımın bilesenlerinin nitratlı bilesikleri ile PVA çözelti ham maddesi olarak kullanılması suretiyle elektroegirme yapılmıstır. Bu süreçte, ham madde/çözücü konsantrasyonları, sıcaklık, viskozite gibi çözelti parametreleri ile voltaj, uzaklık, besleme hızı gibi proses parametreleri gözle muayene ve SEM görüntüleriyle optimize edilmistir. Daha sonra, argon atmosferi altında kontrollü kalsinasyona tabi tutularak bilesenlerin istenilen alasım kompozisyonunda kristallesmesi ve alasım harici bilesenlerin uzaklastırılması saglanmıstır. Kalsinasyon sürecinde uygulanan, çoklu sıcaklık/süre kademesinden olusan ısıl islem profili, elektroegirilmis numunelere yapılan termal analizler sonucunda olası faz dönüsümlerinden kaynaklanan endotermik ve ekzotermik piklerin belirlenmesi ve bu piklere matematiksel reaksiyon kinetigi yaklasımının uygulanmasıyla tasarlanmıstır. Kalsinasyon süreci sonrası elde edilen nihai numunelerin kristalografik yapısı, elemental kompozisyonu, morfolojik özellikleri ve alasım harici bilesenlerin uzaklastırıldıgı/uzaklastırılamadıgı sırasıyla XRD, EDX, SEM ve XPS ile tayin edilmistir. Ayrıca elde edilen numunelerin absorpsiyon/sisme kapasitesi, ıslatılabilirligi, geçirgenligi ve bozunma hızı gibi fiziksel ve kimyasal özellikleri de tamamlanan projedeki karakterizasyon çalısmaları kapsamında gerçeklestirilmistir. Çalısmaların son basamagında, gelistirilen sinir kılavuz kanalı materyali adayının hücre-materyal etkilesimi, fare fibroblast hücre hattı ile MTT analizi, hemositometrik sayım ve çesitli boyama/görüntüleme teknikleri kullanılarak hücre canlılıgı, yapısma, yayılma ve üreme kabiliyetleri bakımından incelenmistir. Tamamlanan proje çalısmasından elde edilen fiziksel, kimyasal ve biyouyumluluk performans verileri, elektroegirme yöntemiyle magnezyum temelli alasım benzeri bilesikten olusan fibröz gözenekli yapıların sinir kılavuz kanalı uygulamalarında kullanılabilme potansiyeli olabilecegini göstermistir.
  • Article
    Citation - WoS: 9
    Citation - Scopus: 9
    Elektrik Direnç Punta Kaynağı ile Birleştirilen %15 Deforme Edilmiş Twıp Çeliğinde Kaynak Akımının Mikroyapı ve Mekanik Özellikler Üzerindeki Etkisi
    (Gazi Univ, Fac Engineering Architecture, 2020) Aydın, Hakan; Tutar, Mümin; Davut, Kemal; Bayram, Ali
    Çalışmada, %15 deforme edilmiş TWIP saclarının elektrik direnç punta kaynağıyla birleştirmelerindekaynak akımının mikroyapı ve mekanik özellikler üzerindeki etkisi incelenmiştir. Mikroyapıkarakterizasyonunda optik mikroskop, taramalı elektron mikroskobu (SEM), SEM/Enerji dağılımlı X-ışınıSpektroskopisi (SEM-EDS) ve SEM/Elektron Geri Saçılım Kırınımı (SEM-EBSD) teknikleri kullanılmıştır.Mekanik özelliklerin belirlenmesinde, mikrosertlik ölçümleri ve çekme testleri yapılmıştır. Kaynak akımıartışı ile erime bölgesindeki kaynak boşlukları azalırken, çekirdek çapı, çökme miktarı ve ısı tesiri altındakibölge (ITAB) genişliği yaklaşık lineer bir şekilde artmıştır. Kaynak bölgesinde deformasyon ikizleri ortadankalkarken, ITAB’da iri tavlama ikizleri ortaya çıkmıştır. Ayrıca, kaynak akımı artışıyla ITAB’daki taneirileşmesi ve ikiz kalınlıkları artmıştır. Ancak, kaynak işlemi kaynak bölgesinde herhangi bir fazdönüşümüne neden olmamıştır. Bu sebeple, kaynak bölgesi sertlik değerleri temel malzemenin sertlikdeğerlerinden oldukça düşük kalmıştır. Genel itibariyle, en düşük sertlikler ITAB’da gözlenmiştir. Kaynakakımı ile kaynak bölgesi sertlik değerleri arasında herhangi bir korelasyon elde edilmemiştir. Kopma yükükaynak akımı ile artmıştır: En yüksek kopma yükü 10 kA kaynak akımında elde edilmiştir. Düşük kaynakakımlarında aryüzey tipi kırılma meydana gelirken yüksek kaynak akımlarında buton çekirdek tipi kırılmalarortaya çıkmıştır. Kırılma karakteristikleri genel itibariyle gevrek-sünek karışımıdır. Daha yüksekmukavemete sahip numunelerde gevrek-sünek kırılma bölgesinde sünek kırılma, gevrek kırılma bölgesindeise trans-granular kırılma karakteristikleri artış göstermiştir.
  • Article
    Production of 20 Mm Thick Api Psl 2 X60 and X70 Grade Plates From a Nb-Ti Microalloyed Steel
    (2020) Konca, Erkan
    This study was undertaken to determine the controlled rolling and cooling conditions for the production of 20 mm thick American Petroleum Institute (API) X60 and X70 grade steel plates. Nb-Ti microalloyed steel slabs of 200 mm thickness were rolled at fourdifferent finish rolling temperatures (conventional, 950°C, 850°C and 800°C). In some trials, a water table was employed to provide accelerated cooling just after finish rolling. Mechanical tests (tensile, impact and drop weight tear-DWTT) and microstructural examinations were performed on the samples taken from the trial production plates. Fine grainedand essentially ferritic microstructures with strength values satisfying the minimum yieldstrength requirement of 415 MPa for the API X60 grade were easily obtained in all rollingconditions. However, the minimum yield strength requirement of 485 MPa for the APIX70 grade was reached only when accelerated cooling was applied after finish rolling. Theminimum 85% shear fracture required by the DWTT of the API PSL 2 specification couldbe met when the finish rolling temperature was lowered or when accelerated cooling wasapplied regardless of the finish rolling temperature.
  • Article
    Design and Manufacturing of a Pin on Disk Tribometer
    (2024) Küçüköztaş, Korcan; Nassar, Mohammed; Kaftanoğlu, Bilgin; Talay, İlker; Çalışkan, Fatih; Elsakka, Mustafa A.A.
    This paper presents the design and manufacturing of a pin on disk tribometer aimed at performing friction and wear testing as accurate as a professional tribometer at a lower cost. Since friction is an important part of our lives and its application varies greatly in size, environment and other factors, testing can be expensive. Tribometers are instruments where these conditions can be simulated experimentally. They are manufactured by various companies abroad and are imported to Turkey. For this reason, the cost of these instruments is very high. The design of the manufactured tribometer prioritizes portability and low cost of manufacturing. The manufacturing process of the various parts are discussed in detail. The tribometer was manufactured in the ATILIM University manufacturing laboratories within a tight budget using CNC machining. The instrument has the full capability to adjust the load, testing radius, motor speed, and the duration of the test before starting the experiments. To handle the electronics and data gathering within the instrument, Arduino boards and software are utilized. Real-time data streaming is made possible for data analysis tasks both during and after the experiments. The paper also provides the results of experiments that are obtained from the newly developed tribometer and comparisons with a mass produced, professional tribometer. The experiments are conducted with the same type of samples and with the same parameters. The manufactured tribometer provides researchers with easily accessible friction data that is within close range to what they would get from a professional tribometer.
  • Article
    Kristal Plastisite Modellemesi ile Inconel 718 Alaşımının İşlenmesinde Artık Gerilmelerin Doğru Tahmini
    (2023) Kesriklioğlu, Sinan; Kapçı, Mehmet Fazıl; Buyukcapar, Ridvan; Çetin, Barış; Yılmaz, Okan Deniz; Bal, Burak
    Artık gerilmelerin belirlenmesi ve değerlendirilmesi, savunma, havacılık ve otomotiv endüstrilerinde kullanılan bileşenlerin arızalanmasını önlemede çok önemlidir. Bu çalışmanın amacı, Inconel 718'in işlenmesi sırasında oluşan artık gerilmeleri doğru bir şekilde tahmin etmek için bir malzeme modeli sunmaktır. Ortogonal talaşlı imalat testleri, çeşitli kesme ve ilerleme hızlarında gerçekleştirilerek, Inconel 718'in işlenmesinden sonraki artık gerilmeler, X-Ray ışın kırınımı ile karakterize edildi. Bu süper alaşımın mikroyapısal girdilerini ticari olarak temin edilebilen bir sonlu eleman yazılımına (Deform 2D) aktarmak için bir viskoplastik kendi içinde tutarlı kristal plastisite modeli geliştirildi. Ayrıca simülasyonlar klasik Johnson - Cook malzeme modeli ile aynı işleme parametrelerinde yapıldı. Bu çalışmada elde edilen simülasyon ve deneysel sonuçlar, kristal plastisite tabanlı çok ölçekli ve çok ölçekli malzeme modelinin, mevcut modele kıyasla Inconel 718'in işleme kaynaklı kalıntı gerilmelerinin tahmin doğruluğunu önemli ölçüde geliştirdiğini ve yüzey kusurlarını en aza indirmek için kullanılabileceğini göstermiştir. Geliştirilen bu model, kesilmesi zor malzemelerin işlenmesinde yüzey kusurlarını ve üretim denemelerinin maliyetini en aza indirmek için kullanılabilir.
  • Article
    Microstructural Analysis of Austempered Ductile Iron Castings
    (2016) Çetin, Barış; Meco, Halim; Davut, Kemal; Arslan, Ebru; Uzun?, Mustafa Can
    Austempered ductile iron (ADI) castings have a wide range of application areas in engineering designs due to their promising mechanical properties and lower cost. ADI has very good strength and toughness values at the same time its ductility is relatively high compared to most of the other cast irons. These promising mechanical properties originate from combination of specific graphite and matrix microstructure. The size, shape and fraction of graphite as well as the matrix microstructure influences the mechanical properties. In this paper the efforts regarding to a localization project of ADI is presented. In a more detailed manner, the first locally produced ADI which cannot satisfy the mechanical properties stated in ISO 17804 is compared with the original sample which is conform with the standard. The two pieces are inspected by mechanically and microstructurally by means of which necessary actions are detected for the local production. In other words the relation between the macro mechanical properties and the microstructural conditions are tried to be clarified.